8 Mart 2009 Pazar

BOŞ SÖZ VE FAYDASIZ DAVRANIŞLARDAN SAKINMAK

BOŞ SÖZ VE FAYDASIZ DAVRANIŞLARDAN SAKINMAK

Kur’an Ayetleri

“(Ey Rasûlüm!) Kullarına söyleki, sözün en güzelini konuşsunlar (ki kimsenin kal­bi kırılmasın.) Çünkü şeytan aralarını bozar. Gerçekten şeytan insanın apaçık düşmanıdır.” [1806]
Allahu Teâlâ mü’minlerin sıfatlardan birini şöyle beyan etmiştir: “Onlar ki, boş (sözden) ve faydasız işten yüz çevirirler.” [1807]
(Münafıklar Hz. Aişe radıyallahu anha’ya iftira attılar. Bazı müslümanlarda bu söy­lentilere kapıldılar. Bunun üzerine şu ayet nazil oldu:) Çünkü siz bu iftirayı gelişi güzel birbirinize dillerinizle anlatıyordunuz. Hakkında bilgi sahibi olmadığınız (bu uydurma haberi) ağızlarınızla söylüyor duruyordunuz. Bunun önemsiz olduğunu (bunda bir günah olmayacağını) sanıyordunuz. Halbuki, bu Allah katında çok bü­yük (bir suç)tur. / O iftirayı işittiğinizde,
“Bunu söylemek bize yakışmaz. Hâşâ! Bu büyük bir iftiradır demeli değil miydiniz? / Eğer mü’minler iseniz böyie bir şeye bir daha asla dönmemenizi (araştırmadan yanlış haberleri oraya-buraya uçurmamanızı) Allah size öğütler.” [1808]
“Onlar ki, yalan şahitlik etmezler, boş söz konuşanlara rastladıkları vakit vakarla, efendice oradan geçip, giderler.
Onlar boş söz işittikleri zaman, ondan yüz çevirirler.” [1809]
“Ey iman edenler! Eğer size bir fasık bir haber getirirse, o haberi iyice araştyın. Yoksa bilmeyerek bir kavme sataşırsınızda, sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” [1810]
“İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen (dediklerini yazan bir) melek bulunmasın.” [1811]

Hadisi Şerifler

1) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Boş işleri ve boş sözleri terketmesi kişinin İslâm’ının güzelliğinden ve kemâlinden)dir.” [1812]
İzah: Hadisi şerifin maksadı şudur: Gereksiz konuşmamak ve boş işlerden sakınmak, kâmil imanın alâmeti ve kişinin İslam’ının süs ve zînetidir.
2) Hz. Sehl bin Sa’d radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Kim bana iki çenesi ile iki bacağı arasındaki organlarını (dilini ve edeb yerini yanlış kullanmayacağına) söz verirse, ben onun Cenr ıet’e gireceğine kefil olurum” [1813]
3) Hz. Hâris bin Hişâm radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’e
“Yâ Rasûlallah! Bana sımsıkı yapışacağım bir şey söyleyiniz” dedim. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem kendi diline işaret ederek,
“Buna sahip ol” buyurdu. [1814]
4) Hz. Ebû Cuheyfe radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem Sahâbe-i Kiram radıyallahu anhum a,
“Allahu Teâlâ’nın en sevdiği amel hangisidir?” buyurdu. Sahabiler sustular, kimse cevab vermedi. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem,
“Lisanı korumaktır” buyurdu. [1815]
5) Hz. Enes bin Mâlik radıyallahu anh’dan rivayet ediliyor: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Kul dilini korumadığı müddetçe îmanın hakikâtine ulaşamaz.” [1816]
6) Hz. Ukbe bin Âmir radıyallahu anh diyor ki: Ben
“Yâ Rasûlallah! Kurtuluşun yolu nedir?” dedim. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem,
“Dilini muhafaza et, evinde otur. (Lüzumsuz yere evinden dışarı çıkma,) günahlarına ağla” buyurdu. [1817]
İzah: Dilini muhafaza etmenin manası; onu yanlış kullanmamaktır. Meselâ gıybet etmek, söz gezdirmek, boş konuşmak, gereksiz konuşmak, dikkat göstermeden her türlü sözü söylemek, hayasız sözler söylemek, kavga-dövüş yapmak, sövmek, insan veya canlılara lanet etmek, sürekli olarak şiir ve şairlik ile uğraşmak, alay etmek, sırrı açıklamak, yalan vaadlerde bulunmak, yalan yere yemin etmek, iki yüzlü konuşmak, gereksiz yere birini övmek, yersiz soru sormaktır. [1818]
7) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Allahu Teâlâ kimi, iki çenesi ve iki bacağı arasındaki âzalarının (yani dil ve edep yerinin) şerrinden korursa, o Cennet’e girer.” [1819]
8) Hz. Ebû Saîd Hudrî radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Bir adam Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in yanına geldi ve
“Yâ Rasûlallah bana birkaç vasiyet buyu­runuz” dedi. Ravî diyor ki: O vasiyetlerden biri de şuydu;
“Dilini hayırdan başka her sözden muhafaza et. Bununla sen şeytana galip gelirsin.” [1820]
9) Hz. Ebû Saîd Hudrî radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
“İnsan sabahladığında, bedenindeki âzâlar son derece saygıyla,
“Bizim hakkımızda Allah’tan kork. Çünkü bizim durumumuz sana sağlıdır. Sen doğru durursan biz de doğru dururuz. Eğer sen eğrilirsen biz de sğriliriz (ve onun cezasını da çekmemiz gerekir.)” [1821]
“Cennet’e en fazla girmelerine sebep olan amel hangisidir?” diye soruldu. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem, “Allah’tan korkmak ve güzel ahlak” buyurdu...
“İnsanların Cehennem’e girmelerine en fazla sebep olan amel hangisidir?” diye sorulunca,
“Ağız ve edep yeri(nin yanlış kullanılmasıdır)” buyurdu. [1822]
11) Hz. Berâ bin Âzib radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Bir köylü (sahabi) Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in huzuruna gelerek,
“Yâ Rasûlallah! Bana öyle bir amel öğret ki, beni Cennet’e soksun” dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem ona birkaç amel söyledi. Onlardan bazıları şunlardı: Köle âzâd etmek, borçluyu borç yükünden kurtarmak, sütünden istifade etmesi için bir hayvanı başka birine ver­mek... Bunlardan başka şeyler de söyledi ve sonra, “Eğer bunlara gücün yetmi­yorsa, dilini iyi şeylerin dışındaki şeyleri konuşmaktan engelle” buyurdu. [1823]
12) Hz. Esved bin Esram radıyallahu anh diyor ki: Ben,
“Yâ Rasûlallah bana tavsiyede bulununuz” dedim, bana,
“Eline sahip çık, (tâ ki onunla kimseye eziyet bulaşmasın)” buyurdu. Ben,
“Eğer elime sahip olamazsam, başka neye sahip ola­bilirim ki? (Yani elime zâten sahibim)” dedim. Bundan sonra,
“Diline sahip ol” buyur­du. Ben,
“Dilime sahip olamazsam başka neye sahip olabilirim ki? (Yani zaten dilime sahip olabilirim)” dedim. Daha sonra,
“O halde elini yalnız iyi işler için uzat, dilinle yalnız iyi şeyler konuş” buyurdu. [1824]
13) Hz. Eşlem rahmetullahi aleyh diyor ki: Hz. Ömer bin Hattab radıyallahu anh’in gözü Hz. Ebû Bekr radıyallahu anh’a ilişti. Baktı ki, o dilini tutmuş çekiyor. Hz. Ömer radıyallahu anh,
“Ey Allah’ın Rasûlü’nün Halifesi! Ne yapıyorsun?” dedi. Hz. Ebû Bekr radıyallahu anh,
“İşte bu dil beni, helak edici yerlere getirdi. Halbuki Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Bedenin hiçbir azası yoktur ki, dilin keskinliğinden ve kötü konuşmasından şikayet etmesin.” [1825]
14) Hz. Huzeyfe radıyallahu anh diyor ki: Ben ev halkıma karşı dili keskin ve kırıcı olan biriydim. (Yani onlara çok kötü sözler sarf ediyordum.) Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’e,
“Yâ Rasûlallah! Ben dilimin beni Cehennem’e sokacağın­dan korkuyorum” dedim. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu;
“O halde istiğfarı ne yaptın? (Yani sen neden dilinin düzelmesi için istiğfar etmiyorsun?) Ben günde yüz defa istiğfar ediyorum” buyurdu. [1826]

Hiç yorum yok:

reklam izle kazan

SPONSOR REKLAMLAR