HAVALE
Ateşin hızla yükselmesi bilinç kaybına sebep olabilir. bu durumlarda çocuğunuzu yere yatırın ve yanında kalın. hemen doktor çağırın. ailenizde ateşli havaleye yönelik bir eğilim varsa çocuğunuz hastalandığında ateşlenmemesi için elinizden geleni yapın.
Bebeklerin hastalıklarını anlamak çok kolay değil. Derdini anlatamadıkları için sadece ağlarlar. Genelde huzursuz ve çok ağlayan bir bebekte de ağlama da ipucu olarak değerlendirilmeyebilir. Eğer bebeğin yeme, içme ve uyuma alışkanlıklarında dikkat çekici bir değişme varsa, o çocuğun hasta olduğu düşünülür. Her hastalık ateş yükselmesine neden olmazsa da, bebeklerde ve küçük çocuklarda infeksiyon hastalıkları daha sık rastlandığı için, hastalıkların büyük bir kısmında ateş yükselmesi olacaktır. Bu nedenle bebeğin ateşini ölçmek sağlığı hakkında bilgi verecektir. Cildin terli ve bebeğin hareketli olması nedeniyle, koltuk altı yerine makattan ateş ölçmek daha doğrudur.Eğer bebeğin makattan ölçülen ateşi 38 dereceden fazla ise, o bebekte yüksek ateş olduğunu kanıtlar. Ancak çoğu zaman ateşin yüksekliğinden çok bebeğin genel durumu daha da önemlidir. Ateşi normale yakın ama halsiz, devamlı uyuyan, mama yemek ya eda emmek istemeyen bir bebek, 39 derece ateşi olmasına rağmen, canlı hareketli, beslenmesini sürdüren bir bebeğe oranla daha hastadır. Eğer iki aylıktan küçük bir bebeğin ateşi 38 dereceyi aşarsa doktora götürmek gerekir. İki aylıktan büyük bebek için doktora götürme sınırı 39 derece ateştir. Ancak daha düşük rakamlarda da olsa ateş üç günden daha fazla sürüyorsa, doktora götürmek gerekecektir.Ateş yükselmesi vücudun savunma mekanizmalarından biridir. Vücutta virüs ya da bakteri cinsi bir hasatlık etkeni olduğunu ve vücudun buna karşı tepki gösterdiğini kanıtlar. Ateş yükselmesi halinde hastalık etkenleri faaliyetlerini sürdüremez ya da ölürler. Bu nedenle ateş yükselmesi hastanın yararına bir durumdur. Ancak, yüksek ateşin devam etmesi, vücudun hastalığı yenemediğini gösterir. Hastalığın devam etmesi organlarda kalıcı bir bozukluk yaratabileceği için, müdahale edilmelidir. Doktor yapacağı muayeneden sonra hastalığı teşhis edecek ve gerekli önlemleri alacaktır. Gerekli tedaviye başlamadan ateşi düşürmek yararlı bir davranış değildir. Ateşin savunma sistemi için yararlı olduğunu belirttim ancak bunun tek istisnası, yüksek ateşle gelen havale nöbetidir.Beyin hücrelerinin normal dışı bir aktivite göstermesi sonucu ortaya çıkan, vücuttaki istemsiz kasılmalara, tıp dilinde konvülsiyon, halk arasında da havale adı verilmektedir. Tipik bir havale nöbetinde, bebek şuurunu kaybeder, kol ve bacakları kasılır. Birkaç saniye sonra da bütün belirtiler kaybolur. Havale nöbetleri genellikle 6 aylık ile 5 yaş arasındaki çocuklarda olur. çoğu zaman yüksek ateş ile beraberdir. Ancak ateşin yüksekliği ile havale geçirme arasında her zaman bir ilinti yoktur. Yani bazılarında çok yüksek ateşte havale olmazken, bazı bebeklerde daha düşük ateşlerde bile havaleye rastlanabilir. Çocukların %4-5´inde hayatlarında en az bir kez havaleye rastlanırken, bunların yarısında bir kereden sonra havale görülmez. Eskiden, havale geçiren çocukların mutlaka beyin hasarı kalacağı düşünülürken, bunun doğru olmadığı artık anlaşıldı. Önemli olan havalenin kendisi değil, havaleye neden olan hastalıktır. Bu iyi tedavi edilmediği takdirde hasar kalabilir.
Havale nöbeti anne ve babalar için korkutucu olabilir. Ancak bilmeniz gereken en önemli şey, havalenin birkaç dakika sonra kendiliğinden geçeceğidir. Eğer bebeğin ateşi yüksekse, düşürmek için, giysilerini çıkartmak, başına ve göğsüne ıslak bez koymak, tüm vücudu serin su ile ıslatılmış bezlerle silmek yararlıdır. Havale geçiren bebekte, kolonya gibi alkollü maddeler kesinlikle kullanılmaz. Ayrıca ateş düşürmek için su dolu küvete sokmak da tehlikeli olabilir.
Kusmaya başlarsa, yüzükoyun ya da yan yatırarak kusmuğun nefes borusunu tıkamasını önleyin. Nefes alması güçleşirse, alt çenesini hareket ettirmeye çalışarak nefes almasına yardımcı olun. Çoğu insan, havale geçiren kişinin dilini ısıracağını ya da yutacağını ve nefes yolunun kapanacağını düşünür. Dil ısırma olursa da çok önemli değildir. Bunu önlemek için ağzına elinizi ya da başka cisimleri sokmak tehlikeli olabilir. Eğer nefesi durursa, yapay solunuma başlamayın, kısa bir süre sonra kendiliğinden soluk alıp vermeye başlayacaktır. Havale nöbeti geçtikten sonra bebeğin devamlı doktoru varsa, ona haber verin. Bebeği muayene etmek isteyecektir. Eğer bu doktora ulaşamıyorsanız, bir hastanenin acil kısmına götürün.
Çocuk Sağlığı
5 Ağustos 2009 Çarşamba
BURUN KANAMASINA DİKKAT !
BURUN KANAMASINA DİKKAT !
Burun kanamaları çoğunlukla can sıkıcıdır. Ancak bazen korkutucu ve yaşamı tehdit edici boyuttadır. Uzmanlar burun kanamalarını iki gruba ayırmaktadırlar.
1. Ön burun kanamaları burun ön kısmından gelen kanamalardır. Ayakta duran yada oturan kişide burun deliğinden akan kanama şeklinde kendini gösterir.
2. Arka kanama: Burun arkasından olan kanamadır. Kanama genize doğrudur. Otururken veya ayakta dururken bile kanama boğaza doğru olur. Hasta sırt üstü yattığında ön kanama bile olsa her iki yönde kanama olabilecektir.
Arka burun kanamalarının tanınması oldukça önemlidir. Bu kanama tipi bir uzmanın takibini gerektirmektedir. Arka kanamalar çoğunlukla yaşlı kişilerde görülür. Bu hasta grubu genellikle yüksek kan basıncı (tansiyon) olan kişiler yada travma geçirmiş kişilerdir. Burun kanamaları çocuk yaş grubunda genellikle ön kanama tipinde olmaktadır. Kuru hava veya kış aylarında görülen kabuklanmalar kanamaya neden olmaktadır. Bundan korunmak için nemlendirici bir kremi burun orta bölmesine parmak ucu ile sürmek faydalı olacaktır.
Bu amaçla vaselin gibi kremler kullanılabilir. Günde üç defa kullanılması önerilir. Ancak gece yatmadan önce sürülmesi yeterlidir.
Burun kanaması sık tekrarlıyorsa doktorunuza görünmenin faydası vardır.
ÖN KANAMALARIN DURDURULMASI
Siz yada çocuğunuzda ön burun kanaması varsa şunları uygulayınız:
1. Burunun ucundaki yumuşak kısmını başparmağınızla diğer iki parmağınız arasına alınız.
2. Burunu parmakla sıkıştırılmış olarak yüzünüze doğru bastırın.
3. Beş dakika böyle bekleyiniz. (Saat tutunuz.)
4. Başınızı kalbinizden daha yüksek tutmaya dikkat ediniz. Bu nedenle oturmanız yada başınız daha yukarda uzanmanınız önerilir.
5. Burun ve yanağınıza buz tatbik ediniz. (Bir plastik torba içine buz doldurarak. )
KANAMA DURDUKTAN SONRA YENİDEN KANAMAYI ÖNLEMEK
1. Sümkürmemeye dikkat ediniz.
2. Yerden ağır bir şey kaldırmak yada buna benzer zorlayıcı hareketler yapmayınız.
3. Başınızı mutlaka göğsünüzden daha yukarda tutmaya çalışınız.
TEKRAR KANAMA OLURSA
1. Burun içindeki tüm pıhtıları sümkürerek temizleyiniz.
2. 3, 4 defa her iki burun deliğine dekonjestan burun spreyi sıkınız.
3. Tekrar en baştaki 1. ve 3. basamaktaki gibi buruna baskı yaparak sıkınız.
4. Doktorunuzu arayınız.
NE ZAMAN DOKTORU ARIYALIM YADA ACİL SERVİSE BASVURALIM?
Eğer kanama durmuyorsa veya yeniden kanamaya eğilim gösteriyorsa;
Eğer kanama nedeniyle yorgunluk ve halsizlik hissediliyorsa.
Eğer kanamanız burun önüne kanamadan çok boğaz arkasına doğru oluyorsa.
Burun kanamaları çoğunlukla can sıkıcıdır. Ancak bazen korkutucu ve yaşamı tehdit edici boyuttadır. Uzmanlar burun kanamalarını iki gruba ayırmaktadırlar.
1. Ön burun kanamaları burun ön kısmından gelen kanamalardır. Ayakta duran yada oturan kişide burun deliğinden akan kanama şeklinde kendini gösterir.
2. Arka kanama: Burun arkasından olan kanamadır. Kanama genize doğrudur. Otururken veya ayakta dururken bile kanama boğaza doğru olur. Hasta sırt üstü yattığında ön kanama bile olsa her iki yönde kanama olabilecektir.
Arka burun kanamalarının tanınması oldukça önemlidir. Bu kanama tipi bir uzmanın takibini gerektirmektedir. Arka kanamalar çoğunlukla yaşlı kişilerde görülür. Bu hasta grubu genellikle yüksek kan basıncı (tansiyon) olan kişiler yada travma geçirmiş kişilerdir. Burun kanamaları çocuk yaş grubunda genellikle ön kanama tipinde olmaktadır. Kuru hava veya kış aylarında görülen kabuklanmalar kanamaya neden olmaktadır. Bundan korunmak için nemlendirici bir kremi burun orta bölmesine parmak ucu ile sürmek faydalı olacaktır.
Bu amaçla vaselin gibi kremler kullanılabilir. Günde üç defa kullanılması önerilir. Ancak gece yatmadan önce sürülmesi yeterlidir.
Burun kanaması sık tekrarlıyorsa doktorunuza görünmenin faydası vardır.
ÖN KANAMALARIN DURDURULMASI
Siz yada çocuğunuzda ön burun kanaması varsa şunları uygulayınız:
1. Burunun ucundaki yumuşak kısmını başparmağınızla diğer iki parmağınız arasına alınız.
2. Burunu parmakla sıkıştırılmış olarak yüzünüze doğru bastırın.
3. Beş dakika böyle bekleyiniz. (Saat tutunuz.)
4. Başınızı kalbinizden daha yüksek tutmaya dikkat ediniz. Bu nedenle oturmanız yada başınız daha yukarda uzanmanınız önerilir.
5. Burun ve yanağınıza buz tatbik ediniz. (Bir plastik torba içine buz doldurarak. )
KANAMA DURDUKTAN SONRA YENİDEN KANAMAYI ÖNLEMEK
1. Sümkürmemeye dikkat ediniz.
2. Yerden ağır bir şey kaldırmak yada buna benzer zorlayıcı hareketler yapmayınız.
3. Başınızı mutlaka göğsünüzden daha yukarda tutmaya çalışınız.
TEKRAR KANAMA OLURSA
1. Burun içindeki tüm pıhtıları sümkürerek temizleyiniz.
2. 3, 4 defa her iki burun deliğine dekonjestan burun spreyi sıkınız.
3. Tekrar en baştaki 1. ve 3. basamaktaki gibi buruna baskı yaparak sıkınız.
4. Doktorunuzu arayınız.
NE ZAMAN DOKTORU ARIYALIM YADA ACİL SERVİSE BASVURALIM?
Eğer kanama durmuyorsa veya yeniden kanamaya eğilim gösteriyorsa;
Eğer kanama nedeniyle yorgunluk ve halsizlik hissediliyorsa.
Eğer kanamanız burun önüne kanamadan çok boğaz arkasına doğru oluyorsa.
BADEMCİK İLTİHABI
BADEMCİK İLTİHABI
Hemen herkes bademciklerin ne olduğunu bilir. Ancak, bademciklerin vücuttaki görevlerini ve bazen niçin alınmaları gerektiği konusunda herkesin kesin bilgisi yoktur. Bademcik ameliyatıyla ilgili bazı bilgilerin öğrenilmesi, ebeveynlerin ve çocuğun korkularınının giderilmesine yardımcı olur. Bademcikler ve bademcik ameliyatı ile ilgili daha fazla bilgi için aşağıdaki sorular üzerine tıklayınız:
Bademcik (tonsil) nedir?
Bademcikler, boğazımızın her iki yanında bulunan yapılardır. Bademcikler, boğaza giren bakteri ve virüs cinsi mikropları yakalarlar ve vücudun mikroplarla savaşmasına yardımcı maddeler olan antikorları üretirler. Bademcikleri, çocuğunuzun boğazına bir fenerle bakarak görebilirsiniz.
Bademcik iltihabı (tonsillit), bademciklerin mikroplarla karşılaşması ve şişmesi sonucunda gelişir. Eğer çocuğunuzda sürekli veya sık tekrarlayan bademcik iltihabı varsa, doktorunuz bademciklerin alınmasını önerebilir. Çocuklar bademcikleri alındıktan sonra daha sık hastalanmazlar; çünkü, vücutta bademcik gibi görev yapan başka dokular mikroplarla savaşan maddeleri yeterince üretebilirler.
Bademcik iltihabının (tonsillit) belirtileri nelerdir?
Çocuğunuzda bademcik iltihabının aşağıdaki belirtilerinden biri veya birkaçı bulunabilir :
boğaz ağrısı
yutkunma sırasında ağrı veya rahatsızlık hissi
kötü ağız kokusu
ateş
sesinde çatallanma
boyundaki lenf bezlerinde şişme
Eğer çocuğunuzun boğazına bakarsanız, bademciklerin kızarmış ve şişmiş olduklarını görebilirsiniz. Bazen de, bademciklerin üzeri beyaz veya sarı renkli bir maddeyle kaplanmış gibi olabilir. Çocuğunuzun bademciklerinin iltihaplı olup olmadıklarını anlamayabilirsiniz; eğer bademcik iltihabından şüpheleniyorsanız doktorunuza başvurunuz.
Bademcik iltihabının tedavisi / Ameliyat ne zaman gerekli?
Antibiyotikler sayesinde artık her bademcik iltihabının standart tedavisi, eskiden olduğu gibi ameliyat değildir. Ancak, sık tekrarlayan boğaz ağrısı ve bademcik iltihabı halinde bunu bir doktorun değerlendirmesi gerekir. Doktorunuz streptokok enfeksiyonu olup olmadığını araştırmak üzere boğaz kültürü yapılmasını isteyebilir. Streptokoklar, iltihaplanmaya neden olan bakteri türü mikroplardır. Bakterilerin neden olduğu iltihaplarda da antibiyotik tedavisi iyi sonuç verir.
Doktorunuz aşağıdaki durumlardan biri veya birkaçının bulunması halinde bademcik ameliyatı önerebilir :
çocuğunuzun solunumunu engelleyecek derecede bademciklerin büyümüş olması
çocuğunuzda yutkunma güçlüğü bulunması
sık tekrarlayan boğaz ağrısı
sık tekrarlayan boğaz iltihaplanması
bademcik iltihabının orta kulak iltihabı, sinüzit vs. gibi komplikasyonlara neden olması
Bademcik ameliyatı (tonsillektomi) sırasında neler olur?
Ne kadar sık yapılıyor veya basit görünüyor olursa olsun, her ameliyat çocuk ve ebeveynler için genellikle korkutucudur. Onu nelerin beklediğini anlatarak, çocuğunuzun kendini ameliyata hazırlamasına yardımcı olabilirsiniz.
Bademcik ameliyatında :
çocuğunuz, genel anestezi verilerek uyutulacaktır. Bu, ameliyatın bir ameliyathanede yapılacağı ve çocuğunuzun ameliyat sırasında bir anestezi uzmanı tarafından izleneceği anlamını taşır.
çocuğunuz yaklaşık 20-30 dakika süreyle uyuyacaktır
cerrah, bademcikleri çocuğunuzun ağzının içinden alacaktır. Bademcik ameliyatı için deride bir kesi yapılmasına gerek yoktur.
cerrah, bademcikleri bulundukları yerden bazı kesiler yaparak çıkartacak ve kanamayı durduracaktır.
Çocuğunuz uyanma odasında ayılacaktır. Solunum güçlüğü veya kanama belirtisi olması halinde tekrar ameliyathaneye alınması gerekebilir. Genellikle hastanede toplam kalış süresi 5-10 saat arasında olmaktadır. Yeterli sıvı gıda almaya başlamayan, 3 yaşın altında olan ve bayılma nöbetleri gibi sürekli bir hastalığı bulunan çocuklar hastanede bir gece kalacaktır.
Hemen herkes bademciklerin ne olduğunu bilir. Ancak, bademciklerin vücuttaki görevlerini ve bazen niçin alınmaları gerektiği konusunda herkesin kesin bilgisi yoktur. Bademcik ameliyatıyla ilgili bazı bilgilerin öğrenilmesi, ebeveynlerin ve çocuğun korkularınının giderilmesine yardımcı olur. Bademcikler ve bademcik ameliyatı ile ilgili daha fazla bilgi için aşağıdaki sorular üzerine tıklayınız:
Bademcik (tonsil) nedir?
Bademcikler, boğazımızın her iki yanında bulunan yapılardır. Bademcikler, boğaza giren bakteri ve virüs cinsi mikropları yakalarlar ve vücudun mikroplarla savaşmasına yardımcı maddeler olan antikorları üretirler. Bademcikleri, çocuğunuzun boğazına bir fenerle bakarak görebilirsiniz.
Bademcik iltihabı (tonsillit), bademciklerin mikroplarla karşılaşması ve şişmesi sonucunda gelişir. Eğer çocuğunuzda sürekli veya sık tekrarlayan bademcik iltihabı varsa, doktorunuz bademciklerin alınmasını önerebilir. Çocuklar bademcikleri alındıktan sonra daha sık hastalanmazlar; çünkü, vücutta bademcik gibi görev yapan başka dokular mikroplarla savaşan maddeleri yeterince üretebilirler.
Bademcik iltihabının (tonsillit) belirtileri nelerdir?
Çocuğunuzda bademcik iltihabının aşağıdaki belirtilerinden biri veya birkaçı bulunabilir :
boğaz ağrısı
yutkunma sırasında ağrı veya rahatsızlık hissi
kötü ağız kokusu
ateş
sesinde çatallanma
boyundaki lenf bezlerinde şişme
Eğer çocuğunuzun boğazına bakarsanız, bademciklerin kızarmış ve şişmiş olduklarını görebilirsiniz. Bazen de, bademciklerin üzeri beyaz veya sarı renkli bir maddeyle kaplanmış gibi olabilir. Çocuğunuzun bademciklerinin iltihaplı olup olmadıklarını anlamayabilirsiniz; eğer bademcik iltihabından şüpheleniyorsanız doktorunuza başvurunuz.
Bademcik iltihabının tedavisi / Ameliyat ne zaman gerekli?
Antibiyotikler sayesinde artık her bademcik iltihabının standart tedavisi, eskiden olduğu gibi ameliyat değildir. Ancak, sık tekrarlayan boğaz ağrısı ve bademcik iltihabı halinde bunu bir doktorun değerlendirmesi gerekir. Doktorunuz streptokok enfeksiyonu olup olmadığını araştırmak üzere boğaz kültürü yapılmasını isteyebilir. Streptokoklar, iltihaplanmaya neden olan bakteri türü mikroplardır. Bakterilerin neden olduğu iltihaplarda da antibiyotik tedavisi iyi sonuç verir.
Doktorunuz aşağıdaki durumlardan biri veya birkaçının bulunması halinde bademcik ameliyatı önerebilir :
çocuğunuzun solunumunu engelleyecek derecede bademciklerin büyümüş olması
çocuğunuzda yutkunma güçlüğü bulunması
sık tekrarlayan boğaz ağrısı
sık tekrarlayan boğaz iltihaplanması
bademcik iltihabının orta kulak iltihabı, sinüzit vs. gibi komplikasyonlara neden olması
Bademcik ameliyatı (tonsillektomi) sırasında neler olur?
Ne kadar sık yapılıyor veya basit görünüyor olursa olsun, her ameliyat çocuk ve ebeveynler için genellikle korkutucudur. Onu nelerin beklediğini anlatarak, çocuğunuzun kendini ameliyata hazırlamasına yardımcı olabilirsiniz.
Bademcik ameliyatında :
çocuğunuz, genel anestezi verilerek uyutulacaktır. Bu, ameliyatın bir ameliyathanede yapılacağı ve çocuğunuzun ameliyat sırasında bir anestezi uzmanı tarafından izleneceği anlamını taşır.
çocuğunuz yaklaşık 20-30 dakika süreyle uyuyacaktır
cerrah, bademcikleri çocuğunuzun ağzının içinden alacaktır. Bademcik ameliyatı için deride bir kesi yapılmasına gerek yoktur.
cerrah, bademcikleri bulundukları yerden bazı kesiler yaparak çıkartacak ve kanamayı durduracaktır.
Çocuğunuz uyanma odasında ayılacaktır. Solunum güçlüğü veya kanama belirtisi olması halinde tekrar ameliyathaneye alınması gerekebilir. Genellikle hastanede toplam kalış süresi 5-10 saat arasında olmaktadır. Yeterli sıvı gıda almaya başlamayan, 3 yaşın altında olan ve bayılma nöbetleri gibi sürekli bir hastalığı bulunan çocuklar hastanede bir gece kalacaktır.
GÖZ İLTİHABI
GÖZ İLTİHABI
Bebeğiniz göz iltihabı olduğunda uykudan gözleri birbirine yapışmış olarak kalkar. Gözpınarlarında sarımsı beyaz irin vardır. Bebeğin gözünü kaynatılıp ılıtılmış suya batırdığınız pamukla temizleyin. Eğer gözde sarı renkli bir akıntı varsa doktora gidin. Size bir antibiyotik verebilir.
KUSMA
Bebeğinizin beslendikten sonra az miktarda kusması normaldir. Anne sütüyle beslenen bebeklerde kusma daha az görülür. Biberonla beslenen bebeklerde kusma ile birlikte ishalde varsa bunun nedeni mide ve bağırsak iltihabı olabilir. bu çok ciddi bir hastalıktır. peki bu durumda ne yapabiliriz. biberonla beslemeye 24 saat ara verin. bebeğe sık sık kaynatılıp ıltılmış su ve glikoz eriyiği (3 çay kaşığı şeker ve 200 ml su) verin.
Eğer bebeğiniz 8 saat içerisinde her beslemeden sonra kusmuşsa , dili ve ağzı kuruysa , gözleri çukurlaşmışsa ,bıngıldağı içeri çökmüşse, altı saat boyunca altını hiç ıslatmamışsa mutlaka doktora gidin.
Eğer biberonla besliyorsanız kullandığınız tüm gereçleri sterilize edin. Artan mamaları atın .Mamayı hazırladıktan sonra musluk suyuyla soğutup buzdolabına koyun : ılık bekletmeyin.
FIŞKIRIK KUSMA
Bazen bebekler şiddetli ve fışkırtır gibi kusarlar. Bebek bu şekilde kusmaya başlarsa en kısa zamanda doktora götürün. Bunun en önemli sebebi bebeğin emerken hava yutmasıdır. Ancak her öğünden sonra kusuyorsa ve aç kalıyorsa nedeni pilor stenozu olabilir. Bu hastalıkta midenin onikiparmak bağırsağına boşalan bölümü tıkalı olduğu için fışkırır gibi kusmalar olur. Pilor stenozu kalıtsaldır ve ameliyat edilebilir.
Bebeğiniz göz iltihabı olduğunda uykudan gözleri birbirine yapışmış olarak kalkar. Gözpınarlarında sarımsı beyaz irin vardır. Bebeğin gözünü kaynatılıp ılıtılmış suya batırdığınız pamukla temizleyin. Eğer gözde sarı renkli bir akıntı varsa doktora gidin. Size bir antibiyotik verebilir.
KUSMA
Bebeğinizin beslendikten sonra az miktarda kusması normaldir. Anne sütüyle beslenen bebeklerde kusma daha az görülür. Biberonla beslenen bebeklerde kusma ile birlikte ishalde varsa bunun nedeni mide ve bağırsak iltihabı olabilir. bu çok ciddi bir hastalıktır. peki bu durumda ne yapabiliriz. biberonla beslemeye 24 saat ara verin. bebeğe sık sık kaynatılıp ıltılmış su ve glikoz eriyiği (3 çay kaşığı şeker ve 200 ml su) verin.
Eğer bebeğiniz 8 saat içerisinde her beslemeden sonra kusmuşsa , dili ve ağzı kuruysa , gözleri çukurlaşmışsa ,bıngıldağı içeri çökmüşse, altı saat boyunca altını hiç ıslatmamışsa mutlaka doktora gidin.
Eğer biberonla besliyorsanız kullandığınız tüm gereçleri sterilize edin. Artan mamaları atın .Mamayı hazırladıktan sonra musluk suyuyla soğutup buzdolabına koyun : ılık bekletmeyin.
FIŞKIRIK KUSMA
Bazen bebekler şiddetli ve fışkırtır gibi kusarlar. Bebek bu şekilde kusmaya başlarsa en kısa zamanda doktora götürün. Bunun en önemli sebebi bebeğin emerken hava yutmasıdır. Ancak her öğünden sonra kusuyorsa ve aç kalıyorsa nedeni pilor stenozu olabilir. Bu hastalıkta midenin onikiparmak bağırsağına boşalan bölümü tıkalı olduğu için fışkırır gibi kusmalar olur. Pilor stenozu kalıtsaldır ve ameliyat edilebilir.
GECİKMEYE GELMEZ DURUMLAR
GECİKMEYE GELMEZ DURUMLAR
*
Bebeğiniz yeşil renkli kusarsa
*
Ateşi 39 derecenin üzerine çıkarsa
*
Çok kusup aynı zamanda ağlarsa
*
Ağlarken bıngıldağı kabarırsa
*
Rengi solarsa
*
Kanlı ve sümüksü kaka yaparsa
ACİL DURUMLAR
*
Her zamankinden çok ve farklı şekilde ağlarsa
*
Her zamankinden farklı, hareketsiz , halsiz ve uykulu görünüyorsa
*
Tedirgin ve rahatsızsa mutlaka doktorunuzu arayın.
*
Bebeğiniz yeşil renkli kusarsa
*
Ateşi 39 derecenin üzerine çıkarsa
*
Çok kusup aynı zamanda ağlarsa
*
Ağlarken bıngıldağı kabarırsa
*
Rengi solarsa
*
Kanlı ve sümüksü kaka yaparsa
ACİL DURUMLAR
*
Her zamankinden çok ve farklı şekilde ağlarsa
*
Her zamankinden farklı, hareketsiz , halsiz ve uykulu görünüyorsa
*
Tedirgin ve rahatsızsa mutlaka doktorunuzu arayın.
BEL SOĞUKLUĞU
Neisseria gonorrhoeae (gonokok) adı verilen bakterinin yol açtığı bir enfeksiyondur. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların en sık görülenidir.
A.B.D.'de her 30 saniyede bir kadının bel soğukluğuna yakalandığı ileri sürülmektedir. Bu kişiler 3-5 gün süren kuluçka dönemi süresince ileri derecede bulaştırıcı olmaktadırlar. Gonoreli bir erkek ile ilişki kuran her kadın enfekte olmaz. Sadece %60-90 kadında enfeksiyon gelişir. Kadından erkeğe bulaşma ise daha zordur.
Gonoreli bir kadınla ilişkide bulunan erkeklerin %20-40'ı enfekte olur.
Kadınlarda en çok rahim ağzında yerleşir.
Dokuların yapısı nedeni ile vajina dokusunda gonore bakterisi yerleşemez. Rahim ağzı (serviks) dışında sırasıyla ürethtra ve vajinanın hemen girişinde her ki yanda yer alan bartholin bezlerini tutar. Kadınların %80'inden fazlası asemptomatik kalır yani hiçbir belirti olmaz. Bu kuluçka döneminin değişken olabileceğinin belirtisidir. Gonoreye neden olan diplokoklar
Bel soğukluğuna neden olan gonokoklar
Belirtileri
Bel soğukluğunun en sık yarattığı yakınma vajinal akıntıdır. Bu akıntı sarı-yeşil renkli ve kötü kokuludur. Sümüğümsü bir yapısı vardır. Beraberinde nadiren kaşıntı da olabilir. Bu tabloya idrar yaparken yanma da eşlik edebilir. Akıntıdan sonra en sık görülen yakınma ise kasık ağrısıdır.Genelde her iki tarafta da ağrı olur. Öğleden sonra ve akşam çıkan ateş görülebilir. Bartholin bezi tutulmuş ise vajina girişinde oldukça ağrılı bir şişlik yani bartholin absesi olabilir. Mikroorganizma kan dolaşımına geçer ise eklemlerde de enfeksiyona neden olabilir.Eklem ağrıları ve şişlikleri görülür. Tek bir eklemde belirtiler olmaz. Ağrılar gezici tiptedir. Bir eklem düzelir belirtiler bir diğerinde başlar. Buna gezici eklem ağrıları adı verilir. Nadiren gonokoka bağlı boğaz enfeksiyonları gelişebilir. Doğum esnasında anneden bebeğe geçerek yenidoğanın gözlerinde konjuktivite yol açabilir.
Gonorenin en önemli komplikasyonu pelvik iltihabi hastalıktır. Enfeksiyonun tüplere ve yumurtalıklara kadar ilerlemesidir. Kısırlık dahil pekçok komplikasyon yaratır.
Tanı
Servikal ve vajinal akıntının incelenmesi ile konur. Vajen kültürü alınmasının en faydalı olduğu durum gonoredir. Kültürde gonokokların üretilmesi tanı için yeterlidir.Klinik olarak tanı konmuş olsa bile bunun kültür ile doğrulanması gerekir.
Tedavi
Bel soğukluğu tedaviye son derece duyarlı bir hastalıktır. Antibiyotik tedavisi ile genelde iyileşme sağlanır. Antibiyotik kullanımından bir hafta sonra kültürler tekrarlanarak enfeksiyonun geçtiği teyid edilmelidir.
Kaynak: Dr. Alper Mumcu
A.B.D.'de her 30 saniyede bir kadının bel soğukluğuna yakalandığı ileri sürülmektedir. Bu kişiler 3-5 gün süren kuluçka dönemi süresince ileri derecede bulaştırıcı olmaktadırlar. Gonoreli bir erkek ile ilişki kuran her kadın enfekte olmaz. Sadece %60-90 kadında enfeksiyon gelişir. Kadından erkeğe bulaşma ise daha zordur.
Gonoreli bir kadınla ilişkide bulunan erkeklerin %20-40'ı enfekte olur.
Kadınlarda en çok rahim ağzında yerleşir.
Dokuların yapısı nedeni ile vajina dokusunda gonore bakterisi yerleşemez. Rahim ağzı (serviks) dışında sırasıyla ürethtra ve vajinanın hemen girişinde her ki yanda yer alan bartholin bezlerini tutar. Kadınların %80'inden fazlası asemptomatik kalır yani hiçbir belirti olmaz. Bu kuluçka döneminin değişken olabileceğinin belirtisidir. Gonoreye neden olan diplokoklar
Bel soğukluğuna neden olan gonokoklar
Belirtileri
Bel soğukluğunun en sık yarattığı yakınma vajinal akıntıdır. Bu akıntı sarı-yeşil renkli ve kötü kokuludur. Sümüğümsü bir yapısı vardır. Beraberinde nadiren kaşıntı da olabilir. Bu tabloya idrar yaparken yanma da eşlik edebilir. Akıntıdan sonra en sık görülen yakınma ise kasık ağrısıdır.Genelde her iki tarafta da ağrı olur. Öğleden sonra ve akşam çıkan ateş görülebilir. Bartholin bezi tutulmuş ise vajina girişinde oldukça ağrılı bir şişlik yani bartholin absesi olabilir. Mikroorganizma kan dolaşımına geçer ise eklemlerde de enfeksiyona neden olabilir.Eklem ağrıları ve şişlikleri görülür. Tek bir eklemde belirtiler olmaz. Ağrılar gezici tiptedir. Bir eklem düzelir belirtiler bir diğerinde başlar. Buna gezici eklem ağrıları adı verilir. Nadiren gonokoka bağlı boğaz enfeksiyonları gelişebilir. Doğum esnasında anneden bebeğe geçerek yenidoğanın gözlerinde konjuktivite yol açabilir.
Gonorenin en önemli komplikasyonu pelvik iltihabi hastalıktır. Enfeksiyonun tüplere ve yumurtalıklara kadar ilerlemesidir. Kısırlık dahil pekçok komplikasyon yaratır.
Tanı
Servikal ve vajinal akıntının incelenmesi ile konur. Vajen kültürü alınmasının en faydalı olduğu durum gonoredir. Kültürde gonokokların üretilmesi tanı için yeterlidir.Klinik olarak tanı konmuş olsa bile bunun kültür ile doğrulanması gerekir.
Tedavi
Bel soğukluğu tedaviye son derece duyarlı bir hastalıktır. Antibiyotik tedavisi ile genelde iyileşme sağlanır. Antibiyotik kullanımından bir hafta sonra kültürler tekrarlanarak enfeksiyonun geçtiği teyid edilmelidir.
Kaynak: Dr. Alper Mumcu
ERKEKLER İÇİN
ERKEKLER İÇİN:
Maydanoz,Nane,Tarçın,Kekik,Vanilya,Sivri Biber,Hardal KerevizAyçiçeğiGreyfurtSusamYumurta
Kuşkonmaz,Enginar,Bezelye,Badem,Ceviz,İstiridye (İçindeki çinko spermin çoğalmasına neden olarak cinsel isteği artırıyor)Hindi (İstiridyeden daha fazla çinko ihtiva ediyor. Üstelik daha ucuz ve protein açısından da zengin),Roka (Bolca demir ve C vitamini içeriyor),Kereviz,Şalgam,Antep Fıstığı ve Fındık (İçerdikleri doymamış yağ asitleri ve E vitamini nedeni ile afrodizyak olarak kullanılırlar),Salatalık,Kuşkonmaz,Soğan,Domates,Fesleğen,Karpuz,Hindistancevizi,Bal,Pekmez
Kivi,Mango
KADINLAR İÇİN:
Çikolata: Çikolatanın içindeki yüksek şeker ve kalori cinsel uyarıcı ve keyif verici. Çikolata beyindeki serotonin seviyesini de artırıyor ve mutluluk hissi veriyor. Ve kadınlar erkeklere nispeten çikolatanın bu özelliklerine karşı daha duyarlı.
Ahududu, Yoğurt,Tarçın,Çilek ve Şampanya birlikte,Kırmızı biber, Köri ve diğer baharatlarla, baharatlı yiyecekler (kalbi daha hızlı çarptırdıkları için, seks sırasında oluşana benzer bir terleme oluşturuyor)
Maydanoz,Nane,Tarçın,Kekik,Vanilya,Sivri Biber,Hardal KerevizAyçiçeğiGreyfurtSusamYumurta
Kuşkonmaz,Enginar,Bezelye,Badem,Ceviz,İstiridye (İçindeki çinko spermin çoğalmasına neden olarak cinsel isteği artırıyor)Hindi (İstiridyeden daha fazla çinko ihtiva ediyor. Üstelik daha ucuz ve protein açısından da zengin),Roka (Bolca demir ve C vitamini içeriyor),Kereviz,Şalgam,Antep Fıstığı ve Fındık (İçerdikleri doymamış yağ asitleri ve E vitamini nedeni ile afrodizyak olarak kullanılırlar),Salatalık,Kuşkonmaz,Soğan,Domates,Fesleğen,Karpuz,Hindistancevizi,Bal,Pekmez
Kivi,Mango
KADINLAR İÇİN:
Çikolata: Çikolatanın içindeki yüksek şeker ve kalori cinsel uyarıcı ve keyif verici. Çikolata beyindeki serotonin seviyesini de artırıyor ve mutluluk hissi veriyor. Ve kadınlar erkeklere nispeten çikolatanın bu özelliklerine karşı daha duyarlı.
Ahududu, Yoğurt,Tarçın,Çilek ve Şampanya birlikte,Kırmızı biber, Köri ve diğer baharatlarla, baharatlı yiyecekler (kalbi daha hızlı çarptırdıkları için, seks sırasında oluşana benzer bir terleme oluşturuyor)
Çocuk aşıları ne zaman yapılmalıdır?
Verem aşısı (BCG)
tüberküloz mikroplarına karşı yüksek derecede koruma gücüne sahip bir aşıdır. Bebek 1 veya 2 aylık olduğunda sol omuzdan deri içine yapılır. Uygulandıktan sonra oluşan beyazlık yarım saat içinde kaybolur. Birkaç hafta içinde yara oluşur, sekizinci haftada kabuklanır.
Karma Aşı (Difteri-Boğmaca-Tetanoz) (DPT)
Süt çocuklarına karma aşı içinde bir iki ay arayla üç kez uygulanır. Son enjeksiyondan 1 yıl ve 5 yıl sonra tekrar dozları yapılır. Altı yaşından sonra karma aşıdaki difteri miktarı azaltılarak erişkin dozu (dT) uygulanır. 10 yılda bir tekrarlanır.
Kızamık
Doğumdan sonraki ilk aylarda bebek, anneden geçmiş olan antikorların etkisiyle bu hastalığa karşı korunur. Ancak daha sonra korunma yetersiz kalır. 9 ayını dolduran her bebeğe en kısa zamanda kızamık aşısı yaptırılmalıdır. İyi bir bağışıklık sağlamak için aşının bebek 15 aylık olduğunda tekrarı uygun olur. Bu devrede kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı (MMR) önerilir.
Hepatit B
Hepatit B Aşısı, çocuk doğar doğmaz başlanmak koşuluyla 0. 1. 6. aylarda uygulanır. Beş senede bir tekrarlanır. Ailesinde hepatit taşıyıcısı olan bebekler 0. 1. 2. ve 12. Aylarda aşılanmalıdır. Eğer anne taşıyıcıysa bebeğine, aşıya ilaveten 0. ve 3. aylarda hepatit B�ye özgü gamma globulin (Hepatit B Hiperimmun Globulin) yapılması önerilmektedir.
Sağlık Bakanlığının önerdiği aşı takvimi aşağıdadır.
1. BCG
* 1. veya 2. Ayda
* İlkokul 1. sınıfta ( PPD kontrolu ile )
2. DBT ve POLİO
* 2. ayda
* 3. ayda
* 4. ayda
* 16. ayda
* İlkokul 1. sınıfta ( sadece polio )
3. KIZAMIK
* 9. ayda
* 15-59. ay arasında
* İlkokul 1. sınıfta
4. HEPATİT B
* Doğumda, 1. ayda ve 6 ayda
5. Td
* İlkokul 1. sınıfta
* İlkokul 5. sınıfta
6. T Lise 1. sınıfta
tüberküloz mikroplarına karşı yüksek derecede koruma gücüne sahip bir aşıdır. Bebek 1 veya 2 aylık olduğunda sol omuzdan deri içine yapılır. Uygulandıktan sonra oluşan beyazlık yarım saat içinde kaybolur. Birkaç hafta içinde yara oluşur, sekizinci haftada kabuklanır.
Karma Aşı (Difteri-Boğmaca-Tetanoz) (DPT)
Süt çocuklarına karma aşı içinde bir iki ay arayla üç kez uygulanır. Son enjeksiyondan 1 yıl ve 5 yıl sonra tekrar dozları yapılır. Altı yaşından sonra karma aşıdaki difteri miktarı azaltılarak erişkin dozu (dT) uygulanır. 10 yılda bir tekrarlanır.
Kızamık
Doğumdan sonraki ilk aylarda bebek, anneden geçmiş olan antikorların etkisiyle bu hastalığa karşı korunur. Ancak daha sonra korunma yetersiz kalır. 9 ayını dolduran her bebeğe en kısa zamanda kızamık aşısı yaptırılmalıdır. İyi bir bağışıklık sağlamak için aşının bebek 15 aylık olduğunda tekrarı uygun olur. Bu devrede kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı (MMR) önerilir.
Hepatit B
Hepatit B Aşısı, çocuk doğar doğmaz başlanmak koşuluyla 0. 1. 6. aylarda uygulanır. Beş senede bir tekrarlanır. Ailesinde hepatit taşıyıcısı olan bebekler 0. 1. 2. ve 12. Aylarda aşılanmalıdır. Eğer anne taşıyıcıysa bebeğine, aşıya ilaveten 0. ve 3. aylarda hepatit B�ye özgü gamma globulin (Hepatit B Hiperimmun Globulin) yapılması önerilmektedir.
Sağlık Bakanlığının önerdiği aşı takvimi aşağıdadır.
1. BCG
* 1. veya 2. Ayda
* İlkokul 1. sınıfta ( PPD kontrolu ile )
2. DBT ve POLİO
* 2. ayda
* 3. ayda
* 4. ayda
* 16. ayda
* İlkokul 1. sınıfta ( sadece polio )
3. KIZAMIK
* 9. ayda
* 15-59. ay arasında
* İlkokul 1. sınıfta
4. HEPATİT B
* Doğumda, 1. ayda ve 6 ayda
5. Td
* İlkokul 1. sınıfta
* İlkokul 5. sınıfta
6. T Lise 1. sınıfta
Bebek Odası Hazırlık Bebek Isimleri
Bebek Odası Hazırlık Bebek Isimleri
√ Bebek Giysilerini Seçmek
• Doğum yaklaşırken bebeğinize ilk haftalarda gerekli olacak temel çocuk kıyafetleri, bebek elbiseleri ve aksesuarlarını edinmeniz gerekecektir.
• Size başlangıç için şu önerilerimiz olacaktır:
♫ 3 veya 4 pijama takımı (ayakları da saran)
♫ 6 - 8 Tişört veya zıbın
♫ 3 adet tulum
♫ 2 süveter
♫ 1 uyku tulumu
♫ 2 bere (başlık)
♫ 4 çift çorap veya patik
♫ 4 - 6 adet battaniye (pamuktan yapılmış ince bir battaniye)
♫ 1 adet küçük havlu ve bornoz seti (bornozun başlığının olması tercih edilir).
♫ 3 - 4 düzine yeni doğan ölçülerinde hazır çocuk bezi.
• Başka çocuklarınız varsa bu bebek eşyalarının çoğu elinizin altında olacaktır. Eğer doğacak bebek ilk çocuğunuz olacaksa bunların birçoğunu dostlarınız ya da ailenizden temin edebilirsiniz.
√ Bunların dışındaki giysi ve malzeme gereksinimlerini temin ederken size yardımcı olacak bazı önerilerimiz aşağıda sıralanmıştır.
° Büyük ölçülerde alın. Bebeğiniz prematüre veya çok küçük değilse yenidoğan ölçülerinde olan giysiler önceleri tam gelseler bile bunları kullanabileceği günler sayılıdır. Üzerinde 3 aylık bebek ölçüsünde olduğu belirtilen giysiler bile ilk aydan sonra dar gelebilir. İlk günlerde giyebileceği birkaç parça giysi aldıktan sonra asıl yoğunluğu daha büyük ölçülerdeki giysilere verin. Merak etmeyin, bebeğiniz bir süre için giysilerinin hafifçe bol olmasına aldırış etmeyecektir!
° Türkiye de çocuk giyim sanayinde henüz yerleşmiş bir standart olmasa da; bütün çocukların ateşe dayanıklı giysiler giymeleri gerekir. Etikette bunun yazılmış olmasına dikkat edin. Bu tip giysilerin sabunla değil deterjanla yıkanması gerekir çünkü sabun ateşe dayanıklılık özelliğini kaybettirir. Kullanacağınız deterjan için etiketi inceleyin.
° Bezi değiştirirken giysinin bacaklarının kolayca açılıp açılmayacağını kontrol edin. Boynu, kolu ve bacakları çok sıkı saran giysilerden uzak durun. Bunlar sağlık açısından sakıncalı ve bebek için rahatsızdır.
° Yıkama talimatlarını okuyun. Çocuk giysilerinin hepsi yıkanılabilir özellikte olmalı ve ütü gerektirmemelidir.
° Yenidoğan bebeğe ayakkabı giydirmeyin. Yürümeye başlayana kadar ayakkabıya gereksinimi olmayacaktır. Erken giydirilen ayakkabılar bebeğin ayaklarını deforme edebilir. Aynı şey küçük gelen ayaklı pijamalar ve çoraplar için de geçerlidir.
√ Mobilya ve Bebek Gereçlerinin Alımı
• Bebek mağazalarına gittiğinizde, alabileceğiniz bebek gereçlerini seçmekte zorlanacaksınız. Bunlardan bir kısmı gerçekten gereklidir. Ancak, göz alıcı olan birçoğu gereksiz olmaktan öte kullanışlı bile değildir. Bu konuda size yardımcı olabilmek amacıyla; bebeğiniz doğduğunda elinizde olması gereken eşya ve temel gereksinimleri içeren bir listeyi aşağıda bulacaksınız.
▲ Bütün güvenlik önlemleri düşünülmüş bir çocuk karyolası (Bkz. Bebek Karyolaları Konusunda Güvenlik Uyarıları). A.B.D.de satılmakta olan çocuk karyolaları bu özelliklere sahip olmak zorundadır. Ancak, ülkemizde çocuk eşyalarının güvenlik standartlarına uygunluk olup olmadığını kontrol etme görevi anne babaya düşmektedir. Birkaç hafta içinde bebeğinize küçük gelmeye başlayacağından, ayıracak fazladan paranız yoksa, bebek sepeti almayı düşünmeyin.
► Karyolanın yatağı sertçe ve üstü kolayca temizlenebilecek şekilde kaplanmış olmalıdır. Bu amaçla bir yatak koruyucusu kullanabilirsiniz. Kullandığınız koruyucu kılıf plastik veya emici olmayan bir kumaştan yapılmışsa; bebek terlediği, kustuğu veya salyası aktığında ıslak yerde yatmaması için yatağın üstüne ıslaklığı emecek kalın bir kumaş serin.
▼Karyolanın kenar yastıkları veya diğer bir deyişle tampon ları, bebeğinizin başının karyolanın parmaklıklarına çarpmasını önlemek içindir. Bu yastıkların bütün iplerinin parmaklıklara bağlı olmasını sağlayın. Çocuğunuz ayağa kalkmaya başladığında bu tamponları kaldırın, yoksa onların üstüne basarak karyoladan dışarı çıkabilir. Yenidoğanın karyolasında yastık kullanmak hem gereksizdir hemde tehlikeli olabilir.
◄ Karyolanın yatağı naylon veya muşamba bir kılıf yerine yumuşak üstü suyu emici (pazen) ve altı tercihan su geçirmez özellikte (flanel) kumaşlardan yapılmış bir kılıfla kaplanırsa bebeğiniz için daha az terletici ve rahat olur. Bu tür kılıflar piyasada yatak koruyucusu veya Alez olarak bilinmektedir. Yatağa çift katlı bir çarşaf sermeniz ve yatağın ölçülerine uygun bir pamuk yorgan veya yumuşak bir battaniye bulundurmanız önerilir. Dışı yumuşak kumaşla kaplı ve içi parça sünger veya benzeri maddelerle gevşekçe doldurulmuş bebek yastıklarını asla kullanmayınız. Bu tür yastıkların kullanımı 36 bebekte boğulmaya neden oldukları gerekçesi ile ABD Tüketici Güvenliği Komisyonu tarafından yasaklanmıştır.
▲ Güvenlik özelliklerine sahip bez değiştirme masası. Bir halı veya kaygan olmayan bir yüzey üzerine kaymayacak şekilde yerleştirilmelidir. Pencere kenarları bebeğiniz için düşme riski oluşturduğu için pencere kenarına değil duvara dayanmalıdır.
• Bezlerin, çengelli iğnelerin ve bez değiştirirken gerekecek diğer malzemelerin bebeğin ulaşamayacağı ancak sizin elinizin altında olacak şekilde yerleştirilmesi gerekir. Çekmece raf ve sehpaları bu esaslara uygun olarak yerleştirirseniz; bez değiştirilirken -bir saniye için bile olsa- bebeğinizin yanından ayrılmak zorunda kalmazsınız.
► Geniş plastik bir bebek yıkama küveti. Eğer bebeğiniz bir aydan küçükse onu mutfak lavabosunda yıkayabilirsiniz ancak muslukların oynar başlıklı olması ve bebeği yıkarken uzaklaştırılması gerekir. Bir aydan büyük bebekler etrafa uzanıp muslukları açabilirler bu nedenle ilk aydan sonra bebeği ayrı bir banyo küvetinde yıkamanız daha güvenlidir. Bebeğinizi yıkayacağınız yerin temiz olduğundan emin olun. Küvetin içinin kaygan olmaması tercih edilir.
√ Güvenlik Uyarısı: Bebek Sepetleri ve Beşikler
• Birçok anne-baba bebeği kendi odalarına alırken kolaylık sağlaması yani; kolayca taşınabilme özelliğinden ötürü beşik ve bebek sepetlerini tercih ederler. Bu konuda karar verirken bebeklerin hızla büyüdüğünü unutmayın. Birinci ay uygun olan bir beşik veya sepet, bebeğiniz iki aylık olduğunda artık küçük gelebilir.
√ Bebeğin ilk yatağını satın almadan önce aşağıdaki özellikleri okumanız uzun süre kullanılabilen, güvenli bir yatak seçmeniz için size yardımcı olacaktır:
1. Beşik ya da sepetin tabanı dağılmayacak kadar sağlam olmalıdır.
2. Beşik ya da bebek sepetinin tabanı birisinin çarpması durumunda devrilmeyecek kadar geniş olmalıdır. Katlanabilir ayakları olan sepetlerin ayakları kullanım süresince düz bir şekilde kilitlenebilmelidir.
3. Bebek bir aylık veya beş kiloluk olduğunda (hangisi önce gelirse) artık sepette yatırılmamalı kendi yatağına terfi etmelidir.
• Bebeğin odası ve içindeki herşey temiz ve tozsuz olmalıdır. Pencereler ve yer döşemesi dahil her türlü yüzeyin yıkanabilir özellikte olması gereklidir. Aynı kural odanın içinde duran oyuncaklar için de geçerlidir. Popüler bir hediye olan oyuncak ayılar ve diğer doldurulmuş hayvan oyuncaklar bebeğiniz yanında sevimli durmalarına ve çocuk için eğlendirici olmalarına karşılık özellikle tüylü olanları çok toz tutar ve burun tıkanıklıklarına yol açarlar. Bebeğiniz bunlarla oynamayı aylar sonra öğreneceğinden o zamana kadar saklayabilirsiniz.
√ Bebek Karyolaları Konusunda Güvenlik Uyarıları
• Bebeğiniz karyolasında iken genellikle görme alanınızın dışında ve tek başına olacaktır. Karyolası bu nedenle tamamen güvenli bir ortam olmalıdır. En sık görülen karyola kazası olan düşmeler aynı zamanda önlemi en kolay alınabilecek olan kazadır. Karyola içinde yüksek yerleştirilmiş bir yatak, parmaklıkları indirilmiş durumda bırakılan bir karyola, çocukların düşme olasılığını artıran unsurlardır.
√ Çocuğunuza karyola seçerken şunlara dikkat etmeniz gerekir:
■ Parmaklıkların arası 6 cmden fazla yani çocuğun başını kıstıracak kadar aralıklı olmamalıdır.
■ Başucunda ya da ayakucunda başının sıkışabileceği açıklıklar olmamalıdır.
■ Karyolanın köşelerinde çıkıntı varsa bunları çıkarın veya kesin. Gevşek giysiler bunlara takılarak çocuğun boğulmasına yol açabilir.
• Eski karyolaların birçoğu kurşunlu boyalarla boyanmış olduklarından, parmaklık rayları aşındıkça karyolayı çiğnemeye çalışan çocukta zehirlenme yapabilirler (bu gerçekten olmaktadır). Önlem olarak eski boyaları kazıyın ve kurşunsuz, kaliteli, emayeli boyalarla boyayın. Havalandırması iyi olan bir odada kurumasını bekleyin. Yan parmaklıkların üstüne plastik şeritler yapıştırın (bunları çocuk mobilyaları dükkanlarında bulabilirsiniz).
√ Diğer çocuk karyolası kazalarından korunmak için şunlara dikkat etmelisiniz:
1. Yeni bir yatak aldığınızda bütün plastik paketleme materyalini çıkarıp atın. Bunlar çocuğun boğulmasına yol açabilirler. Yatağa kalın bir plastik kılıf veya yatak koruyucusu geçirecekseniz bunun gevşek olmamasına dikkat edin. Fermuarlı kılıfları tercih edin.
2. Bebeğiniz oturmaya başladığı anda yatağın seviyesini indirerek, kenarlara yaslandığında düşemiyeceği ve tırmanamayacağı kadar derin bir konuma getirin. Ayağa kalkmayı öğrendiğinde ise en alt seviyeye indirin. Düşmeler en sık, bebek tırmanmaya çalıştığında meydana gelir. bu nedenle, boyu 75 cm olduğunda veya parmaklık seviyesi boyunun 3/4ünün altında kaldığında onu başka bir yatağa alın.
3. En alt seviyeye indirdiğinizde, karyola rayının üst kısmı yataktan en az 10 cm yüksekte olmalıdır (yatak en üst seviyede olsa bile). Parmaklıkların kilidi çocuğunuz tarafından açılamayacak şekilde olmalıdır. Çocuğunuz karyolanın içindeyken parmaklıklar daima yukarı kaldırılmış olmalıdır.
4. Bebeğinizin yatakla karyola arasına kayıp sıkışmaması için yatağın karyolaya tam olarak oturması arada boşlukların kalmaması önemlidir. Yatağın kenarlarından üç veya daha çok parmağınız girebiliyorsa karyolaya tam olarak uyan bir yatak alın.
5. Metal parmaklıklarda sivri, çapaklı veya keskin herhangi bir kısım olup olmadığını düzenli olarak kontrol edin. Ahşap karyolalarda ise çatlak veya kıymık olmamasına dikkat edin. Karyolanın parmaklıklarında diş izleri görürseniz parmaklıkların üstünü plastik şeritlerle boydan boya kapatın (bunları çocuk mobilyası satan yerlerin birçoğunda bulabilirsiniz.).
6. Bebeğiniz küçükken karyola kenarlarına tampon yastıklarını yerleştirin. Bu yastıkların karyolayı çepeçevre sardığından ve kenarlara en az altı yerden sıkı bir biçimde bağlı olduğundan emin olun. Bebeğin boynuna dolaşmasına olanak vermemek açısından bu bağların en fazla 14 cm olmasına dikkat edin.
7. Çocuğunuz tutunarak ayağa kalkmaya başladığında kenar yastıklarını, oyuncak hayvanları, kısaca üzerine basarak dışarıya atlayabileceği herşeyi yatağın içindan çıkarın.
8. Eğer karyolanın üstünde dönence türü oyuncak varsa, bunun karyolaya sağlam bir şekilde takıldığından emin olun. Bu oyuncağın uzanamayacağı kadar yüksekte olması ve hangisi önce gelirse; 5 aylık olduğunda ya da oturabildiği zaman sökülmesi gereklidir.
9. Çocuk vücudunu el ve ayakları ile kaldırmaya başlar başlamaz, karyolaya asılan tüm oyuncakları kaldırın. Eli ile oynaması ve yakalaması için karyolaya gerilen beşik jimnastiği benzeri oyuncaklar çocuğunuzun çekmelerine ve yakalamalarına karşı dayanıklıdır ancak çocuk bunların üstüne düştüğü taktirde ona dolanabilir.
10. Düşmelerin en tehlikelisini önlemek için çocuğun karyolasını pencere yanına yerleştirmeyin.
(*) Çocuk eşyalarında güvenlik standartları henüz ülkemizde yerleşmemiştir.Örneğin A.B.D.de 1985den sonra yapılmış tüm çocuk karyolaları genel güvenlik standartlarına uygun olmasına karşın ülkemizde bebeğinize alacağınız eşyaların güvenli olup olmadıklarını kontrol görevi yine size; anne-babaya düşmektedir.
√ Bebek odasındaki hava çok kuru ise çocuk hekiminiz size odaya serin buhar verecek bir nemlendirici kullanmanızı önerebilir. Ayrıca, nezle grip gibi nedenlerle bebeğinizin burnu tıkandığında serin buharlı oda nemlendiricisi nden yararlanabilirsiniz. Eğer bir hava nemlendiricisi kullanıyorsanız kullanma kılavuzundaki talimatlara uyarak çalışmadığı zamanlarda suyunu boşaltın ve düzenli olarak temizleyin. Eğer bunu yapmazsanız içindeki suda bakteriler ve küf üreyebilir. Sıcak buhar çıkaran hava nemlendiricileri haşlanmalara-yanıklara yol açabileceğinden önerilmezler.
• Bebeğinizin kesinlikle zevk alacağı eşyalardan biri tepesine asılacak dönencelerdir. Değişik şekilli ve parlak renkli bir tanesini seçin. Bazıları çok güzel melodiler de çalarlar. Dönenceyi seçerken yanlardan veya üstten değil; ona bebeğinizin göreceği açıdan yani alttan bakın. Yanlardan ve üstten bakıldığında güzel görünenleri almamaya çalışın bunlar bebeğin değil, daha çok sizin zevkinize göre tasarlanmışlardır. Bebeğiniz oturmaya başladığında bu oyuncaklara uzanıp kendine zararlı bir hale getirebilir. Bu nedenle, oturmaya başladığında veya beş aylık olmadan önce bu oyuncakları kaldırın.
• Sallanan koltuk, müzik kutusu, kaset plak veya CD çalar; çocuk odası için akıllıca seçimlerdir. Oturduğunuz koltuğun sallanması kucağınızın yatıştırıcı etkisini arttırır. Bebeğiniz için hafif bir müzik çalmanız, yanında olmadığınız zamanlarda onu rahatlatacak ve uyumasına yardımcı olacaktır.
Bebeğinizin odasındaki ışıkların yumuşak olmasını isteyeceksiniz. Karanlık olduğunda ise bir gece lambası bırakabilirsiniz. Bu lamba onu daha rahat kontrol etmenize yardımcı olduğu gibi bebek daha büyüdüğünde gece uyanınca kendini güvende hissetmesini sağlar. Bütün lambaların ve kordonların bebeğin ulaşabileceği mesafeden uzak olduğuna emin olun.
√ Bebeğin Doğumuna Kendinizi Hazırlamak
• Hamileliğin son dönemlerinde değişik duygular yaşayacaksınız. Örneğin, hem herşeyin biran önce olmasını hemde yeterli zaman olmadığı ikilemini yaşayacaksınız. Bebeğin bir an önce doğmasını isterken o gelmeden önce herşeyin kusursuz ve düzenli olması için yeterli süre olup olmadığı konusunda endişe duyacaksınız. Beklenen doğum yaklaştıkça - hatta bazı durumlarda geciktikçe - kendi sıkıntılarınızın yanında başkalarının heyecanlarını yatıştırmak zorunda kalacak ve sizi merak eden sevdiklerinizden sayısız telefonlar alacak, onları yatıştırmak durumunda kalacaksınız. Hamileliğin getirdiği fiziksel sıkıntılara birde bu tür sosyal baskılar eklenince; dokuzuncu ay size hiç bitmeyecekmiş gibi gelebilir. Unutmayın, hikayenin güzel bir sonu vardır. Bu nedenle, boş zamanlarınızı mümkün olduğunca keyif alarak geçirin.
• Gebeliğinizin son dönemlerinde zamanınızı akıllıca kullanarak doğumdan sonra yapmanız gerekecek birçok işi aradan çıkarabilirsiniz. Örneğin:
♥ Doğumu haber vermeniz gereken insanların bir listesini yapın. Nasıl haber vereceğinize karar verin, mektup veya kartpostal ile bildirmeye karar verdiklerinizin zarflarına adresleri yazın.
♥ Bir miktar yemek pişirin ve buzluğa koyun. Bebek doğduktan sonra bir süre yemek pişirmek istemeyebilirsiniz.
♥ Çocuk bakımı ve ev temizliği için yardımcıya ihtiyaç duyuyorsanız ve maddi olarak karşılayabilecek durumdaysanız, adaylarla konuşun (Çocuk Bakımı için geçici eleman bulma bölümüne bakın. S:152) Yardımcıya ihtiyaç duymayacağınızı düşünseniz bile elinizde gerektiği anda ulaşabileceğiniz kişilerin bir listesi bulunsun.
♥ Doğum için son dakika hazırlıklarınızı dokuzuncu aya girmeden yapın.
√ Yapılacak işler listesinde şunlar bulunmalıdır:
▪ Hastanenin ismi, adresi ve telefon numarası.
▪ Bebeğinizin doğumunu yaptıracak hekimin veya ebe hemşirenin ve o anda hekim bulunamazsa yerine bakacak kişinin adı, adresi ve telefon numarası.
▪ Hastane veya doğum merkezine en çabuk ve kolay gidilen yol.
▪ Hastanenin doğum servisinin girişi.
▪ Acil bir durumda başvuracağınız ambulans servisinin telefon numarası.
▪ Sizi hastaneye götürecek olan kişiyle aynı evde oturmuyorsanız, onun telefon numarası.
▪ Doğum için ve hastanede kaldığınız süre boyunca gerekli olacak eşya ve malzemelerin hazır bir şekilde bulunduğu bir çanta. Bu çantaya; temizlik malzemeleri, giysileriniz, ziyaretçilerin ellerini mikroptan arındırmak için kolonya, arkadaş ve akrabalarınızın adres ve telefon numaraları, okumak için birkaç dergi veya kitap, bebeği taşımak için ince pamuk bir battaniye ve eve giderken bebeğe giydireceğiniz çamaşır ve giysiler yerleştirilmelidir.
▪ Bebeği güvenli bir şekilde eve getirebilmek için bebek araba koltuğu. Bu koltuğun güvenlik standartlarına uygun olması gereklidir. Bebeği, yüzü arabanın arkasına dönük olacak şekilde yerleştirin. Bebek desteksiz bir şekilde oturana veya dokuz kiloya ulaşana dek, ve en azından ilk 4-6 ay boyunca arkaya dönük pozisyonda oturtulmalıdır. Koltuk daha sonra bebeğin öne dönük olacağı konumda bağlanabilir.
▪ Başka çocuklarınız varsa, siz hastanede iken onlarla ilgilenecek kişileri ayarlayın.
√ Bebek Giysilerini Seçmek
• Doğum yaklaşırken bebeğinize ilk haftalarda gerekli olacak temel çocuk kıyafetleri, bebek elbiseleri ve aksesuarlarını edinmeniz gerekecektir.
• Size başlangıç için şu önerilerimiz olacaktır:
♫ 3 veya 4 pijama takımı (ayakları da saran)
♫ 6 - 8 Tişört veya zıbın
♫ 3 adet tulum
♫ 2 süveter
♫ 1 uyku tulumu
♫ 2 bere (başlık)
♫ 4 çift çorap veya patik
♫ 4 - 6 adet battaniye (pamuktan yapılmış ince bir battaniye)
♫ 1 adet küçük havlu ve bornoz seti (bornozun başlığının olması tercih edilir).
♫ 3 - 4 düzine yeni doğan ölçülerinde hazır çocuk bezi.
• Başka çocuklarınız varsa bu bebek eşyalarının çoğu elinizin altında olacaktır. Eğer doğacak bebek ilk çocuğunuz olacaksa bunların birçoğunu dostlarınız ya da ailenizden temin edebilirsiniz.
√ Bunların dışındaki giysi ve malzeme gereksinimlerini temin ederken size yardımcı olacak bazı önerilerimiz aşağıda sıralanmıştır.
° Büyük ölçülerde alın. Bebeğiniz prematüre veya çok küçük değilse yenidoğan ölçülerinde olan giysiler önceleri tam gelseler bile bunları kullanabileceği günler sayılıdır. Üzerinde 3 aylık bebek ölçüsünde olduğu belirtilen giysiler bile ilk aydan sonra dar gelebilir. İlk günlerde giyebileceği birkaç parça giysi aldıktan sonra asıl yoğunluğu daha büyük ölçülerdeki giysilere verin. Merak etmeyin, bebeğiniz bir süre için giysilerinin hafifçe bol olmasına aldırış etmeyecektir!
° Türkiye de çocuk giyim sanayinde henüz yerleşmiş bir standart olmasa da; bütün çocukların ateşe dayanıklı giysiler giymeleri gerekir. Etikette bunun yazılmış olmasına dikkat edin. Bu tip giysilerin sabunla değil deterjanla yıkanması gerekir çünkü sabun ateşe dayanıklılık özelliğini kaybettirir. Kullanacağınız deterjan için etiketi inceleyin.
° Bezi değiştirirken giysinin bacaklarının kolayca açılıp açılmayacağını kontrol edin. Boynu, kolu ve bacakları çok sıkı saran giysilerden uzak durun. Bunlar sağlık açısından sakıncalı ve bebek için rahatsızdır.
° Yıkama talimatlarını okuyun. Çocuk giysilerinin hepsi yıkanılabilir özellikte olmalı ve ütü gerektirmemelidir.
° Yenidoğan bebeğe ayakkabı giydirmeyin. Yürümeye başlayana kadar ayakkabıya gereksinimi olmayacaktır. Erken giydirilen ayakkabılar bebeğin ayaklarını deforme edebilir. Aynı şey küçük gelen ayaklı pijamalar ve çoraplar için de geçerlidir.
√ Mobilya ve Bebek Gereçlerinin Alımı
• Bebek mağazalarına gittiğinizde, alabileceğiniz bebek gereçlerini seçmekte zorlanacaksınız. Bunlardan bir kısmı gerçekten gereklidir. Ancak, göz alıcı olan birçoğu gereksiz olmaktan öte kullanışlı bile değildir. Bu konuda size yardımcı olabilmek amacıyla; bebeğiniz doğduğunda elinizde olması gereken eşya ve temel gereksinimleri içeren bir listeyi aşağıda bulacaksınız.
▲ Bütün güvenlik önlemleri düşünülmüş bir çocuk karyolası (Bkz. Bebek Karyolaları Konusunda Güvenlik Uyarıları). A.B.D.de satılmakta olan çocuk karyolaları bu özelliklere sahip olmak zorundadır. Ancak, ülkemizde çocuk eşyalarının güvenlik standartlarına uygunluk olup olmadığını kontrol etme görevi anne babaya düşmektedir. Birkaç hafta içinde bebeğinize küçük gelmeye başlayacağından, ayıracak fazladan paranız yoksa, bebek sepeti almayı düşünmeyin.
► Karyolanın yatağı sertçe ve üstü kolayca temizlenebilecek şekilde kaplanmış olmalıdır. Bu amaçla bir yatak koruyucusu kullanabilirsiniz. Kullandığınız koruyucu kılıf plastik veya emici olmayan bir kumaştan yapılmışsa; bebek terlediği, kustuğu veya salyası aktığında ıslak yerde yatmaması için yatağın üstüne ıslaklığı emecek kalın bir kumaş serin.
▼Karyolanın kenar yastıkları veya diğer bir deyişle tampon ları, bebeğinizin başının karyolanın parmaklıklarına çarpmasını önlemek içindir. Bu yastıkların bütün iplerinin parmaklıklara bağlı olmasını sağlayın. Çocuğunuz ayağa kalkmaya başladığında bu tamponları kaldırın, yoksa onların üstüne basarak karyoladan dışarı çıkabilir. Yenidoğanın karyolasında yastık kullanmak hem gereksizdir hemde tehlikeli olabilir.
◄ Karyolanın yatağı naylon veya muşamba bir kılıf yerine yumuşak üstü suyu emici (pazen) ve altı tercihan su geçirmez özellikte (flanel) kumaşlardan yapılmış bir kılıfla kaplanırsa bebeğiniz için daha az terletici ve rahat olur. Bu tür kılıflar piyasada yatak koruyucusu veya Alez olarak bilinmektedir. Yatağa çift katlı bir çarşaf sermeniz ve yatağın ölçülerine uygun bir pamuk yorgan veya yumuşak bir battaniye bulundurmanız önerilir. Dışı yumuşak kumaşla kaplı ve içi parça sünger veya benzeri maddelerle gevşekçe doldurulmuş bebek yastıklarını asla kullanmayınız. Bu tür yastıkların kullanımı 36 bebekte boğulmaya neden oldukları gerekçesi ile ABD Tüketici Güvenliği Komisyonu tarafından yasaklanmıştır.
▲ Güvenlik özelliklerine sahip bez değiştirme masası. Bir halı veya kaygan olmayan bir yüzey üzerine kaymayacak şekilde yerleştirilmelidir. Pencere kenarları bebeğiniz için düşme riski oluşturduğu için pencere kenarına değil duvara dayanmalıdır.
• Bezlerin, çengelli iğnelerin ve bez değiştirirken gerekecek diğer malzemelerin bebeğin ulaşamayacağı ancak sizin elinizin altında olacak şekilde yerleştirilmesi gerekir. Çekmece raf ve sehpaları bu esaslara uygun olarak yerleştirirseniz; bez değiştirilirken -bir saniye için bile olsa- bebeğinizin yanından ayrılmak zorunda kalmazsınız.
► Geniş plastik bir bebek yıkama küveti. Eğer bebeğiniz bir aydan küçükse onu mutfak lavabosunda yıkayabilirsiniz ancak muslukların oynar başlıklı olması ve bebeği yıkarken uzaklaştırılması gerekir. Bir aydan büyük bebekler etrafa uzanıp muslukları açabilirler bu nedenle ilk aydan sonra bebeği ayrı bir banyo küvetinde yıkamanız daha güvenlidir. Bebeğinizi yıkayacağınız yerin temiz olduğundan emin olun. Küvetin içinin kaygan olmaması tercih edilir.
√ Güvenlik Uyarısı: Bebek Sepetleri ve Beşikler
• Birçok anne-baba bebeği kendi odalarına alırken kolaylık sağlaması yani; kolayca taşınabilme özelliğinden ötürü beşik ve bebek sepetlerini tercih ederler. Bu konuda karar verirken bebeklerin hızla büyüdüğünü unutmayın. Birinci ay uygun olan bir beşik veya sepet, bebeğiniz iki aylık olduğunda artık küçük gelebilir.
√ Bebeğin ilk yatağını satın almadan önce aşağıdaki özellikleri okumanız uzun süre kullanılabilen, güvenli bir yatak seçmeniz için size yardımcı olacaktır:
1. Beşik ya da sepetin tabanı dağılmayacak kadar sağlam olmalıdır.
2. Beşik ya da bebek sepetinin tabanı birisinin çarpması durumunda devrilmeyecek kadar geniş olmalıdır. Katlanabilir ayakları olan sepetlerin ayakları kullanım süresince düz bir şekilde kilitlenebilmelidir.
3. Bebek bir aylık veya beş kiloluk olduğunda (hangisi önce gelirse) artık sepette yatırılmamalı kendi yatağına terfi etmelidir.
• Bebeğin odası ve içindeki herşey temiz ve tozsuz olmalıdır. Pencereler ve yer döşemesi dahil her türlü yüzeyin yıkanabilir özellikte olması gereklidir. Aynı kural odanın içinde duran oyuncaklar için de geçerlidir. Popüler bir hediye olan oyuncak ayılar ve diğer doldurulmuş hayvan oyuncaklar bebeğiniz yanında sevimli durmalarına ve çocuk için eğlendirici olmalarına karşılık özellikle tüylü olanları çok toz tutar ve burun tıkanıklıklarına yol açarlar. Bebeğiniz bunlarla oynamayı aylar sonra öğreneceğinden o zamana kadar saklayabilirsiniz.
√ Bebek Karyolaları Konusunda Güvenlik Uyarıları
• Bebeğiniz karyolasında iken genellikle görme alanınızın dışında ve tek başına olacaktır. Karyolası bu nedenle tamamen güvenli bir ortam olmalıdır. En sık görülen karyola kazası olan düşmeler aynı zamanda önlemi en kolay alınabilecek olan kazadır. Karyola içinde yüksek yerleştirilmiş bir yatak, parmaklıkları indirilmiş durumda bırakılan bir karyola, çocukların düşme olasılığını artıran unsurlardır.
√ Çocuğunuza karyola seçerken şunlara dikkat etmeniz gerekir:
■ Parmaklıkların arası 6 cmden fazla yani çocuğun başını kıstıracak kadar aralıklı olmamalıdır.
■ Başucunda ya da ayakucunda başının sıkışabileceği açıklıklar olmamalıdır.
■ Karyolanın köşelerinde çıkıntı varsa bunları çıkarın veya kesin. Gevşek giysiler bunlara takılarak çocuğun boğulmasına yol açabilir.
• Eski karyolaların birçoğu kurşunlu boyalarla boyanmış olduklarından, parmaklık rayları aşındıkça karyolayı çiğnemeye çalışan çocukta zehirlenme yapabilirler (bu gerçekten olmaktadır). Önlem olarak eski boyaları kazıyın ve kurşunsuz, kaliteli, emayeli boyalarla boyayın. Havalandırması iyi olan bir odada kurumasını bekleyin. Yan parmaklıkların üstüne plastik şeritler yapıştırın (bunları çocuk mobilyaları dükkanlarında bulabilirsiniz).
√ Diğer çocuk karyolası kazalarından korunmak için şunlara dikkat etmelisiniz:
1. Yeni bir yatak aldığınızda bütün plastik paketleme materyalini çıkarıp atın. Bunlar çocuğun boğulmasına yol açabilirler. Yatağa kalın bir plastik kılıf veya yatak koruyucusu geçirecekseniz bunun gevşek olmamasına dikkat edin. Fermuarlı kılıfları tercih edin.
2. Bebeğiniz oturmaya başladığı anda yatağın seviyesini indirerek, kenarlara yaslandığında düşemiyeceği ve tırmanamayacağı kadar derin bir konuma getirin. Ayağa kalkmayı öğrendiğinde ise en alt seviyeye indirin. Düşmeler en sık, bebek tırmanmaya çalıştığında meydana gelir. bu nedenle, boyu 75 cm olduğunda veya parmaklık seviyesi boyunun 3/4ünün altında kaldığında onu başka bir yatağa alın.
3. En alt seviyeye indirdiğinizde, karyola rayının üst kısmı yataktan en az 10 cm yüksekte olmalıdır (yatak en üst seviyede olsa bile). Parmaklıkların kilidi çocuğunuz tarafından açılamayacak şekilde olmalıdır. Çocuğunuz karyolanın içindeyken parmaklıklar daima yukarı kaldırılmış olmalıdır.
4. Bebeğinizin yatakla karyola arasına kayıp sıkışmaması için yatağın karyolaya tam olarak oturması arada boşlukların kalmaması önemlidir. Yatağın kenarlarından üç veya daha çok parmağınız girebiliyorsa karyolaya tam olarak uyan bir yatak alın.
5. Metal parmaklıklarda sivri, çapaklı veya keskin herhangi bir kısım olup olmadığını düzenli olarak kontrol edin. Ahşap karyolalarda ise çatlak veya kıymık olmamasına dikkat edin. Karyolanın parmaklıklarında diş izleri görürseniz parmaklıkların üstünü plastik şeritlerle boydan boya kapatın (bunları çocuk mobilyası satan yerlerin birçoğunda bulabilirsiniz.).
6. Bebeğiniz küçükken karyola kenarlarına tampon yastıklarını yerleştirin. Bu yastıkların karyolayı çepeçevre sardığından ve kenarlara en az altı yerden sıkı bir biçimde bağlı olduğundan emin olun. Bebeğin boynuna dolaşmasına olanak vermemek açısından bu bağların en fazla 14 cm olmasına dikkat edin.
7. Çocuğunuz tutunarak ayağa kalkmaya başladığında kenar yastıklarını, oyuncak hayvanları, kısaca üzerine basarak dışarıya atlayabileceği herşeyi yatağın içindan çıkarın.
8. Eğer karyolanın üstünde dönence türü oyuncak varsa, bunun karyolaya sağlam bir şekilde takıldığından emin olun. Bu oyuncağın uzanamayacağı kadar yüksekte olması ve hangisi önce gelirse; 5 aylık olduğunda ya da oturabildiği zaman sökülmesi gereklidir.
9. Çocuk vücudunu el ve ayakları ile kaldırmaya başlar başlamaz, karyolaya asılan tüm oyuncakları kaldırın. Eli ile oynaması ve yakalaması için karyolaya gerilen beşik jimnastiği benzeri oyuncaklar çocuğunuzun çekmelerine ve yakalamalarına karşı dayanıklıdır ancak çocuk bunların üstüne düştüğü taktirde ona dolanabilir.
10. Düşmelerin en tehlikelisini önlemek için çocuğun karyolasını pencere yanına yerleştirmeyin.
(*) Çocuk eşyalarında güvenlik standartları henüz ülkemizde yerleşmemiştir.Örneğin A.B.D.de 1985den sonra yapılmış tüm çocuk karyolaları genel güvenlik standartlarına uygun olmasına karşın ülkemizde bebeğinize alacağınız eşyaların güvenli olup olmadıklarını kontrol görevi yine size; anne-babaya düşmektedir.
√ Bebek odasındaki hava çok kuru ise çocuk hekiminiz size odaya serin buhar verecek bir nemlendirici kullanmanızı önerebilir. Ayrıca, nezle grip gibi nedenlerle bebeğinizin burnu tıkandığında serin buharlı oda nemlendiricisi nden yararlanabilirsiniz. Eğer bir hava nemlendiricisi kullanıyorsanız kullanma kılavuzundaki talimatlara uyarak çalışmadığı zamanlarda suyunu boşaltın ve düzenli olarak temizleyin. Eğer bunu yapmazsanız içindeki suda bakteriler ve küf üreyebilir. Sıcak buhar çıkaran hava nemlendiricileri haşlanmalara-yanıklara yol açabileceğinden önerilmezler.
• Bebeğinizin kesinlikle zevk alacağı eşyalardan biri tepesine asılacak dönencelerdir. Değişik şekilli ve parlak renkli bir tanesini seçin. Bazıları çok güzel melodiler de çalarlar. Dönenceyi seçerken yanlardan veya üstten değil; ona bebeğinizin göreceği açıdan yani alttan bakın. Yanlardan ve üstten bakıldığında güzel görünenleri almamaya çalışın bunlar bebeğin değil, daha çok sizin zevkinize göre tasarlanmışlardır. Bebeğiniz oturmaya başladığında bu oyuncaklara uzanıp kendine zararlı bir hale getirebilir. Bu nedenle, oturmaya başladığında veya beş aylık olmadan önce bu oyuncakları kaldırın.
• Sallanan koltuk, müzik kutusu, kaset plak veya CD çalar; çocuk odası için akıllıca seçimlerdir. Oturduğunuz koltuğun sallanması kucağınızın yatıştırıcı etkisini arttırır. Bebeğiniz için hafif bir müzik çalmanız, yanında olmadığınız zamanlarda onu rahatlatacak ve uyumasına yardımcı olacaktır.
Bebeğinizin odasındaki ışıkların yumuşak olmasını isteyeceksiniz. Karanlık olduğunda ise bir gece lambası bırakabilirsiniz. Bu lamba onu daha rahat kontrol etmenize yardımcı olduğu gibi bebek daha büyüdüğünde gece uyanınca kendini güvende hissetmesini sağlar. Bütün lambaların ve kordonların bebeğin ulaşabileceği mesafeden uzak olduğuna emin olun.
√ Bebeğin Doğumuna Kendinizi Hazırlamak
• Hamileliğin son dönemlerinde değişik duygular yaşayacaksınız. Örneğin, hem herşeyin biran önce olmasını hemde yeterli zaman olmadığı ikilemini yaşayacaksınız. Bebeğin bir an önce doğmasını isterken o gelmeden önce herşeyin kusursuz ve düzenli olması için yeterli süre olup olmadığı konusunda endişe duyacaksınız. Beklenen doğum yaklaştıkça - hatta bazı durumlarda geciktikçe - kendi sıkıntılarınızın yanında başkalarının heyecanlarını yatıştırmak zorunda kalacak ve sizi merak eden sevdiklerinizden sayısız telefonlar alacak, onları yatıştırmak durumunda kalacaksınız. Hamileliğin getirdiği fiziksel sıkıntılara birde bu tür sosyal baskılar eklenince; dokuzuncu ay size hiç bitmeyecekmiş gibi gelebilir. Unutmayın, hikayenin güzel bir sonu vardır. Bu nedenle, boş zamanlarınızı mümkün olduğunca keyif alarak geçirin.
• Gebeliğinizin son dönemlerinde zamanınızı akıllıca kullanarak doğumdan sonra yapmanız gerekecek birçok işi aradan çıkarabilirsiniz. Örneğin:
♥ Doğumu haber vermeniz gereken insanların bir listesini yapın. Nasıl haber vereceğinize karar verin, mektup veya kartpostal ile bildirmeye karar verdiklerinizin zarflarına adresleri yazın.
♥ Bir miktar yemek pişirin ve buzluğa koyun. Bebek doğduktan sonra bir süre yemek pişirmek istemeyebilirsiniz.
♥ Çocuk bakımı ve ev temizliği için yardımcıya ihtiyaç duyuyorsanız ve maddi olarak karşılayabilecek durumdaysanız, adaylarla konuşun (Çocuk Bakımı için geçici eleman bulma bölümüne bakın. S:152) Yardımcıya ihtiyaç duymayacağınızı düşünseniz bile elinizde gerektiği anda ulaşabileceğiniz kişilerin bir listesi bulunsun.
♥ Doğum için son dakika hazırlıklarınızı dokuzuncu aya girmeden yapın.
√ Yapılacak işler listesinde şunlar bulunmalıdır:
▪ Hastanenin ismi, adresi ve telefon numarası.
▪ Bebeğinizin doğumunu yaptıracak hekimin veya ebe hemşirenin ve o anda hekim bulunamazsa yerine bakacak kişinin adı, adresi ve telefon numarası.
▪ Hastane veya doğum merkezine en çabuk ve kolay gidilen yol.
▪ Hastanenin doğum servisinin girişi.
▪ Acil bir durumda başvuracağınız ambulans servisinin telefon numarası.
▪ Sizi hastaneye götürecek olan kişiyle aynı evde oturmuyorsanız, onun telefon numarası.
▪ Doğum için ve hastanede kaldığınız süre boyunca gerekli olacak eşya ve malzemelerin hazır bir şekilde bulunduğu bir çanta. Bu çantaya; temizlik malzemeleri, giysileriniz, ziyaretçilerin ellerini mikroptan arındırmak için kolonya, arkadaş ve akrabalarınızın adres ve telefon numaraları, okumak için birkaç dergi veya kitap, bebeği taşımak için ince pamuk bir battaniye ve eve giderken bebeğe giydireceğiniz çamaşır ve giysiler yerleştirilmelidir.
▪ Bebeği güvenli bir şekilde eve getirebilmek için bebek araba koltuğu. Bu koltuğun güvenlik standartlarına uygun olması gereklidir. Bebeği, yüzü arabanın arkasına dönük olacak şekilde yerleştirin. Bebek desteksiz bir şekilde oturana veya dokuz kiloya ulaşana dek, ve en azından ilk 4-6 ay boyunca arkaya dönük pozisyonda oturtulmalıdır. Koltuk daha sonra bebeğin öne dönük olacağı konumda bağlanabilir.
▪ Başka çocuklarınız varsa, siz hastanede iken onlarla ilgilenecek kişileri ayarlayın.
Bebek Odası Hazırlık Bebek Isimleri
Bebek Odası Hazırlık Bebek Isimleri
√ Bebek Giysilerini Seçmek
• Doğum yaklaşırken bebeğinize ilk haftalarda gerekli olacak temel çocuk kıyafetleri, bebek elbiseleri ve aksesuarlarını edinmeniz gerekecektir.
• Size başlangıç için şu önerilerimiz olacaktır:
♫ 3 veya 4 pijama takımı (ayakları da saran)
♫ 6 - 8 Tişört veya zıbın
♫ 3 adet tulum
♫ 2 süveter
♫ 1 uyku tulumu
♫ 2 bere (başlık)
♫ 4 çift çorap veya patik
♫ 4 - 6 adet battaniye (pamuktan yapılmış ince bir battaniye)
♫ 1 adet küçük havlu ve bornoz seti (bornozun başlığının olması tercih edilir).
♫ 3 - 4 düzine yeni doğan ölçülerinde hazır çocuk bezi.
• Başka çocuklarınız varsa bu bebek eşyalarının çoğu elinizin altında olacaktır. Eğer doğacak bebek ilk çocuğunuz olacaksa bunların birçoğunu dostlarınız ya da ailenizden temin edebilirsiniz.
√ Bunların dışındaki giysi ve malzeme gereksinimlerini temin ederken size yardımcı olacak bazı önerilerimiz aşağıda sıralanmıştır.
° Büyük ölçülerde alın. Bebeğiniz prematüre veya çok küçük değilse yenidoğan ölçülerinde olan giysiler önceleri tam gelseler bile bunları kullanabileceği günler sayılıdır. Üzerinde 3 aylık bebek ölçüsünde olduğu belirtilen giysiler bile ilk aydan sonra dar gelebilir. İlk günlerde giyebileceği birkaç parça giysi aldıktan sonra asıl yoğunluğu daha büyük ölçülerdeki giysilere verin. Merak etmeyin, bebeğiniz bir süre için giysilerinin hafifçe bol olmasına aldırış etmeyecektir!
° Türkiye de çocuk giyim sanayinde henüz yerleşmiş bir standart olmasa da; bütün çocukların ateşe dayanıklı giysiler giymeleri gerekir. Etikette bunun yazılmış olmasına dikkat edin. Bu tip giysilerin sabunla değil deterjanla yıkanması gerekir çünkü sabun ateşe dayanıklılık özelliğini kaybettirir. Kullanacağınız deterjan için etiketi inceleyin.
° Bezi değiştirirken giysinin bacaklarının kolayca açılıp açılmayacağını kontrol edin. Boynu, kolu ve bacakları çok sıkı saran giysilerden uzak durun. Bunlar sağlık açısından sakıncalı ve bebek için rahatsızdır.
° Yıkama talimatlarını okuyun. Çocuk giysilerinin hepsi yıkanılabilir özellikte olmalı ve ütü gerektirmemelidir.
° Yenidoğan bebeğe ayakkabı giydirmeyin. Yürümeye başlayana kadar ayakkabıya gereksinimi olmayacaktır. Erken giydirilen ayakkabılar bebeğin ayaklarını deforme edebilir. Aynı şey küçük gelen ayaklı pijamalar ve çoraplar için de geçerlidir.
√ Mobilya ve Bebek Gereçlerinin Alımı
• Bebek mağazalarına gittiğinizde, alabileceğiniz bebek gereçlerini seçmekte zorlanacaksınız. Bunlardan bir kısmı gerçekten gereklidir. Ancak, göz alıcı olan birçoğu gereksiz olmaktan öte kullanışlı bile değildir. Bu konuda size yardımcı olabilmek amacıyla; bebeğiniz doğduğunda elinizde olması gereken eşya ve temel gereksinimleri içeren bir listeyi aşağıda bulacaksınız.
▲ Bütün güvenlik önlemleri düşünülmüş bir çocuk karyolası (Bkz. Bebek Karyolaları Konusunda Güvenlik Uyarıları). A.B.D.de satılmakta olan çocuk karyolaları bu özelliklere sahip olmak zorundadır. Ancak, ülkemizde çocuk eşyalarının güvenlik standartlarına uygunluk olup olmadığını kontrol etme görevi anne babaya düşmektedir. Birkaç hafta içinde bebeğinize küçük gelmeye başlayacağından, ayıracak fazladan paranız yoksa, bebek sepeti almayı düşünmeyin.
► Karyolanın yatağı sertçe ve üstü kolayca temizlenebilecek şekilde kaplanmış olmalıdır. Bu amaçla bir yatak koruyucusu kullanabilirsiniz. Kullandığınız koruyucu kılıf plastik veya emici olmayan bir kumaştan yapılmışsa; bebek terlediği, kustuğu veya salyası aktığında ıslak yerde yatmaması için yatağın üstüne ıslaklığı emecek kalın bir kumaş serin.
▼Karyolanın kenar yastıkları veya diğer bir deyişle tampon ları, bebeğinizin başının karyolanın parmaklıklarına çarpmasını önlemek içindir. Bu yastıkların bütün iplerinin parmaklıklara bağlı olmasını sağlayın. Çocuğunuz ayağa kalkmaya başladığında bu tamponları kaldırın, yoksa onların üstüne basarak karyoladan dışarı çıkabilir. Yenidoğanın karyolasında yastık kullanmak hem gereksizdir hemde tehlikeli olabilir.
◄ Karyolanın yatağı naylon veya muşamba bir kılıf yerine yumuşak üstü suyu emici (pazen) ve altı tercihan su geçirmez özellikte (flanel) kumaşlardan yapılmış bir kılıfla kaplanırsa bebeğiniz için daha az terletici ve rahat olur. Bu tür kılıflar piyasada yatak koruyucusu veya Alez olarak bilinmektedir. Yatağa çift katlı bir çarşaf sermeniz ve yatağın ölçülerine uygun bir pamuk yorgan veya yumuşak bir battaniye bulundurmanız önerilir. Dışı yumuşak kumaşla kaplı ve içi parça sünger veya benzeri maddelerle gevşekçe doldurulmuş bebek yastıklarını asla kullanmayınız. Bu tür yastıkların kullanımı 36 bebekte boğulmaya neden oldukları gerekçesi ile ABD Tüketici Güvenliği Komisyonu tarafından yasaklanmıştır.
▲ Güvenlik özelliklerine sahip bez değiştirme masası. Bir halı veya kaygan olmayan bir yüzey üzerine kaymayacak şekilde yerleştirilmelidir. Pencere kenarları bebeğiniz için düşme riski oluşturduğu için pencere kenarına değil duvara dayanmalıdır.
• Bezlerin, çengelli iğnelerin ve bez değiştirirken gerekecek diğer malzemelerin bebeğin ulaşamayacağı ancak sizin elinizin altında olacak şekilde yerleştirilmesi gerekir. Çekmece raf ve sehpaları bu esaslara uygun olarak yerleştirirseniz; bez değiştirilirken -bir saniye için bile olsa- bebeğinizin yanından ayrılmak zorunda kalmazsınız.
► Geniş plastik bir bebek yıkama küveti. Eğer bebeğiniz bir aydan küçükse onu mutfak lavabosunda yıkayabilirsiniz ancak muslukların oynar başlıklı olması ve bebeği yıkarken uzaklaştırılması gerekir. Bir aydan büyük bebekler etrafa uzanıp muslukları açabilirler bu nedenle ilk aydan sonra bebeği ayrı bir banyo küvetinde yıkamanız daha güvenlidir. Bebeğinizi yıkayacağınız yerin temiz olduğundan emin olun. Küvetin içinin kaygan olmaması tercih edilir.
√ Güvenlik Uyarısı: Bebek Sepetleri ve Beşikler
• Birçok anne-baba bebeği kendi odalarına alırken kolaylık sağlaması yani; kolayca taşınabilme özelliğinden ötürü beşik ve bebek sepetlerini tercih ederler. Bu konuda karar verirken bebeklerin hızla büyüdüğünü unutmayın. Birinci ay uygun olan bir beşik veya sepet, bebeğiniz iki aylık olduğunda artık küçük gelebilir.
√ Bebeğin ilk yatağını satın almadan önce aşağıdaki özellikleri okumanız uzun süre kullanılabilen, güvenli bir yatak seçmeniz için size yardımcı olacaktır:
1. Beşik ya da sepetin tabanı dağılmayacak kadar sağlam olmalıdır.
2. Beşik ya da bebek sepetinin tabanı birisinin çarpması durumunda devrilmeyecek kadar geniş olmalıdır. Katlanabilir ayakları olan sepetlerin ayakları kullanım süresince düz bir şekilde kilitlenebilmelidir.
3. Bebek bir aylık veya beş kiloluk olduğunda (hangisi önce gelirse) artık sepette yatırılmamalı kendi yatağına terfi etmelidir.
• Bebeğin odası ve içindeki herşey temiz ve tozsuz olmalıdır. Pencereler ve yer döşemesi dahil her türlü yüzeyin yıkanabilir özellikte olması gereklidir. Aynı kural odanın içinde duran oyuncaklar için de geçerlidir. Popüler bir hediye olan oyuncak ayılar ve diğer doldurulmuş hayvan oyuncaklar bebeğiniz yanında sevimli durmalarına ve çocuk için eğlendirici olmalarına karşılık özellikle tüylü olanları çok toz tutar ve burun tıkanıklıklarına yol açarlar. Bebeğiniz bunlarla oynamayı aylar sonra öğreneceğinden o zamana kadar saklayabilirsiniz.
√ Bebek Karyolaları Konusunda Güvenlik Uyarıları
• Bebeğiniz karyolasında iken genellikle görme alanınızın dışında ve tek başına olacaktır. Karyolası bu nedenle tamamen güvenli bir ortam olmalıdır. En sık görülen karyola kazası olan düşmeler aynı zamanda önlemi en kolay alınabilecek olan kazadır. Karyola içinde yüksek yerleştirilmiş bir yatak, parmaklıkları indirilmiş durumda bırakılan bir karyola, çocukların düşme olasılığını artıran unsurlardır.
√ Çocuğunuza karyola seçerken şunlara dikkat etmeniz gerekir:
■ Parmaklıkların arası 6 cmden fazla yani çocuğun başını kıstıracak kadar aralıklı olmamalıdır.
■ Başucunda ya da ayakucunda başının sıkışabileceği açıklıklar olmamalıdır.
■ Karyolanın köşelerinde çıkıntı varsa bunları çıkarın veya kesin. Gevşek giysiler bunlara takılarak çocuğun boğulmasına yol açabilir.
• Eski karyolaların birçoğu kurşunlu boyalarla boyanmış olduklarından, parmaklık rayları aşındıkça karyolayı çiğnemeye çalışan çocukta zehirlenme yapabilirler (bu gerçekten olmaktadır). Önlem olarak eski boyaları kazıyın ve kurşunsuz, kaliteli, emayeli boyalarla boyayın. Havalandırması iyi olan bir odada kurumasını bekleyin. Yan parmaklıkların üstüne plastik şeritler yapıştırın (bunları çocuk mobilyaları dükkanlarında bulabilirsiniz).
√ Diğer çocuk karyolası kazalarından korunmak için şunlara dikkat etmelisiniz:
1. Yeni bir yatak aldığınızda bütün plastik paketleme materyalini çıkarıp atın. Bunlar çocuğun boğulmasına yol açabilirler. Yatağa kalın bir plastik kılıf veya yatak koruyucusu geçirecekseniz bunun gevşek olmamasına dikkat edin. Fermuarlı kılıfları tercih edin.
2. Bebeğiniz oturmaya başladığı anda yatağın seviyesini indirerek, kenarlara yaslandığında düşemiyeceği ve tırmanamayacağı kadar derin bir konuma getirin. Ayağa kalkmayı öğrendiğinde ise en alt seviyeye indirin. Düşmeler en sık, bebek tırmanmaya çalıştığında meydana gelir. bu nedenle, boyu 75 cm olduğunda veya parmaklık seviyesi boyunun 3/4ünün altında kaldığında onu başka bir yatağa alın.
3. En alt seviyeye indirdiğinizde, karyola rayının üst kısmı yataktan en az 10 cm yüksekte olmalıdır (yatak en üst seviyede olsa bile). Parmaklıkların kilidi çocuğunuz tarafından açılamayacak şekilde olmalıdır. Çocuğunuz karyolanın içindeyken parmaklıklar daima yukarı kaldırılmış olmalıdır.
4. Bebeğinizin yatakla karyola arasına kayıp sıkışmaması için yatağın karyolaya tam olarak oturması arada boşlukların kalmaması önemlidir. Yatağın kenarlarından üç veya daha çok parmağınız girebiliyorsa karyolaya tam olarak uyan bir yatak alın.
5. Metal parmaklıklarda sivri, çapaklı veya keskin herhangi bir kısım olup olmadığını düzenli olarak kontrol edin. Ahşap karyolalarda ise çatlak veya kıymık olmamasına dikkat edin. Karyolanın parmaklıklarında diş izleri görürseniz parmaklıkların üstünü plastik şeritlerle boydan boya kapatın (bunları çocuk mobilyası satan yerlerin birçoğunda bulabilirsiniz.).
6. Bebeğiniz küçükken karyola kenarlarına tampon yastıklarını yerleştirin. Bu yastıkların karyolayı çepeçevre sardığından ve kenarlara en az altı yerden sıkı bir biçimde bağlı olduğundan emin olun. Bebeğin boynuna dolaşmasına olanak vermemek açısından bu bağların en fazla 14 cm olmasına dikkat edin.
7. Çocuğunuz tutunarak ayağa kalkmaya başladığında kenar yastıklarını, oyuncak hayvanları, kısaca üzerine basarak dışarıya atlayabileceği herşeyi yatağın içindan çıkarın.
8. Eğer karyolanın üstünde dönence türü oyuncak varsa, bunun karyolaya sağlam bir şekilde takıldığından emin olun. Bu oyuncağın uzanamayacağı kadar yüksekte olması ve hangisi önce gelirse; 5 aylık olduğunda ya da oturabildiği zaman sökülmesi gereklidir.
9. Çocuk vücudunu el ve ayakları ile kaldırmaya başlar başlamaz, karyolaya asılan tüm oyuncakları kaldırın. Eli ile oynaması ve yakalaması için karyolaya gerilen beşik jimnastiği benzeri oyuncaklar çocuğunuzun çekmelerine ve yakalamalarına karşı dayanıklıdır ancak çocuk bunların üstüne düştüğü taktirde ona dolanabilir.
10. Düşmelerin en tehlikelisini önlemek için çocuğun karyolasını pencere yanına yerleştirmeyin.
(*) Çocuk eşyalarında güvenlik standartları henüz ülkemizde yerleşmemiştir.Örneğin A.B.D.de 1985den sonra yapılmış tüm çocuk karyolaları genel güvenlik standartlarına uygun olmasına karşın ülkemizde bebeğinize alacağınız eşyaların güvenli olup olmadıklarını kontrol görevi yine size; anne-babaya düşmektedir.
√ Bebek odasındaki hava çok kuru ise çocuk hekiminiz size odaya serin buhar verecek bir nemlendirici kullanmanızı önerebilir. Ayrıca, nezle grip gibi nedenlerle bebeğinizin burnu tıkandığında serin buharlı oda nemlendiricisi nden yararlanabilirsiniz. Eğer bir hava nemlendiricisi kullanıyorsanız kullanma kılavuzundaki talimatlara uyarak çalışmadığı zamanlarda suyunu boşaltın ve düzenli olarak temizleyin. Eğer bunu yapmazsanız içindeki suda bakteriler ve küf üreyebilir. Sıcak buhar çıkaran hava nemlendiricileri haşlanmalara-yanıklara yol açabileceğinden önerilmezler.
• Bebeğinizin kesinlikle zevk alacağı eşyalardan biri tepesine asılacak dönencelerdir. Değişik şekilli ve parlak renkli bir tanesini seçin. Bazıları çok güzel melodiler de çalarlar. Dönenceyi seçerken yanlardan veya üstten değil; ona bebeğinizin göreceği açıdan yani alttan bakın. Yanlardan ve üstten bakıldığında güzel görünenleri almamaya çalışın bunlar bebeğin değil, daha çok sizin zevkinize göre tasarlanmışlardır. Bebeğiniz oturmaya başladığında bu oyuncaklara uzanıp kendine zararlı bir hale getirebilir. Bu nedenle, oturmaya başladığında veya beş aylık olmadan önce bu oyuncakları kaldırın.
• Sallanan koltuk, müzik kutusu, kaset plak veya CD çalar; çocuk odası için akıllıca seçimlerdir. Oturduğunuz koltuğun sallanması kucağınızın yatıştırıcı etkisini arttırır. Bebeğiniz için hafif bir müzik çalmanız, yanında olmadığınız zamanlarda onu rahatlatacak ve uyumasına yardımcı olacaktır.
Bebeğinizin odasındaki ışıkların yumuşak olmasını isteyeceksiniz. Karanlık olduğunda ise bir gece lambası bırakabilirsiniz. Bu lamba onu daha rahat kontrol etmenize yardımcı olduğu gibi bebek daha büyüdüğünde gece uyanınca kendini güvende hissetmesini sağlar. Bütün lambaların ve kordonların bebeğin ulaşabileceği mesafeden uzak olduğuna emin olun.
√ Bebeğin Doğumuna Kendinizi Hazırlamak
• Hamileliğin son dönemlerinde değişik duygular yaşayacaksınız. Örneğin, hem herşeyin biran önce olmasını hemde yeterli zaman olmadığı ikilemini yaşayacaksınız. Bebeğin bir an önce doğmasını isterken o gelmeden önce herşeyin kusursuz ve düzenli olması için yeterli süre olup olmadığı konusunda endişe duyacaksınız. Beklenen doğum yaklaştıkça - hatta bazı durumlarda geciktikçe - kendi sıkıntılarınızın yanında başkalarının heyecanlarını yatıştırmak zorunda kalacak ve sizi merak eden sevdiklerinizden sayısız telefonlar alacak, onları yatıştırmak durumunda kalacaksınız. Hamileliğin getirdiği fiziksel sıkıntılara birde bu tür sosyal baskılar eklenince; dokuzuncu ay size hiç bitmeyecekmiş gibi gelebilir. Unutmayın, hikayenin güzel bir sonu vardır. Bu nedenle, boş zamanlarınızı mümkün olduğunca keyif alarak geçirin.
• Gebeliğinizin son dönemlerinde zamanınızı akıllıca kullanarak doğumdan sonra yapmanız gerekecek birçok işi aradan çıkarabilirsiniz. Örneğin:
♥ Doğumu haber vermeniz gereken insanların bir listesini yapın. Nasıl haber vereceğinize karar verin, mektup veya kartpostal ile bildirmeye karar verdiklerinizin zarflarına adresleri yazın.
♥ Bir miktar yemek pişirin ve buzluğa koyun. Bebek doğduktan sonra bir süre yemek pişirmek istemeyebilirsiniz.
♥ Çocuk bakımı ve ev temizliği için yardımcıya ihtiyaç duyuyorsanız ve maddi olarak karşılayabilecek durumdaysanız, adaylarla konuşun (Çocuk Bakımı için geçici eleman bulma bölümüne bakın. S:152) Yardımcıya ihtiyaç duymayacağınızı düşünseniz bile elinizde gerektiği anda ulaşabileceğiniz kişilerin bir listesi bulunsun.
♥ Doğum için son dakika hazırlıklarınızı dokuzuncu aya girmeden yapın.
√ Yapılacak işler listesinde şunlar bulunmalıdır:
▪ Hastanenin ismi, adresi ve telefon numarası.
▪ Bebeğinizin doğumunu yaptıracak hekimin veya ebe hemşirenin ve o anda hekim bulunamazsa yerine bakacak kişinin adı, adresi ve telefon numarası.
▪ Hastane veya doğum merkezine en çabuk ve kolay gidilen yol.
▪ Hastanenin doğum servisinin girişi.
▪ Acil bir durumda başvuracağınız ambulans servisinin telefon numarası.
▪ Sizi hastaneye götürecek olan kişiyle aynı evde oturmuyorsanız, onun telefon numarası.
▪ Doğum için ve hastanede kaldığınız süre boyunca gerekli olacak eşya ve malzemelerin hazır bir şekilde bulunduğu bir çanta. Bu çantaya; temizlik malzemeleri, giysileriniz, ziyaretçilerin ellerini mikroptan arındırmak için kolonya, arkadaş ve akrabalarınızın adres ve telefon numaraları, okumak için birkaç dergi veya kitap, bebeği taşımak için ince pamuk bir battaniye ve eve giderken bebeğe giydireceğiniz çamaşır ve giysiler yerleştirilmelidir.
▪ Bebeği güvenli bir şekilde eve getirebilmek için bebek araba koltuğu. Bu koltuğun güvenlik standartlarına uygun olması gereklidir. Bebeği, yüzü arabanın arkasına dönük olacak şekilde yerleştirin. Bebek desteksiz bir şekilde oturana veya dokuz kiloya ulaşana dek, ve en azından ilk 4-6 ay boyunca arkaya dönük pozisyonda oturtulmalıdır. Koltuk daha sonra bebeğin öne dönük olacağı konumda bağlanabilir.
▪ Başka çocuklarınız varsa, siz hastanede iken onlarla ilgilenecek kişileri ayarlayın.
√ Bebek Giysilerini Seçmek
• Doğum yaklaşırken bebeğinize ilk haftalarda gerekli olacak temel çocuk kıyafetleri, bebek elbiseleri ve aksesuarlarını edinmeniz gerekecektir.
• Size başlangıç için şu önerilerimiz olacaktır:
♫ 3 veya 4 pijama takımı (ayakları da saran)
♫ 6 - 8 Tişört veya zıbın
♫ 3 adet tulum
♫ 2 süveter
♫ 1 uyku tulumu
♫ 2 bere (başlık)
♫ 4 çift çorap veya patik
♫ 4 - 6 adet battaniye (pamuktan yapılmış ince bir battaniye)
♫ 1 adet küçük havlu ve bornoz seti (bornozun başlığının olması tercih edilir).
♫ 3 - 4 düzine yeni doğan ölçülerinde hazır çocuk bezi.
• Başka çocuklarınız varsa bu bebek eşyalarının çoğu elinizin altında olacaktır. Eğer doğacak bebek ilk çocuğunuz olacaksa bunların birçoğunu dostlarınız ya da ailenizden temin edebilirsiniz.
√ Bunların dışındaki giysi ve malzeme gereksinimlerini temin ederken size yardımcı olacak bazı önerilerimiz aşağıda sıralanmıştır.
° Büyük ölçülerde alın. Bebeğiniz prematüre veya çok küçük değilse yenidoğan ölçülerinde olan giysiler önceleri tam gelseler bile bunları kullanabileceği günler sayılıdır. Üzerinde 3 aylık bebek ölçüsünde olduğu belirtilen giysiler bile ilk aydan sonra dar gelebilir. İlk günlerde giyebileceği birkaç parça giysi aldıktan sonra asıl yoğunluğu daha büyük ölçülerdeki giysilere verin. Merak etmeyin, bebeğiniz bir süre için giysilerinin hafifçe bol olmasına aldırış etmeyecektir!
° Türkiye de çocuk giyim sanayinde henüz yerleşmiş bir standart olmasa da; bütün çocukların ateşe dayanıklı giysiler giymeleri gerekir. Etikette bunun yazılmış olmasına dikkat edin. Bu tip giysilerin sabunla değil deterjanla yıkanması gerekir çünkü sabun ateşe dayanıklılık özelliğini kaybettirir. Kullanacağınız deterjan için etiketi inceleyin.
° Bezi değiştirirken giysinin bacaklarının kolayca açılıp açılmayacağını kontrol edin. Boynu, kolu ve bacakları çok sıkı saran giysilerden uzak durun. Bunlar sağlık açısından sakıncalı ve bebek için rahatsızdır.
° Yıkama talimatlarını okuyun. Çocuk giysilerinin hepsi yıkanılabilir özellikte olmalı ve ütü gerektirmemelidir.
° Yenidoğan bebeğe ayakkabı giydirmeyin. Yürümeye başlayana kadar ayakkabıya gereksinimi olmayacaktır. Erken giydirilen ayakkabılar bebeğin ayaklarını deforme edebilir. Aynı şey küçük gelen ayaklı pijamalar ve çoraplar için de geçerlidir.
√ Mobilya ve Bebek Gereçlerinin Alımı
• Bebek mağazalarına gittiğinizde, alabileceğiniz bebek gereçlerini seçmekte zorlanacaksınız. Bunlardan bir kısmı gerçekten gereklidir. Ancak, göz alıcı olan birçoğu gereksiz olmaktan öte kullanışlı bile değildir. Bu konuda size yardımcı olabilmek amacıyla; bebeğiniz doğduğunda elinizde olması gereken eşya ve temel gereksinimleri içeren bir listeyi aşağıda bulacaksınız.
▲ Bütün güvenlik önlemleri düşünülmüş bir çocuk karyolası (Bkz. Bebek Karyolaları Konusunda Güvenlik Uyarıları). A.B.D.de satılmakta olan çocuk karyolaları bu özelliklere sahip olmak zorundadır. Ancak, ülkemizde çocuk eşyalarının güvenlik standartlarına uygunluk olup olmadığını kontrol etme görevi anne babaya düşmektedir. Birkaç hafta içinde bebeğinize küçük gelmeye başlayacağından, ayıracak fazladan paranız yoksa, bebek sepeti almayı düşünmeyin.
► Karyolanın yatağı sertçe ve üstü kolayca temizlenebilecek şekilde kaplanmış olmalıdır. Bu amaçla bir yatak koruyucusu kullanabilirsiniz. Kullandığınız koruyucu kılıf plastik veya emici olmayan bir kumaştan yapılmışsa; bebek terlediği, kustuğu veya salyası aktığında ıslak yerde yatmaması için yatağın üstüne ıslaklığı emecek kalın bir kumaş serin.
▼Karyolanın kenar yastıkları veya diğer bir deyişle tampon ları, bebeğinizin başının karyolanın parmaklıklarına çarpmasını önlemek içindir. Bu yastıkların bütün iplerinin parmaklıklara bağlı olmasını sağlayın. Çocuğunuz ayağa kalkmaya başladığında bu tamponları kaldırın, yoksa onların üstüne basarak karyoladan dışarı çıkabilir. Yenidoğanın karyolasında yastık kullanmak hem gereksizdir hemde tehlikeli olabilir.
◄ Karyolanın yatağı naylon veya muşamba bir kılıf yerine yumuşak üstü suyu emici (pazen) ve altı tercihan su geçirmez özellikte (flanel) kumaşlardan yapılmış bir kılıfla kaplanırsa bebeğiniz için daha az terletici ve rahat olur. Bu tür kılıflar piyasada yatak koruyucusu veya Alez olarak bilinmektedir. Yatağa çift katlı bir çarşaf sermeniz ve yatağın ölçülerine uygun bir pamuk yorgan veya yumuşak bir battaniye bulundurmanız önerilir. Dışı yumuşak kumaşla kaplı ve içi parça sünger veya benzeri maddelerle gevşekçe doldurulmuş bebek yastıklarını asla kullanmayınız. Bu tür yastıkların kullanımı 36 bebekte boğulmaya neden oldukları gerekçesi ile ABD Tüketici Güvenliği Komisyonu tarafından yasaklanmıştır.
▲ Güvenlik özelliklerine sahip bez değiştirme masası. Bir halı veya kaygan olmayan bir yüzey üzerine kaymayacak şekilde yerleştirilmelidir. Pencere kenarları bebeğiniz için düşme riski oluşturduğu için pencere kenarına değil duvara dayanmalıdır.
• Bezlerin, çengelli iğnelerin ve bez değiştirirken gerekecek diğer malzemelerin bebeğin ulaşamayacağı ancak sizin elinizin altında olacak şekilde yerleştirilmesi gerekir. Çekmece raf ve sehpaları bu esaslara uygun olarak yerleştirirseniz; bez değiştirilirken -bir saniye için bile olsa- bebeğinizin yanından ayrılmak zorunda kalmazsınız.
► Geniş plastik bir bebek yıkama küveti. Eğer bebeğiniz bir aydan küçükse onu mutfak lavabosunda yıkayabilirsiniz ancak muslukların oynar başlıklı olması ve bebeği yıkarken uzaklaştırılması gerekir. Bir aydan büyük bebekler etrafa uzanıp muslukları açabilirler bu nedenle ilk aydan sonra bebeği ayrı bir banyo küvetinde yıkamanız daha güvenlidir. Bebeğinizi yıkayacağınız yerin temiz olduğundan emin olun. Küvetin içinin kaygan olmaması tercih edilir.
√ Güvenlik Uyarısı: Bebek Sepetleri ve Beşikler
• Birçok anne-baba bebeği kendi odalarına alırken kolaylık sağlaması yani; kolayca taşınabilme özelliğinden ötürü beşik ve bebek sepetlerini tercih ederler. Bu konuda karar verirken bebeklerin hızla büyüdüğünü unutmayın. Birinci ay uygun olan bir beşik veya sepet, bebeğiniz iki aylık olduğunda artık küçük gelebilir.
√ Bebeğin ilk yatağını satın almadan önce aşağıdaki özellikleri okumanız uzun süre kullanılabilen, güvenli bir yatak seçmeniz için size yardımcı olacaktır:
1. Beşik ya da sepetin tabanı dağılmayacak kadar sağlam olmalıdır.
2. Beşik ya da bebek sepetinin tabanı birisinin çarpması durumunda devrilmeyecek kadar geniş olmalıdır. Katlanabilir ayakları olan sepetlerin ayakları kullanım süresince düz bir şekilde kilitlenebilmelidir.
3. Bebek bir aylık veya beş kiloluk olduğunda (hangisi önce gelirse) artık sepette yatırılmamalı kendi yatağına terfi etmelidir.
• Bebeğin odası ve içindeki herşey temiz ve tozsuz olmalıdır. Pencereler ve yer döşemesi dahil her türlü yüzeyin yıkanabilir özellikte olması gereklidir. Aynı kural odanın içinde duran oyuncaklar için de geçerlidir. Popüler bir hediye olan oyuncak ayılar ve diğer doldurulmuş hayvan oyuncaklar bebeğiniz yanında sevimli durmalarına ve çocuk için eğlendirici olmalarına karşılık özellikle tüylü olanları çok toz tutar ve burun tıkanıklıklarına yol açarlar. Bebeğiniz bunlarla oynamayı aylar sonra öğreneceğinden o zamana kadar saklayabilirsiniz.
√ Bebek Karyolaları Konusunda Güvenlik Uyarıları
• Bebeğiniz karyolasında iken genellikle görme alanınızın dışında ve tek başına olacaktır. Karyolası bu nedenle tamamen güvenli bir ortam olmalıdır. En sık görülen karyola kazası olan düşmeler aynı zamanda önlemi en kolay alınabilecek olan kazadır. Karyola içinde yüksek yerleştirilmiş bir yatak, parmaklıkları indirilmiş durumda bırakılan bir karyola, çocukların düşme olasılığını artıran unsurlardır.
√ Çocuğunuza karyola seçerken şunlara dikkat etmeniz gerekir:
■ Parmaklıkların arası 6 cmden fazla yani çocuğun başını kıstıracak kadar aralıklı olmamalıdır.
■ Başucunda ya da ayakucunda başının sıkışabileceği açıklıklar olmamalıdır.
■ Karyolanın köşelerinde çıkıntı varsa bunları çıkarın veya kesin. Gevşek giysiler bunlara takılarak çocuğun boğulmasına yol açabilir.
• Eski karyolaların birçoğu kurşunlu boyalarla boyanmış olduklarından, parmaklık rayları aşındıkça karyolayı çiğnemeye çalışan çocukta zehirlenme yapabilirler (bu gerçekten olmaktadır). Önlem olarak eski boyaları kazıyın ve kurşunsuz, kaliteli, emayeli boyalarla boyayın. Havalandırması iyi olan bir odada kurumasını bekleyin. Yan parmaklıkların üstüne plastik şeritler yapıştırın (bunları çocuk mobilyaları dükkanlarında bulabilirsiniz).
√ Diğer çocuk karyolası kazalarından korunmak için şunlara dikkat etmelisiniz:
1. Yeni bir yatak aldığınızda bütün plastik paketleme materyalini çıkarıp atın. Bunlar çocuğun boğulmasına yol açabilirler. Yatağa kalın bir plastik kılıf veya yatak koruyucusu geçirecekseniz bunun gevşek olmamasına dikkat edin. Fermuarlı kılıfları tercih edin.
2. Bebeğiniz oturmaya başladığı anda yatağın seviyesini indirerek, kenarlara yaslandığında düşemiyeceği ve tırmanamayacağı kadar derin bir konuma getirin. Ayağa kalkmayı öğrendiğinde ise en alt seviyeye indirin. Düşmeler en sık, bebek tırmanmaya çalıştığında meydana gelir. bu nedenle, boyu 75 cm olduğunda veya parmaklık seviyesi boyunun 3/4ünün altında kaldığında onu başka bir yatağa alın.
3. En alt seviyeye indirdiğinizde, karyola rayının üst kısmı yataktan en az 10 cm yüksekte olmalıdır (yatak en üst seviyede olsa bile). Parmaklıkların kilidi çocuğunuz tarafından açılamayacak şekilde olmalıdır. Çocuğunuz karyolanın içindeyken parmaklıklar daima yukarı kaldırılmış olmalıdır.
4. Bebeğinizin yatakla karyola arasına kayıp sıkışmaması için yatağın karyolaya tam olarak oturması arada boşlukların kalmaması önemlidir. Yatağın kenarlarından üç veya daha çok parmağınız girebiliyorsa karyolaya tam olarak uyan bir yatak alın.
5. Metal parmaklıklarda sivri, çapaklı veya keskin herhangi bir kısım olup olmadığını düzenli olarak kontrol edin. Ahşap karyolalarda ise çatlak veya kıymık olmamasına dikkat edin. Karyolanın parmaklıklarında diş izleri görürseniz parmaklıkların üstünü plastik şeritlerle boydan boya kapatın (bunları çocuk mobilyası satan yerlerin birçoğunda bulabilirsiniz.).
6. Bebeğiniz küçükken karyola kenarlarına tampon yastıklarını yerleştirin. Bu yastıkların karyolayı çepeçevre sardığından ve kenarlara en az altı yerden sıkı bir biçimde bağlı olduğundan emin olun. Bebeğin boynuna dolaşmasına olanak vermemek açısından bu bağların en fazla 14 cm olmasına dikkat edin.
7. Çocuğunuz tutunarak ayağa kalkmaya başladığında kenar yastıklarını, oyuncak hayvanları, kısaca üzerine basarak dışarıya atlayabileceği herşeyi yatağın içindan çıkarın.
8. Eğer karyolanın üstünde dönence türü oyuncak varsa, bunun karyolaya sağlam bir şekilde takıldığından emin olun. Bu oyuncağın uzanamayacağı kadar yüksekte olması ve hangisi önce gelirse; 5 aylık olduğunda ya da oturabildiği zaman sökülmesi gereklidir.
9. Çocuk vücudunu el ve ayakları ile kaldırmaya başlar başlamaz, karyolaya asılan tüm oyuncakları kaldırın. Eli ile oynaması ve yakalaması için karyolaya gerilen beşik jimnastiği benzeri oyuncaklar çocuğunuzun çekmelerine ve yakalamalarına karşı dayanıklıdır ancak çocuk bunların üstüne düştüğü taktirde ona dolanabilir.
10. Düşmelerin en tehlikelisini önlemek için çocuğun karyolasını pencere yanına yerleştirmeyin.
(*) Çocuk eşyalarında güvenlik standartları henüz ülkemizde yerleşmemiştir.Örneğin A.B.D.de 1985den sonra yapılmış tüm çocuk karyolaları genel güvenlik standartlarına uygun olmasına karşın ülkemizde bebeğinize alacağınız eşyaların güvenli olup olmadıklarını kontrol görevi yine size; anne-babaya düşmektedir.
√ Bebek odasındaki hava çok kuru ise çocuk hekiminiz size odaya serin buhar verecek bir nemlendirici kullanmanızı önerebilir. Ayrıca, nezle grip gibi nedenlerle bebeğinizin burnu tıkandığında serin buharlı oda nemlendiricisi nden yararlanabilirsiniz. Eğer bir hava nemlendiricisi kullanıyorsanız kullanma kılavuzundaki talimatlara uyarak çalışmadığı zamanlarda suyunu boşaltın ve düzenli olarak temizleyin. Eğer bunu yapmazsanız içindeki suda bakteriler ve küf üreyebilir. Sıcak buhar çıkaran hava nemlendiricileri haşlanmalara-yanıklara yol açabileceğinden önerilmezler.
• Bebeğinizin kesinlikle zevk alacağı eşyalardan biri tepesine asılacak dönencelerdir. Değişik şekilli ve parlak renkli bir tanesini seçin. Bazıları çok güzel melodiler de çalarlar. Dönenceyi seçerken yanlardan veya üstten değil; ona bebeğinizin göreceği açıdan yani alttan bakın. Yanlardan ve üstten bakıldığında güzel görünenleri almamaya çalışın bunlar bebeğin değil, daha çok sizin zevkinize göre tasarlanmışlardır. Bebeğiniz oturmaya başladığında bu oyuncaklara uzanıp kendine zararlı bir hale getirebilir. Bu nedenle, oturmaya başladığında veya beş aylık olmadan önce bu oyuncakları kaldırın.
• Sallanan koltuk, müzik kutusu, kaset plak veya CD çalar; çocuk odası için akıllıca seçimlerdir. Oturduğunuz koltuğun sallanması kucağınızın yatıştırıcı etkisini arttırır. Bebeğiniz için hafif bir müzik çalmanız, yanında olmadığınız zamanlarda onu rahatlatacak ve uyumasına yardımcı olacaktır.
Bebeğinizin odasındaki ışıkların yumuşak olmasını isteyeceksiniz. Karanlık olduğunda ise bir gece lambası bırakabilirsiniz. Bu lamba onu daha rahat kontrol etmenize yardımcı olduğu gibi bebek daha büyüdüğünde gece uyanınca kendini güvende hissetmesini sağlar. Bütün lambaların ve kordonların bebeğin ulaşabileceği mesafeden uzak olduğuna emin olun.
√ Bebeğin Doğumuna Kendinizi Hazırlamak
• Hamileliğin son dönemlerinde değişik duygular yaşayacaksınız. Örneğin, hem herşeyin biran önce olmasını hemde yeterli zaman olmadığı ikilemini yaşayacaksınız. Bebeğin bir an önce doğmasını isterken o gelmeden önce herşeyin kusursuz ve düzenli olması için yeterli süre olup olmadığı konusunda endişe duyacaksınız. Beklenen doğum yaklaştıkça - hatta bazı durumlarda geciktikçe - kendi sıkıntılarınızın yanında başkalarının heyecanlarını yatıştırmak zorunda kalacak ve sizi merak eden sevdiklerinizden sayısız telefonlar alacak, onları yatıştırmak durumunda kalacaksınız. Hamileliğin getirdiği fiziksel sıkıntılara birde bu tür sosyal baskılar eklenince; dokuzuncu ay size hiç bitmeyecekmiş gibi gelebilir. Unutmayın, hikayenin güzel bir sonu vardır. Bu nedenle, boş zamanlarınızı mümkün olduğunca keyif alarak geçirin.
• Gebeliğinizin son dönemlerinde zamanınızı akıllıca kullanarak doğumdan sonra yapmanız gerekecek birçok işi aradan çıkarabilirsiniz. Örneğin:
♥ Doğumu haber vermeniz gereken insanların bir listesini yapın. Nasıl haber vereceğinize karar verin, mektup veya kartpostal ile bildirmeye karar verdiklerinizin zarflarına adresleri yazın.
♥ Bir miktar yemek pişirin ve buzluğa koyun. Bebek doğduktan sonra bir süre yemek pişirmek istemeyebilirsiniz.
♥ Çocuk bakımı ve ev temizliği için yardımcıya ihtiyaç duyuyorsanız ve maddi olarak karşılayabilecek durumdaysanız, adaylarla konuşun (Çocuk Bakımı için geçici eleman bulma bölümüne bakın. S:152) Yardımcıya ihtiyaç duymayacağınızı düşünseniz bile elinizde gerektiği anda ulaşabileceğiniz kişilerin bir listesi bulunsun.
♥ Doğum için son dakika hazırlıklarınızı dokuzuncu aya girmeden yapın.
√ Yapılacak işler listesinde şunlar bulunmalıdır:
▪ Hastanenin ismi, adresi ve telefon numarası.
▪ Bebeğinizin doğumunu yaptıracak hekimin veya ebe hemşirenin ve o anda hekim bulunamazsa yerine bakacak kişinin adı, adresi ve telefon numarası.
▪ Hastane veya doğum merkezine en çabuk ve kolay gidilen yol.
▪ Hastanenin doğum servisinin girişi.
▪ Acil bir durumda başvuracağınız ambulans servisinin telefon numarası.
▪ Sizi hastaneye götürecek olan kişiyle aynı evde oturmuyorsanız, onun telefon numarası.
▪ Doğum için ve hastanede kaldığınız süre boyunca gerekli olacak eşya ve malzemelerin hazır bir şekilde bulunduğu bir çanta. Bu çantaya; temizlik malzemeleri, giysileriniz, ziyaretçilerin ellerini mikroptan arındırmak için kolonya, arkadaş ve akrabalarınızın adres ve telefon numaraları, okumak için birkaç dergi veya kitap, bebeği taşımak için ince pamuk bir battaniye ve eve giderken bebeğe giydireceğiniz çamaşır ve giysiler yerleştirilmelidir.
▪ Bebeği güvenli bir şekilde eve getirebilmek için bebek araba koltuğu. Bu koltuğun güvenlik standartlarına uygun olması gereklidir. Bebeği, yüzü arabanın arkasına dönük olacak şekilde yerleştirin. Bebek desteksiz bir şekilde oturana veya dokuz kiloya ulaşana dek, ve en azından ilk 4-6 ay boyunca arkaya dönük pozisyonda oturtulmalıdır. Koltuk daha sonra bebeğin öne dönük olacağı konumda bağlanabilir.
▪ Başka çocuklarınız varsa, siz hastanede iken onlarla ilgilenecek kişileri ayarlayın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)