5 Ağustos 2009 Çarşamba

Bebeklerde Soğuk Algınlığı

Bebeklerde Soğuk Algınlığı
SOĞUK ALGINLIĞI VEYA ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONU (ÜSYE)
Soğuk algınlığı bebekler ve çocuklar arasında en çok rastalanan hastalıklardan biridir. Genelde sanılanın tersine soğukta kalmak yada üşütmekle olmaz. Boğaz ve burunda gelişen bir enfeksiyondur ve etkeni genelde virüsler olan bulaşıcı bir hastalıktır.

Akciğerlerin yada kulakların etkilenme tehlikesi olduğu için bebeklerde ve çocuklarda görülen soğuk algınlığı daha ciddiye alınmalıdır. Çocuğunuzda sıradan grip belirtilerinin yanında kırmızı lekeler de çıkarsa kızamık yada kızamıkçık çıkarıyor olabilir. Bu hastalığın belirtileri akan bir burun, hapşırma, burun tıkanıklığı, ateş, halsizlik, iştah kaybı ve kuru bir öksürüktür. ÜSYE bütün bir yıl boyunca görülebilir ve sebebi bilinen 100 virüsten biridir.

Genelde el teması veya hava teması ile geçer. Hastalık genelde üç ile on gün arası sürer, ancak küçük bebeklerde daha uzun sürebilir.

√ Bilinen kesin bir tedavi yoktur ama aşağıdaki yöntemler uygulanır:
• Bebeğin burun içi temizliğinin yapılması,eğer sert ise önceden serum fizyolojik damlatılıp yumuşatılması gereklidir.
• Ortamın havasındaki nemin arttırılması faydalıdır. Bu hem burun tıkanıklığını önler hem de bebeğin daha rahat nefes almasını sağlar.
• Bebeği sırtüstü değilde yüzükoyun uyutun. Bebeğin daha rahat nefes almasını sağlamak için yastık veya benzeri şeyleri yatağın altına koyarak başının bir miktar havada kalmasını sağlayın.
• Burun tıkanıklığını açıcılar (dekonjestan) doktorun tavsiye ettiği şekilde kullanılabilir.
• Vazelin türü ürünler burun dışına, alt taraflara ve çevresine tahrişleri ve deri kızarıklıklarını önlemek için sürülebilir.
• Öksürük ilaçları sadece uykunun bölünmesine neden olan kuru öksürükler için kullanılmalıdır. Öksürük giderici bir ilaç hiç bir zamandoktor reçetesi olmadan kullanılmamalıdır. Antibiotiklerde başka bir mikrobik durum ortaya çıkmadıkça soğukalgınlığında bir fayda sağlamaz.

√ Bebeği beslerken de şunlara dikkat etmelisiniz:
• Eğer sizde gripseniz bebeğe virus sütünüz ilede geçmiş olabileceğinden doktorunuza danışarak bir süre bunu azaltabilirsiniz.
• Sıvı gıdaların çok miktarda verilmesi ateş ve burun salgıları ile kaybedilen sıvıyı yerine koyacağından faydalıdır.
• Bebek yeteri kadar C vitamini olan gıdalar almalıdır.

√ Soğuk algınlığı bazen bebeklerde kulak enfeksiyonlarına veya bronşite neden olabilmektedir. Bu bebeğinizin ilk soğukalgınlığı ise; bebeğiniz üç aylıktan küçük ve ateşi 38 derecenin üzerinde ise; eğer ateşi aniden çıkar ve iki günden uzun sürer ise; kuru öksürük iki günden fazla devam ederse; bebeğiniz uyuyamaz ve beslenemez durumda ise; nefes alma zorluğunu dışardan hissediyorsanız; koyu yeşilimsi bir sümük oluşuyorsa; kulaklarını çekiştirerek aşırı bir biçimde ağlıyorsa bebeğinizi hemen doktora götürmeniz gereklidir.
Uyarı: Sitede yer alan her türlü içerik sitemizin telif hakları kapsamında olup, koruma altındaki bilgilerin aynen kullanılması, 5846 sayılı FSEK ve 5651 sa. İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Suçun Önlenmesi' ne ilişkin yasalara göre maddi ve manevi tazminat talep etme hakkımızı doğurmakta ve ceza davalarına muhatap olmanız yanında sitenizin kapatılmasını da sonuçlamaktadır.

Crigler Najjar Sendromu

Crigler Najjar Sendromu
Crigler - Najjar Sendromu Tip I :
Otozomal resesif geçen bu nadir hastalıkta UDPGT enzimi hiç yoktur. Hastalarda ilk 3 gün içinde bilirubin hızla yükselir ve 25-35mg/dl düzeyine kadar u1aşabilir. Yoğun tedavi yapılmazsa kernikterus gelişebi1ir. Dışkı açık sarı renklidir. Safradaki bilirubin konsantrasyonu normalin onda biri kadardır. Kesin tanı için karaciğer biyopsisi yapılır.

Biopside karaciğer histolojisi normal olmasına rağmen UDPGT enziminin gösterilemeyişi tanıyı koydurur. Aile incelemesinde hem annede hem de babada parsiyel enzim eksikliği görülür. Bunlarda enzim aktivitesi normalin %50'si kadardır ancak sarılık yoktur. Sarılığı olan bir yenidoğanda ilk bir hafta içinde tanı koymak zor olabilir. Fakat bir haftayı geçen 20 mg/dl üzerindeki bilirubin düzeylerinde bu sendromdan şüphe1enmek gerekir.

Tedavide ana amaç kernikterusun önlenmesidir. Serum bilirubin düzeyleri ilk bir ay boyunca 20mg/dl altında tutulmalı ve bunun için gerekirse kan değişimleri ve yoğun fototerapi sağlanmalıdır. Yenidoğan dönemi dışında da kernikterus ge1işme riski devam eder ancak bunun için gerekli kritik bilirubin düzeyinin 35 mg/dl civarında olduğu tahmin edilmektedir. İlk birkaç yıl süreli fototerapi yapılması faydalıdır. Bu amaç1a bebeklerin günde 12-15 saat (32 lamba ile) yoğun fototerapi almaları önerilir.

Ancak yıllar geçtikçe, gerek derinin kalınlaşması gerekse bilirubin havuzunun dağılım şeklinin değişmesi nedeniyle fototerapi daha az etkili olmaya başlar. Enfeksiyonlar ve anestezik maddeler kernikterus riskini artırır. Fenobarbital gibi enzim indükleyicilerin faydası yoktur. Bağırsak içindeki bilirubin bağlayan oral kolestiramin ise faydalı olabilir. Kesin tedavi için karaciğer transplantasyonu gerekir.

Crigler - Najjar sendromu Tip II :
OD geçişli olan bu sendrom tip I den daha sık görülür ve daha selim seyirlidir. OR geçenler de tanımlanmıştır Bilirubin düzeyleri 20mg/dlyi nadiren geçer ve kernikterus da çok nadirdir. Dışkı rengi normaldir ve bebeklerde başka bir hastalık belirtisi görülmez. UDPGT aktivitesi eksiktir. Oluşan bilirubinin %50'den fazlası safrayla monoglukuronid şeklinde atılır. Fenobarbital verilmesiyle bilirubin düzeyleri hızla düşer. Bu özellik, Tip I ve IInin ayırımı için kullanılır. Yenidoğan dönemi dışında kernikterus riski yoktur.
Uyarı: Sitede yer alan her türlü içerik sitemizin telif hakları kapsamında olup, koruma altındaki bilgilerin aynen kullanılması, 5846 sayılı FSEK ve 5651 sa. İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Suçun Önlenmesi' ne ilişkin yasalara göre maddi ve manevi tazminat talep etme hakkımızı doğurmakta ve ceza davalarına muhatap olmanız yanında sitenizin kapatılmasını da sonuçlamaktadır.

Karın Ağrısı çocuklarda Karın Ağrıları

Karın Ağrısı çocuklarda Karın Ağrıları
Öncelikle konumuz çocuk hasta ve çocuğun karın ağrısı olduğuna göre çocuk ve karın ağrısı terimleri konusunda bilgilerimizi tazeleyelim. Çocuk hasta; yenidoğan döneminden, adölesan döneme kadar olan zaman sürecindeki hasta topluluğudur. Karın ağrısı ise, karın içi veya başka sistemleri ilgilendiren çeşitli hastalıkların seyri sırasında sıklıkla karşılaşılan bir semptomdur. Karın ağrılarının nedenleri çok çeşitlidir. Bize karın ağrısı ile başvuran hastaların ancak % 5 inde ameliyatı gerektiren bir hastalık bulunabilir. Bu grup hasta akut karın tablosu ile başvurmaktadır. Akut karın ise, daha çok intraperitoneal ancak zaman zamanda ekstraperitoneal bölgedeki inflamatuvar ve cerrahi tedavi gerektiren hastalıkların ortak klinik semptom ve bulgularını tanımlayan bir terimdir. KARIN AĞRISININ FİZYOPATOLOJİSİ :
Viseral yada Splaknik ağrı; Viseral peritonlu intraabdominal organlardan orijin alır. İçi boş organlardaki distansiyon, solid organlardaki kapsül gerilmeleri ve iskeminin yapmış olduğu uyarılar , viseral afferent sinir lifler ile spinal korda taşınır. Bu ağrı yaygın ve lokalize edilmesi güç bir ağrıdır ve derin bir ağrı olarak ifade edilir. Ağır viseral ağrı; terleme, taşikardi yada bradikardi, hipotansiyon, ciltte duyarlılık ve karın kaslarında istemsiz spastik kontraksiyonlar gibi otonomik reflekslere de neden olur.

Somatik Ağrı; Somatik yada parietal ağrı, karın duvarından, mezenterden veya diafragmadan orijin alır. Somatik afferent liflerle segmental spinal sinirlere taşınır. Somatik ağrı genellikle viseral ağrıdan daha keskin ve daha bellidir ve daha iyi lokalize edilir.

Vuran Ağrı; Ağrı patolojik taraftaki dermatom boyunca hissedilir. Diafragmatik irritasyon omuz ağrısı ile birlikte C4 dermatomunda, Bilyer ağaç hastalıklarında ise T9 dematomunda ve sırtta hissedilir.

KARIN AĞRISI İLE GELEN HASTALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Karın ağrısı ile acil servise gelen hastaların yaşı ne olursa olsun, üçte birinin tanısı, tam olarak konulamamaktadır. Yenidoğan ve bebek hastalarda ağrının lokalizasyonun tanımlanmasının çok zor olması ve karın içi hacimlerinin de çok küçük olması nedeniyle tablonun değerlendirilmesi de zordur. Ayrıca kemik pelvislerinin az gelişmiş olması, karın kadranları arasındaki mesafenin azlığı nedeniyle tablonun değerlendirilmesi daha da güçleşmektedir. Çocukluk çağındaki hastaların değerlendirilmesi sırasında hastanın öyküsü ve fizik inceleme çok önemlidir.

ÖYKÜ :
Öyküde hastanın yaşı, karın ağrısının başlama şekli, devam ettiği süre, ağrı kesici ilaç alıp almadığı çok önemli parametrelerdir. Bu parametreler değerlendirilirken, öykünün alındığı kişinin güvenilirliği, hastalığın başından beri yanında olup olmadığı, zeka ve bilgi düzeyi, mutlaka dikkate alınmalıdır.

- Hastanın yaşı; Acil servise huzursuzluk yada sürekli ağlama nedeniyle getirilen bir yenidoğan yada bebeğin karın ağrısı olabileceğini mutlaka düşünerek fizik inceleme ve tetkikler bu yönde yönlendirilmelidir. Süt çocuklarında konjenital nedenler, invaginasyon, boğulmuş fıtıklar, kolik, 2 yaşın üzerinde gastroenteritler, apandisit, Adölesan bir genç kızda ovulasyon ağrısı (mittelschmerz) yada dismenore olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

- Ani başlayan ağrılar; Genellikle organ torsiyonlarını, içi boş organ perforasyonlarını , invaginasyonu düşündürür. Yavaş başlayıp artan ağrılar; Akut apandisit, kolesistit. pankreatit gibi inflamatuvar hastalıkları düşündürür. Zaman zaman ortaya çıkan, bir süre sonra ortadan kaybolan ağrılar; Orak hücreli anemi, üriner enfeksiyon, paraziter enfestasyonlar, kistik fibrozis, kronik kabızlık ve inflamatuvar barsak hastalıklarını düşündürür. Karın ağrısı 24 saat içinde geçmiyorsa altında cerrahi bir patoloji aramak gereklidir.

- Ağrının lokalizasyonu da çok önemle değerlendirilmelidir. Mide, duodenum, proksimal ince barsak , safra yolları veya pankreasla ilgili hastalıklarda ağrı epigastrik bölgede, Apandisitde başlangıç döneminde ,distal ince barsak çekum ve proksimal kolonla ilgili hastalıklarda göbek çevresindedir. Distal kolon, üriner traktus ve pelvik organlarla ilgili ağrılar genellikle suprapubik bölgede hissedilir.

- Ağrının yayılımı varsa öğrenilmelidir. Safra kesesi hastalıklarında ağrı sırta ve sağ skapulaya, diafragma irritasyonlarında omuza, üreter ve ya gonadlardaki patolojilerde kasığa, pankreas, retroperitoneum ve sakrumla ilgili patolojilerde ağrı sırta yayılır.

- Ağrı ile birlikte kusma sık görülen bir semptomdur. Ağrı ile aynı anda başlayan kusma; üriner sistem koliklerinde, invaginasyonda, gastroenteritlerde görülür. Ağrıdan bir süre sonra olan kusma da intestinal obstruksiyon ve akut apandisitte görülebilir.

- Özgeçmişde: Nefrotik sendrom, siroz, asit, karsinoma ve immün yetmezlik varsa primer peritonit olasılığının yüksek olduğu düşünülmelidir.

Birkaç hafta önce geçirilmiş bir ÜSYE, akut romatizmal ateşi, künt karın travması ise pankreatit yada pankreatik pseudokisti düşündürmelidir.

- Diğer sistem bulguları: Ağrı ile birlikte öksürük olması; Sağ alt lop pnömonisini yada tonsillite sekonder mezenterik lenfadenopatiyi , Alt gastrointestinal kanamasının olması; Meckel divertikülünü, Henoch-Schönlein purpurasını, invaginasyonu, Hematürinin olması; ürolithiasisi, hemolitik üremik sendromu, Henoch-Schönlein purpurasını, Adet gören bir kız çocuğunda olması; Mittelschmerzi, over kisti torsiyonu yada rüptürünü düşündürür.

FİZİK İNCELEME:
Karın ağrısı ile gelen çocuğun muayenesi sabırla, nezaketle ve yumuşak olarak yapılmalıdır. İncelemeden önce çocuğun güveninin kazanılması çok önemlidir. İncelemenin ilk bölümü yalnızca gözlemle yapılır. Çocuk ailesi ile ve hemşire ile birlikte, muayene odasında, yürüyebiliyorsa yürürken gözlemlenmelidir. Hekim ilk gözlemi ile hastalığın ciddiyeti hakkında fikir edinmelidir. Peritoneal irritasyonu olan çocuk, bitkin ve ayaklarını karnına çekerek yatar. Kolik tarzında ağrısı olan çocuklar inler ve rahatsız olarak ileri geri sallanırlar. Çocuğu ayakta tutarak yukarı ve aşağı zıplatmak, periton irritasyonunun tespiti için oldukça faydalı bir yöntemdir.

Sistemik muayene hem intraabdominal hem de ekstraabdominal karın ağrılarını tespitinde çok önemlidir, Bu nedenle tam bir fizik inceleme yapılmalıdır. Vital bulgular mutlaka kaydedilmelidir. Örneğin Hipertansiyon; Henoch-Schönlein purpurası veya hemolitik üremik sendromla birlikte olabileceği gibi, hipotansiyon; postmenstrüel bir kanama yada ektopik gebelikte bulunabilir. Taşikardi kompanse şok veya sepsisteki hipovoleminin belirtisi olabilir. Hızlı solunum alt lob pnomonisi yada peritonitte görülür. Kussmaul şeklindeki solunum diabetik ketoasidozu düşündürmelidir. Alt ekstremite derisindeki makulopapüler döküntüler Henoch-Schönlein purpurasını, Eritema marginatum akut romatizmal ateşi, Sarılık safra yolları hastalıklarını, orak hücreli anemide hemolitik krizi, hepatiti, Eritema nodosum ve pyoderma gangrenosum ise inflamatuvar barsak hastalıklarını düşündürür.

Karın Muayenesi önce inspeksiyon ile başlar. Karın düz mü? Çökük mü? Yoksa distandü mü? Peristaltizm görülebiliyor mu? Travma izi var mı? Renk değişikliği var mı? Damar genişlemeleri var mı? Yüksek yerleşimli testis yada boğulmuş fıtık var mı? İnsizyon skarı var mı? Bu bulgular değerlendirildikten sonra, oskültasyon yapılmalıdır. Tüm karın kadranları steteskop ile dinlenir. Hipoaktif barsak sesleri peritonit lehine değerlendirilir. Beş dakika boyunca barsak sesi duyulmazsa ileus düşünülmelidir. Barsak seslerinin artması gastroenteriti, çok tiz ve mekanik olan sesler obstruksiyonu düşündürür. Sıra palpasyona gelmeden önce çocuğa neresinin ağrıdığı sorulur ve muayeneye ağrının olmadığı yerden başlanacağı söylenir. Eğer mümkünse çocuğun dikkatinin dağıtılması amacıyla karmaşık sorular sorularak muayeneye başlanır. Muayene sırasında eller soğuk olmamalıdır. İşlem sırasında çocuğun yüz görünümü gözlenmeli ve ona göre muayene yönlendirilmelidir. Sonraki aşama perküsyondur. Kibar bir şekilde yapılan perküsyon, rebound duyarlılık için yeterlidir. Organ büyüklükleri de bu yöntemle tespit edilebilir. Timpanizm içi boş organ perforasyonları ve intestinal obstruksiyonda görülebilir.

Palpasyon muayenede en değerli olan aşamadır. Kibar palpasyon endişeli çocuklarda steteskopla dinleme yapılırken yapılabilir. Tüm karın en ince ayrıntıları ile sistematik olarak palpe edilmelidir. Eğer palpasyonda rijidite varsa perforasyon düşünülmelidir. Defans ve rebound cerrahi bir patolojinin, yani akut karının göstergesidir. Derin nefes ve ağlama periyotları arasında yapılan palpasyonla tümöral kitleler tespit edilebilir. Çocuğun öksürtülmesi, pelvisinin hafifçe sallanması, topuklarının ayakta iken kaldırılıp yere vurulması sırasında rebound hakkında bilgi sahibi olunabilir. Karın muayenesi çocuğun oturtularak kostovertebral duyarlılığının tespiti ve omurga palpasyonu ile bitirilir.

Eksternal genital muayene çocuklarda rutin olarak yapılmalıdır. Erkeklerde balanit ve üretrit karın ağrısı yapabilir. İnmemiş testis varlığı intraabdominal testiste torsiyonu akla getirebilir. Kız çocuklarda vaginal atrezi yada imperfore himen karında kitle yada akut karınla ortaya çıkabilir.

Rektal muayene muayenenin en son parçasını oluşturur. İşlem yapılmadan önce mutlaka çocuğa anlatılmalıdır. Bol miktarda kaydırıcı kremlerle ve mümkün olan en yavaş ve kibar şekilde yapılarak kitle varlığı, duyarlılık, rektal kanama ve sfinkter tonusu hakkında bilgi edinilebilir.

LABORATUAR :
Laboratuar çalışmaları karın ağrısının nedenini bulmak için yardımcı yöntemlerdir.

Tam kan sayımı (CBC); Enfeksiyon ve kanama ile ilgili bilgi verecek olan asıl yöntemdir. Lökositoz akut apandisitlerin çoğunda, intestinal obstruksiyonların yarısında ve kolesistitlerin bazılarında görülebilir. Gastroenterit ve nedeni belli olmayan karın ağrılarında % 31-43 oranında lökositoz görülür. Periferik yaymada eritrosit destrüksiyonu ve trombositopeni olması hemolitik üremik sendromu gösterebilir.

Biyokimyasal tetkikler; Serum elektrolitleri ve kan gazları, kusma ve diarede faydalıdır. Karın ağrılı bir hastada metabolik asidoz olması sepsis, hypovolemik şok, diabetik ketoasidoz, zehirlenme veya böbrek yetmezliğini düşündürür. Serum glukoz yüksekliği diabetik ketoasidozu, BUN ve kreatinin hidrasyon durumunu ve böbrek patolojisini gösterir. Karaciğer Fonksiyon testleri ve amilaz tayini hepatit ve pankreatitte faydalıdır. Pankreatitden şüphe edildiğinde, amilaz kreatinin klerens oranı aşağıdaki formülle hesaplanmalıdır.

İdrar amilazı Serum kreatinini

----------------- X --------------------------- X 100

Serum amilazı İdrar kreatinini


Buradan çıkan sonuç % 5 den yüksekse hastada pankreatit olduğu kabul edilmelidir.

İdrar tetkiki; Karın ağrılı çocukta mutlaka yapılmalıdır. Bakteriüri ve piyüri üriner enfeksiyonu gösterir. Üreter ve mesaneye yakın komşu olan inflame apendiks idrarda lökosit görülmesine neden olabilir. Hematürinin varlığı ürolithiasisi, yada üriner enfeksiyonu düşündürür. Hematüri ile birlikte görülen proteinüri de Henoch-Schönlein Purpurası ve hemolitik üremik sendrom düşünülür. Glukozüri diabet ve sepsiste görülür. Ketonüri diabetli veya oral olarak yetersiz beslenen hastalarda görülebilir. Şarap rengi idrar porfiriyi düşündürür.

Her ne kadar ülkemiz için daha az olasılık olsa da, karın ağrısı olan seksüel olarak aktif olan adölesanlarda HCG testi yada gebelik testi, idrar yada kanda yapılabilir. Radyolojik tetkikler yapılmadan bu konu aktif olarak seksüel yaşamı olan adölesan kızlarda sorgulanmalıdır. Pelvik inflamatuvar hastalık düşünülüyorsa vaginal ve servikal gram yaymaları yapılabilir.

Radyolojik tetkikler; Eğer intraabdominal patolojiden kuvvetle şüphe ediliyorsa, radyolojik tetkik olarak, yatarak yada ayakta direkt karın grafisi çekilmelidir. Eğer hasta ayakta duramıyorsa sol yan dekübitis film, ayakta çekilen filmin iyi bir alternatifi olabilir. Eğer pnömoniden şüphe ediliyorsa, hastada öksürük ve takipne varsa akciğer grafisi de çekilmelidir. Filmlerde hava-sıvı seviyeleri, serbest hava, intestinal obstruksiyon, kalsifikasyon, yabancı cisim ve kitleler görülebilir. Hava-sıvı seviyeleri, sentinel luplar, ve gazsız karın; intestinal obstruksiyonu destekler. Diafragma altında serbest hava perforasyonu gösterir. Yumuşak doku kitleleri varlığında barsak gazlarında yer değişikliği gözlenir. Radyoopak yabancı cisimler, apendiks ve Meckel divertikülünde fekalitler, safrakesesindeki ve üriner sistemdeki taşlar da radyolojik olarak tespit edilerek tanı koymada faydalı olacaktır.

Eğer karın grafileri şüpheli ise ve tanı koymakta faydasızsa ultrasonografi sonraki etap olarak düşünülmelidir. Ultrasonografi çocuklar için ideal bir yöntemdir. Ağrısız, noninvaziv, radyoaktif olmayan, kontrast madde gerektirmeyen ve pekçok sistemin değerlendirilebildiği bir yöntemdir. Tek olumsuz yanı yapanın tecrübesi ile orantılı olarak tanı koydurucu olmasıdır. Ultrasonografi ile alt karın ağrısı olan adölesan kızların ağrı nedeni, pankreatit, kolesistit, apandisite yada başka enfeksiyonlara bağlı apseler, hidronefroz , over kökenli lezyonların tanısı kolaylıkla konulmaktadır. Ultrasonografi cihazlarındaki teknolojinin gelişmesi ve yapan kişilerin tecrübesinin artması ile invaginasyon ve apandisitli hastaların bazılarında oldukça yüksek oranda tanı konulabilmektedir.

Bilgisayarlı tomografi ve dopler ultrasonografi de karın ağrısı olan hastalarda azda olsa kullanılmaktadır. Travma ve intraabdominal kitlelerde tomografinin, akut skrotumlu olgularda doplerin faydalı yöntemler olduğu gösterilmiştir.

KARIN AĞRILARININ SINIFLANDIRILMASI :
Bu konuda çok çeşitli sınıflandırmalar yapılabilir. Bunlardan yaşa göre yapılan sınıflandırma Tablo I. de gösterilmiştir.

Tablo I. Yaşa Göre Karın Ağrısı Nedenleri:
İnfant Çocukluk Dönemi Adölesan
Kolik Gastroenterit Ovulasyon ağrısı
İnvaginasyon Apandisit Pelvikinflamatuvar h.
Nekrotizan enterokolit Pankreatit Testis torsiyonu
Hirschsprung Hastalığı Henoch-Schönlein Purpurası İnflamatuvarbarsak h.
Volvulus Hemolitik üremik Sendrom Biliyer hastalıklar
İnkarsere inguinal herni Peptik ülser hastalığı Ektopik gebelik
Perforasyon Konstipasyon
Üriner enfeksiyon
Fonksiyonel karın ağrısı

Bir diğer sınıflandırma şekli de nedene göre yapılan sınıflandırmadır. Bu sınıflandırmaya göre de karın ağrıları iki ana gurupta toplanabilir. Bunlar:

KARIN AĞRISI NEDENLERİ
1. Ekstraabdominal nedenler
a. Yansıyan karın ağrısı : Visseral organlardan gelen ağrı aynı spinal segmenti paylaştığı dermatoma ait deri alanında, asıl yerleşiminden uzakta hissedilebilir. Karın ağrısı ile başvuran her çocukta yansıyan ağrının da olabileceği dikkate alınmalıdır.
b. Diğer nedenlerle olan karın ağrıları : Kurşun zehirlenmesi, porfiri, epilepsi, diabet, astma, romatizmal ateş, orak hücreli anemi, hiperparatiroidi.
2. İntraabdominal nedenler
a. Acil cerrahi girişim gerektirenler (akut karın)
b. Seyri sırasında acil cerrahi girişim gerektirebilecekler
c. Acil cerrahi girişim gerektirmeyenler
3. Rekürren karın ağrısı

Karın ağrıları, olarak Tablo II. de ayrıntılarla gösterilmiştir.

Tablo II. Karın Ağrılarının Nedenleri
Ekstraabdominal Nedenler İntraabdominal Nedenler
Alt lop pnömonisi 1. Acil Cerrahi Girişim Gerektiren:
Diabetik ketoasidoz İnvaginasyon
Romatizmal ateş Akut apandisit
Orak hücreli anemi Meckel divertiküliti
Hemofili 2. Hastalığın Seyri Sırasında Cerrahi Gerektirebilen:
Epilepsi Konjenital Aganglionik Megakolon
Kurşun zehirlenmesi Nekrotizan enterokolit
Hiperparatiroidi Meckel Divertikülü
Vertebral disk inflamasyonu İnguinal herni
Porfiri Peptik Ülser
Safra kesesi hastalıkları
Safra kesesi hidropsu
Akalkülöz kolesistit
Kolelithiasis
Koledok kisti
Pankreatit
Primer peritonit
Adeziv intestinal obstruksiyon
Gastrointestinal yabancı cisimler
Malrotasyon
Duplikasyon
Mezenter kisti
Urakal kalıntılar
Kistik fibrozis
Gonadal patolojiler
Paraziter hastalıklar
Askariasis
Amebiasis
Tifo
Polipler
Tümörler
Crohn hastalığı : %20 sine apandektomi yapılır
Ülseratif kolit
Henoch-Schönlein purpurası
Hemolitik üremik sendrom
Pyojenik karaciğer apsesi
Tüberküloz peritonit
Gastrointestinal hemanjiomlar

3. Cerrahi Girişim Gerektirmeyen :
Gastroenterit
İdrar yolu enfeksiyonu
Aşırı beslenme
Pelvik inflamatuvar hastalık
Kabızlık
Süt protein intoleransı
Hepatit
Mezenterik lenfadenit
Mittelschmerz

Acil servise başvuran nedeni bilinmeyen şiddetli karın ağrılı çocuklar, major intraabdominal patolojiler gibi değerlendirilmeli ve transport sırasında bazal yaşam desteği verilmelidir. Gerekiyorsa havayolu açılmalı, solunum ve dolaşım desteği sağlanmalıdır. Vital bulgular monitorize edilip, üst ekstremiteden ıntravenöz yol açılmalıdır. Karın ağrısının tam nedeni açıklanana kadar oral alması ve analjezik alması engellenmelidir. Tedavi için ise karın ağrısının nedenlerinden hangisi olduğu tespit edilip ona göre yaklaşımda bulunulmalıdır.

Bu sınıflandırmalardan sonra Acil Servise karın ağrısı ile başvuran çocuk hastaların en sık başvuru nedenlerinden birkaçının genel özelliklerini anlatarak devam edelim.

İnfant Dönemi :
Kolikler:
Genellikle 3 aylıktan daha küçük yaşta, ağlama ile birlikte aralıklı olarak görülen karın ağrısı nedeniyle acil servise başvururlar. Atak ani olarak başlar ve saatler boyunca sürebilir. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, daha çok açlığa bağlı olarak yutulan havanın barsağa geçmesi nedeniyle olduğu düşünülmektedir. Koliğin tek bir nedeni yoktur. Alınan gıdaların barsaklardaki fermentasyonu sonucunda oluşabilir. Verilen gıdaların değiştirilmesi atakları azaltabilir. Hastalar gaz ve gaita çıkışı ile rahatlayabilir. Bu nedenle gazının çıkartılması sağlanmalıdır. Hastanın almış olabileceği muhtemel allerjik gıdalar sorgulanarak , bu gıdaları alması engellenmeli ve çok yada az besleme yapılmaması sağlanmalıdır. Yapılacak olan dikkatli bir fizik inceleme ile başka olabilecek nedenler, örneğin; invaginasyon, boğulmuş fıtık, otit, pyelonefrit gibi olayların ayırıcı tanısı yapılarak ekarte edilmelidir. Ailenin endişeleri kolik hakkında bilgilendirilerek giderilmelidir.

İNVAJİNASYON :
Proksimaldeki barsak segmentinin distaldeki barsak içine girmesidir. Her yıl 1000 canlı doğuma karşılık 1.5-4 invajinasyon görülmektedir. Sıklıkla 4-10 aylık bebeklerde görülür. 2 yaşın altındaki çocukların en sık intestinal obstruksiyon nedenidir. Karın ağrısı nedeniyle ameliyat edilen 1 yaş altındaki çocukların en önemli ameliyat nedeni bu hastalıktır. 5-12 ay arasındaki erkek çocuklarda daha sık görülür. Ancak yenidoğanlarda ve daha büyük çocuklarda da görülebilmektedir. İnvajinasyon tedavi edilmediğinde hızla fatal seyredebilen bir hastalıktır. Hastalık erken tanındığında uygun tedavi ile mortalitesi çok düşüktür. Bu nedenle en küçük bir invajinasyon şüphesi varlığında çocuk cerrahisi bölümü ile konsültasyondan kaçınılmamalıdır.

Nekrotizan enterokolit (NEC):
Yenidoğan döneminin en ciddi ve en yaygın abdominal acil olayıdır. Nedeni tam olarak belli değildir. Çeşitli derecelerde oluşan mukozal ve transmural nekrozla karakterizedir. Çoğunlukla prematürelerde olur. Asfiksi, hipotermi,doğum travması, erken beslenme, umblikal ven kateterizasyonları gibi perinatal strese yol açan durumlardan sonra görülebilir. Karında şişlik, kusma, genel durum bozukluğu ve kanlı kaka yapma ile başvurabilir. Direkt karın grafisinde bu hastalık için tanı koydurucu olan pnömatozis intestinalis görülür. Portal vende gaz görülmesi hastalığın ağır tabloda olduğunu, diafragma altında serbest hava görülmesi ise perforasyonu gösterir. Tedavi, nazogastrik dekompresyon, barsak istirahati, intravenöz sıvı, multiple intravenöz antibiyotik ile yapılır. %20 civarında ameliyat olasılığı olan hastaların % 25 i kaybedilir.

Hirschsprung Hastalığı:
% 33 oranı ile yenidoğan döneminin en sık intestinal obstruksiyon nedeni olan ve konjenital aganglionik megakolon diye de adlandırılan bu hastalık 1500 ila 3000 doğumda bir görülür. Bu hastalıkta rektum ve kolondaki submukozal ve myenterik pleksuslardaki parasempatik ganglionik hücrelerinin olmaması nedeni ile peristaltik aktivite bozulduğundan, kabızlık ve karında şişlik görülür. Hastalar doğumdan sonraki 48 saat içinde spontan olarak mekonyum çıkaramazlar. Tanı konulamayan hastalarda enterokolit ve perforasyon nedeniyle ciddi tablolar oluşur. Baryumlu kolon grafisi ile dar ve geniş segmentler tespit edilebilir. Kesin tanı rektal biyopsi ile konur. Tanı konulduktan sonra tek yada çok aşamalı tedavilerle hastalık tedavi edilir.

Volvulus:
Normal barsak rotasyonunda veya mezenterin fiksasyonunda doğuştan olan anormallikler nedeniyle oluşan bu hastalık, barsakların rotasyon anomalileri ve dolaşım bozuklukları ile kendisini gösterir. Yaşamın ilk ayında çoğu semptomatiktir. Aralıklı kusmalarla görülebildiği gibi, ani safralı kusma ve şiddetli karın ağrısı ile de başvurabilir. Karında ani bir distansiyon, kanlı kaka yapma ve dehidratasyon ve şok bulguları ile kendisini gösterebilir. Fizik incelemede genellikle duyarlı ve distandü karınla karşılaşılır. Çekilen ayakta direkt grafilerde genişlemiş mide ve proksimal barsak dışında hiç gaz gölgesi görülemez. Hastalar kardiyovasküler stabilizasyon ve nazogastrik dekompresyonu takiben acilen ameliyata alınır. Tam obstruksiyona yol açan volvuluslarda, 1 ila 2 saatte barsak nekrozu olacağından, çok çabuk karar vererek ameliyatla volvulusu düzeltme uygulaması yapılmalıdır.

İnkarsere inguinal herni:
İki yaş altındaki çocuklarda en sık cerrahi gerektiren hastalık fıtıklardır. Kasık fıtıklarının% 40 ı 6 aylıktan önce görülür. Genellikle sağda ve erkeklerde kızlara göre 9 kez daha fazla sıklıkta görülür. Fıtıklı çocuklar genellikle semptomsuzdurlar. Kasık fıtıklarında çocuklarda erişkinlerden daha fazla oranda boğulma olur. Hastalarda huzursuzluk, inguinal bölgedeki kitlede duyarlılık ve kusma vardır. Fizik incelemede karında distansiyon ve dehidratasyonun yanında, inguinal veya skrotal bölgede sert, duyarlı kitle vardır. İlk işlem olarak semptomların ne kadar zamandır olduğu sorgulandıktan sonra, erken olgularda elle redüksiyon denenir. Redüksiyon yapılabiliyorsa elektif olarak ameliyat edilir. Eğer redüksiyon işlemi başarısızsa veya semptomların başlangıcından itibaren çok zaman geçmiş ve hastada septik tablo oluşmuşsa, redüksiyon denenmemeli ve gerekli hazırlıklardan sonra ameliyat edilmelidir.
Uyarı: Sitede yer alan her türlü içerik sitemizin telif hakları kapsamında olup, koruma altındaki bilgilerin aynen kullanılması, 5846 sayılı FSEK ve 5651 sa. İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Suçun Önlenmesi' ne ilişkin yasalara göre maddi ve manevi tazminat talep etme hakkımızı doğurmakta ve ceza davalarına muhatap olmanız yanında sitenizin kapatılmasını da sonuçlamaktadır.

BEBEKLERDE KABIZLIK

BEBEKLERDE KABIZLIK
Bu sorun anne sütü ile beslenen bebekler kabızlık çekmedikleri için, anne sütüne alternatif gıda ile beslenenlerde daha sık görülür.

Hastalığın belirtileri;
• seyrek dışkılama ve sertliğinden dolayı zorlanma;
• anüs bölgesinde sert dışkı nedeni ile çatlaklar ve kanlı dışkı;
• karın ağrısı ve
• huzursuzluktur.

Kabızlık özellikle kışları meyve az tüketildiğinde daha sık görülür. Kabızlığın nedeni az çalışan bir sindirim sistemi; çeşitli hastalıklar, yetersiz lifli gıda tüketimi olabilir.

Anne sütü ile beslenenlerde pek rastanmamasına rağmen, belirtiler görüldüğünde hemen doktora bildirilmelidir. Arasıra ortaya çıkan kabızlıklar beslenme alışkanlığının yeniden düzenlenmesi ile düzelebilmektedir.

Özellikle küçük bebeklerde bazı vücut egzersizleri fayda sağlayabilir (bebeğiniz dışkı zorluğu çektiği zaman sırt üstü yatırarak bisiklet çevirme hareketi yaptırmaya çalışın.). doktorun tavsiyesi olmadan kesinlikle hiçbir ilaç vermeyin.
Uyarı: Sitede yer alan her türlü içerik sitemizin telif hakları kapsamında olup, koruma altındaki bilgilerin aynen kullanılması, 5846 sayılı FSEK ve 5651 sa. İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Suçun Önlenmesi' ne ilişkin yasalara göre maddi ve manevi tazminat talep etme hakkımızı doğurmakta ve ceza davalarına muhatap olmanız yanında sitenizin kapatılmasını da sonuçlamaktadır.

28 Temmuz 2009 Salı

çilek grup adlı organizasyon şirketini protesto

Başörtülü kıza hakaret eden şirketten özür
Başörtülü fotoğrafıyla bir organizasyon firmasına iş başvurusunda bulunan Şeyma Engin'e (21) gelen hakaret dolu mail gündeme getirilmişti. Şirket bugün konuyla ilgili açıklama yaptı.
Yazı Boyutu 10 12 14 16
Engin'i sadece başörtüsü takıyor diye din üzerinden siyaset yapmakla suçlayan ve şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Emir Onur Çilek imzalı mailde, Engin'e Fatih bölgesinden iş arama tavsiyesinde bulunuldu. Konuyla ilgili internet sitelerine bir açıklama koyan Çilek Grup yetkilileri ise, söz konusu mailin işten çıkardıkları bir personel tarafından bilgileri dışında gönderildiğini savundu. Mail mağduru Şeyma Engin ise konuyu mahkemeye taşıyacağını söyledi.

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Mimari Restorasyon Bölümü'nden bu yıl mezun olan Şeyma Engin iş aramaya başladı. Bu başvurulardan birini de Çilek Grup adıyla faaliyet gösteren bir organizasyon şirketine yaptı. Kendisinin başörtülü fotoğraflı bir özgeçmişini iş yerine maille gönderen Engin, iş yerinden bir mail aldı. Hakaret içeren mailde başörtüsünden "Bez parçası" diye bahsedilmesi dikkat çekti. Söz konusu mailde genç kızı din üzerinden siyaset yapmakla suçlayan kişi, din sömürüsü yapan kişileri bünyelerinde çalıştırmadığını ifade etti. Engin'in kendi iş yerinde asla çalışamayacağını söyleyen kişi, genç kıza Fatih'te iş araması konusunda da tavsiyede bulundu.

Engin'e "info@cilekgrup.com" adresinden gönderilen mailin tam metni ise şöyle;

Şeyma Hanım;
Başvurunuzu inceledik. Üzgünüz.
Laik Atatürk Türkiye'sinde yaşayan, cumhuriyet çocukları ve muhafızlarından oluşan bir kurum olarak sizin gibi başörtüsü, türban, tesettür şeklindeki bez parçalarını dini inançlar ile hiçbir bağlantısı olmamasına rağmen bu şekilde gösteren, tamamen siyasi amaç güden, din üzerinden ticaret, din üzerinden siyaset yaparak din sömürüsü yapan insanları bünyemizde barındırmıyoruz.
Unutmayınız; Demokrasi gericiliğin önünü açmak değildir.
İş arayışınızda başarılar.
Fatih bölgesini denemenizi şiddetle tavsiye ederiz.
İyi Çalışmalar.. Emir Onur Çilek Çilek Grup (info@cilekgrup.com) Gönderme tarihi: 22 Temmuz 2009 Çarşamba 19:24:35

"MAİL ONURUMU KIRDI"

Dini inançları için başörtüsü taktığını ve gelen mailde başörtüsünün "Bez parçası" olarak tanımlanması nedeniyle onurunun kırıldığını ifade eden Şeyma Engin, olayı şöyle anlattı: "Okulumu bu sene bitirdiğim için birçok yere iş başvurumu gönderdim. Bu iş yerinin de 'yetiştirmek üzere bir personel arıyoruz' şeklinde bir ilanı vardı. Buraya sadece CV'mi gönderdim. 4 gün sonra maillerime baktığımda ise şok oldum. Daha önceden de böyle şeylerin olduğunu biliyordum. Ancak, yüzyüze ilk defa bu olayla karşılaşıyordum. Resmen ayrımcılıktı. Tesettürümden dolayı bana yapılan bir ayrımcılıktı. Mailde başörtümün bir bez parçası olduğu, başörtümle iş bulamayacağımı ve sonunda da Fatih'te iş aramam gerektiği ifade ediliyordu." dedi.

Bundan sonraki süreçte dava açmayı planladığını belirten Engin, 'mailden sonra bu iş yeriyle görüştünüz mü?' sorusuna ise, "İş yeriyle görüşmedim. Sadece kendilerine hukuk yoluyla görüşürüz maili attım. Özür olarak az önce gelen bir mail var. Maili kendisinin değil işten çıkartılan bir kişinin attığını söylemiş. Yarın mahkemeye gitmeyi düşünüyoruz. Bundan sonraki sürece yargı karar verecek" şeklinde konuştu.

Bu arada olayın internet sitelerine yansımasının ardından Engin'e özür maili atan söz konusu firma ise konuyla ilgili internet sitesinden bir açıklama yaptı. Söz konusu mailin işten çıkardıkları bir personel tarafından 'şirketi yıpratma' amacıyla yapıldığı savunulan açıklamada, "Lakin iddia edilen e-postanın atıldığı adres zan altında bırakılmak istenen yönetim kurulu başkanımızın e-posta adresi değil, şirketin web sitesinin genel e-posta hesabıdır. Eski bir çalışanımız tarafından düzenlenen bu gerçek dışı, suni, düzmece yıpratma girişimiyle ilgili olarak gerekli yasal sürecin başlatıldığını duyururuz. Ayrıca iş başvurusunda adı geçen Şeyma Engin isimli şahıs yönetim kurulu başkanımız Emir Onur Çilek tarafından bizzat aranmış ve kendisine durum izah edilerek özür dilenmiştir." ifadeleri yer aldı.

Şirket bünyelerinde 2 başörtülü çalışan bulunduğu belirtilen açıklamada ayrıca, "Ne bireysel ne kurumsal anlamda hiçbir kapalı/açık yada inanç ayrımı yapmamıza ve bu tutumumuz ve duruşumuzun ofisimize gelen müşterilerimiz tarafından da bilinmesine rağmen bu tarz bir zan altında bırakılmak ve bu tip yıpratma politikası ve iftiraya uğramak çok vahim ve trajikomiktir." ifadeleri de yer aldı. (CİHAN)

İşte şirketten yapılan o açıklama:

27.07.2009 tarihinde çeşitli internet haber sitelerinde ve bir kısım yayın kuruluşlarının haber portallarında, 28.07.2009 tarihinde ise gazetelerde hakkımızda yayınlanan haberler tamamen dayanaksızdır.
İşten çıkartılan eski bir çalışanımız tarafından kaleme alınmış bu söz konusu e-postada yönetim kurulu başkanımızın da adı geçmektedir. Hem yönetim kurulu başkanımız sayın Emir Onur Çilek adına bireysel anlamda, hem de Çilek Grup adına kurumsal anlamda işbu haberlerde yer alan ayrımcı, üzücü ve vahim görüşleri paylaşmadığımızı bildiririz. Zira, takdir olunur ki, hiçbir kurumsal şirkette bir stajyer başvurusuna insan kaynakları departmanı dururken, yönetim kurulu başlkanını bizzat kendi yanıt vermez. Lakin, iddia edilen e-postanın atıldığı adres zan altında bırakılmak istenilen yönetim kurulu başkanımızın e-posta adresi değil, şirketin web sitesinin genel e-posta hesabıdır.

Eski bir çalışanımız tarafından düzenlenen bu gerçek dışı, suni ve düzmece yıpratma girişimiyle ilgili olarak gerekli yasal sürecin tarafımızdan başlatıldığını duyururuz. Ayrıca iş başvurusunda adı geçen Şeyma Engin isimli şahıs yönetim kurulu başkanımız Emir Onur Çilek tarafından bizzat aranmış ve kendisine durum izah edilip gerekli açıklama yapılmış ve özür dilenmiştir.

Çilek Grup; organizasyon, reklam, müzik, ajans ve genel anlamda şov dünyasında faaliyet gösteren bir şirketler grubudur. Yaptığımız işin siyasi ve ideolojik bir tarafının olmadığını söylemek malumun ilanından ötesi değildir. Hal böyleyken, firmamızın bu tarz bir tutum içine girmesi mümkün değildir.

Çilek Grup olarak bünyemizdeki iki bayan çalışanımızın başörtülü olmasına ve ne bireysel ne de kurumsal anlamda hiçbir kapalı/açık ya da inanç ayırımı yapmamıza ve bu tutumumuz ve duruşumuzun bizimle çalışan tüm müşterilerimiz tarafından da bilmesine rağmen bu tarz bir zan altında bırakılmak ve bu tip bir yıpratma politikası ve iftiraya uğramak çok vahim ve traji-komiktir. Bu gerçekdışı haberleri değiştiren, çarpıtan, süsleyerek abartan medya kuruluşları hakkında da gerekli yasal süreç başlatılacaktır.

Ulu önder Mustafa Kemal gibi dini kucaklayan bir kurtarıcının adının bu tip kutuplaşma ve yıpratma odaklı eylemlerde kullanılması ise oynanan oyun ve kişilerin bir kısım medyanın gücünü en kolay şekilde nasıl arkalarına alıp, ilgili medya desteğine ulaşmayı ne kadar kolay başardıklarının basit bir örneğidir.

Gazetecilerimizden ‘Araştırmacı-Gazeteci’ sıfatlarının hakkını vermelerini ve ticari bir kuruluşu ya da gerçek bir kişiyi zan altında bırakmadan önce ilgili araştırmayı yapmalarını ve bu asılsız haberler ile ilgili işbu tekzipleri ivedi şekilde yayınlamalarını dileriz.

28.07.2009 11:07:13

24 Temmuz 2009 Cuma

HAK düzeni kurmak

Ey sistem namaz kılabilir miyim?

-Tabi kıl bu benim için bir tehlike arz etmiyor 5 vakit namaz kıl yat kalk.

Ey sistem peki oruç tutabilir miyim?

-Tabi tut. Orucunda bir zararı yok benim için. Hem sen oruş tutarsan iftar vakitleri gelmeden gidip benim marketimden yerimden erzak alacaksın. Zararı yok tut.

Peki ey sistem zekat verebilir miyim?

-Olur ver tabi... Nasıl olsa benim paramdan vermiyosun önemli değil.

Peki ey sistem Siyasal İslamı güçlendirmek için çalışabiir miyim?
-Hooop. Orda dur bak sana ibadat özgürlüğü verdik. Zekat ver namaz kıl oruç tut hacca da git ama bunu unut.
Peki niye ey sistem?
-Ee sen Siyaseti Allahın kanunlarını gözeterek yaparsan Hakkı hukuku önde tutarsın. Vatandaşın bilinçlenir. O zaman müslümanlar uyanır. Uyanık müslümanlar da bize hesap sorar. Sen müslümanları uyandırma.

Peygamberler Tarihine göz attığımızda Allahın göndermiş olduğu bütün peygambeler hep yönetime talip olmuşlardır.
Hz. Yusuf sarayda bir köle iken Allahın izni ile oraya hükümdar olmuştur. Ve hak nizamı getirerek insanları huzura kavuşturmuştur. Yusuf peygamberin de getirdiği İslam değil midir?

Hz. Muhammed Mekkeden Medineye göç ettikten sonra orada bir İslam devleti kurmuştur ve bunun sonucunda Hak gelip batıl zail olmuştur. Ülke yönetmek siyaset demektir. Ve Allahın göndermiş olduğu ve hepsini burada sayamayacağımız peygamberlerde hep baskıcı zulum eden iktidarlara karşı gelmiş ve onların düzenine karşı çıkarak Allahın nizamını orada hakim kılmak için çalışmışlar ve tebliğde bulunmuşlardır.


Son yıllarda İslam ile siyasetin ayrılması ile Allah ve resulunun yetkileri bu ülkede kısıtlanmıştır. Şu anda ise Allah VE RESULUNUN ULKEMİZDE MUHTAR KADAR YETKİSİ YOKTUR. Allah VE RESULUNUN ULKEMIZDE HAMALLAR DERNEGI BASKANI KADAR YETKISI YOKTUR. Allah VER RESULUNUN ULKEMIZDE BİR ZABITA KADAR YETKISI YOKTUR.
Benim ülkemde bir erkekle bir bayan muhtara gidip evlenmek istediğinde muhatın bir kağıt yazıp mühür basması onları karı koca yapar. Amma benim ülkemde İmam Nikahı yani dini nikah yani Allahın huzurunda kıyılan nikah kabul olmuyor. Allah ve Resulunun benim ülkemde Köy MUhtarı kadar yetkisi yoktur. Ne yazık ki acı gerçekler bunlar.

Allah ve Resulu Maraşta yetkili iken oranın insanı Maraşı Kahramanmaraş, Antebi, Gaziantep yaptı.
Allah ve Resulu yetkili oldugu için Fatih ve ordusu İstanbulu fethetti.

Allah ver resulu yetkili olmayınca ülkemde, bacılarımız üniversite kapılarında sürünüyorlar başları örtülü olduğu için, Allah ver resulu yetkili olmadığı için camilerd kıldığımı namazlarda dahi Allaha yakınlaşamıyoruz,Allah ve Resulu yetkili olmadığı için Hacca Umreye gittiğimizde ağlayamıyoruz. Allah ve Resulu bu ülkede yetkili olmadığı için bu ülke hep kaybediyor...Allah ve Resulunun yetkili olması demek Ülkenin AllahIN NIZAMINA gore yönetilmesi demektir. Yönetim içinde siyaset yapmak şarttır.

İslamla siyaset ayrılamaz. İslam zaten HAK düzeni kurmak için gönderilmiştir. Ve Hak düzeni kurmak da ancak siyasetle mümkündür.

Şahitlikte niçin kadının hakkı erkeğin yarısıdır?

Şahitlikte niçin kadının hakkı erkeğin yarısıdır?
İslam hukukunun temelini teşkil eden meseleler vahye dayanır. Ana hatlarıyla Kur'an'da yer alır. Yani hukuki esaslar kainat Yaratıcısı tarafından tespit edilip tayin edilmiştir. Hangi devir, hangi iklim ve şartlar içinde yaşanırsa yaşansın bu esaslar toplumların huzur kaynağı ve rahat vesilesidir. Çünkü hükümler insan yaratılışına en uygun olanıdır. Kur'an'daki hükümler incelendiğinde, ilk göze çarpan husus bu hükümlerde insanın hem bedeni, hem de ruhi yapısının dikkate alınmış olasıdır.

Şahitlik meselesinde de bunu görmek mümkündür. Şahitlikle ilgili ayet-i kerimenin meali şöyledir.



"Erkeklerinizden iki şahit tutun. Eğer iki erkek bulunmazsa şahitlerden razı olacağınız bir erkek; biri unuttuğunda, şaşırdığında diğeri ona hatırlatacak iki kadın olabilir..."(1)


Demek ki, buradaki esas mesele kadının yaratılışı ile doğrudan alakalıdır. Onun psikolojik yapısının bir gereğidir. Kadının esas mizacı heyecandır ve heyecanlarıyla yaşar. Bunun için düşünceler, aklından çok kalbine işler, tesirleri de o şekilde gelişir. Hadiseler karşısında pek tarafsız kalamaz. Merhamet ve şefkat tarafı ağır bastığından hadiselere sezgisiyle yaklaşır.

Bu hususiyetlerinden dolayı Kur'an, "Kadınlar unutabilirler, onun için şahitlikte onlara bir yardımcı verilmeli" diyor. Bunu, kadını yaratan Yüce ifade buyuruyor. Öyle ise bu değişmeyen bir kaidedir. Kadınların içinde unutkan olmayan, bazı erkeklerden daha güçlü hafızaya sahip olanlar yok mudur? Şüphesiz vardır, ama umumi olarak kadınlarda bu psikolojik hal daha çok görülür. Hadiseyi akıllarında fazla tutamamaları normaldir.


Diğer yandan, kadın daha çok içe dönüktür. Kendine has bir dünyası vardır. Gün boyu ev işleriyle iç içedir. Çocuklarının bakımı ve terbiyesi ile meşguldür. Ticaret, alışveriş, iş hayatı siyasetle çok az kadın ilgilenir. Dış dünyanın bu kadar uzağında olan bir kadın hariçte olan hadiselere nasıl vakıf olacak, mahiyetlerini nasıl öğrenecek, aklında nasıl tutacak, şahitliğini ne nispette tam yapabilecektir?


İslamiyet şahitlik meselesinde kadına erkek kadar bir mükellefiyet yüklemeyip, iki kadının şahitliğini, bir erkeğe denk tutmakla onun hakkını zayi etmemiş, aksine onu korumuş, bir günaha düşmesini önlemiştir. Çünkü şahitlik büyük mesuliyet gerektiren bir iştir, ağır bir vazifedir.

Bu hususta bir ayet-i kerimede şöyle buyrulur:



"Şahitliği gizlemeyin. Onu kim gizlerse şüphesiz kalbi günahın acısından sızlar. işlediklerinizi bilir."(2)


Hadis-i şeriflerde şahitliğin ne kadar mühim bir mesuliyet taşıdığına işaret edilirken, yalancı şahitliği de büyük günahlar arasında zikredilir.


Evet, İslamiyet kadını büyük günahlara düşmekten korumuş, onun bazı zaaflarına kapılıp, heyecanlanarak yahut hissi davranarak yalancı şahitlik gibi bir günaha girmesine mani olmuştur. Yanına bir yardımcı kadın vererek bunun tedbirini almıştır. İşte bundan dolayı bazı şahitliklerde iki kadın bir erkek yerine geçmektedir.

Bazen kadınlar şahitlik yapacağı meselede kıskanç davranabilir, rekabet hissi baskın gelebilir. Bunun için hadisenin bazı taraflarını gizleyerek, adaletin tecellisine gölge düşürebilir. Fakat iki kadın şahitlik yaparsa, birisinin gizlediğini öbürü açığa vurarak şüpheler ortadan kalkmış olur.


Diğer taraftan iki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine eşit tutulması hiçbir zaman kadının erkeğin yarısına eşit olduğunu göstermez. Çünkü bu sadece şahitlik meselesinde her türlü teminatın bulunmasına önem verildiğinin bir göstergesidir. Kadın hangi çeşit davalarda şahitlik yapar, hangilerinden muaftır, hangilerinde erkeğin yarısı sayılır?


İslam hukuku, zina, içki ve hırsızlık gibi had cezalarını gerektiren suçlarda ve kısas gibi cezalarda kadını muaf tutmuş, onun şahitliğini kabul etmemiştir. Bu davalardan zina cezasında dört erkeğin, diğerlerinde ise iki erkeğin şahitliğini esas almıştır. Alış-veriş, ticaret, nikah, talak gibi muamelata giren davalarda ise iki erkek yoksa, bir erkekle iki kadının şahitliğini şart koşmuştur. Fakat erkeklerin vakıf olamayacağı, bekaretin tespiti, doğum anında anne ve çocukla ilgili vuku bulacak hallerde, süt kardeşliğinin tespiti gibi meselelerde tek kadının şahitliği de kafi gelmektedir. Hatta, Hz. Ömer boşanma hadisesinde bile bir kadının şahitliğini kafi görmüştür. Çünkü şahitlikte asıl mesele hakkın zayi olmaması, adalete gölge düşürülmemesi, hakkın tecelli etmesidir. Had cezalarında ve kısasta kadının şahitliğine müracaat edilmemesinin bir hikmeti, bu çeşit meselelerde en ufak bir şüpheye mahal verilmemesi hassasiyetidir. Çünkü kısas gibi bir davada eksik bir beyanla, bir hak zayi olabilecek veya bir insanın kısas edilmesi söz konusu olacaktır. Kadınlardaki unutkanlık ve hislerine mağlup olmak gibi bir arıza bu meseleye gölge düşürebilir.

(1) Bakara Sûresi, 282.
(2) Bakara Sûresi, 283.

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA GÖNDERİLMEK ÜZERE ÜSKÜDAR CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA SUÇDUYURUSU

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA GÖNDERİLMEK ÜZERE
ÜSKÜDAR CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA SUÇDUYURUSU

Konu: Suç Duyurusu
Bilgi edinme ve dilekçe kanununa göre aşağıdaki şikayetimle ilgili işlem yapılmasını taleb ederim
Şüpheliler : HSYK üyeleri, YARSAV yönetimi ve Üyeleri, AnaYasa Mahkemesi Üyeleri,
Ali Suat ERTOSUN HSYK Üyesi, Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU YARSAV Bşk., Kadir ÖZPEK HSYK Başkanvekili, İlker BAŞBUĞ Genel Kurmay Başkanı, Deniz BAYKAL CHP Genelbaşkanı, Hasan GERÇEKER Yargıtay Başkanı, Osman Ali Feyyaz PAKSÜT Anayasa Mahkemesi Başkanvekili, GATA ve AdliTıp Yetkilileri, Abdurrahman YALÇINKAYA Yargıtay Başsavcısı ve Diğer Yetkililer
Sabih KANATOĞLU Yargıtay Fahri Başkanı, Encümeni daniş üyeleri ve yönetimi

Konu ve Açıklama: Yukarıdaki isimler ve kurumların ilgili yetkilileri ayrıca HSYK ve YARSAV yönetimi ve üyeleri, YARSAV Bşk. Ö. F. EMİNAĞAOĞLU ve HSYK üyesi Ali Suat ERTOSUN’un hukuka kanuna muhalefeti, halkı kin nefret ve düşmanlığa sevketmek, adam öldürmeye azmettirmek, nüfuz kullanmak, 138. madde, suçu-suçluyu övmek, suçu-suçluyu korumak-gizlemek, adil yargılamayı etkilemek, dolaylı cinayete teşebbüs, darbeye teşebbüs, çıkar amaçlı suç örgütüne ve teröre yardımcı olmak, görevi ihmal, kamu malına zarar vermek, insanları korkutmak, ekonomik ve toplumsal krizlere sebebiyet vermek, suçluyla yemek yemek görüşmek, amirlere itaatsizlik, muhtıra vermek, askeri ve yargı darbesine teşebbüs etmek, kanunları uygulamamak, TBMM kanunlarını yetkisi olmadığı halde 5haziran2008 iptal etmek, askeriyeden emir-birifing-muhtıra alan savcı ve hakimlerin görev yapmasına göz yummak, izinsiz işyerini terk etmek, izinsiz basın açıklaması yapmak-yaptırtmak, görevi kötüye kullanmak v.b TCK daki ilgili maddeler ayrıca yurtdışından yardım aldığı ve yolsuzluk odağı olduğu ve ticaret yaptığı belgelenen CHP’ye ve Ergenekondan 8 yöneticisi tutuklu İP’e kanunları uygulamamak v.s.
ERGENEKON ile PKK stratejik işbirliğini araştırmamak ve dolaylı yardı

23 Temmuz 2009 Perşembe

Ehl-i Nifaka ve Ehl-i Küfre karşı DEHŞETLİ ve HİDDETLİ Haykırış!

Ehl-i Nifaka ve Ehl-i Küfre karşı DEHŞETLİ ve HİDDETLİ Haykırış!

Arabî ibarenin kısa bir tercümesi

-Malum büyüğe karşı birden hiddetle geldi def’aten bu yazıldı.-

Ey Ahmak ehl-i Nifak olan mülhidler!

(Şunu iyi bilin ki!) vücudumu parça parça yapsanız yine hakkı söylemekten asla geri durmayacağım !!!

Eğer imkânım olsaydı sesimi de duyurabilseydim şarktan garba kadar (bütün insanlara) herkese “Şu Kur'an haktır, şu Furkan’ın dediği doğrudur, Allah’ın kelamı olan bu kitabın bahsettiği her şey şüphesizdir, hak ve hakikattır. Keza, Hazret-i Muhammed (A.S.M) Allah’ın Resulüdür, onda şüphe yoktur, Allahın kelamı olan bu kitabın bahsettiği her şey şüphesizdir, hak ve hakikattır. Şeriatı; vahy-i ilahidir. Allah ise zulüm şaibesinden uzak bir adalet sahibidir.” gibi hakikatları haykıracaktım.

Ey dinsiz mülhidler!

Dine karşı yaptığınız zulüm arşı titretiyor. Ölüm vaktinde Kahhar bir el tarafından yakalandığınız zaman göreceksiniz. Arşın sahibi olan Allah perçemlerinizden tutarak sizi ferşden (yer) alıp, cehenneme (sakara) attığı zaman ağlayıp sızlamalarınızı şimdiden görüyor gibiyiz. Bir işkembenin, hayvanın içinden sökülüp atıldığı gibi, içinde bulunduğunuz tabutun karnından pis bir işkembe gibi sökülüp cehenneme atılacaksınız. Cehennem zakkumunu zıkkımlayacak cehennemliklerin vücudlarından irinli cerahatı (ğislin) yudumlayacaksınız. Azabınız daimidir. Gayr-i meşru zevklerinizi unutturacak acılarla doludur.

Siz bize gerici diyorsunuz. Biz de size mürted, kafirlerin en habisi, vahşilerin en vahşisi diyoruz. Bunlar iki deccal bir süfyandır. Süfyan zendakanın başı, çahşlerin çahşi, Yahudilerin en habislerinden, zalimlerin en zalimi (bir şeytan-ı ahbestir.)

(Rumuzat-ı Semaniye - 29. Mektubun Sekizinci Kısmı, sf: 105)

22 Temmuz 2009 Çarşamba

BAŞARI SIRASI

ÖSYM üniversite adaylarını unutmadı ve her bir öğrencinin hangi üniversiteye girmesi gerektiğine dair rehberlik yaptı...
Öğrenci Seçme Sınavı'nın (ÖSS) sonuçlarının açıklanmasının ardından öğrencileri tercih telaşı aldı. "Doğru tercih nasıl yapılır?" sorusunun yanıtını arayan öğrencilerin imdadına ise Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) yetişti.

ÖSYM internet sitesinde öğrencilere tercihlerini belirlemede yol göstermesi amacıyla 2009-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu'nda yer alan yükseköğretim programlarında üniversite adı, program adı, puan türü, programın bulunduğu şehir, vb. alanlarında arama yapılabilen bir rehberlik sayfası hazırladı.

BAŞARI SIRASI

Adaylar, rehberlik sayfası sayesinde sınavdaki başarı sıralamasını ilgili alana girerek gitmeyi düşündüğü yükseköğretim programına geçen yıl yerleşen en küçük puana karşılık gelen başarı sırasını öğrenebilecek, tercihlerini daha sağlıklı belirleyebilecek.

reklam izle kazan

SPONSOR REKLAMLAR