SON DAKİKA! Bekleyiş Kötü Haberle Bitti
27 2009 Cuma : 11:32
Yazıcıoğlu'nun ve beraberindeki 5 kişinin cesedine ulaşıldı.
Kahramanmaraş'ın Çağlayancerit İlçesi'nde partisinin düzenlediği mitingin ardından Yozgat'ın Yerköy İlçesi'ndeki mitinge giderken helikopteri düşen Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişiyi arama çalışmalarında enkaza ulaşıldı.
İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR:
17:23 - Helikopterin dağa çarpıp 150-200 metre aşağısına düştüğü belirtildi. Helikopterin sadece kuyruk kısmının sağlam kaldığını gövdesinin parçalanmış olduğu ve bölgede 3 metreye ulaşan kar bulunduğunu öğrenildi.
16:33 - Halen 6. cesede ulaşılamadı. Enkaz bölgesindeki köylüler 6. ceset için arama çalışmalarına devam ediyor...Parçalara ayrılmış olan enkazdan aralarında Muhsin Yazıcıoğlu'nun da yer aldığı 5 kişinin cesedi çıkarıldı. Diğer ceset ise aranıyor.
17:21 - BBP Genel Merkezi'nde birazdan açıklama yapılacak..
17:20 - Askeri birlikler enkaz alanını çevirdi, görevlilerin dışında giriş yasaklandı.
17:00 - Yazıcıoğlu'nun Sivas'taki baba evinde üzüntülü bekleyiş sürüyor. Bulunan enkazın içinden Muhsin Yazıcıoğlu dışındaki beş kişinin cesedine ulaşılmasının ardından Yazıcıoğlu'nun ağabeyine ait Yusuf Yazıcıoğlu'nun evinde anne Fidan Yazıcıoğlu ve diğer akrabalarının meraklı bekleyişi devam ediyor. 87 yaşındaki Fidan Yazıcıoğlu'na aile bireyleri televizyon izlettirmezken, evin önünde de Sivas Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı bir ekip hazır tutuluyor.
HASTANENİN ETRAFINDA KUŞ UÇURTULMUYOR
16:50 - Enkazının bulunması üzerine Göksun Devlet Hastanesinde hazırlık yapılıyor. Hayatını kaybedenlerin cenazelerinin hastaneye getirilme ihtimali üzerine Göksun Devlet Hastanesi Acil Servis girişinde 4 sedye hazırlandı. Bu arada, polis hastane çevresinde güvenlik önlemi aldı. Acil Servisin caddeye bakan kapısının her iki tarafı barikatla kapatıldı. İçeriye girişlere kontrollü olarak izin veriliyor. Muhabirler fotoğraf ve görüntü alabilmek için hastane girişinde bekliyor.
ALPERENLER TOPLANDI
16:45 - Enkaza ulaşılmasının ardından BBP ve Alperen Ocakları üyeleri genel merkez önünde toplanmaya başladı. Açıklama için parti yöneticilerini bekleyenlerden gözyaşlarını tutamayanlar olduğu görüldü. Genel merkezin balkon ve camlarına çıkan bazı partililer Muhsin Yazıcıoğlu'nun fotoğraflarını taşırken parti binası ve çevredeki ağaçlara da BBP bayrakları asıldı.
16:30 - Muhsin Yazıcıoğlu'nun Sivas'taki ailesinin evinin önünde hareketlilik var. Evin önüne 2 adet ambulans geldi. Polis ekipleri ve gazeteciler de evin önündeler.
16:11 - Bölgede sinirler gergin, olay yerine gelen BBP'li gençler basın mensuplarına tepki gösteriyor. Kameralar kapatılıyor, muhabirler itekleniyor.
16:02 - Muhsin Yazıcıoğlu'nun da cansız bedenine ulaşıldığı öğrenildi.
15:43 - Enkaz alanında bir ceset daha bulundu. Enkazda bulunan ceset sayısı 5'e yükseldi.
15:35 - Enkaz alanındaki çalışmalar sürüyor. Ancak bölgeden net bilgiler alamıyoruz. Son edindiğimiz bilgilere göre enkaz bulundu. Enkazla birlikte 4 cesetin bulunduğu açıklanırken, ölenlerin arasında Muhsin Yazıcıoğlu yer almıyor. Ancak Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte 5 kişinin bulunduğu helikopterdeki 2 kişi henüz bulunamadı.
15:34 - Enkazda pilot ile İHA muhabiri de dahil 4 kişinin cesedi bulundu. 2 kişi ise kayıp.
15:25 - Paramparça olan helikopterin enkazı 50-60 metrelik bir alana yayınmış durumda..
BAYKAL: 3 SAĞ, 3 KİŞİ KAYIP
15:15 - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal Ankara'da yaptığı basın toplantısında, kazada helikopterde bulunan ve 112 ile ses kaydı olan İHA muhabirinin hayatta olduğunu idia etti. Ancak henüz can sağlığı ile ilgili net bilgiler yok. Daha önce de BBP enkazda 3 kişinin sağ olduğunu açıklamıştı.
Enkaz yerindeki bir korucu ise 3 kişinin yaşamını yitirdiğini ve Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte 3 kişinin ise kayıp olduğunu söyledi.
14:41 - Enkaz, aramaların ilk günden beri, yoğunlaştırıldığı ELMADAĞ ile SİSLE bölgesi arasındaki Tekir Kasabasında yer alan Döngel Mağaraları'nın üst kısmında yer alan, Keş dağında bulundu. Açıklamanın ardından Atalay konvoy halinde bölgeye doğru yola çıktı. 2 bin 200 metre yükseklikte bulunan enkaza ulaşmak için ekipler yola çıktı.
14:49 - Şu an İçişleri Bakanı Atalay ile birlikte yetkililer, enkazın bulunduğu iddia edilen Tekir'e doğru yola çıktı..
ENKAZ BULUNDU
14:43 - İçişleri Bakanı Atalay'dan sürpriz bir açıklama geldi. BBP'nin daha önceki "Enkaz bulundu 3 kişi sağ" iddiasına ilişkin bu açıklamada "Enkaza ulaşıldığına dair haber var" denildi. Yazıcıoğlu'nu çarşamba günü Kahramanmaraş'ın Çağlayancerit İlçesi'nden Yozgat'ın Yerköy İlçesi'ne götürürken düşen helikopterin yeri olaydan 47 saat sonra saptandı.
DAĞLARDAN İNİN
14:31 - BBP Genel Sekreteri Yalçın Topçu yaşanan gelişmeler üzerine bir açıklama yaptı. Alperenlerin bugüne kadarki tavırlarını önemsediklerini belirten Topçu, görevlileri zor duruma sokmamaları için partililerin dağlardan inmesini istedi.
14:03 - Saadet Partisi Muhsin Yazıcıoğlu’na saygının bir ifadesi olarak Göksun adayını geri çekti. Saadet, Göksun’da Büyük Birlik Partisi adayını destekleyecek...
14:00: BBP'den gelen son açıklamaya göre helikopter enkazının bulunduğuna yönelik bilgi doğru çıkmadı. Yazıcıoğlu'na hala ulaşılabilmiş değil.
BBP'li Topçu ise; "Yetkililere yapılanlar için müteşekkiriz ama artık sonuç istiyoruz" dedi.
13: 40: Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde BBP'li olduklarını söyleyen bir grup genç, cuma namazından sonra hükümet aleyhine slogan atıp gösteri yaptı. BBP'liler "Muhsin ölmedi, onu kurtarın" diye slogan attı.
13: 20:Türk Kızılayı, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nu taşıyan helikopterin düştüğü bölgeye, arama kurtarma çalışmalarına destek için 2 tır, 4 öncü haberleşme araca ve 14 kişilik uzman afet ekibi gönderdi.
13:00: Bu iddia hala doğrulanabilmiş değil. Bu iddia ne reddedildi ne de söylenenler doğrulanabildi.
12:30 - BBP Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Öznur, helikopter enkazına ulaşıldığına dair bir bilgi geldiğini ancak henüz net bir açıklama yapılamadığını söyledi.
Öznur bu bilgiyi teyit etmek için çalıştıklarını belirti.
11:47 - BBP MKYK Üyesi ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Topaloğlu, arama kurtarma çalışmalarını yerinde takip etmek üzere Kurucaova Köyü'ne geldi. Topaloğlu, Uludağ'da arama kurtarma çalışmaları yapan uzman bir ekibin bölgeye hareket ettiğini bildirdi. 17 kişilik ekibe bir Albay'ın başkanlık ettiği bildiren Topaloğlu, gelen ihbarların iyi değerlendirilemedinden şikayetçi oldu.
11:30 - Aynı zamanda Muhsin Yazıcıoğlu'nun kayınbiraderi de olan TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, ''Yazıcıoğlu, yaralı bile olsa dayanacak güçte ve yapıdadır. Hava biraz açsa yarım saat 45 dakika içinde buluruz'' dedi.
11:10 - Kurtarma ekipleri, gece boyunca zor hava koşullarıyla da mücadele etti. Hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğü bölgede, kar yağışı çalışmaları olumsuz etkiledi. Alçak bölgelerde yağan yağmur, yüksek kesimlerde ise kar yağışı, kurtarma ekiplerine zor anlar yaşattı. Hava sıcaklığının Göksun İlçesi’nde 2-3, enkaz çalışmalarının sürdüğü Kurucaova bölgesinde ise sıfırın altında 3-4 derece olduğu bildirildi.
11:00 - BBP Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Öznur, arama çalışmalarının Kahramanmaraş'ın üç ayrı dağlık bölgesi ile üç belde bölgesinde devam ettiğini belirtti.
Kurucuova köyünde yapılan arama çalışmalarını koordine eden Öznur, partililerle birlikte yaklaşık 42 saattir bölgede olduklarını, Göksun merkez olmak üzere dağlık bölgelerde 500 partilinin arama yaptığını belirtti.
10:40 - Başbakanlık Acil Durum masasından bir açıklama yapıldı. Açıklamada gece boyunca karadan devam eden aramalara sabah saatlerinden itibaren helikopterler de katıldı. Ancak sabaha karşı 6'da havalanan skorsky helikopterler yoğun yağış nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.
Bölgede toplam 12 helikopter, 1 uçak ile iki bin civarında asker, sivil ve sağlık personeli arama kurtarma faaliyetlerine katılıyor.
İşte arama kurtarma çalışmalarına katılanların resmi rakamları:
Genelkurmay Başkanlığına ait 3 adet Skorsky helikopter,
1 adet Cooger tipi helikopter
Bir Casa uçağı,
Sağlık Bakanlığına ait 2 adet ambulans helikopter,
20 kişilik 4 medikal kurtarma ekibi,
14 ambulans
toplam 79 sağlık personeli,
Emniyet Genel Müdürlüğüne ait 4 adet helikopter,
Doğal Afet Kurtarma Taburu'ndan (DAK) 12'şer kişilik 2 özel tim,
Orman Genel Müdürlüğünden 2 helikopter, 145 araç, 52 personel, bölgedeki jandarma, subay, astsubay, erbaş,
Sivil Savunma Genel Müdürlüğü ekiplerinden 246 personel, 33 araç, 1 kar aracı ve 1 arama köpeği,
897 geçici köy korucusu,
60 Akut personeli.
08:00 - CHP ve SP'nin bugünkü mitingleri Yazıcıoğlu'nun helikopter kazası nedeniyle iptal edildi.
07:00 - BBP Genel Başkan Yardımcısı Üzeyir Tunç'un, partili 4 mühendis tarafından belirlenerek Başbakanlık Kriz Merkezi ile paylaşıldığını açıkladığı koordinatlar doğrultusunda Elazığ Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri, korucular ve bir grup vatandaş tarafından, sabah saat 07.00'den itibaren Ilıca beldesine bağlı Şahinkaya köyü yakınlarında da arama kurtarma çalışmalarına başlandı.
02:00 - Arama bölgesinde soğuk hava etkisini sürdürüyor. Yer yer kar yağışı görülüyor.
01:20 - Bir BBP'li NASA aracılığıyla enkazın yerini tespit ettirdi. NASA'dan alınan bu bilgi teyit edilmek istenince, resmi başvuru istendi. Bu bilgi, Başbakanlık'a aktarıldı ve ardından da enkazın yeri tespit edilerek bölgeye ekipler yönlendirildi.
01:18 - BBP Genel Başkan Yardımcısı Üzeyir Tunç, "Enkazda 3 canlı olduğunun tespitinin yapıldığını söyleyenler var. Ne derece doğru bunu şu an bizde bilmiyoruz" dedi.
Tunç, parti genel merkezinde yaptığı açıklamada bazı internet sitelerinde helikopterin bir uçurumun dibinde bulunduğu, fotoğraflarının çekildiği ve fotoğraflarda canlı bulunmadığı yönünde izlenimler elde edildiği şeklinde haberlerin yayımlandığını kaydetti.
00:30 - BBP'li dört mühendis Yazıcıoğlu'nun bulunabilmesi amacıyla yeni bir koordinat belirledi. Yaklaşık 100 kişilik bir ekip, aramaların ters yönünde ilerliyor.
26 Mart Perşembe Günü Yaşananlar
22:12 - TBMM Başkanı Köksal Toptan, Tunus'a resmi ziyaretini yarıda keserek özel uçak "GAP" ile saat 21.30'da Kahramanmaraş'a geldi.
21:22 - Arama Kurtarma Derneğinin (AKUT), BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nu taşıyan helikopterin düşmesinin ardından yürütülen çalışmalara destek amacıyla Niğde, Kayseri ve Bingöl ekiplerinden gönüllüleri de bu gece itibariyle bölgeye kaydıracağı bildirildi.
21:17 - BBP Genel Merkezi, Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinin düşmesinin ardından, partinin internet sitesinin ana sayfasını değiştirdi.
17:10 - BBP'liler Kahramanmaraş'ta bulunan Başbakan Tayyip Erdoğan'a Yazıcıoğlu'nun hala bulunamamış olmasından dolayı tepki gösterdi.
16:30 - Yaklaşık 30 kişiden oluşan Malatya Sivil Savunma Müdürlüğü'ne bağlı ekiplerin Kurucaova köyündeki 4 kilometrelik alan taramasından da sonuç alınamadı. Ekip çalışmaların ara verdi.
16:19 - Helikopter düşeli 24 saat oldu ancak hala enkaza ulaşılamadı. Artık umutlar tükeniyor.
14:41 - Başbakan Tayyip Erdoğan, helikopter kazasının olduğu Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesine ulaştı.
14:39 Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Başkanı Nasuh Mahruki, kış koşullarının, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun da bulunduğu helikopterin arama çalışmalarını zorlaştırdığını söyledi.
14:25 - Enkaza hala ulaşılamamışken Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nden de kötü bir haber geld. Bölgede hava 18:00-19:00 sularında kararacak. Bugün akşam saatlerinden itibaren ise bölgede kar yağışı başlayacak. Meteoroloji uzmanlarına göre, kar kalınlığı yarım metreyi bulabilir. Yarın da hava şartlarının iyileşmemesi ve havanın yarın çok bulutlu, kuvvetli kar yağışlı geçmesi bekleniyor. Helikopterin bir an önce bulunması gerekiyor.. Yoksa bu akşam çok geç olabilir...
BAYKAL TEPKİ GÖSTERDİ
13: 58 - CHP lideri Deniz Baykal, BBP Genel Merkezi'ne yaptığı geçmiş olsun ziyaretinde "24 saat geçmesine rağmen hala yer tesbitinin yapılamaması hala eksik birşey olduğunu gösteriyor. Bunu yadırgıyorum. Dünyada var olan bütün teknik imkanların ülkemize de getirilmelidir. Bunun için gereken yapılmalıdır. Konunun önemi bu vesileyle ortaya çıkmıştır. Eğer dünyada varda bizde yoksa gerekeni yapalım. Türkiye bunu 24 saatin içinde bulabilmelidir..” dedi.
22 SAAT OLDU ENKAZ HALA BULUNAMADI
13:00 - Olayın üzerinden 22 saat geçmesine rağmen enkaz ve yaralılara halen ulaşılamadı. Binlerce sivil ve asker görevli arama kurtarma çalışmalarına devam ediyor.
Hükümetiin yaptığı açıklamada cep telefonu sinyallerinin gece saat 02:00'da kesildiği ve bir daha sinyal alınamadığı da bildirildi.
ENKAZA YAKLAŞILDI
12:24 - Gönüllü olarak arama-kurtarma çalışmalarına kartılan bir amatör telsizci, Başbakanlık Kriz Masası'na önemli bilgiler aktardı. Telsizci, enkaza 400 metre yaklaştıklarını bildirdi. Bahsi geçen yer Kurucaova Köyü'nün yakınlarındaki Güneyoluk mevkii. Bölgede görüş mesafesi ise 10 metreye kadar düşmüş durumda..
12:02 - Alperen Ocakları, Kahramanmaraş'a hareket ediyor.
12:00 - Devlet Bakanı Cemil Çiçek, düşen helikopterle ilgili sadece tek bir telefon görüşmesi tespit edildiğini belirtti.
HELİKOPTERDEN SİNYAL YOK
11:45 - Helikopterden bir sinyal yok.. Helikopterde düştüğü yeri tespit için gereken cihazın helikopterde bulunmadığı ve bu yüzden nokta tespiti yapılamadığı açıklandı. İçişleri Bakanı Atalay tarafından yapılan açıklamada telefon sinyali ağırlıklı tespitlerin sürdüğü belirtildi.
11:35 - Türkiye'nin yerel seçim heyecanı yerini acı dolu bir bekleyişe başladı. Geçen süreye rağmen enkaza ulaşılamaması hem moralleri bozuyor hem de endişeleri arttırıyor. Hala Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin sağlık durumları hakkında da net bilgi yok.
11:15 - İçişleri Bakanı Beşir Atalay, helikopterden bir sinyal alınamadığını ve bu nedenle nokta tespitinin yapılmasının zorlaştığını açıkladı. Atalay ayrıca arama-kurtarma çalışmalarının aralıksız devam ettiğini belirtti. İnsan ısısı algılayabilen helikopterlerin de bölgede kullanıldığı belirtildi.
BBP'LİLER BAŞBAKANLIK'A YÜRÜYOR
10:59 - BBP'de sabırlar tükeniyor. Enkazına bir türlü ulaşılamaması, BBP'lileri isyan ettirdi. 300 kişilik BBP'li grup Başbakanlık Binası'na doğru yürüyüşe geçti.
HEM HAVADAN, HEM KARADAN ARANIYOR
10:51 - İçişleri Bakanı Beşir Atalay "Burada kar var sis var. Helikopterler buraya nasıl yanaşacaklar. Elden gelen yapılıyor. 5 bölgede çalışma yapılıyor. Verilen her koordinatta hem havadan hem karadan çalışma yapılıyor" dedi.
KAYITLAR NEREDE ?
10:46 - Emekli Hava Kontrolörü İbrahim Özcan, Habertürk'te, hava kontrolüyle ilgili bilgiler verdi: “Bir helikopterin kalktığı alanla ya da varacağı alanla her zaman bir bağlantı olmaz. Ama bu helikopterle ilgili kayıtlar Kahramanmaraş kulede olabilir. Normalde eğer pilot rapor ederse o kayıtlara girer.. Eğer bildirilmiş bir sorun ya da durum raporu varsa bu Kahramanmaraş’tadır. Maraş’ta helikopterin son durumuna ilişkin kayıtlı bilgiler ya da konuşma kaydı olabilir..”
ERDOĞAN VE BAHÇELİ BÖLGEYE GİDİYOR
10:27 - Başbakan Erdoğan ile MHP lideri Bahçeli mitinglerini iptal ederek, Kahramanmaraş'a doğru yola çıktı.
ÇALIŞMALAR DURDU
10:25 - Göksun'da yağmur yağışı durdu. Helikopterler artık arama-kurtarma çalışmalarını daha rahat yapabiliyor.
KARDEŞİ İLE EŞİ BÖLGEDE
10:19 - Muhsin Yazıcıoğlu'nun ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu'nun ardından Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Hanım ile kızı da Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesine geldi. Gülefer Yazıcıoğlu ile kızının bitkin oldukları gözlendi.
BBP'Lİ ŞANVERDİ İSYAN ETTİ
09:41 - BBP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Şanverdi, ''Aziz Türk milleti bugün tarihinin en acı günlerinden birini yaşamaktadır'' dedi. Şanverdi, 14-15 saat önce ''feci bir helikopter kazası geçirmiş olmasına rağmen'' şu ana kadar maalesef bulunamadığını, yanındakilere ve helikoptere de ulaşılamadığını söyledi.
09:37 - Genelkurmay Başkanlığına ait 2 Skorsky helikopter ile 12'şer kişilik 2 özel timin daha bölgeye hareket ettiği bildirildi.
3 BİN ASKER ARIYOR
09:35 - Kahramanmaraş İl Jandarma Alay Komutanı Albay Sezai Akgün ''Bölgede şu an bana bağlı 3 bin asker ve korucu 5 ayrı bölgede arama çalışmalarına devam ediyor. Tüm imkanlarımızla çalışmalarımıza devam ediyoruz.'' dedi.
09:00 - BBP Genel Merkezi'nden Genel Başkan Yardımcısı Üzeyir Tunç cep telefonu sinyali ve helikopter sinyali alındığını açıkladı. Ancak Tunç “10 saat önce bize bu bildirildi. Ama henüz hiçbir sonuca ulaşılamadı.” Dedi.
08:10 - Bu arada, Kahramanmaraş İl Özel İdaresinden getirilen paletli bir dozer, araçların bölgeye sevkini sağlamak amacıyla yol açma çalışmaları yürütüyor.
BAKAN ATALAY'IN ÖNÜ KESİLDİ
08:00 – İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın aracıbir grup BBP'li genç tarafından kesildi. ''Başbuğ Muhsin'' şeklinde bir süre slogan atan gruptakiler, asker ve korucuların uyarıları üzerine park ettikleri aracı yoldan çekti.
KURTARMA EKİBİ DONUYORDU
07:30 - BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nu taşıyan helikopteri arama çalışmaları, aşırı soğuk nedeniyle ekip değiştirilerek sürdürülüyor. Yazıcıoğlu'nun düşen helikopterinin enkazı için başlatılan arama-kurtarma çalışmalarında 2 kişi donma tehlikesi geçirdi.
06:00 - Arama kurtarma ekiplerinde yer alan bir grubun Delikkaya Mevkii'nde donma tehlikesi geçirdiği haberi ulaştı. Gönüllü köylüler olduğu belirtilen 22 kişi bölgeye sevk edilen diğer ekipler tarafından sabah karşı saat 06.00 sıralarında bulunup kurtarıldı.
2 SKORSKY, 1 CASA ARIYOR
04:50 - Başbakanlık Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü Genelkurmay Başkanlığına ait 2 skorsky ve 1 casa uçağının saat 04.30'da hareket ederek, bölgede arama çalışmalarına yeniden başladığını belirtti.
03:00 - Çalışmalar Göksun ilçesinde 2 km’lik bir alanda yoğunlaştı.
DUA EDELİM
00:30 – BBP Genel Sekreteri Yalçın Topçu, BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'yla ilgili olarak kulaktan dolma bilgilere itibar edilmemesini istedi. Topçu, "Allah'ın izne ve yardımıyla bu krizi aşacağız. Genel başkanımız ve yanındaki yaralılar sağ salim kurtulacaklar inşallah. Biz de millet olarak dua edeceğiz." dedi.
25 Mart Salı Günü yaşananlar:
23:05 - Düşen helikopterinin aranması çalışmalarının hava muhalefeti nedeniyle durdurulduğu öğrenildi.
22:50 - BBP Genel Sekreteri Yaşar Topçu, Türk milletinden Yazıcıoğlu ve diğer yaralılar için dua istedi.
22:49 - Göksun Kırcaova'dan sinyallerin alındığı ve bölgeye CASA uçağının yönlendirildiği öğrenildi.
22:33 - Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, cep telefonlarından sinyallerin alındığını ve koordinatların belirlendiğini söyledi. Yıldırım ayrıca Devlet’in tüm imkanlarının seferber edildiğini söylerken enkaza henüz ulaşılamadığını ifade etti.
22:30 - Kahramanmaraş Valisi Mehmet Niyazi Tanılır, İHA muhabiri İsmail Güneş'in son telefon görüşmesinde bölgedeki yoğun sis ve tipiden bahsettiğini söyledi.
20:30 - BBP Genel Sekreteri Yaşar Topçu 250 kişilik askeri ekip ve sivillerle birlikte çalışmaların yürütüldüğünü ifade etti.
19:00 – Başbakanlık’tan BBP lideri Yazıcıoğlu'nu taşıyan helikopterin enkazının koordinatlarının tespit edildiği açıklandı.
ÇELİŞKİLİ BİLGİLER
18:21 - Çelişkili haberler arka arkaya geliyor. Kahramanmaraş Valisi, “enkaza ulaşılamadı” derken Sivas Valisi, “yaralılara ulaşıldı” dedi.
Ancak bu bilgiler doğrulanamadı.
18:20 – Bölgede olağanüstü zor koşullar var. bulunduğunu ve tahmin edilen bölgenin kar altında olduğunu söyleyen Tanıklar, bölgedeki yerel halkında arama kurtarma çalışmalarına katıldığını ifade etti. Kendisinin de kaza bölgesine hareket ettiğini ve bölgeye ulaşmak üzere olduğunu söyleyen Tanıklar, İçişleri Bakanlığı'nın kazayla ilgili gereken hazırlıkları yaptığını kaydetti.
YARALILARA ULAŞILAMADI
18:18- Kahramanmaraş Valisi Mehmet Niyazi Tanıklar, Habertürk'te yaptığı açıklamada, yaralılara henüz ulaşılamadığını söyledi.
18:10 - Ulaştırma Bakanlığı, helikopterle bağlantının tamamen kesildiği ve enkaza cep telefon sinyalleriyle bulunduğu açıklandı.
YAZICIOĞLU'NUN ŞUURU AÇIK
17:15 - Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, ''Bana gelen bilgilere göre, kurtarma ekipleri olay yerine ulaştı. Muhsin Yazıcıoğlu yaralı, şuuru açık"dedi.
YAZICIOĞLU'NUN HELİKOPTERİ DÜŞTÜ
16:30 - BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun da bulunduğu Esas Holding'e ait özel helikopter, dün saat 16.00 sularında, Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesine bağlı Çardak beldesi yakınlarında düştü.
* İlk kez helikopter kiralanmıştı
BBP lideri Yazıcıoğlu, Kahramanmaraş'taki mitingte, Hazine'den yardım almadan siyaset yapan tek siyasi parti olduklarını, ilk defa helikopter kiralayarak miting yaptıklarını söylemişti.
* Beni öldürecek misiniz?
BBP Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır, helikopterin bir hafta önce kiralanması sırasında Yazıcıoğlu’nun helikopterle uçmaya direndiğini açıkladı.
Çayır, Yazıcıoğlu’nun parti yöneticilerine, “Bırakın bu helikopter işlerini, hava koşulları kötü olunca uçamayız. Tehlikeli bir şeyler olur. Beni öldürecek misiniz” dediğini kaydetti.
haber3
27 Mart 2009 Cuma
CHP LİVEKİLDEN TUHAFLIK ACAYİPLİK ÇİRKİN AÇIKLAMA
ACIYI PAYLAŞMAK YERİNE SİYASET YAPTI
CHP'li vekilden tuhaf açıklama
CHP Kahramanmaraş milletvekili Durdu Özbolat, canlı yayında acıyı paylaşmak yerine siyaset yapmayı tercih etti.
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun ile beraber 5 kişinin hayatını kaybettiği kazayla ilgili açıklama yapan Özbolat, canlı yayında 'yerel yöneticileri suçlamak istemiyorum ama' diyerek başladığı konuşmasında Hükümet ve Genelkurmay'a eleştiriler yöneltti
CHP'li vekilden tuhaf açıklama
CHP Kahramanmaraş milletvekili Durdu Özbolat, canlı yayında acıyı paylaşmak yerine siyaset yapmayı tercih etti.
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun ile beraber 5 kişinin hayatını kaybettiği kazayla ilgili açıklama yapan Özbolat, canlı yayında 'yerel yöneticileri suçlamak istemiyorum ama' diyerek başladığı konuşmasında Hükümet ve Genelkurmay'a eleştiriler yöneltti
25 Mart 2009 Çarşamba
Yazıcıoğlu'nun durumu ile ilgili çelişkili bigliler
Yazıcıoğlu'nun durumu ile ilgili çelişkili bigliler
BBP lideri Yazıcıoğlu'nun sağlık durumu ile ilgili çelişkili bilgiler geliyor. İl başkanı ağır olduğu ve hastaneye kaldırıldığı belirtti. Ökkeş Şendiller Yazıcıoğlu'nun ayakta olduğunu duyurdu.
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun Kahramanmaraş'tan Yozgat'a götüren helikopter Yerköy yakınlarında düştü. Kazada, Yazıcıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 5 kişi yaralandı.
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun sağlık durumu ile ilgili çelişkili bilgiler geliyor. İl başkanı ağır olduğu ve hastaneye kaldırıldığı belirtti. Ökkeş Şendiller Yazıcıoğlu'nun ayakta olduğunu duyurdu.
AA muhabirinin Ulaştırma Bakanlığına bağlı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü yetkililerinden aldığı bilgiye göre, saat 13.30'da Kahramanmaraş'tan hareket eden Yazıcıoğlu ile 5 kişinin bulunduğu özel helikopter ile Yozgat'ın Yerköy ilçesi yakınlarında temas kesildi.
Bunun üzerine teknik ekiplerin yaptığı araştırmada helikopterin Yerköy yakınlarında bir dağın eteğine düştüğü anlaşıldı.
Helikopter pilotunun, 112 Acil Yardım'ı aradığı, kazada yaralananlar bulunduğunu belirterek ambulans istediği öğrenildi.
Kazada, Yazıcıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 5 kişi yaralandı. Bölgeye ambulansların sevk edildiği bildirildi.
ÖZEL KALEM MÜDÜRÜ: YAZICIOĞLU'NUN SAĞLIK DURUMU İYİ
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun Özel Kalem Müdürü Okan Köksal, Yazıcıoğlu'nun sağlık durumunun iyi olduğunu bildirdi.
BBP Genel Merkezi'nde bulunan Köksal, Yazıcıoğlu ile telefonla görüştüğünü, görüşmede Yazıcıoğlu'nun ''Yaralıyım. Bilginiz olsun. Helikopterimiz düştü'' dediğini söyledi.
Yetkililere haber verdiklerini belirten Köksal, ''Biz de sonuca ulaşmak için kendi imkanlarımızı kullanıyoruz'' dedi.
BBP lideri Yazıcıoğlu'nun sağlık durumu ile ilgili çelişkili bilgiler geliyor. İl başkanı ağır olduğu ve hastaneye kaldırıldığı belirtti. Ökkeş Şendiller Yazıcıoğlu'nun ayakta olduğunu duyurdu.
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun Kahramanmaraş'tan Yozgat'a götüren helikopter Yerköy yakınlarında düştü. Kazada, Yazıcıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 5 kişi yaralandı.
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun sağlık durumu ile ilgili çelişkili bilgiler geliyor. İl başkanı ağır olduğu ve hastaneye kaldırıldığı belirtti. Ökkeş Şendiller Yazıcıoğlu'nun ayakta olduğunu duyurdu.
AA muhabirinin Ulaştırma Bakanlığına bağlı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü yetkililerinden aldığı bilgiye göre, saat 13.30'da Kahramanmaraş'tan hareket eden Yazıcıoğlu ile 5 kişinin bulunduğu özel helikopter ile Yozgat'ın Yerköy ilçesi yakınlarında temas kesildi.
Bunun üzerine teknik ekiplerin yaptığı araştırmada helikopterin Yerköy yakınlarında bir dağın eteğine düştüğü anlaşıldı.
Helikopter pilotunun, 112 Acil Yardım'ı aradığı, kazada yaralananlar bulunduğunu belirterek ambulans istediği öğrenildi.
Kazada, Yazıcıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 5 kişi yaralandı. Bölgeye ambulansların sevk edildiği bildirildi.
ÖZEL KALEM MÜDÜRÜ: YAZICIOĞLU'NUN SAĞLIK DURUMU İYİ
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun Özel Kalem Müdürü Okan Köksal, Yazıcıoğlu'nun sağlık durumunun iyi olduğunu bildirdi.
BBP Genel Merkezi'nde bulunan Köksal, Yazıcıoğlu ile telefonla görüştüğünü, görüşmede Yazıcıoğlu'nun ''Yaralıyım. Bilginiz olsun. Helikopterimiz düştü'' dediğini söyledi.
Yetkililere haber verdiklerini belirten Köksal, ''Biz de sonuca ulaşmak için kendi imkanlarımızı kullanıyoruz'' dedi.
Doğan'ın anketinde İstanbul ve Ankara
Doğan'ın anketinde İstanbul ve Ankara
CNN TÜRK ve Kanal D yerel seçimlere 4 gün kala Ankara ve İstanbul için yapılan anketin sonuçlarını açıkladı.
25 Mart 2009 04:09
A&G araştırma şirketinin, CNN TÜRK ve Kanal D için Ankara ve İstanbul'da yaptığı 29 Mart Yerel Seçim anketine göre, AK Parti İstanbul ve Ankara'da üstünlüğünü koruyor.
ANKARA
Başkentte bin 213'ü kadın, toplam 2 bin 432 denekle hanede yüz yüze görüşme metoduyla gerçekleştirilen ankete göre, Ankara'da yüzde 32.2 ile AK Parti (Melih Gökçek) önde gidiyor.
AK Parti'yi yüzde 27.4 ile MHP (Mansur Yavaş), yüzde 26.5'le CHP (Murat Karayalçın) izliyor.
Ankara'nın kararsız ve tercihi olmayan seçmeni dağıtıldığında, AK Parti oyları yüzde 36,5'e, MHP oyları yüzde 31,1'e, CHP oyları ise yüzde 30,1'e çıkıyor.
İSTANBUL
İstanbul'daki 38 ilçede bin 215’i kadın toplam 2 bin 437 denekle yapılan ankete bakıldığında ise, AK Parti (Kadir Topbaş) yüzde 41'le ilk sırada yer alıyor.
CHP (Kemal Kılıçdaroğlu) yüzde 32.2, kararsızlar, hiçbiri ve boş oy yüzde 17.6, MHP (Ahmet Turgut) yüzde 3,9, Saadet (Bekaroğlu) ise yüzde 2'ler civarında.
Cevap yok, kararsız, hiçbiri dağıtıldığında ise AKP yüzde 49.7, CHP yüzde 39.1, MHP yüzde 4.7 oy oranına ulaşıyor.
CNN TÜRK ve Kanal D yerel seçimlere 4 gün kala Ankara ve İstanbul için yapılan anketin sonuçlarını açıkladı.
25 Mart 2009 04:09
A&G araştırma şirketinin, CNN TÜRK ve Kanal D için Ankara ve İstanbul'da yaptığı 29 Mart Yerel Seçim anketine göre, AK Parti İstanbul ve Ankara'da üstünlüğünü koruyor.
ANKARA
Başkentte bin 213'ü kadın, toplam 2 bin 432 denekle hanede yüz yüze görüşme metoduyla gerçekleştirilen ankete göre, Ankara'da yüzde 32.2 ile AK Parti (Melih Gökçek) önde gidiyor.
AK Parti'yi yüzde 27.4 ile MHP (Mansur Yavaş), yüzde 26.5'le CHP (Murat Karayalçın) izliyor.
Ankara'nın kararsız ve tercihi olmayan seçmeni dağıtıldığında, AK Parti oyları yüzde 36,5'e, MHP oyları yüzde 31,1'e, CHP oyları ise yüzde 30,1'e çıkıyor.
İSTANBUL
İstanbul'daki 38 ilçede bin 215’i kadın toplam 2 bin 437 denekle yapılan ankete bakıldığında ise, AK Parti (Kadir Topbaş) yüzde 41'le ilk sırada yer alıyor.
CHP (Kemal Kılıçdaroğlu) yüzde 32.2, kararsızlar, hiçbiri ve boş oy yüzde 17.6, MHP (Ahmet Turgut) yüzde 3,9, Saadet (Bekaroğlu) ise yüzde 2'ler civarında.
Cevap yok, kararsız, hiçbiri dağıtıldığında ise AKP yüzde 49.7, CHP yüzde 39.1, MHP yüzde 4.7 oy oranına ulaşıyor.
Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopteri düştü
Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopteri düştü
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun içinde bulunduğu helikopterin Kahramanmaraş'ta düştü. Helikopterde 5 kişi var.
25 Mart 2009 16:25
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun içinde bulunduğu helikopterin Kahramanmaraş'ta düştüğü öğrenildi.
BBP Kahramanmaraş İl Başkanı Nedat Türk Haber 7'ye yaptığı açıklamada, kaza ile ilgili şu bilgileri verdi:
"Genel başkanımız Kahramanmaraş'taki mitingden sonra, Yozgat'a gitmek üzere helikopterle havalandı.
Bir süre sonra emniyet kaynaklarından bize helikopterin düştüğü haberi geldi. Helikopterde bulunan arkadaşlarımızdan birisyle telefonla irtibat kurduk. Kendisinin yaralı olduğunu öğrendik.
Görüşme sırasında telefon kapandı. Genel başkanımız hakkında herhangi bilgiye ulaşamadık.
Helikopterin Göksun Çağlayancerit arasında düştüğünü öğrenebildik"
Ajanslar, helikopterin Yozgat'a iniş sırasında düştüğü aralarında Muhsin Yazıcıoğlu olduğu beş kişinin yaralı olduğu öğrenildi.
(Ayrıntılar gelecek)
(Haber 7)
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun içinde bulunduğu helikopterin Kahramanmaraş'ta düştü. Helikopterde 5 kişi var.
25 Mart 2009 16:25
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun içinde bulunduğu helikopterin Kahramanmaraş'ta düştüğü öğrenildi.
BBP Kahramanmaraş İl Başkanı Nedat Türk Haber 7'ye yaptığı açıklamada, kaza ile ilgili şu bilgileri verdi:
"Genel başkanımız Kahramanmaraş'taki mitingden sonra, Yozgat'a gitmek üzere helikopterle havalandı.
Bir süre sonra emniyet kaynaklarından bize helikopterin düştüğü haberi geldi. Helikopterde bulunan arkadaşlarımızdan birisyle telefonla irtibat kurduk. Kendisinin yaralı olduğunu öğrendik.
Görüşme sırasında telefon kapandı. Genel başkanımız hakkında herhangi bilgiye ulaşamadık.
Helikopterin Göksun Çağlayancerit arasında düştüğünü öğrenebildik"
Ajanslar, helikopterin Yozgat'a iniş sırasında düştüğü aralarında Muhsin Yazıcıoğlu olduğu beş kişinin yaralı olduğu öğrenildi.
(Ayrıntılar gelecek)
(Haber 7)
Etiketler:
Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopteri düştü
Muhsin Yazıcıoğlu (1954 - .... )
Muhsin Yazıcıoğlu (1954 - .... )
Muhsin Yazıcıoğlu (1954 - .... )
1954 yılında, Sivas'ın Şarkışla ilçesi Elmalı Köyü'nde doğdu. Yazıcıoğlu, ilk ve orta öğrenimini Şarkışla'da, üniversite eğitimini Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde yaptı.
1968'de cemiyetçilik çalışmalarına başlayan Yazıcıoğlu, Şarkışla'da Genç Ülkücüler Hareketi'ne katıldı. Muhsin Yazıcıoğlu, üniversite eğitimi için 1972'de Ankara'ya geldikten sonra Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nde görev yapmaya başladı; sırasıyla Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı ve Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı'nda bulundu (1977-78). Yazıcıoğlu, 1978'de faaliyete geçen Ülkücü Gençlik Derneği'nin kurucu Genel Başkanı oldu.
1980 yılına kadar MHP'de Genel Başkan Müşavirliği görevinde bulunan Muhsin Yazıcıoğlu, 12 Eylül 1980'den sonra MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nda yargılandı. 7,5 yıl Mamak Cezaevi'nde kalan Yazıcıoğlu, bu davadan herhangi bir ceza almadı.
Yazıcıoğlu, cezaevinden çıktıktan sonra, cezaevindeki ülkücüler ve onların ailelerine yardım amacıyla kurulan Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfı'nın başkanlığını yaptı.
Yazıcıoğlu, 1987'de Milliyetçi Çalışma Partisi'ne (MÇP) girdi ve Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulundu.
20 Ekim 1991 Milletvekili Genel Seçimlerinde, Refah Partisi (RP), Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) ve Islahatçı Demokrasi Partisi'nin (IDP) oluşturduğu ittifak bünyesinde milletvekili adayı olan Muhsin Yazıcıoğlu, Sivas'tan milletvekili seçildi.
Yazıcıoğlu, 7 Temmuz 1992'de, "içinde bulunduğu partinin siyasi anlayışıyla uyuşamadığı" gerekçesiyle 5 milletvekili arkadaşı ile beraber MÇP'den ayrıldı.
Muhsin Yazıcıoğlu, 29 Ocak 1993'de, MÇP'den ayrılan bir grup arkadaşı ile beraber Büyük Birlik Partisi'ni (BBP) kurdu ve partinin Genel Başkanı oldu.
24 Aralık 1995'te yapılan erken genel seçimlerinde ANAP-BBP ittifakından 20. Dönem Sivas milletvekili olarak yeniden parlamentoya giren Yazıcıoğlu, 28 Şubat 1996'da ANAP'tan istifa ederek, BBP'ye döndü.
Muhsin Yazıcıoğlu, 26 Nisan 1998'de yapılan 3. Büyük Kurultay ve 8 Ekim 2000 tarihindeki 4. Büyük Kurultay'da tekrar BBP Genel Başkanlığına seçildi.
Halen bu görevi sürdürmekte olan Muhsin Yazıcıoğlu, evli ve iki çocuk babasıdır.
Muhsin Yazıcıoğlu (1954 - .... )
1954 yılında, Sivas'ın Şarkışla ilçesi Elmalı Köyü'nde doğdu. Yazıcıoğlu, ilk ve orta öğrenimini Şarkışla'da, üniversite eğitimini Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde yaptı.
1968'de cemiyetçilik çalışmalarına başlayan Yazıcıoğlu, Şarkışla'da Genç Ülkücüler Hareketi'ne katıldı. Muhsin Yazıcıoğlu, üniversite eğitimi için 1972'de Ankara'ya geldikten sonra Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nde görev yapmaya başladı; sırasıyla Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı ve Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı'nda bulundu (1977-78). Yazıcıoğlu, 1978'de faaliyete geçen Ülkücü Gençlik Derneği'nin kurucu Genel Başkanı oldu.
1980 yılına kadar MHP'de Genel Başkan Müşavirliği görevinde bulunan Muhsin Yazıcıoğlu, 12 Eylül 1980'den sonra MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nda yargılandı. 7,5 yıl Mamak Cezaevi'nde kalan Yazıcıoğlu, bu davadan herhangi bir ceza almadı.
Yazıcıoğlu, cezaevinden çıktıktan sonra, cezaevindeki ülkücüler ve onların ailelerine yardım amacıyla kurulan Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfı'nın başkanlığını yaptı.
Yazıcıoğlu, 1987'de Milliyetçi Çalışma Partisi'ne (MÇP) girdi ve Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulundu.
20 Ekim 1991 Milletvekili Genel Seçimlerinde, Refah Partisi (RP), Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) ve Islahatçı Demokrasi Partisi'nin (IDP) oluşturduğu ittifak bünyesinde milletvekili adayı olan Muhsin Yazıcıoğlu, Sivas'tan milletvekili seçildi.
Yazıcıoğlu, 7 Temmuz 1992'de, "içinde bulunduğu partinin siyasi anlayışıyla uyuşamadığı" gerekçesiyle 5 milletvekili arkadaşı ile beraber MÇP'den ayrıldı.
Muhsin Yazıcıoğlu, 29 Ocak 1993'de, MÇP'den ayrılan bir grup arkadaşı ile beraber Büyük Birlik Partisi'ni (BBP) kurdu ve partinin Genel Başkanı oldu.
24 Aralık 1995'te yapılan erken genel seçimlerinde ANAP-BBP ittifakından 20. Dönem Sivas milletvekili olarak yeniden parlamentoya giren Yazıcıoğlu, 28 Şubat 1996'da ANAP'tan istifa ederek, BBP'ye döndü.
Muhsin Yazıcıoğlu, 26 Nisan 1998'de yapılan 3. Büyük Kurultay ve 8 Ekim 2000 tarihindeki 4. Büyük Kurultay'da tekrar BBP Genel Başkanlığına seçildi.
Halen bu görevi sürdürmekte olan Muhsin Yazıcıoğlu, evli ve iki çocuk babasıdır.
24 Mart 2009 Salı
Halk bilimi
Yrd. Doç. Dr. Ali Niyazi İnal tarafından yazıldı
Yeryüzünde farklı bölgelerde yaşayan insanlar, farklı kültürlerin de oluşmasına sebep olmuşlardır. Kültürü meydana getiren maddi ve manevi unsurlar, her millet için ayrı özellikler gösterir. Halkoyunları da her millet için özel olan bu unsurlardan birisidir.
“Halk bilimi; bir ülke halkının kültür yaratmalarını, gelenek, adet, inanış, müzik, törenleri, oyunları, masalları, efsaneleri, türküleri ve geleneksel tiyatrosunu, el sanatlarını, konut mimarisi vb bazı özelliklerini inceleyen bilimdir (Örnek 1971).
Halk oyunları ise, halk bilimi içinde yer alan araştırma konularından birisidir.
Halk oyunları, genel gelişme çizgisi açısından majik (büyüsel), kültik (tapınmayla ilgili) ve gündelik bir toplumsal olay olarak ortaya çıkar. Halk dansları da, ait oldukları halkın ya da ulusun duygu, düşünce ve eğilimlerini, heyecan ve sevinçlerini çeşitli vesilelerle (düğün, bayram v.b. )yansıtan en değerli kültür ürünlerinden birisidir (Narman 1984). Toplum yapısındaki farklılık, sosyo-ekonomik yapı, doğa ve iklim koşullarında halk danslarının da biçimleri farklılaşır (Terzioğlu 1991).
Anadolu, tarih boyunca üzerinde çok farklı devletlerin kurulduğu ve dolayısıyla da çok farklı kültürlerin yaşandığı, geliştiği bir coğrafi bölgedir. Doğu ve batı kültürleri arasında köprü olmuştur. Bu nedenle, çok zengin ve çeşitli dans hareketlerinin yaşandığı bir birikime sahiptir. Anadolu folklorunun, doğu ve batı kültürlerinin bir birinden etkilenmesi nedeniyle içerdiği heterojen öğeler, daima yeni öğelerin eklenebilmesi ve karışımlar oluşturulmasına uygun olmuştur (Koçkar 1998).
1900 yılında Rıza Tevfik BÖLÜKBAŞI tarafından “Ne-Sati Afiyet-Salname-i Tıbbi” adlı tıp yıllığında yayınlanan ve “Raks” başlığını taşıyan yazı halk oyunları üzerinde bugün bile geçerliliğini kaybetmeyen bir yazı olma özelliğini korumaktadır(Fırat Üniversitesi 1984).
Halk oyunları üzerine en büyük ve kayda değer çalışmalar 1932 yılında kurulan Halkevlerinde gerçekleşmiştir. Kuramsal ve uygulamalı çalışmalar yapıldığı, şenlikler düzenlendiği ve her ilde halk oyunları topluluklarının kurulduğu görülmektedir (Eroğlu 1985).
1955 yılında Yapı ve Kredi Bankası tarafından kurulan “Türk Halk Oyunlarını Yaşatma ve Yayma Tesisi” adlı örgüt on dört yıl boyunca dördü bölgesel, on dört halk oyunları festivali düzenlemiştir.
1968 yılında Afyon, Kayseri, Elazığ ve Adana’da düzenlenen dört bölge şenliklerinin iki yıl süren gezileri sırasında Anadolu ve Trakya baştan sona taranmıştır. Binlerce oyun yerinde görülmüş ve incelenmiştir. Fotoğraf, film ve teyple tespit edilen 1600 oyundan 400 kadarının yaşamakta olduğu anlaşılmıştır. Ve yine bu örgüt tarafından 1961 yılında ilk “Halk Dansları Semineri” düzenlenmiştir (Cönger 1987).
Aynı yıl Milli Eğitim Bakanlığı, TRT ve Türk Halk Oyunlarını Yayma ve Yaşatma Tesisinin birlikte düzenledikleri yörelerine göre halk oyunları yarışmaları filme alınmıştır (Baykurt 1976).
1975 yılında Turizm Bakanlığı bünyesinde “Devlet Halk Dansları Topluluğu” nun kurulması, devletin bu alandaki ilk ciddi çalışmasıdır.
Günümüzde ise, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olarak çalışan Milli Folklor Araştırma Dairesi bu alanda çalışma yapan en önemli ve tek resmi kuruluştur.
TÜRK HALK OYUNLARININ SINIFLANDIRILMASI
Türk halk oyunlarının sınıflandırılmasında çok farklı kriterleri dikkate almak mümkündür. Ancak biz bu çalışmamızda halk oyunlarımızı
Konuları, Tür özelliği, Kareoğrafik düzenleri, Çalgı özelliği ve Adlarının anlamlarından yola çıkarak sınıflandırdık.
1. İÇERDİĞİ KONULARA GÖRE HALK OYUNLARI
1.1. İnsan-İnsan İlişkilerini Konu Alan Halk Oyunları
Vuruşma yada kavgayı konu alan halk oyunları;
Silahlı; Hançer barı(Erzurum), Bıçak horonu(Trabzon,Rize).
Silahsız; Harkuşta (Bitlis), Sin sin (Adıyaman).
1.2. Kadın-Erkek İlişkilerini Konu Alan Halk Oyunları
Kıskanç(Kars), Arzu ile Kamber(Edirne).
1.3. Akrabalık İlişkilerini Konu Alan Halk Oyunları
Emmiler(Konya), Musa amca(Diyarbakır).
1.4. Kişi Adlarını Konu Alan Halk Oyunları
Mahir çavuş(Amasya), Ata barı(Artvin).
1.5. Tören Oyunları
Geçiş töreni oyunları (doğum, sünnet, kına gecesi, asker uğurlama.); Çayda çıra, askeran (avreş) (Elazığ), Çiftetelli (Adana).
Dinsel nitelikli oyunlar; Samahlar (Sivas), Sin sin (Adıyaman).
1.6. İnsan-Doğa İlişkilerini Konu Alan Halk Oyunları
Doğayı konu alan halk oyunları; Deniz ve suları konu alan halk oyunları; Horon kurma (Rize, Trabzon), Kelek (Van).
Dağ ve ova adlarını konu alan halk oyunları; Yayla yolları(İçel), Ormandan gel(Uşak).
Meyve ve bitki adlarını konu alan halk oyunları; Zambak(Konya), Kavak(Erzurum).
Doğa olaylarını konu alan halk oyunları; Yağmur duası(Diyarbakır), Kar mı yağdı(Kütahya).
1.7. Hayvan Taklitli Halk Oyunları
Kartal halayı(Bingöl, Diyarbakır), Kurt-kuzu (Diyarbakır). (Koçkar 1987).
2. TÜR ÖZELLİĞİNE GÖRE HALK OYUNLARI
2.1. Halaylar
Genellikle Orta ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde; davul, zurna, klarnet, bağlama, ney, zambur eşliğinde oynanırlar. Halayda dizinin başındaki kişiye ‘Halaybaşı’, sonundaki dansçıya ‘Poççik’ denir. Danstaki hareketlere ağırlama, yanlama, belleme, hoplatma, sektirme gibi yavaştan hızlıya doğru değişik adlar verilir.
İllere Göre Dağılımı Çorum, Sivas, Muğla, Elazığ, Adana, Bitlis, Diyarbakır, Kahramanmaraş, Gaziantep, Bingöl, Hakkari, Hatay, Mardin, Muş, Kayseri, Van, Ankara, Yozgat, Erzurum, Erzincan.
2.2. Barlar
Doğu Anadolu ve Kuzeydoğu Anadolu bölgelerinde oynanır. Dizinin başındaki kişiye ‘Barbaşı’, sonundakine ‘Poççik’ denir. Barların eşik çalgıları davul, zurna, mey, klarnet ve deftir.
İllere Göre Dağılımı Kars, Erzurum, Ağrı, Artvin, Gümüşhane.
2.3. Horonlar
Doğu Karadeniz bölgesinde oynanır. Horonun eşlik çalgıları cura, zurna, davul, kemençe, kaval, koltuk davulu, garmon, akordeon ve mızıkadır.
İllere Göre Dağılımı Samsun, Ordu, Trabzon, Rize, Artvin
2.4. Zeybekler
Orta Anadolu’nun güneyi, Güney Anadolu ve Ege bölgelerinde yaygındır. Bu dansı yapanlara ‘Efe’, ‘Zeybek’, ‘Kızan’ gibi adlar verilir.
Eşlik çalgıları kaba zurna, davul, klarnet, bağlama, def ve darbukadır.
İllere Göre Dağılımı İzmir, Aydın, Denizli, Uşak, Muğla, Kütahya, Bilecik, Çanakkale, Eskişehir.
2.5. Kaşıklı Danslar
Orta ve Güney Anadolu bölgelerinde yaygın olarak oynanır.
Eşlik Çalgıları Klarnet, bağlama, cura bağlama, darbuka, def ve el davuludur. Dansların çoğu türkülüdür.
İllere Göre Dağılımı İçel, Antalya, Konya, Afyon, Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Bursa, Bolu.
2.6. Kaşıklı Karşılamalar
Orta ve Batı Karadeniz bölgelerinde oynanır. Bu dans türüne ‘Karşı-beri, Var-gel’ gibi adlar verilir.
Eşlik Çalgıları Klarnet, bağlama, cura bağlama, kabak kemane, el davulu, darbuka, def ve dare’dir.
İllere Göre Dağılımı Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Bolu, Zonguldak, Sakarya.
2.7. Karşılamalar
Çoklukla Trakya’da, Marmara bölgesinde oynanır. Adından anlaşılacağı gibi iki kişinin karşılıklı oynadığı danslardır. Eşlik çalgıları kaba zurna, klarnet, davul, keman, cümbüş ve ud’dur.
İllere Göre Dağılımı Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul, Çanakkale.
2.8. Horalar (Kasap Oyunları)
Çoklukla Trakya bölgesinde oynanır. Dizinin başında yöneten kişiye ‘Horabaşı’ denir. Eşlik çalgıları: Kaba zurna ve davuldur.
İllere Göre Dağılımı Kırklareli, Edirne, Tekirdağ
2.9. Nanaylar
Leylim oyunları da denir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaygındır. ‘Na, Nay, Le, Ley, Li, Lim’ gibi sözcüklerin türkü arasında ya da nakarat olarak tekrar edilerek kullanılarak dansa eşlik etmesiyle bu adı almıştır.
İllere göre dağılımı: Kars, Erzurum, Artvin, Erzincan, Gaziantep.
2.10. Teke Oyunları
Güney Anadolu’da Toroslarda Türkmen Yörüklerinin oynadığı danslara verilen addır. Osmanlı döneminde bu bölgede ‘Teke Livası’ adıyla anılan bir idari bölge olduğu biliniyor.
Eşlik Çalgıları Bağlama, cura bağlama, kabak kemane, kaval, def, el davulu ve sipsi’dir.
İllere Göre Dağlımı Burdur, Antalya, İçel, Isparta, Afyon.
2.11. Mengiler
Teke Türkmenlerinde toplu ve kaşıklı oynanan danslara verilen addır.
Eşlik Çalgıları Sipsi, kaval, bağlama, cura bağlama, kabak kemane, dare, def, el davulu’dur.
2.12. Bengiler
Batı Anadolu’da oynanan ritmik ve hareketli danslara verilen addır.
Eşlik Çalgıları Klarnet, davul, zurnadır.
İllere Göre Dağılımı Balıkesir, Manisa, Çanakkale,
2.13. Güvendeler
Uludağ ve yöresi Türkmenlerinde genellikle iki kişinin oynadığı bir danstır. Eşlik çalgıları klarnet ve davuldur. İllere Göre Dağılımı Bursa, Balıkesir (Demirsipahi 1975).
3.KAREOĞRAFİK DÜZENLERİNE GÖRE HALK OYUNLARI
3.1. Dansçı Sayısına Göre
3.1.1. Tek Kişilik Danslar
Kadın Dansları Temel Deyren (Muğla), Şeve Kırma (Elazığ), Yoğurt (Eskişehir), Estireyim Mi (Bolu), Kız Havası (Burdur), Çiftetelli Ve Çengi Dansları.
Erkek Dansları Misket, Fidayda, Mor Koyun (Ankara), Kolbastı (Tunceli), Zeybek’ler (İzmir, Aydın, Denizli)
3.1.2. İki Kişilik Danslar
Kadın Dansları Kahveyi Kavururlar (Eskişehir), Ördek (Bolu), Mandalar (Tekirdağ, Kırklareli), Nöbey (Malatya), Silvani (Muş)
Erkek Dansları Kırka Zeybeği, İnönü Zeybeği (Eskişehir), Bıçak Horonu (Rize, Trabzon), Hançer Barı (Erzurum); Garipler Samahı (Sivas), Dokuz Ayak (Bitlis).
3.1.3. Topluluk Halinde Oynanan Danslar
Kadın Dansları Güvercin, Aşşahtan Gelirem (Erzurum), Keçike (Elazığ), Teşi, Acara Kız Horonu (Artvin) Mendil, Goc’öküz (Eskişehir), Çömüdüm (Kütahya), Keziban Yenge (Burdur).
Erkek Dansları Ankara Zeybeği, Sin Sin (Ankara), Koçaklama (Ağrı), Coşkun Çoruh, Horomi, Deli Horon (Artvin), Serenler (Burdur), Baş, Bar, Sekme (Erzurum)
Kadınlı – Erkekli Danslar Atabarı, Şavşat Barı (Artvin), Zigoş, Mendil, Galamatya (Edirne), Fatmalı, Dokuzlu, Hadidiye (Gaziantep), Delilo (Elazığ), Yayla Yolları (İçel).
3.2. Sahne Düzenine Göre Danslar
3.2.1. Halka Biçimli Danslar
İğdeli Gelin (Çorum), Düz Horon (Artvin), Bengi (Balıkesir), Samahlar (Sivas, Erzincan)
Halka Oyunu (Eskişehir)
3.2.2. Dizi Biçimli Danslar Halaylar
(Bingöl, Elazığ, Diyarbakır, Malatya), Bar’lar (Erzurum, Artvin, Kars)
3.3. Adım Biçimlerine Göre Danslar
3.3.1. İlerleyip Geriye Dönen Adımlı Danslar
Horon Kurma (Trabzon), Temirağa (Elazığ, Sivas), Arnavut Halayı (Sivas), Tek Ayak, İki Ayak (Diyarbakır).
3.3.2. Sürekli İlerleyen Adımlı Danslar
Keklik (İçel), Çepikli, Meryem (Gaziantep), Çepik (Bingöl, Diyarbakır),Atabarı, Horomi (Artvin), Mendil (Edirne) (Koçkar 1998).
4. ÇALGI ÖZELLİĞİNE GÖRE HALK OYUNLARI
4.1. Davul-Zurna Eşlikli Danslar
Kabadayı (Edirne), Başbar, İkinci Bar (Erzurum), Halay (Diyarbakır, Bingöl), Harkuşta, Meyroke, Tringo (Bitlis), Bablekam, Şirvani (Van), Çorum Halayı, Çekirge, Sin Sin (Çorum), Ağırlama, Koseyri, Marmara (Gaziantep).
4.2. Davul-Klarnet Eşlikli Danslar
Çayda Çıra, Halay, Avreş (Elazığ), Döne, Kavak, Güvercin, Sallama, Delilo (Erzurum), Diringo, Mehmet Turan Barı (Gümüşhane), Balıkesir Zeybeği, Yerli Zeybek, Balıkesir Bengisi (Balıkesir.
4.3. İnce Sazlı (Klarnet, Keman, Cümbüş, Ud, Darbuka) Danslar
Patrona, Kampana (İstanbul), Ali Paşa, Eski Kasap (Kırklareli), Dörtlen, Name (Kocaeli), Yandım Ayşe, Süslü Jandarma (Manisa), Yayla Yolları, Gabardıç, Şah Boylum (Muğla), Kasap, Kara Gözlüm, Sis Dağı (Sakarya).
4.4. Tulum Eşlikli Danslar
Cilveloy, Sarı Çiçek, Ondört (Artvin), Hemşin Horonu, Memetina (Rize), Üç Ayak, Sarı Seyran, Yayık (Kars).
4.5. Kemençe Eşlikli Danslar
Sıkkara, Horon Kurma, Sallama, Tonya, Atlama (Rize, Trabzon).
4.6. Akordeon Eşlikli Danslar
Ayşat, Yüzbir, Kıskanç, Şeyh Şamil (Kars), Atabarı, Daldalan, Acara Kız Hortumu, Sasa (Artvin)
4.7. Bağlama Eşlikli Danslar
Afyon Zeybeği, Hatçam Çıkmış, Zabbak (Afyon), Fidayda, Misket, Seymen Zeybeği (Ankara), Keklik Zeybeği, Kralın Kızı (Bilecik, Eskişehir), Halimem, Meşeli, Ördek (Bolu), Elindeki Mendil, Yoğurdum Var, Karakuş (Eskişehir).
4.8. Kaval Eşlikli Danslar
Kırka Zeybeği, Tüverek Koran (Eskişehir), Al Yemeni, Halimem, Ördek, Men Men (Bolu), Sarı Zeybek, Cemilem (Antalya), Yörük Ali, Sinanoğlu (Aydın), Azime, Mendili Oyaladım (Balıkesir), Ağırlama, Terşi (Adıyaman)
4.9. Sipsi Eşlikli Danslar
Serenler (Afyon, Burdur, Antalya), İğde Dalları (Afyon), Antalya’nın Mor Üzümü, Teke Zeybeği (Antalya), Gabardıç, Avşar Beyleri, Sarı Zeybek (Burdur), Bidenem, Ferayi, Yörük Kızı (Isparta).
4.10. Mızıka Eşlikli Danslar
Çinçiva, Çarişka, Ancer (Rize).
5. ADLARIN ANLAMLARINA GÖRE HALK OYUNLARI
5.1. Yerleşim Yerinin Adını Alan Danslar
Tekirdağ Karşılaması (Tekirdağ), Çorum Halayı (Çorum), Sivas Halayı (Sivas), Tokat Sarması (Tokat), Tonya Horonu (Trabzon), Safranbolu Çiftetellisi (Zonguldak), Tavas Zeybeği (Denizli), Edremit Zeybeği (Balıkesir), İnönü Zeybeği (Eskişehir), Karaköy Sekmesi (Bolu).
5.2. Adıyla Dans Hareketlerinin Niteliğini Belirten Danslar
5.2.1. Pozisyon Özelliğini Belirten Danslar
Dizkırma (Bingöl), Topal Koşma (Çankırı), Sekme (Çanakkale, Bursa, Erzurum), Tek Ayak (Bingöl, Diyarbakır), Dik Halay, Şeve Kırma (Elazığ), Aşırma, Döne (Erzurum), Çepikli (Gaziantep), Dik Kayda (Giresun), Kırıtma (Kütahya).
5.2.2. Hareketin Hızını Belirten Danslar
Ağır Hava (Bingöl), Ağır Govenk (Bitlis), Ağır Zeybek (Burdur), Deli Horon, Çoşkun Çoruh (Artvin), Kıvrak Halay (Kırşehir).
5.2.3. Meslek Adını Belirten Danslar
Değirmenci (Bitlis, Kastamonu), Pamukçu Bengisi (Balıkesir), Kasap (Edirne), Yağcılar Zeybeği (İzmir), Ormancı (Kastamonu), Turşucu Güzeli (Kütahya), Kasnakçı Oyunu (Sinop), Deveci Emmi (Sivas), Kalaycılar (Kırklareli).
5.2.4. Dansçının Elinde Taşıdığı Eşyanın Adını Belirten Danslar
Bıçak Oyunu (Rize, Trabzon, Erzincan), Hançer Barı (Erzurum), Kaşık Oyunu (Antalya, Konya), Zilli Oyun (Kütahya), Mendilli (Gaziantep), Elindeki Mendil (Eskişehir), Mendil Havası (Tekirdağ), Kılıç-Kalkan (Bursa), Çayda Çıra (Elazığ), Teşi (Artvin).
5.2.5. Adını Rakamlardan Alan Danslar
İki Ayak (Bingöl, Diyarbakır), Ondört (Artvin), İkinci Bar (Erzurum), İki Parmak (Aydın), Bir Altmışlık (Çorum), Dokuzlu (Gaziantep), Yüzbir, Dörtlen (Kars), Üç Oğlan (Kırklareli), Beş Ayak (Malatya)
5.2.6. Adını Renklerden Alan Danslar
Yeşil Olur (Afyon), Sarı Zeybek (Antalya, Burdur, Isparta), Sarı Karınca (Balıkesir), Al Yemeni (Bolu, Bursa), Entarisi Kırmızı (Eskişehir), Yeşilim (Konya), Boz Eşek (Şanlıurfa), Yeşil İpek (Zonguldak) (Koçkar 1998).
Yeryüzünde farklı bölgelerde yaşayan insanlar, farklı kültürlerin de oluşmasına sebep olmuşlardır. Kültürü meydana getiren maddi ve manevi unsurlar, her millet için ayrı özellikler gösterir. Halkoyunları da her millet için özel olan bu unsurlardan birisidir.
“Halk bilimi; bir ülke halkının kültür yaratmalarını, gelenek, adet, inanış, müzik, törenleri, oyunları, masalları, efsaneleri, türküleri ve geleneksel tiyatrosunu, el sanatlarını, konut mimarisi vb bazı özelliklerini inceleyen bilimdir (Örnek 1971).
Halk oyunları ise, halk bilimi içinde yer alan araştırma konularından birisidir.
Halk oyunları, genel gelişme çizgisi açısından majik (büyüsel), kültik (tapınmayla ilgili) ve gündelik bir toplumsal olay olarak ortaya çıkar. Halk dansları da, ait oldukları halkın ya da ulusun duygu, düşünce ve eğilimlerini, heyecan ve sevinçlerini çeşitli vesilelerle (düğün, bayram v.b. )yansıtan en değerli kültür ürünlerinden birisidir (Narman 1984). Toplum yapısındaki farklılık, sosyo-ekonomik yapı, doğa ve iklim koşullarında halk danslarının da biçimleri farklılaşır (Terzioğlu 1991).
Anadolu, tarih boyunca üzerinde çok farklı devletlerin kurulduğu ve dolayısıyla da çok farklı kültürlerin yaşandığı, geliştiği bir coğrafi bölgedir. Doğu ve batı kültürleri arasında köprü olmuştur. Bu nedenle, çok zengin ve çeşitli dans hareketlerinin yaşandığı bir birikime sahiptir. Anadolu folklorunun, doğu ve batı kültürlerinin bir birinden etkilenmesi nedeniyle içerdiği heterojen öğeler, daima yeni öğelerin eklenebilmesi ve karışımlar oluşturulmasına uygun olmuştur (Koçkar 1998).
1900 yılında Rıza Tevfik BÖLÜKBAŞI tarafından “Ne-Sati Afiyet-Salname-i Tıbbi” adlı tıp yıllığında yayınlanan ve “Raks” başlığını taşıyan yazı halk oyunları üzerinde bugün bile geçerliliğini kaybetmeyen bir yazı olma özelliğini korumaktadır(Fırat Üniversitesi 1984).
Halk oyunları üzerine en büyük ve kayda değer çalışmalar 1932 yılında kurulan Halkevlerinde gerçekleşmiştir. Kuramsal ve uygulamalı çalışmalar yapıldığı, şenlikler düzenlendiği ve her ilde halk oyunları topluluklarının kurulduğu görülmektedir (Eroğlu 1985).
1955 yılında Yapı ve Kredi Bankası tarafından kurulan “Türk Halk Oyunlarını Yaşatma ve Yayma Tesisi” adlı örgüt on dört yıl boyunca dördü bölgesel, on dört halk oyunları festivali düzenlemiştir.
1968 yılında Afyon, Kayseri, Elazığ ve Adana’da düzenlenen dört bölge şenliklerinin iki yıl süren gezileri sırasında Anadolu ve Trakya baştan sona taranmıştır. Binlerce oyun yerinde görülmüş ve incelenmiştir. Fotoğraf, film ve teyple tespit edilen 1600 oyundan 400 kadarının yaşamakta olduğu anlaşılmıştır. Ve yine bu örgüt tarafından 1961 yılında ilk “Halk Dansları Semineri” düzenlenmiştir (Cönger 1987).
Aynı yıl Milli Eğitim Bakanlığı, TRT ve Türk Halk Oyunlarını Yayma ve Yaşatma Tesisinin birlikte düzenledikleri yörelerine göre halk oyunları yarışmaları filme alınmıştır (Baykurt 1976).
1975 yılında Turizm Bakanlığı bünyesinde “Devlet Halk Dansları Topluluğu” nun kurulması, devletin bu alandaki ilk ciddi çalışmasıdır.
Günümüzde ise, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olarak çalışan Milli Folklor Araştırma Dairesi bu alanda çalışma yapan en önemli ve tek resmi kuruluştur.
TÜRK HALK OYUNLARININ SINIFLANDIRILMASI
Türk halk oyunlarının sınıflandırılmasında çok farklı kriterleri dikkate almak mümkündür. Ancak biz bu çalışmamızda halk oyunlarımızı
Konuları, Tür özelliği, Kareoğrafik düzenleri, Çalgı özelliği ve Adlarının anlamlarından yola çıkarak sınıflandırdık.
1. İÇERDİĞİ KONULARA GÖRE HALK OYUNLARI
1.1. İnsan-İnsan İlişkilerini Konu Alan Halk Oyunları
Vuruşma yada kavgayı konu alan halk oyunları;
Silahlı; Hançer barı(Erzurum), Bıçak horonu(Trabzon,Rize).
Silahsız; Harkuşta (Bitlis), Sin sin (Adıyaman).
1.2. Kadın-Erkek İlişkilerini Konu Alan Halk Oyunları
Kıskanç(Kars), Arzu ile Kamber(Edirne).
1.3. Akrabalık İlişkilerini Konu Alan Halk Oyunları
Emmiler(Konya), Musa amca(Diyarbakır).
1.4. Kişi Adlarını Konu Alan Halk Oyunları
Mahir çavuş(Amasya), Ata barı(Artvin).
1.5. Tören Oyunları
Geçiş töreni oyunları (doğum, sünnet, kına gecesi, asker uğurlama.); Çayda çıra, askeran (avreş) (Elazığ), Çiftetelli (Adana).
Dinsel nitelikli oyunlar; Samahlar (Sivas), Sin sin (Adıyaman).
1.6. İnsan-Doğa İlişkilerini Konu Alan Halk Oyunları
Doğayı konu alan halk oyunları; Deniz ve suları konu alan halk oyunları; Horon kurma (Rize, Trabzon), Kelek (Van).
Dağ ve ova adlarını konu alan halk oyunları; Yayla yolları(İçel), Ormandan gel(Uşak).
Meyve ve bitki adlarını konu alan halk oyunları; Zambak(Konya), Kavak(Erzurum).
Doğa olaylarını konu alan halk oyunları; Yağmur duası(Diyarbakır), Kar mı yağdı(Kütahya).
1.7. Hayvan Taklitli Halk Oyunları
Kartal halayı(Bingöl, Diyarbakır), Kurt-kuzu (Diyarbakır). (Koçkar 1987).
2. TÜR ÖZELLİĞİNE GÖRE HALK OYUNLARI
2.1. Halaylar
Genellikle Orta ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde; davul, zurna, klarnet, bağlama, ney, zambur eşliğinde oynanırlar. Halayda dizinin başındaki kişiye ‘Halaybaşı’, sonundaki dansçıya ‘Poççik’ denir. Danstaki hareketlere ağırlama, yanlama, belleme, hoplatma, sektirme gibi yavaştan hızlıya doğru değişik adlar verilir.
İllere Göre Dağılımı Çorum, Sivas, Muğla, Elazığ, Adana, Bitlis, Diyarbakır, Kahramanmaraş, Gaziantep, Bingöl, Hakkari, Hatay, Mardin, Muş, Kayseri, Van, Ankara, Yozgat, Erzurum, Erzincan.
2.2. Barlar
Doğu Anadolu ve Kuzeydoğu Anadolu bölgelerinde oynanır. Dizinin başındaki kişiye ‘Barbaşı’, sonundakine ‘Poççik’ denir. Barların eşik çalgıları davul, zurna, mey, klarnet ve deftir.
İllere Göre Dağılımı Kars, Erzurum, Ağrı, Artvin, Gümüşhane.
2.3. Horonlar
Doğu Karadeniz bölgesinde oynanır. Horonun eşlik çalgıları cura, zurna, davul, kemençe, kaval, koltuk davulu, garmon, akordeon ve mızıkadır.
İllere Göre Dağılımı Samsun, Ordu, Trabzon, Rize, Artvin
2.4. Zeybekler
Orta Anadolu’nun güneyi, Güney Anadolu ve Ege bölgelerinde yaygındır. Bu dansı yapanlara ‘Efe’, ‘Zeybek’, ‘Kızan’ gibi adlar verilir.
Eşlik çalgıları kaba zurna, davul, klarnet, bağlama, def ve darbukadır.
İllere Göre Dağılımı İzmir, Aydın, Denizli, Uşak, Muğla, Kütahya, Bilecik, Çanakkale, Eskişehir.
2.5. Kaşıklı Danslar
Orta ve Güney Anadolu bölgelerinde yaygın olarak oynanır.
Eşlik Çalgıları Klarnet, bağlama, cura bağlama, darbuka, def ve el davuludur. Dansların çoğu türkülüdür.
İllere Göre Dağılımı İçel, Antalya, Konya, Afyon, Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Bursa, Bolu.
2.6. Kaşıklı Karşılamalar
Orta ve Batı Karadeniz bölgelerinde oynanır. Bu dans türüne ‘Karşı-beri, Var-gel’ gibi adlar verilir.
Eşlik Çalgıları Klarnet, bağlama, cura bağlama, kabak kemane, el davulu, darbuka, def ve dare’dir.
İllere Göre Dağılımı Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Bolu, Zonguldak, Sakarya.
2.7. Karşılamalar
Çoklukla Trakya’da, Marmara bölgesinde oynanır. Adından anlaşılacağı gibi iki kişinin karşılıklı oynadığı danslardır. Eşlik çalgıları kaba zurna, klarnet, davul, keman, cümbüş ve ud’dur.
İllere Göre Dağılımı Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul, Çanakkale.
2.8. Horalar (Kasap Oyunları)
Çoklukla Trakya bölgesinde oynanır. Dizinin başında yöneten kişiye ‘Horabaşı’ denir. Eşlik çalgıları: Kaba zurna ve davuldur.
İllere Göre Dağılımı Kırklareli, Edirne, Tekirdağ
2.9. Nanaylar
Leylim oyunları da denir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaygındır. ‘Na, Nay, Le, Ley, Li, Lim’ gibi sözcüklerin türkü arasında ya da nakarat olarak tekrar edilerek kullanılarak dansa eşlik etmesiyle bu adı almıştır.
İllere göre dağılımı: Kars, Erzurum, Artvin, Erzincan, Gaziantep.
2.10. Teke Oyunları
Güney Anadolu’da Toroslarda Türkmen Yörüklerinin oynadığı danslara verilen addır. Osmanlı döneminde bu bölgede ‘Teke Livası’ adıyla anılan bir idari bölge olduğu biliniyor.
Eşlik Çalgıları Bağlama, cura bağlama, kabak kemane, kaval, def, el davulu ve sipsi’dir.
İllere Göre Dağlımı Burdur, Antalya, İçel, Isparta, Afyon.
2.11. Mengiler
Teke Türkmenlerinde toplu ve kaşıklı oynanan danslara verilen addır.
Eşlik Çalgıları Sipsi, kaval, bağlama, cura bağlama, kabak kemane, dare, def, el davulu’dur.
2.12. Bengiler
Batı Anadolu’da oynanan ritmik ve hareketli danslara verilen addır.
Eşlik Çalgıları Klarnet, davul, zurnadır.
İllere Göre Dağılımı Balıkesir, Manisa, Çanakkale,
2.13. Güvendeler
Uludağ ve yöresi Türkmenlerinde genellikle iki kişinin oynadığı bir danstır. Eşlik çalgıları klarnet ve davuldur. İllere Göre Dağılımı Bursa, Balıkesir (Demirsipahi 1975).
3.KAREOĞRAFİK DÜZENLERİNE GÖRE HALK OYUNLARI
3.1. Dansçı Sayısına Göre
3.1.1. Tek Kişilik Danslar
Kadın Dansları Temel Deyren (Muğla), Şeve Kırma (Elazığ), Yoğurt (Eskişehir), Estireyim Mi (Bolu), Kız Havası (Burdur), Çiftetelli Ve Çengi Dansları.
Erkek Dansları Misket, Fidayda, Mor Koyun (Ankara), Kolbastı (Tunceli), Zeybek’ler (İzmir, Aydın, Denizli)
3.1.2. İki Kişilik Danslar
Kadın Dansları Kahveyi Kavururlar (Eskişehir), Ördek (Bolu), Mandalar (Tekirdağ, Kırklareli), Nöbey (Malatya), Silvani (Muş)
Erkek Dansları Kırka Zeybeği, İnönü Zeybeği (Eskişehir), Bıçak Horonu (Rize, Trabzon), Hançer Barı (Erzurum); Garipler Samahı (Sivas), Dokuz Ayak (Bitlis).
3.1.3. Topluluk Halinde Oynanan Danslar
Kadın Dansları Güvercin, Aşşahtan Gelirem (Erzurum), Keçike (Elazığ), Teşi, Acara Kız Horonu (Artvin) Mendil, Goc’öküz (Eskişehir), Çömüdüm (Kütahya), Keziban Yenge (Burdur).
Erkek Dansları Ankara Zeybeği, Sin Sin (Ankara), Koçaklama (Ağrı), Coşkun Çoruh, Horomi, Deli Horon (Artvin), Serenler (Burdur), Baş, Bar, Sekme (Erzurum)
Kadınlı – Erkekli Danslar Atabarı, Şavşat Barı (Artvin), Zigoş, Mendil, Galamatya (Edirne), Fatmalı, Dokuzlu, Hadidiye (Gaziantep), Delilo (Elazığ), Yayla Yolları (İçel).
3.2. Sahne Düzenine Göre Danslar
3.2.1. Halka Biçimli Danslar
İğdeli Gelin (Çorum), Düz Horon (Artvin), Bengi (Balıkesir), Samahlar (Sivas, Erzincan)
Halka Oyunu (Eskişehir)
3.2.2. Dizi Biçimli Danslar Halaylar
(Bingöl, Elazığ, Diyarbakır, Malatya), Bar’lar (Erzurum, Artvin, Kars)
3.3. Adım Biçimlerine Göre Danslar
3.3.1. İlerleyip Geriye Dönen Adımlı Danslar
Horon Kurma (Trabzon), Temirağa (Elazığ, Sivas), Arnavut Halayı (Sivas), Tek Ayak, İki Ayak (Diyarbakır).
3.3.2. Sürekli İlerleyen Adımlı Danslar
Keklik (İçel), Çepikli, Meryem (Gaziantep), Çepik (Bingöl, Diyarbakır),Atabarı, Horomi (Artvin), Mendil (Edirne) (Koçkar 1998).
4. ÇALGI ÖZELLİĞİNE GÖRE HALK OYUNLARI
4.1. Davul-Zurna Eşlikli Danslar
Kabadayı (Edirne), Başbar, İkinci Bar (Erzurum), Halay (Diyarbakır, Bingöl), Harkuşta, Meyroke, Tringo (Bitlis), Bablekam, Şirvani (Van), Çorum Halayı, Çekirge, Sin Sin (Çorum), Ağırlama, Koseyri, Marmara (Gaziantep).
4.2. Davul-Klarnet Eşlikli Danslar
Çayda Çıra, Halay, Avreş (Elazığ), Döne, Kavak, Güvercin, Sallama, Delilo (Erzurum), Diringo, Mehmet Turan Barı (Gümüşhane), Balıkesir Zeybeği, Yerli Zeybek, Balıkesir Bengisi (Balıkesir.
4.3. İnce Sazlı (Klarnet, Keman, Cümbüş, Ud, Darbuka) Danslar
Patrona, Kampana (İstanbul), Ali Paşa, Eski Kasap (Kırklareli), Dörtlen, Name (Kocaeli), Yandım Ayşe, Süslü Jandarma (Manisa), Yayla Yolları, Gabardıç, Şah Boylum (Muğla), Kasap, Kara Gözlüm, Sis Dağı (Sakarya).
4.4. Tulum Eşlikli Danslar
Cilveloy, Sarı Çiçek, Ondört (Artvin), Hemşin Horonu, Memetina (Rize), Üç Ayak, Sarı Seyran, Yayık (Kars).
4.5. Kemençe Eşlikli Danslar
Sıkkara, Horon Kurma, Sallama, Tonya, Atlama (Rize, Trabzon).
4.6. Akordeon Eşlikli Danslar
Ayşat, Yüzbir, Kıskanç, Şeyh Şamil (Kars), Atabarı, Daldalan, Acara Kız Hortumu, Sasa (Artvin)
4.7. Bağlama Eşlikli Danslar
Afyon Zeybeği, Hatçam Çıkmış, Zabbak (Afyon), Fidayda, Misket, Seymen Zeybeği (Ankara), Keklik Zeybeği, Kralın Kızı (Bilecik, Eskişehir), Halimem, Meşeli, Ördek (Bolu), Elindeki Mendil, Yoğurdum Var, Karakuş (Eskişehir).
4.8. Kaval Eşlikli Danslar
Kırka Zeybeği, Tüverek Koran (Eskişehir), Al Yemeni, Halimem, Ördek, Men Men (Bolu), Sarı Zeybek, Cemilem (Antalya), Yörük Ali, Sinanoğlu (Aydın), Azime, Mendili Oyaladım (Balıkesir), Ağırlama, Terşi (Adıyaman)
4.9. Sipsi Eşlikli Danslar
Serenler (Afyon, Burdur, Antalya), İğde Dalları (Afyon), Antalya’nın Mor Üzümü, Teke Zeybeği (Antalya), Gabardıç, Avşar Beyleri, Sarı Zeybek (Burdur), Bidenem, Ferayi, Yörük Kızı (Isparta).
4.10. Mızıka Eşlikli Danslar
Çinçiva, Çarişka, Ancer (Rize).
5. ADLARIN ANLAMLARINA GÖRE HALK OYUNLARI
5.1. Yerleşim Yerinin Adını Alan Danslar
Tekirdağ Karşılaması (Tekirdağ), Çorum Halayı (Çorum), Sivas Halayı (Sivas), Tokat Sarması (Tokat), Tonya Horonu (Trabzon), Safranbolu Çiftetellisi (Zonguldak), Tavas Zeybeği (Denizli), Edremit Zeybeği (Balıkesir), İnönü Zeybeği (Eskişehir), Karaköy Sekmesi (Bolu).
5.2. Adıyla Dans Hareketlerinin Niteliğini Belirten Danslar
5.2.1. Pozisyon Özelliğini Belirten Danslar
Dizkırma (Bingöl), Topal Koşma (Çankırı), Sekme (Çanakkale, Bursa, Erzurum), Tek Ayak (Bingöl, Diyarbakır), Dik Halay, Şeve Kırma (Elazığ), Aşırma, Döne (Erzurum), Çepikli (Gaziantep), Dik Kayda (Giresun), Kırıtma (Kütahya).
5.2.2. Hareketin Hızını Belirten Danslar
Ağır Hava (Bingöl), Ağır Govenk (Bitlis), Ağır Zeybek (Burdur), Deli Horon, Çoşkun Çoruh (Artvin), Kıvrak Halay (Kırşehir).
5.2.3. Meslek Adını Belirten Danslar
Değirmenci (Bitlis, Kastamonu), Pamukçu Bengisi (Balıkesir), Kasap (Edirne), Yağcılar Zeybeği (İzmir), Ormancı (Kastamonu), Turşucu Güzeli (Kütahya), Kasnakçı Oyunu (Sinop), Deveci Emmi (Sivas), Kalaycılar (Kırklareli).
5.2.4. Dansçının Elinde Taşıdığı Eşyanın Adını Belirten Danslar
Bıçak Oyunu (Rize, Trabzon, Erzincan), Hançer Barı (Erzurum), Kaşık Oyunu (Antalya, Konya), Zilli Oyun (Kütahya), Mendilli (Gaziantep), Elindeki Mendil (Eskişehir), Mendil Havası (Tekirdağ), Kılıç-Kalkan (Bursa), Çayda Çıra (Elazığ), Teşi (Artvin).
5.2.5. Adını Rakamlardan Alan Danslar
İki Ayak (Bingöl, Diyarbakır), Ondört (Artvin), İkinci Bar (Erzurum), İki Parmak (Aydın), Bir Altmışlık (Çorum), Dokuzlu (Gaziantep), Yüzbir, Dörtlen (Kars), Üç Oğlan (Kırklareli), Beş Ayak (Malatya)
5.2.6. Adını Renklerden Alan Danslar
Yeşil Olur (Afyon), Sarı Zeybek (Antalya, Burdur, Isparta), Sarı Karınca (Balıkesir), Al Yemeni (Bolu, Bursa), Entarisi Kırmızı (Eskişehir), Yeşilim (Konya), Boz Eşek (Şanlıurfa), Yeşil İpek (Zonguldak) (Koçkar 1998).
Artvin Yöresel Türküleri Ve Halk Oyunları
Artvin Yöresel Türküleri Ve Halk Oyunları (ATA BARI)
ATABARI
1936-1937 yıllarında Artvin oyun ekibi, Büyük Ata’nın isteği ile Balkan Festivaline çağrılır. Murat Coşkun ve Ahmet Çevik’in anlattıklarına göre ekip, Halvaşi Servet Başkanlığında Hüseyin, Murat, Ahmet, Ziver, Tahsin ve Ali Beylerden kuruludur.
Çağrı üzerine yola çıkan ekip 20 günde Tophane’ye ulaşır. Görevlilerce karşılanan ekip, konuk ekiplerle tanıştırılır. Büyük Ata, kırk gün, kırk gece süren eğlenceleri özellikle izlemektedir. Dolmabahçe sarayında gösterilerin yapıldığı salon hınça hınç doludur.
Ata Savarona ile gece saat 11.00-11.30’da, bandonun vals çalışı ile gelirler. Artvin oyun ekibi, o gece programın sunucusudur.
Murat Coşkun, bu geceyi şöyle anlatmaktadır:”Oyunlarımız; Düz horon, Deli Horon,Sasa Artvin barı ile oynayacağımız bugünkü Atabarı idi. Oyunlar beşer dakika ile sınırlıydı. Çağrıldık; diğer oyunlar bitip sıra Artvin barına gelince, salon çınladı. Öteden beri Ata’yı gözle izliyordum.
Yerinden kalktı, piste doğru ilerledi. Ziver’le Hüseyin Gürel’in arasında oyuna girdi. Ata’yı gören diğer büyüklerde kalktılar. Oyuncular yirmibeş otuz kişi oldu. Benden pınar gibi ter akmaya başladı. Ata’nın oyununa çalgı çalmak zordu.
Gecenin en coşkun bölümü olan buan, yirmi dakika sürdü, Ata ve yanındakiler ayrıldıktan sonra bizler Maradit Deli Horonu adı ile “ Şimdiki hemşin horonu” oynadık ve gösteri bitti.
Park Otel’de ekiplere verilen yemekte Ata özel beğeni ile Artvin ekibine birer kadeh rakı sundular. Bizler teşekkür ile karşılık verince, üçer tane badem verdiler. Yemedik, sakladık. Artvin’e dönüşte Valimiz, gezi izlenimlerimizi dinlemek üzere bizleri topladı. Bizde söz arasında Ata’nın bizimle oyun oynadığını anlattık. Bademlerini kendilerine sunduk.
İşte bu izlenimlerin verdiği duygu ve düşünce ile barın adının Ata’mızın adı ile ölmezleştirilmesi ve Vali Beyin bizlere önder olmasını istedik. Uygun buldular. Anımsadığıma göre, Ata’ya çekilen tel, şu anlamda idi: Balkan festivalinde ekibimizle lütfederek oynadığınız Artvin barını “ATABARI” olarak adınızla ölümsüzleştirmek istiyoruz, izninizi dileriz. Gelen yanıt (cevapta) ise uygun bulunduğu “Muvafıktır” şeklinde belirtmekte idi.”
İşte Atabarı, o günleri yaşayanların anlatımı ile Atatürk’e atfen “ATABARI” ismini almıştır. Oyunda sayı sınırı olmayıp, kız-erkek-karma veya yalnız kız, yalnız erkek olarakta oynanır. Oyun, sağ yay üzerinde yarım daire, başlangıç ve bitişte düz çizgi halinde oynamaktadır. Oyun, günümüze kadar geleneksel forumları içerisinde sergilenmiştir. (Kaynak: Sarı Çiçek Aylık Halkbilimi Gazetesi-Artvin), 19 Temmuz 1973 (Mustafa AZİZAĞAOĞLU)
ATABARI
Bu babamın evidir
Tahtaları kavidir
Çalın vurun oynayın
Burası düğün yeridir.
Uzun uzun kamışlar
Ucunu budamışlar
Benim elâ gözlümü
Gurbete yollamışlar
Ben bir uzun kamışım
Yoluna dikilmişim
İster al ister alma
Alnına yazılmışım.
Bahçesi var bağı var
Ayvası var narı var
Atamızdan yadigâr
Bizde Ata Barı Var.
AHÇİK BARI-AKÇİK BARI
Ahçik barı, atabarı oyununu andırır. Farklı olarak figürlerin sağa ve sola yapılarak vuruşları vardır. Tek sıra bağımlı, sağ yönden çizilen yay üzerinde oynanır.
Ahçik barı, bir çok oyunda olduğu gibi yine düğün,bayram ve eğlencelerde yalnız kadınlar tarafından oynanan bir oyundur. Oyunun geleneksel tavrı yarım daire biçiminde sağ yay üzerinde oynanan düzenlemeler, oyunun geleneksel tavrı içerisinde yapılmıştır. içerisinde yapılmış olup değişiklikler söz konusu değildir.
ARHAVİ CANLISI
Bu oyunda yeni ve ortaya pek çıkmamış oyunlarımızdandır. Hem müzik hem de oyun bakımından çok hareketlidir. Arhavi' nin Murgul' a yakın kısımlarında oynanır. Erkekler ve kızlar ayrı ayrı oynarlar . İsmini yine Arhaviden almıştır. Canlılığı ve hareketli oluşu özelliğidir. Müzik olarak davul, zurna veya kemençe kullanılır.
Bu oyunun biraz daha değişik olan bir türü Barhal ve Rize ye yakın köylerde oynanmaktadır. Yaylanmaları ile titremelerle ileri geri gelme ve sekmelerle Karadeniz ekibinin oynadığı horonların özelliğini gösterir. Denizin dalgasından ekin tarlasının rüzgar etkisi ile yatıp kalkmasından balığın titremesi gibi tüm esintiler oyunda mevcuttur.
CİLVELOY
Cilveloy, genellikle halka yapısı biçimde oynanan bir kadın oyunudur. Oyun oynanırken, atma türküler söylenerek karşılıklı soru ve cevaplarla oynanan oldukça estetik bir yapıya sahip, sağa sola yürüme ve üçleme figürlerinden oluşur.
Cilveloy, düğün ve eğlencelerde daha çok türkü olarak söylenip kadınlar tarafından oynanır. Oyun, ismini türkü sözlerinden almıştır. Oyunda anlatılmak istenilen tema beğenme, beğenilme ve kur yapma gibi genelde düğün ve özel eğlencelerde oynanır. Halka yapısı biçiminde oynanmaktadır.
COŞKUN ÇORUH
Yöremizde, bahar aylarında kar sularının erimesi, yağmurun yağması ile çeşitli dere ve ırmakların Çoruh nehrine dökülmesi sonucu azgın bir hale gelen nehir, bölge halkımıza çoğu zaman mal ve can kaybına neden olmaktadır. Bu nedenle oyun, Çoruh’u konu alarak, yaz ayları durgunluğu ile bahar aylarındaki azgın anlarını sergilemektedir.
Oyun kapalı halka içerisinde ağır olarak başlar; hareketler anında hızlanarak devam ettirilir. Oldukça sert oynanan bir oyundur. Ağır bölümleri ezgi ile oynanır. Hızlı bölümleri ise sadece ritim eşliğinde oynanır. Oyun, yalnız erkekler tarafında oynanır. Oyun anonim olup ilk kuran kişi hakkında kesin bulgu yoktur. Oyunun başlangıç ve bitişi, düz çizgi olup, halka yapısı içinde oynanır. Belli sayı sınırı yok; ancak, çok kalabalık sayılarla,oyun, hızlı olması yüzünden oynanmaz. Oyun, herhangi bir düzenlemeyle şekillendirilmemiş, geleneksel formu içerisinde oynanır.
DELİ HORON
Deli horon, halka yapısı içinde oynanan, Artvin’in temel oyunlarından biridir. Horona “Deli” ön adının takılması, oyunun “deli dolu” diye tabir edilen biçimde oynanmasından kaynaklanmaktadır. Figürlerin birçok bölümü gerginlik, sertlik ve gerilim içerisinde canlı olarak yapılması, oyuna bu niteliği kazandırmaktadır.
Oyunda coşkuyu sağlamak için, atılan uzun nağaralar (Kıcına) esastır. Komut, veren tarafından her figürü belirleyen yöresel tabirlerle (Yöresel sözlerle) anında verilir.Örneğin : Başla, başla-işle, işle kollar üste, Kollar siya-kındır oyna, Dura dura-Kollar çabuk-Gel oguna diza-Vuur orta topuk gibi belli komutlarla oyun yönetilir.
Oyunu oynayanlar, belli bir sayı ile sınırlanamaz; genellikle açık hava ve harman gibi yerlerde oynanır. Oyunun kaynakçası hakkında ve hazırlanışı, oynanışı, hareketliliği yörede birlik, beraberlik ve dayanışma sembolü olduğuna, kararlılık ve güçlük ifadesini belirttiği yolunda ortak düşünceye varılmıştır.
Halk arasında bu oyuna ilişkin olarak, deli horon oynanan yerde “Kırk yıl ot bitmez” sözü yaygındır. Oyun, ayrıca bazı kesimlerde (Kuçen deli horonu, Kocabey deli horonu) gibi isimlerde oynanır. Oyun kuran kişi bilinmeyip Artvin ve beldelerinin en güzide oyunudur. Yalnız erkekler tarafından oynanır.
DÖNE
Döne oyunu, bir genç kızın elinde aynası ile yüzüne bakarak kaşlını, gözünü, saçlarını düzeltmesi ile ve oyun içerisinde de görüldüğü gibi her yöne dönüşü ile, genç kızın kendi kendini süslemesi ile, haz duyarak kuruntu içerisinde oynanan bir oyundur.
Oyun, tek sıra bağımlı sağ yöne çizilen yay üzerinde oynanır. Oyunun içerisinde yer alan döne “Dönüş” figürlerinde döne ismini alır. Öne çift sol,çift sağ ayak çıkararak sola ve sağa çift sağ ayak çekerek yine öne ve yana el çırparak, dört yönlü dönerek, öne çöküş yaparak belli sırayla oynanır. Oyun komutları “hop” diye verilir.
Oyun, beğenme,beğenilme temalarını işleyip sadece kadınlar , genç kızlar tarafından oynanır. Belli bir sayı sınırı olmayıp oyunu ilk kuran kişi kesin belli olmayıp anonimleşmiş bir oyundur.
DÜZ HORON (VARAGELA)
Yukarıda üç isim altında toplanan bu oyun, yörede değişik isimlerle oynanmasına rağmen, aynı karakteri taşıyan bir oyundur.
Düz horon, genellikle düğünlerde kız ve erkek tarafından birleşerek, dostluklarının sembolü olarak, çoğunlukla yüz açımı törenlerinde oynanan bir tür oyundur.
Düz horon, halka yapısı biçiminde oynanan temel oyunlardan olup, hareketli, estetik, oldukça canlı bir oyundur. Oyuna düz horon denmesinin (Bazı yerlerde adi horonda) iki neden olabileceği kanısındayız. Birincisi, genellikle düz horon , düz bir alanda (Harman) da oynanmasından benzetilmiştir. İkincisi ise, Çoruh nehrinin durgun anlarını sembolize etmiş olması, oyuna, zaman zamanda durgun Çoruh’ta söylenir.
Oyunun başlangıcından bitişine kadar, belli bir tempo ve coşku ile oynanması, uzun nağraları ile oldukça estetik bir yapıya sahiptir. Oyun, belli bir sayı ile sınırlanamaz. Yörede en çok oynanan bir oyundur ve en kalabalık kitlenin katılımıyla, büyük bir coşkuyla oynanır. Oyun, çeşitli isimler altında tek karakterde oynanan oyundur.
HEMŞİN OYUNU
Hemşin horonu, yörede yaşayan “hemşinliler” tarafından oynanan bir oyundur. Daha çok sahil kesmi , Hopa civarında, halka yapısı içerisinde, genellikle tulum eşliğinde oynanır. Oyun 7/8 ritimle (7/8’lik) oynanır.
Artvin civarlarında, bir düğünde gençlerden kurulu bir oyun ekibinin, gösterisinde oyunun oynandığı yerin tahtadan; yani ağaçtan yapılan bir zemin üzerine sertçe vurmaları, sıçrayıp düşmeleri sonucunda sahnenin çökmesi, bir benzetme ile oyuna “Atom” denmesine neden olmuştur.
Hemşin oyunu, yine kendi komutlarıyla yönlendirilir. Örneğin: Siya, siya-Savuş, savuş-Geldum, geç-Geçte,dura-Geldi Hemşin gibi tabirlerle söylenip belli bir sayı ile oyuncular sınırlanamaz. Oyunun oldukça sert ve akıcı olması, yöre oyunlarının tipik örneğidir. Oyun, yalnız erkekler tarafından oynanır.
KARABAĞ
Yöremizin coğrafi konumu , arazi ve iş gücünün çok zorlu şartlar içerisinde yapılması nedeni ile hayırlı işler, kız köçürme, oğlan evlenmelerde düğün ve nişan gibi törenler genelde iş gücünün az olduğu güz aylarına bırakılır. Ancak, “gönül ferman dinlemez” deyiminden yola çıkan bir genç oğlan, bir kıza deli gibi vurulur. Kara sevdaya düşer. İş, güç, yaz, kış, bahar, dinlemez; yaz aylarında aile büyüklerini kız evine elçiliğe gönderir. Fakat, yukarıda bahsettiğimiz gibi tabiatı ile kız evi büyükleri, “yaylalar insin, bağlar bozulsun hele bir bakalım” gibi sebeplerle geri çevrilir. Yaylaların bozulması, bağlardaki hasatın toplanması, kız hazırlığının tamamlanması, karşı dağlara kar yağması ile belli olurmuş. Aşık genç, hergün kalkıp dağlara bakarmış; kar ne zaman yağacak diye Nihayet bir sabah kalkar ki, karşı dağlara kar yağmış; gencin aşırı haz duyması ve sevinci ile dağa doğru “kara bak! Karabağ” diyerek, hem oynayıp hemde bağırarak dağa doğru koşmasıyla sevincinden kaynaklanan bir aşık oyunudur. Karadağ, tema olarak Azeri kökenli olup, aynı sevinci paylaşan kızın da öyküsünü konu olarak, karşılıklı oynanan bir oyundur. Oyunu ilk kuran kişi bilinmemekte, oyun bir kız-bir erkek tarafından solo gösteri nitelikli, beğenme, beğenilme sevgi ve aşkı konu alır. Düğün ve özel eğlencelerde çok oynanır. Belli sayı sınırlamadan, isteyen kızlı-erkekli kalkıp oynarlar.
KOBAK
Kobak bölgemizde bir köy adıdır. Oyun halka yapısı biçiminde genellikle tulum eşliğinde erkekler tarafından oynanır. Bu oyun Yusufeli ilçemizin yakınında Kobak köyünden adını almıştır. Oyun içerisinde, belli bir yerde, ezgi değişir ve bu bölümde türkü söylenir. Sonra tekrar oyun müziğine geçilerek, oyuna devam edilir. Oyunun kaynaklanması Çoruh nehri ile de ilgilidir. Oyun içerisinde bazı figürler, Çoruh nehri üzerinde kürek çekme hareketlerini gösterir.
Kobak oyunu, belli başlı komutlarla, Topal, topa-İşle, işle-üç vur sağa, üçte sola çek kürek çekha vurdu kobak gibi terimlerle kendine özgü bir oyundur. Oyun, halk arasında sıkça olarak genelde erkekler tarafından oynanır; kız-erkek karmada oynanabilir. Daha çok düğünlerde harmanda oynanır. Belli bir sayı sınırı yoktur. Oyun, halka yapısı biçiminde oynanır. Oyun, ismini bir köy adıyla almıştır. Oyunu ilk kuran kişinin o köyden olması gibi, kesin bir bulgu yoktur.
KOÇERİ-KOÇÇARİ
Koçeri, adını bir erkek isminden almıştır. Bu kişi , çok gezen, çok dolanan, yerinde durmayan bir kişidir.
Hâlende günümüzde çok gezenlere derler ki tabiri caize “Koçeri misin, ne gezip duruyorsun?” Bölgede, genç kızların bir kahramana olan duygu ve çağrısını dile getirir bir oyundur. Genç kızların bir koçeriye vurulmasıyla onun gördükleri zaman beğenilmek maksadıyla oynadıkları bir oyundur. Oyun oynanırken bu kahramanı da şöyle davet ederler. “Oy ninni koçeri, sallanda gel içeri” diye oynanıp söylenerek, mısralarla kahramanı davet ederler.
Oyun, halay yürüyüşü gibi başlar; hızlanma çapraz ve çöküş
figürlerinden oluşur. Oyun, halka yapısı biçiminde oynanıp belli bir
sayı sınırı yoktur. Oyunu kuran kişi (Koççari) isimli bir erkek
olduğu araştırılmış olup, genç kızların bu koççariye karşı
duygularını dile getirmeye çalıştıkları bir oyundur.
MENDO BARI
Araştırmalara göre “Mendo”, bir erkek ismidir. Aynı kişinin, oyunu, kendisinin uyarladığı bilinmektedir. Kişinin, haz duyarak oynadığı söylenmektedir. Oyun ağır hareketlerle başlar; birden hızlanan bir tempo ile devam eder. Oyun içerisinde çok yönlü dönüşler olup, tek sıra bağımlı ve sağ yöne çizilen yay üzerinde oynanır. Oyunun içindeki üçleme figürleri, diğer oyunların bir çoğunda görülen tipik figürlerinden biridir. Yürüyerek ayak çekme, üçleme, çöküş gibi figürlerin belli bir sırayı takip ederek, yavaş ve hızlı bir şekilde oynanmasından oluşur. Oyun, kişinin adını konu alan bir oyundur. Oyun, kızlı-erkekli veya yalnız erkekler tarafından da oynanır. Oyun kişinin kendini gösterme amacı ile daha çok düğünlerde oynanır.
SARI ÇİÇEK (SARI KIZ)
Sarı çiçek, yörede çok yaygın bir oyundur. Yörede, sarı kızın,etkin olması konusunda birçok rivayetler vardır. Ancak bunlardan biri, en sağlıklısıdır. Yaptığımız araştırmalara göre 1124 senesinde Çoruh boylarında yerleşen Hıristiyan Kipçak Türklerini, müslüman yapmak maksadıyla Mısır’dan, adı “Şehsan” olan Şeyh, kuvvetleri ile Çoruh vadisine gelirler. Orada bulunan Benek hakimin,sarışın,gökyüzü kadar güzel,sarı saçlı kızını görünce aşık olur. Şehsan ile kızın arasında büyük bir aşk başlar. Kız, müslümanlığı kabul eder; ancak, babası buna asla razı olmaz. Kızın babası Şehsan’ın kuvvetleri ile çarpışmaya başlar. Benek hakimi üstün kuvvetleri ile çarpışma sonucunda Şehsan’ın ordusunu bozguna uğratır. Şehsan sevgilisini yanına alarak, tüm ordusu kılıçtan geçirilir.
Şehsan ve sevgilisi sarı kız, kurtulma ümidi ile dağın yamaçlarına doğru kaçmak isterler. Benek hakimi askerleri tarafından görülür ve peşlerine düşülerek şehit edilirler.
Oyunun bu olaydan kaynaklandığı, Şehsan’ın sevgilisi Sarı kızın
nazı ve sonra aşklarının birleşmesi arasındaki öyküyü temsil ettiği
kabul edilir. Oyun, düğün ve daha çok eğlencelerde oynanır. Bir
kız, bir erkek tarafından sevgiyi, aşkı ve naz yapmayı konu
almıştır.
SOL AYAK
Bu oyun kendisini pek göstermemiş yani tanınmamıştır. Tulumla
oynanır. Sol ayakdenmesinin sebebi Erenköy de sol ayağı topal bir
kadının bu oyuna olan düşkünlüğü ve çok iyi oynayışı nedeni iledir.
Yaygın değildir. Erenköy, Moğun, Uçer, Kivi gibi köylerde oynanır.
Oyunun komutları sol ayakta verilir. Tek sıra veya yarım daire
şeklinde oynanır. Kulağa hoş gelen bir müziği vardır. Çalgı
kesinlikle tulumdur. Komutlar koppa , sağlı sollu ile, dura gibi
verilir.
ŞAHLAN (ŞEYHA)
Şahlan, yörede daha çok yükselmeyi, büyümeyi, onuru,gururu, kahramanlığı simgeleyen bir sözcük olarak kullanılır.
Taşımacılık,ulaşım ve çete savaşlarında At’ ın önemi büyük olan bu bölgemizde de hayvanın şahlanıp iki ayak üstüne kalkması, yükseliş ve sevinci tanımlamasıyla, oyundaki yükseliş anındaki bağırmalar, buradaki kahramanlık duygusunun sembolüdür.
Başlangıç ve bitiş hariç, kapalı halka halinde oynanır. Oyun içerisindeki yaylanma, halay karakterine sekmeli koşma (Sağ yana doğru), çöküşleri ve topuk üçlemelerinden oluşur. Ardından anlaşıldığı gibi oyun, (Şahlanmayı,yükselmeyi) sevinci simgeler. Oyun oynanırken bu şahlanış açıkça görülür. Erkeklik ve kadınlık varlığının sağlanması, kahramanlık duygularının vurgulanmasıdır.
Oyun, “Hop, hopde...” komutları ile oynanır. Oyun, anonim olup, kuran kişinin kesin bulgusu yoktur. Diğer oyunlar gibi çok fazla oynanan bir oyun değildir. Kız-erkek karma oynandığı gibi yalnız erkek olarakta oynanır.
ŞAVŞAT BARI (Çift Jandarma)
Şavşat Barı, genellikle türküsü söylenerek oynanan diğer bar türlerinden, üç ayak,ağır bar gibi isimler altında toplanıp oynanan bir oyundur.
Oyunun bulgusu ise, çok eski tarihlere dayalı bir aşk öyküsüdür. İki genç arasında büyük bir aşk başlar. Bu karasevdayı bilmeyen kalmaz. Birçok insan, bu gençler için nağmeler yapıp türküler söylerler. Artık kızı istemenin zamanı gelmiştir. Genç oğlan, kızı istetir; ancak, kız babasının kesin razılığı olmaz. Herşeye rağmen geri çevirir. Kızını bir başkasına (Beşik kertmesi) sözlemiştir. Bahar ayları gelince köylerden, yaylalardan göç başlar. Bu göçler halk arasında büyük eğlencelerle tertiplenir.; bunlarda yer yer isimlendirilir. Bu mevkideki ismi ise (Vargoda) yayık yaylamak, yayla zamanı eğlenceleri olarak bilinir. İşte bu tarihlerde, genç oğlan,sevdiği kızın verileceği genci vurur ve köyden kaçar. Köy halkının yaylaya çıkmasını bekler ve o gün gelir. Köy halkı, binbir eğlence masallarıyla göçe koyulur. Uzunca bir yol aldıktan sonra, ilk konaklayacakları mevkiye gelirler. O düzlüğün, yani mevkinin ismi (Vaket)’tir. Vaket’e gelirler. Genç oğlan, sevdiği kızında orada olacağını bildiğinden, bunu takip eder. Köy halkı burada eğlenmeye başlar. Davul,zurnalar çalınır;türküler söylenir.; oynanır; koçlar kesilir; kebaplar vurulur; yiyilip içilir. Genç oğlan, halkın arasına gelir; uzaktan sevdiği kızı gözler,kızda sevdiğini görür ama, bir türlü yaklaşamazlar. Bakışıp hasret giderirler. O arada genç kız, birde ne görsün, karşıdan iki jandarma geliyor; sevdiğini götürecekleri genç kızın içine doğuyor. Genç kız, acılar ve üzüntüler içerisinde ağlayarak jandarmanın görünmesiyle ağıt yakarak bu türküyü söylüyor ve ağlıyor.
Oyunun türkü sözlerinde ise, Çift jandarma geliyor kaymakam konağından, Fiske vursam kan damlar, kırmızı yanağından,böyle esinlendiği gibi birde, Cebi dolu paketi, giyme yeşil caketi, Yar Allah’ın seversen, gel dolanak Vaketi’nde ise sevdiği genç, yeşil bir ceketle oraya gelir; bu, tanınırsın anlamında. Gel dolanak vaketi ise, kaçmak anlamında sevdiği gence çağrı yaparak söylenen bir türküdür.
Daha sonra bu öyküyü yaşayanlar, gençlere atfen ve hatırlamak, yaşatmak maksadıyla halk arasında türküsü söylenip oyuna dökmüşlerdir. Oyun, halk arasında sıkça oynanan bir oyundur. Belli bir sayı sınırı yoktur; kız-erkek genelde karma olarak oynanır. Oyun, çizgi ile başlayıp yarım daire sağ yay üzerinde oynanır.
TEŞİ
Artvin ve civarında, genelde iç kesimlerde, toplu iş gücüne dayalı birlikte yapılan çalışmalara “Meci-İmece” adıyla toplanırlar. Yöre halkı kış gecelerinin boş geçmesi, gece eğlenceleri yapılması amacıyla, yün eğirme, mısır ayıklama, tütün doğrama gibi bazı işlerini kış gecelerinde, komşuları davet ederek hem çalışır; hem de gece eğlenceleri düzenlerler. Bunlar maniler, bilmeceler,karşılıklı atma türküler ve orta oyunları gibi eğlencelerden oluşur.
Teşi ise yün eğirmeye yarayan aracın ismidir. Teşi, ağarşak ve iğden oluşan, ağaç bir araçtır. Bu araçla, yünden iplik yapılmasını canlandıran yün eğirmeyi temsil eden bir oyundur. Oyun oynanırken ayak, el figürleri ile adeta yün eğiriyormuş gibi gerçek figürlerle gösterilir.Oyun figürleri, estetik yönden ağırlık taşır.; ayak üzerinde esneyerek yürünür ve elde teşi ile yün eğrilir. Teşi oyunu, kadınlar tarafından oynanır. Belli bir sayı sınırlaması olmayı genellikle bağımsız ferdi olarak oynanır. Teşhi havası olarak ta anılan oyuna ait ilk nota derlemesi 1945 yılında Muzaffer SARISÖZEN tarafından yapılmış ve TRT Repertuarına kazandırılmıştır.
UZUN DERE
Uzun dere, yörede, gelinin (Puhaça) yoğururken genç kız ve kadınlar tarafından oynanan bir oyundur. Uzun dere “İnce dere” , yörede bir yer ismidir. Oyun. İçerisinde anlatımı bu yörede daha çok yapıldığı için, ismini bu bölgeden almıştır. Uzun dere oyununu oynayan oyuncuların ellerinde buğday, arpa daneleri, oyunla birlikte gelinin başına serpiştirilir. İnanışa göre gelinin rızıklı, bereketli olması inancı ile temsil edilir.
Gelin, hamur yoğururken teknenin içine lira veya bozuk para atılır. Bu da aynı anlam içerisinde, gelinin, bolluk bereketlilik getirme inancını simgeler. Hamur pişirildikten sonra etrafındakilerce yenmesi için parça parça kırılıp dağıtılır. Ekmeğin içindeki para kime çıkarsa, uğurlu sayıldığından saklanır. Ekmeğin içinde para çıkan kişi genç kız veya erkekse, bu parayı gece yastığının altına koyup yattığı zaman, kendi kısmetini görürmüş diye inanılır. Oyun, düğünlerde yüz açımı töreninden sonra damat evinde, puğaça yoğrulup, gelinin bereketli olması dileğiyle oynanan , belli sayı sınırı olmayıp genç kız ve kadınlar tarafından oynanır. Oyun ferdi hareketlerle oynanır. Oyunu kuran kişi çok eski bulgulara dayalı olup gerçek kaynağı bilinmektedir.
ÜÇ AYAK – AĞIR BAR
Yurdumuzun bir çok yöresinde adımlardan ismini alan, bölgemizde de aynı isim altında bar türünde oynanan bir oyundur. Oyunun ağırlama, hoplatma, hızlanma bölümleri vardır. Oyunun üç ayak adında oynanması, üç adım kuralına bağlı olmasındandır. Oyun, tek sıra bağımlı, sağ yöne çizilen tek sıra halinde oynanır. Bölgemizde bu tür oyunlar, bir çok isim altında oynansa bile, hepsini toplayıcı özellik olarak üç ayak ismi kullanılır.
Yöremizde, ağırlama bölümlerinde, bu tür oyunlarda kadınlar ve erkekler tarafından, karşılıklı atma türküleri söyleyerek oynanabilmektedir. Oyun, sağ yay üzerinde yarım daire formunda oynanır. Kız-erkek karma veya yalnız bilinmemektedir. Halk arasında düğünlerde, harmanda sıkça oynanılan bir oyundur.
Kaynak Site:
ATABARI
1936-1937 yıllarında Artvin oyun ekibi, Büyük Ata’nın isteği ile Balkan Festivaline çağrılır. Murat Coşkun ve Ahmet Çevik’in anlattıklarına göre ekip, Halvaşi Servet Başkanlığında Hüseyin, Murat, Ahmet, Ziver, Tahsin ve Ali Beylerden kuruludur.
Çağrı üzerine yola çıkan ekip 20 günde Tophane’ye ulaşır. Görevlilerce karşılanan ekip, konuk ekiplerle tanıştırılır. Büyük Ata, kırk gün, kırk gece süren eğlenceleri özellikle izlemektedir. Dolmabahçe sarayında gösterilerin yapıldığı salon hınça hınç doludur.
Ata Savarona ile gece saat 11.00-11.30’da, bandonun vals çalışı ile gelirler. Artvin oyun ekibi, o gece programın sunucusudur.
Murat Coşkun, bu geceyi şöyle anlatmaktadır:”Oyunlarımız; Düz horon, Deli Horon,Sasa Artvin barı ile oynayacağımız bugünkü Atabarı idi. Oyunlar beşer dakika ile sınırlıydı. Çağrıldık; diğer oyunlar bitip sıra Artvin barına gelince, salon çınladı. Öteden beri Ata’yı gözle izliyordum.
Yerinden kalktı, piste doğru ilerledi. Ziver’le Hüseyin Gürel’in arasında oyuna girdi. Ata’yı gören diğer büyüklerde kalktılar. Oyuncular yirmibeş otuz kişi oldu. Benden pınar gibi ter akmaya başladı. Ata’nın oyununa çalgı çalmak zordu.
Gecenin en coşkun bölümü olan buan, yirmi dakika sürdü, Ata ve yanındakiler ayrıldıktan sonra bizler Maradit Deli Horonu adı ile “ Şimdiki hemşin horonu” oynadık ve gösteri bitti.
Park Otel’de ekiplere verilen yemekte Ata özel beğeni ile Artvin ekibine birer kadeh rakı sundular. Bizler teşekkür ile karşılık verince, üçer tane badem verdiler. Yemedik, sakladık. Artvin’e dönüşte Valimiz, gezi izlenimlerimizi dinlemek üzere bizleri topladı. Bizde söz arasında Ata’nın bizimle oyun oynadığını anlattık. Bademlerini kendilerine sunduk.
İşte bu izlenimlerin verdiği duygu ve düşünce ile barın adının Ata’mızın adı ile ölmezleştirilmesi ve Vali Beyin bizlere önder olmasını istedik. Uygun buldular. Anımsadığıma göre, Ata’ya çekilen tel, şu anlamda idi: Balkan festivalinde ekibimizle lütfederek oynadığınız Artvin barını “ATABARI” olarak adınızla ölümsüzleştirmek istiyoruz, izninizi dileriz. Gelen yanıt (cevapta) ise uygun bulunduğu “Muvafıktır” şeklinde belirtmekte idi.”
İşte Atabarı, o günleri yaşayanların anlatımı ile Atatürk’e atfen “ATABARI” ismini almıştır. Oyunda sayı sınırı olmayıp, kız-erkek-karma veya yalnız kız, yalnız erkek olarakta oynanır. Oyun, sağ yay üzerinde yarım daire, başlangıç ve bitişte düz çizgi halinde oynamaktadır. Oyun, günümüze kadar geleneksel forumları içerisinde sergilenmiştir. (Kaynak: Sarı Çiçek Aylık Halkbilimi Gazetesi-Artvin), 19 Temmuz 1973 (Mustafa AZİZAĞAOĞLU)
ATABARI
Bu babamın evidir
Tahtaları kavidir
Çalın vurun oynayın
Burası düğün yeridir.
Uzun uzun kamışlar
Ucunu budamışlar
Benim elâ gözlümü
Gurbete yollamışlar
Ben bir uzun kamışım
Yoluna dikilmişim
İster al ister alma
Alnına yazılmışım.
Bahçesi var bağı var
Ayvası var narı var
Atamızdan yadigâr
Bizde Ata Barı Var.
AHÇİK BARI-AKÇİK BARI
Ahçik barı, atabarı oyununu andırır. Farklı olarak figürlerin sağa ve sola yapılarak vuruşları vardır. Tek sıra bağımlı, sağ yönden çizilen yay üzerinde oynanır.
Ahçik barı, bir çok oyunda olduğu gibi yine düğün,bayram ve eğlencelerde yalnız kadınlar tarafından oynanan bir oyundur. Oyunun geleneksel tavrı yarım daire biçiminde sağ yay üzerinde oynanan düzenlemeler, oyunun geleneksel tavrı içerisinde yapılmıştır. içerisinde yapılmış olup değişiklikler söz konusu değildir.
ARHAVİ CANLISI
Bu oyunda yeni ve ortaya pek çıkmamış oyunlarımızdandır. Hem müzik hem de oyun bakımından çok hareketlidir. Arhavi' nin Murgul' a yakın kısımlarında oynanır. Erkekler ve kızlar ayrı ayrı oynarlar . İsmini yine Arhaviden almıştır. Canlılığı ve hareketli oluşu özelliğidir. Müzik olarak davul, zurna veya kemençe kullanılır.
Bu oyunun biraz daha değişik olan bir türü Barhal ve Rize ye yakın köylerde oynanmaktadır. Yaylanmaları ile titremelerle ileri geri gelme ve sekmelerle Karadeniz ekibinin oynadığı horonların özelliğini gösterir. Denizin dalgasından ekin tarlasının rüzgar etkisi ile yatıp kalkmasından balığın titremesi gibi tüm esintiler oyunda mevcuttur.
CİLVELOY
Cilveloy, genellikle halka yapısı biçimde oynanan bir kadın oyunudur. Oyun oynanırken, atma türküler söylenerek karşılıklı soru ve cevaplarla oynanan oldukça estetik bir yapıya sahip, sağa sola yürüme ve üçleme figürlerinden oluşur.
Cilveloy, düğün ve eğlencelerde daha çok türkü olarak söylenip kadınlar tarafından oynanır. Oyun, ismini türkü sözlerinden almıştır. Oyunda anlatılmak istenilen tema beğenme, beğenilme ve kur yapma gibi genelde düğün ve özel eğlencelerde oynanır. Halka yapısı biçiminde oynanmaktadır.
COŞKUN ÇORUH
Yöremizde, bahar aylarında kar sularının erimesi, yağmurun yağması ile çeşitli dere ve ırmakların Çoruh nehrine dökülmesi sonucu azgın bir hale gelen nehir, bölge halkımıza çoğu zaman mal ve can kaybına neden olmaktadır. Bu nedenle oyun, Çoruh’u konu alarak, yaz ayları durgunluğu ile bahar aylarındaki azgın anlarını sergilemektedir.
Oyun kapalı halka içerisinde ağır olarak başlar; hareketler anında hızlanarak devam ettirilir. Oldukça sert oynanan bir oyundur. Ağır bölümleri ezgi ile oynanır. Hızlı bölümleri ise sadece ritim eşliğinde oynanır. Oyun, yalnız erkekler tarafında oynanır. Oyun anonim olup ilk kuran kişi hakkında kesin bulgu yoktur. Oyunun başlangıç ve bitişi, düz çizgi olup, halka yapısı içinde oynanır. Belli sayı sınırı yok; ancak, çok kalabalık sayılarla,oyun, hızlı olması yüzünden oynanmaz. Oyun, herhangi bir düzenlemeyle şekillendirilmemiş, geleneksel formu içerisinde oynanır.
DELİ HORON
Deli horon, halka yapısı içinde oynanan, Artvin’in temel oyunlarından biridir. Horona “Deli” ön adının takılması, oyunun “deli dolu” diye tabir edilen biçimde oynanmasından kaynaklanmaktadır. Figürlerin birçok bölümü gerginlik, sertlik ve gerilim içerisinde canlı olarak yapılması, oyuna bu niteliği kazandırmaktadır.
Oyunda coşkuyu sağlamak için, atılan uzun nağaralar (Kıcına) esastır. Komut, veren tarafından her figürü belirleyen yöresel tabirlerle (Yöresel sözlerle) anında verilir.Örneğin : Başla, başla-işle, işle kollar üste, Kollar siya-kındır oyna, Dura dura-Kollar çabuk-Gel oguna diza-Vuur orta topuk gibi belli komutlarla oyun yönetilir.
Oyunu oynayanlar, belli bir sayı ile sınırlanamaz; genellikle açık hava ve harman gibi yerlerde oynanır. Oyunun kaynakçası hakkında ve hazırlanışı, oynanışı, hareketliliği yörede birlik, beraberlik ve dayanışma sembolü olduğuna, kararlılık ve güçlük ifadesini belirttiği yolunda ortak düşünceye varılmıştır.
Halk arasında bu oyuna ilişkin olarak, deli horon oynanan yerde “Kırk yıl ot bitmez” sözü yaygındır. Oyun, ayrıca bazı kesimlerde (Kuçen deli horonu, Kocabey deli horonu) gibi isimlerde oynanır. Oyun kuran kişi bilinmeyip Artvin ve beldelerinin en güzide oyunudur. Yalnız erkekler tarafından oynanır.
DÖNE
Döne oyunu, bir genç kızın elinde aynası ile yüzüne bakarak kaşlını, gözünü, saçlarını düzeltmesi ile ve oyun içerisinde de görüldüğü gibi her yöne dönüşü ile, genç kızın kendi kendini süslemesi ile, haz duyarak kuruntu içerisinde oynanan bir oyundur.
Oyun, tek sıra bağımlı sağ yöne çizilen yay üzerinde oynanır. Oyunun içerisinde yer alan döne “Dönüş” figürlerinde döne ismini alır. Öne çift sol,çift sağ ayak çıkararak sola ve sağa çift sağ ayak çekerek yine öne ve yana el çırparak, dört yönlü dönerek, öne çöküş yaparak belli sırayla oynanır. Oyun komutları “hop” diye verilir.
Oyun, beğenme,beğenilme temalarını işleyip sadece kadınlar , genç kızlar tarafından oynanır. Belli bir sayı sınırı olmayıp oyunu ilk kuran kişi kesin belli olmayıp anonimleşmiş bir oyundur.
DÜZ HORON (VARAGELA)
Yukarıda üç isim altında toplanan bu oyun, yörede değişik isimlerle oynanmasına rağmen, aynı karakteri taşıyan bir oyundur.
Düz horon, genellikle düğünlerde kız ve erkek tarafından birleşerek, dostluklarının sembolü olarak, çoğunlukla yüz açımı törenlerinde oynanan bir tür oyundur.
Düz horon, halka yapısı biçiminde oynanan temel oyunlardan olup, hareketli, estetik, oldukça canlı bir oyundur. Oyuna düz horon denmesinin (Bazı yerlerde adi horonda) iki neden olabileceği kanısındayız. Birincisi, genellikle düz horon , düz bir alanda (Harman) da oynanmasından benzetilmiştir. İkincisi ise, Çoruh nehrinin durgun anlarını sembolize etmiş olması, oyuna, zaman zamanda durgun Çoruh’ta söylenir.
Oyunun başlangıcından bitişine kadar, belli bir tempo ve coşku ile oynanması, uzun nağraları ile oldukça estetik bir yapıya sahiptir. Oyun, belli bir sayı ile sınırlanamaz. Yörede en çok oynanan bir oyundur ve en kalabalık kitlenin katılımıyla, büyük bir coşkuyla oynanır. Oyun, çeşitli isimler altında tek karakterde oynanan oyundur.
HEMŞİN OYUNU
Hemşin horonu, yörede yaşayan “hemşinliler” tarafından oynanan bir oyundur. Daha çok sahil kesmi , Hopa civarında, halka yapısı içerisinde, genellikle tulum eşliğinde oynanır. Oyun 7/8 ritimle (7/8’lik) oynanır.
Artvin civarlarında, bir düğünde gençlerden kurulu bir oyun ekibinin, gösterisinde oyunun oynandığı yerin tahtadan; yani ağaçtan yapılan bir zemin üzerine sertçe vurmaları, sıçrayıp düşmeleri sonucunda sahnenin çökmesi, bir benzetme ile oyuna “Atom” denmesine neden olmuştur.
Hemşin oyunu, yine kendi komutlarıyla yönlendirilir. Örneğin: Siya, siya-Savuş, savuş-Geldum, geç-Geçte,dura-Geldi Hemşin gibi tabirlerle söylenip belli bir sayı ile oyuncular sınırlanamaz. Oyunun oldukça sert ve akıcı olması, yöre oyunlarının tipik örneğidir. Oyun, yalnız erkekler tarafından oynanır.
KARABAĞ
Yöremizin coğrafi konumu , arazi ve iş gücünün çok zorlu şartlar içerisinde yapılması nedeni ile hayırlı işler, kız köçürme, oğlan evlenmelerde düğün ve nişan gibi törenler genelde iş gücünün az olduğu güz aylarına bırakılır. Ancak, “gönül ferman dinlemez” deyiminden yola çıkan bir genç oğlan, bir kıza deli gibi vurulur. Kara sevdaya düşer. İş, güç, yaz, kış, bahar, dinlemez; yaz aylarında aile büyüklerini kız evine elçiliğe gönderir. Fakat, yukarıda bahsettiğimiz gibi tabiatı ile kız evi büyükleri, “yaylalar insin, bağlar bozulsun hele bir bakalım” gibi sebeplerle geri çevrilir. Yaylaların bozulması, bağlardaki hasatın toplanması, kız hazırlığının tamamlanması, karşı dağlara kar yağması ile belli olurmuş. Aşık genç, hergün kalkıp dağlara bakarmış; kar ne zaman yağacak diye Nihayet bir sabah kalkar ki, karşı dağlara kar yağmış; gencin aşırı haz duyması ve sevinci ile dağa doğru “kara bak! Karabağ” diyerek, hem oynayıp hemde bağırarak dağa doğru koşmasıyla sevincinden kaynaklanan bir aşık oyunudur. Karadağ, tema olarak Azeri kökenli olup, aynı sevinci paylaşan kızın da öyküsünü konu olarak, karşılıklı oynanan bir oyundur. Oyunu ilk kuran kişi bilinmemekte, oyun bir kız-bir erkek tarafından solo gösteri nitelikli, beğenme, beğenilme sevgi ve aşkı konu alır. Düğün ve özel eğlencelerde çok oynanır. Belli sayı sınırlamadan, isteyen kızlı-erkekli kalkıp oynarlar.
KOBAK
Kobak bölgemizde bir köy adıdır. Oyun halka yapısı biçiminde genellikle tulum eşliğinde erkekler tarafından oynanır. Bu oyun Yusufeli ilçemizin yakınında Kobak köyünden adını almıştır. Oyun içerisinde, belli bir yerde, ezgi değişir ve bu bölümde türkü söylenir. Sonra tekrar oyun müziğine geçilerek, oyuna devam edilir. Oyunun kaynaklanması Çoruh nehri ile de ilgilidir. Oyun içerisinde bazı figürler, Çoruh nehri üzerinde kürek çekme hareketlerini gösterir.
Kobak oyunu, belli başlı komutlarla, Topal, topa-İşle, işle-üç vur sağa, üçte sola çek kürek çekha vurdu kobak gibi terimlerle kendine özgü bir oyundur. Oyun, halk arasında sıkça olarak genelde erkekler tarafından oynanır; kız-erkek karmada oynanabilir. Daha çok düğünlerde harmanda oynanır. Belli bir sayı sınırı yoktur. Oyun, halka yapısı biçiminde oynanır. Oyun, ismini bir köy adıyla almıştır. Oyunu ilk kuran kişinin o köyden olması gibi, kesin bir bulgu yoktur.
KOÇERİ-KOÇÇARİ
Koçeri, adını bir erkek isminden almıştır. Bu kişi , çok gezen, çok dolanan, yerinde durmayan bir kişidir.
Hâlende günümüzde çok gezenlere derler ki tabiri caize “Koçeri misin, ne gezip duruyorsun?” Bölgede, genç kızların bir kahramana olan duygu ve çağrısını dile getirir bir oyundur. Genç kızların bir koçeriye vurulmasıyla onun gördükleri zaman beğenilmek maksadıyla oynadıkları bir oyundur. Oyun oynanırken bu kahramanı da şöyle davet ederler. “Oy ninni koçeri, sallanda gel içeri” diye oynanıp söylenerek, mısralarla kahramanı davet ederler.
Oyun, halay yürüyüşü gibi başlar; hızlanma çapraz ve çöküş
figürlerinden oluşur. Oyun, halka yapısı biçiminde oynanıp belli bir
sayı sınırı yoktur. Oyunu kuran kişi (Koççari) isimli bir erkek
olduğu araştırılmış olup, genç kızların bu koççariye karşı
duygularını dile getirmeye çalıştıkları bir oyundur.
MENDO BARI
Araştırmalara göre “Mendo”, bir erkek ismidir. Aynı kişinin, oyunu, kendisinin uyarladığı bilinmektedir. Kişinin, haz duyarak oynadığı söylenmektedir. Oyun ağır hareketlerle başlar; birden hızlanan bir tempo ile devam eder. Oyun içerisinde çok yönlü dönüşler olup, tek sıra bağımlı ve sağ yöne çizilen yay üzerinde oynanır. Oyunun içindeki üçleme figürleri, diğer oyunların bir çoğunda görülen tipik figürlerinden biridir. Yürüyerek ayak çekme, üçleme, çöküş gibi figürlerin belli bir sırayı takip ederek, yavaş ve hızlı bir şekilde oynanmasından oluşur. Oyun, kişinin adını konu alan bir oyundur. Oyun, kızlı-erkekli veya yalnız erkekler tarafından da oynanır. Oyun kişinin kendini gösterme amacı ile daha çok düğünlerde oynanır.
SARI ÇİÇEK (SARI KIZ)
Sarı çiçek, yörede çok yaygın bir oyundur. Yörede, sarı kızın,etkin olması konusunda birçok rivayetler vardır. Ancak bunlardan biri, en sağlıklısıdır. Yaptığımız araştırmalara göre 1124 senesinde Çoruh boylarında yerleşen Hıristiyan Kipçak Türklerini, müslüman yapmak maksadıyla Mısır’dan, adı “Şehsan” olan Şeyh, kuvvetleri ile Çoruh vadisine gelirler. Orada bulunan Benek hakimin,sarışın,gökyüzü kadar güzel,sarı saçlı kızını görünce aşık olur. Şehsan ile kızın arasında büyük bir aşk başlar. Kız, müslümanlığı kabul eder; ancak, babası buna asla razı olmaz. Kızın babası Şehsan’ın kuvvetleri ile çarpışmaya başlar. Benek hakimi üstün kuvvetleri ile çarpışma sonucunda Şehsan’ın ordusunu bozguna uğratır. Şehsan sevgilisini yanına alarak, tüm ordusu kılıçtan geçirilir.
Şehsan ve sevgilisi sarı kız, kurtulma ümidi ile dağın yamaçlarına doğru kaçmak isterler. Benek hakimi askerleri tarafından görülür ve peşlerine düşülerek şehit edilirler.
Oyunun bu olaydan kaynaklandığı, Şehsan’ın sevgilisi Sarı kızın
nazı ve sonra aşklarının birleşmesi arasındaki öyküyü temsil ettiği
kabul edilir. Oyun, düğün ve daha çok eğlencelerde oynanır. Bir
kız, bir erkek tarafından sevgiyi, aşkı ve naz yapmayı konu
almıştır.
SOL AYAK
Bu oyun kendisini pek göstermemiş yani tanınmamıştır. Tulumla
oynanır. Sol ayakdenmesinin sebebi Erenköy de sol ayağı topal bir
kadının bu oyuna olan düşkünlüğü ve çok iyi oynayışı nedeni iledir.
Yaygın değildir. Erenköy, Moğun, Uçer, Kivi gibi köylerde oynanır.
Oyunun komutları sol ayakta verilir. Tek sıra veya yarım daire
şeklinde oynanır. Kulağa hoş gelen bir müziği vardır. Çalgı
kesinlikle tulumdur. Komutlar koppa , sağlı sollu ile, dura gibi
verilir.
ŞAHLAN (ŞEYHA)
Şahlan, yörede daha çok yükselmeyi, büyümeyi, onuru,gururu, kahramanlığı simgeleyen bir sözcük olarak kullanılır.
Taşımacılık,ulaşım ve çete savaşlarında At’ ın önemi büyük olan bu bölgemizde de hayvanın şahlanıp iki ayak üstüne kalkması, yükseliş ve sevinci tanımlamasıyla, oyundaki yükseliş anındaki bağırmalar, buradaki kahramanlık duygusunun sembolüdür.
Başlangıç ve bitiş hariç, kapalı halka halinde oynanır. Oyun içerisindeki yaylanma, halay karakterine sekmeli koşma (Sağ yana doğru), çöküşleri ve topuk üçlemelerinden oluşur. Ardından anlaşıldığı gibi oyun, (Şahlanmayı,yükselmeyi) sevinci simgeler. Oyun oynanırken bu şahlanış açıkça görülür. Erkeklik ve kadınlık varlığının sağlanması, kahramanlık duygularının vurgulanmasıdır.
Oyun, “Hop, hopde...” komutları ile oynanır. Oyun, anonim olup, kuran kişinin kesin bulgusu yoktur. Diğer oyunlar gibi çok fazla oynanan bir oyun değildir. Kız-erkek karma oynandığı gibi yalnız erkek olarakta oynanır.
ŞAVŞAT BARI (Çift Jandarma)
Şavşat Barı, genellikle türküsü söylenerek oynanan diğer bar türlerinden, üç ayak,ağır bar gibi isimler altında toplanıp oynanan bir oyundur.
Oyunun bulgusu ise, çok eski tarihlere dayalı bir aşk öyküsüdür. İki genç arasında büyük bir aşk başlar. Bu karasevdayı bilmeyen kalmaz. Birçok insan, bu gençler için nağmeler yapıp türküler söylerler. Artık kızı istemenin zamanı gelmiştir. Genç oğlan, kızı istetir; ancak, kız babasının kesin razılığı olmaz. Herşeye rağmen geri çevirir. Kızını bir başkasına (Beşik kertmesi) sözlemiştir. Bahar ayları gelince köylerden, yaylalardan göç başlar. Bu göçler halk arasında büyük eğlencelerle tertiplenir.; bunlarda yer yer isimlendirilir. Bu mevkideki ismi ise (Vargoda) yayık yaylamak, yayla zamanı eğlenceleri olarak bilinir. İşte bu tarihlerde, genç oğlan,sevdiği kızın verileceği genci vurur ve köyden kaçar. Köy halkının yaylaya çıkmasını bekler ve o gün gelir. Köy halkı, binbir eğlence masallarıyla göçe koyulur. Uzunca bir yol aldıktan sonra, ilk konaklayacakları mevkiye gelirler. O düzlüğün, yani mevkinin ismi (Vaket)’tir. Vaket’e gelirler. Genç oğlan, sevdiği kızında orada olacağını bildiğinden, bunu takip eder. Köy halkı burada eğlenmeye başlar. Davul,zurnalar çalınır;türküler söylenir.; oynanır; koçlar kesilir; kebaplar vurulur; yiyilip içilir. Genç oğlan, halkın arasına gelir; uzaktan sevdiği kızı gözler,kızda sevdiğini görür ama, bir türlü yaklaşamazlar. Bakışıp hasret giderirler. O arada genç kız, birde ne görsün, karşıdan iki jandarma geliyor; sevdiğini götürecekleri genç kızın içine doğuyor. Genç kız, acılar ve üzüntüler içerisinde ağlayarak jandarmanın görünmesiyle ağıt yakarak bu türküyü söylüyor ve ağlıyor.
Oyunun türkü sözlerinde ise, Çift jandarma geliyor kaymakam konağından, Fiske vursam kan damlar, kırmızı yanağından,böyle esinlendiği gibi birde, Cebi dolu paketi, giyme yeşil caketi, Yar Allah’ın seversen, gel dolanak Vaketi’nde ise sevdiği genç, yeşil bir ceketle oraya gelir; bu, tanınırsın anlamında. Gel dolanak vaketi ise, kaçmak anlamında sevdiği gence çağrı yaparak söylenen bir türküdür.
Daha sonra bu öyküyü yaşayanlar, gençlere atfen ve hatırlamak, yaşatmak maksadıyla halk arasında türküsü söylenip oyuna dökmüşlerdir. Oyun, halk arasında sıkça oynanan bir oyundur. Belli bir sayı sınırı yoktur; kız-erkek genelde karma olarak oynanır. Oyun, çizgi ile başlayıp yarım daire sağ yay üzerinde oynanır.
TEŞİ
Artvin ve civarında, genelde iç kesimlerde, toplu iş gücüne dayalı birlikte yapılan çalışmalara “Meci-İmece” adıyla toplanırlar. Yöre halkı kış gecelerinin boş geçmesi, gece eğlenceleri yapılması amacıyla, yün eğirme, mısır ayıklama, tütün doğrama gibi bazı işlerini kış gecelerinde, komşuları davet ederek hem çalışır; hem de gece eğlenceleri düzenlerler. Bunlar maniler, bilmeceler,karşılıklı atma türküler ve orta oyunları gibi eğlencelerden oluşur.
Teşi ise yün eğirmeye yarayan aracın ismidir. Teşi, ağarşak ve iğden oluşan, ağaç bir araçtır. Bu araçla, yünden iplik yapılmasını canlandıran yün eğirmeyi temsil eden bir oyundur. Oyun oynanırken ayak, el figürleri ile adeta yün eğiriyormuş gibi gerçek figürlerle gösterilir.Oyun figürleri, estetik yönden ağırlık taşır.; ayak üzerinde esneyerek yürünür ve elde teşi ile yün eğrilir. Teşi oyunu, kadınlar tarafından oynanır. Belli bir sayı sınırlaması olmayı genellikle bağımsız ferdi olarak oynanır. Teşhi havası olarak ta anılan oyuna ait ilk nota derlemesi 1945 yılında Muzaffer SARISÖZEN tarafından yapılmış ve TRT Repertuarına kazandırılmıştır.
UZUN DERE
Uzun dere, yörede, gelinin (Puhaça) yoğururken genç kız ve kadınlar tarafından oynanan bir oyundur. Uzun dere “İnce dere” , yörede bir yer ismidir. Oyun. İçerisinde anlatımı bu yörede daha çok yapıldığı için, ismini bu bölgeden almıştır. Uzun dere oyununu oynayan oyuncuların ellerinde buğday, arpa daneleri, oyunla birlikte gelinin başına serpiştirilir. İnanışa göre gelinin rızıklı, bereketli olması inancı ile temsil edilir.
Gelin, hamur yoğururken teknenin içine lira veya bozuk para atılır. Bu da aynı anlam içerisinde, gelinin, bolluk bereketlilik getirme inancını simgeler. Hamur pişirildikten sonra etrafındakilerce yenmesi için parça parça kırılıp dağıtılır. Ekmeğin içindeki para kime çıkarsa, uğurlu sayıldığından saklanır. Ekmeğin içinde para çıkan kişi genç kız veya erkekse, bu parayı gece yastığının altına koyup yattığı zaman, kendi kısmetini görürmüş diye inanılır. Oyun, düğünlerde yüz açımı töreninden sonra damat evinde, puğaça yoğrulup, gelinin bereketli olması dileğiyle oynanan , belli sayı sınırı olmayıp genç kız ve kadınlar tarafından oynanır. Oyun ferdi hareketlerle oynanır. Oyunu kuran kişi çok eski bulgulara dayalı olup gerçek kaynağı bilinmektedir.
ÜÇ AYAK – AĞIR BAR
Yurdumuzun bir çok yöresinde adımlardan ismini alan, bölgemizde de aynı isim altında bar türünde oynanan bir oyundur. Oyunun ağırlama, hoplatma, hızlanma bölümleri vardır. Oyunun üç ayak adında oynanması, üç adım kuralına bağlı olmasındandır. Oyun, tek sıra bağımlı, sağ yöne çizilen tek sıra halinde oynanır. Bölgemizde bu tür oyunlar, bir çok isim altında oynansa bile, hepsini toplayıcı özellik olarak üç ayak ismi kullanılır.
Yöremizde, ağırlama bölümlerinde, bu tür oyunlarda kadınlar ve erkekler tarafından, karşılıklı atma türküleri söyleyerek oynanabilmektedir. Oyun, sağ yay üzerinde yarım daire formunda oynanır. Kız-erkek karma veya yalnız bilinmemektedir. Halk arasında düğünlerde, harmanda sıkça oynanılan bir oyundur.
Kaynak Site:
Etiketler:
Artvin Yöresel Türküleri Ve Halk Oyunları
22 Mart 2009 Pazar
Öymen, '3 ayları' resmen dalgaya aldı
Öymen, '3 ayları' resmen dalgaya aldı
Öymen, '3 ayları' resmen dalgaya aldı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, Müslümanların kutsal günlerinden sayılan hicri ayları alaya aldı. İşte Öymen'in o sözleri:
22 Mart 2009 18:30
Partisinin Eskişehir İl Başkanlığı binasında basın toplantısı düzenleyen Onur Öymen, hicri aylardan Recep, Şaban ve Ramazan'a yönelik ilginç benzetmede bulundu.
Demokrasinin bir hesap sorma rejimi olduğunu belirterek, AK Parti Hükümeti'nden bir gün hesap soracaklarını kaydeden Öymen, şöyle konuştu:
"Vatandaşların karnını Ramazan çadırlarında doyurmak yetmiyor. Senede bir Ramazan çadırı kuracaksınız, fakir, fukaranın karnını doyuracaksınız. Ramazan ayında doyuyor. Recep ayında ne yapacaksınız? Onu Recep beye soracaksınız. Şaban ayında ne yapacaksınız? Onu da Şaban beye soracaksınız. Diğer aylarda ne yapacaksınız onu da hükümete soracaksınız. Vatandaş aç, işsiz. Türkiye'de insanlar perişan."
Öymen, "Sanki Başbakan sütten çıkma ak kaşık. Her yaptığı doğru, hiç bir kusur ona atfedilemez. Sanki kudretini, gücünü halktan değil gökten alan bir adam gibi. Bakıyorsunuz mitinglerde son halife gibi afişlerle karşılanıyor. Biz o halifeleri çoktan yolcu ettik. Nasıl yolcu ettiğimizi de çok iyi bilirsiniz? Bazı yerlerde de son padişah diyorlarmış. Padişahı da nasıl yolcu ettiğimizi biliyorsunuz. O bakımdan halkın iradesine beğenmeyen bir rejime kimse özenmesin." diye konuştu.
AK Parti'nin Anayasa Mahkemesi kararıyla laiklik karşıtı bir olduğunun ilan edilmesine rağmen bunun siyasi bedelini hala ödemediğini işaret eden Öymen," AK Parti siyaseten sabıkalı bir partidir, hukuken sabıkalı bir partidir. Bunun siyasi bedelini ödemediler. Bir tek bu işlerden sorumlu bir bakanın görevine son vermediler. Başbakan 'en mahkeme kararlarına uymam, doğru karar vermiyorlar' diyor. Siz mi karar vereceksiniz, mahkeme mi karar verecek? Savcılığa soyunduğunuzu biliyoruz bir davada. Acaba şimdi yargıçlığa da mı soyundunuz? AK Parti'nin laiklik karşıtı parti olduğuna siz mi karar vereceksiniz, mahkeme mi karar verecek? Ona sorarsanız ulema karar verecek." şeklinde konuştu.
"Seçim sürecinde şaibeler var diyorsunuz. Parti olarak seçimler için yabancı gözetmen davet etmeyi düşünüyor musunuz?" şeklindeki bir soruya Öymen, şu cevabı verdi:
"Türkiye demokratik bir ülke ise bütün Türk vatandaşları gözlemcidir, basın gözlemcidir. Bütün bu gerçekleri çıkartmaya halkımızın, basınımızın gücü yeterli olacaktır. Biz yabancıların desteğiyle Türkiye yönetmek isteyenlerin yanında değiliz. Türkiye'yi yönetmek için yabancılardan güç arayanlar var ama CHP onlardan değil. Ama şunu açıkça ortaya koymak gerek ki, hiç bir demokratik ülkede Türkiye'de seçimlerden önce yaşanan karmaşa yaşanmamıştır. Hiç bir demokratik ülkede 6 milyon insanın seçme hakkına engel olunmamıştır. Demokrasiyle bu hükümetin başı hoş değil. Biz demokrasiyi iki tramvay arasındaki durak değil, bir yaşam biçimi olarak görüyoruz. Her vatandaşın oyu kıymetledir. Vatandaşın oyunu çalarak iktidar da durmak isteyenler var ise, size şunu açıkça söylüyorum; Böylelerine Demirel'in tabiriyle gök kubeyi başlarına yıkarız. Buradan her şey çok ince anlaşılıyor."
Toplantı sonrasında yaşlı bir partili, defalarca Ankara ya parti genel merkezine gittiğini ancak Baykal tarafından kabul edilmediğini ileri sürerek Öymen'e tepki gösterdi. Yaşlı partili, "Sus konuşma ben yıllarca bu partinin üyesiyim" yanından uzaklaşan Öymen'e bağırdı. Partililer, şahsı uzaklaştırarak olayın kapanmasını sağladı.
Öte yandan, Öymen, basın toplantısı sırasında, kendi konuşmasını yanında taşıdığı ses kayıt cihazı ile kayıt altına aldı. Öymen, çantasından çıkardığı ses kayıt cihazını toplantıya başlarken masanın üzerine koyarak, "Biraz da ben gazetecilik yapayım" ifadesini kullandı.
(CİHAN)
Öymen, '3 ayları' resmen dalgaya aldı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, Müslümanların kutsal günlerinden sayılan hicri ayları alaya aldı. İşte Öymen'in o sözleri:
22 Mart 2009 18:30
Partisinin Eskişehir İl Başkanlığı binasında basın toplantısı düzenleyen Onur Öymen, hicri aylardan Recep, Şaban ve Ramazan'a yönelik ilginç benzetmede bulundu.
Demokrasinin bir hesap sorma rejimi olduğunu belirterek, AK Parti Hükümeti'nden bir gün hesap soracaklarını kaydeden Öymen, şöyle konuştu:
"Vatandaşların karnını Ramazan çadırlarında doyurmak yetmiyor. Senede bir Ramazan çadırı kuracaksınız, fakir, fukaranın karnını doyuracaksınız. Ramazan ayında doyuyor. Recep ayında ne yapacaksınız? Onu Recep beye soracaksınız. Şaban ayında ne yapacaksınız? Onu da Şaban beye soracaksınız. Diğer aylarda ne yapacaksınız onu da hükümete soracaksınız. Vatandaş aç, işsiz. Türkiye'de insanlar perişan."
Öymen, "Sanki Başbakan sütten çıkma ak kaşık. Her yaptığı doğru, hiç bir kusur ona atfedilemez. Sanki kudretini, gücünü halktan değil gökten alan bir adam gibi. Bakıyorsunuz mitinglerde son halife gibi afişlerle karşılanıyor. Biz o halifeleri çoktan yolcu ettik. Nasıl yolcu ettiğimizi de çok iyi bilirsiniz? Bazı yerlerde de son padişah diyorlarmış. Padişahı da nasıl yolcu ettiğimizi biliyorsunuz. O bakımdan halkın iradesine beğenmeyen bir rejime kimse özenmesin." diye konuştu.
AK Parti'nin Anayasa Mahkemesi kararıyla laiklik karşıtı bir olduğunun ilan edilmesine rağmen bunun siyasi bedelini hala ödemediğini işaret eden Öymen," AK Parti siyaseten sabıkalı bir partidir, hukuken sabıkalı bir partidir. Bunun siyasi bedelini ödemediler. Bir tek bu işlerden sorumlu bir bakanın görevine son vermediler. Başbakan 'en mahkeme kararlarına uymam, doğru karar vermiyorlar' diyor. Siz mi karar vereceksiniz, mahkeme mi karar verecek? Savcılığa soyunduğunuzu biliyoruz bir davada. Acaba şimdi yargıçlığa da mı soyundunuz? AK Parti'nin laiklik karşıtı parti olduğuna siz mi karar vereceksiniz, mahkeme mi karar verecek? Ona sorarsanız ulema karar verecek." şeklinde konuştu.
"Seçim sürecinde şaibeler var diyorsunuz. Parti olarak seçimler için yabancı gözetmen davet etmeyi düşünüyor musunuz?" şeklindeki bir soruya Öymen, şu cevabı verdi:
"Türkiye demokratik bir ülke ise bütün Türk vatandaşları gözlemcidir, basın gözlemcidir. Bütün bu gerçekleri çıkartmaya halkımızın, basınımızın gücü yeterli olacaktır. Biz yabancıların desteğiyle Türkiye yönetmek isteyenlerin yanında değiliz. Türkiye'yi yönetmek için yabancılardan güç arayanlar var ama CHP onlardan değil. Ama şunu açıkça ortaya koymak gerek ki, hiç bir demokratik ülkede Türkiye'de seçimlerden önce yaşanan karmaşa yaşanmamıştır. Hiç bir demokratik ülkede 6 milyon insanın seçme hakkına engel olunmamıştır. Demokrasiyle bu hükümetin başı hoş değil. Biz demokrasiyi iki tramvay arasındaki durak değil, bir yaşam biçimi olarak görüyoruz. Her vatandaşın oyu kıymetledir. Vatandaşın oyunu çalarak iktidar da durmak isteyenler var ise, size şunu açıkça söylüyorum; Böylelerine Demirel'in tabiriyle gök kubeyi başlarına yıkarız. Buradan her şey çok ince anlaşılıyor."
Toplantı sonrasında yaşlı bir partili, defalarca Ankara ya parti genel merkezine gittiğini ancak Baykal tarafından kabul edilmediğini ileri sürerek Öymen'e tepki gösterdi. Yaşlı partili, "Sus konuşma ben yıllarca bu partinin üyesiyim" yanından uzaklaşan Öymen'e bağırdı. Partililer, şahsı uzaklaştırarak olayın kapanmasını sağladı.
Öte yandan, Öymen, basın toplantısı sırasında, kendi konuşmasını yanında taşıdığı ses kayıt cihazı ile kayıt altına aldı. Öymen, çantasından çıkardığı ses kayıt cihazını toplantıya başlarken masanın üzerine koyarak, "Biraz da ben gazetecilik yapayım" ifadesini kullandı.
(CİHAN)
6 Büyük İlde Seçim Anketi Sonuçlarımız
6 Büyük İlde Seçim Anketi Sonuçlarımız
Türkiye Geneli, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Konya illerine ait seçim anketi sonuçlarımızı sizinle paylaşıyoruz.
Türkiye Geneli
AKP %42.3, CHP %20.88, MHP %15.56, Kararsızlar ve Diğer Partiler %21.26
İstanbul İli,
AKP %39.5, CHP %29.5, MHP %8.18, Kararsızlar ve Diğer Partiler %22.82
Ankara İli
AKP %34.61, CHP %30.76, MHP %19.23, Kararsızlar ve Diğer Partiler %15.40
İzmir İli
CHP %51.16, AKP %20.93, MHP %18.60, Kararsızlar ve Diğer Partiler %9.31
Konya İli
AKP %65.00, CHP %10.25, MHP %9.75, Kararsızlar ve Diğer Partiler %15.00
Antalya İli
AKP %39.28, CHP %26.78, MHP %16.07, Kararsızlar ve Diğer Partiler %17.87
Bursa İli
AKP %36.84, CHP %19.29, MHP %7.07, Kararsızlar ve Diğer Partiler %36.80
Anket Sonuçları Search-Earn Aylık Seçim Anketi adı altında kaynak gösterilerek yayınlanabilir.
Türkiye Geneli, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Konya illerine ait seçim anketi sonuçlarımızı sizinle paylaşıyoruz.
Türkiye Geneli
AKP %42.3, CHP %20.88, MHP %15.56, Kararsızlar ve Diğer Partiler %21.26
İstanbul İli,
AKP %39.5, CHP %29.5, MHP %8.18, Kararsızlar ve Diğer Partiler %22.82
Ankara İli
AKP %34.61, CHP %30.76, MHP %19.23, Kararsızlar ve Diğer Partiler %15.40
İzmir İli
CHP %51.16, AKP %20.93, MHP %18.60, Kararsızlar ve Diğer Partiler %9.31
Konya İli
AKP %65.00, CHP %10.25, MHP %9.75, Kararsızlar ve Diğer Partiler %15.00
Antalya İli
AKP %39.28, CHP %26.78, MHP %16.07, Kararsızlar ve Diğer Partiler %17.87
Bursa İli
AKP %36.84, CHP %19.29, MHP %7.07, Kararsızlar ve Diğer Partiler %36.80
Anket Sonuçları Search-Earn Aylık Seçim Anketi adı altında kaynak gösterilerek yayınlanabilir.
Etiketler:
6 Büyük İlde Seçim Anketi Sonuçlarımız
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)