367'NİN MUCİDİNİ TELEKULAK KORKUSU SARMIŞ !
Kanadoğlu ağzındaki baklayı çıkardı !
Kanadoğlu ağzındaki baklayı çıkardı !
Türkiye'de yargı bağımsızlığının olmadığını iddia eden Sabih Kanadoğlu yine ilginç açıklamalar yaptı.
Yargı bağımsızlığının zedelendiğini öne süren Kanadoğlu, 2002 yılından beri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Türkiye Cumhuriyeti Başsavcılığı haline getirilmesini ısrarla her koalisyon hükümetine ve ondan sonra kurulan tek parti iktidarlarına anlattığını ama başarılı olamadığını söyledi.
Kanadoğlu, telekulak korkusunun 70 milyonu salgın bir hastalık gibi sardığını da ileri sürerek, insanların düşüncesini ifade edemez hale geldiğini belirtti.
Avukatlar Haftası münasebetiyle İzmir'de düzenlenen "Yargı Bağımsızlığı" konulu panelde görüşlerini açıklayan Sabih Kanadoğlu, "İstediğimiz gibi bir Türkiye Cumhuriyeti Başsavcılığı yerleştirebilseydik, gerek devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne yönelik, gerek işkence, gerekse çıkar ve terör amaçlı örgütlü suçlarla mücadele etme yolunu açabilecektik. Her savcının da aklına estiği gibi iddianame yazma dönemi bitecekti." dedi.
Asıl problemin telekulaktan kaynaklandığını savunan Kanadoğlu, vatandaşların dinlenmekten korktuğunu ve bunun giderek bir salgın hastalık haline geldiğini söyledi. Kanadoğlu, "Eğer 70 milyon kişi dinlenme korkusuna kapılıyorsa özgürlükleri yoktur. Temel hak ve özgürlükler yoksa, o ülke çağdaş ve demokratik ülke değildir." şeklinde konuştu.
Kanadoğlu, işin daha vahim tarafının da 2007 Ocak ayında çıkarılan müfettişlerle ilgili yönetmelikte yattığını iddia etti. Kanadoğlu, "Bir büyük şehirde, 25 hakim ve savcının bu şekilde dinlenmesi kararı alınmıştır. Başka şehirlerde yürütülen işlem de budur. Eğer hakim ve savcıları müfettişler tarafından izlenen bir ülkede yargı bağımsızdır denirse, bu sözün itibarı yoktur." dedi. Yargı bağımsızlığını zedeyelen birtakım kurumların bu iktidar döneminden önceye dayandığını söyleyen Sabih Kanadoğlu, liyakatlinin değil, "bizden olanın" seçilmesi alışkanlığının yüksek yargıya kadar yükselme eğiliminde olduğunu kaydetti.
Hukuk devletinin şartı olan yargı bağımsızlığı için mücadelesine devam edeceğini belirten Kanadoğlu, bunun demokratik zeminde yapılması gerektiğinin altını çizdi.
Panele katılan Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ise tam bağımsız olmayan bir ülkenin yargısının da tam bağımsız olmasından söz edilemeyeceğini kaydetti.
Avrupa Birliği'nin (AB), kendi normlarına rağmen Türkiye'deki uygulamalara ses çıkarmayışını da eleştiren Eminağaoğlu, yeni binalar yerine yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğünü istediklerini söyledi.
Eminağaoğlu, "Altın kafeslerde görev yapmak istemiyoruz." ifadesini kullandı. Tek tip savcı ve hakim yetiştirildiğini savunan Eminağaoğlu, eğitim masraflarının AB tarafından fonlanmasını da sert bir dille eleştirdi.
Türkiye'de gizli bir sıkıyönetim yaşandığını iddia eden Ömer Faruk Eminağaoğlu, bütün meslektaşlarına çağrıda bulunarak, Adalet Bakanlığı teftişleri ve müfettişler için suç duyurusunda bulunulmasını istedi.
Eminağaoğlu, "Duyuruda bulunuyorum ve bu çağrının gereğini YARSAV yapacaktır." diye konuştu.
Panelin soru cevap kısmında ise bir generalin, hapishaneye kadar gidip Ergenekon sanıklarını ziyaret ettiğini ve Genelkurmay adına yaptığını açıklamasını hatırlatmasına rağmen tepki gösterilmemesini eleştirmesi, ortamın gerilmesine sebep oldu. Moderatör, bunun üzerine daha fazla soru sorulmasına müsaade etmeyerek paneli kapattı.
CİHAN
09.Nisan.2009 18:33:07
9 Nisan 2009 Perşembe
TATA NANO İÇİN BAŞVURULAR BAŞLADI
TATA NANO İÇİN BAŞVURULAR BAŞLADI
... Ve en ucuz araba satışta - Foto
... Ve en ucuz araba satışta - Foto
Hintli şirket Tata Motors tarafından üretilen dünyanın en ucuz arabası Nano için başvurular başladı.
İŞTE DÜNYANIN EN UCUZ ARABASI
Dünyanın en ucuz arabası olarak piyasaya sunulan Nano'yu bekleyenler için ilk işlemler başladı. Bayii ve internet üzerinden satışa sunulan formları dolduran Hint halkı, ilk 100 bin Nano'nun sokaklara inmesi için 60 gün daha bekleyecek. Yaklaşık 2 bin 500 dolardan başlayan Nano'nun basit versiyonunda klima ve teyp çalar bulunmuyor. Nano'nun en üst modeli ise yaklaşık 3 bin 700 dolardan satışa sunuluyor. Saate 105 kilometre hız yapabilen Nano, 624 cc'lik iki silindirli motorla çalışıyor.
Tata Motors şirketi ilk taleplere bakıldığında Nano başvurularının "ciddi bir şekilde ümit verici" olduğunu bildirdi. Nisan ayının 25'nde kapanacak başvuru süresi bittikten sonra kura yöntemiyle ilk 100 bin Nano sahibinin ismi açıklanacak. Ancak ilk 100 bine giren şanslı vatandaşlar Nano'larına ancak Temmuz ayında kavuşacak.
... Ve en ucuz araba satışta - Foto
... Ve en ucuz araba satışta - Foto
Hintli şirket Tata Motors tarafından üretilen dünyanın en ucuz arabası Nano için başvurular başladı.
İŞTE DÜNYANIN EN UCUZ ARABASI
Dünyanın en ucuz arabası olarak piyasaya sunulan Nano'yu bekleyenler için ilk işlemler başladı. Bayii ve internet üzerinden satışa sunulan formları dolduran Hint halkı, ilk 100 bin Nano'nun sokaklara inmesi için 60 gün daha bekleyecek. Yaklaşık 2 bin 500 dolardan başlayan Nano'nun basit versiyonunda klima ve teyp çalar bulunmuyor. Nano'nun en üst modeli ise yaklaşık 3 bin 700 dolardan satışa sunuluyor. Saate 105 kilometre hız yapabilen Nano, 624 cc'lik iki silindirli motorla çalışıyor.
Tata Motors şirketi ilk taleplere bakıldığında Nano başvurularının "ciddi bir şekilde ümit verici" olduğunu bildirdi. Nisan ayının 25'nde kapanacak başvuru süresi bittikten sonra kura yöntemiyle ilk 100 bin Nano sahibinin ismi açıklanacak. Ancak ilk 100 bine giren şanslı vatandaşlar Nano'larına ancak Temmuz ayında kavuşacak.
GİZLİ BELGELER MEDYAYA SIZDI VE...
GİZLİ BELGELER MEDYAYA SIZDI VE...
Bu fotoğraf ortalığı karıştırdı !
Bu fotoğraf ortalığı karıştırdı !
Üst düzeyi terörle mücadele yetkilisi, gizli operasyonun ayrıntılarının bulunduğu dosyayı taşırken görüntülenince...
İngiltere'de terörle mücadele yetkilisi Bob Quick'in üzerinde "gizli" yazan belgelerle Başbakanlık konutuna girerken görüntülenmesi üzerine İngiliz polisi planladığı terörle mücadele operasyonunu öne almak zorunda kaldı.
Belgelerin görüntülenmesinin hemen ardından operasyonu başlatan güvenlik güçleri, Manchester, Liverpool ve Lancashire'de 12 kişiyi gözaltına aldı. Yüzlerce polisin katıldığın operasyonda birçok evin polis tarafından basıldığı belirtildi.
Bu arada terörle mücadele yetkilisi Bob Quick, belgelerin görüntülenmesinden sonra istifasını sundu. Londra Belediye Başkanı Boris Johnson ise sunulan istifanın kabul edildiğini söyledi.
Belgelerin görüntülenmesinden dolayı özür dilediğini açıklayan Bob Quick, operasyonun öne alınarak hızlı bir şekilde yürütülmesinden dolayı da güvenlik güçlerine teşekkür etti.
Bob Quick'in istifasını kabul etmelerine karşın üzgün olduklarını ve kendisinin önemli başarılara imza attığını belirten Boris Johnson, gizli belgelerin dikkatsizce sızdırılmasının ise talihsizlik olduğunu söyledi.
Muhalefet partilerinden bazı Milletvekilleri ise istifanın doğru bir karar olduğunda birleşti. (CİHAN)
Bu fotoğraf ortalığı karıştırdı !
Bu fotoğraf ortalığı karıştırdı !
Üst düzeyi terörle mücadele yetkilisi, gizli operasyonun ayrıntılarının bulunduğu dosyayı taşırken görüntülenince...
İngiltere'de terörle mücadele yetkilisi Bob Quick'in üzerinde "gizli" yazan belgelerle Başbakanlık konutuna girerken görüntülenmesi üzerine İngiliz polisi planladığı terörle mücadele operasyonunu öne almak zorunda kaldı.
Belgelerin görüntülenmesinin hemen ardından operasyonu başlatan güvenlik güçleri, Manchester, Liverpool ve Lancashire'de 12 kişiyi gözaltına aldı. Yüzlerce polisin katıldığın operasyonda birçok evin polis tarafından basıldığı belirtildi.
Bu arada terörle mücadele yetkilisi Bob Quick, belgelerin görüntülenmesinden sonra istifasını sundu. Londra Belediye Başkanı Boris Johnson ise sunulan istifanın kabul edildiğini söyledi.
Belgelerin görüntülenmesinden dolayı özür dilediğini açıklayan Bob Quick, operasyonun öne alınarak hızlı bir şekilde yürütülmesinden dolayı da güvenlik güçlerine teşekkür etti.
Bob Quick'in istifasını kabul etmelerine karşın üzgün olduklarını ve kendisinin önemli başarılara imza attığını belirten Boris Johnson, gizli belgelerin dikkatsizce sızdırılmasının ise talihsizlik olduğunu söyledi.
Muhalefet partilerinden bazı Milletvekilleri ise istifanın doğru bir karar olduğunda birleşti. (CİHAN)
EŞİNE SORUŞTURMA AÇAN MÜDÜRN ODASINI BASTI
EŞİNE SORUŞTURMA AÇAN MÜDÜRN ODASINI BASTI
Görevli binbaşıdan okula baskın
Görevli binbaşıdan okula baskın
Eşi hakkında soruşturma açıldığını öğrenen görevli Binbaşı Yusuf Yıldırım mesai sonrasında Tepebaşı İlçe Milli Eğitim Müdürü'nün odasını bastı.
Eskişehir'de, öğretmen eşi hakkında 'gizli kayıt, halkı askerlikten soğutmak, kin ve düşmanlığa tahrik'ten soruşturma açılan Binbaşı Yusuf Yıldırım, Milli Eğitim müdürünün odasını bastı.
Tepebaşı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Cemal Mümtaz Anadolu Öğretmen Lisesi'nde görevli resim öğretmeni Gül Yıldırım'ın 'görevini kötüye kullandığı, okuldaki öğretmenlerin konuşmalarını kaydettiği, öğrencilerini askerlikten soğuttuğu, halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiği' iddiaları üzerine soruşturma başlattı. Eşi hakkında soruşturma açıldığını öğrenen 1. Hava Kuvvet Komutanlığı'nda görevli Binbaşı Yusuf Yıldırım mesai sonrasında Tepebaşı İlçe Milli Eğitim Müdürü'nün odasını bastı. Soruşturmanın iptal edilmesini isteyen Binbaşı Yıldırım, Milli Eğitim Müdürü T.E. ile o esnada odada ifadesi alınan ve olayı ihbar eden öğretmen E.A.'yı tehdit etti.
'Siz çözmezseniz ben çözmesini bilirim'
Binbaşı, Milli Eğitim Müdürü T.E.'ye "Eşim hakkında nasıl soruşturma açarsınız? Nasıl şikâyet dilekçesini kabul edip işleme koyarsınız? Olayı sen çözmezsen ben çözmesini bilirim." diyerek bir hakaret etti. Milli Eğitim Müdürü T.E. ise binbaşıya, "Kimse makamı böyle basamaz ve odamdaki kişilere karışamaz. Herkes sıkıntı ve taleplerini bana iletebilir." diyerek sakin olmasını istedi. Binbaşının makam odasının kapısını çarpıp, tehditler savurarak odadan ayrılmasının ardından Milli Eğitim müdürü bir tutanak hazırlayarak üst makamlara gönderdi. Binbaşının hakaret ve tehditlerine maruz kalan öğretmen E.A. da olayla ilgili avukatı aracılığıyla suç duyurusunda bulundu. Olayın doğru olduğunu söyleyen İl Milli Eğitim Müdürü İbrahim Ceylan, Gül Yıldırım hakkında değişik iddialarla ilgili halihazırda 3 soruşturmanın bulunduğunu ve bunların da devam ettiğini vurguladı.
ZAMAN
Görevli binbaşıdan okula baskın
Görevli binbaşıdan okula baskın
Eşi hakkında soruşturma açıldığını öğrenen görevli Binbaşı Yusuf Yıldırım mesai sonrasında Tepebaşı İlçe Milli Eğitim Müdürü'nün odasını bastı.
Eskişehir'de, öğretmen eşi hakkında 'gizli kayıt, halkı askerlikten soğutmak, kin ve düşmanlığa tahrik'ten soruşturma açılan Binbaşı Yusuf Yıldırım, Milli Eğitim müdürünün odasını bastı.
Tepebaşı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Cemal Mümtaz Anadolu Öğretmen Lisesi'nde görevli resim öğretmeni Gül Yıldırım'ın 'görevini kötüye kullandığı, okuldaki öğretmenlerin konuşmalarını kaydettiği, öğrencilerini askerlikten soğuttuğu, halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiği' iddiaları üzerine soruşturma başlattı. Eşi hakkında soruşturma açıldığını öğrenen 1. Hava Kuvvet Komutanlığı'nda görevli Binbaşı Yusuf Yıldırım mesai sonrasında Tepebaşı İlçe Milli Eğitim Müdürü'nün odasını bastı. Soruşturmanın iptal edilmesini isteyen Binbaşı Yıldırım, Milli Eğitim Müdürü T.E. ile o esnada odada ifadesi alınan ve olayı ihbar eden öğretmen E.A.'yı tehdit etti.
'Siz çözmezseniz ben çözmesini bilirim'
Binbaşı, Milli Eğitim Müdürü T.E.'ye "Eşim hakkında nasıl soruşturma açarsınız? Nasıl şikâyet dilekçesini kabul edip işleme koyarsınız? Olayı sen çözmezsen ben çözmesini bilirim." diyerek bir hakaret etti. Milli Eğitim Müdürü T.E. ise binbaşıya, "Kimse makamı böyle basamaz ve odamdaki kişilere karışamaz. Herkes sıkıntı ve taleplerini bana iletebilir." diyerek sakin olmasını istedi. Binbaşının makam odasının kapısını çarpıp, tehditler savurarak odadan ayrılmasının ardından Milli Eğitim müdürü bir tutanak hazırlayarak üst makamlara gönderdi. Binbaşının hakaret ve tehditlerine maruz kalan öğretmen E.A. da olayla ilgili avukatı aracılığıyla suç duyurusunda bulundu. Olayın doğru olduğunu söyleyen İl Milli Eğitim Müdürü İbrahim Ceylan, Gül Yıldırım hakkında değişik iddialarla ilgili halihazırda 3 soruşturmanın bulunduğunu ve bunların da devam ettiğini vurguladı.
ZAMAN
Etiketler:
EŞİNE SORUŞTURMA AÇAN MÜDÜRN ODASINI BASTI
3 Nisan 2009 Cuma
Akademi Prefabrik’ten 30 bin TL’ye hazır villa! Hemen teslim!
Akademi Prefabrik’ten 30 bin TL’ye hazır villa! Hemen teslim!
[Akademi Prefabrik’ten 30 bin TL’ye hazır villa! Hemen teslim!]
Akademi Prefabrik İnşaat Yapı tarafından üretilen 70 metrekarelik prefabrik villalar 30 bin TL'den başlayan fiyatlarla satılıyor.
Prefabrik yapı sektöründe her çeşit yaşam alanları ve modern ofisler üreten Akademi Prefarik İnşaat Yapı, ürettiği konutlar için yeni bir kampanya başlattı. Arsa sahiplerine anahtar teslimi bir hafta içinde yapılan, büyüklükleri 70 metrekare olan yapılar 30 bin TL'den fiyatlarla satışa sunuyor.
Sektörde son 6 yıldır gündeme gelen prefabrik yapılarda, tek kat, dublex, triplex yapılabilmesinin yanında isteğe bağlı olarak değişiklik yapılabiliyor.
Arsa sizden ev Akademi Prefabrik'ten!
Akademi Prefabrik tarafından başlatılan kampanyada arsa sahipleri için özel 70 metrekarelik tek kat yapılar normalde 20 gün içinde arsaya monte edilirken, kampanya dahilinde bir hafta içinde herşey dahil olmak üzere anahtar teslim yapılıyor. Prefabrik evlerin firma garantisi ile 100 yıldan fazla ömrü bulunuyor. Müşteri talebine uygun yapıldığında ise 40-50 yıl ömür biçiliyor.
www.akprefabrik.com
0 216 354 69 94
Etiketler: Akademi Prefabrik hazır villa prefabrik konut prefabrik yapı
[Akademi Prefabrik’ten 30 bin TL’ye hazır villa! Hemen teslim!]
Akademi Prefabrik İnşaat Yapı tarafından üretilen 70 metrekarelik prefabrik villalar 30 bin TL'den başlayan fiyatlarla satılıyor.
Prefabrik yapı sektöründe her çeşit yaşam alanları ve modern ofisler üreten Akademi Prefarik İnşaat Yapı, ürettiği konutlar için yeni bir kampanya başlattı. Arsa sahiplerine anahtar teslimi bir hafta içinde yapılan, büyüklükleri 70 metrekare olan yapılar 30 bin TL'den fiyatlarla satışa sunuyor.
Sektörde son 6 yıldır gündeme gelen prefabrik yapılarda, tek kat, dublex, triplex yapılabilmesinin yanında isteğe bağlı olarak değişiklik yapılabiliyor.
Arsa sizden ev Akademi Prefabrik'ten!
Akademi Prefabrik tarafından başlatılan kampanyada arsa sahipleri için özel 70 metrekarelik tek kat yapılar normalde 20 gün içinde arsaya monte edilirken, kampanya dahilinde bir hafta içinde herşey dahil olmak üzere anahtar teslim yapılıyor. Prefabrik evlerin firma garantisi ile 100 yıldan fazla ömrü bulunuyor. Müşteri talebine uygun yapıldığında ise 40-50 yıl ömür biçiliyor.
www.akprefabrik.com
0 216 354 69 94
Etiketler: Akademi Prefabrik hazır villa prefabrik konut prefabrik yapı
HELİKOPTER KAZASINDA BİR ŞOK İDDİA DAHA
HELİKOPTER KAZASINDA BİR ŞOK İDDİA DAHA
Kazada yeni ses kaydı: Başkan...
Kazada yeni ses kaydı: Başkan...
İHA muhabiri 112'yi aradıktan sonra BBP'nin avukatıyla da görüşmüş. İşte yürek yakan o konuşma...
Kahramanmaraş'ın Göksun İlçesi'nde Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu dahil 6 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından her geçen gün yeni detaylar ortaya çıkıyor, iddialar ve şüpheler de artıyor.
Bugün BBP Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi ve parti avukatı Kemal Yavuz, helikopter kazasında Yazıcıoğlu'nun cep telefonundan 112 Acil Servis'in arandığını ancak görüşme yapılamadığı, hattın kesilmiş olabileceğini söyledi. Cenazesine en son ulaşılan gazeteci İsmail Güneş'in fotoğraf makinası, kamerası ve laptopu da savcılık incelemesi tamamlanarak bağlı bulunduğu İhlas Haber Ajansı'na teslim edildi, ancak içeriği açıklanmayan fotoğrafların depolandığı flash karta savcılık el koydu.
AVUKAT KEMAL YAVUZ MUHABİRLE KONUŞMUŞ
Helikopter kazasıyla ilgili partisi adına Kahramanmaraş'ta sürdürülen soruşturmayı takip eden Avukat Kemal Yavuz, bugüne kadar gündeme gelmeyen iddialarda bulundu. Kemal Yavuz, kazayı 112 Acil Servisi'ni arayarak duyuran İHA Muhabiri İsmail Güneş'in bu görüşmeden sonra İHA Genel Merkezi'ni aradığını, ardından de kendisinin telefon numarasını alarak İsmail Güneş'i arayarak yaklaşık 5 dakika konuştuğunu, bu görüşmede gazetecinin kendisine "Bir tanesi yaşıyor o da can çekişiyor" dediğini anlattı.
Güneş'i tekrar aradığında telefonun önce meşgul sonra da kapalı olduğunu anlatan Yavuz, ayrıca, bu konuşmaların ardından Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu'nun da cep telefonuyla 112 Acil Servis'in arandığını ancak görüşme yapılamadığını söyledi. Enkazın bulunduğu dağ silsilesinde yer alan Tüllüce Tepesi'ndeki Turkcell'e ait baz istasyonundan Muhsin Yazıcıoğlu'nun telefonundan 112 Acil Servis'e sinyal gönderildiğinin saptandığını öne süren Yavuz, "Bu aramayı da İsmail Güneş'in yaptığını düşünüyoruz. Ancak, enkazın bulunduğu noktanın 100 metrekare çevresinde telefon irtibatı sağlanmıyor. İsmail Güneş'in kendi telefonunun şarjı bittikten sonra Muhsin beyin telefonunu da alıp, 112'yi aradığını, ancak bu arada kurtulmak için enkazdan uzaklaştığı için bağlantı sağlayamadığını düşünüyoruz. Ama, şu ana kadar kimin telefonu bulundu, hangisi nerdeydi bu konular netleşmedi. Savcılık soruşturmayı yürütüyor" dedi.
İŞTE MUHABİRİN 2. KONUŞMASI
Kemal Yavuz, 112 ile son konuşmalarını bütün Türkiye'nin TV'lerden dinlediği gazeteci İsmail Güneş ile kendisinin de yaklaşık 5 dakika süren görüşmesini şöyle özetledi:
Kemal Yavuz (KY): Başkan'a ne oldu?
İsmail Güneş (İG): Öldü, Başkan parçalandı, eks oldu
KY: Başkan ne yapıyor?
İG: (Sesi yükseliyor heyecanlanıyor) Parçalandı, öldü eks oldu dedim ya. Aha şurda yatıyor.
KY: Nerdesiniz?
İG: Yerimizi tarif edemem bir yer görünmüyor
KY: Etrafına iyi bak bakalım, sizi bulmamız için
İG: Biz dağın zirvesine çok yakınız. Bulunduğumuz yer çok meyilli
KY: Kar var mı?
İG: Kar yok sis ve tipi var.
KY: Taşlık, ormanlık mı nasıl bir yer?
İG: Tipi var hiç bir yer göremiyorum
KY: Senden başka yaşayan var mı?
İG: Bir tanesi yaşıyor o da can çekişiyor.
İG: O ölmek üzere ben de öleceğim. Çünkü kanamam var. Kan kaybından ben de öleceğim. Yetişin muhakkak kurtarın
KY: Bu numaraya dikkat et. Seni tekrar arayacağım. Telefona mutlaka bak, sizi bulmamız için.
DHA
Kazada yeni ses kaydı: Başkan...
Kazada yeni ses kaydı: Başkan...
İHA muhabiri 112'yi aradıktan sonra BBP'nin avukatıyla da görüşmüş. İşte yürek yakan o konuşma...
Kahramanmaraş'ın Göksun İlçesi'nde Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu dahil 6 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından her geçen gün yeni detaylar ortaya çıkıyor, iddialar ve şüpheler de artıyor.
Bugün BBP Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi ve parti avukatı Kemal Yavuz, helikopter kazasında Yazıcıoğlu'nun cep telefonundan 112 Acil Servis'in arandığını ancak görüşme yapılamadığı, hattın kesilmiş olabileceğini söyledi. Cenazesine en son ulaşılan gazeteci İsmail Güneş'in fotoğraf makinası, kamerası ve laptopu da savcılık incelemesi tamamlanarak bağlı bulunduğu İhlas Haber Ajansı'na teslim edildi, ancak içeriği açıklanmayan fotoğrafların depolandığı flash karta savcılık el koydu.
AVUKAT KEMAL YAVUZ MUHABİRLE KONUŞMUŞ
Helikopter kazasıyla ilgili partisi adına Kahramanmaraş'ta sürdürülen soruşturmayı takip eden Avukat Kemal Yavuz, bugüne kadar gündeme gelmeyen iddialarda bulundu. Kemal Yavuz, kazayı 112 Acil Servisi'ni arayarak duyuran İHA Muhabiri İsmail Güneş'in bu görüşmeden sonra İHA Genel Merkezi'ni aradığını, ardından de kendisinin telefon numarasını alarak İsmail Güneş'i arayarak yaklaşık 5 dakika konuştuğunu, bu görüşmede gazetecinin kendisine "Bir tanesi yaşıyor o da can çekişiyor" dediğini anlattı.
Güneş'i tekrar aradığında telefonun önce meşgul sonra da kapalı olduğunu anlatan Yavuz, ayrıca, bu konuşmaların ardından Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu'nun da cep telefonuyla 112 Acil Servis'in arandığını ancak görüşme yapılamadığını söyledi. Enkazın bulunduğu dağ silsilesinde yer alan Tüllüce Tepesi'ndeki Turkcell'e ait baz istasyonundan Muhsin Yazıcıoğlu'nun telefonundan 112 Acil Servis'e sinyal gönderildiğinin saptandığını öne süren Yavuz, "Bu aramayı da İsmail Güneş'in yaptığını düşünüyoruz. Ancak, enkazın bulunduğu noktanın 100 metrekare çevresinde telefon irtibatı sağlanmıyor. İsmail Güneş'in kendi telefonunun şarjı bittikten sonra Muhsin beyin telefonunu da alıp, 112'yi aradığını, ancak bu arada kurtulmak için enkazdan uzaklaştığı için bağlantı sağlayamadığını düşünüyoruz. Ama, şu ana kadar kimin telefonu bulundu, hangisi nerdeydi bu konular netleşmedi. Savcılık soruşturmayı yürütüyor" dedi.
İŞTE MUHABİRİN 2. KONUŞMASI
Kemal Yavuz, 112 ile son konuşmalarını bütün Türkiye'nin TV'lerden dinlediği gazeteci İsmail Güneş ile kendisinin de yaklaşık 5 dakika süren görüşmesini şöyle özetledi:
Kemal Yavuz (KY): Başkan'a ne oldu?
İsmail Güneş (İG): Öldü, Başkan parçalandı, eks oldu
KY: Başkan ne yapıyor?
İG: (Sesi yükseliyor heyecanlanıyor) Parçalandı, öldü eks oldu dedim ya. Aha şurda yatıyor.
KY: Nerdesiniz?
İG: Yerimizi tarif edemem bir yer görünmüyor
KY: Etrafına iyi bak bakalım, sizi bulmamız için
İG: Biz dağın zirvesine çok yakınız. Bulunduğumuz yer çok meyilli
KY: Kar var mı?
İG: Kar yok sis ve tipi var.
KY: Taşlık, ormanlık mı nasıl bir yer?
İG: Tipi var hiç bir yer göremiyorum
KY: Senden başka yaşayan var mı?
İG: Bir tanesi yaşıyor o da can çekişiyor.
İG: O ölmek üzere ben de öleceğim. Çünkü kanamam var. Kan kaybından ben de öleceğim. Yetişin muhakkak kurtarın
KY: Bu numaraya dikkat et. Seni tekrar arayacağım. Telefona mutlaka bak, sizi bulmamız için.
DHA
Etiketler:
HELİKOPTER KAZASINDA BİR ŞOK İDDİA DAHA
1 Nisan 2009 Çarşamba
Ek Ders Ücretleri Ödenecek
Ek Ders Ücretleri Ödenecek
Ek Ders Ücretleri Ödenecek
29 Mart yerel seçimleri nedeniyle 30 Mart’ta okullar tatil edildi. Bu nedenle 30 Mart’ta öğretmenlerin ek ders ücretlerinin ödenmesini talep ettik.
Bakanlık, bu talebimize duyarlılık göstererek, öğretmenlerin 30 Mart’taki ek ders ücretlerinin ödeneceğini açıkladı.
Bu hassasiyetten dolayı memnuniyetimizi bildirir, teşekkürlerimizi sunarız.
Okunma Sayısı Okunma Sayısı: 1256 Eklenme Tarihi Tarih: 2009-03-28
Ek Ders Ücretleri Ödenecek
29 Mart yerel seçimleri nedeniyle 30 Mart’ta okullar tatil edildi. Bu nedenle 30 Mart’ta öğretmenlerin ek ders ücretlerinin ödenmesini talep ettik.
Bakanlık, bu talebimize duyarlılık göstererek, öğretmenlerin 30 Mart’taki ek ders ücretlerinin ödeneceğini açıkladı.
Bu hassasiyetten dolayı memnuniyetimizi bildirir, teşekkürlerimizi sunarız.
Okunma Sayısı Okunma Sayısı: 1256 Eklenme Tarihi Tarih: 2009-03-28
Ne Çekiyorsak Darbelerden ve Darbecilerden Çekiyoruz
Ne Çekiyorsak Darbelerden ve Darbecilerden Çekiyoruz
Ne Çekiyorsak Darbelerden ve Darbecilerden Çekiyoruz
Genel Başkanımız Ahmet Gündoğdu, Türkiye’de insanların ‘darbesever ve darbesavar’ diye ikiye ayrıldığını ifade ederek, demokratikleşmenin önündeki engellerin Memur-Sen’in ve Eğitim-Bir-Sen’in de önündeki engeller olduğunu söyledi.
Genel Başkanımız Ahmet Gündoğdu, İstanbul, Bursa, Kocaeli ve Sakarya’da çeşitli etkinliklerde bulundu. İstanbul’da Memur-Sen Ümraniye Temsilciliği Toplantısı’na katılan Gündoğdu, daha sonra İstanbul Bölge Temsilcilikleri Toplantısı’nda SBN Sigorta ile yapılan anlaşma hakkında bilgi verdi.
Şubemizin hizmet binasının açılış törenine katılmak üzere gittiği Kocaeli’de Vali Gökhan Sözer ile İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat İspirli’yi de ziyaret eden Gündoğdu, akabinde bir konferans verdi.
Gündoğdu, Sakarya Şubemizin düzenlediği İstiklal Marşı’nı Güzel Okuma Yarışması ödül töreni ile Memur-Sen evlerinin anahtar teslim törenine de katıldı.
Gündoğdu, SBN Sigorta ile yapılan anlaşmayı İstanbul ve Bursa’daki üyelerimize tanıttı. Çalışmaları hakkında bilgi veren Gündoğdu, ülke gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde de bulundu.
Sendika olarak tarafsız bir yapı içerisinde bulunduklarını belirten Gündoğdu, “Ülkemiz adına sendikacılık yapmak üyelerimizi de ilgilendiriyor. Üyemizin ekmeğini, alın terini gasp edenler ya da alın terinin hakkını vermeyenler, bazen siyasal iktidarlar bazen de darbeciler oluyor. Ne çekiyorsak, darbeden ve darbecilerden çekiyoruz. Ama bizim derdimiz lokomotifin yönüyle ilgili olmalıdır. Bu konuda da Türkiye’de insanlar ikiye ayrılır: Darbeseverler ve darbesavarlar. Siz darbeseverlerin sevgilerini kursağında bırakmak için ‘Varım’ derseniz, bu çıkardığınız sesi milletle örtüşür hale getirirseniz, milletin yanınızda yer alacağını göreceksiniz. Buna da darbesavarlık denir. Memur-Sen ailesinin yapması gereken de budur. Demokratikleşmenin önündeki engeller, Memur-Sen’in de önündeki engel demektir” dedi.
Demokrasinin olmadığı zamanlarda tehdit sendikacılığı yapanların ölümü kötüleyip insanları sıtmaya razı ettiğini dile getiren Gündoğdu, “Kötülüğün şubeliğine soyunanların güneşi görünce yarasalar gibi kaybolacağını hep beraber göreceğiz. Tehdit sendikacılığını bitirmek de proje ve ufuk sendikacılığı ile siyasetin önünde yer alarak olur. Burada bağımsız ve taraf olmayı Memur-Sen’in tüm delegeleri yapar. Memur-Sen emekten, mazlumdan yanadır” şeklinde konuştu.
Mevcut anayasanın darbe anayasası ve ‘tamamen facia’ olduğunu vurgulayan Gündoğdu, “Öyleyse anayasa başta olmak üzere mevzuatın değiştirilmesi gerekir. Eğitimde fırsat eşitliliği, herkese toplu sözleşme ve grev hakkı, kamu çalışanlarına siyaset yasağının kaldırılması gibi olmazsa olmazlarımızı da saymak mümkündür” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Barack Obama’nın Türkiye’ye yapacağı ziyarete de değinen Gündoğdu, şöyle konuştu: “Obama, Türkiye’yi ziyaret edecek. 30 küsur ülke içerisinde Türkiye’den başlaması çok önemli bir adım. İnşallah bu adım, Sayın Başbakan’ın Davos çıkışının ardından oluşmuştur. Daha önce ‘Ne yapsak, bütün ülkeler sineye çekiyor’ diye düşünen ve buna göre elini kolunu sallayarak gezen ABD’nin artık çekinmeye başlamış olmasını umuyoruz. Obama’nın seçilmişlik ortamı, mazbata alması, rengi, renginin dışlanmışlığı bayağı bir kafa karışıklığı yaptı. Ama Obama’yı devlet başkanlığına taşıyan 1950’lerde başlatılan ırkının, renginin dışlanmışlığına karşı mücadeledir. O mücadeleyle dünün zencisi, bugün devlet başkanı seçilmiştir. Rengi siyah, öyle ise bizden, biz de bu ülkenin beyaz Türkleri olamamışız. Ortaklık mı var? Hayır, yok. Ortaklık kendisinden öncekiler gibi beyaz olanlar gibi icraatları simsiyah olursa, kurulmadan biter. Ama rengi siyah, icraatları beyaz olursa elbette alkışlarız. Başbakan’dan beklentimiz, Obama’nın isteği ne olursa olsun, Afganistan’daki çocuğu, Irak’taki yavruları asla üzmeyecek cevabı vermesidir.”
Sorunlarımızın Çözümü, Eğitim Sorununun Çözümlenmesiyle Mümkündür
Genel Başkanımız Ahmet Gündoğdu, Şubemizin hizmet binasının açılış törenine katılmak üzere gittiği Kocaeli’de Vali Gökhan Sözer ile İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat İspirli’yi ziyaret etti.
Vali Gökhan Sözer ve İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat İspirli’ye yaptığı ziyarette konuşan Genel Başkanımız Ahmet Gündoğdu, Türkiye’nin en büyük sorununun eğitim olduğunu, eğitim sorununun çözülememesi durumunda ülkenin sosyal, ekonomik, kültürel açıdan da pek çok sorununun çözülemeyeceğini ifade etti. “Özellikle eğitimdeki değişiklikler, yeni müfredatların nitelikli ve nicelikli hale getirilmesiyle ve öğretmenlere iyi anlatılmasıyla başaramayacağımız hiçbir şey yoktur” diyen Gündoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz sendikal faaliyetlerimizi, eğitim sevdalısı olan kişiler olarak yürütüyoruz. Türkiye’nin geleceğine yönelik sıkıntıların çözümlenmesi de, yine eğitim çalışanlarının sorunlarının çözümlenmesiyle mümkündür. Bu süreçte, siyasi yasağın kaldırılmasını, memurların da en az işçiler kadar özgürce hareket etmeleri gerektiğine inanıyoruz. Yeni yasaların da ayrıca halk ile kucaklaşması gerektiğini düşünüyoruz.”
Çalışanlar adına birçok kazanım elde ettiklerini ifade eden Gündoğdu, “Toplu görüşmelerde 3 hizmet kolunda yetkili olmamıza rağmen 11 hizmet kolunda yetkiliymiş gibi masaya oturduk ve toplu görüşmelere damgamızı vurduk. Ek ödemeleri 103 liraya biz çıkarttırdık” dedi.
Türkiye’nin içinde bulunduğu sıkıntılı durumlara ilişkin ortaya koydukları çözüm önerileriyle gündem oluşturduklarını kaydeden Gündoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ortak Akıl Hareketi’yle yüz binleri alanlara topladık, Filistin’deki Mazlum kardeşlerimizin yaralarına, yardım kampanyası ve kermeslerle merhem olduk. ‘Hepimiz Filistinliyiz’ mitingiyle sesimizi tüm dünyaya duyurmaya çalıştık. Sivil Anayasa konulu panel düzenledik ve çok sayıda yerli, yabancı bilim adamının katılmasını sağladık. Ülkemizde ilk defa Uluslararası Eğitim Felsefesi Kongresi düzenledik. Bu kongreye yurtdışından ve ülkemizden katılan bilim adamlarıyla eğitimi masaya yatırdık. Sivil Anayasa konulu panel düzenledik.”
Gündoğdu, ziyaretinde Vali Sözer’e ve İl Milli Eğitim Müdürü İspirli’ye yayınlarımızdan olan Öğretmenlik Hatıraları kitabı, Eğitime Bakış dergisi ve çalışmalarımızın yer aldığı bülteni hediye etti. Ziyarete Memur-Sen Genel Eğitim ve Dış İlişkiler Sekreteri Ahmet Kaytan, Şube Başkanımız Ömer Akmanşen, Diyanet-Sen Şube Başkanı Selami Tarcan, Şube Sekreterimiz Adem Şahinkaya ve Şube Basın Yayın Sekreterimiz Yılmaz Yiğit katıldılar.
Ahmet Gündoğdu ve beraberindeki heyet, ziyaretlerin ardından Şubemizin yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı. Törene, Gündoğdu ve Memur-Sen Genel Eğitim ve Dış İlişkiler Sekreteri Ahmet Kaytan’ın yanısıra; Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, AK Parti İl Başkanı Zeki Aygün, İzmit İlçe Belediye Başkan Adayı Dr. Nevzat Doğan, bürokratlar, Memur-Sen’e bağlı sendikaların şube başkanları, okul müdürleri ile üyelerimiz ve davetliler katıldı.
Ülkemiz İçin Sendikacılık Yapıyoruz
Açılış töreninden sonra Kocaeli Şubemiz tarafından düzenlenen “Ülkemizde Sivilleşme ve Memur-Sen Gerçeği” konulu konferansa katılan Gündoğdu, “Bizler ülkemiz adına sendikacılık yapıyoruz. Nemelazımcılık yapmıyoruz. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın demiyoruz. Bu ülkeyi ilgilendiren, bu ülkenin insanını ilgilendiren herşey bizi de ilgilendirir. Biz darbe günlüklerinin basına çıktığı günlerde, darbe oldu-olacak dendiği bir zamanda 28 Şubat sürecinde olamadığımız için, milleti meydanlara toplayamadığımız için ellerini kollarını sallayarak darbe yapanlara fırsat vermemek için Ortak Akıl Hareketi’nin öncülüğünü yaparak darbesavarlık yaptık. 100 binleri meydanlarda topladık. Biz başkaları gibi darbeseverlik yapmıyoruz. Biz Memur-Sen olarak sendikacılığı birey adına yapıyoruz” şeklinde konuştu.
Memur-Sen ailesinin ülke için en önemli hedefinin tam demokratikleşme olduğunu söyleyen Gündoğdu, bunun önünde ciddi engeller bulunduğunu, bunlardan kurtulmak gerektiğini bildirdi.
Bir mahalle baskısından bahsedildiğine dikkat çeken Ahmet Gündoğdu, “Bugünlerde mahalle baskısından bahsediliyor. Dün mahalle baskısı yapanların bugün bunu dile getirmesini anlayamıyorum. Dün ikna odalarını kuranlar, ordu göreve pankartı altında yürümeyi bilim adamlığı zannedenler, bugün varsayımlarla mahalle baskısından bahsediyorlar. Ama bizim çağrımız açık. Öyle bir anayasa yazalım ki; hiçbir mahallenin başka mahalleye baskı yapamayacağı, ötekinin hukukunun saygın olduğu bir anayasa olsun” değerlendirmesinde bulundu.
Konferansa, Memur-Sen Genel Eğitim ve Dış İlişkiler Sekreteri Ahmet Kaytan, Şube Başkanımız Ömer Akmanşen, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Muhlis Öztürk, Teftiş Kurulu Başkanı Seyfettin Karamızrak, Memur-Sen’e bağlı sendikaların başkan ve yöneticileri, İlçe Milli Eğitim müdürleri ve Şube müdürleri, Şube Yönetim Kurulu üyelerimiz; Adem Şahinkaya, Yılmaz Yiğit, Arif Sağlam, Mürsel Gündoğdu, Zeki Koyun, Zeynel Abidin Kayış, İlçe temsilcileri ve Yönetim Kurulu üyeleri ile çok sayıda üyemiz katıldı.
Memur-Sen Evleri Anahtar Teslim Töreni Yapıldı
Genel Başkanımız Ahmet Gündoğdu, buradan Sakarya’ya geçerek, Şubemiz tarafından bu yıl beşincisi yapılan İstiklal Marşı’nı Güzel Okuma Yarışması’nın ödül törenine iştirak etti.
Gündoğdu, daha sonra Memur-Sen Sakarya Temsilciliği’nin üyeleri için yaptırdığı ‘Memur-Sen Evleri’ anahtar teslim törenine katıldı. Burada bir konuşma yapan Gündoğdu, Memur-Sen’in Türkiye’de hızla büyüyen bir sendika olduğunu söyledi.
Gündoğdu, “Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu kadar kısa sürede bitirilen bir kooperatif çalışması görememekteyiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Memur-Sen İl Temsilcisi ve Şube Başkanımız Yusuf İlker Şahin ise, daha temel atma çalışmalarına başlamadan önce bazı sendika başkanlarının ‘20 yıl sürecek maceralara atılmayın, paranızı heba etmeyin’ diyerek, bu çalışmayı engellemeye çalıştıklarını hatırlatarak, “Kendileri, çalışanlar ve üyeleri için herhangi bir faaliyette bulunmadıkları gibi faydalı çalışmalar yapanların da önünü kesmeye çalışmışlardır. 2007 Nisan ayında temelini attığımız inşaatı 2008 Nisanı’nda teslim aldık. Temmuz ayına kadar altyapı çalışmalarını bitirdik ve Temmuz 2008 tarihinden itibaren üyelerimiz evlerinde oturmaya başlamışlardır” şeklinde konuştu.
Ne Çekiyorsak Darbelerden ve Darbecilerden Çekiyoruz
Genel Başkanımız Ahmet Gündoğdu, Türkiye’de insanların ‘darbesever ve darbesavar’ diye ikiye ayrıldığını ifade ederek, demokratikleşmenin önündeki engellerin Memur-Sen’in ve Eğitim-Bir-Sen’in de önündeki engeller olduğunu söyledi.
Genel Başkanımız Ahmet Gündoğdu, İstanbul, Bursa, Kocaeli ve Sakarya’da çeşitli etkinliklerde bulundu. İstanbul’da Memur-Sen Ümraniye Temsilciliği Toplantısı’na katılan Gündoğdu, daha sonra İstanbul Bölge Temsilcilikleri Toplantısı’nda SBN Sigorta ile yapılan anlaşma hakkında bilgi verdi.
Şubemizin hizmet binasının açılış törenine katılmak üzere gittiği Kocaeli’de Vali Gökhan Sözer ile İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat İspirli’yi de ziyaret eden Gündoğdu, akabinde bir konferans verdi.
Gündoğdu, Sakarya Şubemizin düzenlediği İstiklal Marşı’nı Güzel Okuma Yarışması ödül töreni ile Memur-Sen evlerinin anahtar teslim törenine de katıldı.
Gündoğdu, SBN Sigorta ile yapılan anlaşmayı İstanbul ve Bursa’daki üyelerimize tanıttı. Çalışmaları hakkında bilgi veren Gündoğdu, ülke gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde de bulundu.
Sendika olarak tarafsız bir yapı içerisinde bulunduklarını belirten Gündoğdu, “Ülkemiz adına sendikacılık yapmak üyelerimizi de ilgilendiriyor. Üyemizin ekmeğini, alın terini gasp edenler ya da alın terinin hakkını vermeyenler, bazen siyasal iktidarlar bazen de darbeciler oluyor. Ne çekiyorsak, darbeden ve darbecilerden çekiyoruz. Ama bizim derdimiz lokomotifin yönüyle ilgili olmalıdır. Bu konuda da Türkiye’de insanlar ikiye ayrılır: Darbeseverler ve darbesavarlar. Siz darbeseverlerin sevgilerini kursağında bırakmak için ‘Varım’ derseniz, bu çıkardığınız sesi milletle örtüşür hale getirirseniz, milletin yanınızda yer alacağını göreceksiniz. Buna da darbesavarlık denir. Memur-Sen ailesinin yapması gereken de budur. Demokratikleşmenin önündeki engeller, Memur-Sen’in de önündeki engel demektir” dedi.
Demokrasinin olmadığı zamanlarda tehdit sendikacılığı yapanların ölümü kötüleyip insanları sıtmaya razı ettiğini dile getiren Gündoğdu, “Kötülüğün şubeliğine soyunanların güneşi görünce yarasalar gibi kaybolacağını hep beraber göreceğiz. Tehdit sendikacılığını bitirmek de proje ve ufuk sendikacılığı ile siyasetin önünde yer alarak olur. Burada bağımsız ve taraf olmayı Memur-Sen’in tüm delegeleri yapar. Memur-Sen emekten, mazlumdan yanadır” şeklinde konuştu.
Mevcut anayasanın darbe anayasası ve ‘tamamen facia’ olduğunu vurgulayan Gündoğdu, “Öyleyse anayasa başta olmak üzere mevzuatın değiştirilmesi gerekir. Eğitimde fırsat eşitliliği, herkese toplu sözleşme ve grev hakkı, kamu çalışanlarına siyaset yasağının kaldırılması gibi olmazsa olmazlarımızı da saymak mümkündür” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Barack Obama’nın Türkiye’ye yapacağı ziyarete de değinen Gündoğdu, şöyle konuştu: “Obama, Türkiye’yi ziyaret edecek. 30 küsur ülke içerisinde Türkiye’den başlaması çok önemli bir adım. İnşallah bu adım, Sayın Başbakan’ın Davos çıkışının ardından oluşmuştur. Daha önce ‘Ne yapsak, bütün ülkeler sineye çekiyor’ diye düşünen ve buna göre elini kolunu sallayarak gezen ABD’nin artık çekinmeye başlamış olmasını umuyoruz. Obama’nın seçilmişlik ortamı, mazbata alması, rengi, renginin dışlanmışlığı bayağı bir kafa karışıklığı yaptı. Ama Obama’yı devlet başkanlığına taşıyan 1950’lerde başlatılan ırkının, renginin dışlanmışlığına karşı mücadeledir. O mücadeleyle dünün zencisi, bugün devlet başkanı seçilmiştir. Rengi siyah, öyle ise bizden, biz de bu ülkenin beyaz Türkleri olamamışız. Ortaklık mı var? Hayır, yok. Ortaklık kendisinden öncekiler gibi beyaz olanlar gibi icraatları simsiyah olursa, kurulmadan biter. Ama rengi siyah, icraatları beyaz olursa elbette alkışlarız. Başbakan’dan beklentimiz, Obama’nın isteği ne olursa olsun, Afganistan’daki çocuğu, Irak’taki yavruları asla üzmeyecek cevabı vermesidir.”
Sorunlarımızın Çözümü, Eğitim Sorununun Çözümlenmesiyle Mümkündür
Genel Başkanımız Ahmet Gündoğdu, Şubemizin hizmet binasının açılış törenine katılmak üzere gittiği Kocaeli’de Vali Gökhan Sözer ile İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat İspirli’yi ziyaret etti.
Vali Gökhan Sözer ve İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat İspirli’ye yaptığı ziyarette konuşan Genel Başkanımız Ahmet Gündoğdu, Türkiye’nin en büyük sorununun eğitim olduğunu, eğitim sorununun çözülememesi durumunda ülkenin sosyal, ekonomik, kültürel açıdan da pek çok sorununun çözülemeyeceğini ifade etti. “Özellikle eğitimdeki değişiklikler, yeni müfredatların nitelikli ve nicelikli hale getirilmesiyle ve öğretmenlere iyi anlatılmasıyla başaramayacağımız hiçbir şey yoktur” diyen Gündoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz sendikal faaliyetlerimizi, eğitim sevdalısı olan kişiler olarak yürütüyoruz. Türkiye’nin geleceğine yönelik sıkıntıların çözümlenmesi de, yine eğitim çalışanlarının sorunlarının çözümlenmesiyle mümkündür. Bu süreçte, siyasi yasağın kaldırılmasını, memurların da en az işçiler kadar özgürce hareket etmeleri gerektiğine inanıyoruz. Yeni yasaların da ayrıca halk ile kucaklaşması gerektiğini düşünüyoruz.”
Çalışanlar adına birçok kazanım elde ettiklerini ifade eden Gündoğdu, “Toplu görüşmelerde 3 hizmet kolunda yetkili olmamıza rağmen 11 hizmet kolunda yetkiliymiş gibi masaya oturduk ve toplu görüşmelere damgamızı vurduk. Ek ödemeleri 103 liraya biz çıkarttırdık” dedi.
Türkiye’nin içinde bulunduğu sıkıntılı durumlara ilişkin ortaya koydukları çözüm önerileriyle gündem oluşturduklarını kaydeden Gündoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ortak Akıl Hareketi’yle yüz binleri alanlara topladık, Filistin’deki Mazlum kardeşlerimizin yaralarına, yardım kampanyası ve kermeslerle merhem olduk. ‘Hepimiz Filistinliyiz’ mitingiyle sesimizi tüm dünyaya duyurmaya çalıştık. Sivil Anayasa konulu panel düzenledik ve çok sayıda yerli, yabancı bilim adamının katılmasını sağladık. Ülkemizde ilk defa Uluslararası Eğitim Felsefesi Kongresi düzenledik. Bu kongreye yurtdışından ve ülkemizden katılan bilim adamlarıyla eğitimi masaya yatırdık. Sivil Anayasa konulu panel düzenledik.”
Gündoğdu, ziyaretinde Vali Sözer’e ve İl Milli Eğitim Müdürü İspirli’ye yayınlarımızdan olan Öğretmenlik Hatıraları kitabı, Eğitime Bakış dergisi ve çalışmalarımızın yer aldığı bülteni hediye etti. Ziyarete Memur-Sen Genel Eğitim ve Dış İlişkiler Sekreteri Ahmet Kaytan, Şube Başkanımız Ömer Akmanşen, Diyanet-Sen Şube Başkanı Selami Tarcan, Şube Sekreterimiz Adem Şahinkaya ve Şube Basın Yayın Sekreterimiz Yılmaz Yiğit katıldılar.
Ahmet Gündoğdu ve beraberindeki heyet, ziyaretlerin ardından Şubemizin yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı. Törene, Gündoğdu ve Memur-Sen Genel Eğitim ve Dış İlişkiler Sekreteri Ahmet Kaytan’ın yanısıra; Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, AK Parti İl Başkanı Zeki Aygün, İzmit İlçe Belediye Başkan Adayı Dr. Nevzat Doğan, bürokratlar, Memur-Sen’e bağlı sendikaların şube başkanları, okul müdürleri ile üyelerimiz ve davetliler katıldı.
Ülkemiz İçin Sendikacılık Yapıyoruz
Açılış töreninden sonra Kocaeli Şubemiz tarafından düzenlenen “Ülkemizde Sivilleşme ve Memur-Sen Gerçeği” konulu konferansa katılan Gündoğdu, “Bizler ülkemiz adına sendikacılık yapıyoruz. Nemelazımcılık yapmıyoruz. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın demiyoruz. Bu ülkeyi ilgilendiren, bu ülkenin insanını ilgilendiren herşey bizi de ilgilendirir. Biz darbe günlüklerinin basına çıktığı günlerde, darbe oldu-olacak dendiği bir zamanda 28 Şubat sürecinde olamadığımız için, milleti meydanlara toplayamadığımız için ellerini kollarını sallayarak darbe yapanlara fırsat vermemek için Ortak Akıl Hareketi’nin öncülüğünü yaparak darbesavarlık yaptık. 100 binleri meydanlarda topladık. Biz başkaları gibi darbeseverlik yapmıyoruz. Biz Memur-Sen olarak sendikacılığı birey adına yapıyoruz” şeklinde konuştu.
Memur-Sen ailesinin ülke için en önemli hedefinin tam demokratikleşme olduğunu söyleyen Gündoğdu, bunun önünde ciddi engeller bulunduğunu, bunlardan kurtulmak gerektiğini bildirdi.
Bir mahalle baskısından bahsedildiğine dikkat çeken Ahmet Gündoğdu, “Bugünlerde mahalle baskısından bahsediliyor. Dün mahalle baskısı yapanların bugün bunu dile getirmesini anlayamıyorum. Dün ikna odalarını kuranlar, ordu göreve pankartı altında yürümeyi bilim adamlığı zannedenler, bugün varsayımlarla mahalle baskısından bahsediyorlar. Ama bizim çağrımız açık. Öyle bir anayasa yazalım ki; hiçbir mahallenin başka mahalleye baskı yapamayacağı, ötekinin hukukunun saygın olduğu bir anayasa olsun” değerlendirmesinde bulundu.
Konferansa, Memur-Sen Genel Eğitim ve Dış İlişkiler Sekreteri Ahmet Kaytan, Şube Başkanımız Ömer Akmanşen, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Muhlis Öztürk, Teftiş Kurulu Başkanı Seyfettin Karamızrak, Memur-Sen’e bağlı sendikaların başkan ve yöneticileri, İlçe Milli Eğitim müdürleri ve Şube müdürleri, Şube Yönetim Kurulu üyelerimiz; Adem Şahinkaya, Yılmaz Yiğit, Arif Sağlam, Mürsel Gündoğdu, Zeki Koyun, Zeynel Abidin Kayış, İlçe temsilcileri ve Yönetim Kurulu üyeleri ile çok sayıda üyemiz katıldı.
Memur-Sen Evleri Anahtar Teslim Töreni Yapıldı
Genel Başkanımız Ahmet Gündoğdu, buradan Sakarya’ya geçerek, Şubemiz tarafından bu yıl beşincisi yapılan İstiklal Marşı’nı Güzel Okuma Yarışması’nın ödül törenine iştirak etti.
Gündoğdu, daha sonra Memur-Sen Sakarya Temsilciliği’nin üyeleri için yaptırdığı ‘Memur-Sen Evleri’ anahtar teslim törenine katıldı. Burada bir konuşma yapan Gündoğdu, Memur-Sen’in Türkiye’de hızla büyüyen bir sendika olduğunu söyledi.
Gündoğdu, “Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu kadar kısa sürede bitirilen bir kooperatif çalışması görememekteyiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Memur-Sen İl Temsilcisi ve Şube Başkanımız Yusuf İlker Şahin ise, daha temel atma çalışmalarına başlamadan önce bazı sendika başkanlarının ‘20 yıl sürecek maceralara atılmayın, paranızı heba etmeyin’ diyerek, bu çalışmayı engellemeye çalıştıklarını hatırlatarak, “Kendileri, çalışanlar ve üyeleri için herhangi bir faaliyette bulunmadıkları gibi faydalı çalışmalar yapanların da önünü kesmeye çalışmışlardır. 2007 Nisan ayında temelini attığımız inşaatı 2008 Nisanı’nda teslim aldık. Temmuz ayına kadar altyapı çalışmalarını bitirdik ve Temmuz 2008 tarihinden itibaren üyelerimiz evlerinde oturmaya başlamışlardır” şeklinde konuştu.
Kurtulmuş: Sonuç, ciddi bir başarıdır
Kurtulmuş: Sonuç, ciddi bir başarıdır
Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, yerel seçim sonuçlarının hangi ölçü ile değerlendirilirse değerlendirilsin partisi açısından ciddi bir başarı olduğunu söyledi.
Kurtulmuş, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yerel seçimlerin sonuçlarını değerlendirdi ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Seçimlerin demokrasinin gelişmesi açısından önemli bir adım olduğunu ifade eden Kurtulmuş, tüm kazananları kutladı. Saadet Partisi'nin dikkat çekici bir ivme yakaladığını belirten Kurtulmuş, tüm camiaya ve teşkilata teşekkür etti.
Kurtulmuş, AK Parti'nin iktidarın tüm olanaklarını kullandığı bir kampanya yürüttüğünü savunarak, bu nedenle ''asimetrik bir kampanya süreci'' yaşandığını söyledi.
Kurtulmuş, AK Parti'nin toplumsal gücün siyasal taleplerini yerine getiremediği için oy kaybettiğini, CHP'nin ise muhalefeti boyunca özgürlükçü, sosyal adaletten yana bir söylemi geliştiremediğini bu nedenle oylarını sayısal olarak artırmış olmasına karşın kaybedenler arasında yer aldığını savundu.
Kurtulmuş, bir soru üzerine seçim sonuçları nedeniyle bir erken seçim beklentisinde olmadığını belirterek, bunu ancak ekonomik krizin derinleşmesinin gündeme getirebileceğini kaydetti.
AA
Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, yerel seçim sonuçlarının hangi ölçü ile değerlendirilirse değerlendirilsin partisi açısından ciddi bir başarı olduğunu söyledi.
Kurtulmuş, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yerel seçimlerin sonuçlarını değerlendirdi ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Seçimlerin demokrasinin gelişmesi açısından önemli bir adım olduğunu ifade eden Kurtulmuş, tüm kazananları kutladı. Saadet Partisi'nin dikkat çekici bir ivme yakaladığını belirten Kurtulmuş, tüm camiaya ve teşkilata teşekkür etti.
Kurtulmuş, AK Parti'nin iktidarın tüm olanaklarını kullandığı bir kampanya yürüttüğünü savunarak, bu nedenle ''asimetrik bir kampanya süreci'' yaşandığını söyledi.
Kurtulmuş, AK Parti'nin toplumsal gücün siyasal taleplerini yerine getiremediği için oy kaybettiğini, CHP'nin ise muhalefeti boyunca özgürlükçü, sosyal adaletten yana bir söylemi geliştiremediğini bu nedenle oylarını sayısal olarak artırmış olmasına karşın kaybedenler arasında yer aldığını savundu.
Kurtulmuş, bir soru üzerine seçim sonuçları nedeniyle bir erken seçim beklentisinde olmadığını belirterek, bunu ancak ekonomik krizin derinleşmesinin gündeme getirebileceğini kaydetti.
AA
Genelkurmay halktan özür diledi
Genelkurmay halktan özür diledi
Türkiye bu gece şok bir askeri bildiriyle yine sarsıldı. Ancak bu defa sarsıntı korku ve üzüntüden değil sevinçle karışık şaşkınlıktandı. Zira Genelkurmay'ın internet sitesine saat 00.30'da konulan açıklamada şimdiye kadar yapılan askeri darbeler ve hükümetlere verilen muhtıralardan dolayı halktan özür dileniyordu.
Bu gerçekten hayretengiz, şok, flaş hatta ultra şok, mega flaş gelişmeyi akredite muhabirimiz Nisan Bir bildiriyor;
Geceyarısı saat 00.30'da Genelkurmay'ın web sitesine konan bir açıklama Türkiye'de darbeler döneminin artık bittiğini resmen ilan etti. "Halkımızdan Özür Diliyoruz" başlıklı tarihi bildiride şu görüşlere yer verildi;
35. Madde kalkıyor
"Osmanlı döneminde Yeniçerilerin 'istemezük' diye sık sık kazan kaldırmalarından ve padişahları devirmelerinden, Cumhuriyet Döneminde de 27 Mayıs 1960 tarihinde ilki yapılan toplam beş askeri darbe ve
verilen muhtıralardan dolayı siz değerli Türk halkından özür diliyoruz. Zira her darbede zaten zayıf olan ekonomimiz daha da sarsıldı, sizler daha da fakirleştiniz, ülkemiz onlarca yıl geriledi.
Ama artık 'darbeler dönemi' resmen kapandı. Bugün yani 1 Nisan 2009 tarihinde siz aziz Türk Milletine; artık asli işimiz olan vatan savunmasına döneceğimizi ve bize ülke yönetimine el koyma yetkisi
veren Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmetler Kanunu 35. Maddesinin kaldırılması için hükümete talepte bulunacağımızı beyan ediyoruz.
Darbelerle mağdur ettiğimiz siz değerli halkımızdan özür diliyor, bundan sonra yapacağımız birleştirici icraatlarla yeniden hepinizin 'gözbebeği' olacağımıza asker sözü veriyoruz.
Yaşasın Türk Milleti! Yaşasın Türk Demokrasisi! Yaşasın Türk Ordusu !"
Genelkurmay önünde sevinç gösterileri
Bu tarihi bildirinin sabah saatlerinde duyulmaya başlamasıyla birlikte borsa hızla yükselirken, altın ve döviz fiyatları hızlı düşüşler yaşadı. Bildirinin sevincini yaşayan milletvekilleri ve yüzlerce vatandaş şu an TBMM'nin tam karşısındaki Genelkurmay önünde toplanarak davul-zurna eşliğinde halaylar çekiyor ve sevinç
gösterileri yapıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da biraz sonra birlikte Genelkurmay'ı ziyaret ederek tebriklerini iletecekleri belirtiliyor.
NOT: "Bir Nisan" şakası olarak yazdığım bu metnin en kısa zamanda gerçeğe dönüşmesi dileklerimle...
Rıfat Yörük/Habervaktim.com/Mizah
Türkiye bu gece şok bir askeri bildiriyle yine sarsıldı. Ancak bu defa sarsıntı korku ve üzüntüden değil sevinçle karışık şaşkınlıktandı. Zira Genelkurmay'ın internet sitesine saat 00.30'da konulan açıklamada şimdiye kadar yapılan askeri darbeler ve hükümetlere verilen muhtıralardan dolayı halktan özür dileniyordu.
Bu gerçekten hayretengiz, şok, flaş hatta ultra şok, mega flaş gelişmeyi akredite muhabirimiz Nisan Bir bildiriyor;
Geceyarısı saat 00.30'da Genelkurmay'ın web sitesine konan bir açıklama Türkiye'de darbeler döneminin artık bittiğini resmen ilan etti. "Halkımızdan Özür Diliyoruz" başlıklı tarihi bildiride şu görüşlere yer verildi;
35. Madde kalkıyor
"Osmanlı döneminde Yeniçerilerin 'istemezük' diye sık sık kazan kaldırmalarından ve padişahları devirmelerinden, Cumhuriyet Döneminde de 27 Mayıs 1960 tarihinde ilki yapılan toplam beş askeri darbe ve
verilen muhtıralardan dolayı siz değerli Türk halkından özür diliyoruz. Zira her darbede zaten zayıf olan ekonomimiz daha da sarsıldı, sizler daha da fakirleştiniz, ülkemiz onlarca yıl geriledi.
Ama artık 'darbeler dönemi' resmen kapandı. Bugün yani 1 Nisan 2009 tarihinde siz aziz Türk Milletine; artık asli işimiz olan vatan savunmasına döneceğimizi ve bize ülke yönetimine el koyma yetkisi
veren Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmetler Kanunu 35. Maddesinin kaldırılması için hükümete talepte bulunacağımızı beyan ediyoruz.
Darbelerle mağdur ettiğimiz siz değerli halkımızdan özür diliyor, bundan sonra yapacağımız birleştirici icraatlarla yeniden hepinizin 'gözbebeği' olacağımıza asker sözü veriyoruz.
Yaşasın Türk Milleti! Yaşasın Türk Demokrasisi! Yaşasın Türk Ordusu !"
Genelkurmay önünde sevinç gösterileri
Bu tarihi bildirinin sabah saatlerinde duyulmaya başlamasıyla birlikte borsa hızla yükselirken, altın ve döviz fiyatları hızlı düşüşler yaşadı. Bildirinin sevincini yaşayan milletvekilleri ve yüzlerce vatandaş şu an TBMM'nin tam karşısındaki Genelkurmay önünde toplanarak davul-zurna eşliğinde halaylar çekiyor ve sevinç
gösterileri yapıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da biraz sonra birlikte Genelkurmay'ı ziyaret ederek tebriklerini iletecekleri belirtiliyor.
NOT: "Bir Nisan" şakası olarak yazdığım bu metnin en kısa zamanda gerçeğe dönüşmesi dileklerimle...
Rıfat Yörük/Habervaktim.com/Mizah
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)