5 Ağustos 2009 Çarşamba

Bebek Odası Hazırlık Bebek Isimleri

Bebek Odası Hazırlık Bebek Isimleri
√ Bebek Giysilerini Seçmek
• Doğum yaklaşırken bebeğinize ilk haftalarda gerekli olacak temel çocuk kıyafetleri, bebek elbiseleri ve aksesuarlarını edinmeniz gerekecektir.

• Size başlangıç için şu önerilerimiz olacaktır:
♫ 3 veya 4 pijama takımı (ayakları da saran)
♫ 6 - 8 Tişört veya zıbın
♫ 3 adet tulum
♫ 2 süveter
♫ 1 uyku tulumu
♫ 2 bere (başlık)
♫ 4 çift çorap veya patik
♫ 4 - 6 adet battaniye (pamuktan yapılmış ince bir battaniye)
♫ 1 adet küçük havlu ve bornoz seti (bornozun başlığının olması tercih edilir).
♫ 3 - 4 düzine yeni doğan ölçülerinde hazır çocuk bezi.

• Başka çocuklarınız varsa bu bebek eşyalarının çoğu elinizin altında olacaktır. Eğer doğacak bebek ilk çocuğunuz olacaksa bunların birçoğunu dostlarınız ya da ailenizden temin edebilirsiniz.

√ Bunların dışındaki giysi ve malzeme gereksinimlerini temin ederken size yardımcı olacak bazı önerilerimiz aşağıda sıralanmıştır.
° Büyük ölçülerde alın. Bebeğiniz prematüre veya çok küçük değilse yenidoğan ölçülerinde olan giysiler önceleri tam gelseler bile bunları kullanabileceği günler sayılıdır. Üzerinde 3 aylık bebek ölçüsünde olduğu belirtilen giysiler bile ilk aydan sonra dar gelebilir. İlk günlerde giyebileceği birkaç parça giysi aldıktan sonra asıl yoğunluğu daha büyük ölçülerdeki giysilere verin. Merak etmeyin, bebeğiniz bir süre için giysilerinin hafifçe bol olmasına aldırış etmeyecektir!

° Türkiye de çocuk giyim sanayinde henüz yerleşmiş bir standart olmasa da; bütün çocukların ateşe dayanıklı giysiler giymeleri gerekir. Etikette bunun yazılmış olmasına dikkat edin. Bu tip giysilerin sabunla değil deterjanla yıkanması gerekir çünkü sabun ateşe dayanıklılık özelliğini kaybettirir. Kullanacağınız deterjan için etiketi inceleyin.

° Bezi değiştirirken giysinin bacaklarının kolayca açılıp açılmayacağını kontrol edin. Boynu, kolu ve bacakları çok sıkı saran giysilerden uzak durun. Bunlar sağlık açısından sakıncalı ve bebek için rahatsızdır.

° Yıkama talimatlarını okuyun. Çocuk giysilerinin hepsi yıkanılabilir özellikte olmalı ve ütü gerektirmemelidir.

° Yenidoğan bebeğe ayakkabı giydirmeyin. Yürümeye başlayana kadar ayakkabıya gereksinimi olmayacaktır. Erken giydirilen ayakkabılar bebeğin ayaklarını deforme edebilir. Aynı şey küçük gelen ayaklı pijamalar ve çoraplar için de geçerlidir.

√ Mobilya ve Bebek Gereçlerinin Alımı
• Bebek mağazalarına gittiğinizde, alabileceğiniz bebek gereçlerini seçmekte zorlanacaksınız. Bunlardan bir kısmı gerçekten gereklidir. Ancak, göz alıcı olan birçoğu gereksiz olmaktan öte kullanışlı bile değildir. Bu konuda size yardımcı olabilmek amacıyla; bebeğiniz doğduğunda elinizde olması gereken eşya ve temel gereksinimleri içeren bir listeyi aşağıda bulacaksınız.

▲ Bütün güvenlik önlemleri düşünülmüş bir çocuk karyolası (Bkz. Bebek Karyolaları Konusunda Güvenlik Uyarıları). A.B.D.de satılmakta olan çocuk karyolaları bu özelliklere sahip olmak zorundadır. Ancak, ülkemizde çocuk eşyalarının güvenlik standartlarına uygunluk olup olmadığını kontrol etme görevi anne babaya düşmektedir. Birkaç hafta içinde bebeğinize küçük gelmeye başlayacağından, ayıracak fazladan paranız yoksa, bebek sepeti almayı düşünmeyin.

► Karyolanın yatağı sertçe ve üstü kolayca temizlenebilecek şekilde kaplanmış olmalıdır. Bu amaçla bir yatak koruyucusu kullanabilirsiniz. Kullandığınız koruyucu kılıf plastik veya emici olmayan bir kumaştan yapılmışsa; bebek terlediği, kustuğu veya salyası aktığında ıslak yerde yatmaması için yatağın üstüne ıslaklığı emecek kalın bir kumaş serin.

▼Karyolanın kenar yastıkları veya diğer bir deyişle tampon ları, bebeğinizin başının karyolanın parmaklıklarına çarpmasını önlemek içindir. Bu yastıkların bütün iplerinin parmaklıklara bağlı olmasını sağlayın. Çocuğunuz ayağa kalkmaya başladığında bu tamponları kaldırın, yoksa onların üstüne basarak karyoladan dışarı çıkabilir. Yenidoğanın karyolasında yastık kullanmak hem gereksizdir hemde tehlikeli olabilir.

◄ Karyolanın yatağı naylon veya muşamba bir kılıf yerine yumuşak üstü suyu emici (pazen) ve altı tercihan su geçirmez özellikte (flanel) kumaşlardan yapılmış bir kılıfla kaplanırsa bebeğiniz için daha az terletici ve rahat olur. Bu tür kılıflar piyasada yatak koruyucusu veya Alez olarak bilinmektedir. Yatağa çift katlı bir çarşaf sermeniz ve yatağın ölçülerine uygun bir pamuk yorgan veya yumuşak bir battaniye bulundurmanız önerilir. Dışı yumuşak kumaşla kaplı ve içi parça sünger veya benzeri maddelerle gevşekçe doldurulmuş bebek yastıklarını asla kullanmayınız. Bu tür yastıkların kullanımı 36 bebekte boğulmaya neden oldukları gerekçesi ile ABD Tüketici Güvenliği Komisyonu tarafından yasaklanmıştır.

▲ Güvenlik özelliklerine sahip bez değiştirme masası. Bir halı veya kaygan olmayan bir yüzey üzerine kaymayacak şekilde yerleştirilmelidir. Pencere kenarları bebeğiniz için düşme riski oluşturduğu için pencere kenarına değil duvara dayanmalıdır.

• Bezlerin, çengelli iğnelerin ve bez değiştirirken gerekecek diğer malzemelerin bebeğin ulaşamayacağı ancak sizin elinizin altında olacak şekilde yerleştirilmesi gerekir. Çekmece raf ve sehpaları bu esaslara uygun olarak yerleştirirseniz; bez değiştirilirken -bir saniye için bile olsa- bebeğinizin yanından ayrılmak zorunda kalmazsınız.


► Geniş plastik bir bebek yıkama küveti. Eğer bebeğiniz bir aydan küçükse onu mutfak lavabosunda yıkayabilirsiniz ancak muslukların oynar başlıklı olması ve bebeği yıkarken uzaklaştırılması gerekir. Bir aydan büyük bebekler etrafa uzanıp muslukları açabilirler bu nedenle ilk aydan sonra bebeği ayrı bir banyo küvetinde yıkamanız daha güvenlidir. Bebeğinizi yıkayacağınız yerin temiz olduğundan emin olun. Küvetin içinin kaygan olmaması tercih edilir.

√ Güvenlik Uyarısı: Bebek Sepetleri ve Beşikler
• Birçok anne-baba bebeği kendi odalarına alırken kolaylık sağlaması yani; kolayca taşınabilme özelliğinden ötürü beşik ve bebek sepetlerini tercih ederler. Bu konuda karar verirken bebeklerin hızla büyüdüğünü unutmayın. Birinci ay uygun olan bir beşik veya sepet, bebeğiniz iki aylık olduğunda artık küçük gelebilir.

√ Bebeğin ilk yatağını satın almadan önce aşağıdaki özellikleri okumanız uzun süre kullanılabilen, güvenli bir yatak seçmeniz için size yardımcı olacaktır:
1. Beşik ya da sepetin tabanı dağılmayacak kadar sağlam olmalıdır.

2. Beşik ya da bebek sepetinin tabanı birisinin çarpması durumunda devrilmeyecek kadar geniş olmalıdır. Katlanabilir ayakları olan sepetlerin ayakları kullanım süresince düz bir şekilde kilitlenebilmelidir.

3. Bebek bir aylık veya beş kiloluk olduğunda (hangisi önce gelirse) artık sepette yatırılmamalı kendi yatağına terfi etmelidir.

• Bebeğin odası ve içindeki herşey temiz ve tozsuz olmalıdır. Pencereler ve yer döşemesi dahil her türlü yüzeyin yıkanabilir özellikte olması gereklidir. Aynı kural odanın içinde duran oyuncaklar için de geçerlidir. Popüler bir hediye olan oyuncak ayılar ve diğer doldurulmuş hayvan oyuncaklar bebeğiniz yanında sevimli durmalarına ve çocuk için eğlendirici olmalarına karşılık özellikle tüylü olanları çok toz tutar ve burun tıkanıklıklarına yol açarlar. Bebeğiniz bunlarla oynamayı aylar sonra öğreneceğinden o zamana kadar saklayabilirsiniz.

√ Bebek Karyolaları Konusunda Güvenlik Uyarıları
• Bebeğiniz karyolasında iken genellikle görme alanınızın dışında ve tek başına olacaktır. Karyolası bu nedenle tamamen güvenli bir ortam olmalıdır. En sık görülen karyola kazası olan düşmeler aynı zamanda önlemi en kolay alınabilecek olan kazadır. Karyola içinde yüksek yerleştirilmiş bir yatak, parmaklıkları indirilmiş durumda bırakılan bir karyola, çocukların düşme olasılığını artıran unsurlardır.

√ Çocuğunuza karyola seçerken şunlara dikkat etmeniz gerekir:
■ Parmaklıkların arası 6 cmden fazla yani çocuğun başını kıstıracak kadar aralıklı olmamalıdır.
■ Başucunda ya da ayakucunda başının sıkışabileceği açıklıklar olmamalıdır.
■ Karyolanın köşelerinde çıkıntı varsa bunları çıkarın veya kesin. Gevşek giysiler bunlara takılarak çocuğun boğulmasına yol açabilir.

• Eski karyolaların birçoğu kurşunlu boyalarla boyanmış olduklarından, parmaklık rayları aşındıkça karyolayı çiğnemeye çalışan çocukta zehirlenme yapabilirler (bu gerçekten olmaktadır). Önlem olarak eski boyaları kazıyın ve kurşunsuz, kaliteli, emayeli boyalarla boyayın. Havalandırması iyi olan bir odada kurumasını bekleyin. Yan parmaklıkların üstüne plastik şeritler yapıştırın (bunları çocuk mobilyaları dükkanlarında bulabilirsiniz).

√ Diğer çocuk karyolası kazalarından korunmak için şunlara dikkat etmelisiniz:
1. Yeni bir yatak aldığınızda bütün plastik paketleme materyalini çıkarıp atın. Bunlar çocuğun boğulmasına yol açabilirler. Yatağa kalın bir plastik kılıf veya yatak koruyucusu geçirecekseniz bunun gevşek olmamasına dikkat edin. Fermuarlı kılıfları tercih edin.

2. Bebeğiniz oturmaya başladığı anda yatağın seviyesini indirerek, kenarlara yaslandığında düşemiyeceği ve tırmanamayacağı kadar derin bir konuma getirin. Ayağa kalkmayı öğrendiğinde ise en alt seviyeye indirin. Düşmeler en sık, bebek tırmanmaya çalıştığında meydana gelir. bu nedenle, boyu 75 cm olduğunda veya parmaklık seviyesi boyunun 3/4ünün altında kaldığında onu başka bir yatağa alın.

3. En alt seviyeye indirdiğinizde, karyola rayının üst kısmı yataktan en az 10 cm yüksekte olmalıdır (yatak en üst seviyede olsa bile). Parmaklıkların kilidi çocuğunuz tarafından açılamayacak şekilde olmalıdır. Çocuğunuz karyolanın içindeyken parmaklıklar daima yukarı kaldırılmış olmalıdır.

4. Bebeğinizin yatakla karyola arasına kayıp sıkışmaması için yatağın karyolaya tam olarak oturması arada boşlukların kalmaması önemlidir. Yatağın kenarlarından üç veya daha çok parmağınız girebiliyorsa karyolaya tam olarak uyan bir yatak alın.

5. Metal parmaklıklarda sivri, çapaklı veya keskin herhangi bir kısım olup olmadığını düzenli olarak kontrol edin. Ahşap karyolalarda ise çatlak veya kıymık olmamasına dikkat edin. Karyolanın parmaklıklarında diş izleri görürseniz parmaklıkların üstünü plastik şeritlerle boydan boya kapatın (bunları çocuk mobilyası satan yerlerin birçoğunda bulabilirsiniz.).

6. Bebeğiniz küçükken karyola kenarlarına tampon yastıklarını yerleştirin. Bu yastıkların karyolayı çepeçevre sardığından ve kenarlara en az altı yerden sıkı bir biçimde bağlı olduğundan emin olun. Bebeğin boynuna dolaşmasına olanak vermemek açısından bu bağların en fazla 14 cm olmasına dikkat edin.

7. Çocuğunuz tutunarak ayağa kalkmaya başladığında kenar yastıklarını, oyuncak hayvanları, kısaca üzerine basarak dışarıya atlayabileceği herşeyi yatağın içindan çıkarın.

8. Eğer karyolanın üstünde dönence türü oyuncak varsa, bunun karyolaya sağlam bir şekilde takıldığından emin olun. Bu oyuncağın uzanamayacağı kadar yüksekte olması ve hangisi önce gelirse; 5 aylık olduğunda ya da oturabildiği zaman sökülmesi gereklidir.

9. Çocuk vücudunu el ve ayakları ile kaldırmaya başlar başlamaz, karyolaya asılan tüm oyuncakları kaldırın. Eli ile oynaması ve yakalaması için karyolaya gerilen beşik jimnastiği benzeri oyuncaklar çocuğunuzun çekmelerine ve yakalamalarına karşı dayanıklıdır ancak çocuk bunların üstüne düştüğü taktirde ona dolanabilir.

10. Düşmelerin en tehlikelisini önlemek için çocuğun karyolasını pencere yanına yerleştirmeyin.

(*) Çocuk eşyalarında güvenlik standartları henüz ülkemizde yerleşmemiştir.Örneğin A.B.D.de 1985den sonra yapılmış tüm çocuk karyolaları genel güvenlik standartlarına uygun olmasına karşın ülkemizde bebeğinize alacağınız eşyaların güvenli olup olmadıklarını kontrol görevi yine size; anne-babaya düşmektedir.

√ Bebek odasındaki hava çok kuru ise çocuk hekiminiz size odaya serin buhar verecek bir nemlendirici kullanmanızı önerebilir. Ayrıca, nezle grip gibi nedenlerle bebeğinizin burnu tıkandığında serin buharlı oda nemlendiricisi nden yararlanabilirsiniz. Eğer bir hava nemlendiricisi kullanıyorsanız kullanma kılavuzundaki talimatlara uyarak çalışmadığı zamanlarda suyunu boşaltın ve düzenli olarak temizleyin. Eğer bunu yapmazsanız içindeki suda bakteriler ve küf üreyebilir. Sıcak buhar çıkaran hava nemlendiricileri haşlanmalara-yanıklara yol açabileceğinden önerilmezler.

• Bebeğinizin kesinlikle zevk alacağı eşyalardan biri tepesine asılacak dönencelerdir. Değişik şekilli ve parlak renkli bir tanesini seçin. Bazıları çok güzel melodiler de çalarlar. Dönenceyi seçerken yanlardan veya üstten değil; ona bebeğinizin göreceği açıdan yani alttan bakın. Yanlardan ve üstten bakıldığında güzel görünenleri almamaya çalışın bunlar bebeğin değil, daha çok sizin zevkinize göre tasarlanmışlardır. Bebeğiniz oturmaya başladığında bu oyuncaklara uzanıp kendine zararlı bir hale getirebilir. Bu nedenle, oturmaya başladığında veya beş aylık olmadan önce bu oyuncakları kaldırın.

• Sallanan koltuk, müzik kutusu, kaset plak veya CD çalar; çocuk odası için akıllıca seçimlerdir. Oturduğunuz koltuğun sallanması kucağınızın yatıştırıcı etkisini arttırır. Bebeğiniz için hafif bir müzik çalmanız, yanında olmadığınız zamanlarda onu rahatlatacak ve uyumasına yardımcı olacaktır.
Bebeğinizin odasındaki ışıkların yumuşak olmasını isteyeceksiniz. Karanlık olduğunda ise bir gece lambası bırakabilirsiniz. Bu lamba onu daha rahat kontrol etmenize yardımcı olduğu gibi bebek daha büyüdüğünde gece uyanınca kendini güvende hissetmesini sağlar. Bütün lambaların ve kordonların bebeğin ulaşabileceği mesafeden uzak olduğuna emin olun.

√ Bebeğin Doğumuna Kendinizi Hazırlamak
• Hamileliğin son dönemlerinde değişik duygular yaşayacaksınız. Örneğin, hem herşeyin biran önce olmasını hemde yeterli zaman olmadığı ikilemini yaşayacaksınız. Bebeğin bir an önce doğmasını isterken o gelmeden önce herşeyin kusursuz ve düzenli olması için yeterli süre olup olmadığı konusunda endişe duyacaksınız. Beklenen doğum yaklaştıkça - hatta bazı durumlarda geciktikçe - kendi sıkıntılarınızın yanında başkalarının heyecanlarını yatıştırmak zorunda kalacak ve sizi merak eden sevdiklerinizden sayısız telefonlar alacak, onları yatıştırmak durumunda kalacaksınız. Hamileliğin getirdiği fiziksel sıkıntılara birde bu tür sosyal baskılar eklenince; dokuzuncu ay size hiç bitmeyecekmiş gibi gelebilir. Unutmayın, hikayenin güzel bir sonu vardır. Bu nedenle, boş zamanlarınızı mümkün olduğunca keyif alarak geçirin.

• Gebeliğinizin son dönemlerinde zamanınızı akıllıca kullanarak doğumdan sonra yapmanız gerekecek birçok işi aradan çıkarabilirsiniz. Örneğin:
♥ Doğumu haber vermeniz gereken insanların bir listesini yapın. Nasıl haber vereceğinize karar verin, mektup veya kartpostal ile bildirmeye karar verdiklerinizin zarflarına adresleri yazın.
♥ Bir miktar yemek pişirin ve buzluğa koyun. Bebek doğduktan sonra bir süre yemek pişirmek istemeyebilirsiniz.
♥ Çocuk bakımı ve ev temizliği için yardımcıya ihtiyaç duyuyorsanız ve maddi olarak karşılayabilecek durumdaysanız, adaylarla konuşun (Çocuk Bakımı için geçici eleman bulma bölümüne bakın. S:152) Yardımcıya ihtiyaç duymayacağınızı düşünseniz bile elinizde gerektiği anda ulaşabileceğiniz kişilerin bir listesi bulunsun.
♥ Doğum için son dakika hazırlıklarınızı dokuzuncu aya girmeden yapın.

√ Yapılacak işler listesinde şunlar bulunmalıdır:
▪ Hastanenin ismi, adresi ve telefon numarası.

▪ Bebeğinizin doğumunu yaptıracak hekimin veya ebe hemşirenin ve o anda hekim bulunamazsa yerine bakacak kişinin adı, adresi ve telefon numarası.

▪ Hastane veya doğum merkezine en çabuk ve kolay gidilen yol.

▪ Hastanenin doğum servisinin girişi.

▪ Acil bir durumda başvuracağınız ambulans servisinin telefon numarası.

▪ Sizi hastaneye götürecek olan kişiyle aynı evde oturmuyorsanız, onun telefon numarası.

▪ Doğum için ve hastanede kaldığınız süre boyunca gerekli olacak eşya ve malzemelerin hazır bir şekilde bulunduğu bir çanta. Bu çantaya; temizlik malzemeleri, giysileriniz, ziyaretçilerin ellerini mikroptan arındırmak için kolonya, arkadaş ve akrabalarınızın adres ve telefon numaraları, okumak için birkaç dergi veya kitap, bebeği taşımak için ince pamuk bir battaniye ve eve giderken bebeğe giydireceğiniz çamaşır ve giysiler yerleştirilmelidir.

▪ Bebeği güvenli bir şekilde eve getirebilmek için bebek araba koltuğu. Bu koltuğun güvenlik standartlarına uygun olması gereklidir. Bebeği, yüzü arabanın arkasına dönük olacak şekilde yerleştirin. Bebek desteksiz bir şekilde oturana veya dokuz kiloya ulaşana dek, ve en azından ilk 4-6 ay boyunca arkaya dönük pozisyonda oturtulmalıdır. Koltuk daha sonra bebeğin öne dönük olacağı konumda bağlanabilir.

▪ Başka çocuklarınız varsa, siz hastanede iken onlarla ilgilenecek kişileri ayarlayın.

Bebek Odası Hazırlık Bebek Isimleri

Bebek Odası Hazırlık Bebek Isimleri
√ Bebek Giysilerini Seçmek
• Doğum yaklaşırken bebeğinize ilk haftalarda gerekli olacak temel çocuk kıyafetleri, bebek elbiseleri ve aksesuarlarını edinmeniz gerekecektir.

• Size başlangıç için şu önerilerimiz olacaktır:
♫ 3 veya 4 pijama takımı (ayakları da saran)
♫ 6 - 8 Tişört veya zıbın
♫ 3 adet tulum
♫ 2 süveter
♫ 1 uyku tulumu
♫ 2 bere (başlık)
♫ 4 çift çorap veya patik
♫ 4 - 6 adet battaniye (pamuktan yapılmış ince bir battaniye)
♫ 1 adet küçük havlu ve bornoz seti (bornozun başlığının olması tercih edilir).
♫ 3 - 4 düzine yeni doğan ölçülerinde hazır çocuk bezi.

• Başka çocuklarınız varsa bu bebek eşyalarının çoğu elinizin altında olacaktır. Eğer doğacak bebek ilk çocuğunuz olacaksa bunların birçoğunu dostlarınız ya da ailenizden temin edebilirsiniz.

√ Bunların dışındaki giysi ve malzeme gereksinimlerini temin ederken size yardımcı olacak bazı önerilerimiz aşağıda sıralanmıştır.
° Büyük ölçülerde alın. Bebeğiniz prematüre veya çok küçük değilse yenidoğan ölçülerinde olan giysiler önceleri tam gelseler bile bunları kullanabileceği günler sayılıdır. Üzerinde 3 aylık bebek ölçüsünde olduğu belirtilen giysiler bile ilk aydan sonra dar gelebilir. İlk günlerde giyebileceği birkaç parça giysi aldıktan sonra asıl yoğunluğu daha büyük ölçülerdeki giysilere verin. Merak etmeyin, bebeğiniz bir süre için giysilerinin hafifçe bol olmasına aldırış etmeyecektir!

° Türkiye de çocuk giyim sanayinde henüz yerleşmiş bir standart olmasa da; bütün çocukların ateşe dayanıklı giysiler giymeleri gerekir. Etikette bunun yazılmış olmasına dikkat edin. Bu tip giysilerin sabunla değil deterjanla yıkanması gerekir çünkü sabun ateşe dayanıklılık özelliğini kaybettirir. Kullanacağınız deterjan için etiketi inceleyin.

° Bezi değiştirirken giysinin bacaklarının kolayca açılıp açılmayacağını kontrol edin. Boynu, kolu ve bacakları çok sıkı saran giysilerden uzak durun. Bunlar sağlık açısından sakıncalı ve bebek için rahatsızdır.

° Yıkama talimatlarını okuyun. Çocuk giysilerinin hepsi yıkanılabilir özellikte olmalı ve ütü gerektirmemelidir.

° Yenidoğan bebeğe ayakkabı giydirmeyin. Yürümeye başlayana kadar ayakkabıya gereksinimi olmayacaktır. Erken giydirilen ayakkabılar bebeğin ayaklarını deforme edebilir. Aynı şey küçük gelen ayaklı pijamalar ve çoraplar için de geçerlidir.

√ Mobilya ve Bebek Gereçlerinin Alımı
• Bebek mağazalarına gittiğinizde, alabileceğiniz bebek gereçlerini seçmekte zorlanacaksınız. Bunlardan bir kısmı gerçekten gereklidir. Ancak, göz alıcı olan birçoğu gereksiz olmaktan öte kullanışlı bile değildir. Bu konuda size yardımcı olabilmek amacıyla; bebeğiniz doğduğunda elinizde olması gereken eşya ve temel gereksinimleri içeren bir listeyi aşağıda bulacaksınız.

▲ Bütün güvenlik önlemleri düşünülmüş bir çocuk karyolası (Bkz. Bebek Karyolaları Konusunda Güvenlik Uyarıları). A.B.D.de satılmakta olan çocuk karyolaları bu özelliklere sahip olmak zorundadır. Ancak, ülkemizde çocuk eşyalarının güvenlik standartlarına uygunluk olup olmadığını kontrol etme görevi anne babaya düşmektedir. Birkaç hafta içinde bebeğinize küçük gelmeye başlayacağından, ayıracak fazladan paranız yoksa, bebek sepeti almayı düşünmeyin.

► Karyolanın yatağı sertçe ve üstü kolayca temizlenebilecek şekilde kaplanmış olmalıdır. Bu amaçla bir yatak koruyucusu kullanabilirsiniz. Kullandığınız koruyucu kılıf plastik veya emici olmayan bir kumaştan yapılmışsa; bebek terlediği, kustuğu veya salyası aktığında ıslak yerde yatmaması için yatağın üstüne ıslaklığı emecek kalın bir kumaş serin.

▼Karyolanın kenar yastıkları veya diğer bir deyişle tampon ları, bebeğinizin başının karyolanın parmaklıklarına çarpmasını önlemek içindir. Bu yastıkların bütün iplerinin parmaklıklara bağlı olmasını sağlayın. Çocuğunuz ayağa kalkmaya başladığında bu tamponları kaldırın, yoksa onların üstüne basarak karyoladan dışarı çıkabilir. Yenidoğanın karyolasında yastık kullanmak hem gereksizdir hemde tehlikeli olabilir.

◄ Karyolanın yatağı naylon veya muşamba bir kılıf yerine yumuşak üstü suyu emici (pazen) ve altı tercihan su geçirmez özellikte (flanel) kumaşlardan yapılmış bir kılıfla kaplanırsa bebeğiniz için daha az terletici ve rahat olur. Bu tür kılıflar piyasada yatak koruyucusu veya Alez olarak bilinmektedir. Yatağa çift katlı bir çarşaf sermeniz ve yatağın ölçülerine uygun bir pamuk yorgan veya yumuşak bir battaniye bulundurmanız önerilir. Dışı yumuşak kumaşla kaplı ve içi parça sünger veya benzeri maddelerle gevşekçe doldurulmuş bebek yastıklarını asla kullanmayınız. Bu tür yastıkların kullanımı 36 bebekte boğulmaya neden oldukları gerekçesi ile ABD Tüketici Güvenliği Komisyonu tarafından yasaklanmıştır.

▲ Güvenlik özelliklerine sahip bez değiştirme masası. Bir halı veya kaygan olmayan bir yüzey üzerine kaymayacak şekilde yerleştirilmelidir. Pencere kenarları bebeğiniz için düşme riski oluşturduğu için pencere kenarına değil duvara dayanmalıdır.

• Bezlerin, çengelli iğnelerin ve bez değiştirirken gerekecek diğer malzemelerin bebeğin ulaşamayacağı ancak sizin elinizin altında olacak şekilde yerleştirilmesi gerekir. Çekmece raf ve sehpaları bu esaslara uygun olarak yerleştirirseniz; bez değiştirilirken -bir saniye için bile olsa- bebeğinizin yanından ayrılmak zorunda kalmazsınız.


► Geniş plastik bir bebek yıkama küveti. Eğer bebeğiniz bir aydan küçükse onu mutfak lavabosunda yıkayabilirsiniz ancak muslukların oynar başlıklı olması ve bebeği yıkarken uzaklaştırılması gerekir. Bir aydan büyük bebekler etrafa uzanıp muslukları açabilirler bu nedenle ilk aydan sonra bebeği ayrı bir banyo küvetinde yıkamanız daha güvenlidir. Bebeğinizi yıkayacağınız yerin temiz olduğundan emin olun. Küvetin içinin kaygan olmaması tercih edilir.

√ Güvenlik Uyarısı: Bebek Sepetleri ve Beşikler
• Birçok anne-baba bebeği kendi odalarına alırken kolaylık sağlaması yani; kolayca taşınabilme özelliğinden ötürü beşik ve bebek sepetlerini tercih ederler. Bu konuda karar verirken bebeklerin hızla büyüdüğünü unutmayın. Birinci ay uygun olan bir beşik veya sepet, bebeğiniz iki aylık olduğunda artık küçük gelebilir.

√ Bebeğin ilk yatağını satın almadan önce aşağıdaki özellikleri okumanız uzun süre kullanılabilen, güvenli bir yatak seçmeniz için size yardımcı olacaktır:
1. Beşik ya da sepetin tabanı dağılmayacak kadar sağlam olmalıdır.

2. Beşik ya da bebek sepetinin tabanı birisinin çarpması durumunda devrilmeyecek kadar geniş olmalıdır. Katlanabilir ayakları olan sepetlerin ayakları kullanım süresince düz bir şekilde kilitlenebilmelidir.

3. Bebek bir aylık veya beş kiloluk olduğunda (hangisi önce gelirse) artık sepette yatırılmamalı kendi yatağına terfi etmelidir.

• Bebeğin odası ve içindeki herşey temiz ve tozsuz olmalıdır. Pencereler ve yer döşemesi dahil her türlü yüzeyin yıkanabilir özellikte olması gereklidir. Aynı kural odanın içinde duran oyuncaklar için de geçerlidir. Popüler bir hediye olan oyuncak ayılar ve diğer doldurulmuş hayvan oyuncaklar bebeğiniz yanında sevimli durmalarına ve çocuk için eğlendirici olmalarına karşılık özellikle tüylü olanları çok toz tutar ve burun tıkanıklıklarına yol açarlar. Bebeğiniz bunlarla oynamayı aylar sonra öğreneceğinden o zamana kadar saklayabilirsiniz.

√ Bebek Karyolaları Konusunda Güvenlik Uyarıları
• Bebeğiniz karyolasında iken genellikle görme alanınızın dışında ve tek başına olacaktır. Karyolası bu nedenle tamamen güvenli bir ortam olmalıdır. En sık görülen karyola kazası olan düşmeler aynı zamanda önlemi en kolay alınabilecek olan kazadır. Karyola içinde yüksek yerleştirilmiş bir yatak, parmaklıkları indirilmiş durumda bırakılan bir karyola, çocukların düşme olasılığını artıran unsurlardır.

√ Çocuğunuza karyola seçerken şunlara dikkat etmeniz gerekir:
■ Parmaklıkların arası 6 cmden fazla yani çocuğun başını kıstıracak kadar aralıklı olmamalıdır.
■ Başucunda ya da ayakucunda başının sıkışabileceği açıklıklar olmamalıdır.
■ Karyolanın köşelerinde çıkıntı varsa bunları çıkarın veya kesin. Gevşek giysiler bunlara takılarak çocuğun boğulmasına yol açabilir.

• Eski karyolaların birçoğu kurşunlu boyalarla boyanmış olduklarından, parmaklık rayları aşındıkça karyolayı çiğnemeye çalışan çocukta zehirlenme yapabilirler (bu gerçekten olmaktadır). Önlem olarak eski boyaları kazıyın ve kurşunsuz, kaliteli, emayeli boyalarla boyayın. Havalandırması iyi olan bir odada kurumasını bekleyin. Yan parmaklıkların üstüne plastik şeritler yapıştırın (bunları çocuk mobilyaları dükkanlarında bulabilirsiniz).

√ Diğer çocuk karyolası kazalarından korunmak için şunlara dikkat etmelisiniz:
1. Yeni bir yatak aldığınızda bütün plastik paketleme materyalini çıkarıp atın. Bunlar çocuğun boğulmasına yol açabilirler. Yatağa kalın bir plastik kılıf veya yatak koruyucusu geçirecekseniz bunun gevşek olmamasına dikkat edin. Fermuarlı kılıfları tercih edin.

2. Bebeğiniz oturmaya başladığı anda yatağın seviyesini indirerek, kenarlara yaslandığında düşemiyeceği ve tırmanamayacağı kadar derin bir konuma getirin. Ayağa kalkmayı öğrendiğinde ise en alt seviyeye indirin. Düşmeler en sık, bebek tırmanmaya çalıştığında meydana gelir. bu nedenle, boyu 75 cm olduğunda veya parmaklık seviyesi boyunun 3/4ünün altında kaldığında onu başka bir yatağa alın.

3. En alt seviyeye indirdiğinizde, karyola rayının üst kısmı yataktan en az 10 cm yüksekte olmalıdır (yatak en üst seviyede olsa bile). Parmaklıkların kilidi çocuğunuz tarafından açılamayacak şekilde olmalıdır. Çocuğunuz karyolanın içindeyken parmaklıklar daima yukarı kaldırılmış olmalıdır.

4. Bebeğinizin yatakla karyola arasına kayıp sıkışmaması için yatağın karyolaya tam olarak oturması arada boşlukların kalmaması önemlidir. Yatağın kenarlarından üç veya daha çok parmağınız girebiliyorsa karyolaya tam olarak uyan bir yatak alın.

5. Metal parmaklıklarda sivri, çapaklı veya keskin herhangi bir kısım olup olmadığını düzenli olarak kontrol edin. Ahşap karyolalarda ise çatlak veya kıymık olmamasına dikkat edin. Karyolanın parmaklıklarında diş izleri görürseniz parmaklıkların üstünü plastik şeritlerle boydan boya kapatın (bunları çocuk mobilyası satan yerlerin birçoğunda bulabilirsiniz.).

6. Bebeğiniz küçükken karyola kenarlarına tampon yastıklarını yerleştirin. Bu yastıkların karyolayı çepeçevre sardığından ve kenarlara en az altı yerden sıkı bir biçimde bağlı olduğundan emin olun. Bebeğin boynuna dolaşmasına olanak vermemek açısından bu bağların en fazla 14 cm olmasına dikkat edin.

7. Çocuğunuz tutunarak ayağa kalkmaya başladığında kenar yastıklarını, oyuncak hayvanları, kısaca üzerine basarak dışarıya atlayabileceği herşeyi yatağın içindan çıkarın.

8. Eğer karyolanın üstünde dönence türü oyuncak varsa, bunun karyolaya sağlam bir şekilde takıldığından emin olun. Bu oyuncağın uzanamayacağı kadar yüksekte olması ve hangisi önce gelirse; 5 aylık olduğunda ya da oturabildiği zaman sökülmesi gereklidir.

9. Çocuk vücudunu el ve ayakları ile kaldırmaya başlar başlamaz, karyolaya asılan tüm oyuncakları kaldırın. Eli ile oynaması ve yakalaması için karyolaya gerilen beşik jimnastiği benzeri oyuncaklar çocuğunuzun çekmelerine ve yakalamalarına karşı dayanıklıdır ancak çocuk bunların üstüne düştüğü taktirde ona dolanabilir.

10. Düşmelerin en tehlikelisini önlemek için çocuğun karyolasını pencere yanına yerleştirmeyin.

(*) Çocuk eşyalarında güvenlik standartları henüz ülkemizde yerleşmemiştir.Örneğin A.B.D.de 1985den sonra yapılmış tüm çocuk karyolaları genel güvenlik standartlarına uygun olmasına karşın ülkemizde bebeğinize alacağınız eşyaların güvenli olup olmadıklarını kontrol görevi yine size; anne-babaya düşmektedir.

√ Bebek odasındaki hava çok kuru ise çocuk hekiminiz size odaya serin buhar verecek bir nemlendirici kullanmanızı önerebilir. Ayrıca, nezle grip gibi nedenlerle bebeğinizin burnu tıkandığında serin buharlı oda nemlendiricisi nden yararlanabilirsiniz. Eğer bir hava nemlendiricisi kullanıyorsanız kullanma kılavuzundaki talimatlara uyarak çalışmadığı zamanlarda suyunu boşaltın ve düzenli olarak temizleyin. Eğer bunu yapmazsanız içindeki suda bakteriler ve küf üreyebilir. Sıcak buhar çıkaran hava nemlendiricileri haşlanmalara-yanıklara yol açabileceğinden önerilmezler.

• Bebeğinizin kesinlikle zevk alacağı eşyalardan biri tepesine asılacak dönencelerdir. Değişik şekilli ve parlak renkli bir tanesini seçin. Bazıları çok güzel melodiler de çalarlar. Dönenceyi seçerken yanlardan veya üstten değil; ona bebeğinizin göreceği açıdan yani alttan bakın. Yanlardan ve üstten bakıldığında güzel görünenleri almamaya çalışın bunlar bebeğin değil, daha çok sizin zevkinize göre tasarlanmışlardır. Bebeğiniz oturmaya başladığında bu oyuncaklara uzanıp kendine zararlı bir hale getirebilir. Bu nedenle, oturmaya başladığında veya beş aylık olmadan önce bu oyuncakları kaldırın.

• Sallanan koltuk, müzik kutusu, kaset plak veya CD çalar; çocuk odası için akıllıca seçimlerdir. Oturduğunuz koltuğun sallanması kucağınızın yatıştırıcı etkisini arttırır. Bebeğiniz için hafif bir müzik çalmanız, yanında olmadığınız zamanlarda onu rahatlatacak ve uyumasına yardımcı olacaktır.
Bebeğinizin odasındaki ışıkların yumuşak olmasını isteyeceksiniz. Karanlık olduğunda ise bir gece lambası bırakabilirsiniz. Bu lamba onu daha rahat kontrol etmenize yardımcı olduğu gibi bebek daha büyüdüğünde gece uyanınca kendini güvende hissetmesini sağlar. Bütün lambaların ve kordonların bebeğin ulaşabileceği mesafeden uzak olduğuna emin olun.

√ Bebeğin Doğumuna Kendinizi Hazırlamak
• Hamileliğin son dönemlerinde değişik duygular yaşayacaksınız. Örneğin, hem herşeyin biran önce olmasını hemde yeterli zaman olmadığı ikilemini yaşayacaksınız. Bebeğin bir an önce doğmasını isterken o gelmeden önce herşeyin kusursuz ve düzenli olması için yeterli süre olup olmadığı konusunda endişe duyacaksınız. Beklenen doğum yaklaştıkça - hatta bazı durumlarda geciktikçe - kendi sıkıntılarınızın yanında başkalarının heyecanlarını yatıştırmak zorunda kalacak ve sizi merak eden sevdiklerinizden sayısız telefonlar alacak, onları yatıştırmak durumunda kalacaksınız. Hamileliğin getirdiği fiziksel sıkıntılara birde bu tür sosyal baskılar eklenince; dokuzuncu ay size hiç bitmeyecekmiş gibi gelebilir. Unutmayın, hikayenin güzel bir sonu vardır. Bu nedenle, boş zamanlarınızı mümkün olduğunca keyif alarak geçirin.

• Gebeliğinizin son dönemlerinde zamanınızı akıllıca kullanarak doğumdan sonra yapmanız gerekecek birçok işi aradan çıkarabilirsiniz. Örneğin:
♥ Doğumu haber vermeniz gereken insanların bir listesini yapın. Nasıl haber vereceğinize karar verin, mektup veya kartpostal ile bildirmeye karar verdiklerinizin zarflarına adresleri yazın.
♥ Bir miktar yemek pişirin ve buzluğa koyun. Bebek doğduktan sonra bir süre yemek pişirmek istemeyebilirsiniz.
♥ Çocuk bakımı ve ev temizliği için yardımcıya ihtiyaç duyuyorsanız ve maddi olarak karşılayabilecek durumdaysanız, adaylarla konuşun (Çocuk Bakımı için geçici eleman bulma bölümüne bakın. S:152) Yardımcıya ihtiyaç duymayacağınızı düşünseniz bile elinizde gerektiği anda ulaşabileceğiniz kişilerin bir listesi bulunsun.
♥ Doğum için son dakika hazırlıklarınızı dokuzuncu aya girmeden yapın.

√ Yapılacak işler listesinde şunlar bulunmalıdır:
▪ Hastanenin ismi, adresi ve telefon numarası.

▪ Bebeğinizin doğumunu yaptıracak hekimin veya ebe hemşirenin ve o anda hekim bulunamazsa yerine bakacak kişinin adı, adresi ve telefon numarası.

▪ Hastane veya doğum merkezine en çabuk ve kolay gidilen yol.

▪ Hastanenin doğum servisinin girişi.

▪ Acil bir durumda başvuracağınız ambulans servisinin telefon numarası.

▪ Sizi hastaneye götürecek olan kişiyle aynı evde oturmuyorsanız, onun telefon numarası.

▪ Doğum için ve hastanede kaldığınız süre boyunca gerekli olacak eşya ve malzemelerin hazır bir şekilde bulunduğu bir çanta. Bu çantaya; temizlik malzemeleri, giysileriniz, ziyaretçilerin ellerini mikroptan arındırmak için kolonya, arkadaş ve akrabalarınızın adres ve telefon numaraları, okumak için birkaç dergi veya kitap, bebeği taşımak için ince pamuk bir battaniye ve eve giderken bebeğe giydireceğiniz çamaşır ve giysiler yerleştirilmelidir.

▪ Bebeği güvenli bir şekilde eve getirebilmek için bebek araba koltuğu. Bu koltuğun güvenlik standartlarına uygun olması gereklidir. Bebeği, yüzü arabanın arkasına dönük olacak şekilde yerleştirin. Bebek desteksiz bir şekilde oturana veya dokuz kiloya ulaşana dek, ve en azından ilk 4-6 ay boyunca arkaya dönük pozisyonda oturtulmalıdır. Koltuk daha sonra bebeğin öne dönük olacağı konumda bağlanabilir.

▪ Başka çocuklarınız varsa, siz hastanede iken onlarla ilgilenecek kişileri ayarlayın.

Süt çocuğunu Besleme Ek Gıdalar

Süt çocuğunu Besleme Ek Gıdalar
Süt çocuğunun tabii gıdası anne sütüdür.İlk altı ay hiçbir gıdaya ihtiyaç duymadan anne sütü ile mükemmelen beslenebilir.Yeterli kilo alan sağlıklı gelişme gösteren bebek altıncı ayı doldurduktan sonra alıştırmak için gıdalara başlanır.

Altı ay ile on ay arasında ek gıdalara başlanmayan bebeklerde çiğnemeye ve farklı tatlara alışma meydana gelemez ve anne memesine aşırı derecede düşkün olan bebek yemekleri reddeder.Bebek anne sütü ile doymuyor ise ilk dört ay anne sütü ve adapte formül mama dördüncü aydan sonra gıdalara başlanabilir.

Ek gıdalara başlamak için
1-Bebek sağlıklı ve alışkın olduğu ortamda bulunmalı
2-Aşı uygulanmış veya yeni bir ilaç uygulanmış bebek ona alışana kadar yeni gıda başlanmamalı.
3-Kendisine birinci derecede bakım veren kişi tarafından gıdalar denenerek verilmeli.
4-Gıdalar üç beş günlük alıştırma süresi içinde teker teker başlanmalı.Çok sevse ve istekli bile olsa alışana kadar doyurucu miktarda verilmelidir.
5-Gıdalar hepsi bir arada başlandığı takdirde meydana gelecek tahammülsüzlükler alerjilerden hangisi sorumludur ayırt edilemez ve aynı zamanda birden fazla miktarda yedirilen bebek anne sütünü bırakabilir.
6-Anne sütü 1.yaşta temel gıda 2.yaşta destekleyici gıda olarak beslenmenin temel unsurudur.

Altı ayını doldurmuş bebeğe hazmı kolay hipoallerjenik olması nedeniyle ilk başlanacak gıda olması nedeniyle yoğurt olabilir.1,2 tatlı kaşığından başlanarak miktar arttırılmak suretiyle bir hafta içinde bir çay fincanı(100-150mlt) kadar verilebilir.

Yapılışı:
200 mlt süt süzüldükten sonra kaynatılır.Kaynadıktan sonra 2-3 dakika karıştırarak kaynatmaya devam edilir.Pastörize sütler için kaynatma sırasında 200 mlt süte 1çorba kaşığı(15mlt) su ilave edilir.(pastörizasyon sırasında ve kaynatırken buharlaşma sütün olması gerekenden daha konsantre hale gelmesini önlemek için).Önceden yıkanmış kurutulmuş cam kavanoza alınan süt 40 dereceye kadar soğutulur.

Isı kontrolü mutfak derecesi veya elin serçe parmağı ile kontrol edilir.Parmağı yakmayan ama sıcaklığı hissedilen ısı aşağı yukarı 40 derece kabul edilir.200 mlt 40 dereceye kadar soğutulmuş süte bir tatlı kaşığı(2-3 mlt) yoğurt eklenir, karıştırılıp kapağı kapatılır,etrafı sarılır.6-7 saat bekletilir.Mayalanma işlemi biten yoğurttan bir miktar alınıp pudra şekeri ile tatlandırılarak 1-2 tatlı kaşığı kadar yedirilir,öğün anne sütü ile tamamlanır.Hergün 1-2 tatlı kaşığı arttırılan yoğurt 1 fincana kadar çıkarılır. Buzdolabında temizliğe özen gösterilerek saklanan yoğurt 2 gün yedirilebilir.Bebeğin yemesi için önceden ılık suya oturtup ılıtmak gerekir.

Yoğurda alıştırılmış olan bebek yeni bir gıdayı tatmak için hazırdır.Madeni tuzlar,vitamin,posa ve karbonhidrat ihtiva eden meyveler ikinci sırada bebeklere tattırılarak 150 mlt kadar verilebilir. Meyveler mevsime göre kışın elma, armut ,muz, portakal, mandalina, havuç;yazın şeftali,üzüm,domates gibi teker teker tercihen püre şeklinde verilir.Meyvelerin taze olgun ve çürüksüz olanları seçilir,oğuşturularak bol suyla yıkanır,bir süzgece konup üzerine kaynar su dökülür.

Sonra soyulur,çekirdekleri çıkarılır,cam rendede püre haline getirilir.1-2 tatlıkaşığından başlamak üzere miktar arttırılarak öğün halinde verilebilir.Alıştıktan sonra 2.3.4.5. meyveye geçilebilir.Daha sonra bebeğin iştahına yaşanılan çevrenin şartlarına göre meyve püreleri veya suları karışık olarak verilebilir.Meyvelerin tatlı ve olgun olanlarını tercih edip şeker ilavesinden kaçınmak gerekir.

Muz kabızlığa yol açması bakımından riskli olması sebebiyle olgun yumuşak olanı seçilip az miktarda denenir,armut veya kayısı ya da üzümle birlikte verilebilir.İlk yaşta çilek,yumurta akı,bal gibi allerjen gıdalardan kaçınmak gerekir.Yine inek sütü ilk 1 yaş hatta 2.yaşa kadar verilmemesi gerekir,esasında anne sütü alan bebeğin ihtiyacı da yoktur.

6-7 ay arasında sebze pürelerine alıştırılarak sebze yemekleri ve sofrada bulunan yemeklere geçilebilir.Sebzelerin taze mevsim sebzelerinden olmasına dikkat edilmelidir

Önce az çeşit sebze ile başlanıp giderek çeşit arttırılır. Sebzeler pişirilmeden bolsuyla yıkanır,soyulup doğranır,kısa sürede pişirilir ve piştikten sonra hemen yedirilir.Diğer gıdalarda olduğu gibi 2-3 kaşık ile başlanır. Mevsime göre kabak, havuç, patates, ıspanak, pazı, fasulye, bezelye,kereviz,kereviz yaprağı, maydanoz, domates eklenebilir.

İlk hazırlama için 1 küçük patates, 1küçük havuç,50 gr yağsız dana eti 3 su bardağı su ile iyice pişirilir.1 tatlı kaşığı irmik veya şehriye,1 tatlı kaşığı zeytinyağı,1 çimdik tuz eklenir.5-10 dakika daha kaynatılıp et içinden çıkarılır, tel süzgeçten geçirilip 24 saat içinde kullanılır.Bu süre zarfında buzdolabında saklamak gerekir.

Bebek sebze püresine alıştırılırken her hazırlamada yukarıda sayılan sebzelerden biri eklenerek çeşitlendirilir. 2.defadan sonra dana eti yerine çift çekilmiş 1 çorba kaşığı dana kıyma kullanılır ve onun da süzgeçten geçmesi sağlanır.Süzgeç yerine robot ya da blendır gibi aletler kullanmak asla uygun değildir.Bu yemekleri vermemizin maksadı doyurmak değil,tatlarına alıştırmak ve çiğnemeyi öğreterek katı gıdalara geçişi sağlamaktır.Bebeğin yemeği ağzına alıp ağzında çevirmesi yutabildiğini yutup,yutamadığını kusmadan tükürmeyi öğrenmesi gerekir.Anneler eldeki tabağı bitirme gayretine girmemelidir.

Sebze püresi içine pirinç, mercimek, bulgur eklenebilir.
7. aydan itibaren sebze püresine az miktarda tereyağı eklenebilir.Bebeğin iştahına göre sebzeler çeşitlendirilir. Az kilo alan bebeklerin sebze püresine 2-3 ölçek formül mama eklenebilir.
Sofra yemeklerine 7-8 ay arasında teker teker taze pişmiş baharatı olmayan yağı ve salçası az yemeklerden tadına baktırılarak geçilebilir.Sofra yemekleri süzgeçten geçirilmeden çatal ve kaşık yardımıyla ezerek verilebilir.Pişirme esnasında içine 1-2 patates koyulup bebeğe patatesli,etli ve sebzeli kısımlardan ekmek eklenerek verilir.

Yumurta: 6-7.aylar arasında katı pişmiş olarak sarısından az miktarda sebze püresine eklenerek başlanıp hergün bir miktar arttırılarak 1 katı yumurta sarısına çıkılabilir,bir gün verilip bir gün verilmeme şeklinde olabilir.

Balık: 7. aydan itibaren ızgara veya suda haşlanıp kılçığına dikkat etmek suretiyle tadına bakılarak öğle saatlerinde verilebilir. Köfte: 6-7 ay arasında çift çekilmiş kıymadan hazırlanan baharatsız köfte sahanda pişirilerek elle veya çatalla ezilip birkaç yudumda ilerleyen günlerde 2 köfteye kadar yedirilebilir.
Arada karaciğer et yerine sebze pürelerine eklenebilir.Tuzlu suda kaynatılarak sertleştirilen ciğer rendelenip sebze püresi içine eklenebilir.Haftada 2 kez verilmesi faydalı olabilir.

Beyin: Evvelce bütün çocuk yemekleri tarifinde bulunan beyin son yıllarda sünger beyin hastalığı riski nedeniyle bebeklere yedirilmesi tavsiye edilmemektedir.Zira bulaşma en çok beyin ve iç organlar sebebiyle olmaktadır.

Peynir:6. aydan itibaren gerek sebze püreleri gerekse kahvaltı içinde bebeğe verilebilecek gıdalar arasındadır.Pastörize veya pişmiş sütten olmasına dikkat edilmelidir.
Şayet bebek anne sütü ile doymuyorsa ve formül mama eklenmişse 4. aydan itibaren yoğurt,meyve püresi,sebze püresi ve peynir sırayla başlanabilir.6 aylık olana kadar sebze püresine dana eti konulup haşlandıktan sonra çıkarılır.

Tahıllar 4-6 aydan itibaren verilebilir.Kahvaltıda bisküvi ve ekmek muhallebiler içinde mısır ve buğday nişastası,pirinç unu-yulaf ve buğday unu kullanılabilir.

Sebze pürelerine pirinç,mercimek,bulgur veya irmik eklemek suretiyle kıvam ve kalori artışı sağlanır.
Pasta ve tatlılar 2 yaşından sonra verilebilir.

9 aydan itibaren bebek aile sofrasına oturtulur.Sofrada bulunan baharatsız,hazırlanma şartlarına uygun her şeyden yiyebilir.

Yemekler önceleri parmakla ezerek,çatal ve kaşıkla ezerek verilirken daha sonra katı parçalar halinde verilebilir.1-1.5 yaştan itibaren kendi beslenmeye hevesli olan bebek desteklenmeli, 2 yaşından itibaren tümüyle kendini beslemesi sağlanır.

ÖRNEK BESLENME
4-6 ay arası anne sütü ile doymayan formül mama veya ineksütü ile takviye edilen bebek için
Sabah
06:00-07:00 anne sütü
09:00-10:00 Kahvaltı meyve püresi+peynir+bisküvi 4-5 adet+pekmez 1 çay kaşığı takiben anne sütü verilerek uyutulur.
13:00-14:00 Sebze püresi+1-2 kaşık yoğurt,uyurken anne sütü 100-150 mlt
17:00-18:00 Yoğurt 100-150 mlt,şeker veya bisküvi veya meyvelerle tatlandırılarak+ uyku saatinde anne sütü
20:00-21:00 Kaşık maması:1 su bardağı su,2 tatlı kaşığı mısır nişastası,1 çay kaşığı şeker,1 çay kaşığı sıvı yağ karıştırılarak pişirilip,ılıyınca 4 ölçek formül mama eklenip yedirilir.

Gece uyandığında anne sütü verilir.
6. aydan sonra sebze püresi içine kıyma eklenir. Karaciğer, tavuk eti, balık eti arada katı yumurta sarısı eklenebilir.
7-8. ayda aile sofrası için pişirilen çorbalar,sulu köfte,dolma içleri tattırılabilir.

Bebeklerin bu uygulanan programa uyma mecburiyeti yoktur.Anne sütünün durumuna,bebeğin alımına ve ailenin o günkü şartlarına göre yumuşak ayarlamalar yapılabilir.

Anne sütü bol olan bebeğe verilen gıdalar az miktarda olup, bazı günler yoğurt, meyve püresi veya sebze püreleri atlanabilir. Yine formül mama ile beslenen bebek hazırlanan gıdadan yeterince doymazsa mamayı anne sütü gibi kabul ederek takviye edilir. Annenin içinde bulunduğu durum o gün için yemekleri hazırlamaya uygun değilse formül mama ile beslenmesinde mahzur yoktur.

Çünkü bazı anneler her gün aynı saatlerde şunu bunu yemeli diye aşırı bir gerginlik içine girip hazırlayamadığında veya bebek reddettiğinde mutsuz olurlar. Bu durum doğrudan bebeğe ve aileye yansır. Böyle bir gerginlik faydadan çok zarar verir. Hazırlanan gıdalar 10-11 aya kadar yemeklere alıştırmak için geçiştir.Her hazırlanan hazırlandığı miktarda yenecek diye bir kaide yoktur.

Şu anda piyasada bulunan bebek mamaları da bebeklerin beslenmesine uygun meyve ve sebze püreleri olarak kavanoz mamaları şeklinde hazırlanmıştır.4-6 ay arası herhangi bir ilave olmadan verilebilir.6-7 aydan sonra haşlanmış etlerin ilavesiyle verilebilir.


Süt çocuğunu Besleme Ek Gıdala

Bebeklerde ishal

Bebeklerde ishal: Bu sorun anne sütü ile beslenenlerde oldukça az rastlanan bir durumdur. Çünkü anne sütünde bulunan maddeler ishali oluşturan mikroorganizmaların oluşmasını büyük ölçüde engeller.
İshalin belirtileri; sık sulu dışkılama; dışkının sıklığının ve miktarının artması; sümüksü dışkı ve bazen de kusmanın birlikte görülmesidir.

İshal her mevsimde olabilir ancak yazları taze meyve tüketimi daha fazla olduğundan daha sık görülür. İshalin sebeplerini şöyle sıralayabiliriz:
• Hastalık
• Diş çıkarma
• Belirli gıdalara karşı olan hassasiyet
• Gerğinden fazla meyve ve meyvesuyu (özellikle elma ve üzüm) tüketimi
• Gastrointestinal enfeksiyon (bağırsaklarda mikrobik enfeksiyon gelişmesi)
• Antibiotik tedavisi (antibiotik tedavisi sırasında bebeğe yoğurt yedirilmesi içerdiği canlı kültürler nedeni ile onu ishalden koruyabilir.)

Nedenlere bağlı olarak ishalin tedavisi değişmekle beraber en yaygın ishal tedavisi diyet ile yapılanıdır. Bazen doktor ilaç önerebilir. Kesinlikle ishal olan bir bebeğe doktorun onayı olmadan ilaç uygulanmamalıdır, aksi takdirde bebeğin sağlığını tehlikeye atabilirsiniz.

Bebeğin altını tahrişten korumak için her dışkılamadan sonra değiştiriniz ve her değiştirmede pişik merhemi sürünüz. Bebek çok küçükse ve ağır bir ishal olduysa sıvı tedavisi için hastaneye yatırmak uygun olur. İshalde birçok durumda mama yada annesütü vermeye devam etmenizen iyi yöntemdir. İshalli bir bebek geçici olarak laktoza (inek sütünde bulunur) karşı dayanıksız olduğundan laktoz içermeyen bir gıda rejimi önerilir.

Şu tavsiyelere uymanızda fayda vardır:
• İshal nedeni ile oluşan sıvı kaybını önlemek için en azından iki saatte bir 50-60 ml sıvı verilmesi gerekir. Anne sütüne veya hazır mamalara ilave olarakhemen her eczanede bulunan ishal için hazırlanan bir rehidrasyon karışımı tavsiye edilir. İki veya üç dakikada bir bir kaşık, bardak veya biberon ile birkaç yudum verilmesi uygundur. Bebeğe kesinlikle tatlandırılmış yiyecekler, yapay meyve suları vermeyin.

• Eğer bebek düzenli bir şekilde alıyorsa katı yiyeceklere devam edebilirsiniz. Bebek ne kadar sık beslenirse ishalin etkisi o kadar az olur. Muz püresi, pirinç, patates ve makarna gibi nişastalı gıdalar iyi seçim oluştururlar.

• Eğer kusmada varsa katı gıdalar kusma durana kadar verilmemelidir. Ancak süzülmüş ve seyreltilmiş meyve suları verilebilir. Biraz daha büyük bebekler için sulandırılmış meyve suyu ile karışık gazoz verilebilir.

• Genellikle iki veya üç gün sonra dışkı normale dönmeye başladıktan sonra doktorunuz artık normal beslenmeye dönebileceğinizi tavsiye edecektir ancak yinede bir kaç gün daha süt ve süt içeren katı gıdaları kısıtlı tutmaya dikkat edin.

• Bir veya iki kere sulu dışkı pek önemli değildir ama bunun devam etmesi; beraberinde ateş ve kusmanında görülmesi, bebeğin iştahsız olası durumunda bir doktora başvurmanızda fayda vardır.
Uyarı: Sitede yer alan her türlü içerik sitemizin telif hakları kapsamında olup, koruma altındaki bilgilerin aynen kullanılması, 5846 sayılı FSEK ve 5651 sa. İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Suçun Önlenmesi' ne ilişkin yasalara göre maddi ve manevi tazminat talep etme hakkımızı doğurmakta ve ceza davalarına muhatap olmanız yanında sitenizin kapatılmasını da sonuçlamaktadır.

Kekeleme

Çocuk konuşmaya başladıktan sonra arada sırada dilinin dolaşması normaldir. Belki çocuk kendini ifade edebildiğinden daha hızlı düşünüyordur. Dildeki bu dolaşmalar ve teklemeler konuşmanın gelişmesinde doğal bir geçiş dönemidir. Bu dönem çocuk yaklaşık üç yaşındayken başlar ve yaklaşık altı ay sürer. Çocuk dört yaşından sonra gerçekten kekeliyorsa, yani aynı harf ya da kelimeyi zorlanarak tekrarlıyorsa, beyindeki uyarı sisteminde bir işlevsel bozukluk vardır. Bu bozukluk kalıtsal olabilir, ya da ruhsal çatışma durumlarından kaynaklanabilir. Sürekli olarak çocuğun kekelemesine dikkat çekilirse, genellikle durum daha da kötüye gider.

0 DOKTORA GİTMEK GEREKİR Mİ?
Sorunun temelinde yatan fiziksel ya da ruhsal bozuklukların anlaşabilmesi için çocuğunuzu bir doktora göstermelisiniz.

0 DOKTORUN YAPABİLECEKLERİ:
> Gerçek bir kekeleme sorunu söz konusuysa, doktor bir logopedi tedavisi ya da gerekiyorsa, davranış eğitimi ve psikoterapi önerir.

0 SİZİN YAPABİLECEKLERİNİZ:
En iyisi çocuğun kekelemesini dikkate almayın, onunla sanki normal konuşuyormuş gibi konuşun. Sabırlı olun ve logopedi uzmanının tavsiyelerine uyun.
Uyarı: Sitede yer alan her türlü içerik sitemizin telif hakları kapsamında olup, koruma altındaki bilgilerin aynen kullanılması, 5846 sayılı FSEK ve 5651 sa. İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Suçun Önlenmesi' ne ilişkin yasalara göre maddi ve manevi tazminat talep etme hakkımızı doğurmakta ve ceza davalarına muhatap olmanız yanında sitenizin kapatılmasını da sonuçlamaktadır.

Bebeklerde Soğuk Algınlığı

Bebeklerde Soğuk Algınlığı
Bebeklerde Soğuk Algınlığı
SOĞUK ALGINLIĞI VEYA ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONU (ÜSYE)
Soğuk algınlığı bebekler ve çocuklar arasında en çok rastalanan hastalıklardan biridir. Genelde sanılanın tersine soğukta kalmak yada üşütmekle olmaz. Boğaz ve burunda gelişen bir enfeksiyondur ve etkeni genelde virüsler olan bulaşıcı bir hastalıktır.

Akciğerlerin yada kulakların etkilenme tehlikesi olduğu için bebeklerde ve çocuklarda görülen soğuk algınlığı daha ciddiye alınmalıdır. Çocuğunuzda sıradan grip belirtilerinin yanında kırmızı lekeler de çıkarsa kızamık yada kızamıkçık çıkarıyor olabilir. Bu hastalığın belirtileri akan bir burun, hapşırma, burun tıkanıklığı, ateş, halsizlik, iştah kaybı ve kuru bir öksürüktür. ÜSYE bütün bir yıl boyunca görülebilir ve sebebi bilinen 100 virüsten biridir.

Genelde el teması veya hava teması ile geçer. Hastalık genelde üç ile on gün arası sürer, ancak küçük bebeklerde daha uzun sürebilir.

√ Bilinen kesin bir tedavi yoktur ama aşağıdaki yöntemler uygulanır:
• Bebeğin burun içi temizliğinin yapılması,eğer sert ise önceden serum fizyolojik damlatılıp yumuşatılması gereklidir.
• Ortamın havasındaki nemin arttırılması faydalıdır. Bu hem burun tıkanıklığını önler hem de bebeğin daha rahat nefes almasını sağlar.
• Bebeği sırtüstü değilde yüzükoyun uyutun. Bebeğin daha rahat nefes almasını sağlamak için yastık veya benzeri şeyleri yatağın altına koyarak başının bir miktar havada kalmasını sağlayın.
• Burun tıkanıklığını açıcılar (dekonjestan) doktorun tavsiye ettiği şekilde kullanılabilir.
• Vazelin türü ürünler burun dışına, alt taraflara ve çevresine tahrişleri ve deri kızarıklıklarını önlemek için sürülebilir.
• Öksürük ilaçları sadece uykunun bölünmesine neden olan kuru öksürükler için kullanılmalıdır. Öksürük giderici bir ilaç hiç bir zamandoktor reçetesi olmadan kullanılmamalıdır. Antibiotiklerde başka bir mikrobik durum ortaya çıkmadıkça soğukalgınlığında bir fayda sağlamaz.

√ Bebeği beslerken de şunlara dikkat etmelisiniz:
• Eğer sizde gripseniz bebeğe virus sütünüz ilede geçmiş olabileceğinden doktorunuza danışarak bir süre bunu azaltabilirsiniz.
• Sıvı gıdaların çok miktarda verilmesi ateş ve burun salgıları ile kaybedilen sıvıyı yerine koyacağından faydalıdır.
• Bebek yeteri kadar C vitamini olan gıdalar almalıdır.

√ Soğuk algınlığı bazen bebeklerde kulak enfeksiyonlarına veya bronşite neden olabilmektedir. Bu bebeğinizin ilk soğukalgınlığı ise; bebeğiniz üç aylıktan küçük ve ateşi 38 derecenin üzerinde ise; eğer ateşi aniden çıkar ve iki günden uzun sürer ise; kuru öksürük iki günden fazla devam ederse; bebeğiniz uyuyamaz ve beslenemez durumda ise; nefes alma zorluğunu dışardan hissediyorsanız; koyu yeşilimsi bir sümük oluşuyorsa; kulaklarını çekiştirerek aşırı bir biçimde ağlıyorsa bebeğinizi hemen doktora götürmeniz gereklidir.
Uyarı: Sitede yer alan her türlü içerik sitemizin telif hakları kapsamında olup, koruma altındaki bilgilerin aynen kullanılması, 5846 sayılı FSEK ve 5651 sa. İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Suçun Önlenmesi' ne ilişkin yasalara göre maddi ve manevi tazminat talep etme hakkımızı doğurmakta ve ceza davalarına muhatap olmanız yanında sitenizin kapatılmasını da sonuçlamaktadır.

Bebeklerde Soğuk Algınlığı

Bebeklerde Soğuk Algınlığı
SOĞUK ALGINLIĞI VEYA ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONU (ÜSYE)
Soğuk algınlığı bebekler ve çocuklar arasında en çok rastalanan hastalıklardan biridir. Genelde sanılanın tersine soğukta kalmak yada üşütmekle olmaz. Boğaz ve burunda gelişen bir enfeksiyondur ve etkeni genelde virüsler olan bulaşıcı bir hastalıktır.

Akciğerlerin yada kulakların etkilenme tehlikesi olduğu için bebeklerde ve çocuklarda görülen soğuk algınlığı daha ciddiye alınmalıdır. Çocuğunuzda sıradan grip belirtilerinin yanında kırmızı lekeler de çıkarsa kızamık yada kızamıkçık çıkarıyor olabilir. Bu hastalığın belirtileri akan bir burun, hapşırma, burun tıkanıklığı, ateş, halsizlik, iştah kaybı ve kuru bir öksürüktür. ÜSYE bütün bir yıl boyunca görülebilir ve sebebi bilinen 100 virüsten biridir.

Genelde el teması veya hava teması ile geçer. Hastalık genelde üç ile on gün arası sürer, ancak küçük bebeklerde daha uzun sürebilir.

√ Bilinen kesin bir tedavi yoktur ama aşağıdaki yöntemler uygulanır:
• Bebeğin burun içi temizliğinin yapılması,eğer sert ise önceden serum fizyolojik damlatılıp yumuşatılması gereklidir.
• Ortamın havasındaki nemin arttırılması faydalıdır. Bu hem burun tıkanıklığını önler hem de bebeğin daha rahat nefes almasını sağlar.
• Bebeği sırtüstü değilde yüzükoyun uyutun. Bebeğin daha rahat nefes almasını sağlamak için yastık veya benzeri şeyleri yatağın altına koyarak başının bir miktar havada kalmasını sağlayın.
• Burun tıkanıklığını açıcılar (dekonjestan) doktorun tavsiye ettiği şekilde kullanılabilir.
• Vazelin türü ürünler burun dışına, alt taraflara ve çevresine tahrişleri ve deri kızarıklıklarını önlemek için sürülebilir.
• Öksürük ilaçları sadece uykunun bölünmesine neden olan kuru öksürükler için kullanılmalıdır. Öksürük giderici bir ilaç hiç bir zamandoktor reçetesi olmadan kullanılmamalıdır. Antibiotiklerde başka bir mikrobik durum ortaya çıkmadıkça soğukalgınlığında bir fayda sağlamaz.

√ Bebeği beslerken de şunlara dikkat etmelisiniz:
• Eğer sizde gripseniz bebeğe virus sütünüz ilede geçmiş olabileceğinden doktorunuza danışarak bir süre bunu azaltabilirsiniz.
• Sıvı gıdaların çok miktarda verilmesi ateş ve burun salgıları ile kaybedilen sıvıyı yerine koyacağından faydalıdır.
• Bebek yeteri kadar C vitamini olan gıdalar almalıdır.

√ Soğuk algınlığı bazen bebeklerde kulak enfeksiyonlarına veya bronşite neden olabilmektedir. Bu bebeğinizin ilk soğukalgınlığı ise; bebeğiniz üç aylıktan küçük ve ateşi 38 derecenin üzerinde ise; eğer ateşi aniden çıkar ve iki günden uzun sürer ise; kuru öksürük iki günden fazla devam ederse; bebeğiniz uyuyamaz ve beslenemez durumda ise; nefes alma zorluğunu dışardan hissediyorsanız; koyu yeşilimsi bir sümük oluşuyorsa; kulaklarını çekiştirerek aşırı bir biçimde ağlıyorsa bebeğinizi hemen doktora götürmeniz gereklidir.
Uyarı: Sitede yer alan her türlü içerik sitemizin telif hakları kapsamında olup, koruma altındaki bilgilerin aynen kullanılması, 5846 sayılı FSEK ve 5651 sa. İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Suçun Önlenmesi' ne ilişkin yasalara göre maddi ve manevi tazminat talep etme hakkımızı doğurmakta ve ceza davalarına muhatap olmanız yanında sitenizin kapatılmasını da sonuçlamaktadır.

Crigler Najjar Sendromu

Crigler Najjar Sendromu
Crigler - Najjar Sendromu Tip I :
Otozomal resesif geçen bu nadir hastalıkta UDPGT enzimi hiç yoktur. Hastalarda ilk 3 gün içinde bilirubin hızla yükselir ve 25-35mg/dl düzeyine kadar u1aşabilir. Yoğun tedavi yapılmazsa kernikterus gelişebi1ir. Dışkı açık sarı renklidir. Safradaki bilirubin konsantrasyonu normalin onda biri kadardır. Kesin tanı için karaciğer biyopsisi yapılır.

Biopside karaciğer histolojisi normal olmasına rağmen UDPGT enziminin gösterilemeyişi tanıyı koydurur. Aile incelemesinde hem annede hem de babada parsiyel enzim eksikliği görülür. Bunlarda enzim aktivitesi normalin %50'si kadardır ancak sarılık yoktur. Sarılığı olan bir yenidoğanda ilk bir hafta içinde tanı koymak zor olabilir. Fakat bir haftayı geçen 20 mg/dl üzerindeki bilirubin düzeylerinde bu sendromdan şüphe1enmek gerekir.

Tedavide ana amaç kernikterusun önlenmesidir. Serum bilirubin düzeyleri ilk bir ay boyunca 20mg/dl altında tutulmalı ve bunun için gerekirse kan değişimleri ve yoğun fototerapi sağlanmalıdır. Yenidoğan dönemi dışında da kernikterus ge1işme riski devam eder ancak bunun için gerekli kritik bilirubin düzeyinin 35 mg/dl civarında olduğu tahmin edilmektedir. İlk birkaç yıl süreli fototerapi yapılması faydalıdır. Bu amaç1a bebeklerin günde 12-15 saat (32 lamba ile) yoğun fototerapi almaları önerilir.

Ancak yıllar geçtikçe, gerek derinin kalınlaşması gerekse bilirubin havuzunun dağılım şeklinin değişmesi nedeniyle fototerapi daha az etkili olmaya başlar. Enfeksiyonlar ve anestezik maddeler kernikterus riskini artırır. Fenobarbital gibi enzim indükleyicilerin faydası yoktur. Bağırsak içindeki bilirubin bağlayan oral kolestiramin ise faydalı olabilir. Kesin tedavi için karaciğer transplantasyonu gerekir.

Crigler - Najjar sendromu Tip II :
OD geçişli olan bu sendrom tip I den daha sık görülür ve daha selim seyirlidir. OR geçenler de tanımlanmıştır Bilirubin düzeyleri 20mg/dlyi nadiren geçer ve kernikterus da çok nadirdir. Dışkı rengi normaldir ve bebeklerde başka bir hastalık belirtisi görülmez. UDPGT aktivitesi eksiktir. Oluşan bilirubinin %50'den fazlası safrayla monoglukuronid şeklinde atılır. Fenobarbital verilmesiyle bilirubin düzeyleri hızla düşer. Bu özellik, Tip I ve IInin ayırımı için kullanılır. Yenidoğan dönemi dışında kernikterus riski yoktur.
Uyarı: Sitede yer alan her türlü içerik sitemizin telif hakları kapsamında olup, koruma altındaki bilgilerin aynen kullanılması, 5846 sayılı FSEK ve 5651 sa. İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Suçun Önlenmesi' ne ilişkin yasalara göre maddi ve manevi tazminat talep etme hakkımızı doğurmakta ve ceza davalarına muhatap olmanız yanında sitenizin kapatılmasını da sonuçlamaktadır.

Karın Ağrısı çocuklarda Karın Ağrıları

Karın Ağrısı çocuklarda Karın Ağrıları
Öncelikle konumuz çocuk hasta ve çocuğun karın ağrısı olduğuna göre çocuk ve karın ağrısı terimleri konusunda bilgilerimizi tazeleyelim. Çocuk hasta; yenidoğan döneminden, adölesan döneme kadar olan zaman sürecindeki hasta topluluğudur. Karın ağrısı ise, karın içi veya başka sistemleri ilgilendiren çeşitli hastalıkların seyri sırasında sıklıkla karşılaşılan bir semptomdur. Karın ağrılarının nedenleri çok çeşitlidir. Bize karın ağrısı ile başvuran hastaların ancak % 5 inde ameliyatı gerektiren bir hastalık bulunabilir. Bu grup hasta akut karın tablosu ile başvurmaktadır. Akut karın ise, daha çok intraperitoneal ancak zaman zamanda ekstraperitoneal bölgedeki inflamatuvar ve cerrahi tedavi gerektiren hastalıkların ortak klinik semptom ve bulgularını tanımlayan bir terimdir. KARIN AĞRISININ FİZYOPATOLOJİSİ :
Viseral yada Splaknik ağrı; Viseral peritonlu intraabdominal organlardan orijin alır. İçi boş organlardaki distansiyon, solid organlardaki kapsül gerilmeleri ve iskeminin yapmış olduğu uyarılar , viseral afferent sinir lifler ile spinal korda taşınır. Bu ağrı yaygın ve lokalize edilmesi güç bir ağrıdır ve derin bir ağrı olarak ifade edilir. Ağır viseral ağrı; terleme, taşikardi yada bradikardi, hipotansiyon, ciltte duyarlılık ve karın kaslarında istemsiz spastik kontraksiyonlar gibi otonomik reflekslere de neden olur.

Somatik Ağrı; Somatik yada parietal ağrı, karın duvarından, mezenterden veya diafragmadan orijin alır. Somatik afferent liflerle segmental spinal sinirlere taşınır. Somatik ağrı genellikle viseral ağrıdan daha keskin ve daha bellidir ve daha iyi lokalize edilir.

Vuran Ağrı; Ağrı patolojik taraftaki dermatom boyunca hissedilir. Diafragmatik irritasyon omuz ağrısı ile birlikte C4 dermatomunda, Bilyer ağaç hastalıklarında ise T9 dematomunda ve sırtta hissedilir.

KARIN AĞRISI İLE GELEN HASTALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Karın ağrısı ile acil servise gelen hastaların yaşı ne olursa olsun, üçte birinin tanısı, tam olarak konulamamaktadır. Yenidoğan ve bebek hastalarda ağrının lokalizasyonun tanımlanmasının çok zor olması ve karın içi hacimlerinin de çok küçük olması nedeniyle tablonun değerlendirilmesi de zordur. Ayrıca kemik pelvislerinin az gelişmiş olması, karın kadranları arasındaki mesafenin azlığı nedeniyle tablonun değerlendirilmesi daha da güçleşmektedir. Çocukluk çağındaki hastaların değerlendirilmesi sırasında hastanın öyküsü ve fizik inceleme çok önemlidir.

ÖYKÜ :
Öyküde hastanın yaşı, karın ağrısının başlama şekli, devam ettiği süre, ağrı kesici ilaç alıp almadığı çok önemli parametrelerdir. Bu parametreler değerlendirilirken, öykünün alındığı kişinin güvenilirliği, hastalığın başından beri yanında olup olmadığı, zeka ve bilgi düzeyi, mutlaka dikkate alınmalıdır.

- Hastanın yaşı; Acil servise huzursuzluk yada sürekli ağlama nedeniyle getirilen bir yenidoğan yada bebeğin karın ağrısı olabileceğini mutlaka düşünerek fizik inceleme ve tetkikler bu yönde yönlendirilmelidir. Süt çocuklarında konjenital nedenler, invaginasyon, boğulmuş fıtıklar, kolik, 2 yaşın üzerinde gastroenteritler, apandisit, Adölesan bir genç kızda ovulasyon ağrısı (mittelschmerz) yada dismenore olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

- Ani başlayan ağrılar; Genellikle organ torsiyonlarını, içi boş organ perforasyonlarını , invaginasyonu düşündürür. Yavaş başlayıp artan ağrılar; Akut apandisit, kolesistit. pankreatit gibi inflamatuvar hastalıkları düşündürür. Zaman zaman ortaya çıkan, bir süre sonra ortadan kaybolan ağrılar; Orak hücreli anemi, üriner enfeksiyon, paraziter enfestasyonlar, kistik fibrozis, kronik kabızlık ve inflamatuvar barsak hastalıklarını düşündürür. Karın ağrısı 24 saat içinde geçmiyorsa altında cerrahi bir patoloji aramak gereklidir.

- Ağrının lokalizasyonu da çok önemle değerlendirilmelidir. Mide, duodenum, proksimal ince barsak , safra yolları veya pankreasla ilgili hastalıklarda ağrı epigastrik bölgede, Apandisitde başlangıç döneminde ,distal ince barsak çekum ve proksimal kolonla ilgili hastalıklarda göbek çevresindedir. Distal kolon, üriner traktus ve pelvik organlarla ilgili ağrılar genellikle suprapubik bölgede hissedilir.

- Ağrının yayılımı varsa öğrenilmelidir. Safra kesesi hastalıklarında ağrı sırta ve sağ skapulaya, diafragma irritasyonlarında omuza, üreter ve ya gonadlardaki patolojilerde kasığa, pankreas, retroperitoneum ve sakrumla ilgili patolojilerde ağrı sırta yayılır.

- Ağrı ile birlikte kusma sık görülen bir semptomdur. Ağrı ile aynı anda başlayan kusma; üriner sistem koliklerinde, invaginasyonda, gastroenteritlerde görülür. Ağrıdan bir süre sonra olan kusma da intestinal obstruksiyon ve akut apandisitte görülebilir.

- Özgeçmişde: Nefrotik sendrom, siroz, asit, karsinoma ve immün yetmezlik varsa primer peritonit olasılığının yüksek olduğu düşünülmelidir.

Birkaç hafta önce geçirilmiş bir ÜSYE, akut romatizmal ateşi, künt karın travması ise pankreatit yada pankreatik pseudokisti düşündürmelidir.

- Diğer sistem bulguları: Ağrı ile birlikte öksürük olması; Sağ alt lop pnömonisini yada tonsillite sekonder mezenterik lenfadenopatiyi , Alt gastrointestinal kanamasının olması; Meckel divertikülünü, Henoch-Schönlein purpurasını, invaginasyonu, Hematürinin olması; ürolithiasisi, hemolitik üremik sendromu, Henoch-Schönlein purpurasını, Adet gören bir kız çocuğunda olması; Mittelschmerzi, over kisti torsiyonu yada rüptürünü düşündürür.

FİZİK İNCELEME:
Karın ağrısı ile gelen çocuğun muayenesi sabırla, nezaketle ve yumuşak olarak yapılmalıdır. İncelemeden önce çocuğun güveninin kazanılması çok önemlidir. İncelemenin ilk bölümü yalnızca gözlemle yapılır. Çocuk ailesi ile ve hemşire ile birlikte, muayene odasında, yürüyebiliyorsa yürürken gözlemlenmelidir. Hekim ilk gözlemi ile hastalığın ciddiyeti hakkında fikir edinmelidir. Peritoneal irritasyonu olan çocuk, bitkin ve ayaklarını karnına çekerek yatar. Kolik tarzında ağrısı olan çocuklar inler ve rahatsız olarak ileri geri sallanırlar. Çocuğu ayakta tutarak yukarı ve aşağı zıplatmak, periton irritasyonunun tespiti için oldukça faydalı bir yöntemdir.

Sistemik muayene hem intraabdominal hem de ekstraabdominal karın ağrılarını tespitinde çok önemlidir, Bu nedenle tam bir fizik inceleme yapılmalıdır. Vital bulgular mutlaka kaydedilmelidir. Örneğin Hipertansiyon; Henoch-Schönlein purpurası veya hemolitik üremik sendromla birlikte olabileceği gibi, hipotansiyon; postmenstrüel bir kanama yada ektopik gebelikte bulunabilir. Taşikardi kompanse şok veya sepsisteki hipovoleminin belirtisi olabilir. Hızlı solunum alt lob pnomonisi yada peritonitte görülür. Kussmaul şeklindeki solunum diabetik ketoasidozu düşündürmelidir. Alt ekstremite derisindeki makulopapüler döküntüler Henoch-Schönlein purpurasını, Eritema marginatum akut romatizmal ateşi, Sarılık safra yolları hastalıklarını, orak hücreli anemide hemolitik krizi, hepatiti, Eritema nodosum ve pyoderma gangrenosum ise inflamatuvar barsak hastalıklarını düşündürür.

Karın Muayenesi önce inspeksiyon ile başlar. Karın düz mü? Çökük mü? Yoksa distandü mü? Peristaltizm görülebiliyor mu? Travma izi var mı? Renk değişikliği var mı? Damar genişlemeleri var mı? Yüksek yerleşimli testis yada boğulmuş fıtık var mı? İnsizyon skarı var mı? Bu bulgular değerlendirildikten sonra, oskültasyon yapılmalıdır. Tüm karın kadranları steteskop ile dinlenir. Hipoaktif barsak sesleri peritonit lehine değerlendirilir. Beş dakika boyunca barsak sesi duyulmazsa ileus düşünülmelidir. Barsak seslerinin artması gastroenteriti, çok tiz ve mekanik olan sesler obstruksiyonu düşündürür. Sıra palpasyona gelmeden önce çocuğa neresinin ağrıdığı sorulur ve muayeneye ağrının olmadığı yerden başlanacağı söylenir. Eğer mümkünse çocuğun dikkatinin dağıtılması amacıyla karmaşık sorular sorularak muayeneye başlanır. Muayene sırasında eller soğuk olmamalıdır. İşlem sırasında çocuğun yüz görünümü gözlenmeli ve ona göre muayene yönlendirilmelidir. Sonraki aşama perküsyondur. Kibar bir şekilde yapılan perküsyon, rebound duyarlılık için yeterlidir. Organ büyüklükleri de bu yöntemle tespit edilebilir. Timpanizm içi boş organ perforasyonları ve intestinal obstruksiyonda görülebilir.

Palpasyon muayenede en değerli olan aşamadır. Kibar palpasyon endişeli çocuklarda steteskopla dinleme yapılırken yapılabilir. Tüm karın en ince ayrıntıları ile sistematik olarak palpe edilmelidir. Eğer palpasyonda rijidite varsa perforasyon düşünülmelidir. Defans ve rebound cerrahi bir patolojinin, yani akut karının göstergesidir. Derin nefes ve ağlama periyotları arasında yapılan palpasyonla tümöral kitleler tespit edilebilir. Çocuğun öksürtülmesi, pelvisinin hafifçe sallanması, topuklarının ayakta iken kaldırılıp yere vurulması sırasında rebound hakkında bilgi sahibi olunabilir. Karın muayenesi çocuğun oturtularak kostovertebral duyarlılığının tespiti ve omurga palpasyonu ile bitirilir.

Eksternal genital muayene çocuklarda rutin olarak yapılmalıdır. Erkeklerde balanit ve üretrit karın ağrısı yapabilir. İnmemiş testis varlığı intraabdominal testiste torsiyonu akla getirebilir. Kız çocuklarda vaginal atrezi yada imperfore himen karında kitle yada akut karınla ortaya çıkabilir.

Rektal muayene muayenenin en son parçasını oluşturur. İşlem yapılmadan önce mutlaka çocuğa anlatılmalıdır. Bol miktarda kaydırıcı kremlerle ve mümkün olan en yavaş ve kibar şekilde yapılarak kitle varlığı, duyarlılık, rektal kanama ve sfinkter tonusu hakkında bilgi edinilebilir.

LABORATUAR :
Laboratuar çalışmaları karın ağrısının nedenini bulmak için yardımcı yöntemlerdir.

Tam kan sayımı (CBC); Enfeksiyon ve kanama ile ilgili bilgi verecek olan asıl yöntemdir. Lökositoz akut apandisitlerin çoğunda, intestinal obstruksiyonların yarısında ve kolesistitlerin bazılarında görülebilir. Gastroenterit ve nedeni belli olmayan karın ağrılarında % 31-43 oranında lökositoz görülür. Periferik yaymada eritrosit destrüksiyonu ve trombositopeni olması hemolitik üremik sendromu gösterebilir.

Biyokimyasal tetkikler; Serum elektrolitleri ve kan gazları, kusma ve diarede faydalıdır. Karın ağrılı bir hastada metabolik asidoz olması sepsis, hypovolemik şok, diabetik ketoasidoz, zehirlenme veya böbrek yetmezliğini düşündürür. Serum glukoz yüksekliği diabetik ketoasidozu, BUN ve kreatinin hidrasyon durumunu ve böbrek patolojisini gösterir. Karaciğer Fonksiyon testleri ve amilaz tayini hepatit ve pankreatitte faydalıdır. Pankreatitden şüphe edildiğinde, amilaz kreatinin klerens oranı aşağıdaki formülle hesaplanmalıdır.

İdrar amilazı Serum kreatinini

----------------- X --------------------------- X 100

Serum amilazı İdrar kreatinini


Buradan çıkan sonuç % 5 den yüksekse hastada pankreatit olduğu kabul edilmelidir.

İdrar tetkiki; Karın ağrılı çocukta mutlaka yapılmalıdır. Bakteriüri ve piyüri üriner enfeksiyonu gösterir. Üreter ve mesaneye yakın komşu olan inflame apendiks idrarda lökosit görülmesine neden olabilir. Hematürinin varlığı ürolithiasisi, yada üriner enfeksiyonu düşündürür. Hematüri ile birlikte görülen proteinüri de Henoch-Schönlein Purpurası ve hemolitik üremik sendrom düşünülür. Glukozüri diabet ve sepsiste görülür. Ketonüri diabetli veya oral olarak yetersiz beslenen hastalarda görülebilir. Şarap rengi idrar porfiriyi düşündürür.

Her ne kadar ülkemiz için daha az olasılık olsa da, karın ağrısı olan seksüel olarak aktif olan adölesanlarda HCG testi yada gebelik testi, idrar yada kanda yapılabilir. Radyolojik tetkikler yapılmadan bu konu aktif olarak seksüel yaşamı olan adölesan kızlarda sorgulanmalıdır. Pelvik inflamatuvar hastalık düşünülüyorsa vaginal ve servikal gram yaymaları yapılabilir.

Radyolojik tetkikler; Eğer intraabdominal patolojiden kuvvetle şüphe ediliyorsa, radyolojik tetkik olarak, yatarak yada ayakta direkt karın grafisi çekilmelidir. Eğer hasta ayakta duramıyorsa sol yan dekübitis film, ayakta çekilen filmin iyi bir alternatifi olabilir. Eğer pnömoniden şüphe ediliyorsa, hastada öksürük ve takipne varsa akciğer grafisi de çekilmelidir. Filmlerde hava-sıvı seviyeleri, serbest hava, intestinal obstruksiyon, kalsifikasyon, yabancı cisim ve kitleler görülebilir. Hava-sıvı seviyeleri, sentinel luplar, ve gazsız karın; intestinal obstruksiyonu destekler. Diafragma altında serbest hava perforasyonu gösterir. Yumuşak doku kitleleri varlığında barsak gazlarında yer değişikliği gözlenir. Radyoopak yabancı cisimler, apendiks ve Meckel divertikülünde fekalitler, safrakesesindeki ve üriner sistemdeki taşlar da radyolojik olarak tespit edilerek tanı koymada faydalı olacaktır.

Eğer karın grafileri şüpheli ise ve tanı koymakta faydasızsa ultrasonografi sonraki etap olarak düşünülmelidir. Ultrasonografi çocuklar için ideal bir yöntemdir. Ağrısız, noninvaziv, radyoaktif olmayan, kontrast madde gerektirmeyen ve pekçok sistemin değerlendirilebildiği bir yöntemdir. Tek olumsuz yanı yapanın tecrübesi ile orantılı olarak tanı koydurucu olmasıdır. Ultrasonografi ile alt karın ağrısı olan adölesan kızların ağrı nedeni, pankreatit, kolesistit, apandisite yada başka enfeksiyonlara bağlı apseler, hidronefroz , over kökenli lezyonların tanısı kolaylıkla konulmaktadır. Ultrasonografi cihazlarındaki teknolojinin gelişmesi ve yapan kişilerin tecrübesinin artması ile invaginasyon ve apandisitli hastaların bazılarında oldukça yüksek oranda tanı konulabilmektedir.

Bilgisayarlı tomografi ve dopler ultrasonografi de karın ağrısı olan hastalarda azda olsa kullanılmaktadır. Travma ve intraabdominal kitlelerde tomografinin, akut skrotumlu olgularda doplerin faydalı yöntemler olduğu gösterilmiştir.

KARIN AĞRILARININ SINIFLANDIRILMASI :
Bu konuda çok çeşitli sınıflandırmalar yapılabilir. Bunlardan yaşa göre yapılan sınıflandırma Tablo I. de gösterilmiştir.

Tablo I. Yaşa Göre Karın Ağrısı Nedenleri:
İnfant Çocukluk Dönemi Adölesan
Kolik Gastroenterit Ovulasyon ağrısı
İnvaginasyon Apandisit Pelvikinflamatuvar h.
Nekrotizan enterokolit Pankreatit Testis torsiyonu
Hirschsprung Hastalığı Henoch-Schönlein Purpurası İnflamatuvarbarsak h.
Volvulus Hemolitik üremik Sendrom Biliyer hastalıklar
İnkarsere inguinal herni Peptik ülser hastalığı Ektopik gebelik
Perforasyon Konstipasyon
Üriner enfeksiyon
Fonksiyonel karın ağrısı

Bir diğer sınıflandırma şekli de nedene göre yapılan sınıflandırmadır. Bu sınıflandırmaya göre de karın ağrıları iki ana gurupta toplanabilir. Bunlar:

KARIN AĞRISI NEDENLERİ
1. Ekstraabdominal nedenler
a. Yansıyan karın ağrısı : Visseral organlardan gelen ağrı aynı spinal segmenti paylaştığı dermatoma ait deri alanında, asıl yerleşiminden uzakta hissedilebilir. Karın ağrısı ile başvuran her çocukta yansıyan ağrının da olabileceği dikkate alınmalıdır.
b. Diğer nedenlerle olan karın ağrıları : Kurşun zehirlenmesi, porfiri, epilepsi, diabet, astma, romatizmal ateş, orak hücreli anemi, hiperparatiroidi.
2. İntraabdominal nedenler
a. Acil cerrahi girişim gerektirenler (akut karın)
b. Seyri sırasında acil cerrahi girişim gerektirebilecekler
c. Acil cerrahi girişim gerektirmeyenler
3. Rekürren karın ağrısı

Karın ağrıları, olarak Tablo II. de ayrıntılarla gösterilmiştir.

Tablo II. Karın Ağrılarının Nedenleri
Ekstraabdominal Nedenler İntraabdominal Nedenler
Alt lop pnömonisi 1. Acil Cerrahi Girişim Gerektiren:
Diabetik ketoasidoz İnvaginasyon
Romatizmal ateş Akut apandisit
Orak hücreli anemi Meckel divertiküliti
Hemofili 2. Hastalığın Seyri Sırasında Cerrahi Gerektirebilen:
Epilepsi Konjenital Aganglionik Megakolon
Kurşun zehirlenmesi Nekrotizan enterokolit
Hiperparatiroidi Meckel Divertikülü
Vertebral disk inflamasyonu İnguinal herni
Porfiri Peptik Ülser
Safra kesesi hastalıkları
Safra kesesi hidropsu
Akalkülöz kolesistit
Kolelithiasis
Koledok kisti
Pankreatit
Primer peritonit
Adeziv intestinal obstruksiyon
Gastrointestinal yabancı cisimler
Malrotasyon
Duplikasyon
Mezenter kisti
Urakal kalıntılar
Kistik fibrozis
Gonadal patolojiler
Paraziter hastalıklar
Askariasis
Amebiasis
Tifo
Polipler
Tümörler
Crohn hastalığı : %20 sine apandektomi yapılır
Ülseratif kolit
Henoch-Schönlein purpurası
Hemolitik üremik sendrom
Pyojenik karaciğer apsesi
Tüberküloz peritonit
Gastrointestinal hemanjiomlar

3. Cerrahi Girişim Gerektirmeyen :
Gastroenterit
İdrar yolu enfeksiyonu
Aşırı beslenme
Pelvik inflamatuvar hastalık
Kabızlık
Süt protein intoleransı
Hepatit
Mezenterik lenfadenit
Mittelschmerz

Acil servise başvuran nedeni bilinmeyen şiddetli karın ağrılı çocuklar, major intraabdominal patolojiler gibi değerlendirilmeli ve transport sırasında bazal yaşam desteği verilmelidir. Gerekiyorsa havayolu açılmalı, solunum ve dolaşım desteği sağlanmalıdır. Vital bulgular monitorize edilip, üst ekstremiteden ıntravenöz yol açılmalıdır. Karın ağrısının tam nedeni açıklanana kadar oral alması ve analjezik alması engellenmelidir. Tedavi için ise karın ağrısının nedenlerinden hangisi olduğu tespit edilip ona göre yaklaşımda bulunulmalıdır.

Bu sınıflandırmalardan sonra Acil Servise karın ağrısı ile başvuran çocuk hastaların en sık başvuru nedenlerinden birkaçının genel özelliklerini anlatarak devam edelim.

İnfant Dönemi :
Kolikler:
Genellikle 3 aylıktan daha küçük yaşta, ağlama ile birlikte aralıklı olarak görülen karın ağrısı nedeniyle acil servise başvururlar. Atak ani olarak başlar ve saatler boyunca sürebilir. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, daha çok açlığa bağlı olarak yutulan havanın barsağa geçmesi nedeniyle olduğu düşünülmektedir. Koliğin tek bir nedeni yoktur. Alınan gıdaların barsaklardaki fermentasyonu sonucunda oluşabilir. Verilen gıdaların değiştirilmesi atakları azaltabilir. Hastalar gaz ve gaita çıkışı ile rahatlayabilir. Bu nedenle gazının çıkartılması sağlanmalıdır. Hastanın almış olabileceği muhtemel allerjik gıdalar sorgulanarak , bu gıdaları alması engellenmeli ve çok yada az besleme yapılmaması sağlanmalıdır. Yapılacak olan dikkatli bir fizik inceleme ile başka olabilecek nedenler, örneğin; invaginasyon, boğulmuş fıtık, otit, pyelonefrit gibi olayların ayırıcı tanısı yapılarak ekarte edilmelidir. Ailenin endişeleri kolik hakkında bilgilendirilerek giderilmelidir.

İNVAJİNASYON :
Proksimaldeki barsak segmentinin distaldeki barsak içine girmesidir. Her yıl 1000 canlı doğuma karşılık 1.5-4 invajinasyon görülmektedir. Sıklıkla 4-10 aylık bebeklerde görülür. 2 yaşın altındaki çocukların en sık intestinal obstruksiyon nedenidir. Karın ağrısı nedeniyle ameliyat edilen 1 yaş altındaki çocukların en önemli ameliyat nedeni bu hastalıktır. 5-12 ay arasındaki erkek çocuklarda daha sık görülür. Ancak yenidoğanlarda ve daha büyük çocuklarda da görülebilmektedir. İnvajinasyon tedavi edilmediğinde hızla fatal seyredebilen bir hastalıktır. Hastalık erken tanındığında uygun tedavi ile mortalitesi çok düşüktür. Bu nedenle en küçük bir invajinasyon şüphesi varlığında çocuk cerrahisi bölümü ile konsültasyondan kaçınılmamalıdır.

Nekrotizan enterokolit (NEC):
Yenidoğan döneminin en ciddi ve en yaygın abdominal acil olayıdır. Nedeni tam olarak belli değildir. Çeşitli derecelerde oluşan mukozal ve transmural nekrozla karakterizedir. Çoğunlukla prematürelerde olur. Asfiksi, hipotermi,doğum travması, erken beslenme, umblikal ven kateterizasyonları gibi perinatal strese yol açan durumlardan sonra görülebilir. Karında şişlik, kusma, genel durum bozukluğu ve kanlı kaka yapma ile başvurabilir. Direkt karın grafisinde bu hastalık için tanı koydurucu olan pnömatozis intestinalis görülür. Portal vende gaz görülmesi hastalığın ağır tabloda olduğunu, diafragma altında serbest hava görülmesi ise perforasyonu gösterir. Tedavi, nazogastrik dekompresyon, barsak istirahati, intravenöz sıvı, multiple intravenöz antibiyotik ile yapılır. %20 civarında ameliyat olasılığı olan hastaların % 25 i kaybedilir.

Hirschsprung Hastalığı:
% 33 oranı ile yenidoğan döneminin en sık intestinal obstruksiyon nedeni olan ve konjenital aganglionik megakolon diye de adlandırılan bu hastalık 1500 ila 3000 doğumda bir görülür. Bu hastalıkta rektum ve kolondaki submukozal ve myenterik pleksuslardaki parasempatik ganglionik hücrelerinin olmaması nedeni ile peristaltik aktivite bozulduğundan, kabızlık ve karında şişlik görülür. Hastalar doğumdan sonraki 48 saat içinde spontan olarak mekonyum çıkaramazlar. Tanı konulamayan hastalarda enterokolit ve perforasyon nedeniyle ciddi tablolar oluşur. Baryumlu kolon grafisi ile dar ve geniş segmentler tespit edilebilir. Kesin tanı rektal biyopsi ile konur. Tanı konulduktan sonra tek yada çok aşamalı tedavilerle hastalık tedavi edilir.

Volvulus:
Normal barsak rotasyonunda veya mezenterin fiksasyonunda doğuştan olan anormallikler nedeniyle oluşan bu hastalık, barsakların rotasyon anomalileri ve dolaşım bozuklukları ile kendisini gösterir. Yaşamın ilk ayında çoğu semptomatiktir. Aralıklı kusmalarla görülebildiği gibi, ani safralı kusma ve şiddetli karın ağrısı ile de başvurabilir. Karında ani bir distansiyon, kanlı kaka yapma ve dehidratasyon ve şok bulguları ile kendisini gösterebilir. Fizik incelemede genellikle duyarlı ve distandü karınla karşılaşılır. Çekilen ayakta direkt grafilerde genişlemiş mide ve proksimal barsak dışında hiç gaz gölgesi görülemez. Hastalar kardiyovasküler stabilizasyon ve nazogastrik dekompresyonu takiben acilen ameliyata alınır. Tam obstruksiyona yol açan volvuluslarda, 1 ila 2 saatte barsak nekrozu olacağından, çok çabuk karar vererek ameliyatla volvulusu düzeltme uygulaması yapılmalıdır.

İnkarsere inguinal herni:
İki yaş altındaki çocuklarda en sık cerrahi gerektiren hastalık fıtıklardır. Kasık fıtıklarının% 40 ı 6 aylıktan önce görülür. Genellikle sağda ve erkeklerde kızlara göre 9 kez daha fazla sıklıkta görülür. Fıtıklı çocuklar genellikle semptomsuzdurlar. Kasık fıtıklarında çocuklarda erişkinlerden daha fazla oranda boğulma olur. Hastalarda huzursuzluk, inguinal bölgedeki kitlede duyarlılık ve kusma vardır. Fizik incelemede karında distansiyon ve dehidratasyonun yanında, inguinal veya skrotal bölgede sert, duyarlı kitle vardır. İlk işlem olarak semptomların ne kadar zamandır olduğu sorgulandıktan sonra, erken olgularda elle redüksiyon denenir. Redüksiyon yapılabiliyorsa elektif olarak ameliyat edilir. Eğer redüksiyon işlemi başarısızsa veya semptomların başlangıcından itibaren çok zaman geçmiş ve hastada septik tablo oluşmuşsa, redüksiyon denenmemeli ve gerekli hazırlıklardan sonra ameliyat edilmelidir.
Uyarı: Sitede yer alan her türlü içerik sitemizin telif hakları kapsamında olup, koruma altındaki bilgilerin aynen kullanılması, 5846 sayılı FSEK ve 5651 sa. İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Suçun Önlenmesi' ne ilişkin yasalara göre maddi ve manevi tazminat talep etme hakkımızı doğurmakta ve ceza davalarına muhatap olmanız yanında sitenizin kapatılmasını da sonuçlamaktadır.

BEBEKLERDE KABIZLIK

BEBEKLERDE KABIZLIK
Bu sorun anne sütü ile beslenen bebekler kabızlık çekmedikleri için, anne sütüne alternatif gıda ile beslenenlerde daha sık görülür.

Hastalığın belirtileri;
• seyrek dışkılama ve sertliğinden dolayı zorlanma;
• anüs bölgesinde sert dışkı nedeni ile çatlaklar ve kanlı dışkı;
• karın ağrısı ve
• huzursuzluktur.

Kabızlık özellikle kışları meyve az tüketildiğinde daha sık görülür. Kabızlığın nedeni az çalışan bir sindirim sistemi; çeşitli hastalıklar, yetersiz lifli gıda tüketimi olabilir.

Anne sütü ile beslenenlerde pek rastanmamasına rağmen, belirtiler görüldüğünde hemen doktora bildirilmelidir. Arasıra ortaya çıkan kabızlıklar beslenme alışkanlığının yeniden düzenlenmesi ile düzelebilmektedir.

Özellikle küçük bebeklerde bazı vücut egzersizleri fayda sağlayabilir (bebeğiniz dışkı zorluğu çektiği zaman sırt üstü yatırarak bisiklet çevirme hareketi yaptırmaya çalışın.). doktorun tavsiyesi olmadan kesinlikle hiçbir ilaç vermeyin.
Uyarı: Sitede yer alan her türlü içerik sitemizin telif hakları kapsamında olup, koruma altındaki bilgilerin aynen kullanılması, 5846 sayılı FSEK ve 5651 sa. İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Suçun Önlenmesi' ne ilişkin yasalara göre maddi ve manevi tazminat talep etme hakkımızı doğurmakta ve ceza davalarına muhatap olmanız yanında sitenizin kapatılmasını da sonuçlamaktadır.

reklam izle kazan

SPONSOR REKLAMLAR