KOZLUK ÇOK PROGRAMLI LİSESİ 9. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ I. DÖNEM I. YAZILI CEVAP ANAHTARIDIR. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KOZLUK ÇOK PROGRAMLI LİSESİ 9. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ I. DÖNEM I. YAZILI CEVAP ANAHTARIDIR. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2009 Çarşamba

KOZLUK ÇOK PROGRAMLI LİSESİ 9. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ I. DÖNEM I. YAZILI CEVAP ANAHTARIDIR.

2006–2007 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI KOZLUK ÇOK PROGRAMLI LİSESİ 9. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ I. DÖNEM I. YAZILI CEVAP ANAHTARIDIR.

CEVAPLAR
1. Edebiyat: Duygu, düşünce ve hayallerin sözlü ya da yazılı olarak güzel ve etkili bir biçimde anlatılmasıdır. (10p)


2. Sanat: 1. İşitsel (Fonetik) Sanatlar (3 p), 2.Görsel (Plastik) Sanatlar (3 p), 3. Dramatik (Ritmik) Sanatlar(3 p). İstiklal Marşı bunlardan İşitsel (Fonetik) Sanatlarla girer. (1 p)

3. Bir insan kendi içi dünyasındaki birikimleri diğer insanlarla paylaşmak için yazar. Bunun yanında iç dünyasındaki sıkıntıları da yazdıkça azalır. Ayrıca yazan insan kültürlü insandır. Belli bir birikimi olduğu için kendisinde sorumluluk hissi doğmuştur. Yazdığı sanat eserleriyle topluma yön verme amacı hisseder. (10 p)



4. Göz: Çocuk gözünden ameliyat olmuş. (Temel Anlam) (5 p)
Göz: Masanın gözünde kitap var. (Yan Anlam) (5 p)
Göz: Gözü değen bir insandır. (Nazar) (Mecaz Anlam) (5 p)

5. Dilin insan hayatındaki yeri ve önemi: Dil, duygu ve düşüncelerin kabıdır, kalıbıdır. Bir milletin duygu ve düşünce hazinesi dil ile yerden yere, nesilden nesile aktarılır. Kültür denilen bu hazine söz vasıtası ile taşınmaktadır.
Milletler dilini ve kültürünü yüzyıllar içersinde geliştirir ve zenginleştirirler. Bu esnada dil, tarih içersinde yaşanmış her şeyi bünyesine katarak güçlenir. Bu nedenle her milletin dili o milletin yüzyıllar boyu yaşadıklarının özetidir. Kütüphaneler, dil abidelerini toplayan birer müzedir. Kültür hazinelerinin temelinde de dil yatar. Dil olmazsa milleti bir arada tutan en güçlü bağ da olmaz. (20 p)


6. Edebiyat – Halk Bilimi (Folklor) İlişkisi:
Halk kültürü bireysel eserler üzerinde önemli etki sahibidir. Birçok şair ya da yazar, halk hikâyelerinden, halk tiyatrosundan, atasözlerinden, destanlardan yararlanır. Bazı edebi eserler doğrudan doğruya halk kültürü ürünlerinden yararlanılarak meydana getirilmiştir. (10 p)


7. Mermerden mutfak tezgâhı yapan usta ile mermeri heykele dönüştüren heykeltıraşın yaptıkları arsındaki fark şudur:
Mermerden mutfak tezgâhı yapan usta işini yapar. O sanat yapma kaygısında değildir. Bu işi ustasından öğrenir. Herkes bunu öğrenebilir. Ancak herkes mermerden heykel yapamaz. Çünkü bu sanat eseridir. Bunu yapan da sanatçıdır. Sanat yapma kaygısıyla ortaya çıkmıştır. Aralarındaki en önemli fark da budur. (10 p)

8. Bilginin efendisi olmak için çalışmanın uşağı olmak gerekir. (Kompozisyon) (15 p)

KOZLUK ÇOK PROGRAMLI LİSESİ 9. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ I. DÖNEM I. YAZILI CEVAP ANAHTARIDIR.

2006–2007 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI KOZLUK ÇOK PROGRAMLI LİSESİ 9. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ I. DÖNEM I. YAZILI CEVAP ANAHTARIDIR.

CEVAPLAR
1. Dil – Kültür – Edebiyat ilişkisi: Kültür edebiyata derinlik, edebiyat da kültüre canlılık katar. İkisi arasındaki bu ilişki dil sayesinde olur. Dil, birçok kültür değerinin yapıcısı olduğu gibi birçoğunun da taşıyıcısı durumundadır. (10p)


2. Edebiyat – Toplum Bilimi (Sosyoloji) ilişkisi:
Bir şair ya da yazarın edebi kişiliği yalnızca sanatı ile açıklanmaz. Sanatçının ailesi, içinde yetiştiği ortam, aldığı eğitim, okuduğu yazarlar da edebi kişiliği üzerinde etkili olur. Yazar veya şair özellikle sosyal ve kültürel çevreden gelen etkiler altındadır.
Öte yandan edebiyatla toplum birbirini etkiler. Toplumdaki türlü değişmeler edebiyata yansıdığı gibi edebiyat da toplumun beğenisini, zevkini etkiler. Bir toplumun değişik kesimleri arasındaki ilişkiler, kuşaklar arasındaki çatışmalar, yaşanan bunalımlar edebi eserlerde görülebilir. (20 p)

3. Bin yıl önce yazılmış bir kitabı okuyarak o dönem insanlarının hayatı ve düşünceleriyle ilgili bilgi edinmemiz bize dilin kültür taşıyıcılığı işlevini gösterir. Biz dil sayesinde geçmişte yaşayan insanların neler düşündüğünü, neler yaşadığını anlayabiliriz. Ayrıca dilin kalıcılığı sayesinde bu eserler günümüze kadar gelmiştir. Dil geçmişle gelecek arasında köprü vazifesi kurar. (10 p)



4. Ayak: Çocuk ayağından ameliyat olmuş. (Temel Anlam) (3 p)
Ayak: Masanın ayağı kırılmış. (Yan Anlam) (3 p)
Ayak: Bırak bu ayakları. (Mecaz Anlam) (4 p)

5. Bir örgünün oluşturulmasıyla bir metnin oluşturulması arasındaki en büyük benzerlik her ikisinin de benzer yapıda oluşmasıdır. Örgü ipi ile düğümler atılır, o düğümler sırayı oluşturur, sırlardan parçalar oluşur, parçalardan da bütün kazak ortaya çıkar. Dil de öyledir. Sesler heceleri, heceler sözcükleri, sözcükler cümleleri, cümleler paragrafları, paragraflar da anlamlı metinleri ortaya çıkarır. (10 p)

6. Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri.
Koyu bir kırmızılık gökten ayırmakta yeri
Yukarıdaki beyitte gün batımının şairde uyandırdığı hisler aktarılmıştır. Öyle ki gül bahçelerini tutuşmuş zanneder. Oysa orayı kızıllaştıran güneşin akşamki kızıllığıdır. (10 p)

7. Bir insan kendi içi dünyasındaki birikimleri diğer insanlarla paylaşmak için yazar. Bunun yanında iç dünyasındaki sıkıntıları da yazdıkça azalır. Ayrıca yazan insan kültürlü insandır. Belli bir birikimi olduğu için kendisinde sorumluluk hissi doğmuştur. Yazdığı sanat eserleriyle topluma yön verme amacı hisseder. (10 p)

8. Demir tava gelir kömür biter, akıl başa gelir ömür biter. (Kompozisyon) (15 p)

reklam izle kazan

SPONSOR REKLAMLAR