30 Aralık 2008 Salı

ÇEK CUMHURİYETİ

Coğrafi Verileri


Konum: Orta Avrupa, Almanya'nın güneydoğusunda yer almaktadır.
Coğrafi konumu: 49 45 Kuzey enlemi, 15 30 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Avrupa
Yüzölçümü: 78,866 km²
Sınırları: toplam: 2,290.2 km
sınır komşuları: Avusturya 466.3 km, Almanya 810.3 km, Polonya 761.8 km, Slovakya 251.8 km
Sahil şeridi: 0 km (kara ile çevrili)
Denizleri: yok (kara ile çevrili)
İklimi: Ülkede karasal iklim hakimdir. Kışlar soğuk, yazlar sıcak olur. Yağış özellikler nemli yaz ve ilkbahar
mevsimlerinde düşer . Yaz ortalama sıcaklık: 21 C° Ortalama Sıcaklık: 4 C°
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Elbe Nehri 115 m; en yüksek noktası: Snezka 1,602 m
Doğal kaynakları: kömür, kaolin, kil, kereste
Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %38.82
sürekli ekinler: %3
diğer: %58.18 (2005 verileri)
Sulanan arazi: 240 km² (2003 verileri)
Doğal afetler: sel

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfus: 10,235,455 (Temmuz 2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %-0.06 (2006 verileri)
Mülteci oranı: 0.97 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Bebek ölüm oranı: 3.89 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 76.22 yıl
erkeklerde: 72.94 yıl
kadınlarda: 79.69 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 1.21 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.01 (2001 verileri)
HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 2,500 (2001 verileri)
HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 10 dan az (2001 verileri)
Ulus: Çek
Nüfusun etnik dağılımı: %Çek 81.2, Morav %13.2, Slovak %3.1, Polonyalı %0.6, Alman %0.5, Roma %0.3, Macar %0.2, diğer %0.9 (2001)
Din: ateist %39.8, Roma Katolikleri %39.2, Protestan %4.6, Ortodoks %3, diğer %13.4
Dil: Çekçe

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Resmi adı: Çek Cumhuriyeti
yerel adı: Ceska Republika
ingilizce: Czech Republic
Yönetim biçimi: Parlamenter Demokrasi
Başkent: Prag
İdari bölümler: 13 bölge ve 1 başkent; Brnensky, Budejovicky, Jihlavsky, Karlovarsky, Kralovehradecky, Liberecky, Olomoucky, Ostravsky, Pardubicky, Plzensky, Praha, Stredocesky, Ustecky, Zlinsky
Bağımsızlık günü: 1 Ocak 1993 (Çekoslovakya Çek Cumhuriyeti ve Slovakya olarak ikiye ayrıldı)
Milli bayram: Kuruluş günü, 28 Ekim (1918)
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ACCT, AG (Avustralya Grubu), BIS (Uluslararası İmar Bankası), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CE (Avrupa Konseyi), CEI (Orta Avrupa Girişimi), CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Teşkilatı), EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu), Avrupa Birliği, FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IEA (Uluslararası Enerji Ajansı), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (Uluslararası Göçmen Teşkilatı), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), MONUC (BM Kongo Operasyonu), NATO (Kuzey Atlantik Asemblesi), NEA (Nükleer Enerji Kurulu), NSG, OAS (Amerika Devletleri Teşkilatı), OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü),OPCW, OSCE (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü), PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi), PFP (Barış için Ortaklık), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNMEE (BM Etyopya-Eritre Misyonu), UNMIBH (BM Bosna Hersek Misyonu), UNMIK (BM Kosova Geçici Yönetimi), UNMOP (BM Prevlaka Gözlem Misyonu), UNMOT, UNOMIG (BM Gürcistan Gözlem Misyonu), UPU (Dünya Posta Birliği), WCL (Dünya Emek Konfederasyonu), WEU (Batı Avrupa Konseyi), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü), ZC

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


GSYİH: Satınalma Gücü paritesi - 221.4 milyar $ (2006 verileri)
GSYİH - reel büyüme: %6.2 (2006 verileri)
GSYİH - sektörlere göre: tarım: %2.8
endüstri: %37.8
hizmet: %59.4 (2006)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %2.7 (2006 verileri)
İş gücü: 5.31 milyon (2006 verileri)
Sektörlere göre işgücü dağılımı: tarım %4.1, endüstri %37.6, hizmet %58.3 (2003 verileri)
İşsizlik oranı: %8.4 (2006 verileri)
Endüstri: Madencilik, makine ve araç gereç, motorlu araçlar, cam, donatım
Endüstrinin büyüme oranı: %9.5 (2006)
Elektrik üretimi: 79.14 milyar kWh (2004)
Elektrik tüketimi: 58.8 milyar kWh (2004)
Elektrik ihracatı: 24.6 milyar kWh (2004)
Elektrik ithalatı: 9.8 milyar kWh (2004)
Tarım ürünleri: Buğday, patates, şeker pancarı, meyve, domuz, kümes hayvanları
İhracat: 89.34 milyar $ (2006)
İhracat ürünleri: ulaştırma araçları, demir-çelik, tekstil ürünleri, iplik, kumaş, elektrikli makine ve ekipmanlar, mobilya, güç üreten makine ve ekipmanlar
İhracat ortakları: Almanya %33.5, Slovakya %8.7, Avusturya %5.5, Polonya %5.5, Fransa %5.3, Birlelik Krallık %4.6, %İtalya 4.3 (2005)
İthalat: 87.7 milyar $ (2006)
İthalat ürünleri: elektrikli makine ve ekipmanlar, demir-çelik, tekstil, iplik, kumaş, büro makineleri, otomatik bilgi işlem makineleri, haberleşme ve ses kayıt cihazları, medikal ürünler
İthalat ortakları: Almanya %30, Rusya %5.7, Slovakya %5.4, Çin %5.1, Polonya %5, İtalya %4.8, Fransa %4.5, Hollanda %4 (2005)
Dış borç tutarı: 50.2 milyar $ (2006)
Para birimi: Çek Korunası (CZK)
Para birimi kodu: CZK
Mali yıl: Takvim yılı

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 3,217,300 (2005)
Telefon kodu: 420
Radyo yayın istasyonları: AM 31, FM 304, kısa dalga 17 (2000)
Radyolar: 3,159,134 (2000)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 150 (2000)
Televizyonlar: 3,405,834 (2000)
Internet kısaltması: .cz
Internet servis sağlayıcıları: 300 den fazla (2000)
Internet kullanıcıları: 5.1 million (2005)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: 9,572 (2005)
Karayolları: toplam: 127,747 km (2003)
Su yolları: 664 km (2003)
Boru hatları: doğal gaz 7,010 km; ham petrol 547 km; petrol ürünleri 94 km (2006)
Limanları: Decin, Prague, Usti nad Labem
Hava alanları: 121 (2006 verileri)
Helikopter alanları: 2 (2006)

ÇİN

Coğrafi Verileri


Konum: Doğu Asya, Doğu Çin Denizi, Kore Körfezi, Sarı Deniz ve Güney Çin Denizi kıyısında, Kuzey Kore ve Vietnam arasında yer almaktadır.
Coğrafi konumu: 35 00 Kuzey enlemi, 105 00 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Asya
Yüzölçümü: toplam: 9,596,960 km²
kara: 9,326,410 km²
su: 270,550 km²
Sınırları: toplam: 22,147.24 km
sınır komşuları: Afganistan 76 km, Butan 470 km, Burma 2,185 km, Hong Kong 30 km, Hindistan 3,380 km, Kazakistan 1,533 km, Kuzey Kore 1,416 km, Kırgızistan 858 km, Laos 423 km, Makau 0.34 km, Moğolistan 4,676.9 km, Nepal 1,236 km, Pakistan 523 km, Rusya (kuzeydoğu) 3,605 km, Rusya (kuzeybatı) 40 km, Tacikistan 414 km, Vietnam 1,281 km
Sahil şeridi: 14,500 km
İklim: Son derece çeşitlilik göstermektedir; güneyde tropikal, kuzeyde subarktik iklim hakimdir.
Arazi yapısı: Arazisinde çok sayıda dağlar, yüksek yaylalar, batısında çöller, doğusunda ovalar, deltalar, tepelikler yer almaktadır.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Turpan Pendi -154 m; en yüksek noktası: Everest Dağları 8,850 m (1999 verileri)
Doğal kaynakları: Kömür, demir, petrol, doğal gaz, cıva, kalay, tungsten, antimon, manganez, molibden, vanadyum, alüminyum, kurşun, çinko, uranyum, hidro enerji
Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %14.86
daimi ekinler: %1.27
diğer: %83.87 (2005 verileri)
Sulanan arazi: 545,960 km² (2005 verileri)
Doğal afetler: Yaygın tayfunlar; su baskınları; depremler; kuraklıklar
Coğrafi not: Dünyada dördüncü en büyük ülkedir. (Rusya, Kanada ve ABD'den sonra)

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfus: 1,313,973,713 (Temmuz 2006 verileri)
Yaş yapısı: 0-14 yaş: %20.8 (erkek 145,461,833; kadın 128,445,739)
15-64 yaş: %71.4 (erkek 482,439,115; kadın 455,960,489)
65 yaş ve üzeri: %7.7 (erkek 48,562,635; kadın 53,103,902) (2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %0.59 (2006 verileri)
Mülteci oranı: -0.39 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Bebek ölüm oranı: 23.12 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: toplam nüfus: 72.58 yıl
erkek: 70.89 yıl
kadın: 74.46 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 1.73 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.01 (2003 verileri)
HIV/AIDS - hastalıkları taşıyan kişi sayısı: 840,000 (2003 verileri)
HIV/AIDS - hastalıklarından ölenler: 44,000 (2003 verileri)
Ulus: Çinli
Nüfusun etnik dağılımı: Çinli %91.9, Zhuang, Uygur, Hui, Yi, Tibetli, Miao, Mançu, Moğol, Buyi, Koreli ve diğer etnik gruplar %8.1
Din: Taoizm, Budizm, İslam %2-%3, Hıristiyan %1
Dil: Standart Çince veya Pekin lehçesi olan Mandarin, Yue (Cantonese), Wu (Shanghaiese), Minbei (Fuzhou), Minnan (Hokkien-Taiwanese), Xiang, Gan, Hakka lehçeleri, diğer yerel diller
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler
toplam nüfusta: %90.9
erkek: %95.1
kadın: %86.5 (2002 verileri)

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Resmi tam adı: Çin Halk Cumhuriyeti
kısa şekli : Çin
ingilizce: China
Yerel tam adı: Zhonghua Renmin Gongheguo
yerel kısa şekli: Zhong Guo
kısaltma: PRC (ÇHC)
Yönetim biçimi: Sosyalist Cumhuriyet
Başkenti: Pekin
İdari bölümler: 23 bölge, 5 özerk bölge ve 4 belediye; Anhui, Pekin, Chongqing, Fujian, Gansu, Guangdong, Guangxi, Guizhou, Hainan, Hebei, Heilongjiang, Henan, Hubei, Hunan, Jiangsu, Jiangxi, Jilin, Liaoning, Nei Mongol, Ningxia, Qinghai, Shaanxi, Shandong, Shanghai, Shanxi, Sichuan, Tianjin, Xinjiang, Xizang (Tibet), Yunnan, Zhejiang
Milli bayram: ÇHC kuruluş günü, 1 Ekim (1949)
Anayasa: 4 Aralık 1982
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: AfDB (Afrika Kalkınma Bankası), APEC (Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Forumu), ARF, AsDB (Asya Kalkınma Bankası), ASEAN (Güneydoğu Asya Ülkeleri Örgütü), BIS (Uluslararası İmar Bankası), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CDB (Karayipler Kalkınma Bankası), ESCAP (Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-77, IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), IHO (Uluslararası Hidrografi Örgütü), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), LAIA (Latin Amerika Entegrasyon Birliği), MINURSO (BM Bati Sahra Referandum Misyonu), NAM, OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi), UN (Birleşmiş Milletler), UN Güvenlik Konseyi, UNAMSIL (BM Sierra Leone Misyonu), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNHCR (BM Mülteciler Yüksek Komiserliği), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNIKOM (BM Irak-Kuveyt Gözlem Misyonu), UNITAR (BM Eğitim Araştırma Enstitüsü), UNMEE (BM Etyopya-Eritre Misyonu), UNTAET (BM Doğu Timor Geçiş Yönetimi), UNTSO (BM Mütareke Gözlem Örgütü), UNU, UPU (Dünya Posta Birliği), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü), ZC

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


Ekonomiye genel bakış: Çin Halk Cumhuriyeti, hızlı büyümesi, dışa karşı nispeten kapalılığı ve dünyanın en kalabalık pazarı olması nedenleri ile bütün dünyanın ilgisini üzerinde toplamaktadır. Hemen hemen bütün gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, bu ülke ile ticari ilişkilerini geliştirmek ve işbirliği olanaklarını arttırmak istemektedirler. Dışa açılma çalışmalarının başladığı yıllardan itibaren günümüze kadar Çin, ekonomik alanda bir çok başarıya imza atmıştır. Dünya nüfusunun %22'sini barındıran Çin'de son 10 yılda ortalama büyüme hızı %10 civarındadır. 1999 yılı için Çin Yönetimi tarafından açıklanan büyüme tahmini, Asya finansal krizinin ekonomide yarattığı olumsuz etkilere rağmen %7'dir. Hızlı kentleşme, giderek artan milli gelir ve sanayileşmede gelinen nokta, bugün Çin'i dünyanın en önemli ekonomik aktörlerinden biri konumuna getirmiştir. 2010 yılında Çin ekonomisinin büyüklüğünün bugün dünyanın en büyük ekonomileri kabul edilen ABD ve Japonya'yı geçeceği iddia edilmektedir. Çin dünyanın en çok enerji üreten birinci, en fazla enerji tüketen ikinci ülkesidir. Ülkede kişi başına düşen enerji tüketiminin hala dünya ortalamasının altında olması da ülkenin gelişme potansiyelinin iyi bir göstergesidir. Kendi içersinde büyük hamleler yapan ve planlı bir kalkınma ve büyüme stratejisi izleyen Çin Halk Cumhuriyeti, komşusu bulunduğu Japonya ve Rusya gibi büyük ekonomilerin de desteği ile öncelikle Asya kıtasında söz sahibi olmaya başlamış ve giderek dünyaya açılmaya başlamıştır.
GSYİH: Satınalma Gücü paritesi - 10 trilyon $ (2006 verileri)
GSYİH - reel büyüme oranı: %10.5 (2006 verileri)
GSYİH - Fert başına: 774,7 $
GSYİH - sektörlere göre: tarım: %11.9
endüstri: %48.1
hizmet: %40 (2006 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %1.5 (2006 verileri)
İş gücü: 798 milyon (2006 verileri)
Sektörlere göre işgücü dağılımı: tarım %45, endüstri %24, hizmet %31 (2005)
İşsizlik oranı: %4.2 (2005 verileri)
Endüstri: Demir - çelik, kömür, makineler, silah, tekstil, petrol, çimento, kimyasal gübre, ayakkabı, oyuncak, gıda maddeleri, otomobil, elektronik aletler, iletişim aletleri
Endüstrinin büyüme oranı: %22.9 (2006 verileri)
Elektrik üretimi: 2.5 trilyon kWh (2005)
Elektrik tüketimi: 2.494 trilyon kWh (2005)
Elektrik ihracatı: 11.2 milyar kWh (2005)
Elektrik ithalatı: 5 milyar kWh (2005)
Tarım ürünleri: Pirinç, buğday, patates, yer fıstığı, çay, darı, arpa, pamuk, domuz, balık
İhracat: 974 milyar $ (2000)
İhracat ürünleri: Gıda maddeleri, tütün, makineler, ulaşım cihazları, tekstil ve giyim eşyası, ayakkabılar, mineral yakıtlar, kimyasal ürünler
İhracat ortakları: ABD %21.4, Hong Kong %16.3, Japonya %11, Güney Kore %4.6, Almanya %4.3 (2005)
İthalat: 777.9 milyar $ (2006)
İthalat ürünleri: Tekstil ve tekstil ürünleri, mineral yakıtlar, demir ve çelik ürünleri, makine ve elektrikli cihazlar, kimyasal ürünler
İthalat ortakları: Japonya %15.2, Güney Kore %11.6, Tayvan %11.2, ABD %7.4, Almanya %4.6 (2005)
Dış borç tutarı: 305.6 milyar $ (2006 verileri)
Para Birimi: Çin Yuanı (CNY)
Para birimi kodu: CNY
Mali yıl: Takvim yılı

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 350.433 milyon (2005)
Telefon kodu: 86
Radyo yayın istasyonları: AM 369, FM 259, kısa dalga 45 (1998)
Radyolar: 417 milyon (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 3,240 (1997)
Televizyonlar: 400 milyon (1997)
Internet kısaltması: .cn
Internet servis sağlayıcıları: 3 (2000)
Internet kullanıcıları: 123 milyon (2006)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: toplam: 74,408 km (2004)
Karayolları: toplam: 1,870,661 km
asfalt: 1,515,797 km
asfalt olmayan: 354,864 km (2004)
Su yolları: 123,964 km (2003)
Boru hatları: doğalgaz 22,664 km; ham petrol 15,256 km; petrol ürünleri 6,106 km (2006)
Limanları: Dalian, Fuzhou, Guangzhou, Haikou, Huangpu, Lianyungang, Nanjing, Nantong, Ningbo, Qingdao, Qinhuangdao, Shanghai, Shantou, Tianjin, Xiamen, Xingang, Yantai, Zhanjiang
Hava alanları: 486 (2006)

CLIPPERTON ADALARI

Coğrafi Verileri


Konum: Orta Amerika'da, Kuzey Pasifik Okyanusunda, Meksika'nın 1,120 km güneybatısında yer almaktadır.
Coğrafi konumu: 10 17 Kuzey enlemi, 109 13 Batı boylamı
Harita konumu: Dünya
Yüzölçümü: 6 km²
Sınır komşuları: 0 km
Kıyı şeridi: 11.1 km
İklimi: tropikal; nemli
Arazi yapısı: mercanada
Deniz seviyesinden yüksekliği: En alt nokta: Pasifik Okyanusu 0 m; en yüksek nokta: Rocher Clipperton 29 m
Doğal kaynakları: balık

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfus: Issız (temmuz 2006 verileri)

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Resmi adı: Clipperton Adaları
ingilizce: Clipperton Island
Yerel adı: Ile Clipperton
eski adı: Ile de la Passion
Bağımsızlık durumu: Fransa müstemlekesi
Hukuk sistemi: Fransa hukuku

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


Ekonomiye genel bakış: 115 balık türü bulundurmasına rağmen tek ekonomik etkinlik ton balıkçılığıdır.

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


-

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Su yolları: yok
Limanlar: yok; yalnızca kıyıdan uzakta demir atılabilir.

CİBUTİ

Coğrafi Verileri


Konum: Doğu Afrika`da, doğuda Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasında bulunan ülke, kuzey, batı ve güneybatıda Etiyopya, güneyde de Somali ile çevrilidir.
Coğrafi konumu: 11 30 Kuzey enlemi, 43 00 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Afrika
Yüzölçümü: 23,000 km²
Sınırları: toplam: 516 km
sınır komşuları: Eritre 109 km, Etiyopya 348 km, Somali 58 km
Sahil şeridi: 314 km
İklimi: İklim son derece sıcaktır. Kasım-nisan arasında geçen iklim göreceli olarak daha serindir. Yaz sonlarından mart sonlarına değin denizden esen rüzgarlar, Hint Okyanusundan yağmur bulutları taşır. Nem oranı iç kesimlere doğru gittikçe düşer.
Arazi yapısı: Dik uçurumlar, derin vadiler, yakıcı kumlar ve dikenli çalılıklarla kaplı olan topraklar genellikle çıplak, kıraç ve ıssızdır. Tacura Körfezini çevreleyen kıyı ovası, iç ve güneydeki volkanik platolar ve kuzeydeki sıradağlar diğer coğrafi özelliklerdir.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Lac Assal 155 m; en yüksek noktası: Moussa Ali 2,028 m
Doğal kaynakları: Termal bölgeler
Doğal afetler: Deprem; kuraklık; Hint Okyanusundan gelen bulutlar şiddetli yağmurlar ve su baskınlarına neden olur.

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfus: 486,530 (Temmuz 2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %2.02 (2006 verileri)
Mülteci oranı: 0 mülteci/1,000 nüfus (2006 verileri)
Bebek ölüm oranı: 102.44 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 43.17 yıl
erkeklerde: 41.86 yıl
kadınlarda: 44.52 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 5.31 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %2.9 (2003 verileri)
HIV/AIDS - hastalıkları taşıyan insan sayısı: 9,100 (2003 verileri)
HIV/AIDS - hastalıklarından ölenler: 690 (2003 verileri)
Ulus: Cibutili
Nüfusun etnik dağılımı: Somali %60, Afar %35, Fransız, Arap, Etiyopyalı ve İtalyan %5
Din: Müslüman %94, Hıristiyan %6
Diller: Fransızca (resmi), Arapça (resmi), Somali, Afar

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Resmi tam adı: Cibuti Cumhuriyeti
eski adı: Afar ve Issa'lardaki Fransız Müstemlekesi, Fransız Somali Ülkesi
ingilizce: Djibouti
Yönetim Biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet
Başkent: Cibuti
İdari bölmeler: 6 bölge; 'Ali Sabieh, Arta, Dikhil, Djibouti, Obock, Tadjourah
Bağımsızlık günü: 27 Haziran 1977 (Fransa'dan)
Milli bayram: Bağımsızlık günü, 27 Haziran (1977)
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ACCT, ACP (Afrika - Karayip - Pasifik Ülkeleri), AfDB (Afrika Kalkınma Bankası), AFESD (Arap Ülkeleri Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Fonu), AL, AMF (Arap Ülkeleri Para Fonu), ECA (Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-77, IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IDB (İslam Kalkınma Bankası), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), IGAD (Hükümetler Arası Kalkınma Otoritesi), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), ITU (Uluslararası Telekomünikasyon Birliği), NAM, OAU (Afrika Birliği Teşkilatı), OIC (İslam Konferansı Örgütü), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UPU (Dünya Posta Birliği), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


Ekonomiye genel bakış: Ülkenin stratejik konumu ve Afrika`nın kuzeydoğu serbest ticaret bölgesi olma statüsüne bağlı olarak Cibuti ekonomisi, servis faaliyetlerine dayanır. Ülke sakinlerinin üçte ikisi başkentte yaşar, geri kalan kesim çoğunlukla göçebe gruplardır. Yağan şiddetli yağışlar meyve ve sebze üretimini kısıtladığından bazı gıda ürünleri dışarıdan ithal edilir.
GSYİH: Satınalma Gücü paritesi - 619 milyon $ (2002 verileri)
GSYİH - reel büyüme: %3.2 (2005 verileri)
GSYİH - sektörlere göre: tarım: %17.9
endüstri: %22.5
hizmet: %59.6 (2003 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %3 (2005 verileri)
İş gücü: 282,000
Sektörlere göre işgücü dağılımı: tarım %75, endüstri %11, hizmet %14
İşsizlik oranı: %50 (2004 verileri)
Endüstri: süt ürünleri ve maden suyu şişeleme gibi birkaç küçük çaplı işlerle sınırlı girişimler.
Endüstrinin büyüme oranı: %3 (1996 verileri)
Elektrik üretimi: 200 milyon kWh (2004)
Elektrik tüketimi: 186 milyon kWh (2004)
Elektrik ihracatı: 0 kWh (2004)
Elektrik ithalatı: 0 kWh (2004)
Tarım ve hayvancılık ürünleri: Meyve, sebze, keçi, koyun, deve
İhracat: 250 milyon $ (2004 verileri)
İhracat ürünleri: Deri, post, kahve
İhracat ortakları: Somali %66.3, Etiyopya %21.5, Yemen %3.4 (2005)
İthalat: 987 milyon $ (2004 verileri)
İthalat ürünleri: Gıda, meşrubat, taşımacılık araçları, kimyasallar, petrol ürünleri
İthalat ortakları: Suudi Arabistan %21.9, Hindistan %18.7, Çin %10.1, Etiyopya %4.8, Fransa %4.7, ABD %4.3, Japonya %4.2 (2005)
Dış borç tutarı: 394 milyon $ (2004 verileri)
Para birimi: Cibuti Frankı (DJF)
Para birimi kodu: DJF
Mali yıl: Takvim yılı

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 11,100 (2004)
Telefon kodu: 253
Radyo yayın istasyonları: AM 1, FM 2, kısa dalga 0 (2001)
Radyolar: 52,000 (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 1 (2002)
Televizyonlar: 28,000 (1997)
Internet kısaltması: .dj
Internet servis sağlayıcıları: 1 (2000)
Internet kullanıcıları: 9,000 (2005)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: 100 km
Karayolları: 2,890 km (1996)
Su yolları: yok
Boru hatları: Cibuti
Havalimanları: 13 (2006)

CHRISTMAS ADALARI

Coğrafi Verileri


Konum: Güneydoğu Asya, Hint Okyanusunda, Endonezya'nın güneyinde ada.
Coğrafi konumu: 10 30 Güney enlemi, 105 40 Doğu boylamı
Harita konumu: Güneydoğu Asya
Yüzölçümü: toplam: 135 km²
Sınır komşuları: 0 km
Sahil şeridi: 138.9 km
İklimi: tropikal; sıcaklık ve nem rüzgarlara göre değişir.
Arazi yapısı: Sahildeki dik uçurumlar orta kesimlerde yerini yaylalara bırakır.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Hint Okyanusu 0 m; en yüksek noktası: Murray Tepesi 361 m
Doğal kaynaklar: fosfat
Doğal afetler: Adanın kayalıklarla çevrili olması denizcilik açısından tehlike taşımaktadır.

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfus: 1,493 (Temmuz 2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %0 (2006 verileri)
Ulus: Christmas Adalı
Nüfusun etnik dağılımı: Çinli %61, Malay %25, Avrupalı %11, diğer %3, yerlileri yoktur
Dinler: Budizm %36, Müslüman %25, Hıristiyan %18, diğer %21 (1997)
Dil: İngiliz, Çin, Malay

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Christmas Adası
ingilizce: Christmas Island
Bağımsızlık durumu: Avustralya'ya bağlıdır.
Anayasa: 1958 Christmas Adası Sözleşmesi
Hukuk sistemi: Avustralya hukuku.

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


Ekonomiye genel bakış: Fosfat madenciliği adanın tek ekonomik etkinliği idi, ama 1987 yılında Avustralya Hükümeti madenleri kapattı. 1991 yılında madenler Avustralya işçileri için tekrar açıldı.
Sektörlere göre işgücü dağılımı: turizm 400 kişi, madencilik 100 kişi (1995)
Endüstri: Turizm, fosfat madenciliği
İhracat ürünleri: fosfat
İhracat ortakları: Avustralya, Yeni Zelanda
İthalat ürünleri: Tüketim malları
İthalat ortakları: Başlıca olarak Avustralya
Para birimi: Avustralya Doları (AUD)
Para birimi kodu: AUD
Mali yıl: 1 Temmuz - 30 Haziran

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Telefon kodu: 672
Radyo yayın istasyonları: AM 1, FM 2, kısa dalga 0 (2006)
Radyolar: 1,000 (1997)
Televizyonlar: 600 (1997)
Internet kısaltması: .cx
Internet servis sağlayıcıları: 2 (2000)
Internet kullanıcıları: 464 (2001)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: 24 km
Karayolları: 142 km (2006)
Su yolları: yok
Hava alanları: 1 (2006 verileri)

CEZAYİR

Coğrafi Verileri


Konum: Kuzey Afrika'da, Akdeniz kıyısında, Fas ve Tunus'un arasında yer almaktadır.
Coğrafi konumu: 28 00 Kuzey enlemi, 3 00 Batı boylamı
Haritadaki konumu: Afrika
Yüzölçümü: toplam: 2,381,740 km²
kara: 2,381,740 km²
su: 0 km²
Sınırları: toplam: 6,343 km
sınır komşuları: Libya 982 km, Mali 1,376 km, Moritanya 463 km, Fas 1,559 km, Nijerya 956 km, Tunus 965 km, Batı Sahra 42 km
Sahil şeridi: 998 km
İklimi: Yağışlar genellikle batıdan doğuya doğru artar, kuzeyden güneye doğru azalır. En çok yağış alan yöre, Akdeniz`in nemli rüzgarlarına açık olan doğu kıyı şerididir.
Arazi yapısı: Toprakların yaklaşık %85`i Büyük Sahra ile kaplıdır. Kuzeydeki dağlar ve bu dağların arasındaki sulak ve verimli ovalar kıyı boyunca dar bir şerit oluşturur.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Chott Melrhir -40 m
en yüksek noktası: Tahat 3,003 m
Doğal kaynakları: petrol, doğal gaz, demir yatakları, fosfat, uranyum, kurşun, çinko
Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %3.17
daimi ekinler: %0.28
diğer: %96.55 (2005 verileri)
Sulanan arazi: 5,690 km² (2003 verileri)
Doğal afetler: Dağlık arazilerde depremler; toprak kaymaları
Coğrafi not: Afrika'nın ikinci büyük ülkesi (Sudan'dan sonra)

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfusu: 32,930,091 (2006 Temmuz ayı tahmini)
Yaş yapısı: 0-14 yaş: %28.1 (erkek 4,722,076; kadın 4,539,713)
15-64 yaş: %67.1 (erkek 11,133,802; kadın 10,964,502)
65 yaş ve üzeri: %4.8 (erkek 735,444; kadın 834,554) (2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %1.22 (2006 verileri)
Mülteci oranı: -0.35 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.05 erkek/kadın
15 yaş altı: 1.04 erkek/kadın
15-64 yaşlarında: 1.02 erkek/kadın
65 yaş ve üzeri: 0.88 erkek/kadın
toplam nüfusta: 1.02 erkek/kadın (2006 verileri)
Bebek ölüm oranı: 29.87 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 73.26 yıl
erkeklerde: 71.68 yıl
kadınlarda: 74.92 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 1.89 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.01 (2001 verileri)
Ulus: Cezayirli
Nüfusun etnik dağılımı: %99 Arap, Berber(Kabylie) Chaoui, Mezap, Tuvarig, %1 den az Avrupalılar
Dinler: Sünni Müslümanlar %99, Hıristiyan ve Museviler %1
Dil: Arapça (resmi), Fransızca, Berber lehçeleri
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri bilgiler
toplam nüfus: %70
erkeklerin: %78.8
kadınların: %61 (2003)

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Resmi tam adı: Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti
kısa şekli : Cezayir
Yerel tam adı: Al Jumhuriyah al Jaza'iriyah ad Dimuqratiyah ash Sha'biyah
yerel kısa şekli: Al Jaza'ir
ingilizce: Algeria
Yönetim Biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet
Başkent: Cezayir
İdari bölmeler: 48 il Adrar, Ain Defla, Ain Temouchent, Annaba, Batna, Bechar, Bejaia, Biskra, Blida, Bordj Bou Arreridj, Bouira, Boumerdes, Cezayir, Chlef, Constantine, Djelfa, El Bayadh, El Oued, El Tarf, Ghardaia, Guelma, Illizi, Jijel, Khenchela, Laghouat, Mascara, Medea, Mila, Mostaganem, M'Sila, Naama, Oran, Ouargla, Oum el Bouaghi, Relizane, Saida, Setif, Sidi Bel Abbes, Skikda, Souk Ahras, Tamanghasset, Tebessa, Tiaret, Tindouf, Tipaza, Tissemsilt, Tizi Ouzou, Tlemcen
Bağımsızlık günü: 5 Temmuz 1962
Milli bayram: İhtilal günü, 1 Kasım (1954)
Hukuk sistemi: Cumhuriyet, Başkanlık Sistemi
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ABEDA, AfDB (Afrika Kalkınma Bankası), AFESD (Arap Ülkeleri Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Fonu), AL, AMF (Arap Ülkeleri Para Fonu), AMU (Arap Magrep Birliği), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), ECA (Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-15, G-19, G-24, G-77, IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IDB (İslam Kalkınma Bankası), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), IHO (Uluslararası Hidrografi Örgütü), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (Uluslararası Göçmen Teşkilatı), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), MONUC (BM Kongo Operasyonu), NAM, OAPEC (Arap Petrol İhracatçısı Ülkeler Örgütü), OAS (Amerika Devletleri Teşkilatı), OAU (Afrika Birliği Teşkilatı), OIC (İslam Konferansı Örgütü), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı), OSCE (ortak), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNHCR (BM Mülteciler Yüksek Komiserliği), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNMEE (BM Etyopya-Eritre Misyonu), UPU (Dünya Posta Birliği), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


Ekonomiye genel bakış: Bütçe gelirlerinin kabaca %52`sini, gayri safi milli hasılanın %25`ini ve ihracat kazancının %95`inde fazlasını karşılayan hidrokarbon sektörü, ülke ekonomisinin belkemiğidir. Cezayir, dünyadaki beşinci en büyük doğal gaz rezervlerine sahiptir.
GSYİH: 253.4 milyar $ (2006)
GSYİH: (Reel Büyüme): %5.6 (2006)
GSYİH - kişi başına 1.550 $ Satınalma Gücü paritesi: 5,500 $ (2000)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %3 (2006 verileri)
İş gücü: 9.31 milyon (2006 verileri)
Sektörlere göre işgücü dağılımı: tarım %14, sanayi %14, yapı ve inşaat %10, ticaret %13.4, devlet %32, diğer %10 (2003)
İşsizlik oranı: %15.7 (2006 verileri)
Bütçe: gelirler: 59.26 milyar $; giderler: 49.14 milyar $ (2006 verileri)
Endüstri: petrol, doğal gaz, hafif endüstri, madencilik, elektrik, petrokimyasallar, gıda ürünleri
Endüstrinin büyüme oranı: %10 (2006 verileri)
Elektrik üretimi: 29.39 milyar kWh (2004)
Elektrik üretimi için kaynaklar: fosil yakıtlar: %99.14
hidro: %0.86
nükleer: %0
diğer: %0 (2004)
Elektrik tüketimi: 27.4 milyar kWh (2004)
Elektrik ihracatı: 230 milyon kWh (2004)
Elektrik ithalatı: 300 milyon kWh (2004)
Tarım ürünleri: buğday, arpa, yulaf, üzüm, zeytin, narenciye, meyveler; koyun, büyükbaş hayvan
İhracat tutarı: 55.6 milyar $ (2006 verileri)
İhracat ürünleri: petrol, doğal gaz ve petrol ürünleri %97
İhracat ortakları: ABD %22.6, İtalya %16, İspanya %10.5, Fransa %10, Kanada %7.9, Brezilya %6.5, Belçika %4.3, Almanya %4.2 (2005)
İthalat tutarı: 27.6 milyar $ (2006 verileri)
İthalat ürünleri: sermaye malları, yiyecek ve içecek, tüketici malları
İthalat ortakları: Fransa %28.1, İtalya %7.8, İspanya %7.2, Çin %6.6, Almanya %6.3, ABD %5.5 (2005)
Dış borç tutarı: 5 milyar $ (2006 verileri)
Para birimi: Cezayir Dinarı (DZD)
Para birimi kodu: DZD
Mali yıl: Takvim yılı

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 2.572 milyon (2005)
Telefon kodu: 213
Radyo yayın istasyonları: AM 25, FM 1, kısa dalga 8 (1999)
Radyolar: 7.1 milyon (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 46 (1995)
Televizyonlar: 3.1 milyon (1997)
Internet kısaltması: .dz
Internet servis sağlayıcıları: 2 (2000)
Internet kullanıcıları: 1.92 milyon (2005)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: toplam: 3,973 km
Karayolları: toplam: 108,302 km
asfalt: 76,028 km
asfalt olmayan: 32,274 km (1996 verileri)
Su yolları: yok
Boru hatları: ham petrol 6,612 km; petrol ürünleri 298 km; doğal gaz 2,948 km
Limanları: Cezayir, Annaba, Arzew, Bejaia, Beni Saf, Dellys, Djendjene, Ghazaouet, Jijel, Mostaganem, Oran, Skikda, Tenes
Hava alanları: 142 (2006)
Helikopter alanları: 1 (2006)

CEBELİTARIK

Coğrafi Verileri


Konum: Güneybatı Avrupa'da, Cebelitarık Boğazı kıyısında, İspanya'nın güney kıyısında yer almaktadır.
Coğrafi konumu: 36 8 Kuzey enlemi, 5 21 Batı boylamı
Haritadaki konumu: Avrupa
Yüzölçümü: 6.5 km²
Sınırları: toplam: 1.2 km
sınır komşuları: İspanya 1.2 km
Sahil şeridi: 12 km
İklimi: Akdeniz iklimi, kışlar ılıman ve yazlar sıcak geçer.
Arazi yapısı: Kıyıdaki dar alçak araziler Cebelitarık Kayası ile çevrilidirler.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Akdeniz 0 m; en yüksek noktası: Cebelitarık Kayası 426 m

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfus: 27,928 (Temmuz 2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %0.14 (2006 verileri)
Bebek ölüm oranı: 10.74 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 79.8 yıl
erkeklerde: 76.92 yıl
kadınlarda: 82.83 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 1.65 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
Ulus: Cebelitarıklı
Nüfusun etnik dağılımı: İspanyollar, İtalyanlar, İngilizler, Maltalılar, Portekizler, Almanlar
Dinler: Roma Katolikleri %78.1, İngiltere Kilisesi %7, Diğer Hıristiyanlar %3.2, Müslümanlar %4, Museviler %2.1, Hindulat %1.8, diğer %0.9, inançsız %2.9 (2001)
Diller: İngilizce, İspanyolca, İtalyanca, Portekizce, Rusça

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Cebelitarık
ingilizce: Gibraltar
Bağımsızlık durumu: İngiltere'nin müstemlekesidir.
Başkent: Cebelitarık
Bağımsızlık günü: yok (İngiltere'nin müstemlekesidir.)
Milli bayram: Ulusal Gün, Mart ayının ikinci Pazartesi
Anayasa: 30 Mayıs 1969
Hukuk sistemi: İngiliz hukuku
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı)

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


GSYİH: Satınalma Gücü paritesi - 500 milyon $ (2000 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %1.5 (1998)
İş gücü: 12,690 (2001)
Sektörlere göre işgücü dağılımı: hizmet %60, endüstri %40
İşsizlik oranı: %2 (2001)
Endüstri: Turizm, bankacılık ve finans, gemi yapımı ve onarımı, tütün, maden suyu, bira, konserve balık
Elektrik üretimi: 131.2 milyon kWh (2004)
Elektrik tüketimi: 122 milyon kWh (2004)
Elektrik ihracatı: 0 kWh (2004)
Elektrik ithalatı: 0 kWh (2004)
Tarım ürünleri: yok
İhracat: 271 milyon $ (2004)
İhracat ürünleri: Petrol %51, endüstri malları %41, diğer %8
İhracat ortakları: İngiltere, Fas, Portekiz, Hollanda, İspanya, ABD, Almanya
İthalat: 2.967 milyar $ (2004)
İthalat ürünleri: Yakın, endüstri malları ve gıda ürünleri
İthalat ortakları: İngiltere, İspanya, Japonya, Hollanda
Para birimi: Cebelitarık Poundu (GIP)
Para birimi kodu: GIP
Mali yıl: 1 Temmuz - 30 Haziran

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 24,512 (2002)
Telefon kodu: 350
Radyo yayın istasyonları: AM 1, FM 5, kısa dalga 0 (1998)
Radyolar: 37,000 (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 1 (1997)
Televizyonlar: 10,000 (1997)
Internet kısaltması: .gi
Internet servis sağlayıcıları: 6,200 (2002)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Karayolları: toplam: 29 km (2002)
Su yolları: yok
Boru hatları: 0 km
Limanları: Cebelitarık
Hava alanları: 1 (2006 verileri)

ÇAD

Coğrafi Verileri


Konum: Orta Afrika, Libya'nın güneyi.
Coğrafi konumu: 15 00 Kuzey enlemi, 19 00 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Afrika
Yüzölçümü: toplam: 1.284 milyon km²
kara: 1,259,200 km²
su: 24,800 km²
Sınırları: toplam: 5,968 km
sınır komşuları: Kamerun 1,094 km, Orta Afrika Cumhuriyeti 1,197 km, Libya 1,055 km, Nijer 1,175 km, Nijerya 87 km, Sudan 1,360 km
Sahil şeridi: 0 km (kara ile çevrili)
Denizleri: yok (kara ile çevrili)
İklim: Güneyde tropikal, kuzeyde çöl iklimi hakimdir.
Arazi yapısı: Merkezde geniş, kuru ovalar, kuzeyde çöller, kuzeybatıda dağlar, güneyde düzlükler yer almaktadır.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Djourab Çukuru 160 m; en yüksek noktası: Emi Koussi 3,415 m
Doğal kaynakları: petrol, uranyum, natron, kaolin, balık (Çad Gölü)
Sulanan arazi: 300 km² (2003 verileri)
Doğal afetler: Kuzeyde sıcak, kuru, tozlu rüzgarlar ortaya çıkmaktadır; periyodik kuraklıklar; çekirge istilaları diğer felaketlerdendir.
Coğrafi not: kara ile çevrili

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfus: 9,944,201 (Temmuz 2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %2.93 (2006 verileri)
Mülteci oranı: -0.11 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Bebek ölüm oranı: 91.45 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: toplam nüfus: 47.52 yıl
erkek: 45.88 yıl
kadın: 49.21 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 6.25 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %4.8 (2003 verileri)
HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 200,000 (2003 verileri)
HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 18,000 (2003 verileri)
Ulus: Cadlı
Nüfusun etnik dağılımı: Müslümanlar (Arap, Toubou, Hadjerai, Fulbe, Kotoko, Kanembou, Baguirmi, Boulala, Zaghawa ve Maba); Müslüman olmayanlar (Sara, Ngambaye, Mbaye, Goulaye, Moundang, Moussei, Massa); yerli olmayanlar 150,000 (1,000 Fransız)
Din: Müslüman %50, Hıristiyan %25, yerel inançlar (çoğunlukla animizm) %25
Diller: Fransızca (resmi), Arapça (resmi), Sara ve Sango (kuzeyde), 100 den fazla dil ve lehçe kullanılmaktadır.
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler
toplam nüfusta: %47.5
erkek: %56
kadın: %39.3 (2003 verileri)

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Resmi tam adı: Çad Cumhuriyeti
kısa şekli : Çad
Yerel tam adı: Republique du Tchad
yerel kısa şekli: Tchad
ingilizce: Chad
Yönetim biçimi: Tek Partili Cumhuriyet
Başkent: N'Djamena
İdari bölümler: 14 bölüm; Batha, Biltine, Borkou-Ennedi-Tibesti, Chari-Baguirmi, Guera, Kanem, Lac, Logone Occidental, Logone Oriental, Mayo-Kebbi, Moyen-Chari, Ouaddai, Salamat, Tandjile
Bağımsızlık günü: 11 Ağustos 1960 (Fransa yönetiminden ayrıldı)
Milli bayram: Bağımsızlık günü:, 11 Ağustos (1960)
Anayasa: 31 Mart 1995
Hukuk sistemi: Fransız medeni hukuku ve Cad geleneksel hukuku temel alınarak hazırlanmıştır.
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ACCT, ACP (Afrika - Karayip - Pasifik Ülkeleri), AfDB (Afrika Kalkınma Bankası), BDEAC, CEEAC, CEMAC, ECA (Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), FZ, G-77, IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IDB (İslam Kalkınma Bankası), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu),Intelsat, Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), ITU (Uluslararası Telekomünikasyon Birliği), NAM, OAU (Afrika Birliği Teşkilatı), OIC (İslam Konferansı Örgütü), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UPU (Dünya Posta Birliği), WCL (Dünya Emek Konfederasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


Ekonomiye genel bakış: Coğrafi uzaklığı, kuraklıklar, altyapı sisteminin yokluğu ve politik kargaşalar kara ile çevrili olan Cad'ın ekonomik kalkınmasında olumsuz etkenlerdendir. Ahalinin yaklaşık %85'i tarım ve hayvancılıkla uğraşır.
GSYİH: Satınalma Gücü paritesi - 15.26 milyar $ (2006 verileri)
GSYİH - reel büyüme: %7 (2006 verileri)
GSYİH - sektörlere göre: tarım: %32.5
endüstri: %26.6
hizmet: %40.8 (2006)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %4 (2006 verileri)
Sektörlere göre iş gücü dağılımı: tarım %32.5
endüstri: %26.6
hizmet: %40.8 (2006)
Bütçe: gelirler: 617.3 milyon $; giderler: 877.6 milyon $ (2006 verileri)
Endüstri: Pamuk tekstili, et ürünleri, bira üretimi, natron (sodyum karbonat), sabun, sigara, yapı malzemeleri
Endüstrinin büyüme oranı: %5 (1995)
Elektrik üretimi: 94 milyon kWh (2004)
Elektrik tüketimi: 87.42 milyon kWh (2004)
Elektrik ihracatı: 0 kWh (2004)
Elektrik ithalatı: 0 kWh (2004)
Tarım ürünleri: Pamuk, darı, pirinç, patates, manyok, yer fıstığı, büyükbaş hayvan, koyun, keçi, deve
İhracat: 4.342 milyon $ (2006 verileri)
İhracat ürünleri: Pamuk, tekstil, büyükbaş hayvan
İhracat ortakları: ABD %78.1, Çin %9.9, Tayvan %4.1 (2005)
İthalat: 823.1 milyon $ (2006 verileri)
İthalat ürünleri: Makine ve ulaşım araçları, endüstri malları, petrol ürünleri, gıda maddeleri, tekstil ürünleri
İthalat ortakları: Fransa %21.2, Kamerun %15.5, ABD %12.1, Belçika %6.8, Portekiz %4.6, Suudi Arabistan %4.3, Hollanda %4.1 (2005)
Dış borç tutarı: 1.5 milyar $ (2003 verileri)
Para birimi: Afrika Frankı (XAF)
Para birimi kodu: XAF
Mali yıl: Takvim yılı

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 13,000 (2004)
Telefon kodu: 235
Radyo yayın istasyonları: AM 2, FM 4, kısa dalga 5 (2002)
Radyolar: 1.67 milyon (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 1 (2002)
Televizyonlar: 10,000 (1997)
Internet kısaltması: .td
Internet servis sağlayıcıları: 1 (2000)
Internet kullanıcıları: 35,000 (2005)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: 0 km
Karayolları: toplam: 33,400 km (1999)
Su yolları: 2,000 km (Chari ve Legone nehirleri)
Limanları: yok
Hava alanları: 52 (2006)

BURMA (BİRMANYA - MYANMAR)

Coğrafi Verileri


Konum: Güneydoğu Asya'da, Andaman Denizi ve Bengal Körfezi kıyısında, Bangladeş ve Tayland arasında yer almaktadır.
Coğrafi konumu: 22 00 Kuzey enlemi, 98 00 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Güneydoğu Asya
Yüzölçümü: toplam: 678,500 km²
kara: 657,740 km²
su: 20,760 km²
Sınırları: toplam: 5,876 km
sınır komşuları: Bangladeş 193 km, Çin 2,185 km, Hindistan 1,463 km, Laos 235 km, Tayland 1,800 km
Sahil şeridi: 1,930 km
İklim: Tropikal muson; bulutlu, yağmurlu, sıcak, nemli yazlar; bulutsuz, az yağışlı, ılıman, düşük rutubetli kışlar.
Arazi yapısı: Merkezi ovalar sarp kayalıklarla çevrilidir, engebeli ve dağlık bölgeler çoğunluktadır.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Andaman Denizi 0 m; en yüksek noktası: Hkakabo Razi 5,881 m
Doğal kaynakları: petrol, kereste, kalay, antimon, çinko, bakır, tungsten, kurşun, kömür, mermer, kireçtaşı, değerli taşlar, doğal gaz, hidro enerji
Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %14.92
sürekli ekinler: %1.31
diğer: %83.77 (2005 verileri)
Sulanan arazi: 18,700 km² (2003 verileri)
Doğal afetler: Yıkıcı deprem ve siklonlar, yağmur sezonu boyunca su baskınları ve toprak kaymaları; periyodik kuraklıklar

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfus: 47,382,633 (Temmuz 2006 verileri)
Yaş yapısı: 0-14 yaş: %26.4 (erkek 6,335,236; kadın 6,181,216)
15-64 yaş: %68.5 (erkek 16,011,723; kadın 16,449,626)
65 yaş ve üzeri: %5.1 (erkek 1,035,853; kadın 1,368,979) (2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %0.81 (2006 verileri)
Mülteci oranı: 0 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Bebek ölüm oranı: 61.85 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: toplam nüfus: 60.97 yıl
erkek: 58.07 yıl
kadın: 64.03 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 1.98 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
Ulus: Burmalı
Nüfusun etnik dağılımı: Burmalı %68, Shan %9, Karen %7, Rakhine %4, Çin %3, Mon %2, Hindistanlı %2, diğer %5
Dinler: Budist %89, Hıristiyan %4, Müslüman %4, animist %1, diğer %2
Dil: Burma

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Resmi adı: Burma Birliği
resmi kısa adı: Burma
yerel adı: Pyidaungzu Myanma Naingngandaw
yerel kısa adı: Myanma Naingngandaw
eski adı: Burma Birliği Sosyalist Cumhuriyeti
Yönetim biçimi: Askeri rejim
Başkent: Rangoon(Yangon)
Bağımsızlık günü: 4 Ocak 1948 (İngiltere'den ayrıldı)
Milli bayram: Bağımsızlık günü, 4 Ocak (1948)
Anayasa: 3 Ocak 1974
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ARF, AsDB (Asya Kalkınma Bankası), ASEAN (Güneydoğu Asya Ülkeleri Örgütü), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CP, ESCAP (Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-77, IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), ITU (Uluslararası Telekomünikasyon Birliği), NAM, OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UPU (Dünya Posta Birliği), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


GSYİH: Satınalma gücü paritesi - 83.84 milyar $ (2006 verileri)
GSYİH - reel büyüme: %2.6 (2006 verileri)
GSYİH - sektörlere göre: tarım: %54.7
endüstri: %10.6
hizmet: %34.7 (2006 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %21.4 (2006)
İş gücü: 28.49 milyon (2006 verileri)
Sektörlere göre işgücü dağılımı: tarım %70, endüstri %7, hizmet %23 (2001 verileri)
İşsizlik oranı: %10.2 (2006 verileri)
Endüstri: tarım; tekstil ve ayakkabı, ormancılık ürünleri, bakır, kalay, tungsten, demir, yapı malzemeleri, eczacılık ürünleri, gübre
Elektrik üretimi: 6.31 milyar kWh (2004)
Elektrik tüketimi: 5.869 milyar kWh (2004)
Elektrik ihracatı: 0 kWh (2004)
Elektrik ithalatı: 0 kWh (2004)
Tarım ürünleri: Pirinç, mısır, şeker kamışı, bakliyat, mobilyacılık malzemeleri
İhracat tutarı: 5.289 milyar $ (2006)
İhracat ürünleri: giyim %36, gıda ürünleri %22, ormancılık ürünleri %21, değerli taşlar %5
İhracat ortakları: Tayland %43.8, Hindistan %12.1, Çin %6.7, Japonya %5 (2005)
İthalat tutarı: 2.049 milyar $ (2006)
İthalat ürünleri: makineler, taşımacılık araçları, yapı malzemeleri, gıda ürünleri
İthalat ortakları: Çin %28.8, Tayland %21.8, Singapur %18.4, Malezya 7.6% (2005)
Dış borç tutarı: 7.162 milyar $ (2006 verileri)
Para birimi: Kyat (MMK)
Para birimi kodu: MMK
Mali yıl: 1 Nisan - 31 Mart

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 476,200 (2005)
Telefon kodu: 95
Radyo yayın istasyonları: AM 1, FM 1 (2004)
Radyolar: 4.2 milyon (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 2 (1998)
Televizyonlar: 320,000 (2000)
Internet kısaltması: .mm
Internet servis sağlayıcıları: 1
Internet kullanıcıları: 78,000 (2005)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: toplam: 3,955 km
Karayolları: toplam: 27,000 km (2005)
Su yolları: 12,800 km
Boru hatları: Ham petrol 558 km; doğal gaz 2,224 km
Limanları: Bassein, Bhamo, Chauk, Mandalay, Moulmein, Myitkyina, Rangoon, Akyab (Sittwe), Tavoy
Hava alanları: 85 (2006 verileri)
Helikopter alanları: 1 (2006 verileri)

BULGARİSTAN

Coğrafi Verileri


Konum: Güneydoğu Avrupa'da, Karadeniz sahilinde, Romanya ve Türkiye arasında yer alan ülke.
Coğrafi konumu: 43 00 Kuzey enlemi, 25 00 Batı boylamı
Haritadaki konumu: Avrupa
Yüzölçümü: toplam: 110,910 km²
kara: 110,550 km²
su: 360 km²
Sınırları: toplam: 1,808 km
sınır komşuları: Yunanistan 494 km, Makedonya 148 km, Romanya 608 km, Yugoslavya 318 km, Türkiye 240 km
Sahil şeridi: 354 km
İklimi: Ilıman; kışlar soğuk ve rutubetli, yazlar sıcak ve kuru geçer
Arazi yapısı: Bulgaristan yüzey şekilleri bakımından başlıca üç bölgeye ayrılır: En kuzeyde Tuna Ovası, güneyde Rila-Rodop dağlık yöresi ve iki bölge arasında Balkan Dağları
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Karadeniz 0 m
en yüksek noktası: Musala 2,925 m
Doğal kaynakları: boksit, bakır, kurşun, çinko, kömür, kereste, tarıma elverişli topraklar
Arazi kullanımı: Tarıma uygun topraklar: %29.94
sürekli ekinler: %1.9
diğer: %68.16 (2005 verileri)
Sulanan arazi: 5,880 km² (2003 verileri)
Doğal afetler: Deprem ve toprak kaymaları

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfus: 7,385,367 (Temmuz 2006 verileri)
Yaş yapısı: 0-14 yaş: %13.9 (erkek 527,881; kadın 502,334)
15-64 yaş: %68.7 (erkek 2,496,054; kadın 2,579,680)
65 yaş ve üzeri: %17.3 (erkek 527,027; kadın 752,391) (2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %-0.86 (2006 verileri)
Mülteci oranı: -4.01 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Bebek ölüm oranı: 19.85 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: toplam nüfus: 72.3 yıl
erkek: 68.68 yıl
kadın: 76.13 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 1.38 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.01 (2003 verileri)
HIV/AIDS - hastalıklarından ölenler: 100 den az (2001 verileri)
Ulus: Bulgar
Nüfusun etnik dağılımı: Bulgar %83.9, Türk %9.4, Romalı %4.7, Makedonyalı, Ermeni, Tatar, Gagauz, Çerkez, diğer (2001)
Dinler: Bulgaristan Ortodoks %82.6, Müslüman %12.2, Roma Katolikleri %1.5, Diğer Katolikler %0.2, Musevi %0.8, Protestan, Ermeni Grigoriyanları ve diğer (2001)
Dil: Bulgarca
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri bilgiler
toplam nüfus: %98.6
erkek: %99.1
kadın: %98.2 (2003)

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Resmi uzun adı: Bulgaristan Cumhuriyeti
resmi kısa adı: Bulgaristan
ingilizce: Bulgaria
Yönetim biçimi: Çok Partili Cumhuriyet
Başkent: Sofya
İdari bölmeler: 28 bölgeye ayrılır; Blagoevgrad, Burgas, Dobrich, Gabrovo, Khaskovo, Kurdzhali, Kyustendil, Lovech, Montana, Pazardzhik, Pernik, Pleven, Plovdiv, Razgrad, Ruse, Shumen, Silistra, Sliven, Smolyan, Sofya, Sofya-Grad, Stara Zagora, Turgovishte, Varna, Veliko Turnovo, Vidin, Vratsa, Yambol
Bağımsızlık günü: 3 Mart 1878 (Osmanlı İmparatorluğundan ayrıldı)
Milli bayram: Bağımsızlık günü, 3 Mart (1878)
Anayasa: 12 Temmuz 1991 tarihinde kabul edilmiştir
Hukuk sistemi: Ceza hukuku ve medeni hukuk Roma hukukundan alınmıştır.
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ACCT, BIS (Uluslararası İmar Bankası), BSEC (Karadeniz Ekonomik İşbirliği), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CE (Avrupa Konseyi), CEI (Orta Avrupa Girişimi), CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Teşkilatı), EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu), Avrupa Birliği, FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G- 9, IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), IHO (Uluslararası Hidrografi Örgütü) , ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (Uluslararası Göçmen Teşkilatı), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), NAM, NSG, OAS (Amerika Devletleri Teşkilatı), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), OSCE (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü), PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi), PFP (Barış için Ortaklık), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNMEE (BM Etyopya-Eritre Misyonu), UNMIBH (BM Bosna Hersek Misyonu), UNMIK (BM Kosova Geçici Yönetimi), UNMOP (BM Prevlaka Gözlem Misyonu), UPU (Dünya Posta Birliği), WCL (Dünya Emek Konfederasyonu), WEU (Batı Avrupa Konseyi), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü), ZC

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


Ekonomiye genel bakış: Bulgaristan tıpkı diğer eski komünist blok üyeleri gibi 90lar'a çok kötü bir ekonomi ve demokrasiye geçiş sıkıntıları ile girdi. Yüksek enflasyon Bulgaristan'ın en önemli ekonomik sorunuydu. 1992'de %179,5 olan enflasyon oranı 1993'de 163,9'a, 1994'de ise %221,9'a yükselmişti. Gerçi bunda işsizliğin aynı yıllarda %4'lük bir azalmayla %12,8'e düşmesinin önemli bir payı vardı; fakat yüksek enflasyon Bulgar ekonomisinin en kronik sorunu olarak ekonomik liberalleşmenin önünde ciddi bir engel olmaya edecekti. Daha sonraki dönemde Bulgar ekonomisi Macar, Çek ya da Polonya ekonomileri gibi olmasa da önemli büyüme oranları tutturdu. Bulgar ekonomisi 1995'de %2,9, 1998'de %3,5 ve 1999'da da %1,5 oranında büyüdü. Bulgaristan bugün ekonomisinde hala ciddi yapısal sorunlar yaşıyor. Her alanda hala bir geçiş dönemindedir.
GSYİH: Satınalma gücü paritesi - 77.13 milyar $ (2006 verileri)
GSYİH - reel büyüme: %5.5 (2006 verileri)
GSYİH - sektörlere göre: tarım: %8.9
endüstri: %30.1
hizmet: %61 (2006 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %17.2 (2006 verileri)
İş gücü: 3.45 milyon (2006 verileri)
Sektörlere göre işgücü dağılımı: tarım %11, endüstri %32.7, hizmet %56.3 (2004 verileri)
İşsizlik oranı: %9.6 (2006 verileri)
Bütçe: gelirler: 13.28 milyar $
giderler: 12.16 milyar $ (2006 verileri)
Endüstri: elektrik, gaz ve su; gıda, meşrubat, tütün; makine ve araç gereçler, temel metaller, kimyasal ürünler, kömür, arıtılmış petrol, nükleer enerji
Endüstrinin büyüme oranı: %5 (2006 verileri)
Elektrik üretimi: 41.96 milyar kWh (2004)
Elektrik tüketimi: 35.23 milyar kWh (2004)
Elektrik ihracatı: 5 milyar kWh (2004)
Elektrik ithalatı: 1.2 milyar kWh (2004)
Tarım ürünleri: Sebzeler, meyveler, tütün, çiftlik hayvanları, şarap, buğday, arpa, ayçiçeği, şeker pancarı
İhracat tutarı: 14.6 milyar $ (2006 verileri)
İhracat ürünleri: Giysi, ayakkabı, demir - çelik, makine ve ekipmanlar, yakıt
İhracat ortakları: İtalya %12, Türkiye %10.5, Almanya %9.8, Yunanistan %9.5, Belçika %5.9, Fransa %4.6 (2005)
İthalat tutarı: 20.69 milyar $ (2006 verileri)
İthalat ürünleri: Yakıtlar, mineraller, ham maddeler, makine ve araç gereçler, metaller, kimyasallar, plastik, gıda, tekstil
İthalat ortakları: Rusya %15.6, Almanya %13.6, İtalya %9, Turkiye %6.1, Yunanistan %5, Fransa %4.7 (2005)
Dış borç tutarı: 21.1 milyar $ (2006 verileri)
Para birimi: Bulgar Levi (BGL)
Para birimi kodu: BGL
Mali yıl: Takvim yılı

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 2,483,500 (2005)
Telefon kodu: 359
Radyo yayın istasyonları: AM 31, FM 63, kısa dalga 2 (2001)
Radyolar: 4.51 milyon (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 96 (1995)
Televizyonlar: 3.31 milyon (1997)
Internet kısaltması: .bg
Internet servis sağlayıcıları: 26 (2000)
Internet kullanıcıları: 2.2 milyon(2005)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: toplam: 4,294 km (2005)
Karayolları: toplam: 44,033 km (2004)
Su yolları: 470 km (2006)
Boru hatları: Petrol ürünleri 156 km; doğal gaz 2,505 km; ham petrol 339 km (2006)
Limanları: Burgas, Lom, Nesebur, Ruse, Varna, Vidin
Hava alanları: 217 (2006)

BRUNEY

Coğrafi Verileri


Konum: Güneydoğu Asya'da, Güney Çin Denizi Malezya arasında yer almaktadır.
Coğrafi konumu: 4 30 Kuzey enlemi, 114 40 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Güneydoğu Asya
Yüzölçümü: toplam: 5,770 km²
kara: 5,270 km²
su: 500 km²
Sınırları: toplam: 381 km
sınır komşuları: Malezya 381 km
Sahil şeridi: 161 km
İklimi: tropikal; sıcak, nemli, yağışlı
Arazi yapısı: Sahilden doğudaki dağlara kadar olan arazide yatık ovalar yer alır, batıda daha fazla tepeliklerle dolu ovalar mevcuttur.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Güney Çin Denizi 0 m; en yüksek noktası: Bukit Pagon 1,850 m
Doğal kaynakları: petrol, doğal gaz, kereste
Arazi kullanımı: Tarıma elverişli: %2.08
sürekli ekinler: %0.87
diğer: %97.05 (2005 verileri)
Sulanan arazi: 10 km² (2003 verileri)
Doğal afetler: Fırtınalar, depremler, seyrek olarak su baskınları

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfusu: 379,444 (Temmuz 2006 verileri)
Yaş yapısı: 0-14 yaş: %28.1 (erkek 54,411; kadın 52,134)
15-64 yaş: %68.8 (erkek 138,129; kadın 123,017)
65 yaş ve üzeri: %3.1 (erkek 5,584; kadın 6,169) (2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %1.87 (2006 verileri)
Mülteci oranı: 3.31 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Bebek ölüm oranı: 12.25 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: toplam nüfus: 75.01 yıl
erkek: 72.57 yıl
kadın: 77.59 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 2.28 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
Ulus: Bruneyli
Nüfusun etnik dağılımı: Malay %67, Çin %15, yerli %6, diğer %12
Dinler: Müslüman (resmi) %67, Budist %13, Hıristiyan %10, yerel inançlar ve diğer %10
Dil: Malay (resmi), İngilizce, Çince

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Resmi adı: Bruney Sultanlığı (Negara Brunei Darussalam)
ingilizce: Brunei
Yönetim Biçimi: Meşruti Monarşi
Başkenti: Bandar Seri Begawan
İdari bölmeler: 4 eyalet; Belait, Bruney ve Muara, Temburong, Tutong
Bağımsızlık günü: 1 Ocak 1984 (İngiltere'den)
Milli bayram: Milli Gün, 23 Şubat (1984)
Anayasa: 29 Eylül 1959
Hukuk sistemi: İngiliz ve İslam hukukları
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: APEC (Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Forumu), ARF, ASEAN (Güneydoğu Asya Ülkeleri Örgütü), C, CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), ESCAP (Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), G-77, IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDB (İslam Kalkınma Bankası), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), NAM, OIC (İslam Konferansı Örgütü), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UPU (Dünya Posta Birliği), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


GSYİH: Satınalma Gücü paritesi - 6.842 milyar $ (2000 verileri)
GSYİH - reel büyüme: %3 (2003 verileri)
GSYİH - sektörlere göre: tarım: %3.6
endüstri: %56.1
hizmet: %40.3 (2004 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %0.9 (2004 verileri)
İş gücü: 146,300 (2003 verileri) (1991)
İşsizlik oranı: %4.8 (2004 verileri)
Endüstri: petrol, petrol arıtımı, sıvı doğal gaz, inşaat
Endüstrinin büyüme oranı: %7.3 (2003 verileri)
Elektrik üretimi: 2.806 milyar kWh (2004)
Elektrik tüketimi: 2.609 milyar kWh (2004)
Elektrik ihracatı: 0 kWh (2004)
Elektrik ithalatı: 0 kWh (2004)
Tarım ürünleri: Pirinç, sebze, meyve, tavuk, su bufaloları
İhracat tutarı: 4.514 milyar $ (2004 verileri)
İhracat ürünleri: Ham petrol, doğal gaz, arıtılmış ürünler
İhracat ortakları: Japonya %36.8, Endonezya %19.3, Güney Kore %12.7, ABD %9.5, Avustralya %9.3 (2005)
İthalat tutarı: 1.641 milyar $ (2004 verileri)
İthalat ürünleri: Makine ve araç gereç, imalat ürünleri, gıda, kimyasallar
İthalat ortakları: Singapur %32.7, Malezya %23.3, Japonya %6.9, ABD %5.3, Tayland %4.5, Güney Kore %4 (2005)
Dış borç tutarı: 0$
Para birimi: Bruney Doları (BND)
Para birimi kodu: BND
Mali yıl: Takvim yılı

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 90,000 (2002)
Telefon kodu: 673
Radyo yayın istasyonları: AM 1, FM 2, kısa dalga 0 (2006)
Radyolar: 329,000 (1998)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 4 (2006)
Televizyonlar: 201,900 (1998)
Internet kısaltması: .bn
Internet servis sağlayıcıları: 2 (2000)
Internet kullanıcıları: 56,000 (2005)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: toplam: 13 km
Karayolları: toplam: 2,525 km
Su yolları: 209 km
Boru hatları: Ham petrol 463 km; doğal gaz 672 km
Limanları: Bandar Seri Begawan, Kuala Belait, Muara, Seria, Tutong, Lumut
Hava alanları: 2 (2006)
Helikopter alanları: 3 (2006 verileri)

BOUVET ADASI

Coğrafi Verileri


Konum: Güney Amerika'nın doğusunda, Atlas Okyanusunun kıyısında yer almaktadır.
Coğrafi konumu: 10 00 Güney enlemi, 55 00 Batı boylamı
Haritadaki konumu: Güney Amerika
Yüzölçümü: toplam: 8,511,965 km²
kara: 8,456,510 km²
su: 55,455 km²
Sınırları: toplam: 16,885 km
Sınır komşuları: Arjantin 1,261 km, Bolivya 3,423 km, Kolombiya 1,644 km, Fransız Guyana 730.4 km, Guyana 1,606 km, Paraguay 1,365 km, Peru 2,995 km, Surinam 593 km, Uruguay 1,068 km, Venezuela 2,200 km
Sahil şeridi: 7,491 km
İklimi: Daha fazla tropikal, ama güney kısmında ılımandır.
Arazi yapısı: Güneyde çoğunlukla yatık ovalar yer almaktadır; ovalar, tepelikler, dağlar ve dar sahil şeridi vardır.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Atlas Okyanusu 0 m
en yüksek noktası: Pico da Neblina 3,014 m
Doğal kaynakları: boksit, altın, demir yatakları, manganez, nikel, fosfat, platin, kalay, uranyum, petrol, hidro enerji, kereste
Arazi kullanımı: Tarıma elverişli topraklar: %6.93
sürekli ekinler: %0.89
diğer: %92.18 (2005 verileri)
Sulanan arazi: 29,200 km² (2003 verileri)
Doğal afetler: Kuzeydoğuda kuraklıklar; güneyde su baskınları ve arada sırada buzlanmalar.

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfus: 188,078,227 (Temmuz 2006)
Yaş yapısı: 0-14 yaş: %25.8 (erkek 24,687,656; kadın 23,742,998)
15-64 yaş: %68.1 (erkek 63,548,331; kadın 64,617,539)
65 yaş ve üzeri: %6.1 (erkek 4,712,675; kadın 6,769,028) (2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %1.04 (2006 verileri)
Mülteci oranı: -0.03 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.05 erkek/kadın
15 yaş altı: 1.04 erkek/kadın
15-64 yaşlarında: 0.98 erkek/kadın
65 yaş ve üzeri: 0.7 erkek/kadın
toplam nüfusta: 0.98 erkek/kadın (2006 verileri)
Bebek ölüm oranı: 28.6 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: toplam nüfus: 71.97 yıl
erkek: 68.02 yıl
kadın: 76.12 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 1.91 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.7 (2003 verileri)
HIV/AIDS - taşıyan insan sayısı: 660,000 (2003 verileri)
HIV/AIDS - hastalıklarından ölenler: 15,000 (2003 verileri)
Ulus: Brezilyalı
Nüfusun etnik dağılımı: Beyaz ırk (Portekiz, Almanya, İtalya, İspanya, Polonya) %55, melezler %38, siyah ırk %6, diğer (Japon, Arap, Kızılderili) %1
Din: Roma Katolikleri (nominal) %80
Diller: Portekizce (resmi), İspanyolca, İngilizce, Fransızca
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri bilgiler
toplam nüfus: %86.4
erkek: %86.1
kadın: %86.6 (2003 verileri)

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Resmi adı: Brezilya Federal Cumhuriyeti
resmi kısa adı: Brezilya
yerel uzun adı: Republica Federativa do Brasil
yerel kısa adı: Brasil
ingilizce: Brazil
Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet
Başkent: Brasilia
İdari bölmeler: 26 eyalet ve bir federal bölge; Acre, Alagoas, Amapa, Amazonas, Bahia, Ceara, Distrito Federal, Espirito Santo, Goias, Maranhao, Mato Grosso, Mato Grosso do Sul, Minas Gerais, Para, Paraiba, Parana, Pernambuco, Piaui, Rio de Janeiro, Rio Grande do Norte, Rio Grande do Sul, Rondonia, Roraima, Santa Catarina, Sao Paulo, Sergipe, Tocantins
Bağımsızlık: 7 Eylül 1822 (Portekiz'den ayrıldı)
Milli bayram: Bağımsızlık günü, 7 Eylül (1822)
Anayasa: 5 Ekim 1988
Hukuk sistemi: Roma hukuk kuralları temel alınmıştır.
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: AfDB (Afrika Kalkınma Bankası), BIS (Uluslararası İmar Bankası), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), ECLAC (Birleşmiş Milletler Latin Amerika ve Karayipler Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-11, G-15, G-19, G-24, G-77, IADB (Amerika Bölgesi Kalkınma Bankası), IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), IHO (Uluslararası Hidrografi Örgütü), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (Uluslararası Göçmen Teşkilatı), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), LAES, LAIA (Latin Amerika Entegrasyon Birliği), Mercosur (Güney Amerika Ülkeleri Ortak Pazarı), NAM , NSG, OAS (Amerika Devletleri Teşkilatı), OPANAL, OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi), RG, UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNHCR (BM Mülteciler Yüksek Komiserliği), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNITAR (BM Eğitim Araştırma Enstitüsü), UNMOP (BM Prevlaka Gözlem Misyonu), UNTAET (BM Doğu Timor Geçiş Yönetimi), UNU, UPU (Dünya Posta Birliği), WCL (Dünya Emek Konfederasyonu), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


Ekonomiye genel bakış: Portekizlilerin ülkeye geldikleri yıllarda ülkenin başlıca ekonomik aktivitesi Sandal ağacı ticaretiydi.(15. yüzyıl) 16. - 17. yüzyıllarda şeker kamışı , 17. - 19. yüzyıllar arasında ise altın madenciliği revaçtaydı. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ise kahve üretimi önem kazandı ve Brezilya dünyanın en önemli kahve üreticilerinden birisi oldu. 15. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar bir tarım ülkesi ve ucuz hammadde kaynağı olan Brezilya tüm diğer ülkeler gibi 1929 yılında yaşanan Büyük Depresyondan oldukça kötü etkilendi. Bu ekonomik kriz ülke ekonomisinde önemli bir iz bıraktı. Kahve üretimi hızla önem kaybetti ve sanayi onun yerini aldı. Bu gün için ülke sanayi ulusal üretimin %20'sini sağlamakta , bir diğer %20 'lik kısmını ise tarım vermektedir. Kalan %60'lık kısmını ise hizmet sektörü karşılamaktadır. Dünyanın sayılı şeker kamışı üreticilerinden biri olan Brezilyada bu bitkiden şeker üretildiği gibi ülkede yakıt olarak da kullanılan Etanol da üretilir. Ülkenin yetiştirdiği diğer önemli ürünler ; manyok , mısır , pirinç , narenciyedir. Sonuç olarak ülke ekonomisi tüm aksiliklere ve güçlüklere rağmen büyük bir gelişme potansiyeline sahiptir. Ülke 1994 yılından , Real Planın uygulamaya konulmasından sonra , elektronik eşya , dayanıklı tüketim maddeleri, gıda, çimento imalatı gibi alanlara yatırım yapmakta ve gelişmenin alt yapısını hazırlamaya çalışmaktadır.
GSYİH: Satınalma gücü paritesi - 1.616 trilyon $ (2006 verileri)
GSYİH - reel büyüme: %3.1 (2006 verileri)
GSYİH - sektörlere göre: tarım: %8
endüstri: %38
hizmet: %54 (2006 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %4.2 (2006)
İş gücü: 96.34 milyon (2006 verileri)
Sektörlere göre işgücü dağılımı: hizmet %66, tarım %20, endüstri %14
İşsizlik oranı: %9.6 (2006 verileri)
Bütçe: gelirler: 140.6 milyar $; giderler: 172.4 milyar $ (2004)
Endüstri: tekstil, ayakkabı, kimyasallar, çimento, ormancılık, demir yatakları, kalay, çelik, uçak, motorlu taşıt ve yedekleri, diğer makine ve ekipmanlar
Endüstrinin büyüme oranı: %3.4 (2006 verileri)
Elektrik üretimi: 380.9 milyar kWh (2004)
Elektrik üretimi için kaynaklar: Fosil yakıtlar: %5.28
hidro: %90.66
nükleer: %1.12
diğer: %2.94 (2004)
Elektrik tüketimi: 391.7 milyar kWh (2004)
Elektrik ihracatı: 7 milyon kWh (2004)
Elektrik ithalatı: 39 milyar kWh
Tarım ürünleri: kahve, soya fasulyesi, buğday, pirinç, mısır, şeker kamışı, kakao, narenciye; sığır
İhracat: 138 milyar $ (2006)
İhracat ürünleri: imalatlar, demir, soya fasulyesi, ayakkabı, kahve
İhracat ortakları: ABD %19.2, Arjantin %8.4, Çin %5.8, Hollanda %4.5, Almanya %4.2 (2005)
İthalat: 95.83 milyar $ (2006)
İthalat ürünleri: Makine ve araç - gereçler, kimyasal maddeler, petrol, elektrik
İthalat ortakları: ABD %17.5, Arjantin %8.5, Almanya %8.4, Çin %7.3, Japonya %4.6 (2005)
Dış borç tutarı: 177.7 milyar $ (2006)
Para birimi: Brezilya Reali (BRL)
Para birimi kodu: BRL
Mali yıl: Takvim yılı

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 42.382 milyon (2004)
Telefon kodu: 55
Radyo yayın istasyonları: AM 1,365, FM 296, kısa dalga 161 (1999)
Radyolar: 71 milyon (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 138 (1997)
Televizyonlar: 36.5 milyon (1997)
Internet kısaltması: .br
Internet servis sağlayıcıları: 50 (2000)
Internet kullanıcıları: 25.9 milyon (2005)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: toplam: 29,252 km (2005 verileri)
Karayolları: toplam: 1,751,868 km
asfalt: 96,353 km
asfalt olmayan: 1,655,515 km (2004)
Su yolları: 50,000 km
Boru hatları: Ham petrol 2,980 km; petrol ürünleri 4,762 km; doğal gaz 4,246 km
Limanlar: Belem, Fortaleza, Ilheus, Imbituba, Manaus, Paranagua, Porto Alegre, Recife, Rio de Janeiro, Rio Grande, Salvador, Santos, Vitoria
Hava alanları: 4,276 (2006 verileri)

BOTSVANA

Coğrafi Verileri


Konum: Güney Afrika'da yer alıp, Güney ve güneydoğuda Güney Afrika Cumhuriyeti, batı ve kuzeybatıda Namibya, kuzeydoğu ve doğuda Zimbabve ile çevrilidir.
Coğrafi konumu: 22 00 Güney enlemi, 24 00 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Afrika
Yüzölçümü: toplam: 600,370 km²
kara: 585,370 km²
su: 15,000 km²
Sınırları: toplam: 4,013 km
Sınır komşuları: Namibya 1,360 km, Güney Afrika 1,840 km, Zimbabve 813 km
Sahil şeridi: 0 km (kara ile çevrili)
Denizleri: yok (kara ile çevrili)
İklimi: Ülkenin büyük bölümünde kara iklimine özgü aşırılıkların görüldüğü astropik bir iklim hüküm sürer. Yaz ayları Ekim-Mart, kış ayları Nisan-Eylüldür. Sıcak ağustos rüzgarları Kalahari`deki kumları ülkenin her yerine taşır.
Arazi yapısı: Güney Afrika Platosu`nun bir parçasını oluşturan Botsvana, yüzey şekillerinin tepelik ve yer yer kırık olduğu güneydoğu kesimi dışında bir düzlük biçimindedir.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Limpopo kavşağı ve Shashe Nehri 513 m;
en yüksek noktası: Tsodilo Tepelikleri 1,489 m
Doğal kaynakları: elmas, bakır, nikel, tuz, potas, kömür, demir yatakları, gümüş
Arazi kullanımı: Tarım için elverişli: %0.65
sürekli ekinler: %0.01%
diğer: %99.34 (2005 verileri)
Sulanan arazi: 10 km² (2003 verileri)
Doğal afetler: Periyodik kuraklıklar; mevsimsel Ağustos rüzgarları batıdan eserek kumları ülkenin dört tarafına yayarlar, bu da önemli ölçüde görüntü kirliliğine neden olabilir.
Coğrafi not: kara ile çevrili

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfus: 1,639,833 (Temmuz 2006 verileri)
Yaş yapısı: 0-14 yaş: %38.3 (erkek 319,531; kadın 309,074)
15-64 yaş: %57.9 (erkek 460,692; kadın 488,577)
65 yaş ve üzeri: %3.8 (erkek 23,374; kadın 38,585) (2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %-0.04 (2006 verileri)
Mülteci oranı: 6.07 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.03 erkek/kadın
15 yaş altı: 1.03 erkek/kadın
15-64 yaşlarında: 0.94 erkek/kadın
65 yaş ve üzeri: 0.61 cerkek/kadın
toplam nüfusta: 0.96 erkek/kadın (2006 verileri)
Bebek ölüm oranı: 53.7 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 33.74 yıl
erkeklerde: 33.9 yıl
kadınlarda: 33.56 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 2.79 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %37.3 (2003 verileri)
HIV/AIDS - hastalıkları taşıyan kişi sayısı: 350,000 (2003 verileri)
HIV/AIDS - hastalıklarından ölenler: 33,000 (2003 verileri)
Ulus: Botsvana
Nüfusun etnik dağılımı: Tsvana (veya Setsvana) %79, Kalanga %11, Basarva %3, diğer (Kgalagadi ve beyaz ırk dahil) %7
Din: Yerel inançlar %50, Hıristiyan %50
Dil: İngilizce (resmi), Setsvana
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler
toplam nüfusta: %79.8
erkek: %76.9
kadın: %82.4 (2003 verileri)

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Resmi uzun adı: Botsvana Cumhuriyeti
resmi kısa adı: Botsvana
eski adı: Bechuanaland
ingilizce: Botswana
Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet
Başkent: Gaborone
İdari bölmeler: 10 bölge ve 4 şehir konseyi; Merkezi, Chobe, Francistown, Gaborone, Ghanzi, Kgalagadi, Kgatleng, Kweneng, Lobatse, Ngamiland, Kuzey doğu, Selebi-Pikwe, Güneydoğu, Güney
Bağımsızlık günü: 30 Eylül 1966 (İngiltere'den ayrıldı)
Milli bayram: Bağımsızlık günü, 30 Eylül (1966)
Anayasa: Mart 1965, 30 Eylül 1966
Hukuk sistemi: Roma - Hollanda hukuku temel alınmıştır.
Oy kullanma yaşı: 18 yaş ve üzeri, genel
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ACP (Afrika - Karayip - Pasifik Ülkeleri), AfDB (Afrika Kalkınma Bankası), C, CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), ECA (Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-77, IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu),Intelsat, Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), NAM, OAU (Afrika Birliği Teşkilatı), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), SACU, SADC, UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UPU (Dünya Posta Birliği), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


Ekonomiye genel bakış: Ülkenin gelişmekte olan karma ekonomisi büyük ölçüde sığır besiciliği ile elmas, bakır ve nikel madenciliğine dayanır. Bağımsızlıktan sonra enerji gereksinimi, madencilik, et ihracatı ve tarımsal üretime özel ağırlık veren bir dizi ulusal plan hazırlanmıştır. Ekonomi hızlı bir gelişme göstermişse de, gelir dağılımı oldukça dengesizdir. Başlıca tarımsal uğraş olan sığır besiciliği, az sayıda büyük çiftçi ailesinin denetimindedir. Madencilik, ihracat ve devlet gelirlerinin büyük bölümünü karşılar. Morupule ve Serowe yakınlarında zengin kömür yatakları bulunmuştur. 300 bin tonu geçen yıllık kömür üretiminin hepsi elektrik üretiminde kullanılmaktadır. Botsvana`nın imalat sanayisi yok denecek kadar azdır.
GSYİH: Satınalma gücü paritesi - 18.72 milyar $ (2006 verileri)
GSYİH - reel büyüme: %4.7 (2006 verileri)
GSYİH - sektörlere göre: tarım: %2.4
endüstri: %46.9
hizmet: %50.7 (2003 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %11.4 (2006 verileri)
İş gücü: 288,400 (2004)
İşsizlik oranı: %23.8 (2004 verileri)
Bütçe: gelirler: 4.256 milyar $; giderler: 3.968 milyar $ (2006 mali yıl verileri)
Endüstri: elmas, bakır, nikel, kömür, tuz, potas; canlı hayvan
Endüstrinin büyüme oranı: %6.3 (2006 verileri)
Elektrik üretimi: 823 milyon kWh (2006)
Elektrik üretimi için kaynaklar: Fosil yakıtlar: %100
hidro: %0
nükleer: %0
diğer: %0 (2004)
Elektrik tüketimi: 2.464 milyar kWh (2004)
Elektrik ihracatı: 0 kWh (2004)
Elektrik ithalatı: 1.699 milyar kWh (2004)
Tarım ürünleri: mısır, darı, bakliyat, fıstık, fasulye, börülce, ayçiçeği çekirdeği; çiftlik hayvanları
İhracat: 4.836 milyar $ (2006 verileri)
İhracat ürünleri: elmas %72, araçlar, bakır, nikel, et
İhracat ortakları: Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) %87, Güney Afrika Tüketici Birlikleri (SACU) %7, Zimbabve %4 (2004)
İthalat: 3.034 milyar $ (2006 verileri)
İthalat ürünleri: Gıda ürünleri, makine ve taşımacılık araç - gereçleri, tekstil, petrol ürünleri
İthalat ortakları: Güney Afrika Tüketici Birlikleri (SACU) %74, EFTA %17, Zimbabve %4 (2004)
Dış borç tutarı: 520 milyon $ (2006)
Para birimi: Pula (BWP)
Para birimi kodu: BWP
Mali yıl: 1 Nisan - 31 Mart

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 132,000 (2005)
Telefon kodu: 267
Radyo yayın istasyonları: AM 8, FM 13, kısa dalga 4 (2001)
Radyolar: 237,000 (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 0 (1997)
Televizyonlar: 31,000 (1997)
Internet kısaltması: .bw
Internet servis sağlayıcıları: 3 (2000)
Internet kullanıcıları: 60,000 (2002)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: toplam: 888 km
Karayolları: toplam: 24,455 km
asfalt: 8,914 km
asfalt olmayan: 15,441 km (2004)
Su yolları: yok
Limanları: yok
Hava alanları: 85 (2006)

KÖL TİGİN (KÜL TİGİN) YAZITI

KÖL TİGİN (KÜL TİGİN) YAZITI
Güney Yüzü:

Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge Kağanı, bu zamanda oturdum. Sözümü tamamiyle işit. Bilhassa küçük kardeş yeğenim, oğlum, bütün soyum, milletim, güneydeki Şadpıt beyleri, kuzeydeki Tarkat, Buyruk beyleri, Otuz Tatar ........... Dokuz Oğuz beyleri, milleti! Bu sözümü iyice işit, adamakıllı dinle: Doğuda gün doğusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar, onun içindeki millet hep bana tâbidir. Bunca milleti hep düzene soktum. O şimdi kötü değildir. Türk kağanı Ötüken ormanında otursa ilde sıkıntı yoktur. Doğuda Şantung ovasına kadar ordu sevk ettim, denize ulaşmama az kaldı. Güneyde Dokuz Ersin'e kadar ordu sevk ettim, Tibet'e ulaşmama az kaldı. Batıda İnci nehrini geçerek Demir Kapı'ya kadar ordu sevk ettim. Kuzeyde Yir Bayırku yerine kadar ordu sevk ettim. Bunca yere kadar yürüttüm. Ötüken ormanından daha iyisi hiç yokmuş. İl tutacak yer Ötüken ormanı imiş. Bu yerde oturup Çin milleti ile anlaştım. Altını, gümüşü, ipeği ipekliyi sıkıntısız öylece veriyor. Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırırmış. Yaklaştırıp, konduktan sonra, kötü şeyleri o zaman düşünürmüş. İyi bilgili insanı, iyi cesur insanı yürütmezmiş. Bir insan yanılsa, kabilesi, milleti, akrabasına kadar barındırmazmış. Tatlı sözüne, yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok, Türk milleti, öldün; Türk milleti, öleceksin! Güneyde Çogay ormanına, Tögültün ovasına konayım dersen, Türk milleti, öleceksin! Orda kötü kişi şöyle öğretiyormuş: Uzak ise kötü mal verir, yakın ise iyi mal verir diyip öyle öğretiyormuş. Bilgi bilmez kişi o sözü alıp, yakına gidip, çok insan, öldün! O yere doğru gidersen, Türk milleti öleceksin! Ötüken yerinde oturup kervan, kafile gönderirsen hiç bir sıkıntın yoktur. Ötüken ormanında oturursan ebediyen il tutarak oturacaksın. Türk milleti, tokluğun kıymetini bilmezsin. Açlık, tokluk düşünmezsin. Bir doysan açlığı düşünmezsin. Öyle olduğun için, beslemiş olan kağanının sözünü almadan her yere gittin. Hep orda mahvoldun, yok edildin. Orda, geri kalanınla her yere hep zayıflayarak, ölerek yürüyordun. Tanrı buyurduğu için, kendim devletli olduğum için, kağan oturdum. Kağan oturup aç, fakir milleti hep toplattım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Yoksa, bu sözümde yalan var mı? Türk beyleri, milleti, bunu işitin! Türk milletini toplayıp il tutacağını burda vurdum. Yanılıp öleceğini yine burda vurdum. Her ne sözüm varsa ebedî taşa vurdum. Ona bakarak bilin. Şimdiki Türk milleti, beyleri, bu zamanda itaat eden beyler olarak mı yanılacaksınız? Ben ebedî taş yontturdum .... Çin kağanından resimci getirdim, resimlettim. Benim sözümü kırmadı. Çin kağanının maiyetindeki resimciyi gönderdi. Ona bambaşka türbe yaptırdım. İçine dışına bambaşka resim vurdurdum. Taş yontturdum. Gönüldeki sözümü vurdurdum ... On Ok oğluna, yabancına kadar bunu görüp bilin. Ebedî taş yontturdum ... İl ise, şöyle daha erişilir yerde ise, işte öyle erişilir yerde ebedî taş yontturdum, yazdırdım. Onu görüp öyle bilin. Şu taş .... dım. Bu yazıyı yazan yeğeni Yollug Tigin.

Doğu Yüzü:

Üstte mavi gök, altta yağız yer kılındıkta, ikisi arasında insan oğlu kılınmış. İnsan oğlunun üzerine ecdadım Bumin Kağan, İstemi Kağan oturmuş. Oturarak Türk milletinin ilini töresini tutuvermiş, düzenleyi vermiş. Dört taraf hep düşman imiş. Ordu sevk ederek dört taraftaki milleti hep almış, hep tâbi kılmış. Başlıya baş eğdirmiş, dizliye diz çöktürmüş. Doğuda Kadırkan ormanına kadar, batıda Demir Kapı'ya kadar kondurmuş. İkisi arasında pek teşkilâtsız Göktürk öylece oturuyormuş. Bilgili kağan imiş, cesur kağan imiş. Buyruku yine bilgili imiş tabiî, cesur imiş tabiî. Beyleri de milleti de doğru imiş. Onun için ili öylece tutmuş tabiî. İli tutup töreyi düzenlemiş. Kendisi öylece vefat etmiş. Yasçı, ağlayıcı, doğuda gün doğusundan Bökli Çöllü halk, Çin, Tibet, Avar, Bizans, Kırgız, Üç Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı, bunca millet gelip ağlamış, yas tutmuş. Öyle ünlü kağan imiş. Ondan sonra küçük kardeşi kağan olmuş tabiî, oğulları kağan olmuş tabiî. Ondan sonra küçük kardeşi büyük kardeşi gibi kılınmamış olacak, şğlu babası gibi kılınmamış olacak. Bilgisiz kağan oturmuştur, kötü kağan oturmuştur. Buyruku da bilgisizmiş tabiî, kötü imiş tabiî. Beyleri, milleti ahenksiz olduğu için, Çin milleti hilekâr ve sahtekâr olduğu için, aldatıcı olduğu için, küçük kardeş ve büyük kardeşi birbirine düşürdüğü için, bey ve milleti karşılıklı çekiştirdiği için, Türk milleti il yaptığı ilini elden çıkarmış, kağan yaptığı kağanını kaybedi vermiş. Çin milletine beylik erkek evladı kul oldu, hanımlık kız evlâdı cariye oldu. Türk beyler Türk adını bıraktı. Çinli beyler Çin adını tutup, Çin kağanına itaat etmiş. Elli yıl işi gücü vermiş. Doğuda gün doğusunda Bökli kağana kadar ordu sevk edi vermiş. Batıda Demir Kapıya kadar ordu sevk edi vermiş. Çin kağanına ilini, töresini alı vermiş. Türk halk kitlesi şöyle demiş: İlli millet idim, ilim şimdi hani, kime ili kazanıyorum der imiş. Kağanlı millet idim, kağanım hani, ne kağana işi gücü veriyorum der imiş. Öyle diyip Çin kağanına düşman olmuş. Düşman olup, kendisini tanzim ve tertip edemediğinden yine teslim olmuş. Bunca işi gücü verdiğini düşünmeden, Türk milletini öldüreyim, kökünü kurutayım der imiş. Yok olmaya gidiyormuş. Yukarıda Türk tanrısı, Tük mukaddes yeri, suyu öyle tanzim etmiş. Türk milleti yok olmasın diye, millet olsun diye babam İltiriş Kağanı, annem İlbilge Hatunu göğün tepesinde tutup yukarı kaldırmış olacak. Babam kağan on yedi erle dışarı çıkmış. Dışarı yürüyor diye ses işitip şehirdeki dağa çıkmış, dağdaki inmiş, toplanıp yetmiş er olmuş. Tanrı kuvvet verdiği için babam kağanın askeri kurt gibi imiş, düşmanı koyun gibi imiş. Doğuya, batıya asker sevk edip toplamış, yığmış. Hepsi yedi yüz er olmuş. Yedi yüz er olup ilsizleşmiş, kağansızlaşmış milleti, cariye olmuş, kul olmuş milleti, Türk töresini bırakmış milleti, ecdadımın töresince yaratmış, yetiştirmiş. Tölis, Tarduş milletini orda tanzim etmiş. Yabguyu, şadı orda vermiş. Güneyde Çin milleti düşman imiş. Kuzeyde Baz Kağan, Dokuz Oğuz kavmi düşman imiş. Kırgız, Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı hep düşman imiş. Babam kağan bunca ... Kırk yedi defa ordu sevk etmiş, yirmi savaş yapmış. Tanrı lûtfettiği için illiyi ilsizletmiş, kağanlıyı kağansızlatmış, düşmanı tâbi kılmış, dizliye diz çöktürmüş, başlıya baş eğdirmiş. Babam kağan öylece ili, töreyi kazanıp, uçup gitmiş. Babam kağan için ilkin Baz Kağanı balbal olarak dikmiş. O töre üzerine kağan oturdu. Amcam kağan oturarak Türk milletini tekrar tanzim etti, besledi. Fakiri zengin kıldı, azı çok kıldı. Amcam kağan oturduğunda kendim Tarduş milleti üzerinde şad idim. Amcam kağan ile doğuda Yeşil Nehir, Şantung ovasına kadar ordu sevk ettik. Batıda Demir Kapıya kadar ordu sevk ettik. Kögmeni aşarak Kırgız ülkesine kadar ordu sevk ettik. Yekûn olarak yirmi beş defa ordu sevk ettik, on üç defa savaştık. İlliyi ilsizleştirdik, kağanlıyı kağansızlaştırdık. Dizliye diz çöktürdük, başlıya baş eğdirdik. Türgiş Kağanı Türkümüz, milletimiz idi. Bilmediği için, bize karşı yanlış hareket ettiği için kağanı öldü. Buyruku, beyleri de öldü. On Ok kavmi eziyet gördü. Ecdadımızın tutmuş olduğu yer, su sahipsiz olmasın diye Az milletini tanzim ve tertip edip ... Bars bey idi. Kağan adını burda biz verdik. Küçük kız kardeşim prensesi verdik. Kendisi yanıldı, kağanı öldü, milleti cariye, kul oldu. Kögmenin yeri, suyu sahipsiz kalmasın diye Az, Kırgız kavmini düzene sokup geldik. Savaştık ... ilini geri verdik. Doğuda Kadırkan ormanını aşarak milleti öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. Batıda Kengü Tarmana kadar Türk milletini öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. O zamanda kul kullu olmuştu. Cariye cariyeli olmuştu. Küçük kardeş büyük kardeşini bilmezdi, oğlu babasını bilmezdi. Öyle kazanılmış, düzene sokulmuş ilimiz, töremiz vardı. Türk, Oğuz beyleri, milleti, işitin: Üstte gök basmasa, altta yer delinmese, Türk milleti, ilini töreni kim boza bilecekti? Türk milleti, vazgeç, pişman ol! Disiplinsizliğinden dolayı, beslemiş olan bilgili kağanınla, hür ve müstakil iyi iline karşı kendin hata ettin, kötü hâle soktun. Silahlı nereden gelip dağıtarak gönderdi? Mızraklı nereden gelerek sürüp gönderdi.Mukaddes Ötüken ormanının milleti, gittin. Doğuya giden, gittin. Batıya giden, gittin. Gittiğin yerde hayrın şu olmalı: Kanın su gibi koştu, kemiğin dağ gibi yattı. Beylik erkek evlâdın kul oldu, hanımlık kız evlâdın cariye oldu. Bilmediğin için, kötülüğün yüzünden amcam, kağan uçup gitti. Önce Kırgız kağanını balbal olarak diktim. Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, babam kağanı, annem hatunu yükseltmiş olan Tanrı, il veren Tanrı, Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, kendimi o Tanrı kağan oturttu tabiî. Varlıklı, zengin millet üzerine oturmadım. İşte aşsız, dışta elbisesiz; düşkün, perişan milletin üzerine oturdum. Küçük kardeşim Kül Tigin ile konuştuk. Babamızın, amcamızın kazanmış olduğu milletin adı sanı yok olmasın diye, Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım. Küçük kardeşim Kül Tigin ile, iki şad ile öle yite kazandım. Öyle kazanıp bütün milleti ateş, su kılmadım. Ben kendim kağan oturduğumda, her yere gitmiş olan millet öle yite, yaya olarak çıplak olarak dönüp geldi. Milleti besleyeyim diye, kuzeyde Oğuz kavmine doğru, doğuda Kıtay, Tatabı kavmine doğru, güneyde Çine doğru on iki defa büyük ordu sevk ettim, ... savaştım. Ondan sonra, Tanrı bağışlasın, devletim var olduğu için, kısmetim var olduğu için, ölecek milleti diriltip besledim. Çıplak milleti elbiseli, fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Değerli illiden, değerli kağanlıdan daha iyi kıldım. Dört taraftaki milleti hep tâbî kıldım, düşmansız kıldım. Hep bana itaat etti. İşi gücü veriyor. Bunca töreyi kazanıp küçük kardeşim Kül Tigin kendisi öylece vefat etti. Babam kağan uçtuğunda küçük kardeşim Kül Tigin yedi yaşında kaldı ... Umay gibi annem hatunun devletine küçük kardeşim Kül Tigin er adını aldı. On altı yaşında, amcam kağanın ilini, töresini şöyle kazandı: Altı Çub Soğdaka doğru ordu sevk ettik, bozduk. Çinli Ong vali, elli bin asker geldi, savaştık. Kül Tigin yaya olarak atılıp hücum etti. Ong valinin kayın biraderini, silâhlı, elle tuttu, silâhlı olarak kağana takdim etti. O orduyu orda yok ettik. Yirmi bir yaşında iken, Çaça generale karşı savaştık. En önce Tadıgın, Çorun boz atına binip hücum etti. O at orda öldü. İkinci olarak Işbara Yamtar'ın boz atına binip hücum etti. O at orda öldü. Üçüncü olarak Yigen Silig beyin giyimli doru atına binip hücum etti. O at orda öldü. Zırhından kaftanından yüzden fazla ok ile vurdular, yüzüne başına bir tane değdirmedi. ... Hücum ettiğini, Türk beyleri, hep bilirsiniz. O orduyu orda yok ettik. Ondan sonra Yir Bayırkunun Uluğ Irkini düşman oldu. Onu dağıtıp Türgi Yargun Gölünde bozduk. Uluğ İrkin azıcık erle kaçıp gitti. Kül Tigin yirmi altı yaşında iken Kırgıza doğru ordu sevk ettik. Mızrak batımı karı söküp, Kögmen ormanını aşarak yürüyüp Kırgız kavmini uykuda bastık. Kağanı ile Songa ormanında savaştık. Kül Tigin, Bayırku'nun ak aygırına binip atılarak hücum etti. Bir eri ok ile vurdu, iki eri kovalayıp takip ederek mızrakladı. O hücum ettiğinde, Bayırku'nun ak aygırını, uyluğunu kırarak, vurdular. Kırgız kağanını öldürdük, ilini aldık.O yılda Türgiş'e doğru Altın ormanını aşarak, İrtiş nehrini geçerek yürüdük. Türgiş kavmini uykuda bastık. Türgiş kağanının ordusu Bolçu'da ateş gibi, fırtına gibi geldi. Savaştık. Kül Tigin alnı beyaz boz ata binip hücum etti. Alnı beyaz boz ...... tutturdu. İkisini kendisi yakalattı. Ondan sonra tekrar girip Türgiş kağanının buyruku Az valisini elle tuttu. Kağanını orda öldürdük, ilini aldık. Türgiş avam halkı hep tâbi oldu. O kavmi Tabarda kondurduk ... Soğd milletini düzene sokayım diye İnci nehrini geçerek Demir Kapıya kadar ordu sevk ettik. Ondan sonra Türgiş avam halkı düşman olmuş. Kengeris'e doğru gitti. Bizim askerin atı zayıf, azığı yok idi. Kötü kimse er ... kahraman er bize hücum etmişti. Öyle bir zamanda pişman olup Kül Tigini az erle eriştirip gönderdik. Büyük savaş savaşmış. Türgiş avam halkını orda öldürmüş, yenmiş. Tekrar yürüyüp...

Kuzey Yüzü:

... ile, Koşu vali ile savaşmış. Askerini hep öldürmüş. Evini, malını eksiksiz hep getirdi. Kül Tigin yirmi yedi yaşına gelince Karluk kavmi hür ve müstakil iken düşman oldu. Tamag Iduk Başta savaştık. Kül Tigin o savaşta otuz yaşında idi. Alp Şalçı ata binip atılarak hücum etti. İki eri takip edip kovalayarak mızrakladı. Karluk'u öldürdük, yendik. Az milleti düşman oldu. Kara Göl'de savaştık. Kül Tigin otuz bir yaşında idi. Alp Şalçı akına binip atılarak hücum etti. Az ilteberini tuttu. Az milleti orda yok oldu. Amcam kağanın ili sarsdığında; millet, hükümdar ikiye ayrıldığında; İzgil milleti ile savaştık. Kül Tigin Alp Şalçı akına binip atılarak hücum etti. O at orda düştü. İzgil milleti öldü. Dokuz Oğuz milleti kendi milletim idi. Gök, yer bulandığı için düşman oldu. Bir yılda beş defa savaştık. En önce Togu Balıkta savaştık. Kül Tigin Azman akına binip atılarak hücum etti. Altı eri mızrakladı. Askerin hücumunda yedinci eri kılıçladı. İkinci olarak Kuşalgukta Ediz ile savaştık. Kül Tigin Az yağızına binip, atılarak hücum edip bir eri mızrakladı. Dokuz eri çevirerek vurdu. Ediz kavmi orda öldü. Üçüncü olarak Bolçuda Oğuz ile savaştık. Kül Tigin Azman akına binip hücum etti, mızrakladı. Askerini mızrakladık, ilini aldık. Dördüncü olarak Çuş başında savaştık. Türk milleti ayak titretti. Perişan olacaktı. İlerleyip gelmiş ordusunu Kül Tigin püskürtüp, Tongradan bir boyu, yiğit on eri Tonga Tigin mateminde çevirip öldürdük. Beşinci olarak Ezginti Kadız'da Oğuz ile savaştık. Kül Tigin Az yağızına binip hücum etti. İki eri mızrakladı, çamura soktu. O ordu orda öldü. Amga kalesinde kışlayıp ilk baharında Oğuza doğru ordu çıkardık. Kül Tigini evin başında bırakarak, müdafaa tedbiri aldık. Oğuz düşman, merkezi bastı. Kül Tigin öksüz akına binip dokuz eri mızrakladı, merkezi vermedi. Annem hatun ve analarım, ablalarım, gelinlerim, prenseslerim, bunca yaşayanlar cariye olacaktı, ölenler yurtta yolda yatıp kalacaktınız. Kül Tigin olmasa hep ölecektiniz. Küçük kardeşim Kül Tigin vefat etti. Kendim düşünceye daldım. Görür gözüm görmez gibi, bilir aklım bilmez gibi oldu. Kendim düşünceye daldım. Zamanı Tanrı yaşar. İnsan oğlu hep ölmek için türemiş. Öyle düşünceye daldım. Gözden yaş gelse mani olarak, gönülden ağlamak gelse geri çevirerek düşünceye daldım. Müthiş düşünceye daldım. İki şadın ve küçük kardeş yeğenimin, oğlumun, beylerimin, milletimin gözü kaşı kötü olacak diyip düşünceye daldım. Yasçı, ağlayıcı olarak Kıtay, Tatabı milletinden başta Udar general geldi. Çin kağanından İsiyi Likeng geldi. On binlik hazine, altın, gümüş fazla fazla getirdi. Tibet kağanından vezir geldi. Batıda gün batısındaki Soğd, İranlı, Buhara ülkesi halkından Enik general, Oğul Tarkan geldi. On Ok oğlum Türgiş kağanından Makaraç mühürdar, Oğuz Bilge mühürdar geldi. Kırgız kağanından Tarduş İnançu Çor geldi. Türbe yapıcı, resim yapan, kitâbe taşı yapıcısı olarak Çin kağanının yeğeni Çang general geldi.

Kuzeydoğu Yüzü:

Kül Tigin koyun yılında on yedinci günde uçtu. Dokuzuncu ay, yirmi yedinci günde yas töreni tertip ettik. Türbesini, resimini, kitâbe taşını maymun yılında yedinci ay, yirmi yedinci günde hep bitirdik. Kül Tigin kendisi kırk yedi yaşında bulut çöktürdü ... Bunca resimciyi Tuygut vali getirdi.

Güneydoğu Yüzü:

Bunca yazıyı yazan Kül Tiginin yeğeni Yollug Tigin, yazdım. Yirmi gün oturup bu taşa, bu duvara hep Yollug Tigin, yazdım. Değerli oğlunuzdan, evlâdınızdan çok daha iyi beslerdiniz. Uçup gittiniz. Gökte hayattaki gibi ...

Güneybatı Yüzü:

Kül Tiginin altınını, gümüşünü, hazinesini, servetini, dört binlik at sürüsünü idare eden Tuygut bu ... Beyim prens yukarı gök ... taş yazdım. Yollug Tigin.

Batı Yüzü:

Batıdan Soğd baş kaldırdı. Küçük kardeşim Kül Tigin ... için, öle yite işi gücü verdiği için, Türk Bilge Kağanı, nezaret etmek üzere, küçük kardeşim Kül Tigini gözeterek oturdum. İnançu Apa Yargan Tarkan adını verdim. Onu övdürdüm.

BİLGE KAĞAN YAZITI

BİLGE KAĞAN YAZITI

Doğu Yüzü:

Tanrı gibi Tanrı yaratmış Türk Bilge Kağanı, sözüm: Babam Türk Bilge Kağanı ... Sir, Dokuz Oğuz, İki Ediz çadırlı beyleri, milleti ... Türk tanrısı ... üzerinde kagan oturdum. Oturduğumda ölecek gibi düşünen Türk beyleri, milleti memnun olup sevinip, yere dikilmiş gözü yukarı baktı. Bu zamanda kendim oturup bunca ağır töreyi dört taraftaki ... dim. Üstte mavi gök, altta yağız yer kılındıkta, ikisi arasında insan oğlu kılınmış. İnsan oğlunun üzerine ecdadım Bumın Kağan, İstemi Kağan oturmuş. Oturarak Türk milletinin ilini, töresini tutu vermiş, düzene soku vermiş. Dört taraf hep düşman imiş. Ordu sevk ederek dört taraftaki milleti hep almış, hep tâbi kılmış. Başlıya baş eğdirmiş, dizliye dik çöktürmüş. Doğuda Kadırkan ormanına kadar, batıda Demir Kapıya kadar kondurmuş. İkisi arasında pek teşkilâtsız Gök Türk'ü düzene sokarak öylece oturuyormuş. Bilgili kağan imiş, cesur kağan imiş. Buyruku bilgili imiş tabiî, Cesur imiş tabiî. Beyleri de milleti de doğru imiş. Onun için ili öylece tutmuş tabiî. İli tutup töreyi düzenlemiş. Kendisi öylece vefât etmiş. Yasçı, ağlayıcı, doğuda gün doğusundan Bökli Çöllü halk, Çin, Tibet, Avar, Bizans, Kırgız, Üç Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı, bunca millet gelip ağlamış, yas tutmuş. Öyle ünlü kağan imiş. Ondan sonra küçük kardeşi kağan olmuş tabiî, oğulları kağan olmuş tabiî. Ondan sonra küçük kardeşi büyük kardeşi gibi kılınmamış olacak, oğlu babası gibi kılınmamış olacak. Bilgisiz kağan oturmuştur, kötü kağan oturmuştur. Buyruku da bilgisizmiş tabiî, kötü imiş tabiî. Beyleri, milleti ahenksiz olduğu için, aldatıcı olduğu için, Çin milleti hilekâr ve sahtekâr olduğu için, küçük kardeş ve büyük kardeşi birbirine düşürdüğü için, bey ve milleti karşılıklı çekiştirttiği için, Türk milleti il yaptığı ilini elden çıkarmış, kağan yaptığı kağanını kaybedivermiş. Çin milletine beylik erkek evlâdını kul kıldı, hanımlık kız evlâdını cariye kıldı. Türk beyler Türk adını bıraktı. Çinli beyler Çin adını tutarak, Çin kağanına itaat etmiş. Elli yıl işi gücü vermiş. Doğuda gün doğusunda Bökli kağana kadar ordu sevk edi vermiş. Batıda Demir Kapıya ordu sevk edi vermiş. Çin kağanına ilini, töresini alı vermiş. Türk halk kitlesi şöyle demiş: İlli millet idim, ilim şimdi hani, kime ili kazanıyorum der imiş. Kağanlı millet idim, kağanım hani, ne kağana işi, gücü veriyorum der imiş. Öyle diyip Çin kağanına düşman olmuş. Düşman olup, kendisini tanzim ve tertip edemediğinden, yine tâbi olmuş. Bunca işi, gücü vermediğini düşünmeden, Türk milletini öldüreyim, kökünü kurutayım der imiş. Yok olmaya gidiyormuş. Yukarıda Türk Tanrısı, mukaddes yeri, suyu öyle tanzim etmiştir. Türk milleti yok olmasın diye, millet olsun diye, babam İltiriş kağanı, annem İlbilge Hatun'u göğün tepesinden tutup yukarı kaldırmıştır. Babam kağan on yedi erle dışarı çıkmış. Dışarı yürüyor diye ses işitip şehirdeki dağa çıkmış, dağdaki inmiş. Toplanıp yetmiş er olmuş. Tanrı kuvvet verdiği için, babam kağanın askeri kurt gibi imiş, düşmanı koyun gibi imiş. Doğuya batıya asker sevk edip toplamış, yığmış. Hepsi yedi yüz er olmuş. Yedi yüz er olup ilsizleşmiş, kağansızlaşmış milleti, cariye olmuş, kul olmuş milleti, Türk töresini bırakmış milleti, ecdadımın töresince yaratmış, yetiştirmiş. Tölis, Tarduş milletini orda tanzim etmiş. Yabguyu, şadı orda vermiş. Güneyde Çin milleti düşman imiş. Kuzeyde Baz Kağan, Dokuz Oğuz kavmi düşman imiş. Kırgız, Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı hep düşman imiş. Babam kağan bunca .... kırk yedi defa ordu sevk etmiş, yirmi savaş yapmış. Tanrı lûtfettiği için illiyi ilsizletmiş, kağanlıyı kağansızlatmış, dizliye diz çöktürmüş, başlıya baş eğdirmiş. Babam kağan öylece ili, töreyi kazanıp, uçup gitmiş. Babam kağan için ilkin Baz kağanı balbal olarak dikmiş. Babam kağan uçtuğunda kendim sekiz yaşında kaldım. O töre üzerine amcam kağan oturdu. Oturarak Türk milletini tekrar tanzim etti, tekrar besledi. Fakiri zengin kıldı, azı çok kıldı. Amcam kağan oturduğunda kendim prens ... Tanrı buyurduğu için ondört yaşımda Tarduş milleti üzerine şad oturdum. Amcam kağan ile doğuda Yeşil Nehir'e, Şantung ovasına kadar ordu sevk ettik. Batıda Demir Kapı'ya kadar ordu sevk ettik. Kögmen'i aşarak Kırgız ülkesine kadar ordu sevk ettik. Yekun olarak yirmi beş defa ordu sevk ettik, on üç defa savaştık. İlliyi ilsizleştirdik, kağanlıyı kağansızlaştırdık. Dizliye diz çöktürdük, başlıya baş eğdirdik. Türgiş kağanı Türk'üm, milletim idi. Bilmediği için, bize karşı yanlış hareket ettiği, ihanet ettiği için kağanı öldü, buyruku, beyleri de öldü. On Ok kavmi eziyet gördü. Ecdadımızın tutmuş olduğu yer, su sahipsiz kalmasın diye Az milletini tanzim ve tertip edip ... Bars bey idi. Kağan adını burda biz verdik. Kız kardeşim prensesi verdik. Kendisi ihanet etti, kağanı öldü, milleti cariye, kul oldu. Kögmen'in yeri, suyu sahipsiz kalmasın diye Az, Kırgız milletini tanzim ve tertip edip geldik. Savaştık ... ilini geri verdik. Doğuda Kadırkan ormanını aşarak milleti öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. Batıda Kengü Tarbana kadar Türk milletini öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. O zamanda kul kullu, cariye cariyeli olmuştu. Küçük kardeş büyük kardeşini bilmezdi, oğlu babasını bilmezdi. Öyle kazanılmış, öyle düzene sokulmuş ilimiz, töremiz vardı. Türk, Oğuz beyleri, milleti işit: Üstte gök basmasa, altta yer delinmese, Türk milleti, ilini, töreni kim bozabilecekti? Türk milleti, vazgeç, pişman ol! Disiplinsizliğinden dolayı, beslemiş olan kağanına, hür ve müstakil iyi iline karşı kendin hata ettin, kötü hâle soktun. Silâhlı nereden gelip dağıtarak gönderdi? Mızraklı nereden gelerek sürüp gönderdi? Mukaddes Ötüken ormanının milleti, gittin! Doğuya giden, gittin! Batıya giden, gittin! Gittiğin yerde hayrın şu olmalı: Kanın nehir gibi koştu. Kemiğin dağ gibi yattı. Beylik erkek evlâdını kul kıldın. Hanımlık kız evlâdını cariye kıldın. O bilmemenden dolayı, kötülüğün yüzünden amcam kağan uçup gitti. Önce Kırgız kağanını balbal olarak diktim. Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, babam kağanı, annem hatunu yükselten Tanrı, il veren Tanrı, Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, kendimi o Tanrı kağan oturttu tabiî. Varlıklı, zengin millet üzerine oturmadım. İçte aşsız, dışta elbisesiz; düşkün, perişan millet üzerine oturdum. Küçük kardeşim Kül Tigin, iki şad, küçük kardeşim Kül Tigin ile konuştuk. Babamızın, amcamızın kazanmış olduğu milletin adı sanı yok olmasın diye Türk milleti için gece uyuyamadım, gündüz oturmadım. Küçük kardeşim Kül Tigin ile, iki şad ile öle yite kazandım. Öyle kazanıp bütün milleti ateş, su kılmadım. Ben kendim kağan oturduğumdan her yere gitmiş olan millet yaya olarak, çıplak olarak, öle yite geri geldi. Milleti besleyeyim diye kuzeyde Oğuz kavmine doğru; doğuda Kıtay, Tatabı kavmine doğru; güneyde Çine doğru on iki defa ordu sevk ettim ... savaştım. Ondan sonra Tanrı buyurduğu için, devletim, kısmetim var olduğu için, ölecek milleti diriltip besledim. Çıplak milleti elbiseli kıldım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Değerli illiden, değerli kağanlıdan daha iyi kıldım. Dört taraftaki milleti hep tâbi kıldım, düşmansız kıldım. Hep bana itaat etti. Onyedi yaşımda Tanguta doğru ordu sevk ettim. Tangut milletini bozdum. Oğlunu, karısını, at sürüsünü, servetini orda aldım. Onsekiz yaşımda Altı Çub Soğdaka doğru ordu sevk ettim. Milleti orda bozdum. Çinli Ong vali, elli bin asker geldi. Iduk Başta savaştım. O orduyu orda yok ettim. Yirmi yaşımda, Basmıl Iduk Kut soyumdan olan kavim idi, kervan göndermiyor diye ordu sevk ettim. K ... m tâbi kıldım, malını çevirip getirdim. Yirmi iki yaşımda Çin'e doğru ordu sevk ettim. Çaça general, seksen bin asker ile savaştım. Askerini orda öldürdüm. Yirmi altı yaşımda Çik kavmi Kırgız ile beraber düşman oldu. Kemi geçerek Çike doğru ordu sevk ettim. Örpende savaştım. Askerini mızrakladım. Az milletini aldım ... tâbi kıldım. Yirmi yedi yaşımda Kırgız'a doğru ordu sevk ettim. Mızrak batımı karı söküp, Kögmen ormanını aşarak yürüyüp Kırgız kavmini uykuda bastım. Kağanı ile Songa ormanında savaştım. Kağanını öldürdüm, ilini orda aldım. O yılda Türgiş'e doğru Altın ormanını aşarak İrtiş nehrini geçip yürüdüm. Türgiş kavmini uykuda bastım. Türgiş kağanının ordusu ateş gibi, fırtına gibi geldi. Bolçu'da savaştık. Kağanını, yabgusunu, şadını orda öldürdüm. İlini orda aldım. Otuz yaşımda Beş Balıka doğru ordu sevk ettim. Altı defa savaştım ... askerini hep öldürdüm. Onun içindeki ne kadar insan ... yok olacaktı ... çağırmak için geldi. Beş Balık onun için kurtuldu. Otuzbir yaşımda Karluk milleti sıkıntısız, hür ve serbest iken, düşman oldu. Tamag Iduk Başta savaştım. Karluk milletini öldürdüm, orda aldım ... Basmıl kara ... Karluk milleti toplanıp geldi ... m, öldürdüm. Dokuz Oğuz benim milletim idi. Gök, yer bulandığı için, ödüne kıskançlık değdiği için düşman oldu. Bir yılda dört defa savaştım: En önce Togu Balık!ta savaştım. Togla nehrini yüzdürerek geçip ordusu ... İkinci olarak Andırgu'da savaştım. Askerini mızrakladım ... Üçüncü olarak Çuş başında savaştım. Türk milleti ayak titretti, perişan olacaktı. İlerleyip yayarak gelen ordusunu püskürttüm. Çok ölecek orda dirildi. Orda Tongra yiğiti bir boyu Tonga Tigin mateminde çevirip vurdum. Dördüncü olarak Ezginti Kadız'da savaştım. Askerini orda mızrakladım, yıprattım ...yıprat ... Otuziki yaşımda Amgı kalesinde kışladıkta kıtlık oldu. İlk baharında Oğuz'a doğru ordu sevk ettim. İlk ordu dışarı çıkmıştı, ikinci ordu merkezde idi. Üç Oğuz ordusu basıp geldi. Yaya, kötü oldu diyip yenmek için geldi. Bir kısım ordusu evi barkı yağma etmek için gitti, bir kısım ordusu savaşmak için geldi. Biz az idik, kötü durumda idik. Oğuz ... düşman ... Tanrı kuvvet verdiği için orda mızrakladım, dağıttım. Tanrı bahşettiği için, ben kazandığım için Türk milleti kazanmıştır. Ben küçük kardeşimle beraber böyle başa geçip kazanmasam Türk milleti ölecekti, yok olacaktı. Türk beyleri, milleti, böyle düşünün, böyle bilin! Oğuz kavmi ... göndermeden, diye ordu sevk ettim. Evini barkını bozdum. Oğuz kavmi Dokuz Tatar ile toplanıp geldi. Aguda iki büyük savaş yaptım. Ordusunu bozdum. İlini orda aldım. Öyle kazanıp ... Tanrı buyurduğu için otuzüç yaşımda ... idi. Seçkin, muhterem, güç beslemiş olan, kahraman kağanına ihanet etti. Üstte Tanrı, mukaddes yer, su, amcam kağanın devleti kabul etmedi olacak. Dokuz Oğuz kavmi yerini, suyunu terk edip Çin'e doğru gitti. Çin ... bu yere geldi. Besleyeyim diye düşünüp ... millet .... suçla ... güneyde Çin'de adı sanı yok oldu. Bu yerde bana kul oldu. Ben kendim kağan oturduğum için Türk milletini ... kılmadım. İli, töreyi çok iyi kazandım ... toplanıp ... orda savaştım. Askerini mızrakladım. Teslim olan teslim oldu, millet oldu; Ölen öldü. Selengadan aşağıya yürüyerek Kargan vâdisinde evini, barkını orda bozdum ... ormana çıktı. Uygur valisi yüz kadar askerle doğuya kaçıp gitti ...... Türk milleti aç idi. O at sürüsünü alıp besledim. Otuz dört yaşımda Oğuz kaçıp Çin'e girdi. Eseflenip ordu sevk ettim. Hiddetle .., oğlunu, karısını orda aldım. İki valili millet ..... Tatabı milleti Çin kağanına itaat etti. Elçisi, iyi sözü, niyazı gelmiyor diye yazın ordu sevk ettim. Milleti orda bozdum. At sürüsünü ... askeri toplanıp geldi. Kadırkan ormanına kon ... yerine doğru, suyuna doşru kondu. Güneyde Karluk milletine doşru ordu sevk et diyip Tudun Yamtarı gönderdim, gitti ... Karluk valisi yok olmuş, küçük kardeşi bir kaleye ... kervanı koşmadı. Onu korkutayım diyip ordu sevk ettim. Koruyucu iki üç kişi ile beraber kaçıp gitti. Halk kütlesi kağanım geldi diyip övdü ... ad verdim. Küçük adlı ...

Güneydoğu Yüzü:

.... Gök Öngü çiğneyerek ordu yürüyüp, gece ve gündüz yedi zamanda susuzu geçtim. Çorağa ulaşıp yağmacı askeri ... Keçine kadar ...

Güney Yüzü:

... Çin süvarisini, on yedi bin askeri ilk gün öldürdüm. Piyadesini ikinci gün hep öldürdüm. Bi ... aşıp vard ... defa ordu sevk ettim. Otuzsekiz yaşımda kışın Kıtay'a doğru ordu sevk ettim ... Otuz dokuz yaşımda ilk baharda Tatabı'ya doğru ordu sevk ettim.... ben ... öldürdüm. Oğlunu, karısını, at sürüsünü, servetini ... millet... karısını yok kıldım....... savaştım. ... verdim. Kahraman erini öldürüp balbal kılı verdim. Elli yaşımda Tatabı milleti Kıtaydan ayrıldı. ... lker dağına ... Ku general kumandasında kırk bin asker geldi. Töngkes dağında hücum edip vurdum. Otuz bin askeri öldürdüm. On bin ... ise ... öktüm. Tatabı .... öldürdü. Büyük oğlum hastalanıp yok olunca Ku'yu, generali balbal olarak diki verdim. Ben on dokuz yıl şad olarak oturdum, on dokuz yıl kağan olarak oturdum, il tuttum. Otuz bir ... Türk'üm için, milletim için iyisini öylece kazanı verdim. Bu kadar kazanıp babam kağan köpek yılı, onuncu ay, yirmi altıda uçup gitti. Domuz yılı, beşinci ay, yirmi yedide yas töreni yaptırdım. Bukağ vali ... babası Lisün Tay generalin başkanlığında beş yüz yiğit geldi. Kokuluk .... altın, gümüş fazla fazla getirdi. Yas töreni kokusunu getirip diki verdi. Sandal ağacı getirip öz ... Bunca millet saçını, kulağını ... kesti. İyi binek atını, kara samurunu, mavi sincabını sayısız getirip hep bıraktı. Tanrı gibi Tanrı yaratmış Türk Bilge Kağanı, sözüm: Babam Türk Bilge Kağan'ı oturduğunda şimdiki Türk beyleri, sonra Tarduş beyleri; Kül Çor başta olarak, arkasından şadpıt beyleri; önde Tölis beyleri; Apa Tarkan başta olarak, arkasından şadpıt beyleri; bu ... Taman Tarkan, Tonyukuk Boyla Baga Tarkan ve buyruk ... iç buyruk; Sebig Kül İrkin başta olarak, arkasından buyruk; bunca şimdiki beyler, babam kağana fevkalâde fevkalâde çok iltica etti ... Türk beylerini, milletini fevkalâde çok yüceltti, övdü ... babam kağan ... ağır taşı, kalın ağacı Türk beyleri, milleti ... Kendime bunca ...

Kuzey Yüzü:

Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge Kağanı, bu zamanda oturdum. Sözümü tamamiyle işit. Bilhassa küçük kardeş yeğenim, oğlum, bütün soyum, milletim, güneydeki Şadpıt beyleri, kuzeydeki Tarkat, Buyruk beyleri, Otuz Tatar, ... Dokuz Oğuz beyleri, milleti! Bu sözümü iyice işit, adamakıllı dinle: Doğuda gün doğusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar, onun içindeki millet hep bana tâbidir. Bunca milleti hep düzene soktum. O şimdi kötü değildir. Türk kağanı Ötüken ormanında otursa ilde sıkıntı yoktur. Doğuda Şantung ovasına kadar ordu sevk ettim, denize ulaşmama az kaldı. Güneyde Dokuz Ersin'e kadar ordu sevk ettim, Tibet'e ulaşmama az kaldı. Batıda İnci nehrini geçerek Demir Kapıya kadar ordu sevk ettim. Kuzeyde Yir Bayırku yerine kadar ordu sevk ettim. Bunca yere kadar yürüttüm. Ötüken ormanından iyisi hiç yokmuş. İl tutacak yer Ötüken ormanı imiş. Bu yerde oturup Çin milleti ile anlaştım. Altını, gümüşü, ipeği, ipekliyi sıkıntısız öylece veriyor. Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırırmış. Yaklaştırıp, konduktan sonra, kötü şeyleri o zaman düşünürmüş. İyi bilgili insanı, iyi cesur insanı yürütmezmiş. Bir insan yanılsa kabilesine, milletine, akrabasına kadar barındırmaz imiş. Tatlı sözüne, yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok, Türk milleti, öldün; Türk milleti, öleceksin! Güneyde Çogay ormanına, Tögültün ovasına konayım dersen, Türk milleti, öleceksin! Orda kötü kişi şöyle öğretiyormuş: Uzak ise kötü mal verir, yakın ise iyi mal verir diyip öyle öğretiyormuş. Bilgi bilmez kişi o sözü alıp, yakına varıp, çok insan öldün! O yere doğru gidersen Türk milleti, öleceksin! Ötüken yerinde oturup kervan, kafile gönderirsen hiç bir sıkıntın yoktur. Ötüken ormanında oturursan ebediyen il tutarak oturacaksın. Türk milleti, tokluğun kıymetini bilmezsin. Acıksan tokluk düşünmezsin. Bir doysan açlığı düşünmezsin. Öyle olduğun için beslemiş olan kağanının sözünü almadan her yere gittin. Hep orda mahvoldun, yok edildin. Orda, geri kalanınla, her yere zayıflayarak ölerek yürüyordun. Tanrı buyurduğu için, kendim devletli olduğum için kağan oturdum. Kağan oturup aç, fakir milleti hep toplattım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Yoksa bu sözümde yalan var mı? Türk beyleri, milleti, bunu işitin! Türk milletini toplayıp il tutacağını burda vurdum. Yanılıp öleceğini yine burda vurdum. Her ne sözüm varsa ebedî taşa vurdum. Ona bakarak bilin. Şimdiki Türk milleti, beyleri, bu zamanda itaat eden beyler olarak mı yanılacaksınız? Babam kağan, amcam kağan oturduğunda dört taraftaki milleti nasıl düzene sokmuş ... Tanrı buyurduğu için kendim oturduğumda dört taraftaki milleti düzene soktum ve tertipledim ... kıldım. ... Türgiş kağanına kızımı ... fevkalâde büyük törenle alı verdim. Türgiş kağanının kızını fevkalâde büyük törenle oğluma alıverdim ... fevkalâde büyük törenle alı verdim ... yaptırdım ... başlıya baş eğdirdim, dizliye diz çöktürdüm. Üstte Tanrı, altta yer bahşettiği için gözle görülmeyen, kulakla işitilmeyen milletimi doğuda gün doğusuna, güneyde ... batıda ... Sarı altınını, beyaz gümüşünü, kenarlı ipeğini, ipekli kumaşını, binek atını, aygırını, kara samurunu, mavi sincabını Türk'üme, milletime kazanı verdim, tanzim edi verdim ... kedersiz kıldım. Üstte Tanrı kudretli ... Türk beylerini, milletini ... besleyin, zahmet çektirmeyin, incitmeyin! ... benim Türk beylerim, Türk milletim,... kazanıp ... bu ... bu kağanından, bu beylerinden ... suyundan ayrılmazsan, Türk milleti, kendin iyilik göreceksin, evine gireceksin, dertsiz olacaksın. ... Ondan sonra Çin kağanından resimciyi hep getirttim. Benim sözümü kırmadı, maiyetindeki resimciyi gönderdi. Ona bambaşka türbe yaptırdım. İçine dışına bambaşka resim vurdurdum. Taş yontturdum. Gönüldeki sözümü vurdurdum ... On Ok oğluna, yabancına kadar bunu görüp bilin! Ebedî taş yontturdum ... yontturdum, yazdırdım. ... O taş türbesini ...

Batı Yüzü:

... üstte ... Bilge Kağan uçtu. Yaz olsa, üstte gök davulu gürler gibi, öylece ve dağda yabani geyik gürlese, öylece mateme gark oluyorum. Babam kağanın taşını kendim kağan ......

Güneybatı Yüzü:

Bilge Kağan kitâbesini Yollug Tigin, yazdım. Bunca türbeyi, resimi, sanatı ... kağanın yeğeni Yollug Tigin ben bir ay dört gün oturup yazdım, resimledim

BOSNA HERSEK

Coğrafi Verileri


Konum: Güneydoğu Avrupa'da, Adriyatik Denizi ve Hırvatistan sınırında bulunan bir ülke.
Coğrafi konumu: 44 00 Kuzey enlemi, 18 00 Doğu boylamı
Harita konumu: Kuzeybatı Balkanlar, Avrupa
Yüzölçümü: toplam: 51,129 km²
kara: 51,129 km²
su: 0 km²
Sınırları: toplam: 1,459 km
Sınır komşuları: Hırvatistan 932 km, Karadağ 225 km, Sırbistan 302 km
Sahil şeridi: 20 km
İklimi: Sıcak yazlar ve soğuk kışlar; deniz seviyesinden daha yüksek bölgelerde yazlar kısa ve serin, kışlar uzun ve sert geçer; kıyı bölgelerinde kışlar ılıman ve yağışlıdır.
Arazi yapısı: Arazi dağlık ve vadilerle kaplıdır.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Adriyatik Denizi 0 m; en yüksek noktası: Maglic 2,386 m
Doğal kaynaklar: Kömür, demir, boksit, manganez, ormanlar, bakır, krom, kurşun, çinko, hidro güç
Arazi kullanımı: Tarıma elverişli: %19.61
daimi ekinler: %1.89 diğer: %78.5 (2005 verileri)
Sulanan arazi: 30 km² (2003 verileri)
Doğal afetler: Yıkıcı depremler

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfus: 4,498,976 (Temmuz 2006)
Yaş yapısı: 0-14 yaş: %15.5 (erkek 359,739; kadın 336,978)
15-64 yaş: %70.1 (erkek 1,590,923; kadın 1,564,665)
65 yaş ve üzeri: %14.4 (erkek 265,637; kadın 381,034) (2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %1.35 (2006 verileri)
Mülteci oranı: 8.77 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.07 erkek/kadın
15 yaş altı: 1.07 erkek/kadın
15-64 yaş: 1.02 erkek/kadın
65 yaş ve üzeri: 0.7 erkek/kadın
toplam nüfus: 0.97 erkek/kadın (2006 verileri)
Bebek ölüm oranı: 9.82 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: toplam nüfus: 78 yıl
erkek: 74.39 yıl
kadın: 81.88 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 1.22 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.01 (2001 verileri)
HIV/AIDS - hastalıklarından ölenler: 100 den az (2001 verileri)
Ulus: Boşnak, Hersek
Nüfusun etnik dağılımı: Boşnak %48, Sırp %37.1, Hırvat %14.3, diğer %0.6 (2000)
Dinler: Muslümanlar %40, Ortodoks %31, Roma Katolikleri %15, diğer %14
Dil: Hırvatça, Sırpça, Boşnakça

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Resmi adı: Bosna - Hersek Cumhuriyeti
yerel adı: Bosna i Hercegovina
ingilizce: Bosnia and Herzegovina
Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet
Başkent: Saraybosna
Bağımsızlık: 1 Mart 1992 (Yugoslavya'dan ayrıldı)
Milli bayram: Ulusal gün, 25 Kasım (1943)
Anayasa: 14 Aralık 1995
Hukuk sistemi: Genel hukuk kuralları çerçevesinde düzenlenmiştir.
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: BIS, CE (Avrupa Konseyi), CEI (Orta Avrupa Girişimi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-77, IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (Uluslararası Göçmen Teşkilatı), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), NAM, OAS (Amerika Devletleri Teşkilatı), OIC (İslam Konferansı Örgütü), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), OSCE (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNMEE (BM Etyopya-Eritre Misyonu), UNTAET (BM Doğu Timor Geçiş Yönetimi), UPU (Dünya Posta Birliği), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


Ekonomiye genel bakış: 1991 yılında Bosna-Hersek bağımsızlığını kazandığında 3,5 yıl süren savaş ülke kaynaklarının çoğunun tükenmesine neden olmuştu. 1994 yılı Ağustos ayı itibariyle Bosna-Hersek Federasyonu hükümeti başlattığı makroekonomik istikrar programı sonucunda 1995 yılında ekonomide canlanma kaydetmiş ve hiperenflasyon kontrol altına alınmıştır. Savaş sonrası Bosna-Hersek'te ulaşım yolları büyük oranda tahrip olmuştur. Yurtdışı bağlantılı tek bir demiryolu kalmamış, telekomünikasyon ve radyo-televizyon tesisleri tamamen zarar görmüştür. Eski Yugoslavya'da elektrik mühendisliği, madencilik, metal işleme, tarım ve gıda sektörlerinde faaliyet gösteren bazı büyük firmalara ev sahipliği yapmış olan Bosna-Hersek'te üretimin büyük bir kısmı kamulaştırılmış olmasına rağmen küçük ölçekli pek çok özel firma da bulunmaktadır. Ticaretin büyük bir kısmı da özel firmalar tarafından gerçekleşmiştir. Sanayi altyapısına sahip olmasına karşın Bosna-Hersek Makedonya'dan sonra eski Yugoslav devletleri arasında milli geliri en düşük ülkedir.
GSYİH: Satınalma gücü paritesi - 24.8 milyar $ (2006 verileri)
GSYİH - reel büyüme: %5.3 (2006 verileri)
GSYİH - sektörlere göre: tarım: %14.2
endüstri: %30.8
hizmet: %55 (2002 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %8.2 (2006 verileri)
İş gücü: 1.026 milyon
İşsizlik oranı: %45.5 (2004 verileri)
Bütçe: gelirler: 5.643 milyar $; giderler: 5.677 milyar $ (2006 verileri)
Endüstri: çelik, kömür, demir, kurşun, çinko, manganez, boksit, araçlar, tekstil, tütün mamulleri, ahşap mobilya, tank ve uçak toplulukları, petrol arıtımı
Endüstrinin büyüme oranı: %5.5 (2006 verileri)
Elektrik üretimi: 12.98 milyar kWh (2006)
Elektrik üretimi için kaynaklar: Fosil yakıtlar: %38.68
hidro: %61.32
nükleer: %0
diğer: %0 (2004)
Elektrik tüketimi: 11.03 milyar kWh (2004)
Elektrik ihracatı: 3.05 milyar kWh (2004)
Elektrik ithalatı: 2 milyar kWh (2004)
Tarım ürünleri: buğday, mısır, meyve, sebze, canlı hayvanlar
İhracat: 3.5 milyar $ (2006 verileri)
İhracat ortakları: Hırvatistan, İsviçre, İtalya, Almanya
İthalat: 8.25 milyar $ (2006 verileri)
İthalat ortakları: Hırvatistan, Slovenya, Almanya, İtalya
Dış borç tutarı: 3.927 milyar $ (2006 verileri)
Para birimi: Marka (BAM)
Para birimi kodu: BAM
Mali yıl: Takvim yılı

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 968,900 (2005)
Telefon kodu: 387
Radyo yayın istasyonları: AM 8, FM 16, kısa dalga 1 (1998)
Radyolar: 940,000 (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 33 (1995)
Internet kısaltması: .ba
Internet servis sağlayıcıları: 3 (2000)
Internet kullanıcıları: 806,400 (2005)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: toplam: 608 km
Karayolları: toplam: 21,846 km
asfalt: 11,425 km
asfalt olmayan: 10,421 km
Boru hatları: Ham petrol 174 km; doğal gaz 90 km (1992)
Limanlar: Bosanska Gradiska, Bosanski Broa, Bosanski Samac, Brcko Orasje
Hava alanları: 28 (2006 verileri)
Helikopter alanları: 5 (2006)

BOLİVYA

Coğrafi Verileri


Konum: Güney Amerika'nın orta kesiminde yer almakta olup, kuzey ve doğuda Brezilya, güneydoğuda Paraguay, güneyde Arjantin, güneybatıda Şili ve batıda Peru ile çevrilidir.
Coğrafi konumu: 17 00 Güney enlemi, 65 00 Batı boylamı
Harita konumu: Güney Amerika
Yüzölçümü: toplam: 1,098,580 km²
kara: 1,084,390 km²
su: 14,190 km²
Sınırları: toplam: 6,940 km
Sınır komşuları: Arjantin 832 km, Brezilya 3,423 km, Şili 860 km, Paraguay 750 km, Peru 1,075 km
Sahil şeridi: 0 km (kara ile çevrili)
Denizleri: yok (kara ile çevrili)
İklimi: Deniz seviyesine göre çeşitlilik göstermektedir. Nemli ve soğuk tropikal iklimden, soğuk kutup iklimine kadar bir çok iklimin özelliklerini taşır.
Arazi yapısı: Engebeli Andlar, dağlık Altiplano yaylası, tepelikler, Amazon havzasında düz ovalıkları ile Bolivya 3 esas bölgeye ayrılır. Kuzeyde ve doğuda Oriente, kuzeybatıda Lianos, güneydoğuda Bolivya Chaco bölgeleri yer almaktadır.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Rio Paraguay 90 m
en yüksek noktası: Nevado Sajama 6,542 m
Doğal kaynakları: Kalay, doğal gaz, petrol, çinko, tungsten, antimon, gümüş, demir, kurşun, altın, kereste, hidro güç
Arazi kullanımı:tarıma elverişli: %2.78
daimi ekinler: %0.19
diğer: %97.03 (2005 verileri)
Sulanan arazi: 1,320 km² (2003 verileri)
Doğal afetler: Kuzeydoğuda su baskınları (Mart - Nisan)
Coğrafi not: kara ile çevrili

Sayfa başına dönüş
%
Nüfus Bilgileri


Nüfus: 8,989,046 (Temmuz 2006 verileri)
Yaş yapısı: 0-14 yaş: %35 (erkek 1,603,982; kadın 1,542,319)
15-64 yaş: %60.4 (erkek 2,660,806; kadın 2,771,807)
65 yaş ve üzeri: %4.6 (erkek 182,412; kadın 227,720) (2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %1.45 (2006 verileri)
Mülteci oranı: -1.22 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.05 erkek/kadın
15 yaş altı: 1.04 erkek/kadın
15-64 yaş: 0.96 erkek/kadın
65 yaş ve üzeri: 0.82 erkek/kadın
toplam nüfusta: 0.98 erkek/kadın (2006 verileri)
Bebek ölüm oranı: 51.77 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: toplam nüfus: 65.84 yıl
erkek: 63.21 yıl
kadın: 68.61 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 2.85 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.1 (2003 verileri)
HIV/AIDS - hastalıkları taşıyan insan sayısı: 4,900 (2003 verileri)
HIV/AIDS - ölümleri: 500 (2003 verileri)
Ulus: Bolivyalı
Nüfusun etnik dağılımı: Quechua %30, Aymara %25, melez %30, beyaz ırk %15
Dinler: Roma Katolikleri %95, Protestanlar (Evangelist methodistler)
Diller: İspanyolca (resmi), Quechua (resmi), Aymara (resmi)
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri bilgiler
toplam nüfus: %87.2
erkek: %93.1
kadın: %81.6 (2003 verileri)

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Resmi tam adı: Bolivya Cumhuriyeti
kısa şekli : Bolivya
Yerel tam adı: Republica de Bolivya
yerel kısa şekli: Bolivya
ingilizce: Bolivia
Yönetim Biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet
Başkent: La Paz (devletin bulunduğu şehir); Sucre (legal başkent ve adliyenin bulunduğu şehir)
İdari bölmeler: 9 bölüm; Chuquisaca, Cochabamba, Beni, La Paz, Oruro, Pando, Potosi, Santa Cruz, Tarija
Bağımsızlık günü: 6 Ağustos 1825 (İspanya'dan ayrıldı)
Milli bayram: Bağımsızlık günü, 6 Ağustos (1825)
Anayasa: 2 Şubat 1967; Ağustos 1994 tarihinde yeniden gözden geçirilmiştir.
Hukuk sistemi: İspanyol hukuku temel alınmıştır.
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: CAN, CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), ECLAC (Birleşmiş Milletler Latin Amerika ve Karayipler Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-11, G-77, IADB (Amerika Bölgesi Kalkınma Bankası), IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (Uluslararası Göçmen Teşkilatı), ITU (Uluslararası Telekomünikasyon Birliği), LAES, LAIA (Latin Amerika Entegrasyon Birliği), Mercosur (Güney Amerika Ülkeleri Ortak Pazarı), MONUC (BM Kongo Operasyonu), NAM, OAS (Amerika Devletleri Teşkilatı), OPANAL, OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi), RG, UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNMIK (BM Kosova Geçici Yönetimi), UNTAET (BM Doğu Timor Geçiş Yönetimi), UPU (Dünya Posta Birliği), WCL (Dünya Emek Konfederasyonu), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


Ekonomiye genel bakış: 1940`lara değin yalnızca ihracata yönelik madenciliğe dayalı ve dışa kapalı bir ekonomisi olan Bolivya, bugün ticaret, finans, madencilik ve sanayi temelinde gelişen karma bir ekonomiye sahiptir. Güney Amerika`nın en yoksul ülkelerinden biri olan Bolivya`da, devlet gelirleri ile yabancı yatırımların çok az oluşu ve yönetimde bir türlü istikrar sağlanamaması yüzünden, ekonomik durum iyileştirilememiştir. Cumhurbaşkanı Sanchez de Lozada (1993-97), piyasa ekonomi reformlarını ilerletmiştir. Lozada`nın başarısı, Meksika ve Mercosur (Güney Amerika Ülkeleri Ortak Pazarı) ile serbest ticaret antlaşması ve ülke havayolları, telefon kurumu, demiryolları, elektrik santrali ve petrol sanayini özelleştirmeyi kapsamaktadır. Hugo Banzer Suarez ise ülkenin yatırım koşullarını değiştirmek için süregelen ahlak bozukluğuna karşı kampanya başlatmıştır. 1999`da Brezilya ile arasına döşenen 2 milyar $ lık doğal gaz boru hattının tamamlanmasıyla, Bolivya bölgenin enerji faaliyet merkezi haline gelmeyi ummaktadır.
GSYİH: Satınalma gücü paritesi - $27.21 milyar (2006 verileri)
GSYİH - reel büyüme: %3.3 (2006 verileri)
GSYİH - sektörlere göre: tarım: %12.8
endüstri: %36.1
hizmet: %51.2 (2006 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %4.3 (2006 verileri)
İş gücü: 4.3 milyon
İşsizlik oranı: %7.8 (2006)
Bütçe: gelirler: 4.153 milyar $; giderler: 3.619 milyar $ (2006)
Endüstri: madencilik, arıtım, petrol, yiyecek ve içecek, tütün, el sanatları, giysi
Endüstrinin büyüme oranı: %5.7 (2004 verileri)
Elektrik üretimi: 4.472 milyar kWh (2004)
Elektrik üretimi için kaynaklar: Fosil yakıtlar: %56.61
hidro: %41.6
nükleer: %0
diğer: %1.79 (2004)
Elektrik tüketimi: 4.168 milyar kWh (2004)
Elektrik ihracatı: 0 milyon kWh (2004)
Elektrik ithalatı: 9 milyon kWh (2004)
Tarım ürünleri: Soya fasulyesi, kahve, pamuk, mısır, şekerkamışı, pirinç, patates, kereste
İhracat: 3.668 milyar $ (2006 verileri)
İhracat ürünleri: Soya fasulyesi, baklagiller, doğal gaz, çinko, altın, ormancılık ürünleri
İhracat ortakları: Brezilya %44.2, ABD %12.5, Arjantin %10.9, Kolombiya %7.8, Peru %4.8 (2005)
İthalat: 2.934 milyar $ (2006 verileri)
İthalat ürünleri: Yatırım malları, ham maddeler ve endüstri malları, kimyasal maddeler, petrol, gıda
İthalat ortakları: Brezilya %21.9, Arjantin %16.7, ABD %13.8, Şili %6.9, Peru %6.5, Japonya %6.1, Çin %5.8 (2005)
Dış borç tutarı: 5.916 milyar $ (2006)
Para birimi: Bolivya Pesosu (BOB)
Para birimi kodu: BOB
Mali yıl: Takvim yılı

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 646,300 (2005)
Telefon kodu: 591
Radyo yayın istasyonları: AM 171, FM 73, kısa dalga 77 (1999)
Radyolar: 5.25 milyon (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 48 (1997)
Televizyonlar: 900,000 (1997)
Internet kısaltması: .bo
Internet servis sağlayıcıları: 9 (2000)
Internet kullanıcıları: 480,000 (2005)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: toplam: 3,519 km
Karayolları: toplam: 62,479 km
asfalt: 3,749 km
asfalt olmayan: 56,730 km (2004)
Su yolları: 10,000 km
Boru hatları: Ham petrol 2,475 km; petrol ürünleri 1,589 km; doğal gaz 4,860 km
Limanları: Puerto Aguirre
Hava alanları: 1,084 (2006)

BİRLEŞİK KRALLIK

Coğrafi Verileri


Konum: Batı Avrupa, Kuzey Atlas Okyanusu ile Kuzey Denizi arasında, Fransa'nın kuzeybatısında yer alır.
Coğrafi konumu: 54 00 Kuzey enlemi, 2 00 Batı boylamı
Haritadaki konumu: Avrupa
Yüzölçümü: 244,820 km²
Sınırları: toplam: 360 km
sınır komşuları: İrlanda 360 km
Sahil şeridi: 12,429 km
İklimi: Ilıman
Arazi yapısı: Engebeli tepelikler ve alçak dağlar, doğu ve güneydoğuda ovalar yer alır.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Fenland -4 m
en yüksek noktası: Ben Nevis 1,343 m
Doğal kaynakları: Kömür, petrol, doğal gaz, kalay, kireçtaşı, demir, tuz, kil, alçıtaşı, kurşun, silis, işlenebilir toprakları
Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %23.23
daimi ekinler: %0.2
otlaklar: %46
ormanlık arazi: %10
diğer: %20.57 (2005 verileri)
Sulanan arazi: 1,700 km² (2003 verileri)

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfus: 60,609,153 (Temmuz 2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %0.28 (2006 verileri)
Mülteci oranı: 2.18 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Bebek ölüm oranı: 5.08 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 78.54 yıl
erkeklerde: 76.09 yıl
kadınlarda: 81.13 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 1.66 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.2 (2001 verileri)
HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 51,000 (2001 verileri)
HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 500 (2003 verileri)
Ulus: İngiliz
Nüfusun etnik dağılımı: İngiliz %81.5, İskoç %9.6, Irlandalı %2.4, Welsh %1.9, Ulster %1.8, Batı Hindistanlı, Hindistanlı, Pakistanlı ve diğer %2.8
Din: Hıristiyan (Anglikan, Roma Katolikleri, Presbyterian, Methodist) %71.6, Muslüman %2.7, Hindu %1, diğer %1.6, inançsız %23.1 (2001)
Diller: İngilizce, Gallerce, İskoçca
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler
toplam nüfusta: %99 (2005 verileri)

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Birleşik Krallık
ingilizce: United Kingdom
Yönetim biçimi: Meşruti Krallık
Başkent: Londra
Bağımlı toprakları: Anguilla, Bermuda, İngiliz Hint Okyanusu Bölgesi, İngiliz Virgin Adaları, Kayman Adaları, Falkland Adaları, Cebelitarık, Guernsey, Jersey, Isle of Man, Montserrat, Pitcairn Adaları, Saint Helena, Güney Georgia ve Güney Sandwich Adaları, Turks ve Caicos Adaları
Milli bayram: Kraliçe Elizabeth'in doğum günü, Haziran'ın ikinci Cumartesi (1926)
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: AfDB (Afrika Kalkınma Bankası), AsDB (Asya Kalkınma Bankası), AG (Avustralya Grubu), BIS (Uluslararası İmar Bankası), C, CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CDB (Karayipler Kalkınma Bankası), CE (Avrupa Konseyi), CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Teşkilatı), EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECA (Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Komisyonu), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu), ECLAC (Birleşmiş Milletler Latin Amerika ve Karayipler Komisyonu), EIB (Avrupa Yatırım Bankası), ESA (Avrupa Uzay Ajansı), ESCAP (Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), Avrupa Birliği, FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G- 5, G- 7, G-10, IADB (Amerika Bölgesi Kalkınma Bankası), IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IEA (Uluslararası Enerji Ajansı), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), IHO (Uluslararası Hidrografi Örgütü), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (Uluslararası Göçmen Teşkilatı), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), MONUC (BM Kongo Operasyonu), NAM, NATO (Kuzey Atlantik Asemblesi), NEA (Nükleer Enerji Kurulu), NSG, OAS (Amerika Devletleri Teşkilatı), OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü),OPCW, OSCE (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü), PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi), SPC (Güney Pasifik Komisyonu), UN (Birleşmiş Milletler), UN Güvenlik Konseyi, UNAMSIL (BM Sierra Leone Misyonu), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNFICYP (BM Barış Gücü), UNHCR (BM Mülteciler Yüksek Komiserliği), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNIKOM (BM Irak-Kuveyt Gözlem Misyonu), UNMIBH (BM Bosna Hersek Misyonu), UNMIK (BM Kosova Geçici Yönetimi), UNOMIG (BM Gürcistan Gözlem Misyonu), UNRWA (BM Filistin Mültecileri Yardım Komisyonu), UNTAET (BM Doğu Timor Geçiş Yönetimi), UNU, UPU (Dünya Posta Birliği), WCL (Dünya Emek Konfederasyonu), WEU (Batı Avrupa Konseyi), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü), ZC

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


GSYİH: Satınalma Gücü paritesi - 1.818 trilyon $ (2005 verileri)
GSYİH - reel büyüme: %1.9 (2005 verileri)
GSYİH - sektörel bileşim: tarım: %0.5
endüstri: %23.7
hizmet: %75.8 (2005)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %2.1 (2005 verileri)
İş gücü: 30.07 milyon (2005)
İşsizlik oranı: %4.7 (2005 verileri)
Endüstri: Makine parçaları, elektrik enerjisi ekipmanları, gemi yapımı, uçaklar, motorlu araçlar ve parçaları, elektronikler, komünikasyon araçları, metaller, kimyasallar, kömür, petrol, kağıt ve kağıt ürünleri, gıda maddeleri, tekstil, giysi, tüketim malları
Endüstrinin büyüme oranı: %-1.9 (2005)
Elektrik üretimi: 369.9 milyar kWh (2003)
Elektrik tüketimi: 346.1 milyar kWh (2003)
Elektrik ihracatı: 3 milyon kWh (2003)
Elektrik ithalatı: 5.1 milyar kWh (2003)
Tarım ürünleri: Tahıllar, patatse, sebze, sığır, koyun, kümes hayvanı, balık
İhracat: 372.7 milyar $ (2005)
İhracat ürünleri: Sanayi malları, yakıt, kimyasallar, gıda, meşrubat, tütün
İhracat ortakları: ABD 15.1%, Almanya %10.5, Fransa %8.9, İrlanda %7.3, Hollanda %5.5, Belçika %5, İspanya %4.4 (2005)
İthalat: 483.7 milyar $ (2005)
İthalat ürünleri: Sanayi malları, makine, yakıt, gıda maddeleri
İthalat ortakları: Almanya %12.8, ABD %8.7, Fransa %7.1, Hollanda %6.6, Çin %5, Norveç %4.7, Belçika %4.6, İtalya %4 (2005)
Para birimi: İngiliz Poundu (GBP)
Para birimi kodu: GBP
Mali yıl: 1 Nisan - 31 Mart

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 32.943 milyon (2005)
Telefon kodu: 44
Radyo yayın istasyonları: AM 219, FM 431, kısa dalga 3 (1998)
Radyolar: 84.5 milyon (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 228 (1995)
Televizyonlar: 30.5 milyon (1997)
Internet kısaltması: .uk
Internet servis sağlayıcıları: 245 (2000)
Internet kullanıcıları: 37.6 million (2005)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: 17,156 km (2005)
Karayolları: 387,674 km (2004 verileri)
Su yolları: 3,200 km
Boru hatları: Ham petrol 933 km; petrol ürünleri 2,993 km; doğal gaz 12,800 km
Limanları: Aberdeen, Belfast, Bristol, Cardiff, Dover, Falmouth, Felixstowe, Glasgow, Grangemouth, Hull, Leith, Liverpool, London, Manchester, Peterhead, Plymouth, Portsmouth, Scapa Flow, Southampton, Sullom Voe, Tees, Tyne
Hava alanları: 471 (2006)
Helikopter alanları: 11 (2006)

BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ

Coğrafi Verileri


Konum: Orta Doğu'da, Umman Körfezi ve Basra Körfezi kıyısında, Umman ile Suudi Arabistan arasında yer almaktadır.
Coğrafi konumu: 24 00 Kuzey enlemi, 54 00 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Orta Doğu
Yüzölçümü: 82,880 km²
Sınırları: toplam: 867 km
Sınır komşuları: Umman 410 km, Suudi Arabistan 457 km
Sahil şeridi: 1,318 km
İklimi: Çöl iklimi, doğuda dağlık bölgede daha soğuktur.
Arazi yapısı: Düzlükler, çöller, doğuda dağlar yer alır.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Basra Körfezi 0 m; en yüksek noktası: Jabal Yibir 1,527 m
Doğal kaynakları: petrol, doğal gaz
Arazi kullanımı: Tarıma uygun topraklar %0.77
daimi ekinler %2.27
Otlaklar ve çayırlar: %2
diğer: %94.96 (2005 verileri)
Sulanan arazi: 760 km² (2003 verileri)
Doğal afetler: Yaygın kum ve toz fırtınaları

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfus: 2,602,713 (Temmuz 2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %1.52 (2006 verileri)
Mülteci oranı: 0.66 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Bebek ölüm oranı: 14.09 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: toplam nüfus: 75.44 yıl
erkeklerde: 72.92 yıl
kadınlarda: 78.08 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 2.88 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.18 (2001 verileri)
Nüfusun etnik dağılımı: Emirlikli %19, diğer Arap ve İranlılar %23, Güney Asyalılar %50, diğer %8 (1982)
Din: Müslüman %96, Hıristiyan, Hindu, diğer %4
Diller: Arapça (resmi), Parsça, İngilizce, Hindi, Urdu
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler
toplam nüfusta: %77.9
erkekler: %76.1
kadınlar: %81.7 (2003 verileri)

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Resmi tam adı: Birleşik Arap Emirlikleri
Yerel tam adı: Al Imarat al Arabiyah al Muttahidah
ingilizce: United Arab Emirates
Yönetim biçimi: Monarşi İle Yönetilen Yedi Emirlikten Oluşan Federasyon
Başkent: Abu Dabi
İdari bölümler: 7 emirlik; Abu Zaby (Abu Dhabi), Ajman, Al Fujayrah, Ash Shariqah (Sharjah), Dubayy (Dubai), Ra's al Khaymah, Umm al Qaywayn
Bağımsızlık günü: 2 Aralık 1971 (İngiltere'den)
Milli bayram: Bağımsızlık günü, 2 Aralık (1971)
Anayasa: 2 Aralık 1971
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ABEDA, AFESD (Arap Ülkeleri Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Fonu), AL, AMF (Arap Ülkeleri Para Fonu), CAEU (Arap Ülkeleri Ekonomik Anlaşmalar Konseyi), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), ESCWA (Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-77, GCC (Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi), IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IDB (İslam Kalkınma Bankası), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), IHO (Uluslararası Hidrografi Örgütü), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), NAM, OAPEC (Arap Petrol İhracatçısı Ülkeler Örgütü), OIC (İslam Konferansı Örgütü), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UPU (Dünya Posta Birliği), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


GSYİH: Satınalma Gücü paritesi - 115.8 milyar $ (2005 verileri)
GSYİH - reel büyüme: %8.8 (2005 verileri)
GSYİH - sektörel bileşim: tarım: %4
endüstri: %58
hizmet: %38 (2002 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %10.5 (2005 verileri)
İş gücü: 2.8 milyon (2005 verileri)
Endüstri: petrol, balık, petrokimyasallar, yapı malzemeleri, yat yapımcılığı, el sanatları
Endüstrinin büyüme oranı: %4 (2000)
Elektrik üretimi: 45.12 milyar kWh (2004)
Elektrik tüketimi: 38.32 milyar kWh (2004)
Elektrik ihracatı: 0 kWh (2004)
Elektrik ithalatı: 0 kWh (2004)
Tarım ürünleri: Sebze, karpuz, kümes hayvanı, yumurta, süt ürünleri, balık
İhracat: 103.1 milyar $ (2005 verileri)
İhracat ürünleri: Ham petrol %45, doğal gaz, kuru balık, deri
İhracat ortakları: Japonya %24.6, Hindistan %7, Tayvan %5.6, Singapur %6, Güney Kore %9.8, Hindistan %4.3 (2005)
İthalat: 60.15 milyar $ (2005 verileri)
İthalat ürünleri: Makine ve araç, kimyasallar, gıda maddeleri
İthalat ortakları: Birleşik Krallık %10, Çin %9.7, ABD %9.4, Hindistan %9.2, Almanya %5.9, Japonya 5%.4, Fransa %4.7, Singapour %4.1 (2005)
Dış borç tutarı: 34.47 milyar $ (2005 verileri)
Para birimi: Emirlik Dirhemi (AED)
Para birimi kodu: AED
Mali yıl: Takvim yılı

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 1.237 milyon (2005)
Telefon kodu: 971
Radyo yayın istasyonları: AM 13, FM 8, kısa dalga 2 (2004)
Radyolar: 820,000 (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 15 (2004)
Televizyonlar: 310,000 (1997)
Internet kısaltması: .ae
Internet servis sağlayıcıları: 1 (2000)
Internet kullanıcıları: 1,397,200 (2005)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: 0 km
Karayolları: 1,088 km (1998 verileri)
Su yolları: yok
Boru hatları: Ham petrol 830 km; doğal gaz, sıvı gaz, 870 km
Limanları: 'Ajman, Al Fujayrah, Das Adası, Khawr Fakkan, Mina' Jabal 'Ali, Mina' Khalid, Mina' Rashid, Mina' Saqr, Mina' Zayid, Umm al Qaywayn
Hava alanları: 37 (2006 verileri)
Helikopter alanları: 4 (2006 verileri)

BEYAZ RUSYA

Coğrafi Verileri


Konum: Doğu Avrupa, Polonya'nın doğusunda yer almaktadır.
Coğrafi konumu: 53 00 Kuzey enlemi, 28 00 Batı boylamı
Harita konumu: Doğu Avrupa
Yüzölçümü: toplam: 207,600 km²
kara: 207,600 km²
su: 0 km²
Sınırları: toplam: 2,900 km
Sınır komşuları: Letonya 141 km, Litvanya 502 km, Polonya 407 km, Rusya 959 km, Ukrayna 891 km
Sahil şeridi: 0 km (kara ile çevrili)
İklimi: Kışlar soğuk, yazlar serin ve nemli geçer. Karasal ve deniz iklimi arasında geçiş yaşanır.
Arazi yapısı: Arazi genellikle yatık olup, çok sayıda bataklık bulundurur.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Nyoman Nehri 90 m; en yüksek noktası: Dzyarzhynskaya Hara 346 m
Doğal kaynaklar: Ormanlar, bataklık kömürü, az miktarda petrol ve doğal gaz
Arazi kullanımı: işlenebilir toprak arazi: %26.77
sürekli ekinler: %0.6
otlaklar: %15
ormanlık arazi: %34
diğer: %23.63 (2005 verileri)
Sulanan arazi: 1,310 km² (2003 verileri)
Coğrafi not: kara ile çevrili

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfus: 10,293,011 (Temmuz 2006 verileri)
Yaş yapısı: 0-14 yaş: %15.7 (erkek 825,823; kadın 791,741)
15-64 yaş: %69.7 (erkek 3,490,442; kadın 3,682,950)
65 yaş ve üzeri: %14.6 (erkek 498,976; kadın 1,003,079) (2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %-0.06 (2006 verileri)
Mülteci oranı: 2.3 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.05 erkek/kadın
15 yaş altı: 1.04 erkek/kadın
15-64 yaş: 0.95 erkek/kadın
65 yaş ve üzeri: 0.4 erkek/kadın
toplam nüfusta: 0.88 erkek/kadın (2006 verileri)
Bebek ölüm oranı: 13 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: toplam nüfus: 69.08 yıl
erkek: 63.47 yıl
kadın: 74.98 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 1.43 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.3 (2001 verileri)
HIV/AIDS - taşıyan insan sayısı: 15,000 (2001 verileri)
HIV/AIDS - hastalıklarından ölenler: 1,000 (2001 verileri)
Ulus: Beyaz Rus
Nüfusun etnik dağılımı: Beyaz Ruslar %81.2, Ruslar %11.4, Polonyalılar, Ukraynalılar ve diğerleri %7.4
Dinler: Doğu Ortodoksları %80, diğer (Roma Katolikleri, Protestanlar, Museviler ve Müslümanlar) %20 (1997 verileri)
Diller: Beyaz Rusça, Rusça, diğer
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri bilgiler
toplam nüfus: %99.6
erkek: %99.8
kadın: %99.5 (2003 verileri)

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Resmi uzun adı: Beyaz Rusya Cumhuriyeti
kısa şekli : Beyaz Rusya
yerel adı: Respublika Byelarus'
eski adı: Beyaz Rusya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti
uluslararası: Belarus
Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet
Başkent: Minsk
İdari bölmeler: 6 bölge ve bir belediye; Brestskaya (Brest), Homyel'skaya (Homyel'), Horad Minsk, Hrodzyenskaya (Hrodna), Mahilyowskaya (Mahilyow), Minskaya, Vitsyebskaya (Vitsyebsk)
Bağımsızlık günü: 25 Ağustos 1991
Milli bayram: Bağımsızlık günü, 3 Temmuz (1944); 25 Ağustos 1991
Anayasa: 15 Mart 1994; 27 Kasım 1996 ve 17 Ekim 2004 tarihlerinde yeniden düzenlenip yürürlüğe konulmuştur.
Hukuk sistemi: Genel hukuk kurallarına göre düzenlenmiştir.
Oy kullanma yaşı: 18 yaşından itibaren; genel
Üyesi olduğu kuruluşlar: CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CEI (Orta Avrupa Girişimi), CIS (Bağımsız Devletlerin Topluluğu), EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu), IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), Inmarsat, Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (gözlemci), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), NAM, NSG, OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), OSCE (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü), PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi), PFP (Barış için Ortaklık), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UPU (Dünya Posta Birliği), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


Ekonomiye genel bakış: 1995`de Cumhurbaşkanı Lukashenko, ülkeyi piyasa sosyalizmine yönelttiğinden beri, Beyaz Rusya küçük yapısal reformlar görmüştür.
GSYİH: Satınalma Gücü paritesi - 73.09 milyar $ (2005 verileri)
GSYİH - reel büyüme: %9.2 (2005 verileri)
GSYİH - sektörlere göre: tarım: %9.3
endüstri: %31.6
hizmet: %59.1 (2005 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %10.3 (2005 verileri)
İş gücü: 4.3 milyon (2005)
İşsizlik oranı: %1.6 (2005)
Bütçe: gelirler: 5.903 milyar $; giderler: $6.343 milyar (2005 verileri)
Endüstri: Metal-kesme makine araçları, traktörler, kamyonlar, motosikletler, televizyon setleri, kimyasal elyaf, gübre, tekstil, radyolar, buzdolapları
Endüstrinin büyüme oranı: %15.6 (2005 verileri)
Elektrik üretimi: 30 milyar kWh (2004)
Elektrik üretimi için kaynaklar: Fosil yakıtlar: %99.9
hidro: %0.1
nükleer: %0 diğer: %0 (2004)
Elektrik tüketimi: 34.3 milyar kWh (2004)
Elektrik ihracatı: 800 milyon kWh (2004)
Elektrik ithalatı: 7 milyar kWh (2003)
Tarım ürünleri: Hububat, patates, sebzeler, şeker pancarı, keten, sığır eti, süt
İhracat: 16.14 milyar $ (2005)
İhracat ürünleri: Makine ve araç - gereçler, kimyasallar, metaller, tekstil, gıda ürünleri
İhracat ortakları: Rusya %38.5, Ukrayna %7.8, Polonya %7.1, Almanya, Letonya %4.2, Birleşik Krallık %4.1, Çin %4.1 (2005)
İthalat: 16.94 milyar $ (2005)
İthalat ürünleri: yakıt, doğal gaz, endüstriyel ham maddeler, tekstil, şeker, gıda maddeleri
İthalat ortakları: Rusya %57.9, Ukrayna %6.4, Almanya %9.7, Polonya %5.2(2005)
Dış borç tutarı: 4.662 milyar $ (2005 verileri)
Para birimi: Beyaz Rusya Rublesi (BYB/BYR)
Para birimi kodu: BYB/BYR
Mali yıl: Takvim yılı

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 3,284,300 (2005)
Telefon kodu: 375
Radyo yayın istasyonları: AM 28, FM 37, kısa dalga 11 (1998)
Radyolar: 3.02 milyon (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 47 (1995)
Televizyonlar: 2.52 milyon (1997)
Internet kısaltması: .by
Internet servis sağlayıcıları: 4 (2000)
Internet kullanıcıları: 3,394,400 (2005)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: toplam: 5,512 km (2005)
Karayolları: toplam: 93,055 km
asfalt: 93,055 km
asfalt olmayan: 0 km (2005)
Boru hatları: Ham petrol 2,321 km; arıtılmış ürünler 1,686 km; doğal gaz 5,223 km (2006)
Limanlar: Mazyr
Hava alanları: 86 (2006)

BENİN

Coğrafi Verileri


Konum: Batı Afrika'da, Kuzey Atlas Okyanusunun kıyısında, batıdan Togo, kuzeybatıdan Burkina Faso, kuzeydoğudan Nijer, doğudan da Nijerya ile çevrilidir.
Coğrafi konumu: 9 30 Kuzey enlemi, 2 15 Doğu boylamı
Harita konumu: Afrika
Yüzölçümü: toplam: 112,620 km²
kara: 110,620 km²
su: 2,000 km²
Sınırları: toplam: 1,989 km
Sınır komşuları: Burkina Faso 306 km, Nijer 266 km, Nijerya 773 km, Togo 644 km
Sahil şeridi: 121 km
İklim: Kıyı bölgesinde Ekvator iklimi egemendir. Güneyde biri Mart ayından Hazirana, öteki Eylülden Kasıma değin süren iki yağmur mevsimi yaşanır. Bunlar arasında da iki kurak mevsim görülür. Kuzeyde yağmur mevsimi mayıstan Eylüle değin devam eder, öteki aylar kurak geçer.
Arazi yapısı: Benin beş doğal bölgeye ayrılır: Kıyı bölgesi, kil bölgesi, Benin platoları, Atakora Dağları ve Nijer Düzlükleri.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Atlas Okyanusu 0 m
en yüksek noktası: Sokbaro Dağı 658 m
Doğal kaynakları: Kıyıdan uzakta az miktarda petrol birikintisi, kireç taşı, mermer, kereste
Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %23.53
sürekli ekinler: %2.37
otlaklar: %4
ormanlık arazi: %31
diğer: %39.1 (2005 verileri)
Sulanan arazi: 120 km² (2003 verileri)
Doğal afetler: Kuzeyde kışları kuru, sıcak ve tozlu harmattan rüzgarları etkilidirler.

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfus: 7,862,944 (Temmuz 2006 verileri)
Yaş yapısı: 0-14 yaş: %44.1 (erkek 1,751,709; kadın 1,719,138)
15-64 yaş: %53.5 (erkek 2,067,248; kadın 2,138,957)
65 yaş ve üzeri: 2.4 (erkek 75,694; kadın 110,198) (2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %2.73 (2006 verileri)
Mülteci oranı: 0.67 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.03 erkek/kadın
15 yaş altı: 1.02 erkek/kadın
15-64 yaş: 0.97 erkek/kadın
65 yaş ve üzeri: 0.69 erkek/kadın
toplam nüfus: 0.98 erkek/kadın (2006 verileri)
Bebek ölüm oranı: 79.56 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: toplam nüfus: 53.04 yıl
erkek: 51.9 yıl
kadın: 54.22 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 5.2 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %1.9 (2003 verileri)
HIV/AIDS - hastalıkları taşıyan insan sayısı: 68,000 (2003 verileri)
HIV/AIDS - hastalıklarından ölenler: 5,800 (2003 verileri)
Ulus: Beninli
Nüfusun etnik dağılımı: Afrikalı %99 (42 etnik grup, Fon, Adja, Yoruba, Bariba başlıcaları), Avrupalı 5,500
Dinler: Yerel inançlar %50, Hıristiyan %30, Müslüman %20
Dil: Fransızca (resmi), Fon ve Yoruba, diğer diller
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri bilgiler
toplam nüfus: %33.6
erkeklerin: %46.4
kadınların: %22.6 (2002)

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Resmi tam adı: Benin Cumhuriyeti
kısa şekli : Benin
Yerel tam adı: Republique du Benin
yerel kısa şekli: Benin
eski adı: Dahomey
Yönetim biçimi: Çok partili demokratik cumhuriyet
Başkent: Porto Novo resmi olarak başkenttir; Cotonou devletin bulunduğu ildir.
İdari bölmeler: 6 eyalete ayrılmıştır; Atakora, Atlantique, Borgou, Mono, Oueme, Zou
Bağımsızlık günü: 1 Ağustos 1960 (Fransa'dan ayrılmıştır)
Milli bayram: Ulusal gün, 1 Ağustos (1960)
Anayasa: Aralık 1990
Hukuk sistemi: Fransız genel hukuku temel alınmıştır.
Oy kullanma yaşı: 18 yaş ve üzeri; genel
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ACCT, ACP (Afrika - Karayip - Pasifik Ülkeleri), AfDB (Afrika Kalkınma Bankası), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), ECA (Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Komisyonu), ECOWAS (Batı Afrika Ekonomik Topluluğu), Entente, FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), FZ, G-77, IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IDB (İslam Kalkınma Bankası), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (Uluslararası Göçmen Teşkilatı), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), MIPONUH, MONUC (BM Kongo Operasyonu), NAM, OAU (Afrika Birliği Teşkilatı), OIC (İslam Konferansı Örgütü), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNMEE (BM Etyopya-Eritre Misyonu), UNTAET (BM Doğu Timor Geçiş Yönetimi), UPU (Dünya Posta Birliği), WADB (Batı Afrika Kalkınma Bankası), WAEMU (Batı Afrika Ekonomik ve Parasal Birliği), WCL (Dünya Emek Konfederasyonu), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


Ekonomiye genel bakış: Benin ekonomisi transit ticaret ve tarım üzerine kuruludur ve merkezi planlamayla yönlendirilir. Geleneksel balıkçılık, lagünlerin gitgide tuzlanması nedeniyle gerilemekte, ama açık deniz balıkçılığı gibi modern kesimlere yapılan yatırımlar artmaktadır. İmalat sanayisi küçük ölçeklidir. Büyük işletmeler devlet denetimindedir.Ülkenin en büyük sanayi işletmesi, Parakou dokuma kompleksidir. Gayri safi milli hasılanın %45`ini sağlayan hizmet sektöründe işgücünün üçte biri çalışır. Turizm sektörü de gelişme yoluna girmiştir. Birçok büyük otel inşa edilmekte ve bazıları da yenilenmektedir. Türkiye'de tüm sektörler itibariyle Benin'e 52 firma ihracat yapıyor.
GSYİH: Satınalma gücü paritesi - 8.419 milyar $ (2005 verileri)
GSYİH - reel büyüme: %3.5 (2005 verileri)
GSYİH - sektörlere göre: tarım: %31.6
endüstri: %13.8
hizmet: %54.6 (2004)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %3.5 (2005 verileri)
Bütçe: gelirler: 766.8 milyon $; giderler: 1.017 milyar $ (2005 verileri)
Endüstri: tekstil, sigara; meşrubat, gıda; yapı malzemeleri, petrol
Endüstrinin büyüme oranı: %8.3 (2001 verileri)
Elektrik üretimi: 69 milyon kWh (2003)
Elektrik üretimi için kaynaklar: Fosil yakıtlar: %24.78
hidro: %75.22
nükleer: %0
diğer: %0 (2003)
Elektrik tüketimi: 538.2 milyon kWh (2003)
Elektrik ihracatı: 0 kWh (2003)
Elektrik ithalatı: 474 milyon kWh (2003)
Tarım ürünleri: mısır, fasulye, pirinç, pamuk, kümes hayvanları
İhracat: 826.9 milyon $ (2005)
İhracat ürünleri: Pamuk, ham petrol, palmiye ürünleri, kakao
İhracat ortakları: Çin %31.3, Endonezya %8.1, Hindistan %7.4, Nijer %6, Togo %4.8, Tayland %4.8, Nijerya %4.6 (2005)
İthalat: 1.043 milyar $ (2005)
İthalat ürünleri: Gıda, tütün, petrol ürünleri, sermaye ürünleri
İthalat ortakları: Fransa %21.8, Gana %7.1, Cote d'Ivoire %7, Çin %6.7, Birleşik Krallık %5.2, Belçika %4.9, Togo %4.5, Tayland %4.2, Nijerya %4 (2005)
Dış borç tutarı: 1.6 milyar $ (2000 verileri)
Para birimi: Afrika frankı (XOF)
Para birimi kodu: XOF
Mali yıl: Takvim yılı

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 76,300 (2005)
Telefon kodu: 229
Radyo yayın istasyonları: AM 2, FM 9, kısa dalga 4 (2000)
Radyolar: 620,000 (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 1 (2001)
Televizyonlar: 60,000 (1997)
Internet kısaltması: .bj
Internet servis sağlayıcıları: 1 (2005)
Internet kullanıcıları: 425,000 (2005)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: toplam: 578 km
Karayolları: toplam: 16,000 km
asfalt: 1,400 km
asfalt olmayan: 14,600 km (2005 verileri)
Limanları: Cotonou, Porto Novo
Hava alanları: 5 (2006)

AZERBAYCAN

Coğrafi Verileri


Konum: Güneybatı Asya'da, Hazar Denizi'nin kıyısında, İran ve Rusya arasında bir bölgede yer almaktadır.
Coğrafi konumu: 40 30 Kuzey enlemi, 47 30 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Güneybatı Asya
Yüzölçümü: Toplam: 86,600 km²
kara: 86,100 km²
su: 500 km²
Sınırları: toplam: 2,013 km
Sınır komşuları: Ermenistan (Azerbaycan sınırı) 566 km, Ermenistan (Nahçıvan sınırı ) 221 km, Gürcistan 322 km, İran (Azerbaycan sınırı) 432 km, İran (Nahçıvan sınırı) 179 km, Rusya 284 km, Türkiye 9 km
Sahil şeridi: 825 km (Hazar denizi)
İklim: Dünyadaki mevcut 11 iklim tipinden 9'unun hüküm sürdüğü Azerbaycan'da iklim oldukça çeşitlidir. Azerbaycan'da iklim başlıca 3 etki altındadır: Büyük Kafkas dağlarının kuzeyinden gelen soğuk hava kütlelerinin etkisi; Küçük Kafkas dağlarının güneyinden gelen sıcak hava akımlarının etkisi; 825 km.lik sahil şeridiyle bölgenin yanı başında bulunan Hazar Denizi'nin bölge iklimi üzerindeki etkisi. Bölgenin en rutubetli ve yağış alan yeri Talu dağları ile Lenkeran ovalığı (1600-1800mm), en kurak bölgesi ise Abşeron yarımadasının güneybatı kısmıdır.
Arazi yapısı: Orta yükseklikte bir ülke olan Azerbaycan'ın ortalama yüksekliği 657 m.dir. Ülkelerin en yüksek dağları olan Bazar düzü ve Tufandağ'in zirveleri 4197-4489 metreye ulaşmaktadır.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Hazar Denizi -28 m; en yüksek noktası: Bazardüzü dağı 4,485 m
Doğal kaynakları: petrol, doğal gaz, demir yatakları, metaller, alüminyum
Toprakları: Tarıma elverişli: %20
sürekli ekilen: %5
otlaklar: %25
ormanlık arazi: %11
diğer: %39 (2003 verileri)
Sulanan arazi: 14,550 km² (2003 verileri)
Doğal afetler: kuraklıklar; bazı deniz seviyesine yakın topraklarda su baskınları, deprem
Akarsuları: 371.000 km².lik bir alanı kapsayan ve 75000 m³.lük bir hacme sahip olan Hazar Gölü ülkenin sınırlarının bulunduğu tek denizdir. Volga, Ural, Kür, Aras, Terek, Samur, Sulak gibi birçok nehrin sularını döktüğü bu göle hacmi büyük olduğu için Deniz de denilmektedir. Hazar'ın kuzeyden güneye ortalama uzunluğu 1200 km, eni ise ortalama 300 km. dir. Denizin ortalama derinliği 180 m en derin yeri 1020 m, en sığ yeri ise 5 m. civarındadır.

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfus: 7,961,619 (Temmuz 2006 verileri)
Yaş yapısı: 0-14 yaş: %25.8 (erkek 1,046,501; bayan 1,011,492)
15-64 yaş: %66.3 (erkek 2,573,134; bayan 2,706,275)
65 yaş ve üsleri: %7.8 (erkek 246,556; bayan 377,661) (2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %0.66 (2006 verileri)
Mülteci oranı: -4.38 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.05 erkek/kadın
15 yaş altı: 1.04 erkek/kadın
15-64 yaşlarında: 0.95 erkek/kadın
65 yaş ve üzeri: 0.65 erkek/kadın
toplam nüfusta: 0.94 erkek/kadın (2006 verileri)
Bebek ölüm oranı: 79 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: toplam nüfus: 63.85 yıl
erkeklerde: 59.78 yıl
kadınlarda: 68.13 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 2.46 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
Ulus: Azeri
Nüfusun etnik dağılımı: Azeri %90, Dağıstanlı %3.2, Rusya %2.5, diğer %4.3
Dinler: Müslümanlar %96, Ortodoks %2.5, diğer %1.8
Dil: Azerice %91, Rusça %3, diğer %6
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri
toplam nüfus: %98.8
erkek: %99.5
kadın: %98.2 (2003 verileri)

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Azerbaycan Cumhuriyeti
yerel adı: Azerbaycan Respublikası
eski adı: Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti
ingilizce: Azerbaijan
Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet
Başkent: Bakü (Bakı)
İdari bölümler: 59 il, 11 şehir, 1 bağımsız cumhuriyet; Abşeron, Ağcabedi, Ağdam, Ağdaş, Ağstafa, Ağsu, Ali Bayramlı, Astara, Baki, Balakan, Berde, Beylaqan, Bilasuvar, Cebrayil, Celilabad, Daşkesen, Deveci, Füzuli, Gedebey, Gence, Goranboy, Göyçay, Hacıgabul, İmişli, İsmayilli, Kelbecer, Kürdemir, Laçın, Lenkeran, Lenkeran, Lerik, Masallı, Mingeçevir, Naftalan, Naxçivan Bağımsız Cumhuriyeti, Neftçala, Oğuz, Gabala, Gakh, Gazakh, Gobustan, Guba, Gubadlı, Gusar, Saatlı, Sabirabad, Şeki, Salyan, Şamakhı, Şemkir, Samukh, Siyazan, Sumgayıt, Şuşa, Tartar, Tovuz, Ucar, Khaçmaz, Khankandi, Khanlar, Khızı, Khocalı, Khocavend, Yardımlı, Yevlakh, Zengilan, Zagatala, Zerdab
Bağımsızlık günü: 18 Ekim 1991
Milli bayram: Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetinin Kuruluş Günü, 28 Mayıs (1918)
Anayasa: 12 Kasım 1995
Hukuk sistemi: Uygar hukuk sistemi temel alınmıştır.
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: AsDB (Asya Kalkınma Bankası), BSEC (Karadeniz Ekonomik İşbirliği), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CE (Avrupa Konseyi), CIS (Bağımsız Devletlerin Topluluğu), EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu), ECO (Ekonomik İşbirliği Örgütü), ESCAP (Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IDB (İslam Kalkınma Bankası), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), NAM, OAS (Amerika Devletleri Teşkilatı), OIC (İslam Konferansı Örgütü), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), OSCE (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü), PFP (Barış için Ortaklık), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UPU (Dünya Posta Birliği), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


Ekonomiye genel bakış: Azerbaycan'ın ekonomisinin temelini tarım ve hayvancılık,sanayi , doğal kaynaklar, enerji ve dış ticaret oluşturmaktadır. Elverişli iklim koşulları, çeşitli tarım ürünlerinin yetişmesine imkan sağlamıştır. Hayvancılık tarımdan sonra önemli bir faaliyettir. Ülkede 1992 yılı itibariyle 1.7 milyon baş sığır, 5 milyon baş koyun mevcuttur. Kür ve Araz nehirleri üzerinde ve Kür Nehrinin Hazar Denizine döküldüğü alanlarda balıkçılık yapılmaktadır. Sovyetler döneminde merkezi planlama stratejileri çerçevesinde, Azerbaycan tarım ülkesi olmaya zorlanmış ve kendi sanayisini kurması engellenmiştir. Mevcut sanayi tesislerinin çoğu da eski teknolojiyi kullanmakta olup, verimlilikten düşüktür. Son yıllarda bu sıkıntını giderilmesi için Azerbaycan devleti bir takım tedbirler almıştır.
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %9.6 (2005 verileri)
İş gücü: 5.45 milyon (2005)
Sektörlere göre işgücü dağılımı: tarım ve ormancılık %41, endüstri %7, hizmet %52 (2001)
İşsizlik oranı: %1.1 resmi verilere göre (2005 verileri)
Bütçe: gelirler: 3.18 milyar $; giderler: 2.986 milyar $ (2005)
Endüstri: Petrol ve doğal gaz, petrol ürünleri, çelik, demir yatakları, çimento, kimyasallar, petrokimyasallar, tekstil
Endüstrinin büyüme oranı: %40 (2005 verileri)
Elektrik üretimi: 20 milyar kWh (2003)
Elektrik üretimi için kaynaklar: Fosil yakıtlar: %86.46
hidro: %13.54
nükleer: %0
diğer: %0 (2003)
Elektrik tüketimi: 20.25 milyar kWh (2003)
Elektrik ihracatı: 700 milyon kWh (2003)
Elektrik ithalatı: 2.35 milyar kWh (2003)
Tarım ve hayvancılık ürünleri: Pamuk, tahıl, pirinç, üzüm, meyveler, sebzeler, çay, tütün, büyükbaş hayvancılık, domuz, koyun, keçi
İhracat tutarı: 6.117 milyar $ (2005 verileri)
İhracat ürünleri: Petrol ve gaz %75, makineler, pamuk, gıda ürünleri
İhracat ortakları: İtalya %30.3, Fransa %9.4, Rusya %6.6, Türkiye %6.3, Türkmenistan %6.3, Gürcistan %4.8, İsrail %4.5, Hırvatistan %4.1 (2005)
İthalat tutarı: 4.656 milyar $ (2005 verileri)
İthalat ürünleri: Makine ve araç - gereçler, gıda ürünleri, metaller, kimyasallar
İthalat ortakları: Rusya %17, İngiltere %9.1, Singapur %9.1, Türkiye %7.4, Almanya %6.1, Türkmenistan %5.8, Ukrayna %5.4, Çin %4.1 (2005)
Dış borç tutarı: 1.873 milyar $ (2005)
Para birimi: Azerbaycan Manatı (AZM)
Para birimi kodu: AZM
Mali yıl: Takvim yılı

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 1,091,400 (2005)
Telefon kodu: 994
Radyo yayın istasyonları: AM 10, FM 17, kısa dalga 1 (1998)
Radyolar: 175,000 (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 2 (1997)
Televizyonlar: 170,000 (1997)
Internet kısaltması: .az
Internet servis sağlayıcıları: 2 (2000)
Internet kullanıcıları: 678,800 (2005)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: toplam: 2,957 km (1993)
Karayolları: toplam: 27,016 km
asfalt: 12,698 km
asfalt olmayan: 14,318 km (2003)
Su yolları: yok
Boru hatları: doğal gaz 3,190 km; ham petrol 2,436 km (2006)
Limanlar: Bakü (Bakı)
Hava alanları: 36 (2006)

AVUSTURYA

Coğrafi Verileri


Konum: Orta Avrupa'da, İtalya ile Slovenya'nın kuzeyinde yer alır.
Coğrafi konumu: 47 20 Kuzey enlemi, 13 20 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Avrupa
Yüzölçümü: toplam: 83,870 km²
kara: 82,444 km²
su: 1,426 km²
Sınırları: toplam: 2,562 km
Sınır komşuları: Çek Cumhuriyeti 362 km, Almanya 784 km, Macaristan 366 km, İtalya 430 km, Liechtenstein 35 km, Slovakya 91 km, Slovenya 330 km, İsviçre 164 km
Sahil şeridi: 0 km
İklimi: Ilıman kıtasal iklim.
Arazi yapısı: Batı ve güneyinde Alpler, doğu ve kuzey kısımlarda çoğunlukla düzlükler yer alır
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Neusiedler See 40 m; en yüksek noktası: Grossglockner 6,960 m
Doğal kaynakları: Demir, kereste, magnezit, kurşun, kömür, linyit, bakır, hidro enerji
Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %17
daimi ekinler: %1
otlaklar: %23
ormanlık arazi: %39
diğer: %20 (2005 verileri)
Sulanan arazi: 457 km² (2003 verileri)
Coğrafi not: Kara ile çevrili

Sayfa başına dönüş

Nüfus Bilgileri


Nüfus: 8,192,880 (Temmuz 2006 verileri)
Nüfus artış oranı: %0.09 (2006 verileri)
Mülteci oranı: 1.94 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.05 erkek/kadın
15 yaş altı: 1.05 erkek/kadın
15-64 yaşlarında: 1.01 erkek/kadın
65 yaş ve üzeri: 0.68 erkek/kadın
toplam nüfusta: 0.95 erkek/kadın (2006 verileri)
Bebek ölüm oranı: 4.6 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 79.07 yıl
erkeklerde: 76.17 yıl
kadınlarda: 82.11 yıl (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 1.36 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.3 (2003 verileri)
HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 10,000 (2003 verileri)
HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 100 den az (2003 verileri)
Ulus: Avusturyalı
Nüfusun etnik dağılımı: Avusturyalı %98, Hırvat, Sloven, diğer (Macar, Çek, Slovak, diğer)
Din: Roma Katolikleri %73.6 , Protestanlar %4.7, Müslümanlar ve diğer %21.7
Diller: Almanca (resmi), macarca, slovence, hırvatca
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler
toplam nüfusta: %98

Sayfa başına dönüş

Yönetimi


Ülke adı: Resmi tam adı: Avusturya Cumhuriyeti
kısa şekli : Avusturya
Yerel tam adı: Republik Oesterreich
yerel kısa şekli: Oesterreich
ingilizce: Austria
Yönetim biçimi: Federal Cumhuriyet
Başkent: Viyana
İdari bölümler: 9 eyalet; Burgenland, Kaernten, Niederoesterreich, Oberoesterreich, Salzburg, Steiermark, Tirol, Vorarlberg, Wien
Bağımsızlık günü: 1156 (Bavarya'dan)
Milli bayram: Ulusal gün, 26 Ekim (1955)
Anayasa: 1920
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: AfDB (Afrika Kalkınma Bankası), AsDB (Asya Kalkınma Bankası), AG (Avustralya Grubu), BIS (Uluslararası İmar Bankası), BSEC (Karadeniz Ekonomik İşbirliği) (gözlemci), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CE (Avrupa Konseyi), CEI (Orta Avrupa Girişimi), CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Teşkilatı), EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu), EIB (Avrupa Yatırım Bankası), EMU (Avrupa Ekonomi ve Para Birliği), ESA (Avrupa Uzay Ajansı), Avrupa Birliği, FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G- 9, IADB (Amerika Bölgesi Kalkınma Bankası), IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IEA (Uluslararası Enerji Ajansı), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (Uluslararası Göçmen Teşkilatı), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), MINURSO (BM Bati Sahra Referandum Misyonu), NAM (ziyaretçi), NEA (Nükleer Enerji Ajansı), NSG, OAS (gözlemci), OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü),OPCW, OSCE (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü), PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi), PFP (Barış için Ortaklık), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNDOF (BM Ateşkes Gözlem Misyonu), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNFICYP (BM Barış Gücü), UNHCR (BM Mülteciler Yüksek Komiserliği), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNIKOM (BM Irak-Kuveyt Gözlem Misyonu), UNITAR (BM Eğitim Araştırma Enstitüsü), UNMEE (BM Etyopya-Eritre Misyonu), UNMIBH (BM Bosna Hersek Misyonu), UNMIK (BM Kosova Geçici Yönetimi), UNMOT, UNOMIG (BM Gürcistan Gözlem Misyonu), UNTAET (BM Doğu Timor Geçiş Yönetimi), UNTSO (BM Mütareke Gözlem Örgütü), UPU (Dünya Posta Birliği), WCL (Dünya Emek Konfederasyonu), WEU (gözlemci), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü), ZC

Sayfa başına dönüş

Ekonomik Göstergeler


GSYİH: Satın alma Gücü paritesi: 265.8 milyar $ (2005 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %5.2 (2005 verileri)
İş gücü: 3.49 milyon (2005)
İşsizlik oranı: %5.2 (Aralık 2005)
Bütçe: gelirler: 148.6 milyar $; giderler: 154.5 milyar $ (2005)
Endüstri: İnşaat, makine, araçlar ve parçaları, gıda, kimyasallar, kağıt ürünleri, iletişim araçları, turizm
Endüstrinin büyüme oranı: %4.7 (2005 verileri)
Elektrik üretimi: 63.69 milyar kWh (2004)
Elektrik üretimi için kaynaklar: fosil yakıtlar: %29.53
hidro: %67.65
nükleer: %0
diğer: %2.82 (2004)
Elektrik tüketimi: 64.78 milyar kWh (2004)
Elektrik ihracatı: 13.53 milyar kWh (2004)
Elektrik ithalatı: 16.63 milyar kWh (2004)
Tarım ürünleri: Hububat, patates, şeker pancarı, şarap, meyve, süt ürünleri, sığır, domuz, kümes hayvanı
İhracat tutarı: 122.5 milyar $ (2005 verileri)
İhracat ürünleri: Makine ve parça, kağıt ürünleri, metal eşyalar, kimyasallar, demir - çelik, tekstil, gıda maddeleri
İhracat ortakları: Almanya %31.2, İtalya %8.7, ABD %5.8, İsviçre %5.2, Fransa %4.2 (2005)
İthalat tutarı: 118.8 milyar $ (2005 verileri)
İthalat ürünleri: Makine ve parça, kimyasallar, metal eşyalar, gıda maddeleri
İthalat ortakları: Almanya %45.9, İtalya %6.6, İsviçre %4.5 (2005)
Dış borç tutarı: 510.6 milyar $ (2005 verileri)
Para birimi: Euro (EUR)
Para birimi kodu: EUR
Mali yıl: Takvim yılı

Sayfa başına dönüş

İletişim Bilgileri


Kullanılan telefon hatları: 3.705 milyon (2005)
Telefon kodu: 43
Radyo yayın istasyonları: AM 2, FM 65, kısa dalga1 (2001)
Radyolar: 6.08 milyon (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 10 (2001)
Televizyonlar: 4.25 milyon (1997)
Internet kısaltması: .at
Internet servis sağlayıcıları: 37 (2000)
Internet kullanıcıları: 4.65 (2005)

Sayfa başına dönüş

Ulaşım ve Taşımacılık


Demiryolları: toplam: 6,011 km (167 km elektriklendirilmiş)
Karayolları: toplam: 133,718 km
asfalt: 133,718 km
asfalt olmayan: 0 km (2003 verileri)
Su yolları: 358 km
Boru hatları: doğal gaz 2,722 km; ham petrol 663 km; petrol ürünleri 149 km (2006)
Limanları: Linz, Viyana, Enns, Krems
Hava alanları: 55 (2006 verileri)

29 Aralık 2008 Pazartesi

HÜR TEBESSÜMÜN KALESİ VİDEO


latif bolat konseri from milligazete on Vimeo.

Kahrolsun İsrail, kahrolsun işbirlikçiler… Yaşasın Kudüs, yaşasın Hamas…

Arzu Erdoğral

2008-12-28
Kahrolsun İsrail, kahrolsun işbirlikçiler… Yaşasın Kudüs, yaşasın Hamas…


Günlerdir, aylardır, yıllardır çok korkunç bir film izliyoruz…

Çoluk çocuk bir halkın yok edildiği, katledildiği bir film bu…

Dünya bu filmi o kadar çok izledi ki, yapımcı şirket filmi dizi yaptı…

Dizinin adı “İnsanlık öldü”…

Anladınız değil mi hangi diziden bahsettiği mi?

Bu kadar büyük bir soykırıma dizi film dememe kızıyorsunuz değil mi?

Bende kızıyorum, yüreğim kan ağlıyor bu cümleleri sarf ederken…

Ama gerçekler çoğu zaman acıdır…

İsrail’in ve ABD’nin yaptığı katliamları bir dizi film edası ile izlemiyoruz mu?

Söylesenize…!
Niye susuyorsunuz?
-------------------------------

Bu kaçıncı vahşet…

Aylardır Gazze’ye ambargo uyguladılar.
Gazze halkı, kadını ile çocuğu ile aç ve susuz bırakıldı.
İslam dünyası tarafından yalnızlığa mahkum edildi.
Bununla da kalınmadı canlarına kast edildi.
Bu nedir?

Bu katliamdır, terördür, adı konmamış soykırımdır…

---------------------------
Katil terör devleti İsrail’in son saldırısı ise günler öncesinden ben geliyorum dedi.

Olmert geçtiğimiz hafta Türkiye’ye veda ziyaretinde bulunarak Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan ile görüşmüştü.

Görüşme öncesi Başbakan Erdoğan’ı arayan isim ise Hamas yönetimi lideri İsmail Haniye’ydi.

Gazze’ye uygulanan ambargonun kalkması için yardım istedi.
İnsani yardımların Gazze’ye ulaşmasını engelleyen İsrail’e baskı yapılmasını isteyerek, "Gazze halkı çok zor durumda" dedi.

Erdoğan da, Hamas liderine, Olmert’e gereken mesajın verileceğini ve Türkiye’nin Gazze halkına yaptığı insani yardımları sürdüreceği sözünü yineledi.

Ama Katil Olmert ,roket saldırıları bahane ederek, sert yanıt vermemiz kaçınılmazdır" mesajını verdi.

Gül ve Erdoğan ise ortak tutum takınıp Gazze’ye yönelik ablukanın bir insanlık dramı olduğunu vurgulayarak, bunun bölgedeki şiddeti tırmandırdığını söyledi. Ankara’nın mesajı, "Annapolis sürecinin devam ettirilmesi önemli. İsrail ve Filistin arasında uzlaşının sağlanması için Filistin’deki bölünmüşlük ortadan kalkmalı. Gazze’deki trajedi sona ermeli" şeklinde oldu.

Daha sonra Başbakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, görüşmenin kapsamlı ve verimli olduğu belirtildi.

Şimdi bakıyoruz da öyle verimli olmuş ki “Gazze” yerle bir edildi…


İşgalci İsrail’in Dışişleri Bakanı Tzipi Livni’de, bu arada boş durmadı. Mısır'a giderek Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek ile görüştü.

İsrail kabinesinden giderek artan Gazze'ye yönelik operasyon talepleri konuşuldu.

Mesaj burada da aynıydı.

GAZZE’DE KATLİAM YAPACAĞIZ, TANSİYONUNUZU ÖLÇMEYE GELDİK…

Hamas'a ait resmi binaları ve askeri tesisleri hedef alacak hava saldırısı günler önceden “ben geliyorum” diye bağırıyordu…

Yine son katliamdan birkaç gün önce Hamas Lideri Halid Meşal, Sultan 2. Abdülhamid'in ruhunu, torunlarından da bekliyoruz diyordu…

Katil İsrail çok geçmeden dediğini yaptı, tüm dünyaya ABD’de dahil mesaj yolladı.

Hanuka Bayramı'nın (Işıklar bayramı) son gününde düzenlediği ve adını da bayramdan esinlenerek "Dökme Kurşun" koyduğu saldırıda yüzlerce Filistinli’yi katletti…
Hastanelerin morglarında yer kalmadı, koridorlar cesetler ve sedyelerle doldu…
İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik en kanlı operasyonlarından biri olarak değerlendirilen hain saldırılarda çocuklar da vardı.

Hamas'ın büyük çoğunluk ile tüm asker ve güvenlik binaları vuruldu.

Kent mateme büründü…
Sokaklar kimsesizdi…

Zaten şimdiye kadar olan ateşkeste “ateşkes” değildi…

Gazze kapalı bir hapishanedeydi…

İsrail ter türlü pisliği yapmaya bu süre içerisinde de devam etti…

Taşa karşı, füzeler hazır halde beklemedeydi…

İslam dünyası katliamlar karşısında sanki yeni uykudan uyanmış
esnemek deydi…

ABD ise katliamı kınayamadı bile…

Ar damarı patlamış olan Beyaz Saray sözcüsü Gorrdon Johnroe, utanmadan, İsrail'in, Gazze'de Hamas'ı hedef alırken sivil kayıplara meydan vermemesini istediklerini söyledi.

İnsanlığın yüzkaralarından biri olan Amerikan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ise Hamas’ı suçladı.

İnsanlığını, onurunu, tüm benliğini şeytana satan Ehud Olmert de, sanki Filistin’e yıllardır ambargo uygulamıyormuş gibi Gazze Şeridi'nde ''insani krizin'' baş göstermesini önlemeyi taahhüt etti.

El Cezire televizyonuyla mülakat yapan Halid Meşal de, "Sizleri (Filistinliler) üçüncü intifadayı başlatmaya çağırıyorum" dedi.
İktidar mücadelesi yaptıkları Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ı da kastederek "İçerde de barışçıl intifadaya çağırıyorum" diye konuştu.


Türkiye’de ise, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan saldırıyı kınadı…

Hepsi bu kadardı…

Yeter mi yetmez…

Biz 408 sene oraları yönetmiş bir milletin çocukları olarak ne yapacağız?

En azından hükümet millet adına:

Türkiye acil olarak İsrail’e yönelik diplomatik yaptırım uygulamalıdır…
TBMM’de ki İsrail Dostluk gurubu fesh edilmelidir…
İsrail ile yapmamamız gereken ama yaptığımız tüm anlaşmalar askıya alınmalıdır…
İsrail’deki büyükelçimiz derhal geri çekilmeli, Türkiye’deki İsrail büyükelçisi de terör devletine geri gönderilmelidir.

Sadece bu kadar mı?

Aslına bakarsanız kesinlik ile hayır…
Asıl İsrail’in anladığı dilden konuşmak gerekir ama bu yapılmayacağına göre en azından bunlar yapılsın…
----------------------------
Gazze’deki katliam ile ilgili olarak Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın çağrısı ile İslam Konferansı Teşkilatı’nın toplanması ve Katar'ın başkenti Doha'da cuma günü olağanüstü liderler zirvesinde'' konunun masaya yatırılması da gündemde…

Toplansınlar bakalım…!
Ne değişecek ise…!
---------------------------

Bu arada Hamas’a militan, bu katliama da savaş diyen medya mensubu arkadaşlarıma ve 11 Eylül’de sabahlara kadar yayın yapıp bugün katliam devam ederken müzik yayını yapıp kahkahalar savuran medya kuruluşlarına tek bir şey söylemek istiyorum…

Ayıptır, günahtır, sizdeki nasıl bir insanlıktır?

-----------------------------------------

Ey dünya rahat uyu…
Gazze’de gerçekleşen katliam ne ki…
Onlar şehit oluyor, sen insanlığını kaybediyorsun…

------------------------------------------

HAMAS’A SELAM OLSUN…

KATİL İSRAİL İSE YERLE BİR OLSUN…

Sultan Mehmed Vahiduddin (Vahdettin)

Sultan Mehmed Vahiduddin (Vahdettin)
Babasi : Sultan Abdülmecid

Annesi: Gülistü Kadin Efendi

Dogumu : 2 Subat 1861

Vefati : 15 Mays 1926

Saltanati : 1918 - 1922 (4) sene


pad30.jpg (33434 Byte)

Mehmed Vahidüddin de Istanbul'da dogmustur. Orta boylu, zayü fakat kuvvetli bir vücudu vardi. Kiymetli ulema tarafindan iyi bir tahsil yaptirildi.Tahta çiktiginda Osmanli Devleti en kötü günlerini yasiyordu. Birinci Dünya Savasinda kendi cephelerimizde gâlip gelmemize ragmen yenik çikmistik. En agir sartlari ihtiva eden Mondros ve Sevr anlasmalari yapildi. Devletin tamamen elden çiktigini gören padisahin yüksek seviyede bir gizli toplanti yaparak zamaninin kabiliyetli subaylarina, Anadolu'ya geçip milleti istilâcilara karsi ayaklandirip teslim olmamalarini tavsiye ettigi söylenir. Anadolu'da Milli kiyam harekâti oldu. Milli Meclis tesekkül etti. Yeni meclis Padisahligi kaldirarak, Cumhuriyet idaresini kabul etti. Zaten Istanbul isgal altinda idi.Padisahin elinde ne bir kuvvet ve ne de bir selâhiyet vardi. Padisahligin kaldirilmasi ve Osmanli Hanedanina yapilan tenkitlerin son hadde varmasiyla Istanbul'dan, dolayisiyle Türkiye'den ayrildi. 641 senelik Osmanli Hanedaninin son üyesi, son padisahi ve müslümanlarin yüzüncü halifesinin bu ayrilisinda sene 1922 idi. Avrupa'nin bir çok yerlerine ugradi. Pek çok yerden oturma teklifi aldi. Fakat hiç kimsenin gizli gayesine alet olmadi. Nihayet Italya'nin San Remo sehrinde oturmaya karar verdi. Vefatina kadar orada kaldi. Hayati maddi sikintilar içinde geçti. 15 Mayis 1926 tarihinde vefat etti. Cenazesi Türkiye'den istenmedigi için Türkiye'ye getirilemedi. Borçlari bulundugundan tabutuna haciz kondu. Suriye Devlet Baskani cenazeye sahip çikti ve tabutu Suriye'ye getirtti. Sam'da Sultan Selim Camii avlusuna defnedildi. Vefatinda 65 yasinda idi. Defnedildigi mezarlik 1965 senesinde park haline getirildi. Simdi mezarinin da kat'i olarak nerede oldugu belli degildir. (Allah rahmet eylesin). Son padisahin Seyhülislamlari: Musa Kazim Efendi, Dagistanli Ömer Hulusi Efendi, Hayderi Zâde ibrahim Efendi, Mustafa Sabri Efendi, Dürri Zade Abdullah Efendi, Medeni Mehmed Nuri Efendi.

Sadrazamlari : Talat Pasa, Izzet Pasa, Ahmed Tevfik Pasa,Damad Ferid Pasa, Ali Riza Pasa, Hulusi Salih Pasa ve Tevfik Pasa.

Erkek çocuklari: Mehmed Ertugrul Efendi.

Kiz çocuklari: Rukiye Sultan, Sabiha Sultan,Fatma Ulviye Sultan.

Kaynak: Osmanli tarihi

Besinci Sultan Murad

Besinci Sultan Murad
Babasi : Sultan Abdülmecid

Annesi : sevk efzâ Kadin Efendi

Dogumu : 21 Eylül 1840

Vefoti . 29 Agustos 1904

Saltanati : 1876'da (93) gün


pad28.jpg (33825 Byte)

Besinci Murad da Istanbul'da dogdu. Degerli âlimler tarafindan yetistirildi. Siir ve Nesir üzerinde çalismalar yapti.Tahta çiktiginda 35 yasinda idi. Sultan Abdülaziz'i tahttan indirenler onu padisah yaptilar. Tahta çiktigi zaman akli muvazenesi tamamen bozuldu. Dünyanin en mütehassis doktorlarina teslim edilmesine ragmen iyilesemedi. Zamaninda Osmanli Tarihinin en büyük cinayeti islenmistir. Hüseyin Avni Pasa, Mithat Pasa ve kafadarlari, bir baska ihtilâl olur da Sultan Abdülazizi tekrar tahta çikarirlar korkusu ile Sultani hapsettikleri Feriye Sarayinda hunharca sehid ettiler.Bu hadiseden 11 gün sonra, Binbasi Çerkez Hasan Olayi oldu. Bir kabine toplantisinda Sultan Abdülaziz'in kayinbiraderi olan Binbasi Hasan Bey, Hüseyin Avni'yi, Hariciye Naziri Rasit Pasa'yi ve bir de subayi öldürdü.Böylece Hüseyin Avni'den enistesinin intikamini almis oldu.Devlet bu devrede Rüstü Pasa tarafindan idare edilmekteydi. Bu sirada ise devletin en büyük felâketi olan Osmanli - Rus Harbi basamak üzereydi. Besinci Murad Abdülaziz ile beraber Avrupa seyahatine çikmis ve bilhassa Fransa'yi yakindan tanir hale gelmisti. Mükemmel bir Fransizca biliyordu. Müsikisinasti. Fakat bütün bu meziyetleri tahta çiktiginda bir ise yaramadi. Akli muvazenesi bozuldugu için, devletin ileri gelenleri onu tahttan indirmek mecburiyetinde kaldilar. Hayatinin sonuna kadar Çiragan Sarayinda oturdu. Bir müddet sonra akli tamamen düzeldi. Hayati çiragan Sarayinda geçti. Yine bu sarayda 64 yasinda iken vefat etti. Yeni Camii yanindaki türbeye gömüldü. (Allah rahmet eylesin)

Erkek Cocuklari : Mehmed Selahaddin.

Kiz Cocuklari: Fehime Sultan, Fatma Sultan, Hadice Sultan.

Kaynak: Osmanli tarihi

Sultan Abdulaziz Han

Sultan Abdulaziz Han

Otuz ikinci Osmanli padisahidir. Babasi Sultan II. Mahmud, annesi buyuk hayir ve hasenatlar sahibi Pertevniyal Sultan’dir.

1861 yilinda tahta geçti. Saltanat muddeti 14 senedir. Zeki ve hamleli bir padisahdi. Kendisine kuçuk yastan itibaren gayet itinali bir tahsil yaptirilmisti.

O’nun saltanatina tekaddum eden gunlerde "Tanzimat Fermani" ile bati taklidçiligi yolu açilmis ve bu istikamette atilan adimlar, halkin ruhunda devlete karsi ilk kuskunluk tohumlarini filizlendirmeye baslamisti. Sultan II. Mahmud ve halefi Sultan Abdulmecid, bu yolda yurumus, an’anevi ordu seklimiz olan yeniçeriligin ilgasindan cenazelerin bando-mizikayla kaldirilmasina kadar çesitli inkilab hareketleriyle devletin teb’asina yabancilasmasi ve ahkam-i ser’iyyeden uzaklasmaya baslamasi çigirini açmislardi. Halk kuskun; rical, bati aleminin kaydettigi terakki karsisinda saskin ve mutereddiddi. Islam’in dusmanlari ise, bati ile aramizda husule gelen mesafenin vebalini, muazzez Islam’a yuklemek için sinsi bir propaganda faaliyetine girismis bulunuyordu. O derecede ki, daha sonra sair Ziya Pasa bu keyfiyeti, su beyti ile en guzel bir surette ifade edecekti:

"Islam imis devlete pabend-i terakki,

Evvel yog idi isbu rivayet yeni çikti!.."

Halbuki Avrupa’daki terakki, hiristiyanligin veya ona dayanan usul, erkan ve kulturun mahsulu degildi. Bu keyfiyet, Amerika’nin kesfi ve buradan buyuk bir bakir servet elde edilmesi, buharli geminin icadiyla Afrika’nin guneyindeki Umidburnu’ndan dolasilmasi ve bu suretle baharat, ipekli kumaslar gibi uzak sark mallarinin batiya intikaliyle ticaret yollarinin degismis bulunmasi ve bunun neticesinde Avrupa’da bir "sanayi inkilab"i vucuda gelmesi gibi busbutun baska ve sirf iktisadi olan sebeplerin eseriydi. Hal boyleyken, dusmanlarimiz iki alem arasindaki farki, yanlis bir te’vil, tefsir ve telkin ile bizi kendi orijinal (nev’i sahsina munhasir) dunya gorusumuzden, ictimai nizamimizdan ve pur-islami olan hayat uslubumuzdan uzaklastirmaya basladilar. Bu yanlis yolu, bize kasden dogru gosterip terakki için yegane çare imis gibi telkin ettiler. Bu telkin, basta devrin pasalari olmak uzere padisahlari bile te’siri altina alacak bir sumul kazandi.

Diger taraftan 1826 yilinda yeniçeriligin ilgasiyla an’anevi ordu nizami bozuldugundan iki yil sonra Ruslar’in onbes bin kisi gibi cuz’i bir kuvvetle Edirne’ye sarkabilmeleri, 1829 yilinda Yunanistan’in kurulusu emr-i vakisi ile karsilasilmasi, 1832’de bir Osmanli valisi Kavalali Mehmed Ali Pasa’nin ordusunun Kutahya’ya kadar gelebilmesi ve asirlardan beri maglubiyet gormemis bir devletin bu durum karsisinda Rusya’dan yardim istemek mecburiyetinde kalmasi, milli gururu rencide etmis, vicdanlar rahatsiz olmustu.

II. Mahmud, devrinin gailelerinden teessure kapilmis, verem olmustu. Ciliz, hastalikli ve bati kasisinda aciz bir padisahdi. Halefi Sultan Abdulmecid de ayni bati taklidçiligi yolunda yurumustu. Bunlarin arkasindan gelen Sultan Abdulaziz ise, cesur, hamleli, fikren ve ruhen saglam bir padisah olarak halkin ruhunda birikmis olan melali (huznu), kisa zamanda surura çevirmis, eski futuhat devirlerinin avdet edecegi umidlerinin belirmesine sebep olmustu. Pehlivan yapili vucudu da bu hissi takviye ediyordu. Gerçekten guresi tesvik eden, dusmanlarina karsi harbi goze almaktan çekinmeyen, bu maksadla ordu ve donanmayi dunyanin en ileri seviyesine çikarmaya çalisan Sultan Abdulaziz’in devri, Tanzimat’la baslayan yilginliktan milletçe silkinip dogrulma temayullerinin bir baslangici olmustu. O’nun faaliyetlerinin ana hedefi Tanzimat’la açilmis bulunan batililasma hareketlerini akamete ugratarak, kendi milli ve dini huviyetine sadik kalmak ve bu yolda ilerlemekti. Lakin kendisine tekaddum eden yillarda bu kendinden kaçis, o hadde vasil olmustu ki, Napolyon Code-civili (Kod Sivil) denilen Fransiz medeni kanunu aynen tercume edilip alinarak, musluman teb’aya tatbik edilmesi gibi temayuller belirmisti. Sultan Abdulaziz, bu cinayet derecesinde vahim olan hareketi, devrinin buyuk alimi olan Ahmed Cevdet Pasa ile elele vererek Islam hukukundan yapilmis bir medeni kanun demek olan Mecelle-yi Ahkam-i Adliyye’yi kisaca "Mecelle" denilen buyuk kanun metnini ortaya çikararak onlemistir. Zamaninin butun silahlarini en iyi bir sekilde kullanmayi ogrenmis olan Sultan Abdulaziz, dedesi Yavuz Sultan Selim Han gibi olmaya çalisiyordu.

Sultan Abdulmecid Han’in olumu uzerine 1861’de tahta çikmisti. Osmanli Devleti’nin durumu son derece karisik idi. Mali sikinti son haddindeydi. Karadag’da çikan isyan, Sirplar’la savasa yol açabilecek durumda idi. Avrupa devletleri bu hali firsat bilerek, aracilik tekliflerini arttiriyorlardi. Zira Sultan’in Tanzimat’tan vaz geçmesinden endise duyuyorlardi.

Bu durumu fark eden Sultan, hemen bir hatt-i humayun çikardi. Fermanda soyle deniyordu:

"Devletin maddi gucunun artirilmasi ve halkin hayat seviyesinin yukseltilmesinden baska maksadimiz yoktur. Devlet malinin telef edilmemesi ve israfdan korunmasi sarttir. Muslim ve gayr-i muslim ayird etmeksizin memleketimizde yasayan herkes, dinimizin emirleri çerçevesinde adaletle yonetilecek ve hepsi adalet onunde esit muamele gorecektir.

Yuce devletimizin istiklalinin devam etmesi ve halkin refah içinde yasamasi, en buyuk gayemizdir. Cenab-i Hakk, Peyygamber -Sallallahu Aleyhi ve Sellem- hurmetine cumlemizi muvaffak eylesin!"

Bu fermanla birlikte mevcud hukumetin de yerinde birakilmasi, batili devletlerin Tanzimat’la alakali endiselerini nisbeten ortadan kaldirdi.

Sultan, israfa karsi, kendinden ve saraydan baslayarak tedbirler aldi. Devletin mali durumunu duzeltmeye basladi.

Sultan Abdulaziz, butun dunyanin alakasini celbetmis bulunuyordu. Bundan dolayi, Fransa ve Ingiltere’ye davet edildi. 1867’de Dolmabahçe onunden Sultaniye yatina binerek yola çikti. Boylece Osmanli tarihinde yabanci ulkelere seyahat eden ilk padisah oldu.

Koca Sultan, Paris’te buyuk bir torenle III. Napolyon tarafindan karsilandi. Serefine verilen yemekte yanina oturan III. Napolyon’un:

"–Ekselans Hazretleri! Girit için en guzel çozum yolu olarak, adanin Yunanistan’a terkini dusunseniz!.." demesi uzerine Sultan celallendi. O diplomatik munasebetlerde zaaf gosterecek bir padisah degildi. Bundan dolayi, bu kendisini yoklama mahiyetindeki suale su cevabi verdi:

"–Ekselans! Osmanli Devleti, yirmiyedi sene Girit için kan doktu. Her karis topragini sehid kanlari ile suladi. Ordumda tek bir asker, donanmamda tek bir sandal kalana kadar ecdad mirasini korumak mecburiyetindeyim..."

Beklenmiyen bu siddet karsisinda III. Napolyon, ozur dilemek zorunda kaldi.

Sultan, Ingiltere ve Fransa seyahatinden Istanbul’a muhtesem ve gayet basarili diplomatik zaferlerle donmustu.

Istanbul’da da halkin coskun tezahurati ile karsilandi. Zira millet, O’nda yukselis devri padisahlarinin temayul ve dirayetini goruyor ve yeni zaferlerle devletin, bir kere daha silkinip sahlanacagini umuyordu.

Sultan Abdulaziz, ecdadin devri ile kendi devri arasindaki kudret ve ihtisam farkini su sozleri ile ne guzel ifade etmistir:

"Atalarimiz batiya at sirtinda futuhat için giderlerdi. Bizler ise, simdi tren ve vapurla, ancak diplomatik seyahat için gidebiliyoruz!"

Abdulaziz Han, gayet dindarane ve intizamli bir hayat suren durust bir insandi. Hayati boyunca su yerine zemzem içecek kadar takva sahibi idi. Hatta Avrupa’ya seyahate gittigi zaman, abdest suyunu beraberinde goturdugu rivayet edilir. Muntazaman namaz kilar ve çok çok Kur’an-i Kerim okurdu. Caniyane bir surette katledildigi zaman odasindaki kuçuk masanin uzerinde "Sure-i Yusuf" açik oldugu halde bir Kur’an-i Kerim bulunmustu. O’nun mubarek kanlarinin bulastigi bu Kur’an-i Kerim, el’an Topkapi Sarayi’nda muhafaza edilmektedir.

Birgun hasta yataginda baygin ve sararmis bir vaziyette yatarken Sultan Abdulaziz’e:

"Medine-i Munevvere mucavirlerinden bir dilekçe var!" denildiginde yaverlerine:

"–Derhal beni ayaga kaldiriniz! Harameyn’den gelen talebleri ayakta dinleyeyim! Allah Rasulu’ne komsu olanlarin talebleri, boyle ayak uzatilarak edebe mugayir bir sekilde dinlenmez!.." diyerek Medine’ye ve Hazret-i Peygamber’e olan muhabbetini guzel bir surette izhar etmistir.

Her Medine-i Munevvere postasi geldiginde abdest tazeler, mektuplari «Bunlarda Medine-i Munevvere’nin tozu var!» diye opup alnina goturur, ondan sonra baskatibe uzatir ve «Aç, oku!» derdi.

Yukarida arzedildigi gibi Abdulaziz Han tahta çiktigi zaman, batililarca adeta buyulenmis ve onlarin siyasi emellerine tabi bir hale gelmis bulunan ve kendilerine Jon Turk (Genç Turk) denilen insanlar elinde devletin içten çokertilme faaliyetinin had safhaya ulasdigi bir devredir. Bunlar -ekseriyetle- Fransa’da tahsil gormus ve orada hususi bir sekilde misyonerler tarafindan sinsice yetistirilmis, Istanbul’a kalbleri Fransiz, uniformalari Osmanli olarak donmus kimselerdi. Sanki devletin içinde garbin yeniçerileri olmuslardi. Memleket, disdan maddi istilaya ugrarken, içten de manevi bir tahribata maruzdu. Tanzimat Fermani ile misyonerlik faaliyetleri artmis, basta Ermeniler olmak uzere hiristiyan azinliklar ustundeki tahrikler çogalmisti. Mesela Harput bolgesinde altmisiki misyoner merkezi açilmis, yirmibir kilise yapilmisti. Kadin misyoner Maria A. West, "Romance of Mission"adli kitabinda:

"Ermenilerin ruhuna girdik.. Hayatlarinda ihtilal yaptik!.." demektedir.

Lisan ogretmek gayesi ile Anadolu’nun her tarafinda, aslinda birer misyonerlik karargahi olan birçok mektebler açilmisti. Bu faaliyetlerin en yogun goruldugu yabanci okullar arasinda Gaziantep’deki Antep, Merzifon’daki Anadolu ve Istanbul’daki Robert Koleji basta gelir. Bazilarina ise, hiç Turk talebe alinmamistir. Okul muduriyetlerine papazlar tayin edilmistir.

Memleket bir kultur erozyonu ile karsi karsiya gelmisti. Abdulmecid Han devrinden kalan bu çokuntu, Abdulaziz Han’in direnmeleri ile asgariye inmis, neticede bu mukavemet, O’nun sehadet kanlarina burunmesine vesile olmustur.

Sultan Abdulaziz Han, gayet ileri goruslu bir padisahdi. Belgrad, Istanbul, Bagdad ve Kahire’yi elimizde bulundurmadikça cihan siyasetinde buyuk bir rol oynayamayacagimizi soylerdi. Bu gorus, bilahare Almanlar’in emperyalist temayullerinin uyandigi sirada getirdikleri "yedi B" formulune benzemektedir. Almanlar, buyuk devlet olabilmek için Berlin’den Bomba’ya kadar "B" harfi ile baslayan yedi buyuk merkezin ele geçirilmesi luzumundan bahsetmislerdir.

Sultan Abdulaziz Han’in siyasi emelleri içinde Turkistan bile vardi. Oraya el atmis, Iran ve Turkistan’da Turk unsurlar için Turkçe egitim yapan mekteblerin açilmasina amil olmustur.

Donanmasinin Kizildeniz’deki bolumu, Endonezya’yi tenkile (ezmeye) giden Ingiliz donanmasinin onunu kesmis, O’nu geri donmeye mecbur birakmisti. Gerçekten de denizcilige o kadar ehemmiyet vermisti ki, O’nun zamaninda Fransiz gemilerinin Haliç tersanesinde muvaffakiyetle tamirinden dolayi III. Napolyon bir tesekkur mektubu gondermisti.

Bu durum, Osmanli’nin hasta adam diye ifadelendirildigi bir devirde bile gosterdigi kudret ve muvaffakiyetin sahane bir misalidir. O boylece hala "devlet-i ebed-muddet" diye yad olunmaya layik bir devlet oldugunu gostermisti.

Sultan Abdulaziz’in saltanat yillarinda, otuz sene muddetle Ruslar’a karsi sanli bir mucadele vermis ve nihayet teslim olmak zorunda kalmis bulunan Seyh Samil Hazretleri, hacc için Çar’dan izin almis ve Istanbul’u ziyarete gelmisti. Sultan, sarayda birçok hazirliklar yaptirmis, butun Istanbul’u buyuk bir sevinç kaplamisti. Herkes sahile toplanmisti. Rus vapuru Dolmabahçe onunde demirlediginde, Sultan Abdulaziz’in saltanat kayiklari, Imam Samil’i ve aile efradini saraya getirdiler. Abdulaziz Han, O’nu sarayin kapisinda karsiladi ve buyuk bir hurmetle:

"–Babam kabrinden kalksaydi, ancak bu kadar sevinebilirdim!" diyerek bir çok iltifatlarda bulundu.

HAINANE BIR SUIKAST

Çesitli vesilelerle su-i halleri gorulmus, once azledilmis, sonra tekrar kendilerine mevki verilmis olan dort kisi; Huseyin Avni Pasa, Mithat Pasa, Mutercim Rusdu Pasa ile Hayrullah Efendi, padisaha ihtilal hazirligi yapiyorlardi.

Huseyin Avni Pasa, 1871’de gorevinden azledilip rutbeleri sokulerek Isparta’ya gonderilmisti. Daha sonra da Mahmud Nedim Pasa tarafindan seraskerlikten de azledilmisti. Yapmak istediklerini «Kinim dinimdir!» diyerek ifade eden Huseyin Avni Pasa, Sultan’in hal’ edilmesi yaninda O’nu oldurmegi de dusunuyordu.

Mithat Pasa ise, siyasi ve din kulturunden mahrum olarak yetismisti. Yanlis kararlarindan ve yolsuzluklarindan oturu sadrazamliktan azledilmisti. Hayal-perest olan Mithat Pasa’nin, birgun içki masasinda Osmanli hanedanini ortadan kaldirip sultan olacagini iddia ederek:

"–Bunda ne var ki?! Al-i Osman olacagina biraz da Al-i Mithat olsun!.." dedigi rivayet olunmaktadir.

Mutercim Rusdu Pasa, iki sefer sadarete, uç defa da seraskerlige getirilmesine ragmen su-i halinden dolayi azledilmisti. O da menfaatinin kesilmesi sebebi ile padisaha kin baglamisti.

Hayrullah Efendi’ye gelince, Rusdu Pasa’nin himayesi ile getirildigi Seyhulislam’lik makamindan bir ay gibi kisa bir zamanda azledilmesi, onun da padisaha karsi kin baglamasina sebeb olmustu.

Bu dortlu çete grubu, talebeleri kiskirtarak numayis yaptilar. Padisah, kan dokulmemesi için yine bunlari is basina geçirdi. Boylece ihtilalciler, istedikleri yere ulastilar. Is padisahi hal’ etmege kaldi.

Ihtilal sabahi, Daru’s-seade Agasi Cevher Aga, padisahi uyandirmaga cesaret edemedi. Pertevniyal Valide Sultan’i uyandirdi. O da Sultan Abdulaziz Han’i uyandirdi. Yeni padisahin culus toplari atiliyordu. Abdulaziz Han annesine:

"–Bunlar beni III. Selim’e mi dondurecekler? Ben bunu kimlerin yaptigini biliyorum..." diyerek ihtilalcileri saydi. Sonra dilinden:

"Ben bu felaketi, otuz-kirk defa ru’yamda gordum.. Takdir-i ilahi boyle imis!" ifadeleri dokuldu.

Sultan Abdulaziz Han, sagnak yagmuru altinda kayiklarla Topkapi Sarayi’na goturuldu. Sahsi serveti, hanimlarin kulaklarindaki kupelere kadar ihtilalciler tarafindan yagmalandi. III. Selim’in odasina goturuldu. Abdulaziz Han:

"–Beni amcam gibi burada bitirmek istiyorlar!" dedi.

Uç gun kuru tahta uzerinde aç ve susuz olarak birakildi. Islak elbiselerinin degistirilmesine dahi izin verilmedi.

Daha sonra kendisi için ayrilan odaya geçirildi. Fakat Sultan Abdulaziz, V. Murad’a mektup yazarak Besiktas’taki Fer’iyye Sarayi’na naklini istedi. Arzusu yerine getirilerek Fer’iyye Sarayi’na nakledildi.

Huseyin Avni Pasa, pehlivanlardan uç kisiyi Fer’iyye Sarayi’nda mahsus bahçivanlikla vazifelendirdi. 4 Haziran 1876 sabah sularinda odasina girdiler. Abdulaziz Han, bir muddet onlara karsi koydu. Cinayete intihar susu vermek için O’nun bileklerinin damarlarini kesen zorbalar, hiçbir sey yokmus gibi gizlice islerinin basina donduler.

Valide Sultan, oglunun kanlar içinde yerde yattigini gorunce aglamaya basladi. Tertipledigi katlin neticesini almak için Huseyin Avni Pasa, saraya geldi. Yarali Sultan’i saray karakolunun kahve ocagina goturulmesini emretti. Henuz can çekisen Sultan’a doktor mudahelesini geciktirdi. Mazlum Sultan, caniler çetesi Huseyin Avni, Mithat ve Rusdu Pasalar’in gozleri onunde sehiden vefat etti.. Rahmetullahi Aleyh!..

Sultan Abdulaziz Han’in hunharca katli uzerine kizkardesi Adile Sultan’in yureginden su izdirapli misralar dokulmustur:

Cihan matem tutup kan aglasin Abdulaziz Han’a

Meded Allah, mubarek cismi boyandi kizil kana!..

Nasil hemsiresi bu Adile yanmaz o hakana,

Ki kiydi bunca zalimler karindas-i cihan-bana...

Hazret-i Peygamber -Sallallahu Aleyhi ve Sellem- Efendimiz:

"Halis insan, buyuk bir tehlike uzerindedir!" buyurmuslardir.

Sultan Abdulaziz’in feci bir surette ortadan kaldirilmasi da, bu hadis-i serifte isaret edilen tehlike sebebiyle olmustur. Ancak bu olus, O’nun sahsindan ziyade milletin kaderiyle alakali bir ilahi takdirden baska turlu izah olunamaz. Zira Sultan Abdulaziz’in feci katli, milli tarihimizin en onemli bir donum noktasi olmustur.

Gerçekten O’ndan sonra felaketlerin onu alinamamis, çokus, Sultan Abdulhamid’in dirayetli siyasetiyle bir muddet geciktirilmisse de, nihayet bu azametli devletin yikilmasi ve ulkemizde Islam’in gariblik doneminin baslamasi onlenememistir.

Muhammed Ali ESMELI

MILLETIN DUASI
Etmek için gonlu rahmetten cuda
Ummana uzanan eller kirilsin!
Vermisiz veririz binlerce feda,
Reyhana uzanan eller kirilsin!
Garibdir bu dinin gulleri ya Rab,
Kahreyle su kara yelleri ya Rab,
Sanki Ebu Leheb’in elleri ya Rab,
Imana uzanan eller kirilsin!
Nura nefret kusan Ebu Cehiller,
Zulumde Nemrud’dan daha ehiller,
Ya Rab, bunlar hiç insafli degiller;
Kur’an’a uzanan eller kirilsin!
Gonul kabemizi yikmaya gelen,
Mel’un Ebrehe’nin ustune gokten,
Sal Ebabil kuslarini yeniden
Burhana uzanan eller kirilsin!
Bizi haramiye kervan eyleme,
Su yerde ismini kurban eyleme,
Yedi kat gokleri zindan eyleme,
Ezana uzanan eller kirilsin!
Tuzaklar bulbulu bogmadan daha,
Gulu kurban için egmeden daha,
Kirli parmaklari degmeden daha,
Vicdana uzanan eller kirilsin!
Onune serilmis onca ibreti,
Gormez helak olan bunca milleti.
Su kor baslar haketmistir zilleti
Yaran’a uzanan eller kirilsin!
Koru Kur’an’ini, yasasin Islam,
Safasi, sifasi eylesin devam,
Hasta can çikmadan yalvarir Mevlam
Dermana uzanan eller kirilsin!..
Hazret-i Nuh gibi avaz eyleriz,
Ve "enni maglubun fentasir" deriz.
Ver nusrat elini tutsun elimiz
Subhana uzanan eller kirilsin!
Sukuti der, budur bir tek silahim,
Duamizi kabul eyle Allah’im.
Bir mujdeyle dogsun artik sabahim
Irfana uzanan eller kirilsin!
Nankorlere hurmet için seytanca
Furkan’a uzanan eller kirilsin!

Osman Topbas
Kaynak: Altinoluk dergisi, Ekim 1997

Sultan Birinci Abdülmecid

Sultan Birinci Abdülmecid
Babasi . Ikinci Mahmud

Annesi . Bezmiâlem Valide Sultan

Dogumu : 25 Nisan 1823

Vefati . 25 Haziran 1861

Saltanati : 1839 - 1861 (21) sene
pad27.jpg (32995 Byte)

Abdülmecid Istanbul'da dünyaya geldi. Babasi ona iyi bir tahsil yaptirmak için çok titiz davrandi. Kendisi biraz zayifça idi. Çok zeki,terbiyeli, merhamet ve sefkatli bir kimseydi.Tâhta çiktiginda 16 yasindaydi. Yeni gelismeleri çok siki bir sekilde takip eder ve hemen Devlet-i Aliyyede tatbik edilmesini isterdi. Devrinde olan önemli olaylar :1839 senesinde Gülhane Hatti Hümayunu okundu. 1846'da Mustafa Resid Pasa Sadrazam oldu. Maarif alaninda pek çok ilerlemeler oldu. Bir çok meslek okullari açildi. 1848'de Macar isyani dolayisiyla Macaristan'dan çok sayida ilticalar oldu. Eflak ve Bogdan'da ihtiIali oldu. Mübarek yerler meselesi ortaya çikti.1853'de Rusya harbi basladi. Sinop baskini oldu. 1854'de Ruslar karada büyük kayiplar verdiler. Meshur Silistre müdafaasi yapildi 've Ruslar bozuldu. Yerköyü Muharebesi kazanildi. Fransa ve Ingiltere de Türkiye yaninda yer aldilar ve Kirim'a çikarma yapildi.1855'de Sivastopol alindi. Telgraf ve demiryolu hatlari yapildi. 1856'da Paris Anlasmasi yapildi. Ruslara karsi büyük menfaatler sagIandi.Abdülmecid Dolmabahçe Sarayi'ni yaptirdi

ve Ortaköy'deki Mecidiye Camiini insa ettirdi.25 Haziran 1861'de babasi gibi verem hastaligina tutularak vefat etti. Öldügünde 38 yasindaydi. Fatih'teki Sultan Selim Camii avlusundaki türbesine gömüldü. (Allah rahmet eylesin)

Silsile-i Saadât-i Naksibendiyye'den Hâfiz Ebü Said Sâhib (k.s.) Hazretleri bu devirde vefat etmistir.

Erkek çocuklari : Ahmed, Mehmed Burhaneddin, Bahaddin, Rüstü Mehmed, Seyfüddin, Osman, Ziyaeddin Mehmed, Abid Mehmed ,Abdüssamed Mehmed, Fuad Mehmed, Nureddin, Vamuk Mehmed, Abdülhamid, Mehmed Vahidüddin, Süleyman, Kemaleddin, Nizameddin,Mehmed Resad.

Kizlari : Bedihe, Behice, Samiye, Mediha, Refia, Sehime, Sabiha, Aliye, Fatma, Cemile, Seniha, Fehime, Mühibe, Mukbile, Münire, Naime, Neyyire, Behiye.

Kaynak: Osmanli tarihi

Sultan Dördüncü Mustafa

Sultan Dördüncü Mustafa
Babasi : Birinci Abdülhamid

Annesi : Ayse Saniye Perver Sultan

Dogumu : 8 Eylül 1779

Vefati . 16 Kasim 1808

Saltanati : 1807 - 1808 (1) sene
pad25.jpg (32332 Byte)

Dördüncü Mustafa Istanbul'da dogdu. Yetismesi ile annesi mesgul oldu. lyi bir tahsil yaptirdi. Diger padisahlar gibi o da hattatliga çalisti. Gayet güzel yazilari vardir. Osmanogullari içinde Besinci Murad'dan sonra en az padisahlik yapanlardan birisidir.Kabakçi Mustafa, Üçüncü Selim'in yenilesme hareketlerine karsi koyup mani olmak maksadi ile Üçüncü Selim'in de merhametinden istifade edince, Üçüncü Selim'i tahttan indirmisti Bunun üzerine âsiler tarafindan Dördüncü Mustafa padisah yapildi. Âsiler pek çok mühim mevkileri ellerine geçirdiler. ÜCüncü Selim tarafindan kurulmus olan Nizam-i Cedid'in ileri gelenleri Ruscuk'ta bulunan Alemdar Mustafa Pasa'nin yaninda toplandilar. Alemdar Mustafa Pasa büyük bir kuvvet halinde Istanbul'a gelerek âsileri temizledi ki, Üçüncü Selim'in sehid edildigi ögrenildi. Bunun üzerine Ikinci Mahmud'u tahta çikardi.Dördüncü Mustafa zamaninda Ruslarla savasa devam edildi.

Dördüncü Mustafa bir yil iki ay saltanatta kaldi. Ikinci Mahmud tahta çikinca Topkapi Sarayinin bir dairesinde oturmaya mecbur edildi. Bazi kimselerin Ikinci Mahmud'u indirip,Dördüncü Mustafa'yi tahta çikarmayi tasarlamalari üzerine, ulemadan fetva alinarak öldürüldü. Cenazesi babasi Birinci Abdülhamid'in Bahçekapisindaki türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin)

Vapurun icadi bu zamanda olmustur.Emine Sultan isminde bir kiz çocugu vardi.

Kaynak: Osmanli tarihi

Sultan Üçüncü Selim

Sultan Üçüncü Selim
Babasi . Üçüncü Mustafa

Annesi . Mihrisah Sultan

Dogumu : 24 Aralik 1761

Vefati . 28 Temmuz 1808

Saltanati : 1789 - 1807 (18) sene


pad24.jpg (32739 Byte)

Üçüncü Selim Istanbul'da dogdu. Sarayda çok güzel bir Sekilde yetistirildi. Edebiyata ve güzel yazi yazmaya çok merakli idi. Yazmis oldugu hat ve levhalardan bazilari cami ve türbelerde asilmistir.Arapça ve Farsça lisanlarina fevkalade vakifti. Çok merhametli ve nazik tabiatli idi.Devrinde olan mühim hadiseler :1791'de Awsturya ile Zistovi, 1792'de de Rusya ile Yas anlasmâsi yapildi.1793'de Nizam-i Cedid askeri teskilâti kuruldu.1798'de Napolyon'un Misir'a saldirmasiyla, Fransa ile savas basladi. 1799'da Rusya ve Ingiltere ile ittifak yapildi.Napolyon'a karsi meshur Akka müdafaasi yapildi. Cezzar Ahmed Pasa Misir'da Fransizlara boyun egdirdi. Bazi iddialara göre Napolyon bu devirde müslüman oldu.1801'de Fransizlar Misir'i mecburen bosalttilar. 1802'de Fransa ile Paris Anlasmasi yapildi.Ayni senelerde Arabistan'da (Vehhabilik)isimli bâtil mezhebin faaliyetleri görüldü. Vehhabiler üç ay müddetle Mekke'yi ve Medine'yi isgal ettiler. Bütün mübarek sahsiyetlerin kabirlerine hakarette bulundular, yakip yiktilar.1806'da Sirp ihtilâli oldu ve Ruslarla savas basladi.1807'de Kabakçi ihtilâli oldu. Bu ihtilâlle Üçüncü Selim tahttan indirildi. Bir sene sonra da 46 yasinda iken sehid edildi. (Allah rahmet eylesin.)

Dini, vatani ve milletine çok düskün olan Üçüncü Selim, ayni zamanda sairdi. Kirim'in Ruslarin eline geçtiginde su içli misralari söylemistir :

Kalalim mi kiliç altinda öyle

Oturmak dinimizde var mi böyle

Esir etmis nice tatari bir bir

Kirim Rusya'da kalsin mi söyle

OI Moskof'tan varip öcüm alayim

Ya düsman içre helâk olam söyle.

Telgraf ve Litografya bu devirde icad edilmistir. Çocugu yoktu.

Kaynak: Osmanli tarihi

Sultan Üçüncü Osman

Sultan Üçüncü Osman
Babasi . Ikinci Mustafa

Annesi . Sehsuvar Valide Sultan

Dogumu : 2 Ocak 1699

Vefati . 30 Ekim 1757

Saltanatr : 1754 - 1757 (3) sene
pad21.jpg (35523 Byte)

Üçüncü Osman Istanbul'da dogdu. Terbiyesi ile çok dindar olan annesi mesgul oldu.Çok cömert birisi idi. Fakirlere son derece sefkat gösterirdi. Hattatliga çalisti ve çok güzel yazilar yazdi. Hazreti Peygamberimizin Kademi Seriflerini tersim ederek, yanino bir de tugra yaptiktan sonro, Eyüp Sultan Türbesine hediye etti.Üçüncü Osman sert. asabi ve tez hüküm veren bir mizaca sahipti. Kadinlara karsi çok dikkatliydi. Sarayda gezinirken, ökçeleri çivili ayakkabi giyer, gezdikçe ayak. tikirdilarini duyan kadinlar odalarina kaçarlardi.Tahta çiktiginda 56 yasina yaklasiyordu.Zamanindaki mühim hadiseler sunlardir : 1755'te Haliç dondu. Ayni sene Istanbul'un yaridan çogunun zarar gördügü bir yangin oldu. Bir sene sonra ikinci bir yanginda da 4000'e yakin ev yandi. Birinci Mahmud'un yaptirdigi Nuruosmaniye Camii bu devirde (1755'te) ibadete açildi.Devrinin Seyhülislâmlari : Feyzullah Zâde Murtaza Efendi, Vassaf Abdullah Efendi, Damadzâde Feyzullah Efendi, Dürrizâde Mustafa Efendilerdir. Üçüncü Osman 58 yasini geçtigi bir sirada vefat etti. Cenazesi Yeni Camii yanindaki Sultan Mahmud Han'in yanina defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)Reisül - Hattatiyn Egrikapili Hoca Mehmed Rasim Efendi (H. 1169), Seyh Ekici Mehmed Efendi, Uçüncü Osman zamaninda vefat etmislerdir. Çocugu yoktu.

Kaynak: Osmanli tarihi

Sultan Birinci Mahmud

Sultan Birinci Mahmud
Babasi . Ikinci Mustafa

Annesi . Saliha Valide Sultan

Dogumu : 2 Agustos 1696

Vefati . 13 Aralik 1754

Saltanati : 1730 - 1754 (24) sene
pad20.jpg (32307 Byte)

Birinci Mahmud küçük yastan itibaren çok kiymetli hocalardan ilim tahsil etmeye basladi.Çok azimkâr ve sebatkâr bir padisahti. Devrindeki en degerli kimseleri seçip is basina getirdi. Padisah olduktan sonra ilk önce Patrona Halil ve maiyetindekileri ortadan kaldirdi.Üstün karakterli bir Sahsiyetti. "Sebkâti" mahlasiyla siirleri ve ayni zamanda büyük kiymete haiz besteleri vardi.Devrinde pek çok sadrazam degismeleri olmustur. 1750 senesinde Istanbul'da hem büyük bir yangin ve hem de zelzele oldu. Istanbul'un büyük camileri hasar gördü ve derhal tamir ettirdi. Yanginda dükkân ve evleri yananlarin zararlarini kendisi karsiladi. Ev ve dükkânlari yeniden yaptirip sahiplerine teslim etti.1737'de Almanya ile savasa baslandi.1739'da Belgrad Anlasmasi yapildi ve Belgrad alindi. Iran kesin bir yenilgiye ugratildi. 1736 senesinde Iran'la Istanbul Anlasmasi yapildi.Anlasmadan sonra Iran'lilar bir çok yerleri geri aldilar. Nihayet savas 1746 senesinde sulh yapilarak neticelendi. Iran'lilar aldiklari yerleri geri verdiler. Caferi Mezhebinin Besinci mezheb olmasi teklifi bu devirde Osmanli Devleti tarafindan katiyetle reddedildi.Birinci Mahmud devrinde Osmanli Impa ratorlugu'nun topraklarinin genisligi 15.538.000 km. kare idi.Büyük alim ve Mektübat-i Serife'nin mütercimi Müstakiymzade Süleyman Saadeddin Efendi, Tokatli Emin Efendi ve Ressam Levni bu devirde yasamis büyüklerdir.Birinci Mahmud 58 yasini geçtigi bir sirada vefat etti ve Yeni Camii yanindaki babasinin türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)Seyh Abdül Gani Nablusi (H. 1144), Hattat Seyyid Abdullah Efendi, Reisü'I - Kurra ve Imam Fil Hadis Yusuf Efendi Zâde bu devirde vefat etmis zatlardir. Çocugu yoktu.

Kaynak: Osmanli tarihi

Sultan Ikinci Mustafa

Sultan Ikinci Mustafa


Babasi : Dördüncü Mehmed

Annesi : Emetullah Rabia Gülnüs Sultan

Dogumu : 5 Haziran 1664

Vefati : 29 Ocak 1704

Saltanati : 1695 - 1703 (8) sene
pad16.jpg (9382 Byte)

Ikinci Mustafa, Istanbul'da dünyaya geldi. Kuvvetli bir ilim tahsili yapti. Tahta geçtiginin üçüncü günü yapacagi isleri anlatan bir yazi nesretti. Yazisinda : "Zevk, sefa ve rahati kendimize haram eylemisizdir." diyordu.

01.jpg (20768 Byte)Yine vezirlerinden birine yazmis oldugu yazi söyledir :"Bana agirlik ve hazine lâzim degil. Yerine göre kuru ekmek yerim. Vücudumu din ugruna harcarim. Sikintinin her çesidine sabrederim. Milletime hizmet tamam olmadikça, seferden dönmem. Elbette sefere bizzat kendim giderim."

Devrinde Sakiz Adasi yeniden alindi. Çok kiymetli deniz zaferleri kazanildi. 1695'de Lugos Zaferi kazanildi. Rus Çari Büyük Petro Azak'ta hezimete ugratildi. Fakat bir sene sonra Azak düstü. 1696'da Azak Kalesindeki 500 asker 100.000'lik Rus Ordusuna iki ay dayandi. Almanlara karsi Olas Zaferi kazanildi. Lehistan, Alman ve Venedik cephelerinde büyük ve kesin basarilar kazanildi. Fakat Zenta Bozgunu diye tarihe geçen ve 30.000 Türk askerinin sehadetiyle neticelenen elim hadise bu devirde meydana geldi.1699'da Karlofça Anlasmasi yapildi.

1703'te Istanbul'da isyan oldu. Isyan büyüdü ve Ikinci Mustafa tahttan indirildi. 4 ay sonra da vefat etti. Vefatinda 39 yasinda idi. Istanbul'da Yeni Cami yanindaki türbesine gömüldü. (Allah rahmet eylesin.) Maruf ve meshur Hattat Hafiz Osman Efendi (H. 1110), Emirler Seyhi Seyyid Mehmed Efendi bu devirde vefat etmislerdir.

Erkek çocuklari : Birinci Mahmud, Üçüncü Osman, Üçüncü Ahmed, Küçük Ahmed, Hüseyin, Selim, Mehmed, Murad, Osman.

Kiz çocuklan : Ümmügülsüm, Ayse, Emetullah, Emine, Rukiye, Safiye. Zahide, Atike,Fatma, Zeyneb, Zahide.

Kaynak: Osmanli tarihi

Sultan Ikinci Süleyman

Sultan Ikinci Süleyman
Babasi . Sultan Ibrahim

Annesi . Saliha Dilâsub Sultan

Dogumu : 15 Nisan 1642

Vefati . 22 Haziran 1691

Saltanati : 1687 - 1691 (4) sene
pad14.jpg (9894 Byte)

Ikinci Süleyman, Istanbul'da dogdu. Annesi tarafindan titizlikle yetistirildi. Orta boylu,kir sakalli, sisman ve halim selim bir padisahti.

Padisah oldugu sirada askeri zorbalarin ortali karistirmasi üzerine büyük temizli giristi. Asayisi kismen de olsa temin etti. Devleti çok kötü sartlar içinde iken teslim aldi.Dördüncü Mehmed devrinde Almanlarin eline geçen birçok yerleri geri aldi. Cesur, dindar,vatansever, merhametli ve nazikti. Rüsvet ve sefahata son derece düsmandi.Köprülü Fazil Mustafa Pasa'yi büyük muhalefetlere ragmen sadrazam tayin etti. Devrinde Lehistan, Rusya, Almanya ve Venedik'le ayni anda savasildi. Lehliler ve Ruslara karsi kesin zafer elde edildi. Venedikliler durduruldu. Almanlardan Belgrad, Sirbistan'in tamami,Nis, Vidin ve Semendire tekrar alindi. (1690)

lkinci Süleyman, Köprülü Fazil Mustafa Pasa'yi bu basarilarindan sonra Istanbul'a döndügü zaman sevincinden agliyarak karsiladi. Bizzat kendi hirkasini çikarip ona giydirdi. 1691'de Macaristan fethedilmek üzere yeniden sefere çikildi. Ikinci Süleyman, 3 yil yedi ay 4 gün padisahlik yapti. 49 yasini geçiyordu ki, tutulmus oldugu bir hastaliktan öldü. Ölüm hastasi iken Islâm ordusunu Avrupa seferine ugurluyordu.Cenazesi Istanbul'a getirildi ve Kanuni Sultan Süleyman Türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)Debbagzade Mehmed Efendi, Haci Feyzullah Efendi, Feyzullah Fevzi Efendi gibi kiymetli sahsiyetler devrinde Seyhülislâmlik yapmisIardir. Meshur hattat Hafiz Osman Efendi, Bestekâr Dede Efendi ve Itri Efendi gibi dehâlarda devrinde yasamislardir.Silsile-i Saadât-i Naksibendiyye'den Seyh Seyfüddin Arif (k.s.) Hazretleri (H. 1098), Atpazarli Seyh Osman Fazli (H. 1102) bu devirde vefat etmislerdir.

Çocuklarinin isimleri bilinmiyor.

Kaynak: Osmanli tarihi

Sultan Ibrahim

Sultan Ibrahim
Babasi . Birinci Ahmed

Annesi . Kösem Sultan

Dogumu : 5 Kasim 1616

Vefati . 18 Agustos 1648

Saltanati : 1640 - 1648 (8) sene
pad12.jpg (30969 Byte)

Sultan Ibrahim Istanbul'da dogdu. Uzun boylu, kuvvetli vücutlu ve kumral sakalli idi.Annesi onun iyi yetismesi için çok gayret göstermisti.Devrinde yasayan bazi kindar yazarlarin dedigi gibi deli degildi. Kardesi Dördüncü Murad'in vefati üzerine tahta çikmis ve tahta çikisinda söyle demisti : "Elhamdülillah Ya Rabbi! Benim gibi zaif kulunu bu makama lâyik gördün. Ya Rab! Saltanat günlerimde milletimin halini hos eyle ve birbirimizden hosnut kil."Sultan Ibrahim tahta çiktiginda Osmanlilarin hayatta kalan tek erkek ferdi idi. Bir sene sonra ancak Dördüncü Mehmed ve digerleri dünyaya geldiler. Böylece Hanedân kesilmekten kurtuldu. Ilk zamanlarinda yeniçeri zorbaIariyla ugrasti. Fakat zaman geçtikçe dalkavuk vezirlerin tesiri altinda kalmaktan kendini kurtaramadi. Hakkindaki çirkin iftiralar ise,padisahi sehid edenler tarafindan kendilerini hakli görmeleri için uydurulmus yalanlardi.Sultan Ibrahim çok siddetli bir basagrisina mübtela idi. Meshur tarihçi Peçevi ve Evliya Çelebi son senelerini Sultan Ibrahim devrinde tamamlamislardir.1645 senesinde Venediklilerle Girit savasi basladi. Ayni sene Hanya ve Resmo fethedildi.1646'da Kandiye kalesi muhasara edildi. 1648'de Kandiye teslim oldu. Bu senede Istanbul'da yeni bir ihtilâl daha patlak verdi ve Sultan lbrahim tahtindan indirilerek sehid edildi. (Allah rahmet eylesin.)

Sâir Ruhi-i Bagdâdi, Fusus Sarihi Abdullah Sinobi bu devirde vefat etmis zatlardir.

Erkek çocuklari : Dördüncü Mehmed, Ikinci Süleyman, Ikinci Ahmed, Orhan, Bayezid, Cihangir, Selim, Murad.

Kiz Cocuklari : Ümmü Gülsüm Sultan, Peykân Sultan, Atike Sultan, AySe Sultan,

Gevherhan Suttan.

Kaynak: Osmanli tarihi

Sultan Dördüncü Murat

Sultan Dördüncü Murat
Babasi . Birinci Ahmed

Annesi . Kösem Sultan

Dogumu : 27 Temmuz 1612

Vefati . 9 Subat 1640

Saltanati : 1623 - 1640 (17) sene
pad31.jpg (17300 Byte)

Dördüncü Murad Istanbul'da dogdu. Iyi bir tahsil gördü. Çok kuvvetli bir vücuda sahipti.200 okkalik gürzleri rahatça kaldirabiliyordu.En kuvvetli yaylar çeker, çok uzaklara cirit atardi. Attigi oklar ile kalkanlari bile delebiliyordu.

Çok küçük yasta padisah oldu. Bir müddet devlet islerine bakamadi. Devrinde 1624 ve 1625 senelerinde Anadolu'ya iki sefer yapildi.Celâli isyanlari bastirildi. Çok degerli bir sâir olan padisahin. daha çocuk yasta iken Bagdati muhasara eden ve padisahtan yardim isteyen sadrazama verdigi manzum cevap çok meshurdur :

Hâfizâ Bagdat'a imdad etmeye er yok mu dur?

Bizden istimdad edersin sende asker yok mudur?

Genç Osman zamanindakinin bir benzeri olan ayaklanmayi çok büyük bir ustalikla bastirdi ve tesirsiz hale getirdi. Çok tesirli bir nutukla âsilere bile kendi lehinde tezahürat yaptirdi. Sonradan da bu entrikalari çevirenleri birer ikiser yakalatip idam ettirdi.1633 senesinde tütün yasagi koydu. 1634'de içkiyi yasakladi. Devlete bagliligi olmayan herkesi idam ettirdi. Düzenledigi bir dogu seferinde Bagdati fethetti ve 1638'de Bagdat Fatihi ünvanini aldi.Istanbul'da ve devletin her kesiminde bütün kabadayilari temizledi. Çok genis bir haber alma teskilâti kurarak, Imparatorlugun her tarafindaki zorbalari ismen tesbit ettirdi ve sefere çiktiginda geçtigi yerlerdekileri ismen çagirip boyunlarini vurdurdu. Kâbe-i Muazzama'yi yeniden bina ettirdi.Muradi ve Sah Murad mahlasiyla siirler

yazdi. Ayni zamanda büyük bir bestekârdi. Devlet islerine tam hâkimdi. Her seyden haberi olurdu. Seferlerinde askerle ayni Sartlar içinde bulunur, uykusunu bile atinin üzerinde yapardi. Tahta çiktiginda devlet hazinesi bombostu. Tahti biraktiginda ise dopdolu idi. Üstün meziyetleri genis tarih kitaplarinda yeterince anlatilmaktadir.1640 senesinde hastalandi. Kendisinden ümidini kesti fakat iyi oldu. Sonra yeniden hasta düstü. 8 Subat 1640'da 28 yasinda iken vefat etti, (Allah rahmet eylesin.)

Silsile-i Saadât'tan Imam-i Rabbâni Ahmed Fârüki Serhendi (k.s.) Hazretleri (H. 1034),Alti Parmak Mehmed Efendi, Ganizâde Nâdir Efendi, Veys Efendi, Seyh Aziz Mahmud Hüdâi (H. 1038), Seyh Abdurrahman Karabas Veli, Seyh Ismâil Ankaravi Dördüncü Murad devrinde vefat etmislerdir.

Erkek çocuklari : Süleyman, Mehmed, Alâüddin, Ahmed.

Kiz çocuklar! : Safiye Sultan, Gevherhan Sultan, Kaya Ismihan Sultan, Rükiye Sultan,Zeyneb Sultan, Rükiye Sultan.

Kaynak: Osmanli tarihi

Ikinci Sultan Osman

Ikinci Sultan Osman
Babasi . Birinci Ahmed

Annesi . Mahfiruz Haseki Sultan

Dogumu : 3 Kasim 1604

Vefati . 10 Mayis 1622

Saltanati : 1617 - 1622 (5) sene
pad18.jpg (14651 Byte)

Genç Osman istanbul'da dünyaya geldi.Annesi onun yetismesi için çok titiz davrandi.lyi bir terbiye ve tahsil yaptirdi. Genç Osman.zeki ve enerjik bir padisahti. Biyiklari henüz terlememis olan Ikinci Osman sima itibari iIe çok güzeldi.26 Subat 1618 senesinde, amcasi Birinci Mustafa akli yetersizligi sebebiyle ve ulemanin fetvasi üzerine tahttan indirilince padisah oldu. Çocuk yasta olmasina ragmen mükemmel ve muazzam plânlari vardi. Büyük Lehistan seferine bizzat katilarak baskomutanlik yapti. Atilgan, cesur ve gözü pek olan bu padisah yasasaydi ikinci bir fatih olurdu diyenler vardir. Ayni zamanda hattat ve sâirdi. Bir beyti de sudur:

Niyetim hizmet idi saltanat ve devletime,

Çalisir hasid ü bedhah aceb nekbetime.

Çok büyük emeller ve plânlar üzerinde duran genç padisaha hasedcilerin hasedi kabardi. Kendisine plânlarini tatbik etmesinde yardim edecek bir vezir veya bir sadrazam bulamadi. Tarihte esine az rastlanir bir fecaatle tahttan indirilerek Yedikule Zindanlarinda bogdurularak ,sehid edildi.Ayni sene içinde Istanbul Bogazi donmus,Istanbul'dan Üsküdar'a yaya olarak geçilmisti. Yine ayni sene günes tutulma hadisesi, vâki olmustu. Babasi Birinci Ahmed'in, Sultan Ahmed Camii yanindaki türbesine defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)
Sâir Nevi, onun vefati üzerine sunlari yazdi :

Bir sâh-i âlisan iken, sâh-i cihâna kiydilar.

Gayretli,genç aslan iken, sâh-i cihanda kiydilar.

Gazai bahadir Hân idi, ali nesli sultân idi.

Namiyla Osman Hân idi, sâh-i cihâna kiydilar.

Molla Gânim Bagdâdi ve Seyh Ebu'I Gays bu devirde vefat etmislerdir.

Erkek çocuklari : Ömer, Mustafa.

Kiz çocugu : Zeyneb Sultan.

Kaynak: Osmanli tarihi

Sultan Birinci Mustafa

Sultan Birinci Mustafa
Babasi: Üçüncü Murad

Annesi: Handan Hanim

Dogumu:1592

Vefati: 20 Ocak 1639

Saltanati:1617-1623 (5) Sene
pad11.jpg (11847 Byte)

Birinci Mustafa güzel yüzlü seyrek sakalli ,sari benizli ve iri gözlü bir padisah idi.Akli muvazenesi bozuk oldugu halde tahta çikarildi. Fakat saltanati üç ayi henüz geçmisti ki, Seyhülislâmin fetvasi üzerine tahttan indirildi. Yerine Ikinci Osman (Genç Osman) tahta çikti.1622 senesinde yine bir entrika ile tahtan indirilen Genç Osmanin yerine tekrar (Mustafa I) geçti.Yedikule'de sehid edilen Genç Osman'in yerine ikinci defa tahta Cikarildi.Halbuki akli muvazenesi yine yerinde degildi.Zamaninda tarihteki meshur Sultanahmed vakasi meydana geldi. Halktan bir yigit "Sultan Osman'i niçin öldürdünüz?" diye askerlerin üzerine yürüdü. Çesitli manevralarla tam 80 kisinin ölmesine sebep oldu. Bir müddet sonra Kapukulu sipahileri ayaklandi. Genç Osman'i öldürdügü bilinen Davut Pasa idam edildi.Handan Sultan 8 Ocak 1623 tarihinde devlet erkânini toplanarak karar verip aklen yetersiz olan Ikinci 20 Ocak 1639 Mustafa'yi tahttan indirdiler. Seyhülislâm Es'ad Efendi nin, tahttan indirilmesine vermis oldugu

Fetvasinda :Akli dengesi bozuk olanin Hilafeti Caiz olmaz dedi.

Vefatinda 47 yasinda idi.

Çocugu yoktu.

Kaynak: Osmanli tarihi

Sultan Birinci Ahmed

Sultan Birinci Ahmed
Babasi . Üçüncü Mehmed

Annesi . Handan Sultan

Dogumu : 18 Nisan 1590

Vefati . 22 Kasim 1617

Saltanati : 1603 1617 (14) sene
pad10.jpg (10983 Byte)

Birinci Ahmed, Kanuni'den sonra devlet isleri ile bizzat kendisi ugrasan çok gayretli bir padisahti. Çok sade giyinirdi. Çocuk denecek yaslarinda bile almis oldugu kararlar mükemmeldi. Daima ilim ve irfan sahibi büyük zatlarla istisare eder, onlara akil danisirdi.Birinci Ahmed, 14 yasinda padisah oldu.14 sene padisahlik yapti ve ondördüncü Osmanli padisahidir. Çok mükemmel bir tahsil görmüstür. Ayni zamanda iyi bir sâirdi. Bahti mahlasiyla yazdigi siirlerinden tesekkül eden bir divani vardir.

Dinine çok bagli bir müslüman hatta büyük bir veli idi. Alti büyük minareli ve 16 serefeli Sultanahmed Camiini bina ettirdi. Peygamberimiz Hz. Muhammed Efendimize (s.a.v.)bagliligi o kadar ileri idi ki, Efendimiz Hazretlerinin mübarek ayak izlerinin resmi içine bir siir yazmis ve o siiri kavugunda ölünceye kadar tasimistir. O siir ise sudur :

N'ola tâcim gibi basimda götürsem dâim

Kadem-i resmini ol Hazreti sâhi Rusülün.

Gül-i Gülzâri Nübüvvet, o kadem sahibidir.

Ahmedâ durma yüzün sür kademine ol gülün.

1.ahmed.jpg (49622 Byte)

1. Ahmed döneminde Osmanli haritasi

Kâbe'nin örtüleri bu devirde Istanbul'dan gitmeye basladi. Bu zamana kadar ise Misir'dan gönderiliyordu.Sultan Ahmed tahta çiktiginda, Osmanli Devleti, içte Celâli isyanlari, doguda Iran ve batida Almanya ve müttefikleri ile savas halinde idi. Almanya fena sekilde hirpalandi ve sulh istedi. Zitvatorok Antlasmasi imzalandi.1611 senesinde Celâli isyanlari tamamen bastirildi. Sira üçüncü gaile olan Iran'a geldi. Nihayet Iran ile de antlasma yapildi.

Akdeniz'de çok mühim deniz muharebeleri kazanildi.1605'de Estergon ve Uyvar fethedildi. Ayni sene son derece basarili bir Avusturya seferi yapildi. Macaristan Kralina taç giydirildi.Denizlerde Malta seferi yapildi.Sultan Ahmed 1617 senesinde vefat etti.Sultanahmed Camii yanindaki türbesine defnedildi. (Allah rahmet Eylesin.)

Tesâniyi sahibi Mevlânâ Aliyyül Kaari (H.1014), Mugnillebib sârihi Seyh Ebü Abdullah Muhammed (H. 1018), Hattat Hasan Çelebi Üsküdari (H. 1023) ve Karaca Ahmed (H. 1024)Sultan Ahmed devrinde vefat etmis büyük zatlardir.

Erkek çocuklari : Ikinci Osman, Dördüncü Murad, Sultan Ibrahim, Bayezid, Süleyman, Kasim, Mehmed, Hasan, Selim, Hanzâde, Ubeyde.

Kiz çocuklari : Gevherhan Sultan, Ayse Sultan, Fatma Sultan, Atike Sultan.

Kaynak: Osmanli tarihi

Sultan Üçüncü Mehmed

Sultan Üçüncü Mehmed
Babasi .Üçüncü Murad

Annesi . Safiye Hatun

Dogumu : 26 Mays 1566

Vefati . 21 Aralik 1603

Saltanati : 1595 - 1603 (8) sene
pad9.jpg (12080 Byte)

Üçüncü Mehmed, Manisa'da dogdu. Cok kuvvetli bir ilim tahsili yapti. Orta boylu, kumral saçli ve güzel yüzlü idi. Dinine çok bagliydi ve tasavvufa da çok meraki vardi. Hz. Peygamberimizin mübarek ismi anilinca, saygi için derhal ayaga kaikardi.Ismini Fatih'e benzemesi için dedesi Kanuni, "Mehmed" koymustur. Üçüncü Mehmed devri, Osmanli Imparatorlugunun duraklama devrine rastlar. Nitekim Avrupa topraklarinda, Devleti Aliyye, birçok kalelerini Avrupalilara teslim eder. Sadrazam Koca Sinan Pasa'nin basarisizligini gören Üçüncü Mehmed, bizzat sefere çikmis, Haçova Meydan Savayi Avrupalilara karsi kazanmis ve Egri Kalesini fethetmistir. Tarihte Egri Fatihi diye anilir. Bu devirde Türkiye Iran yeniden savasa baslamistir. Vezirlerin ve ulema sinifindan bazi kimselerin, adam kayirmalari, ehliyetsiz olduklari halde bir çok kimseleri ehliyetli ve üstün kabiliyetli olarak padisaha tavsiyede bulunmak Için, padisahi ve Devleti Aliyyeyi güç durumlarda birakmistir.Üçüncü Mehmed, zamaninda çikan iç isyanlarla (Celâli Isyanlari ile) ugrasmis, disarida ise topraklar kaybedilmistir. Meshur Kanije Kalesi müdafaasi, Tiryaki Hasan Pasa tarafindan bu devirde yapilmistir. Üçüncü Mehmed genç yasinda iken 1603 senesinde vefat etmistir. (Allah rahmet eylesin.)Üçüncü Mehmed de sâirdi ve Adli mahlasiyla siirler yazmistir. Siirlerinden birisi de söyledir :

Yokdurur zulme rizamiz, adle biz mâilleriz.

Gözleriz Hakkin rizasini emrine kaailleriz.

Arifiz, âyine-i âlem - nümadir gönlümüz.

Rüzgârin cünbüsünden sanmayin gaafilleriz.

Püse-i ask içre Adli kaal ezelden kalbimiz,

Gill-ü gisdan hâliyiz, âlemde sâfi dilleriz.

Silsile-i Saadâd'tan Mevlânâ Muhammed Hâcegi Emkengi (H. 1008) ve Mühammed Bâki Billah Hazretleri (H. 1013), Sâir Bâki (H. 1008),Hasimi Osman Efendi (H. 1004), Tezkire sahibi Hasan Çelebi Efendi (H. 1013) Üçüncü Mehmed devrinde vefat eden büyüklerdir.

Erkek çocuklari : Birinci Ahmed, Birinci Mustafa, 5elim, Mahmud.

Kizlarinin isimleri bilinmiyor.

Kaynak: Osmanli tarihi

Sultan Üçüncü Murad

Sultan Üçüncü Murad
Babasi . Ikinci Selim

Annesi . Nurbânu Sultan

Documu : 4 Temmuz 1546

Vefati . 16 Ocak 1595

Saltanati : 1574 - 1595 (21 ) sene
pad8.jpg (10083 Byte)

Üçüncü Murad, orta boylu, degirmi yüzlü,kumral sakalli, elâ gözlü ve beyaz tenli bir padisahti. Çok cömertti, herkese yardim etmeyi severdi.Zamaninda cereyan eden mühim olaylar :Venedik'le anlasma yenilendi. Portekiz'le Vâdisseyl muharebesi yapildi ve Portekizliler kesin bir sekilde maglüb edildi. Ispanya'ya karsi Ingiltere'ye yardimlar yapildi. Lehistan kraIinin tayininde çikan mücadele kazanildi ve 1577'de Lehistan devleti de Osmanlilara tâbi oldu.1511'de Osmanli tabiiyetinde bulunan Kirim Hanligi Rusya'ya harb ilân etti. Moskova'ya kadar ilerleyerek Rusya'yi vergiye bagladi.1578'de Iran'la savaslar basladi. çildir Zaferi elde edildi, Tiflis ve Sirvan fethedildi. Hazar Denizine kadar Osmanli hakimiyetine alindi. Tarihte meshur Tiflis müdafaasi yapildi.Kaledeki bir avuç asker kedi ve köpeklere varincaya kadar yiyerek kaleyi teslim etmediler.27 günde Kars Kalesi yapildi 1583'de Mesâleler Zaferi kazanildi ve Revan fethedildi.

1585'de Tebriz dördüncü defa fethedildi.Gence sehri alindi.1590'da Iran'la sulh yapildi. 1593'de Almanya'ya harb ilân edildi.1594'de Yanikkale fethedildi.

Bu devirde Osmanli topraklarinin genisligi 19.902.000 km. kareye yükseldi. Osmanli Imparatorlugu en genis topraga bu zamanda sahib bulunuyordu.Üçüncü Murad 16 Ocak 1595'de 49 yasinda iken vefat etti. Ayasofya Camii avlusuna gömüldü. (Allah rahmet eylesin.)Besiktas'taki Yahya Efendi Türbesini O yaptirmisti. Fethiye Camiini de kiliseden camiye o çevirmisti.Beyzavi Tefsirine Hâsiye yazan Sinan Efendi (H. 986), Seyh Üftâde Hazretleri (H.989), Ahi Çelebi, Uryani Mehmed Dede ve Sakâik'a zeyl yazan Lütfi Mustafa Efendi, Molla Cami'ye serh yazan Muharrem Efendi, Gülistan'a serh yazan Sam'i Efendi, Vankulu Lügatinin sahibi Mehmed Vani Efendi (H. 1000) bu devirde vefat eden büyüklerdir.

Erkek çocuklari : Üçüncü Mehmed, Selim,Bayezid, Mustafa, Osman, Cihangir, Abdullah,Abdurrahman, Abdullah, Hasan, Ahmed, Yakub, Alemsah, Yusuf, Hüseyin, Korkud, Ali,Ishak, Ömer, Alaüddin, Davud.

Kiz çocuklari : Ayse Sultan, Fatma Sultan, Mihrimah Sultan, Fahriye Sultan.

Kaynak: Osmanli tarihi

Kanuni Sultan Süleyman

Kanuni Sultan Süleyman
Babasi . Yavuz Sultan Selim

Annesi . Hafsa Hatun

Dogumu : 27 Nisan 1495

&127; etati . 7 Eylül 1566

Saltanati : 1520 - 1566 (46) sene
pad6.jpg (12187 Byte)

Kanüni Sultan Süleyman, Trabzon'da dünyaya geldi. O sirada babasi orada vali idi. Babasi O'nu küçük yastan itibaren çok titiz bir sekilde yetistirmeye basladi ve emsali görülmeyen bir terbiye ve tahsil ile yetistirildi. 26 yasinda padisah oldu. Çok ciddi ve vakurdu. Teenni ile hareket ederdi. Yapacagi isler hakkinda hiç acele etmez, gayet genis düsünür ve verdigi emirden geri dönmezdi. Is basina getirecegi adamlarin kabiliyet derecelerine göre vazife verirdi. Kanüni'nin yüzü yuvarlak, gözleri elâ, kaslari arasi biraz açik, dogan burunlu, uzun boylu ve seyrek sakalli idi. Azim ve irade sahibiydi. Devri Türk hakimiyetinin kemale ulastigi bir devir olmustur.Kendisine Kanüni denmesi, yeni kanunlar icad etmesinden degil, mevcut kanunlari yazdirtip çok siki bir sekilde tatbik etmesinden dolayidir. Zamaninda Ingiltere Krali . Vlll. Henri,Istanbul'a bir heyet gönderip, adalet mekanizmasinin nasil isledigini tetkik ettirerek kendi memleketine örnek almistir.Avrupâ tarihçilerinin Muhtesem Süleyman dedikleri büyük hükümdar, büyük dedesi Fatih gibi sayisiz seferlere bizzat kendisi istirak etmistir.Zamaninda cereyan eden mühim hadiselerden bazilari sunlardir :1522 senesinde Rodos'u aldi. Fransa KraIinin yardim istegini kabul ederek Alman Imparatoruna bir mektup yazdi ve Alman Imparatoru, Birinci François'i serbest birakti.1526'da Mohaç Muharebesi ile Macaristann ortadan kaldirdi. Budapeste'yi fethetti.1529'da Viyana'yi kusatti. 1532'de Avusturya seferine çikti. 1533'te Almanya ile anlasma imzalandi. 1537'de Otranto fethedildi. Ancak, Venedik Savasi sebebiyle daha sonra ordu Otranto'dan çekildi. 1543'de Estergon, Istoini ve Belgrad'i fethetti.Barbaros kardesler Akdeniz'de yenmedik donanma birakmadilar ve Kuzey Afrika'yi alarak Osmanli topraklarina bagladilar. Kirim Hanlari, Moskova'ya kadar ilerlediler.Hint Okyanusu'na donanma gönderilerek oradaki müslümanlara yardimlarda bulunuldu.Sudan ve Habesistan'da fetihler yapildi.1548'de Tebriz dördüncü defa alindi.Osmanlilarin en büyüklerinden birisi olan Muhtesem Padisah 7 Eylül 1566 günü savas meydaninda iken ahiret âlemine irtihal etti. Oanda Zigetvar kusatmasini idare ediyordu. Vefatinda 71 yasini 4 ay 10 gün geçiyordu. 46 sene padisahlik yapti. Büyük bir devlet adami ve ünlü bir sairdi. Meshur siirlerinden birisi sudur:

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi.

Olmaya devlet cihanda, bir nefes sihhat gibi.

Saltanat dedikleri bir cihân kavgasidir.

Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi.

Babasindan 6.557.000 km. kare olarak devraldigi Imparatorlugun topraklarini, 14.893.000 km. kareye çikarmisti.Cenaze namazini Seyhülislâm Ebussuud Efendi ve Nakibü'I - Esraf Taskentli Muhterem Efendi kildirmistir. Süleymaniye Camii avlusundaki türbesinde gömülüdür. (Allah rahmet eylesin.)

Silsile-i Saadâd'tan Hâce Muhammed Zâhid Bedahsi (k.s.) Hazretleri, Seyh Sünbül Sinan, Ibrahim Gülseni, Seyh Hamidullah'in oglu Hattat Mustafa'Dede, Kara Davud, Beyzavi'ye hasiye yazan Seyhzade, Humayünnâme sahibi Alâaddin, Mülteka sahibi Ibrahim Halebi, Sahidi Ibrahim Dede, Ahteri sahibi Mustafa Efendi,Lügat sahibi Nimetullah Efendi, Seyh Merkez Efendi, Kirklardan Hizir Efendi ve Isbah müellifi Ibni Neciym, Kanüni devrinde yasamis ve yine o devirde vefat etmis büyüklerdir.

Erkek çocuklari : Ikinci Selim, Bayezid, Abdullah, Murad, Mehmed, Mahmud, Cihangir, Mustafa.

Kiz çocuklari : Mihrimah Sultan, Raziye Sultan.

Kaynak: Osmanli tarihi

Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim
Babasi . Ikinci Bayezid

Annesi . Gülbahar Hatun

Dogumu : 10 Ekim 1470

Vefati . 22 Eylül 1520

Saltanati : 1512 - 1520 (8) sene


Yavuz Sultan Selim, uzun boylu, genis omuzlu, kalin kemikli ve omuzlari arasi genis yuvarlak basli, kirmizi yüzlü ve çatik kasli,uzun biyikli yigit bir padisah idi. Sert tabiatli ve cesurdu. Bu yüzden muharebeyi Cok severdi. Kuvvetli bir ilim tahsili yapmisti. Edebiyata meraki vardi. Bir çok Farsça Siirler yazmistir.Siirleri en yüksek bir divan sâiri kadar kuvvetlidir. Genis bir kültür ve siyasete sahipti.Harpten hoslanmakla beraber Cok ince bir ruha da sahipti.Iran'a yaptigi seferde Sah Ismail'i 12 saatte perisan etti. Sah Ismail'in iki karisi da esir oldu. Ordugâhtaki hazine ve altin taht ele geçirildi. Iran'in o zamanki bassehri Tebriz'e girdi. 2500 km.lik bir yolu yürüyerek gelip böyle parlak bir zafer kazanmak tarihte esine az rastlanir seylerdendir.Adana, Gaziantep, Hatay, Urfa, Diyarbakir, Mardin, Sürt, Mus, Bingöl, Bitlis, Tunceli vilâyetlerini Osmanli topraklarina katti. Dulkadir Beyligi'ni, Musul, Kerkük ve Erbil'i Osmanli hudutlarina dahil etti. Eyyübi Melikligi'ni aldi.1516'da Misir seferine çikti. 27 Temmuz'da Ramazanogullari Beyligi'ni ilhak etti. 24 Agustos'ta Misir Memlükleri ile Mercidabik Ovasinda karsilasti. Memlükleri kesin bir sekilde maglub etti. 28 Agustos'ta Haleb'e girdi. 29 Agustos 1516'da bütün mukaddes emanetler Istanbul'a getirildi. Suriye, Lübnan ve Filistin tamamen fethedildi.Kendi zamanina gelinceye kadar hiçbir hükümdarin göze alamadigi bir isi yapti ki,koskoca Sina Çölü'nü 13 günde geçti. Birinci Cihan Harbinde, yeni teknigin verdigi imkânlarla bu çöl 11 günde geçilebilmistir. (Türkiye Tarihi, Yilmaz Öztuna, Hayat Yayinlari) 22 Ocak 1517'de Memlükleri Ridaniye'de tekrar yendi ve Kahire fethedildi. Yavuz, Memlük sultaninin cenazesini bizzat omuzlarinda tasidi.Kahire'nin fethinden sonra Istanbul'a gelen Misir ulemâsi ile, Türk ulemâsi Yavuz'un halife olmasini kararlastirdi. Daha sonra Halife Üçüncü Mütevekkil Ayasofya Camiinde minbere çikarak Yavuz'un hilâfetini ilân etti. Mütevazi hükümdar, her ögün yemekte tek çesit yemek yerdi ve agaçtan tabaklar kullanirdi. 22 Eylül 1520'de Aslan Pençesi denilen bir çiban sebebi ile vefat etti. Hayatinin son dakikalarinda Yasin-i Serif okuyordu. Oglu Kanüni Süleyman, Fatih Cami'inde namazini kildiktan sonra, Sultan Selim Cami avlusundaki türbeye defnettirdi. (Allah rahmet eylesin.)Tahti devraldiginda 2.375.000 km. kare olan Osmanli topraklarini 6.557.000 km. kareye çikarmistir. Bu büyük fütuhati ise sadece 4 seneye sigdirmistir.Mevahib sahibi Seyh Imam Ahmed Kastalâni, Emir Buhâri ve Reisü'I Hattâtiyn Seyh Hamdullah, Yavuz Sultan Selim zamaninda vefat eden sahsiyetlerdir.

Erkek çocugu : Kanüni Sultan Süleyman.

Kiz çocugu : Hatice Sultan, Fatma Sultan, Hafsa Sultan, Sah Sultan.

Kaynak: Osmanli tarihi

II.Mehmed (Fatih Sultan Mehmed

II.Mehmed (Fatih Sultan Mehmed)
Babasi . Ikinci Sultan Murad

Annesi . Huma Hatun

Dogumu : 29 Mart 1432

Vefati . 3 Mays 1481

Saltanati : 1451 - 1481 (30) sene
pad3.jpg (29315 Byte)

Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri, uzun boylu, dolgun yanakli, kirmizi - beyaz tenli, kirik burunlu, kollari adaleli ve kuvvetli bir padisahti. Devrinin en büyük ulemasindan birisi idi. Yedi tane yabanci lisan bilirdi. Âlim, sâir

ve sanatkârlari toplar ve onlarla sohbetten çok hoslanirdi. Gayet sogukkanli ve cesurdu. Essiz bir kumandan ve idareci idi. Yapacagi isler hususunda, en yakinlarina bile hiç birsey sizdirmazdi.Fatih Sultan Mehmed'in ömrü seferlerle geçti. Yikilmaz diye bilinen Bizans'i yikti. Istanbul'u fethetti.Ayasofya kilisesini câmiye çevirdi. Kryamete kadar câmi olarak kalmasini istedigi bu muhtesem mâbed için mükemmel bir vakfiye yazdirtti. (Bu,vekâlet Arsivi Tapu Defterleri No:20, 27, 167, 251 )

fatih.jpg (8736 Byte)1127 sene kilise, 481 sene de câmi olarak kullanilan Ayasofya, 1934'de müze haline getirildi.Fatih, Enez'i, Galata ve Kefe'yi Osmanli topraklarina dahil etti. Limni, Imroz, Semendirek, Tasoz, Bozcaada ve Bogdan'i ald.Belgrad'i muhasara ettigi zaman çarpismaya bizzat katildi. Alnindan ve dizinden ciddi sekilde yaralandi. 1458'de Mora'yi kismen, bir sene sonra da Sirbistan'i tamamen aldi. 1461'de Amasra'yi ve Isfendiyar Ogullari Beyligini Osmanli topraklarina dahil etti. Trabzon Rum Imparatorlugunu ortadan kaldirdi. 1462'de Romariya, Yayçeve Midilli'yi aldi. 1463 senesinde Papa'nin büyük gayretleri ile toplanan ve savasa katilan herkesin alti aylik günahinin affolunacagi ilân edilen 20 devletin katildigi bir haçli ittifaki ile 16 sene savasti. 1463'de Bosna'yi fethetti ve Hersek'i de tabiiyeti altina aldi . 1466'da Konya ve Karaman'i aldi. Arnavutlugu tamamen Osmanli topraklarina katti. 1470'de Agriboz'u aldi.Uzun Hasan'i Otlukbeli savasinda kesinlikle yendi. Zafer sükranesi olarak kirkbin esiri salivererek, hürriyetlerine kavusturdu. 1476'da Bogdan'i Osmanli topraklarina katti. Otuz sene içinde tam yirmibes seferi bizzat kendisi idare etti. 900.000 bin kilometrekare olan topraklarini 2.214.000 kilometrekareye ykardi.Fatih Sultan Mehmed, Venedikliler tarofindan tertiplenen tam ondört suikastten kurtuldu. Son suikastten ise kurtulamadi. Venedikliler, bu büyük hükümdari, aslen bir yahudi olan Maesto Jakopo isimli bir doktor vasitasiyle zehirleterek öldürmeye muvaffak oldular. Tarihçi Babinger'e göre bu suikastçi doktor, Yakup Pasa ünvani ile sarayin doktorlari arasinda bulunuyordu.

pad3-1.jpg (40289 Byte)

Fatih Sultan Mehmed döneminde Osmanli haritasi

1481 Mayisinin üçüncü günü yine bir sefere çikmisken, Gebze'de ordugâhinda Persembe günü vefat etti. Papa, Büyük Hakanin ölümünde tam üç gün üç gece bütün kiliselerin çanlarini çaldirtarak sevinç ayinleri yaptirdi. Fatih 49 sene bir ay bes gün yasadi. Iki imparatorluk, dört krallik ve onbir prenslik yikan büyük hükümdarin cenaze namazi Fatih Camiinde Seyh Muslihiddin Mustafa Vefa Efendi Hazretleri kildirdi. Türbesi Fatih Camii yanindadir. (Allah rahmet eylesin.)

Fatih, Müslüman Türk Milletine yapmis oldugu büyük hizmetlerle, dünyanin en büyük hükümdarlarindan birisi oldugunu isbat etmistir. Istanbul gibi, cihanin bir incisi olan, bu muhtesem beldeyi Türk Milletine kazandirmistir. Yapmis oldugu çalismalar ile, memleketinde büyük çapta bir imar hareketini gerçeklestirmistir. Bugünün üniversitesi olan (Fatih Külliyesi)ni 1470 senesinde tamamlamis, Istanbul'u fethettigi zaman 8 tane kiliseyi camiye çevirmis, etrafindaki papaz odalarini da medrese yapmistir. Ayrica bir çok Anadolu kasabasinda da medreseler yaptirmistir.Hz. Eyyüb EI - Ensâri'nin (r.a.) kabri Fatih zamaninda kesfedildi. Delâil-i Hayrat müellifi Seyh Süleyman Cezuli ve Allame Ali Kiasi Fatih devrinde vefat ettiler.

Erkek çocuklari : Mustafa, Ikinci Bayezid, Cem, Korkud.

Kizi : Gevherhan Sultan.

Kaynak: Osmanli tarihi

Sultan Ikinci Murat

Sultan Ikinci Murat
Babasi Çelebi Sultan Mehmed

Annesi . Emine Hatun

Dogumu : 1402

Vefati .3 subat 1451

Saltanati : 1421 - 1451 (30) sene
pad2.jpg (33293 Byte)

Ikinci Murad, uzun boylu, beyaz tenli, dogan burunlu ve gayet güzel yüzlü bir padisahti. Çok güzel konusurdu. Kendisinin en büyük saadeti, Fatih Sultan Mehmed gibi esine ender rastlanacak ve çok kiymetli bir zatin babasi olmakti.Sultan Murad. süküneti ve huzurlu yasamayi arzu eden fakat icap ettigi takdirde gayet hareketli, cesur ve hiçbir seyden yilmayan bir kimse idi. Otuz senelik saltanati müddetince, memleketini çok büyük bir san ve serefle idare ederek, emri altinda bulunan herkeste, dindar. âdil ve lütufkâr bir padisah nâmi birakmistir.

Sultan ll. Murad çocuklugu Amasya'da geçti. 18 yasinda tahta çikti. Sâir ve hattatti.Çok iyi bir askerdi. Siirler yazmistir. Zamaninda Venedik donanmasiyla harbedildi. Selânik yeniden fethedildi. Düzmece Mustafa isyani oldu ve bu isyani bastirdi. 1422'de Istanbul'u muhasara etti. 1423'de Mora yeniden alindi. 1428'de Germiyan Beyligi Osmanlilara katildi. Venedik ve haçlilara karsi Güvercinlik zaferi kazanildi. 1430'da Selânik yeniden alindi. 1438'de Bosna'ya hakim olundu. 1439'da Belgrad muhasara edildi. 1443'de haçlilara karsi Izlâdi Derbendi zaferi kazanildi.1444 Temmuz'unda Segadin antlasmasi yapildi, fakat haçlilar sözlerinde durmadilar. Ikinci Murad küçük yastaki oglunu tahta çikarinca,ümide kapilarak Osmanli topraklarina girdiler.Oglu Ikinci Mehmed (Fatih) ordunun basina babasini baskumandan tayin etti. Kasim 1444'de Varna Zaferi kazanildi. Varna Zaferinden sonra Ikinci Murad tekrar tahta geçti. 1445'de Mora'ya ve Arnavutluga sefer açti. 1448 senesinin Ekiminde haçlilar yeniden saldirdilar.Bu defa da Ikinci Kosova Zaferi kazanildi. 1451 senesinde Sultan Murad bütün esirlerini saliverdi. 47 yasinda oldugu halde Edirne Sarayinda vefat etti. Vasiyeti üzerine Bursa'da Muradiye Camii yanina defnedildi. Mezarinin üzerini örtmemeyi, kenarlarina hafizlarin oturup Kur'an okuyabilmeleri için yerler yapilmasini ve Cuma günü mezara konulmasini vasiyet etmisti. Vasiyeti öylece yerine getirildi.Sultan Murad zamaninda memleketin bir çok yerlerinde, camiler, medreseler, saraylar ve köprüler yapilmistir. Bunlardan birisi Edirne'deki"Üç Serefeli Cami"dir. Cami'in yaninda bir medrese ve fakirler için bir imarethane mevcuttur. Yine Edirne'de "Muradiye Camii"ni bina ettirmistir. Bu caminin duvarlari ve mihrabi son derece güzel çinilerle süslenmistir. Bursa'daki "Muradiye Camii"ni ve Ergene Nehri üzerindeki 170 ayakli "Uzun Köprü"yü de Sultan Murad yaptirmistir.Silsile-i Sââdât-i Naksibendiyye'den, Hâce Yâkub Darhi (k.s.), ,Seyhi Emir Sultan, Haci Bayram Veli, Ibn-i Haceri Askalâni, Muhammediye kitabmin müellifi Yazicizâde Mühammed Efendi Ikinci Murad devrinde vefat eden büyüklerdir.

Erkek çocuklari : Fatih Sultan Mehmed, Ahmed, Alâaddin, Orhan, Hasan, Ahmed (ll.)

Kiz çocuklari : Sehzâde ve Fatma Hatun

Kaynak: Osmanli tarihi

Sultan Çelebi Mehmed

Sultan Çelebi Mehmed
Babasi . Sultan Yildirim Bayezid

Annesi . Devlet Hatun

Dogumu : 1389

Vefati . 26 Mays 1421

Saltanati : 1413 - 1421 (8) sene
pad1.jpg (37054 Byte)

Çelebi Sultan Mehmed, orta boylu, yuvarlak yüzlü, çatik kasli, beyaz tenli, kirmizi yanakli, genis gögüslü idi. Kuwetli bir vücuda sahipti.Gayet hareketli ve cesurdu. Güres yapar ve çok kuvvetli yay kirislerini de çekerdi. Padisahligi müddetince bizzat 24 muharebede bulunmus ve kirka yakin yara almisti.Basinda kullanmis oldugu sarik, altin islemeli kavugu ile gayet güzel görünürdü. Içi kürklü ve yakasi dik olan bir kaftan kullanirdi.Müslümanlara karsi göstermis oldugu adaleti, ayni zamanda hiristiyan tebaasina karsi da gösterirdi.Çelebi Sultan Mehmed, tahsilini Bursa sarayinda tamamladi. Daha sonra babasi tarafindan Amasya sancagina vali tayin edildi.Valiligi sirasinda da devlet islerini ögrendi.Çelebi Sultan Mehmed'e bir bakima Osmanli Imparatorlugu'nun ikinci kurucusu gözüyle bakilabilir.

Onun uzun müddet ve basari ile yapmis oldugu mücadeleyi kisaca söyle siralayabiliriz Yesil Türbe (Çelebi Mehmed Türbesi Bursa) Evvela Anadolu'nun birligi için kardesleri ile mücadele etti. 1410 senesinde Süleyman Çelebi'yi, 1413 senesinde de Musa Çelebi'yi tasfiye ederek birligi sagladi. Osmanli tahtinda yalniz kalinca ilk isi etrafindaki beylikleri itaati altina almaya girismek oldu. 1414'de Karaman'a sefer yapti ve Karaman Bey'ini esir aldi. Ona "Bir daha müslümanlara zararim dokunmayacak" diye yemin ettirdikten sonra serbest birakti. Candar Beyligi'ni de hakimiyeti altina aldi. 1415'de Venediklilerle ilk deniz savasi yapildi. 1416 ve 1417 senelerinde Avrupa'ya akinlar düzenledi, büyük zaferler kazanildi.1419'da Tuna Nehri tekrar geçildi. 1420'de Eflak Voyvodasi bir harpte öldürüldü, yerine kardesi tayin edildi.

Candar Beyligi ise tamamen Osmanli topraklarina katildi. 1420'de Seyh Bedreddin diye birisi bugünkü komünizmin temel sartlarina çok benzeyen fikirlerle ortaya çikti Islâmi ilimleri de çok iyi bilen bu seyh bir çok fakir fukarayi sizi zengin yapacagim vaadiyle, gayri müslimleri ise "Sizin dininiz de haktir" diyerek etrafinda topladi. Birçok yerlerde mühim tahribatlar yapti. Sonunda yanindakiler dagitilip kendisi yakalandi ve mahkeme edildi. Mahkemede suçunu itiraf ederek idam edilmesini bizzat kendisi istedi ve idam edildi. Timur'un yanindan döndügü söylenen bir sehzade ile daha mücadele edip onu da saf disi yapti.

1421 yilinda 32 yasinda iken Edirne'de vefat etti. Naasi, Bursa'ya getirilerek Yesil Türbe'ye defnedildi. (Allah rahmet eylesin.)Çelebi Sultan Mehmed vefat edecegi sirada, Bayezid Pasa'yi yanina çagirtti ve Ona :"Halef olarak yerime oglum Murad'i tayin ettim. Bana karsi göstermis oldugun itaat ve sadakati ona karsi da göster. Derhal, Murad'i buraya getirmenizi istiyorum. Zira ben artik bu dösekten kalkamam. Murad gelmeden önce emr-i hak vaki olursa Murad gelinceye kadar sakin ölümümü kimseye duyurmayin." Sehzade Murad henüz Amasya'da iken,Çelebi Sultan Mehmed 26 Mayis 1421'de vefat etti. Padisahlar arasinda ilk defa vefati gizlenen zat kendisi olmustur.Tarikat sahibi Seyyid Serif Ali Cürcani,Kaamus-i Muhiyt sahibi Allame Mecdüddin Firuzâbâdi Sultan Çelebi Mehmed zamaninda vefat etmis büyüklerdi.

Erkek çocuklari : Mustafa Çelebi, Ikinci Murad, Ahmed, Yusuf, Mahmud.

Kizlari : Fatma ve SeIçuk Hatun.

Kaynak: Osmanli tarihi

Murad Hüdâvendigâr

Murad Hüdâvendigâr
Babasi . Orhan Gazi

Annesi . Nilüfer Hatun

Dogumu : 1326

Vefati : 1389

Saltanati : 1359 - 1389 (30) sene
ecdad75.jpg (15921 Byte)

Sultan Murad uzun boylu, degirmi yüzlü,iri burunlu idi. Kalin ve adaleli bir vücuda sahipti.Basina mevlevi sikkesi üzerine yuvarlak testar sarili bir baslik giyerdi. Çok sade giyinir ve kirmizi zeminli beyaz elbiseden hoslanirdi. Gayet nazik, sevimli, çok halim ve selimdi. Âlim ve sanatkârlara hürmet gösterir, fakirlere ve kimsesizlere büyük bir sefkatle muamele ederdi.Halk tarafindan "Gazi Hünkâr" diye anilir ve bir baba olarak sevilirdi.Terbiyesi ile annesi Nilüfer Hatun mesgul oldu: Gençligini Bursa'da medreselerde, ilim ve sarfat adamlari ile geçirdi. Bütün hayati sinir boylarinda ve harp meydanlarinda geçmistir. Hiç durmadan Rumeli'den Ana'dolu'ya, Anadolu'dan Rumeli'ye seferler yapmistir. Bu kadar harp mesguliyetleri arasinda, büyük ve kiymetli binalar, sanat eserleri meydana getirmeye de vakit bulmustur. Bursa'da camiler, medreseler ve imarethaneler yaptirmistir. Edirne'yi ilk defa O, hükümet merkezi yapmistir. Ilk Edirne sarayi da kendisi bina ettirmistir.Orhan Gazi'nin vefatinda 95.000 km. Kare olan topraklarin genisligini 500.000 km. Kareye çikardi.Zamaninda alinan yerler :1362'de Edirne, 1363'de eski Zagra ve Filibe fethedildi. 1364'de Sirpsindigi zaferi kazanildi ve Haçlilar perisan edildi. 1365'de Kara Biga Osmanli topraklarina katildi. 1369'da Hayrabolu, Kirklareli, Pinarhisar ve Vize alindi.1370'de Bulgar Kralligi Osmanlilara tâbi oldu.Bir müddet sonra da Çamurlu savay kazanildi. 1371'de Çirmen zaferi elde edildi, Haçlilar bir defa daha yenildiler. 1372'de Çatalca Bizans'tan alindi. 1374'de Sirbistan Osmanlilara tâbi oldu. 1375'de Nis fethedildi. 1378'de Kütahya Vilâyeti Osmanli topraklarina katildi.1382'de , Sofya fethedildi. 1383'de Candarogullari Osmanlilara tâbi oldu. 1385'de Arnavutlukun kuzeyi tamamen alindi,. 1386'da Karamanlilarla harp yapildi., 1388'de Silistre, Zistovi, Nigbolu, Plevne, Lofça, Deliorman ve Dobruca Türk hakimiyeti altina alindi. 1389'da Haçlilar bir defa daha perisan edildiler ve Islâm ordusunun yigitlikeri sonunda Kosova Meydan Muharebesi kazanildi. Ne yazik ki bu sanli zafer çok büyük bir aci ile neticelendi. Bütün gazileri derin bir matem içinde birakti. Söyle ki;bu zafer sonunda yaralilarin büyük bir kismi düsman askerleri idi. Yerdekiler arasinda tek türk Türk sehidi de vardi. Sultan Murad her sehidin önüne geldigi vakit büyük bir üzüntü ile "Inna lillâhi ve inna ileyhi râciün" diyor ve sehidin derhal kaldirilarak defnedilmesini emrediyordu. Yarali bir Türk'ün yanina geldigi zaman, onu oksuyor, yarasinin aciyip acimadigini ve bir arzusu olup olmadigini soruyordu.Böylece dolasirken biraz uzakta ölüler arasinda bir kimildama oldu. Sultan Murad o tarafa döndü. Ölüler arasindan, dev gibi uzun boylu bir Sirplinin kalktigi görüldü. Milos ismindeki bu Sirpli (Kral Lazar'in damadi) yerden kalkarak Padisaha dogru gelmeye basladi. Padisahin muhafizlari ise, Sirpli'yi derhal yakaladilar.Fakat Sirpli, padisahi mutlaka görmek istiyordu ve : "Beni birakiniz, korkmaniza lüzum yok.Ben Padisahin elini öpmeye ve hem de müslüman olmaya geldim. Ayrica size bir de müjdem var. Kral Lazar yakalandi, bakiniz getiriyorlar" dedi. Padisah onun sözlerini isitmisti.Isaret ederek birakmalarini söyledi. Muhafizlar da Kralin tutuldugu tarafa bakarlarken, yarali taklidi yapan hain Sirpli, Padisaha yaklasti, elini öpecekmis gibi egildi, bir anda ve yildirim sürati ile koltugunun altinda sakladigi hançerini çekerek, Gazi Hünkâr'in mübarek gögüs ve karnina sapladi. Muhafizlar neye ugradiklarini anlayamadilar. Katil kaçmaya basladi. Sonra muhafizlar kafiri yakalayarak parça .parça ettiler.Hünkâr'in son sözleri sunlardi : "Islâmin muzafferiyeti, benim sehit olmama bagli ise,sehadet serbetini nasip buyurmasini Cenab-i Hak'tan dua ve niyaz etmistim. Duam kabul buyuruldu. Hazreti Allah'a hamd ve sena olsun ki, Islâm askerinin zaferini gördükten sonra hayatim sona ermektedir. Oglum Bayazid'e biat ediniz. Sakin esirleri incitmeyiniz. Mal ve canlarina tecavüz etmeyiniz. Ben artik sizleri ve muzaffer ordumuzu Cenab-i Hakk'a emanet ediyorum. Mevla devletimizi bütün fenaliklardan korusun!" diyerek ebediyyete intikal etti. Sultan Murad'in hançerle parçalanan barsaklari, sehit oldugu yere bir türbe yapilarak gömüldü. ,Cesedi ise Bursa'ya nakledilerek Çekirge'deki türbesine defnedildi.Silsile-i Sadât-i Naksibendiyye'den Hâce Seyyid Emir Kilâl (k.s.) Hazretleri, Mugnullebib isimli eserin sahibi ve topun mucidi olarak bilinen Cemaleddin Abdullah Efendi, Buhari'nin sârihi Semseddin Kirmani, Birinci Murad zamaninda vefat etmislerdir.Ilk kazasker tayinleri, timar kanunu ve minarelerden salatu selâm okuma adetleri bu devirde baslamistir.

Erkek çocuklari : Yakub Çelebi, Yildirim Beyazid, Savci Bey ve Ibrahim.

Kiz çocuklari : Nefise ve Sultan Hatun.

Osman Gazi

Osman Gazi

Babasi . Ertugrul Gazi
Annesi . Hayme Hatun
Dogumu : Sögüt (M. 1258 - H. 656)
Vefati . Bursa (M. .1326 - H. 726)
Saltanati : 1299 - 1326 (27) sene

Osman Gazi, Ertugrul Bey'in üç oglundan birisidir. Osman Bey diger kardeslerinden büyük degildi, fakat adeta bir idareci olarak yaratilmisti. Zira bu hususta çok büyük kaabiliyet sahibi idi. Babasi vefat ettikten sonra diger bütün beyler, ittifakla Osman Bey'i asiretin reisi olarak tanidilar.Osman Bey, beyligin bayna geçtigi zaman,23 yasinda idi. Uzun boylu, genis gögüslü, kaIin ve çatik kasli, elâ gözlü ve koç burunlu idi. Iki omuzlari arasi oldukça genis, vücudunun belden yukari kismi, asagi kismina nisbetle daha uzundu. Çehresi yuvarlak ve teni bugday renginde idi.Büyük seyhlerderi Edebali'nin evinde misafir iken, istirahat için gösterilen odada, Kur'an-i Kerim'i görünce, sabaha kadar saygisindan yatmadigi ve geceyi uykusuz geçirdigi çok meshurdur. seyh bu durumdan cok memnun kaldigi için kendisini kizi ile evlendirmis ve hayir dualar etmistir.Osman Bey, 1287'de Karacahisar'i fethetti.1280'de Domaniç'te Bizanslilari yenerek Bilecik'i fethetti ve Selçuklu Hükümdari tarafindan uç beyligine verildi. 1299'da Inegöl fethedildi.Selçuklu Devleti yikildi ve Osman Bey müstakil beyligini ilân etti. 1300'de Yenisehir ile Köprühisar, 1302'de ise Akhisar ve Koçhisar fethedildi.Osman Bey'e babasindan kalan arazinin genisligi 4800 km. kare idi. Kendisi vefat ettiginde ise, beyligin toprak genisligi 16.000 km.kareye ulasmytir.Vefat etmeden önce oglu Orhan Bey'e söyle vasiyet etmistir :ogullarima ve bütün dostlarima birinci vasiyetim Sudur ki; her zaman gazaya devam ederek, Din-i Celil-i Islâm'in yüceligini yasatiniz. Cihadin kemâline ererek, sancagi serifi hep yüksekte tutunuz. Her zaman Islâm'a hizmet ediniz. Zira Cenâb-i Hak benim gibi zayif bir kulunu ülkeler fethetmek için memur etti. Gaza ve cihadlarinizla Kelime-i Tevhid'i çok uzaklara götürünüz. Hanedanimdan her kim, hak yoldan ve adaletten saparsa mahser gününde, Rasülü Azam'in sefâatinden mahrum kalsin. Oglum! Dünyaya gelen hiç bir insan yoktur ki, ölüme boyun egmesin. Bana da, Hz.Allah'in emri ile simdi ölüm yaklasti. Bu devleti sana emanet ediyorum. Seni de Mevlâ'ya emanet ettim. Her isinde adaleti üstün tut.Vefatinda 68 yasinda idi. Tarih ise, Agustos 1326'yi gösteriyordu. (Allah rahmet eylesin.) Vefat ettiginde geriye biraktigi mal varligi sunlardi : Bir at mrhi, bir çift çizme, birkaç tane sancak, bir kiliç, bir mizrak, bir tirkes,birkaç at, üç sürü koyun, tuzluk ve kasiklik.Osman bey vefat ettigi zaman zayif bir rivayete göre, Sögüt'te babasmn yamna defnedilmis ve Bursa alinirsa oraya defnini vasiyet etmisti. Bupun için 1326'da Bursa alindiktan sonra vasiyeti yerine getirilerek cesedi Bursa'ya nakledilip, Hisar'da (Saint Eli) namina yapilmis olan Gümüslü Künbed'e defnedilmistir. Fakat vekayün tetkikine göre vefatW in 1326'da Bursa'nin teslim alinmasindan sonra oldugu anlasiliyor.

Osman Bey zamaninda yasayan Islâm büyükleri :Silsile-i Sâdât-i Naksibendiyye'nin onuncu ve onbirinci halkalarini teskil eden, Hâce, Arif Rivgiri ve Hâce Mahmud Incir Fagnevi (k.s.)Hazretleri, seyh Saadettin Cibavi, Bahaüddin Veled ve müellif Pehlivan Mahmud Poyraz.

Erkek çocuklari : Pazarli Boy, Çoban Bey,Hamid Bey, Orhan Bey, Alaeddin Ali Bey, Melik Bey, Savci Bey.

Kiz çocuklari : Fatima Hatun.

28 Aralık 2008 Pazar

Budala (Dostoyevski)

Budala

(Dostoyevski)

KİTABIN ADI BUDALA
KİTABIN YAZARI DOSTOYEVSKİ
YAYIM EVİ VE ADRESİ ALFA-BASIM-YAYIM-DAĞITIM
BASIM YILI 1995



KİTABIN KONUSU



Romanın kahramanı Prens Mışkin, saralıdır. Tedavi gördüğü İsviçre’den döndüğünde elindeki giysi çıkınından başka hiçbir şeyi yoktur. Yaşamı kendi iç dünyasını seyre dalmakla geçmektedir. İnsanlarla her türlü alışverişten arınmıştır. Budalalık derecesinde iyi olan Prens Mışkin, tam bir ermiş kişidir, sevmekten başka bir şey gelmez elinden. Müthiş bir zeka sahibidir. Çevresindekiler, onu her zaman yadırgarlar, ama onsuz da edemezler. Kendisi de saralı olan Dostoyevski, romanının kahramanına kendi kişiliğinden pek çok şey koymuştur. Prens Mışkin’in anıları, aslında Dostoyevski’nin anılarıdır. Prens Mıskin’in romanının bir yerinde anlattığı, siyasal görüşlerinden dolayı kurşuna dizilme cezası alan bir adamın öyküsü, aslında Dostoyevski’nin başından geçmiş bir olaydır. Bir tutku romanı olan Budala, Dostoyevski’nin yazdığı ilk büyük aşk romanıdır.

KİTABIN ÖZETİ



Hasta prens Mişkin Rusya’dan İsviçre’ye Şnayder adlı bir doktorun kliniğine yollanır. Prens çok acı çeken bir insandır ve ara sıra hastalığıyla ilgili nöbetler geçirmektedir. Nöbet geçirdikten sonra budalalaşır ve afallar. Çocukları çok seven prens köydeki çocukların kalbini kazanmasıyla iyileşme sürecini de ivmelendirir.



Köydeki yoksul bir kızla ilgilenmesinden dolayı da çevresi tarafından ayıplanmaktadır. Nedeni ise kızın annesinin ölümünden sonra lanetlenmiş olmasıdır. İsviçrede üç sene kalan prens bir çok acılarla Rusya’ya döner ve soyunun son bireyiyle tanışmak için atılımlarda bulunur. Onunla tanışması aynı evde yaşayan Ganya ile tanışmasına da vesile olur. Ganya prense Nastasya’nın portresini gösterir ve prens artık Nastasya’ya çoktan vurulmuştur. Onu her ne pahasına olursa olsun aramaya başlar ve sonunda da bulur ve evlenme teklif eder. Buhranlı bir dönemde olan Nastasya bu teklifi kabul eder gibi yapıp reddeder ve Rogo Jin adındaki biriyle evlenmeye karar verir. Bu evlilikten sonra tekrar Mişkin’e kaçan Nastasya daha fazla dayanamayarak tekrar geri döner.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

Hala Moskova’da bulunan Mişkin Nastasya’yı aramak için Petersburg’a gelir. Prens Mişkin Nastasya’yı aradığını bir sır gibi saklamaktadır. Bu günlerde Prens Mişkin bazı özel günlerde evinde partiler verir ve bu partilere de kitabındaki bütün kahramanları çağırır. Bu kişilerden Aglea adındaki kadın ise Prensi deliler gibi sevmektedir ve ona “Yoksul Şövalye” gibi imalarda bulunmaktadır. Bunları ise mektuplarında sık sık dile getirmektedir. Sonunda aglea ile Prens Mişkin nişanlanmaya karar verirler. Böylece Prens ikinci kez Ganya’nın sevdiği kadını elinden alır. Ancak bu nişandan da vazgeçen Mişkin Nastasya ile evlenmeye karar verir. Ancak aynı zamanda Aglea’yı çok sevdiğini de bilmektedir. Nastasya ile evlenecekleri sırada Rogo Jin gelir ve Nastasya’yı sessizce alır gider. Mişkin bunu sakince karşılar ve birşey diyemez. Rogo Jin Nastasya’yı Petersburg’ta öldürür ve bunu da Prens gelince öğrenir ve tekrar krize girerek budalalaşır. En sonunda Şnayder’in kliniğine gönderilir. Aglea ise Polonyalı bir Coutla evlenir. Rogo Jin ise 15 yıllığına İsviçre’ye sürülmüştür.



KİTABIN ANA FİKRİ



Kitapta vurgulanmak istenen nokta; insanlar için sevginin çok önemli bir kavram olduğu ve onsuz yaşanamayacağının kesin olduğudur. İnsanlar için sevdikleri o kadar değerlidir ki o varlıkları kaybetmeye tahammül edemezler tıpkı Prens Mişkin gibi.



KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ



Kitapta genel olarak on üç karakterden bahsedilmektedir. Bunlardan en önemlileri şunlardır:



PRENS MİŞKİN : Kendi iç dünyasında yaşayan, herkese güler yüzle davranan, budalalık derecesinde iyi ve insanları sevmekten başka birşey yapamayan bir prenstir.



ŞNAYDER : Prens Mişkin’in hastalığından dolayı yardım istediği, kendini ispat etmiş ve prensi kurtarmak için tüm gücünü kullanan iyi bir doktordur.



AGLEA : Prensi deliler gibi seven ve onu kaybetmemek için herşeyi göze alabilen, güzel ahlaklı ve gayet alımlı bir bayandır.



KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER

Anlatım yönünden üst düzeyde olan kitapta; çok uzun cümleler kullanılarak okuyucunun cümlede anlatılmak istenen manadan uzaklaşmasına sebebiyet verilmştir. Yine de bu uzun cümlelere rağmen roman akıcı ve sürükleyici olmasıyla okuyucuyu kendine bağlamaktadır.



KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ



Rus edebiyatının en büyüklerinden olan Dostovyevski, 1821 Moskova doğumludur. Orta sınıf bir aileden gelen yazarın babası, yoksullar hastanesinde cerrahtı. Dostovyevski ilk eğitimini ailesinden aldı. Romanlarının tümünde, ailesinin çektiği sıkıntıların ve tanık oldukları yoksulluğun etkisi görülebilir. Çok çalkantılı geçmiştir Dostovyevski’nin hayatı. 17 yaşında askeri akademiye girmiş ama oradaki katı disipline uyamayıp ayrılmış, Norodniklerin siyasi görüşlerini benimsemiş, 1849’da idama mahkum edilmiş ve tam idam sehpasında öğrenmiştir cezasının sürgüne çevrildiğini. Ölümün kıyısından dönen ve Sibirya’daki sürgün yaşantısında zor günler geçiren Dostovyevski’nin siyasi görüşlerinin temelden farklılaştığını söyleyebiliriz. Kişiliğini derinden etkileyen epilepsi nöbetlerinin sıklaşması da bu tarihte başlar. Artık mistik bir dünya görüşü egemendir Dostovyevski’nin metinlerinde.



Bu günlerde Orhan Pamuk’un editörlüğünde başlayan Dostovyevski dizisinin ilk kitabı olarak yayınlanan “Ecinniler”, Dostovyevski’nin Norodnik ve ateist geçmişine dair bir özeleştiridir. Sürgün dönüşü; aşkları, evlilikleri, Avrupa seyahatleri, kumar tutkusu ve geçim sıkıntıları, Turgenyef’le olan çekişmelerleriyle geçirdi ömrünü bu büyük yazar. Çoğu kitabını yayıncılardan aldığı “kaporalar” nedeniyle çok kısa sürelerde tamamladı ve bugün dünyanın en çok satan yazarları arasında olan Dostovyevski, 1881 yılında geçim sıkıntıları içinde hayata veda etti

Bülbülü Öldürmek (Harper Lee)

Bülbülü Öldürmek

(Harper Lee)

KİTABIN ADI : BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK
KİTABIN YAZARI : HARPER LEE
YAYINEVİ VE ADRESİ : ALTIN KİTAPLAR YAYINEVİ CAĞALOĞLU / İSTANBUL
BASIM TARİHİ : 1984

KİTABIN ÖZETİ

1800’lü yıllarda İngiltere’den Güney Amerika’ya göç eden ve Alabama Eyaletine bağlı Maycomb adında bir kasabaya yerleşen Atticon kendinden 15 yaş küçük bir bayanla evlenir. Jem ve Jem’den 4 yaş küçük Scoud adında 2 çocukları olur .Scoud doğduktan 2 yıl sonra annesi ölür. Bu yüzden annesinin varlığı ya da yokluğu kendisini pek etkilemez. Buna karşılık Jem’i çok etkiler. Arada bir oyun sırasında Jem’in iç çekip kenara ayrılması annesine duyduğu özlemdendir.

Jem 13 yaşlarında Scoud ise 9 yaşlarındadır. Roman otobiyografik bir tarzda ve kahramanı olan Scoud’un ağzından yazıldığı için romanın genelinde çocukca bir bakış açısı hakimdir.

Yazar 1 nci bölümde; kendi ailesini nereden geldiklerini ve genel özelliklerini fazla teferruata inmeden tanıtır. Kasabayı, kasabadaki ilginç olan Radley ailesini tanıtır. Boo adında Radley’lerin bir çocuklarının kayboluşu, Radley’lerin evden dışarı çıkmayışı ve evlerinin kapısının sürekli kapalı oluşu Radley’leri kasabalıların, özellikle de çocukların gözünde bir hayalete çevirir. Evlerini de bir kabushaneye çevirir.

2 nci bölümden itibaren kasabanın sosyal yaşayışı siyasal durumu işler.4 ncü bölümde yazar kasabada yaşayan halkın gelenek görenekleriyle çeşitli ata sözlerini de katarak anlatır.(Asıl sahibi çıkmayınca mal bulanındır. gibi) Kızılderililer ile ilgili büyüler anlatır.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

Yazar yani kahraman olayda tek kahraman değildir. Olayda ön plana çıkanlar yazarın kendisi, kendisinden 4 yaş büyük olan kardeşi Jem, felsefi görüşlerini söylettiği babası Atticon ve çocukluk aşkı Dill’dir.

Amerika iç savaşından sonra (kuzey – güney) kasabada olan değişiklikler toplumsal yaşam, olup bitenler çıplak bir gözle işlenir. Kahraman, olayları çocukluğunda yaşadığı için her şeyi çocukça bir dünyada anlatır. Çocukların oyun dünyasını, zevklerini, merakını, çocuk psikolojisini, buluğ çağına giren çocukların göstermiş olduğu ruhsal değişiklikleri, yalnız kalma isteklerini olaya yayarak ve de derin tasvirlerle destekleyerek açıklamaktadır.

Yazar Maycomb kasabasındaki gelenek görenek, siyasal yapı, sosyal yapı, dinsel yapı ve benzeri bütün davranışları olaylarla anlatır. Örneğin kasabadaki dayanışma duygusunu şu şekilde bir cümleyle açıklar: Yangın Bayan Maundlie’nin evini sessizce yiyip bitirirken sokak insan ve arabalarla dolmaktadır.” Yazar kasabadaki yaşantıyı özellikle zencilere karşı yapılan ayrımcılığı ve horlanmayı, babasının zencilerin avukatlığını yaparken kasabalı beyazlar tarafından pis zenci dostu biri olarak sıfatlandırılmasını aktarır. Kasabadaki zencilerin yaşadıkları mahalle ve kiliseleri ayrıdır. Çocuk gözüyle olaya yaklaşan kahraman bunu pek yadırgamakta,ve neden böyle olduğunu babasına ve amcasına sorarak,bu sorularla cevabını bulmaya çalışmaktadır. Yine malik hanelerde çalışan kölelerin oluşu o yıllardaki güney Amerika’daki siyasal yapıyı göstermek için bariz bir örnektir.

Yazar kendi fikirlerini, felsefi görüşünü romanın genelinde Attikon’a söyletmektedir. Örnek olarak:Attikon bir gün Jem’e şöyle der; arka bahçedeki tenekeleri vurmanızı yeğlerim, ama kuşların peşine de düşeceğinizi biliyorum. İstediğiniz kadar karga vurun ama unutmayın ki bülbülü öldürmek günahtır. Bülbüller yalnızca müzik üretirler. Bizi eğlendirmek için bahçeleri yağmalamazlar, yalnızca şarkı söylerler hem de yüreklerini paralayana dek.Yazar romanda özgürlüğü çeşitli sembollerle ifade eder. Kimi zaman yaşlı bir bayanın ölümünü özgürlüğe giden yol, kimi zaman zencilerin esaretten kurtuluşunu, kimi zamanda morfinman bir bayanın bu alışkanlıktan kurtulmak pahasına çektiği acıları anlatarak sembolleştirir.

Yazar cesareti:” Cesaretin eli tabancalı bir adam olduğunu sanmanı istemem. Mertlik baştan bitik olduğunu bilip de çabalamak, olacakları göğüsleyebilmektir. Binde bir kazanırsın ama kazandığında olur. Bayan Dobuse’de kazandı”. felsefi ve veciz sözlerle ifade etmektedir.

Dil’e olan yakınlığını ve çocukluk aşkını anlatmaktadır. Bu aşk alışkanlık ve özlemden ibarettir. Aynı bölümde kasabada çalışan işçilerin yaptıkları grevleri, taşralıların yoksulluğunu olaylarla göstererek anlatır. Kasabadaki insanların çoğunun birbirine benzemesi dışardan evlenmenin olmayışına ya da çok nadir oluşuna bağlar.
Romanın sonunda Radley’lerin kaybolan çocuğu ortaya çıkar. Fakat olayın akışına göre hiç ummadık bir yerden yeni bir kahraman romana müdahil olur.

Romanın sonlarında ilginç bir olayda Amerika’yla Almanya’nın mukayesesidir. Romana göre Amerika daha özgürlüklerle yaşayan baskıdan uzak bir ülkedir. Hukuk sistemi herkese eşittir ama fiili olarak zencilere ayrım yapılmaktadır. Almanya’da ise baskılar ve Yahudi’lere yapılan zulümler vardır. Hülasa şöyle diyebiliriz: Alabama Eyaletine bağlı Maycomb kasabasındaki hayatı, gelenek görenekleri, ekonomik durumu, siyasal yapıyı, dinsel yapıyı,1900’lü yılların başlarındaki durumu çocuk gözüyle ve çocukluk dünyasını da katarak anlatmaktadır.

ROMANDA KAHRAMANLAR

Romanın baş kahramanları Scoud, Jem, Atticon ve Dill’dir. Fakat olayın akışına göre her an yeni kahramanlar ortaya çıkmaktadır. Fazla aktif olmamakla beraber romanda geçen kişi sayısı 100’e yakındır.

ROMANDA ZAMAN

İki senelik bir zaman dilimidir. Olaylar bir yazın başlangıcından itibaren anlatılır, bir sonraki sonbahara kadar devam eder. Zamanda kronolojik sıra kullanılmakla beraber geriye dönüşlerde mevcuttur. Buda yazarın bazı durumlara açıklık getirme ihtiyacı hissetmesinden ve olayların geçmiş tarihlerde yaşanmasına bağlıdır.

ROMANDA MEKAN

Yazar olayların geçtiği kasabayı romana yayarak geniş bir şekilde tanıtır. İç mekanlar yoğunlukla kullanılmış, dış mekanlara da büyük ölçüde yer verilmiştir. İç ve dış mekanlar arasında bir denge söz konusudur. Bahsedilen mekanlar yukarıda da anlatıldığı gibi Güney Amerika’daki Alabama Eyaletine bağlı Maycomb kasabasıdır. Mekan tanıtımında tasvirlere büyük ölçüde yer verilmiştir.

Büyük Ümitler (Charles Dickens)

Büyük Ümitler

(Charles Dickens)

KİTABIN ADI : BÜYÜK ÜMİTLER
KİTABIN YAZARI : Charles Dickens

Genç Pip,tetim bir çocuktur;ablası ve ablasının kasaba demircisi olan iyi kalpli kocası tarafından yetiştirilir.

Tek başına bir hayat süren Pip,genelde civardaki ormanlar arasında dolaşır,zaman zaman ölmüş anne ve babasının mezarlarını ziyaret ederek ağlar.Bir gün ormanda dolaşırken önüne iriyarı bir adam çıkar ve kendisi- ne derhal yiyecek getirmezse onu öldüreceğini söyler.Bu adamın hapishaneden kaçan biri olduğu anlaşılmaktadır;zira ayaklarını bağlayan zincirleri kesmek için Pip’ten bir eğe getirmesini de ister.

Adamın bu isteğini reddetmeyecek kadar dehşete düşen Pip ablasının mutfağından bir tabak etli hamur çalar ve alet kutusundan da bie eğe alarak mahkumun kendisine rastladığı yere gider.Burada başka bir yabancı adam daha görür birincisi ile şiddetli bir kavgaya tutuşmuştur. İkinci adam sonunda sisler arasında kaybolur.Aradan uzun zaman geç- meden adı Abel Magwitch olan hapishane kaçkını tekrar yakalanır;fakat hapishaneye götürülmeden önce Pip’e, kendisine yardım ettiği için iyilik yapacağını söyler.

Pip,bu hadiseyi çabucak unutur.Çok geçmeden Bayan Havisham,Pip’in ablasından Pip’ii Satis evine gondermesini rica eder.Uzun bir zaman önce Bayan Havisham,evlilik gününde kocası olacak adam tarafından reddedilmiştir.Kadın,o günden bugüne,odalardaki bütün saatleri durdur- muştu ve şimdi vesayeti altındaki güzel fakat kibirli Estella ile yaşamak- tadır.Düğün gecesinin sabahında yenecek kahvaltı masadaki pasta ile birlikte küflenmiş vaziyette durur.Pip,Bayan Havisham’ıı ziyaret ettiği zaman,onun bu herkesten ayrı davranışlarına hayret eder.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

Yapayalnız bir hayat süren Bayan Havisham Pip’ten,sık sık gelerek vesayeti altındaki Estella ile oynamasını ister.Estella,Pip’in canını sıkar ve Bayan Havisham da,kızın Pip’ii kızdırmasını teşvik eder.Estella’ya kızmasına rağmen,Pip,onun derin tesiri altındadır;Estella onun şimdiye kadar gördüğü kızlar arasında en güzelidir.

Çalışkan bir kimse olduğundan Pip,birgün demirci dükkanındaki sınırlı hayattan kurtulacağını bilir.Bu fırsat da kısa bir zaman içinde gerçekleşir. Bir gün Bay Jaggers adında kendini beğenmiş bir avukat gelerek ismini belirtmeyen birinin Pip namına para yatırdığını ve onun Londra’ya giderek bir centilmen olmasını istediğini söyler.Bu habere çok sevinen Pip,paranın Bayan Havisham’dan geldiğini,kendisinin böylece,Estella için arzu edilir bir koca olarak yetişmesini istediğini sanır.

Pip,Londra’da,Herber Pocket adında Bayan Havisham’ın uzaktan bir akrabası ile arkadaşlık eder.Pocket,Londra’yı iyi bilen zarif bir gençtir. Pip için kiralanan odalardan birinde yaşar.Avukat Jaggers,Pip’in sorularını cevaplandırmaz.Kendisine yardım edenin kim olduğunu söylemez,zamanı gelince öğreneceğini söyler.

Pip,çok geçmeden,Londralı şık bir aylak olur.Bentley Drumle adında tahammül edilmezcesine kibirli bir avukatla tanışır ve Londra sosyetik hayatının bütün girdi çıktılarını o kadar iyi öğrenirki,sadık arkadaşı basit Joe Gargery’nin kendisini ara sıra ziyaret etmesinden rahatsızlık duyar.

Bununla beraber Joe ayrıldıktan sonra Pip,ona kaba muamele yaptığından dolayı pişmanlık duyar.Bir defa Bayan Havisham’ın ricası üzerine,Pip,Joe ile birlikte Havisham’ıi ziyaret eder.Yaşlı Havisham ve vesayetindeki Estella,Pip’in,mutevazi bir hayattan nerelere geldiğini hayretle görürler.Bayan Havisham,daha da ileriye giderek, Pip’e, Estella’ya aşık olmasını beklediğini söyler.Pip’in de istediği budur.

Estella Londra’ya gelir.Çok geçmeden,esmer güzelliği ve sosyetik tavırlarından dolayı aralarında Bentley Drumle’nin de bulunduğu gençler ona kur yapmaya başlar.Kız,gerçi ara sıra Pip’ii görürse de Pip’e aşık olmadığı bellidir.

Yirmi birinci yaş gününde Pip’ii çocukken ormanda ettiği hapishane kaçkını Magwitch hayrete boğarak ziyaret eder.Kaba,zihnen hiçbirşeyl meşgul olmadığı hissini uyandıran bu adam,ilk önce titiz Pip üzerinde tiksinti uayandırır;ama Pip’in gizli hamisi olduğu açıkladığı zaman Pip dehşete düşer.Magwitch,Pip’e,gönderildiği yerde çok para yaptığını ve şimdi kendisinin bir oğlu kabul ettiği Pip’in nasıl bir genç olduğunu görmek için gizlice Londra’ya geldiğini söyler.Tek isteği Pip’in kendisinin başaramadığı tarzda bir centilmen olmasıdır.İngiltere’ye Provis nikiyle gelmiştir.Eğer polis onun mahkumları kolonisinden kaçtığını ögrenirse ölüme mahkum edileceğini söyler.

Bu çıkmaz Pip’ii sersemletir.Magwitch’e minnettarlık duyması gerektiğini bilirsede bu yarı vahşi adama sempati duyamayacak cooldur. Hamisinin Bayan Havisham olmaması da onu büyük bir hayal kırıklığına uğratır.Genede Pip,Magwitch’e yardım edeceğini söyler ve Magwitch de ormanda kavga ettiği kimsenin,baş düşmanı Arthur Compeyson olduğunu belirtir.Pip de Herbert Pocket’den Compeyson’un Bayan Havisham’ı1 düğün gününde terkeden adam olduğunu ögrenir.

Kendi hamisinin Bayan Havisham olduğunu sanmakla düştüğü ahmaklığa kızan Pip,yaşlı kadını azarlamak için kasvetli eve birkez daha gider.Kadın da,Pip’e işkence yapmaka istercesine,Estella’nın,yakın bir zamanda Bentley Drule ile evleneceğini söyler.Bayan Havisham Pip’in bu derece kızgın olacağını beklememektedir.Kendisinin terkedilmesinden bu yana bütün erkeklerden intikam almaya yemin etmiştir.Pip’in Estella’ya beslediği duyguları istismar etmek suretiyle,bu yeminini yerine getirmiş olmuğunu sanır.

Estella’nın evlenmesinden sonra Pip Havisham’ın evini tekrar ziyaret eder.Binada bir yangın çıkar.Pip,Bayan Havisham’ı1 kurtarmaya çalışır,fakat çok geç kalmıştır.Ev,mazinin toz ve eşyası ile dolu olduğundan çabucak yanar.Bayan Havisham alevler ortasında can verir.

Londra’ya dönen Pip,Magwitch’in gerçekte Estella’nın babası olduğunu öğrenir;annesi de muhtemelen,Avukat Jaggers’in ev işlerine bakan garip kadındır.Daha da hayret uyandırıcı bir haber Compeyson’un da Londra’da olduğu ve Magwitch’i2 öldürmek için fırsat kolladığıdır.Pip, Herbert Pocket’in yardımı ile,hamisini İngiltere’den Fransa’ya kaçırmak ister.ardından,kendisi de Fransa’ya gidecektir.Fkat vapura biner binmez, Compeyson kendilerini yakalar.İki düşman yumruk yumruğa şidddetli bir kavgaya tutuşur,Magwitch Compeyson’u öldürür.Bu suçundan dolayı, eski mahkum tekrar tutuklanır ve yargılanmasını beklediği sırada hapishane de ölür.

Son zamanlarda başına gelen bu olaylarla Pip hastalanır ve eski sadık arkadaşı Joe Gargery kendisine bakar.Pip’in ablası ölmüştür ve Joe da kendisini seven kocası üzerinde hakimiyet kurmak istemeyen Biddey ile evlenmiştir.Pip nihayet bu mütevazi,sadık Joe ya dudak bükmekte ne kadar haksız olduğunu anlar.Joe ile birlikte,onun demirci dükkanına döner ve hastalık harici döneminde,kendisine kötü muamele ettiği için Joe’dan özür diler.

Estella’yı kaybedişini hala hazmedemeyen Pip Herbert Pocket ile birlikte Londra’da bir iş kurar.Seneler sonra bir zamanlar Bayan Havisham’ın evinin durduğu yeri son bir defa ziyaret eder.Orada Estella’yı görür.Beraberce bir zamanlar,çocukken oynadıkları bahçede dolaşırlar.Estella,şimdi dul bir kadındır.Sosyetik köklerinden ötürü evlendiği haşin Bentley Drumle,vahşetle muamele ettiği atının bir çiftesi ile ölmüştür.Drumle ile geçirdiği hayatı ve tek başına yapayalnız süren dulluk hayatı,bir zmanaların soğuk ve kibirli Estella’sını yumuşatmıştır. Elele bahçede yürürlerken Pip ve Estella artık birbirini hiç bir zaman terkedemeyeceklerini anlarlar.Hikayenin sonunda herkes mutlu olur !

Bir Sürgün (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

Bir Sürgün



(Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

KİTABIN ADI : BİR SÜRGÜN
KİTABIN YAZARI : YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU

BİR SÜRGÜN

Olayımızın kahramanı olan Doktor Hikmet İzmir’e sürgün edilmiş bir memurdur.Doktor Hikmet sıkıntı ve dertlerden çökmüş orta yaşlı bir kişidir.Okumaya düşkün bir insandır.Doktor Hikmet Guraba Hastanesi’nden çıkınca sevgilisiyle sözleştiği yere koşan bir aşık gibi kalbi çarparak “Abajali’nin” mağazasına gider ve hafta içinde gelmiş olan bütün kitap ve dergileri inceler.bazen saatlerce mağazadan çıkmaz ve yanına bir iki kitap ve dergi alarak dışarı çıkar.

Bir ara gazete ve mecmualarını okuduktan sonra dibinde azıcık bir şarap olan bir bardak dikkatini çeker.Bardağın içinde bir karınca vardır.Şarabın içinde dönüp dolaşır,bir yere gidemez.Ve ona bakarak işte bende bu karınca gibi hiçbiryere gidemiyorum der. Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

Bu arada limandaki büyük vapurlardan birinin bacası ona, uzun mesafelerin ve uzun diyarların bağrından kopan bir nida gibi seslendi.İri vapur bacalarından çıkan bu yanık haykırışın Doktor Hikmet üzerinde Büyük bir etkisi olmuştu.

Doktor Hikmet birçok kitap ve dergi okumuştu.Ayrıca buralarda birçok memleketin tanımını okumuştu ve birçok bilgi edinmişti.Ancak buralara hiç gitmmişti.Ve bu vapur seside Doktor Hikmet’î çağırıyordu.”Hadi kalk gidelim” diyordu.

Fakat, Doktor Hikmet koşmak isteyipte koşamayan,bağırmak isteyipte bağıramayan kabus içinde bunalmış bir kimse gibi bir türlü bu davete uyamaz.Bu kalk borusuna bir türlü “hazırım” diyemez.

Doktor Hikmet dördüncü bira şişesini de son damlasına kadar içtikten sonra bu imkanı vakitten daha kuvvetli buldu.İşte vapur önünde hazır duruyor,işte,gizli hareketleri saklayan yandak ve karanlıklar denizin üstüne kanatlarını germege başlıyor.Daha sonra o rehavete kapılarak Doktor Hikmer vapura bindi.Vapura bindiğinde çevresinde birçok insan vardır.

Doktor Hikmet’in üstü o kadar düzgün değildi ve insanlar Doktor Hikmet’e bakıyorlardı.Ertesi gün “nigare” vapuru Pire limanını varır varmaz Doktor Hikmet’in ilk işi karaya çıkarak birşeyler almak oldu.

Doktor Hikmet daha sonra vapurda biriyle tanıştı ve onunla dostluk kurdu.Ancak belli bir süre sonra bu dostluk kurdugu kişide kendisinden kaçmaya çalışır.

Doktor Hikmet’in başında bu maceralar geçtikten sonra Paris denilen o,uçsuz,bucaksız ve akıl sır ermez tezgahta çıraklık etmeye başlar.Paris’te girdiği bir lokantada bir kadının bulunduğu masaya oturmak ister.Ve bu vesile ile kadınla tanışır.

Daha sonraki günlerde Paris’de bir türk bulmak amacıyla yollara düştü,aramaya koyuldu.Babasına bir mektup göndermek zorundaydı.Ancak hangi vasıta ile göndereceğini bulamadı.Mutlaka göndermesi gerekiyordu.bazen göndermemek aklından geçiyordu.Ama ihtiyarlar merake tmiştir.Mutlaka göndermesi gerekiyordu.Doktor Hikmet Paris’I geziyordu.Ağustos ayının son günlerinde Luxembon bahçesi,insanın adeta yüreğine dokunan mahzun bir hal almıştır.Doktor Hikmet en çok Jardin Des Tuilleries ile Place de la Concorde’u çok beğenmişti.

Bir TÜRK Ailesinin Öyküsü (İrfan Orga)

Bir TÜRK Ailesinin Öyküsü

(İrfan Orga)

KİTABIN ADI : BİR TÜRK AİLESİNİN ÖYKÜSÜ
KİTABIN YAZARI : İRFAN ORGA

KİTABIN KONUSU

Savaş öncesi, savaş dönemi ve savaş sonrasında bir Türk ailesinde yaşanan değişmeler ve çektikleri ızdıraplar anlatılmaktadır.

BİR TÜRK AİLESİNİN ÖYKÜSÜ

Yazar ve ailesi Sultanahmet Camisinin arkasında bir çıkmaz sokakta otururlar. Ailesinin hali vakti oldukça yerindedir.Babaannesi her zaman herşeyin en iyisinin olmasını ister.Eve misafir geldiği zaman veya hamama gidecekleri zaman hizmetçisine en iyi yemekleri yaptırır ve herşeyde çok titiz davranır.Para onun için bir şey ifade etmez. Evin eşyaları da oldukça pahalıdır.İrfan’ın (yazarın) hayatında o yıllarda bolluk mevcuttur. İrfan devamlı babaannesiyle hamam sefası yapar.İrfan’ın sünnetinde bile herşey dört dörtlük hazırlanmıştır.İrfan’ın sünneti bir yüzbaşının evinde yapılmıştır.Babaannesi evde herşeye karışır.Hiçbirşeyi beğenmez.Beğenmediği yemeği tekrar pişirtir.Annesiyle babaannesi hiçbir zaman anlaşamamıştırlar.Annesi sessiz sakin bir kişiliğe sahiptir.Babası dedesinin bıraktığı işle meşgul olmaktadır.İrfan’ın Sarıyer’de oturan bir Ahmet amcası vardır.Her yaz fırsat buldukça oraya tatile giderler eğlenirlerdi.Yine bir yaz tatilinde iken saraydan savaş haberleri duyulur ve herkese yayılır.Bu sebeple babası ve amcası devamlı ne yapacakları ile ilgili konuşmalara başlamıştır.Bir gün evde otururken babası bu konuyu ev halkıyla konuşmaya başlar.Artık gereksiz harcamalardan kaçınmalarını,dayanıklı yiyecekleri depolamalarını ister.Fakat bolluk içinde yaşayan babaanne bunlardan rahatsız olur savaşın çıktığına inanmak istemez.Artık yavaş yavaş yiyecekler depolanmaya ve fazla para harcamamaya başlanmıştır.Savaş sebebiyle İrfan okuluna ara vermek zorunda kalmıştır.Çünkü gittiği okul bir Fransız okuludur.Kısa zamanda amcası ve babası askere çağrılırlar.Evde artık evin reisi İrfandır.Bu arada babaannesi zengin bir adamla evlenir ve adamın evine taşınır.

Annesi de kızkardeşini doğurur.Savaştan dolayı hizmetçilerine yeni yer bulmalarını artık kendilerinin bakamayacaklarını söylerler ve onları evden uzaklaştırırlar.Çünkü savaş şiddetini artırmış etrafta yiyecek kıtlığı başlamıştır.Bütün yiyecekler savaşın olduğu yere gitmektedir.yazarın bir süre sonra evleri yangında yanıp kül olur ve bütün yiyecekleri altınları yangınla birlikte gider.Artık hiçbirşeyleri kalmamıştır.Bunun üzerine babaannesinin evine yerleşirler.Fakat babaannesinin kocası aksi çocukları sevmeyen bir kişi olduğu için onları evde istemez.Bunun için onlara kendisine ait eski bir evini verir.Evin bütün pencereleri tahtalarla kapatılmıştır. Annesi buna alışık olmadığı için bunları kaldırttırır ve evin içi aydınlığa kavuşur.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

Mahalleli bu hareket karşısında şaşırmış ve annesinin kötü kadın olduğunu düşünmeye başlamıştır. Mahalleli annesine laf atmaya başlamış çocuklar arkasından taş fırlatmıştır. Fakirlik gitgide artmaktadır. İnsanlar artık ekmeği bile zor bulmaktadır. Yazarın aileside birçok davranışlarından vazgeçmeye başlamış azla yetinmeyi öğrenmişlerdir. İnsanlarda yaygın hastalıklar ortaya çıkmıştır.Artık kimsede para ve yakacak kömür kalmamıştır.Fakat yazarın ailesi bütün bu olumsuzluklara rağmen insanlara yardım etmekte elinden geleni yapmaktadır. Bunun için kısa bir zaman sonunda mahalleli annesine ısınmış ve onu hanımefendi diye çağırmaya başlamışlardır. Bu arada babasından bir türlü haber alamazlar. Bir gün annesi ile birlikte askerlik dairesine giderler ve babasının öldüğü haberini alırlar. Babası şehit düştü diye annesine 99 kuruş maaş bağlarlar. Fakat bu para sadece bir çocuğun alacağı şekerlemelere , leblebiye yetecek kadar bir paradır. Artık millet ekmek için birbiri ile kavga etmeye başlamıştır. Bir gün anneside ekmek yüzünden bir kadınla kavga eder. Hayatında ilk defa kavga eden annesi kendisini sokak kadınlarından farksız görür, utanır ve oradan hemen uzaklaşır. Bir daha ekemek almaya oğlunu yollar. Bu arada babaannesinin kocası vefat etmiştir.

Babaannesine birşey bırakmadığı için beraber yaşarlar. Artık ellerinde yeterli miktarda para kalmadığı için babaannesinin değerli bazı mobilyalarını satarlar. Bu para onlara uzun bir müddet gider. Annesi en sonunda bir işe girmek zorunda kalır ve ordu deposunda işe başlar. Sadece hafta sonları eve gelebilmektedir. Kardeşi ve İrfan’la yatılı bir okula yerleştirilirler. İki sene orada kalırlar. Fakat yetersiz beslendiklerinden dolayı ikisinin de bünyesi zayıf düşer ve kardeşi çok hastalanır. Annesi bu duruma dayanamaz ve ikisinide okuldan alır. Artık savaş sona ermiş herşey eski halini almış ve anneside ustaca yaptığı işlemelerle para kazanmaya başlamıştır.

Durmları gitigide gün geçtikçe düzelmeye başlamıştır. Savaştan sonra artık bazı değişikler başlamıştır. Özellikle kadınlar peçesiz dolaşmaya başlamışlardır. Bunlardan biriside İrfan’ın annesidir. Fakat mahalleli böyle iyi kalpli bir kadının yaptığı bu harekete bir anlam verememiş ve bazı söylentiler çıkartmaya başlamışlardır. Savaş bitmesine rağmen İrfan’ın okul problemi çözülememiştir. Bu sıralarda özel okullarda Türkçe eğitim kaldırıldığı için okula yollanılmamıştır. Bir ara berberde çıraklığa başlar. Fakat aynı gün akşamı çıraklığı bırakır. En sonunda sünnet edildiği evin sahibi yüzbaşının sayesinde kardeşiyle birlikte Kuleli hayatına başlar. Kuleli hayatına başladığında Kulelinin üstünde amerikan bayrağı dalgalanmaktadır. Buna çok içerler, hatta bir yabancı uyruklu öğrencilerle çatışmaya girer. Daha sonra cumhuriyet ilan edilir. Artık Kulelinin üstünde Türk bayrağı dalgalanır. Namaz kılmak serbestleşir. İrfan bir buçuk yıllığına Tokat’taki askeri okula gönderilir. Sonra İstanbul’a geri döner. Bu arada Cumhuriyetle birlikte fes yerine şapka giyilmeye başlanır. Halk uzun bir müddet buna tepki gösterir. İrfan Kuleliden mezun olur ve harp okuluna girer ve oradanda süvari olarak harbiyeye devam eder ve subay çıkar. Hava Kuvvetlerinde açık olduğu için Hava Kuvvetlerine girer. Hayatına Hava Kuvvetlerinde devam eder.Eskişehire tayini çıkar. Ailesini yanına getirir. Annesi Eskişehirde çok hastalanır. Bir gün ağır şekilde hastalandığı bir saatte oranın sakinlerinden olan bir kadın onu eski geleneklerle bir günde iyi eder. İrfan buna çok şaşırır. Eskişehirden Kütahyaya oradan da İzmir’e tayin edilir.

Kardeşi Mehmette İzmirde görev yapmaktadır. Annesi iki oğlununda yanında olduğu için sevinçten bütün acılarını biraz olsun unutmuştur ve durumu biraz düzelmiştir. Daha sonra kardeşinin İstanbul’a tayini çıkar. Babaannesi kardeşiyle birlikte İstanbul’a gider. Ardından annesini de İstanbul’a yollar. Babaannesiyle annesinin arası iyi olmadığından annesi kendine başka bir yerde ev tutar. Arasıra onların yanına uğramayı ihmal etmez. Fakat annesi çok değişmiştir. Neyi var neyi yoksa yoksullara vermiş yemeden içmeden kesilmiştir. Kardeşi annesiyle fazla ilgilenememektedir. Annesi gitgide kötülemektedir. İrfan’da İzmirde olduğu için annesiyle ilgilenememiş fakat bu durumdan rahatsız olmuştur. En sonunda yılların verdiği acıya dayanamayan anne şuurunu yitirmiş ve Bakırköy’e yerleştirilmiştir. İrfan bunu duyunca hemen apar topar İstanbul’a gelir. Annesini Bakırköyde ziyaret eden İrfan adeta yıkılmıştır. Çünkü annesi onu tanımamıştır. Doktorun söylediğine göre annesinin az bir ömrü kalmıştır.İrfan bu acıya dayanamayarak İzmir’e geri döner. Kısa bir süre sonra annesi vefat eder. Annesinin cenazesinde sadece yazarın kardeşi vardır. Annesini o çok sevdiği İstanbul’a defneder.

KİTABIN ANAFİKRİ

Savaş öncesi ,savaş dönemi ve savaş sonrasında bir Türk ailesinde yaşanan olaylar,değişen bazı kavramlar ve bu kavramların Türk toplumuna etkileridir.

ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Hacer (hizmetçi): Oldukça şişman,fıkır mıkır,sevimli,hayata devamlı gülen bir kişi.

İnci(hizmetçi):Soğukkanlı,sevecen,yeri geldiğinde diktatör bir kişi.

Babaannesi:Despot,dediğim dedik,herşeyi kolay kolay beğenmeyen,rahat yaşamayı seven bir kişi.

Annesi:Temizlikte çok titiz,sessiz,herşeyi içine atan bir kişi.

Kardeşi:Küçüklüğünde canlı,atik.Fakat daha sonra olaylar karşısında soğukkanlı,durgun bir kişi.

Kendisi(İrfan):Çok duygusalbir kişi.Olaylardan çok etkilenen bir kişiliğe sahip.

Babası:Zeki ileri görüşlü bir kişi.

Amcası:İyiliksever,cömert.

ŞAHSİ GÖRÜŞLERİM

Kitap okuyucuda düşünülemeyecek akla gelmeyecek bazı yaşanan olayları çok iyi sergilemiş.Savaş yıllarında Türk ailesinin çektiği ızdırabı ,acıyı ve yokluğu okuyucuya mükemmel şekilde göstermiştir.bize ilerisi için yol gösterici nitelikte bir kitaptır.

Bir İçim Su (Refik Halit Karay)

Bir İçim Su

(Refik Halit Karay)

KİTABIN ADI : BİR İÇİM SU
YAZARI : Refik Halit Karay
YAYIN EVİ : İNKILAP ve AKA KİTAPEVLERİ
BASIM YILI : 1982 (üçünçü basım)

KİTABIN KONUSU

Doganın güzellikleri ve tarihi olaylarla ,günümüzdeki yaşam ve arasındakı ilişkiler.

KİTABIN ÖZETİ

Doganın nasıl bir yapısının oldugunu bu yapısının insanlara olan etkilerini ve bu etkilerin insanda oluşturduğuduygu ve düşünceleri acıklıyor. İskenderun ve Amuk ovasında arpalar sararmış bugdaylar yemyeşildi; ama çiftçisi ,tarım ordusunun yüz yerinden yaralı,cigerler yanık ve gönlü üzgün ama kahraman birer erleridir.
Dünya ve dünyada herşey daha iyi olmalıydı. Buradan Fırat kıyılarına kadar bir yolculuk yapıyor buralarda da daganın kompleks yapısını ortaya koyuyor. Buradanda Fıratı gecerek Lübnan yamaçlarına geliyor. Gezdigi yerlerde günlük hayattan bahsediyor. Gezdigi yerlerde daha önceden yaşanan tarihi olaylardan bahsediyor.

KİTABIN ANAFİKRİ

Doganın güzelliklerini tanıtmak ve insana dogayı sevdirmektir.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

KİTAPTAKİ OLAYLAR VE ŞAHISLARINN DEĞERLENDİRİLMESİ

Kitapta belirli bir kahraman yok sadece yazar olayları yaşıyor gibi anlatıyor; yazısında ise yazarın dogayı cok sevdigi dikkat cekiyor.

KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER

Kitapta belirli bir kahraman olmamakla beraber olayların cok sade ve kısa olması belirli bir yargıya varılamıyor.günlük olayiar ise şuanda hercegine belirli yerler hariç raslanmamaktadır. Olayları yazar kendisi yaşıyor gibi anlatması kitaba akıcılık katıyor.

KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ

Refik Halit KARAY

Fransızların Hatay dahil Suriyeyi mandasına aldıgı zamanlarda roman yazarlıgına başlamıştır. Kitapları; Kadınlar teknesi, ilk adam, ayın ondördü, bir avuç saçma, bu bizim hayatımız, bir içim su, çete, deli, dişi örümcek, dört yapraklı yonca, ekmek elden su gölden, iki cisimli kadın, ikibin yılın sevgilisi, İstanbul’un bir yüzü, karlı dagdaki ateş’tir.

Babalar ve Oğullar (İvan Sergenyeviç Turgenyev)

Babalar ve Oğullar

(İvan Sergenyeviç Turgenyev)

KİTABIN ADI : BABALAR VE OĞULLAR
KİTABIN YAZARI : IVAN SERGENYEVİÇ TURGENYEV
YAYIN EVİ : SOSYAL YAYINLAR
BASIM YILI : KASIM 1990

KİTABIN KONUSU

Babalar ve oğullar’da Turgenyev geçen yüzyıl Rusya’sının
toplumsal – siyasal görünümünü ele alıyor.O zaman Rusya’sında yaşanan geleneksellik ile bireysellik arasındaki çatışmayı adım adım göstermektedir.Adından da anlaşılacağı gibi babalar kuşağı ,ataerkil topplumun sarsılmaz saymakla direndiği sağtöre inancını, oğullar ise, bütün töreleri yok sayma savaşını temsil ederler.

KİTABIN ÖZETİ

Bazarov arkadaşı Arkadiy’nin teklifini kırmayarakonunla tatilini geçirmek için üniversiteyi bitirdikten sonra Arkady’nin babasının ,Nikolay Petroviç , yönettiği çiftliğe giderler. Burada Bazarov bilimsel araştırmalarına daha fazla eğim vereceğine ve araştırmalarında kullanacağı daha iyi denekler bulacağından dolayı sevinçlidir.Fakat günleri pek de umduğu gibi geçmemektedrir; Arkady’nin amcası Pavel petroviç’le tartışarak ,ona gerçekleri göstermeğe çalışmaktadır.Fakat Pavel de dişli bir tartışmacıdır.Tartişmalar sabah akşam sürmekte ve arada sırada kalan sürelerde, genelde sabah erken saatlerde, böcek toplamaya çıkabilmektedir.Diğer zamanlarda bunların üzerinde çalışmaktadır.Akşam yatmadan önce ise arkadaşı ile dertleşmekte ve onunla tartışmaktadır.Bu sıralarda Fenitçka ile taışmıştır.Katya ‘nın yanında yardımcı olan Fenitçka’nın ona karşı platonik bir aşkı vardır.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

Pavel’le tartışmaların kızıştığı günlerden bir gün Bazarov’u düellaya davet etmiştir.Sorun ise Pavel’in ölümcül olmayan yaralanmasıyla çözümlenmiştir.Bu durumda burada daha fazla kalamayacağını anlayan Bazarov soluğu yakında yaşayan ailesinin yanında alır .Fakat sıkıntısı burada da geçmemiştir.Buradan ise Arkady ile kasabada tanıştığı Anna Sergenyevra’yı ziyaret etmeye karar verir.Bu ziyarette pek fazla uzun sürmez. Arkady Anna’nın kızkardeşi ile günlerini geçirirken Bazarov da Anna ile dolaşmaktadır.Fakat ona olan sevgisini açıklayamaz.Buna inançlarının engel olduğunu bilmektedir.Ve oradan da ayrılmak zorunda kalmıştır.Tekrardan ailesinin yanına gider, burada yakın köylerden gelen hastalarla ilgilenmekte ve araştırmalarına devam etmektedir.bir gün çevre köylerden gelen tifüslü bir hasta ile ilgilenirken o da hastalığı kapar,zamanının az olduğunu bilmekle birlikte acı çekmektedir.Tek çare ölümü beklemektir.Bu sırada Anna kendi doktorunu getirir fakat iş işten çoktan geçmiştir ancak onunla konuşacak bir kaç dakikadan fazla bir ömrü kalmamıştır.Ve Bazarov gözlerini Anna’nın kollarında dünyaya kapatır.

Bundan sonra Anna Rus bir politikacıyla, Katya Arkadıy Petroviç ile , Fenitçka ise Nikolay Petroviç ile evlenir.

KİTABIN ANAFİKRİ

Her zaman yeni nesil ile eski nesil arasında bir çatışma olduğu.Bu çatışmanın nesillerin yetiştiği ortam ve görüş açılarının değiştiğinde kaynaklandığıdır.Bu yüzden her nesil birbirine anlayış içinde yaklaşmalı ve olumlu davranmalıdır.Onlara olumlu yaklaştığımız sürece kendimizi daha da geliştireceğimizdir.

KİTAPTAKİ OLAYLAR VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

YEVGENİY VASİLYİÇ BAZAROV: Tam bir nihilisttir.Her şeyi yok sayar ; her kuralı ve töreleri inkar eder.Kadınlara, kadın güzelliğine çok düşkündür.Ama ideal anlamda aşık -yada onun romantiklik diye adlandırdığı aşk- duygusunun maskaralık , bağışlanmaz bir aptallık sayan bir kişiliğe sahiptir.Çünkü ne sanata ne romantikliğe hiç bir ilgi duymaz.sadece ilgilendiği bilimdir.

ANNA SERYEVRA ODİNSTOVA: Güzel bir bayan.Aynı zamanda olgun bir yapıya sahip.Buda Bazarov’un ona tutulmasına sebep veren en önemli faktörlerden biri.Oda Bazarov’dan hoşlanmakla birlikte bunun ilerlemeyeceğini biliyor.Yaşlı prenses ve kızkardeşi Katya ile birlikte yaşıyor.

KATYA:Ablasını gölgesi altında ezilmiş fakat onun kültüründen ve olgunluğundan kendine pay çıkarmış biri.

ARKADİY PETROVİÇ: Bazarov’un arkadaşı ve Nikolay Petroviç’in tıp bölümünü yeni bitiren oğlu.Bazarov’la her konuda konuşan ve Bazarov’un Pavel Petroviç ile girdiği tartışmalarda bir sübap görevi yapan bir kahramandır.

PAVEL PETROVİÇ: Sınıf ayrılıkları ve törelere inanan kendini soylu sayan ; bir zamanlar Rus ordusunda da görev yapmış ve ileride Rusaya yönetimine geçecek biri olarak bakılırken bir anda kendini kardeşinin yanında; çiftlikte ömrünü geçirirken bulmuş biridir.

NİKOLAY PETROVİÇ: Çiftlik yönetmekle uğraşan , her şeyi oğlu için yapan bir kahramandır.Katya ile evlenmketen çekinen fakat abisinin ve oğlunun desteğini aldıktan sonra oda törelerin zamanla değiştiğine inanarak onunla evenen böylelikle kitapta yazarın betimlemek istediği kahramandır.

KATYA:Nikolay Petroviç’inev işlerini görmesi için çağırdığı bir hizmetçinin kızı olup çekingen, utangaç bir yapıya sahiptir.

Bir Avuş Saçma (Refik Halit Karay)

Bir Avuş Saçma

(Refik Halit Karay)

KİTABIN ADI : BİR AVUÇ SAÇMA
KİTABIN YAZARI : REFİK HALİD KARAY
BASILDIĞI YER : İNKILAP KİTABEVİ/İSTANBUL
BASILDIĞI YIL : 1994

KİTABIN KISA ÖZETİ

Yazar,kitabında küçük ve parça parça hikayelerden bahsetmektedir.Kitapta bu şekilde otuzdokuz tane hikaye bulunmaktadır.
Yazar , bu hikayelerin hepsine bir ortak yön vermeye çalışmış .Öncelikle hikayelerin hepsinde başta olaydan bahsetmiş ve hepsinide kendi yaşadı gibi göstermeye çalışmış.Olayın o yönünü bilemiyoruz tabiki belkide yaşamıştır.Kitapta o konudan bahsedilmiyor.Sadece sırayla hikayeler anlatılmış.Hikayelere ise bakış açısı ;Hepsine bir alaycı gözle bakmış ve okuyanları güldürmeye çalışmış.Hikayelerin hepsi genel anlamda güzel sayılır ama kitabın adından da anlaşılacağı gibi gerçekten biraz da saçma .Şimdi size bu hikayelerin bir kaçından özet olarak bahsetmek istiyorum:

Bu hikayenin adı ‘kusuya merhamet’;Yazar burada kendini apartmanda oturan bir efendi gibi gösteriyor ve ona bir akrabası kuzu hediye ediyor ve o da nerde besleyecegim derdine düşüyor ,apartmanda kuzumu beslenir diye yakınıyor onu apartmanın altına indiriyor fakat kuzuda orada ağlamaya başlıyor.Yazar burada şöyle düşünüyor :Böyle şeyleri gerçekten düşmanına hediye edeceksin diyor ,beslemesi tam bir eziyet diye düşünüyor ve dayanamıyor ,o da başka birine hediye ediyor.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

Yazar ,başka bir hikayesinde ‘su ve köpük ‘diyor;Burada ise çağlayanlarda oluşan köpükten bahsediyor .Köpüğün ona çalgılı gazinolarda caz davuluna uyarak çılgınca numaralar yapan , ak etekli oyuncu kızları hatırlattığını söylüyor ,bunuda bunaltıcı bir gürültü içinde yalancı bir keyif diye nitelendiriyor .En tatlı köpüğün ise bira köpüğü olduğunu söylüyor .Ayrıca çağlayanı,bir azgın olarak görüyor ve keşke bir an dursa ve donuverse diyordu.Çağlayanın başına geçip ‘sende uslanacaksın çapkın ,sende durulacaksın ey deli gönül ,sende ağırlaşacaksın ey hoppa ‘diyordu.Fakat onu dinlemediğini düşünüyor ve aşağıda ırmağın kucağına düşünce akılanır diyordu.

ÜSLUP ÖZELLİKLERİ

Kitap çok sade bir dille anlatılmıştır ve okunurken çok rahat anlaşılmaktadır.

KARAKTERLER HAKKINDA BİLGİ

Kitapta bir çok hikaye bulunduğu için bir çokta karakter vardır.Fakat bu karakterlerin hepsinde başrolü yazar oynamaktadır.Bu hikayelerin bazılarında ise yazar her hangi bir maddeyi örneğin bir çağlayanı canlandırmış ve onu bazı şeylere benzetmiştir.Burada ise kendi düşüncelerini aktarmıştır.

KİTAP HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER

Kitap,adında anlaşılacağı gibi biraz saçma ama bazı hikayelerde okuyana bir ders vermeye çalışılmış.Genel anlamda herkese tavsiye edilecek bir kitap olabilir okunduğunda ,okuyan küçük bir tebessüm gösterebilir.Açık ve sade bir kitaptır.Herkes tarafından okunmalıdır.

Bir Devrin Romanı (Halide Nusret Zorlutuna)

Bir Devrin Romanı

(Halide Nusret Zorlutuna)

KİTABIN ADI : BİR DEVRİN ROMANI
KİTABIN YAZARI : HALİDE NUSRET ZORLUTUNA
YAYIN EVİ VE ADRESİ : HALK YAYINLARI – ANKARA
BASIM YILI : 1978

KİTABIN KONUSU

Kitapta Halide Edip Zorlutuna hayatının ilk 30–35 yılının anılarını aktarmıştır. Alt başlıklar halinde sade anlaşılır bir dille başından geçenleri hikayeleştirerek anlatmıştır. Kimi yerlerde okuyucuya hitap vardır.

KİTABIN ÖZETİ

Anılarını annesinden aldığı ilk arapça dersle (Arapça) başlar.Annesi Ayşe Nazlı Hanım biricik çocuğu üzerine titreyen otoriter kültürlü ve geleneklerine bağlı bir ev kadınıdır.Eşi Avnullah Bey Sinop zindanlarında müebbet kürek mahkumudur. O sırada aile reisi Hacı Hüseyin Hüsnü Bey’dir.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

Dedesi bir süre sonra vefat eder. Daha sonra babası sürgünden döner ve bir halk kahramanı olarak (Kahraman - ı Hürriyet) karşılanır. Geldikten sonra Fedakaran’ı Millet Cemiyeti adında siyasibir fırka kurar. Bu muhalefet partisi İttihak ve Terakki Cemiyeti’ nin hiçişine gelmez ve babasına iftiralar atılmaya başlanarak suçlanır. Sadrazzam ona bir memuriyet teklif ederek siyaseti bırakmasını sağlamaya çalışmıştır. Annesinin ve Hüseyin Hilmi Paşa’ nın ısrarlarıyla babası Kerkük mutasarraflığına atanır.

Kerkük yolunda iftiralar ve kışkırtmalar sonucu linç tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Babası Kerkük’ deki memuriyetinde çok başarılı olur ve şehre refah ve huzur havası gelir. Ayrıca burada bir çocukları dünyaya gelir ve kısa süre sonra ölür. Avnullah Bey bir eşkiya reisi ile karşı karşıya gelip üzerine jandarma kuvvetlerini göndermiştir. Çatışmada bir er şehit olunca Avnullah Bey görevden azl edilmiştir. Uzun bir yolculuktan sonra İstanbul’ a gelirler. Halide Nusret’ in İstanbul’da küçük yaştan beri süren edebiyat tutkusu üst düzeye ulaşmıştır.Eren köy Lisesi’ nde tahsiline başlar.yazar deslerinde çok başarılıdır.Busırada Çanakkale Savaşı ceyeran etmektedir. Bu savaş zorlukları arasında babası kırkdokuz yaşında vefat etmiştir.

Birderginin açtığı edebi bir yarışmada yazdığı bir nesirle birinci gelir ve yazma tutkusu dahada artar. Arkadaşları arasında Şaire diye ün yapar.

Mondros mütarekesiyle düşmanları yurdun işgalini acıklı bir dille ifade eder.

Okul bitince öğretmenlik yapmaya başlar ve Aşık olduğu mesleğini otuz beş yıl icra eder.Zamane şairlerinden Şukufe Nihal ile sıkı bir dostluk kurar. Edebi konularda fikir alış verişi yaparlar.Bundan sonra Onunla evlenmek isteyen erkeklerden behsetmiştir. Yunanlıların İzmir’ e çıkmasıyla Türk halkının ümitsizliğini ve azınlıkların ahlaksızlıklarını anlatır. Burada çeşitli dergilere şiirler ve piyesler yazmaktadır.Şairlerden oluşan bir arkadaş grubu vardır. Çeşitli Zamanlarda toplanarak edebi konularda ve milletin geleceği hakkında konuşurlar. Vala Nusrettin derin bir dostu olur. Yakup Kadri Bey’ le Rıza Tefik Orhan Seyfi Orhon ve Ahmet Haşimle’ le tanışır ve yazışır. Arkadaşlarından bazıları ( Yusuf Ziya Ortaç, Vala Nusrettin, Faruk Nazif ) Anadolu’ daki direniş hareketlerine çağırırlar fakat ailesini yalnız bırakamadığı için onlarla gitmez. 6 Ekim 1923 de Türk askeri Refet Paşa komutasında İstanbul’a girer ve vatan kurtulmuştur.

İkinci Bölüm

İkinci Bölümde meslek hayatındaki anılarından bahsediyor. Ankara’ da öğretmenlik görevi istiyor ve Edirne Kız Öğretmen Okulu’ na tyini çıkıyor. Orada çok iyi karşılanıyor ve diğer öğretmen ve öğrencileriyle sevgiye dayalı bir dostluk kuruyor. Öğrencilerinin erdemlerinden bahsederek memnuniyetini dile getiriyor.Edirne hayatı verimli ve zevkli geçiyor.Arkadaşlarıyla mektuplaşmaya devam ediyor. Reşat Nuri ile edebi konularda mektuplaşıyorlar. Bir ara amcasının hastalığı yüzünden İzmir’e gidiyorlar. İzmirde amcasının oğlu Necati’ yle evliliğin eşiğinden dönüyorlar. Edirne’ ye döndükten sonra mesleki incelemelerde bulunmak üzere yirmi beş kişilik bir heyetle Bulgaristan’ a gidiyor. Edirne’ ye döndükten sonra yakın bir genç dostu olan Salih’ in abisi Aziz’ le evlenir. Eşi Aziz Bey bir süvari zabitidir.Kendisi mesut bir yaşam sürdürmüştür.evlendikten sonra birlikte tayinlerini isteyerek İstanbul’ a dönüyorlar. İstanbul Kız Meslek Lisesi’ nde görevine devam ediyor. Hatıralarını 1929 yılında kesiyor.

1930 yılından sonra kocasının tayin edildiği yere birlikte gider. Kırklareli, Karaman, Kars, Urfa, Maraş, Sarıkamış gibi.

Kitabın sonunda yeni neslin anılarından ders çıkartılmasından ve gelecek için çok çalışmasını istiyor.

KİTABIN ANAFİKRİ

Zorluklara karşı göğüs germeyi ve direnç göstermemizi yılmamayı fikir olarak çıkartabiliriz.

KİTAPTAKİ OLALARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

- Ayşe Nazlı Hanım (Annesi) : Otoriter kültürlü ve geleneklerine bağlı biricik çocuğu üzerine titreyen bir ev kadınıdır.

- Hacı Hüseyin Hüsnü Bey (Dedesi) : Namuslu, dürüst, işgüzar birisidir.

- Avnullah Bey (Babası) : Avnullah Bey’ de babsı gibidir.

- Aziz (Eşi) : Vatanı için her zaman ölmeye hazır şerefli bir süvari zabitidir.

KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER

Herkesin okumasını istediğim bir kitap olaylar gerçekleştiği için ilgi çekici ve sürükleyici bir kitap.

KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ

Halide Nusret 1901 de İstanbul’ da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarih bölümünündeki öğrenimini yarıda bırakarak öğretmen oldu. 1924 yılında Edirne’ de başladığı edebiyat öğretmenliğini çeşitli yerlerde sürdürdü. 1957 de Ankara Kız Teknik Öğretmen Okulun’ daki görevinden emekliye ayrıldı.

Zorlutuna, Milli Edebiyat akımı içinde değerlendirilen şiirlerinde geleneksel ölçü anlayışına bağlı kaldı. Şiir, öykü ve düz yazı çalışmalarını önce Milli Mecmua’ da, daha sonra Aydabir, Çınaraltı, Hisar, Türk kadınları vb. Dergilerde yayımladı. 10 Haziran 1984 de İstanbul’ da öldü.

Bir Dinozorun Anıları (Mine Urgan)

Bir Dinozorun Anıları

(Mine Urgan)

KİTABIN ADI : Bir Dinozorun Anıları
KİTABIN YAZARI : Mine URGAN
BASIM TARİHİ : Haziran 1998

KİTABIN ÖZETİ

Mine URGAN’ın “BİR DİNOZORUN ANILARI”nı okuduğunuzda, bir insanın hayatına neler sığdırabileceğini, hayretle görüyor, gıpta etmekten kendinizi alamıyorsunuz. Bu kitapta Mine URGAN’ın hayatını daha doğrusu anılarını okumuyor, tarihten bir kesit okuyorsunuz sanki. Aydınlık, apaydınlık kişiliğiyle bir mum misali öğrencilerine, ahbaplarına, tanıdıklarına ve tanımadıklarına hep bir ışık kaynağı bir kılavuz olmuş ve bu işi yapmaktan hiç bir zaman bıkmayacağını, usanmayacağını bir bakıma bu kitapla haykırıyor. Bu kitap, Mine Urgan’ın yalın, mütevazı ve bir o kadar zengin, duyarlı kişiliğinin anıtsal bir kitabesi sanki.

Yazarımız dinozorluğunu ise şöyle tanımlıyor kitabında : “Çağımıza uymak zorundayız palavrasına da hiç mi hiç inanmıyorum. Eğer yaşadığım çağın en yüce ideali köşeyi dönmekse; eğer yaşadığım çağ toplumsal adaletsizlik üstüne kuruluysa; eğer yaşadığım çağ inandığım her şeyi yadsıyorsa; eğer yaşadığım çağa bayağılık ve çirkinlik egemense ben böyle bir çağa neden ayak uydurmak zorunda kalayım? Tam tersine baş kaldırırım, direnirim böyle bir çağa karşı. Bu yüzden dinozorlukla suçlanmam da vız gelir bana. Çünkü ben dinozoru tarih öncesi çağların nesli tükenmiş bir hayvanı olarak değil; geçmişin doğruluğu kanıtlanmış ve yadsınamaz değerlerini yeni sentezler yaparak geleceğe taşımayı amaçlayan bir yaratık olarak tanımlıyor, dinozorluğumla övünüyorum.”Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

İşte yukarıdaki satırlar Mine URGAN’ı öyle güzel tanımlıyor ki bundan sonra söylenecekler bu satırların yanında sönük kalmaya mahkum herhalde.Mine URGAN’ın kendini ve düşüncelerini ebediyete taşımak istercesine kaleme aldığı bu kitabı okuduktan sonra bize şunu söylemek düşüyor herhalde “NE MUTLU DiNOZORUM DiYENE VE DiYECEKLERE”

Sayın hocamızın kitabın son söz bölümünde okuyucularına vaat ettiklerini yapması dileğiyle, son sözleriniz hiç bir zaman son söz olmayacak inanın.

KİTABIN ANA FİKRİ

Kitap genel olarak yazarın anılarından müteşekkil. Bu anılar ise yazarın çocukluğundan yaşlılığına kadar geçen bir zaman dilimini kapsıyor. Genel olarak kitabın savunduğu bir tez bir fikir olmasa da kitabın bütünlüğü ele alındığında kardeşlik, eşitlik, adalet, erdemlilik gibi yüksek değerler üzerine kurulu temelinde insanın bulunduğu bir görüşün benimsendiği ve bu görüş çerçevesinde yaşanılan veya yaşanılmak istenen hayat üzerine kurulu bir ser olduğu söylenebilir.

KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER

Kitabın getirdiği bilimsel ve teknolojik bir yenilik olmamakla birlikte düşünsel boyutta Mine Urgan gibi tarihe mal olmuş, cumhuriyetle yoğrulmuş bir büyüğümüzün geçmişle gelecek arasında kurduğu sentez kuşaklar arasında köprüler atılmasına vesile olabilir. Nesiller arası büyük kopuklukların yaşandığı bu çağda, bu kitap kuşakların kaynaşmasında bir adım olabilir.

GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER

Cumhuriyet tarihini yaşamış, cumhuriyet aydınlarıyla birlikte olmuş, geçmişten gelmiş geleceği yakalamış, her medeniyetin gerektirdiği her türlü yeniliğe ve değişime ayak uyduracak bir eğitimi almış ve bunu herkesle paylaşmak isteyen, çevresini aydınlatmak için uğraş veren aydın bir Türk kadınının yazdığı bu kitap öyle bir içtenlikle, öyle bir açık yüreklilikle yazılmış ki okuyanın yüreğini ısıtıyor. Her yaştan ve her düşünceden insanın bu kitabı okumasında büyük yarar olacaktır.

Bir İçim Su (Refik Halit Karay)

Bir İçim Su

(Refik Halit Karay)

KİTAP ADI : BİR İÇİM SU
KİTABIN YAZARI : REFİK HALİD KARAY
YAYIMEVİ VE ADRESİ : İNKİLAP ve AKA BASIMEVİ
BASIM YILI : 1982

KİTABIN KONUSU

Bu kitap;yazarın,Hatay’ı da içeren Fransız mandası altındaki Suriye’de kaldığı yıllarda yurduna duyduğu özlemle kaleme alınmıştır.

KİTABIN ÖZETİ
Kitapta yazar Hataya dogru giderken gezip gördüğü yerlerin anlatıyor.Burada karsılaştığı yerel halkla arasında geçen olayları anlatıyor.Yazar Antakya’yı çok beğeniyor orada mutlu olmak için elinden geleni yapıyor fakat memleketine karsı duyduğu özlemi yinede engelleyemiyor.Ayrıca yazar kitapta Hatay’da gördüğü tarihi yerleri okuyucu anlatmaktdır. Yazar zorunlu olarak yurt dışına gönderildigi için ülkesine duyduğu dödükten sonra 1938 yılında çıkarılan af yasasından sonra Suriye’de yaşadığı günlerini kitapta anlatamaktadır.Yazar yalnız durgun ve sessiz değildir.Bazan meltemler denizi köpüklerle boğar, dalğlara uçuk dumanlar yayar başımıza uğultular sokar…Bu bütün mevsimlerin enaz sevdiğim havasıdır, bana yalnızlık, köşeye çekilme isteği verir.Zaten yazar diline insanlarına yabancı olduğu bir yere gittiği için kendi çok yalnız hissetmektedir.Yazar kendisi yuvasını kaybetmiş bir kurbağaya benzetiyor aslında birazda kendisine verilen bu cezanının biraz ağır olduğunu düşünüyor.Çünkü yazar İstabul hükümetini savunduğu ve Ankara hükümetini eleştirdiği için bu cezaya çarptırılıyor fakat kendisini haklı olğunu savunuyor.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

KİTABIN ANAFİKRİ
Yurdundan ayrılan bir kişinin yurduna duyduğu özlemi anlatmaktadır.İnsan ne olursa olsun yurdunu sever ancak bu sevgiyi yurdundan ayrıldığında anlar

KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE SAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Yazar kitabı kendi yasamıs oldugu olayları anlatıyor.Romanlardaki gibi belli başlı karakterler yok yalnızca gezisi sırasında karşılaştığı bazı kişilerle arasında ufak konuşmalardan ibarettir.

KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER
Bence kitapta iyi tasvir yapılmış yazar gezdigi yerleri öyle anlatmış ki kendimde yasamış gibi oluyorum.Anı türünde kitapları sevenler için gerçekten güzel bir kitaptır.

KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ
Refik Halid Karay 1888′de İstanbul’da doğan Refik Halit, Bank-i Osmani serveznedarlarından, “bâlâ” rütbesine sahip Mehmed Halid Bey’in oğludur. Vezneciler’de Şemsu’l-Maarif ve Göztepe’de Taş Mektep’te okuyan ve ayrıca özel dersler de alan Refik Halid, Mekteb-i Sultani’yi terkettiği gibi, Mekteb-i Hukuk’u da yarıda bırakıp Maliye Merkez Kalemi’ne katip olarak girdi. 1908′de katipliği bırakarak, Servet-i Fünun’da ve Tercüman-ı Hakikat’te çalışmaya başladı, bu arada kendisine ait Son Havadis adıyla bir gazete çıkardı ancak bunu on beş sayı sürdürebildi. Fecr-i Ati Topluluğu’na katıldı, Servet-i Fünun’a yazılar verdi. Kalem adındaki mizah dergisinde de “Kirpi” müstear ismiyle siyasi mizah yazıları yazdı. Sada-yı Millet’te, bilahare Cem’de Kirpi müstear ismiyle yazılar yazdı. Robert Kolej’de bir yıl kadar Türkçe öğretmenliği yaptı, bu arada Vakit, Tasvir-i Efkar ve Zaman gazetelerinde makaleler yayınlayan Refik Halid, Damat Ferit Paşa’nın dostluğu sayesinde, mütarekeden hemen sonra Hürriyet ve İtilaf Fırkası’na katıldı, Posta ve Telgraf Umum Müdürü olarak görevlendirildi (1919). İzmir’in işgalinden sonra Anadolu Hareketiyle İstanbul Hükumeti arasında yaşanan telgraf krizinde İstanbul Hükumetini tuttuğu için, İstanbul’un işgalcilerden kurtarılışının ardından 09.11.1922 tarihinde Beyrut’a kaçtı. Yüzellilikler listesine alınması ve ihracı konusunda baskı yapılması üzerine Suriye’nin vatandaşlığını kabul etmek zorunda kalan Refik Halid, Halep’te yayımlanan Doğruyol ve Vahdet gazetelerini yönetti, bir ara kendi adına çıkardığı gazeteyi de tepkiler yüzünden kapatmak zorunda kaldı.

Af Kanunuyla, 1938′de yurda dönüp, yazmaya ve geçimini bu yoldan sağlamaya devam eden Refik Halid, 18.7.1965 tarihinde İstanbul’da öldü.

ESERLERİ:

Romanları:
İstanbul’un İçyüzü,Yezidin Kızı, Çete, Sürgün, Anahtar, Bu Bizim Hayatımız, Nilgün 1-2-3, Yeraltında Dünya Var, Dişi Örümcek, Bugünün Saraylısı, İkibin Yılın Sevgilisi, İki Cisimli kadın, Kadınlar Tekkesi, Karlı Dağdaki Ateş, Dört Yapraklı Yonca, Sonuncu Kadeh.

Hikaye Kitapları:
Memleket Hikâyeleri, Gurbet Hikâyeleri.Kirpinin Dedikleri, Ago Paşa’nın Hatıraları, Ay Peşinde, Sakın Aldanma İnanma Kanma, Tanıdıklarım, Guguklu Saat, Bir Avuç Saçma, Bir İçim Su, İlk Adım, Üç Nesil Üç Hayat, Minelbab İlelmihrab

Boğaziçi Şıngır Mıngır (Salah Birsel)

Boğaziçi Şıngır Mıngır

(Salah Birsel)

KİTABIN ADI : BOGAZİÇİ ŞINGIR MINGIR
KİTABIN YAZARI : SALAH BİRSEL
KİTABIN YAYINEVİ : TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLAR
KİTABIN BASIM YILI : 1980

KİTABIN KONUSU

İstanbul’un güzel lıklerınden ve tarıhı eserlerınden bahsetmıstır.

KİTABIN ÖZETİ

Bu kitap Boğaziçi’nin binbir çeşit güzelliklerini,tarihi eserlerini ve bu eserlerin özellikleri bütün güzellikleri ve ayrıntılarıyla dile getirilmektedir.Diğer bir bakıma Boğaziçi’nin insan haritasını verir.Ona Boğaziçi’nin Gizli Tarihi desekte olur. Bu kitabı okudukça insan diyor ki;teşekkür Fatih Sultan Mehmet’e ve onun savaşkan gazilerine ki,dünyayı kesip onarmışünlü usta marangozlarla gelecek şu İstanbul ilini ve boğaz şehrini açmışlardır.

Boğaz’da yaşamak için yalısı olmak gerekir.Yalı içinde padişah bendeliğine yatmak gerekir. Boğaz en taze, en çinli,en tangolu yüzünü Haziran,Temmuz,Ağustos ve Eylül aylarında gösterir.Vikyorya yeşili ve daha 88 yeşile boyanmış ağaçlar, çiçekler ve böceklerle ağzına kadar doludur. Kız Kulesi ve Galata Kulesi’nin dünya üzerinde bir eşi daha olmadıgını çok iyi bir şekilde anlatıyor.Aynı zamanda tarihi özelliklerini de anlatılıyor.Galata kulesi Cenevizlilerden kalmadır.Fatih Sultan Mehmet onu onarttıgı gibi,2.Murat da 1582 yılında yenilemiştir. Geçmiş yıllarda Boğaz çiçek ve meyve bahçesi demektir.Bahçeler daha çok setler, safalar halindedir.Bahçelere su arklarıyla havuzlar da özenle oturtulur.Son yüzyılda balık biçiminde havuzlara da rastlanır.Fiskiyeler ise türlü türlüdür.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

O zamanlar hemen herkes lale kuyumcusudur.Damat İbrahim Paşanın türettiği söylenen İbrahimi adındaki lale eflatun üzerine beyaz benekleriyle çok gönül yarar. Çinili Köşk’ün içinde aramadıgınız kadar mermer çşme,divanhanesinin ortasında da büyük bir havuz.Köşk’ün altından geçen bir su bahçedeki havuza dökülüyordur. Ağustos ayında inanılmaz bir kalabalık vardır.Dere boyu sandallarla hınca hınç.Çayırlar adam almıyor.Üsküdar’dan,Karaköy’den, Haliç ve Boğaz iskelelerinden uçup gelenler bir seccadelik yer kapmak için birbirini çiğniyor.Paşa ve vezir hanımları için böyle bir zorunluluk yok.Onlar Arap halayıkların yardımıyla kendileri için düzenlenen köşeye yürümek inceliğinde bulunsunlar yetişir.

Kimi kadınlar da sandallardan dışarı çıkmaz, akşamı orada bulmayı yeğlerler.Dere boyundaki gölgeliği Küçüksu Çayırında bulmaya pek olanak yoktur. Çimenlerin üzerinden sultanların arabaları ağır ağır geçer.Bu arabaları çeken öküzlerin başlıkları üzerindeki aynalarla, araba tentelerinin sarı kılıftan saçaklı kenarları güneşin altında pırıl pırıl parlar.Arabadaki sultanlar yüzlerinde herzamankinden daha az özenti ile bağlanmış yosmaklarıyla ipek minderlerin üzerlerine yaslanırlar.Öteden bir paşa hanımının süslü arabası geçer.Atlar süslü mü süslü.

Kağıthelvacılar,ketenhelvacılar,damla ve çam sakızları,elmaşekerciler,leblebiciler,macuncular,sucukcular daGirit fethine çıkmış yeniçeriler gibi sabahtan akşama olay gösterir.Mevsime göre değneklerde kiraz,çağla,şerbetten tatlı can eriği, İzmir Üzümü,Değirmendere fındığı,Bursa şeftalisi,kavun-karpuz satanların sayısı da pek kabarıktır. Boğaz’ı tanımak,gezmese de gezmiş gibi olmak isteyenler için yazılmış bir kitap doğrusu.Boğaz’ı gezerken rehber olarak kullanılmasında da büyük fayda var.İnsanın bir kez daha teşekkür edesi geliyor içinden Fatih Sultan Mehmet’e bu değerli kitabı okudukça.

KİTABIN ANA FİKRİ

İstanbulun hayatımızdaki ve tarihimizde ki önemi ve güzellikleri.

KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER

Bu kitap boğazda yaşanan tarihi olayları ve tarihi eserleri ele almıştır.Tamamen bilgi vermeye tönelik bir kitaptır.Turist rehberi olabilecek bir niteliğe sahiptir.İnsan bu kitabı okudukça İstanbul gibi düntada eşi benzeri olmayan bir şehre sahip olduğu için diğer ülke insanlarından kendini üstün kılıyor.İstanbul’un Tarihi eserleri hakkında birçok yerde rastlanamayacak bilgiler bu kitabın içimdedir.

KİTAP YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ

Salah Birsel, türk şair,deneme yazarıdır.İstanbul Üniversitesi felsefe bölümünü bitirdi.Fransızca öğretmeni, Çalışma bakanlığı’nda iş müfettişi olarak çalıştı.1960’tan 1973’e kadar Türk dil kurumu’nda yayın kolunda u başkanlığını sürdürdü.1940 kuşağı içinde zekaya dayanan alaycı şiirleriyle tanındı.ürünlerde aşkı,evliliği,hatta kendi kendisini alaya almaktan çekinmediği gözlenir.Yergiciliğini düşünceye, bilgiye yançizenlere,zorbalık, baskı yönetimi uygulayanlara da yöneltmiştir.

1975 yılında TDK ödülüne layık görülmüştür.Sanat sorunlarını, sanatçıların yaşamını, ahlak konularını irdeler.Toplum ve insanlık sorularına yönelir.Tanzimat’tan bu yana İstanbul’da edebiyatçıların bir araya geldiği kahvehaneler,içkievleri, eğlence yerleri, Boğaziçi’nin yalıları, buralarda yaşamış edebiyat, siyaset adamlarıyla ilgili bilgiler, değerlendirmeler, yazarın anılarıyla birleşerek Salah Bey tarihi adlı diziyi (Kahveler Kitabı-1975),Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu(1976) vb. oluşturur.

Başlangıcı 1949’a uzanan günlüğü ,Yaşlılık günlüğü,-Sedat Simavi vakfı edebiyat ödülü-(1986), kendi özel yaşamını yansıtırken sanat sorunları, yapıtlar üzerindeki görüşlerini dile getirir.

Yeni yapıtları:Asansör(1987), Kediler(1988)

Bir Yazın Tarihi (Halit Ziya Uşaklıgil)

Bir Yazın Tarihi

(Halit Ziya Uşaklıgil)

KİTABIN ADI : BİR YAZIN TARİHİ
KİTABIN YAZARI : HALİD ZİYA UŞAKLIGİL
YAYIN EVİ VE ADRESİ : AKA KİTABEVİ
BASIM YILI : 1974

KİTABIN KONUSU

Dört yıldan beri taşrada mühendislik yapan bir gencin yaz tatilini geçirmek üzere İstanbul’a akrabasının yanına gelmesiyle orada bulunan bir genç kıza aşık olması.

KİTABIN ÖZETİ

Hasan , üniversiteden mezun olduktan sonra taşrada görev yapmaya gitmiştir . Dört yıl taşrada mühendis olarak çalıştıktan sonra , bu denli çalışmanın verdiği yorgunlukla İstanbul ‘daki uzun zamandır görmediği akrabasının evine gitmeye karar verir . Akrabasının evine gittiğinde karşılaştığı manzara ile bir anlamda şok olur. Evde beş tane genç kızla karşılaşır. Bunların ikisi akrabasının kızı diğerleride uzaktan akrabalarıdı. Onları en son üniversiteden sonra görmüştü. Sadece küçüklüklerini hatırlıyordu. Şimdiyse hepsi birer genç kız olmuştu. Bu genç kızların isimleri Nevin, Güzin,Aliye,Samiye,Meliha’dır. Bu kızların hepsininde huyları ve görünüşleri farklıdır. Hasan eve geldikten sonra hepsi ona karşı yabancılık duymadan odasını hazırlamasına yardımcı olurlar . Hasan ‘ın gözüne evde ilk takılan şey bütün kızların neşe içinde cıvıl cıvıl olmalarına rağmen Meliha’nın çok sessiz ve suratında sürekli bir ağlama ifadesinin bulunmasıydı.Meliha’nın suratı her zaman solgun ve mutsuzdu.Meliha kızların en büyüğü olmasına rağmen sanki onların en küçüğüymüş gibi duruyordu.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

Hasan tatilini uzattıkça kızlarla muhabbeti iyice geliştirir ve kendini çok farklı hissetmeye başlar . Kendini aşık hisseder fakat hangisine olduğuna karar veremez. Hasan iyice kendini çok zor durumda hissetmeye başlamıştır, ne yapacağını tam olarak bilememektedir.

Bazen kızların gece eğlencelerene katılmaktadır. Bu gecelerde bazı kızlar çalmakta bazıları ise söylemektedir. Hasan’ın ilgisini ise Meliha’nın çaldığı ud çekmiştir. Gerçekten de Hasan ud müziğinden çok hoşlanıyordu.Meliha’nın da bu eğlencelere katılmasına çok sevinmiştir.Fakat Meliha hiç de mutlu görünmüyordu.Bu durum ise Hasan’ı çok üzüyordu. Hasan sürekli olarak Meliha ile konuşmaya çalışsada Meliha Hasan ‘dan sürekli kaçmaktadır.

Hasan sonunda bu kızlardan kime aşık olduğunu bulur. Bu kız Meliha’dır. Artık onu sürekli olarak göz hapsinde bulundurur . Fakat Meliha o sararmış , ağlamaklı suratı ile Hasan’dan sürekli olarak kaçar.

Bir gece kızlar Meliha ‘nın hasta olduğunu söylerler. Hasan koşarak Meliha’nın odasına çıkar. Meliha her zaman ki gibi solgun haliyle, yatakta yatmaktadır.Hasan bir an cesaretlenerek ona “seni seviyorum” der. Meliha bundan hoşnut olmasına rağmen onu mutlu edemem, hastayım düşüncesi ile evden bir an önce gitmesini rica eder. Hasan da bu ricayı kırmayarak , kalbinde derin bir yara ile evi terk eder .

KİTABIN ANA FİKRİ

Karşımıza çıkan her kişiyi sevgili olarak algılamamalıyız. Gerçek sevgiyi doğru kişide ve doğru zamanda bulmak için beklemeliyiz.

KİTABTAKİ OLAYLARIN VE SAHIŞLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Hasan :Yirmi beş yaşlarında ,üniversite mezunu bir mühendistir. Duygulu, içine kapanık fakat gerektiğinde çok iyi ilişkiler kurabilen birisidir.

Güzin : Sarı saçlı , ela gözlü , sinirli ve huysuz bir kızdır.

Nevin : Kumral ,ela gözlü ve hırçın birisidir.

Aliye : İnce uzun boylu , iyi huylu birisidir.

Samiye : Kısa , biraz şişman bir kızdır.

Meliha : Uzun boylu ,iyi huylu bir kızdır.

KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER

Kitap güzel bir aşk hikayesi anlatmaktadır. Aşkı kitaplarda okumak isteyen herkese tavsiye ederim.

KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ

1867’de İstanbul ‘da doğdu. Mahalle mektebinden sonra Fatih Rüştiyesi’ne gitti. Tüccar olan babasının işleri bozulması üzerine ,1879’ da İzmir’e yerleştiler. Halid Ziya burada fransızca öğrendi . Fransızcadan çeviriler yaptı. 1884’te Nevruz dergisini ,1886’ da Hizmet dergisini çıkarttı . İlk romanlarını bu dergilerde yayımladı.

1896’da Edebiyat-I Cedide topluluğuna katılarak Servet-i Fünun dergisinde kendine geniş ün sağlayan romanlarını yayımladı. Halid Ziya Edebiyat-ı Cedide ‘nin sanat anlayışı doğrultusunda yeni bir dil üretmek için çaba göstermiştir. Osmanlıca da bile kullanılmayan Farsça ve Arapça kelimeler bularak Türkçe ‘de olmayan kurallarla tamlama yaparak konuşulan dilden çok ayrı , süslü yapay bir dil oluşturmuştur. Daha sonraki yıllarda dilini yalınlaştırma gereği duymuştur. Uşaklıgil batılı manadaki Türk romanının öncüsü olmuştur.1945’te İstanbul’ da öldü.

Bay Alkolsüz Zamanlar (Halit Çapkın)

Bay Alkolsüz Zamanlar

(Halit Çapkın)

KiTABIN ADI : BAY ALKOLSÜZ ZAMANLAR
KiTABIN YAZARI : HALİT ÇAPIN
YAY. EVi VE AD. : MİLLİYET YAYINLARI
BASIM YILI : 1984

KİTABIN KONUSU

Bu kitapta yazar alkolik olduğu zamanları ve bir genç kızın uyuşturucu batağına düşüşünü anlatıyor.bunların haricinde kitapta anlatılan değişik konular yer almaktadır.

KİTABIN ÖZETİ

Yazar alkolün etkisiyle iyice kendisini kaybetmiştir. Karısı çocuğunu alıp onu terkeder. Artık alkolik olan yazar kardeşi tarafından hastahaneye kaldırılır.. Burada bir süre tedavi gördükten sonra iyileşir fakat ailesini kaybetmiştir.bu sırada Milliyet gazetesinden teklif alır. Bu aldığı teklifi kabul eder. Böylece Milliyet gazetesinde yazmaya başlar. Kendine ayrılan köşede alkoliklere ve uyuşturucu bağımlılarına seslenir. Bu sırada uyuşturucu bağımlısı olan bir genç kızla röpörtaj yapmaya başlar. Genç kız uyuşturucunun zararının bilincine varmış ama tüm tedavilere rağmen bırakmamıştır. Daha sonra kızın ortadan kaybolması ile onunla olan ropörtajlar da sona erer. Yazarın bu yazıları okuyucuların çok ilgisini çeker ve birçok katılım olur.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

KiTABIN ANA FiKRi

Bir insanın bir maddeye olan bağımlılığının onu insan olmaktan çıkardığı anlatılıyor.

KiTAPTAKi OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEGERLENDiRiLMESi

Halit Çapın: Alkoliktir fakat bundan kurtulmuştur.

KiTAP HAKKINDAKI ŞAHSi GöRüŞLER

İçeriği bakımından okuyucuya bir çok ders veren olaylar olduğu için başarılı bir çalışma, yazarın dili sade ve akıcı yazıları kitabı okurken insanı zorlamıyor.

KiTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BiLGi

HALİT ÇAPIN 1936 yılında Çanakkale’de doğdu.gazetecilik yüksek okulunu bitirdi(1957). Gazeteciliğe öğrencilik yıllarında Tercüman’da muhabir olarak başladı(1956). Milliyet’te, Yeni Ortam’da, birkaç yıl ara verdikten sonra yine Milliyette çalıştı, 1986’ da Güneş’e geçti. Kendine özgü yazdığı röportaj ve dizi röportajlarıyla tanındı. Çeşitli gazetecilik kuruluşlarından 14 ödül kazandı. Bay alkolsüzü Takdimimdir(1982) ve Bay Alkolsüz Zamanlar(1985) ve Benim Akşam Sefalarım(1990) adlı üç kitabı vardır.

Barbaros Hayrettin Geliyor (Feridun Fazıl Tülbentçi)

Barbaros Hayrettin Geliyor

(Feridun Fazıl Tülbentçi)

Barbaros, 1473 tarihinde Midilli Adasında doğdu. Babası Midilli’ye yerleşmiş olan Türk sipahilerinden Eceova’lı Yakup Bey’dir. Yakup Beyin İshak, Oruç, Hızır ve İlyas adında dört oğlu dünyaya gelmiştir. İshak ile Oruç büyükleri, Hızır ile İlyas da küçükleri idi.



Hızır, Barbaros Hayrettin adı ile şöhret bulmuştur. Yakup Bey’in oğulları denizlere açılıp ticaret yapmaya başladılar. Oruç, Mısır, Trablus ve Şam tarafında, Hızır ile İlyas da Selanik tarafında ticaret yapmaktaydılar. İshak ise baba yurdunu bekliyordu. Hızır ile İlyas, Rodos Adasının önünden geçerken karşılarına, korsanlar çıkıverdi. Bu korsanlar, iki kardeşin mallarını yağma etmek istediler. Korsanlarla çetin bir mücadele başladı. Fakat bu çarpışmada İlyas şehit düştü. Hızır da esir edilerek Rodos zindanına hapsedildi. Hızır kısa bir zaman da korsanların elinden kurtuldu, ticareti bırakarak bu olayın etkisiyle korsan olmaya karar verdi.



O zamanlar Antalya’da Yavuz Sultan Selim’in kardeşi Şehzade Korkut valilik yapıyordu. Şehzade Korkut, Hızır’ı himayesine aldı. Ona 18 oturaklı bir perkende verdi. Barbaros yanına aldığı arkadaşları ile Akdeniz’e açıldı. Arkadaşlarına ilk söz olarak dedi ki: “Kovalayandan kaçmayacağız, kaçanı da kovalamayacağız!” Barbaros kardeşi İlyas’ın intikamını almak için Rodos korsanları ile birçok çarpışmalar yaptı. Bunları her taarruzunda yenerek intikamını aldı. Bundan sonra yüzünü İtalya sahillerine çevirdi. Bu sahillerde birçok gemiler zaptetti. Barbaros kış geldiği zaman Afrika sahilinde bulunan Cerbe’ye gidiyordu. Barbaros Akdeniz’de dolaşırken ağabeyi Baba Oruç ise her tarafa büyük nam salmıştı. Bütün Hıristiyan gemilerini vuruyor, birçok ganimetler elde ediyordu. Avrupalılar Baba Oruç’a, kırmızı sakalından kinaye olarak (Barbaros) adını vermişlerdi. Baba Oruç, ölünce